Düşük Zekaya İşaret Eden 8 Davranış
Zekâ yalnızca IQ testlerinde ya da okul notlarında ortaya çıkmıyor. Günlük hayatta yeni bilgiyle nasıl karşılaştığımız, eleştiriye nasıl tepki verdiğimiz de bu konuda çok şey anlatıyor.
Psikoloji araştırmalarına göre bazı alışkanlıklar, öğrenmeye ve sorgulamaya kapalı bir zihnin işareti olabiliyor.
Bakalım o alışkanlıklar neler?
Anlaşılmayan konudan uzak durmak
Düşük zeka belirtleri gösteren kişiler, bir şeyi anlamadıklarında soru sormak yerine konuyu geçiştirmeyi ya da hiç girmemeyi tercih ediyorlar. Rahat ve 'bilen' biri gibi görünmek, öğrenmekten daha önemli hale geliyor.
Oysa araştırmalar, yeni deneyimlere ve fikirlere açık olmanın öğrenme ve başarıyla yakından ilişkili olduğunu gösteriyor.
Her şeyi siyah ya da beyaz görmek
Onlar için bir şey ya doğru ya yanlış, ya iyi ya kötü. Ara tonlara, istisnalara ve farklı bakış açılarına pek yer yok.
Bu katı düşünce yapısı, karmaşık konuları anlamayı zorlaştırıyor ve haklı çıkmayı anlamaktan daha önemli hale getiriyor.
Duygularını gerçek sanmak
'Böyle hissediyorum, o halde doğrudur' mantığıyla hareket ediyorlar. En küçük eleştiriyi bile kişisel bir saldırı olarak algılayabiliyorlar.
Frontiers in Psychology dergisinde yayımlanan bir çalışma, yoğun duyguların mantıklı akıl yürütmeyi zayıflatabildiğini gösteriyor.
Geri bildirime kulak tıkamak
Kendilerine fazlasıyla güvendikleri için eleştiriyi gelişme fırsatı değil, tehdit olarak görüyorlar.
Oysa geri bildirimi dinleyebilmek, en hızlı öğrenmenin yollarından biri. Kendini geri bildirimlere kapatan biri, kendini geliştirme şansını da kaçırıyor.
Komplo teorilerine çabuk inanmak
Kulağa ilginç gelen bir iddiayı doğruluğunu araştırmadan benimseyebiliyorlar.
Journal of Intelligence dergisinde yayımlanan bir derlemeye göre eleştirel düşünme becerisi, temelsiz inançlara karşı zekâdan bile daha güçlü bir koruma sağlıyor.
Aynı hataları tekrar tekrar yapmak
'Bilmiyorum' ya da 'yanıldım' demek onlar için çok zor. Hatalarını kabul etmedikleri için onlardan ders de çıkaramıyorlar.
Sonuç olarak aynı döngü, farklı ortamlarda yeniden yaşanıyor.
Yalnız kalmaktan kaçınmak
Kendi düşünceleriyle baş başa kalmak onları rahatsız ediyor. Bu yüzden boş bir an olduğunda hemen telefona, televizyona ya da başka bir uyarana yöneliyorlar.
Oysa sessizlikte düşünmek, yaşananları anlamlandırmanın ve yeni fikirler üretmenin en önemli yollarından biri.
Fikirlerini asla değiştirmemek
Önlerine yeni bir kanıt konduğunda bile eski görüşlerine sıkı sıkıya tutunuyorlar. Fikir değiştirmek onlara bir yenilgi gibi geliyor.
Oysa yeni bilgiye göre düşüncesini güncelleyebilmek, zihinsel esnekliğin en açık işaretlerinden biri.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın