Dünyada Doğum Oranları Her Yerde Aynı Anda Düştü: Suçlusu da Açıklandı
Dünya genelinde doğum oranları daha önce benzeri görülmemiş bir hızla geriliyor. Yayımlanan yeni bir makale, küresel nüfus dinamiklerindeki bu dramatik değişimi gözler önüne sererek dünya gündemine oturdu. Verilere göre, dünyadaki 195 ülkenin üçte ikisinden fazlasında doğurganlık hızı, nüfusun göç olmadan sabit kalmasını sağlayan 2,1’lik 'yenilenme oranı'nın altına düşmüş durumda. Daha da çarpıcı olanı, 66 ülkede kadın başına düşen ortalama çocuk sayısı artık 2’den ziyade 1’e yakın seyrediyor. Hatta bazı ülkelerde kadınlar arasında en yaygın çocuk sayısı istatistiksel olarak 'sıfır' olarak kaydediliyor.
Bugüne kadar düşük doğum oranları, çiftlerin ekonomik gerekçelerle daha az çocuk yapmayı tercih etmesiyle açıklanıyordu.
Ancak yeni araştırmalar, sorunun kökeninin çok daha derin olduğunu gösteriyor: Artık sorun çiftlerin az çocuk yapması değil, ortada bir 'çift' olmaması. Dünya genelinde yalnız yaşayan, bir partner bulamayan veya ilişki kurmayı reddeden genç yetişkin sayısı dramatik bir şekilde artıyor. İlginç bir şekilde bu yalnızlaşma trendi düşük gelirli ve az eğitimli kesimde çok daha belirgin bir şekilde gözlemleniyor.
Konut krizi, geçim sıkıntısı ve ekonomik belirsizlikler doğum oranlarındaki düşüşü kısmen açıklasa da, araştırmadaki kanıtların büyük çoğunluğu asıl suçlunun akıllı telefonlar ve sosyal medya olduğunu gösteriyor. Ülke ülke incelendiğinde, doğum oranlarındaki kırılma ve düşüş anlarının, o ülkelerdeki mobil internetin (4G) yayılımı ve akıllı telefonların kitlesel kullanımıyla birebir örtüştüğü görülüyor.
İşte akıllı telefon teorisini destekleyen çarpıcı kanıtlar:
Doğum oranları ABD, İngiltere ve Avustralya'da 2007'ye kadar; Fransa ve Polonya'da 2009'a kadar; Meksika ve Endonezya'da 2012'ye kadar; Gana, Nijerya ve Senegal'de ise 2013-2015 yıllarına kadar istikrarlıydı. Bu tarihlerin her biri, ilgili ülkelerde akıllı telefonların ve mobil internetin hayatın merkezine yerleştiği dönüm noktalarına karşılık geliyor.
ABD ve İngiltere özelinde yapılan analizler, doğumların ilk ve en hızlı şekilde 4G altyapısının en erken ulaştığı bölgelerde düştüğünü kanıtlıyor.
Doğum oranlarındaki bu radikal düşüş; 2008 Küresel Finans Krizi'nden ağır darbe alan ülkelerde de, bu krizden hiç etkilenmeyip hızla büyümeye devam eden ülkelerde de aynı anda ve aynı hızda gerçekleşti. Bu durum, çöküşün ana nedeninin ekonomik olmadığını gösteriyor.
Dijitalleşmenin ve ekran bağımlılığının yarattığı etki, kültürel olarak daha geleneksel yapılara sahip olan Orta Doğu, Latin Amerika ve Sahra Altı Afrika gibi toplumlarda çok daha büyük ve yıkıcı oldu.
Akıllı telefonla büyüyen yaş grubu ne kadar gençse, doğurganlık oranındaki düşüş de o denli keskin ve sert oluyor. Akıllı telefonlar ve sosyal medyanın kitlesel egemenliği, insan ilişkilerinin doğasını kökten değiştirerek demografik bir krize zemin hazırladı:
Yüz Yüze Sosyalleşmenin Sonu: Genç yetişkinler arasında yüz yüze iletişim her geçen gün kan kaybediyor. Örneğin Güney Kore’de gençler arasındaki yüz yüze sosyalleşme oranı son 20 yılda %50 azaldı.
Gerçek Dışı Standartlar ve Cinsel İşlev Bozuklukları: Sosyal medyanın dayattığı mükemmeliyetçi ve illüzyonel yaşamlar ilişki standartlarını gerçek dışı boyutlara taşırken; yoğun sosyal medya kullanıcıları arasında cinsel işlev bozukluklarının çok daha yüksek olduğu rapor ediliyor.
Bu demografik kışın sonuçları insanlık için oldukça ağır olacak.
Yaşlanan nüfus, hızla küçülen bir işgücü ve bunun sonucunda iflasın eşiğine gelecek olan emeklilik sistemleri kapıda. Japonya'nın onlarca yıldır içinden çıkamadığı ekonomik ve sosyal durağanlık, bu durumun tüm dünya için ne anlama geldiğinin en somut ve korkutucu örneğini teşkil ediyor.
Uzmanlar çözümün kolay olmadığını kabul ediyor; zira 'akıllı telefonu yeniden icat edemez ya da insanlığın elinden geri alamazsınız.' Hükümetlerin sunduğu uygun konut projeleri ve cömert bebek/aile teşvikleri sürece kısmen yardımcı olabilir. Ancak asıl ve kalıcı çözüm, insanlığın topyekün bir dijital kültür dönüşümüne gitmesinden ve ekran başından kalkıp yeniden gerçek dünyada bağ kurmayı öğrenmesinden geçiyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın