Dr. Hakan Özerol Anlatıyor: Yazı Tura Atmakla Piyasa Matematiği Arasındaki İlişki Ne?
Şimdi, Dr. Hakan Özerol bize bir metaforla piyasa dünyasının nasıl işlediğini gösteriyor. Bir madeni parayı havaya attığımızda ya yazı ya da tura gelir. Yani %50 şans vardır... Evet, şans!
Fakat Dr. Hakan Özerol paranın hangi açıyla ve ne kadar kuvvetle atılacağını hesapladıktan sonra istediğimiz yüzünün görünebileceğini söyler. Aynı piyasadaki parametreler gibi! Gelin, metaforla piyasa matematiği arasındaki ilişkiye bir bakalım!
1. Yazı tura olasılık düşüncesini doğrular.
Bir madeni paranın iki yüzü vardır. Haliyle iki tarafın gelme ihtimali teorik olarak eşittir. Yani tek bir atışta yazı ya da tura gelme olasılığı %50 olur. Fakat işin içine bazı denemeler sonucu taktikler girince şans durumu ortadan kalkar.
Finans piyasasında da durum benzerdir. Bir hissenin yükselme ihtimali daha yüksek olarak düşünülse de hisse kesinlikle yükselmeyebilir. Burada birtakım parametreler devreye girer. Yatırımcılar karar verirken farklı ihtimalleri de inceler. Şirketin finansal durumu, sektörü ya da ekonomik koşulları inceleyerek bu ihtimalleri değerlendirir.
2. Çokça deneme yapılması sonucun anlaşılmasını sağlayabilir.
Dediğimiz gibi, yazı tura işinde nasıl atılacağının ve ne kadar kuvvet uygulanacağının hesaplanması lazım ki hep aynı taraf gelsin. Bunun için de fazlaca deneme yapmanız gerekir. Yani matematikte büyük sayılarla yapılan tekrarların rastlantısal dalgalanmaların önüne geçebileceğini söylüyoruz!
Piyasada da durum aynıdır. Tek günlük fiyat hareketine bakmak, yatırım aracının davranışı hakkında bize kesin bilgi vermez. Bir günde yükseldi diye her gün yükselecek demek değildir. Bu yüzden yatırımcıların geçmiş dönemlerdeki fiyat hareketlerine, finansal sonuçlara ve uzun vadeli eğilimlere bakması gerekir.
3. Yatırım kararlarının önemli kavramlarından biri beklenen değerdir.
Şimdi, bir yatırım aracını değerlendirirken sadece kazanma ihtimaline bakmamanız gerekir. Burada kazanırsanız ne kadar kazanacağınız ya da kaybederken ne kadar kaybedeceğiniz de önemli bir meseledir. Tam bu noktada değer kavramı devreye girer.
Karar sadece “Kazanır mıyım?” sorusuna indirgenmez. İhtimallere göre ne kadar kazanırım ya da kaybederim sorusuyla birlikte değerlendirme yapılır.
4. Tabii ki piyasadaki risk, yazı turadan daha karmaşık.
Yazı tura metaforunu kullanarak anlatmak, aklınızda bir şeylerin oturmasını sağlamış olabilir. Ama unutmayın, bu metaforda sadece iki sonuç var. Finans piyasasında ise sonuçların sayısının neredeyse sınırsız olduğunu söyleyebiliriz. Bir hisse %1 yükselebilir, diğeri %10 düşebilir... Ayrıca birkaç ay içerisinde çok büyük hareketler olabilir.
Unutulmamalı ki fiyatları etkileyen değişkenler sürekli değişir. Faiz kararları, enflasyon, şirket kârları, siyasi olaylar, küresel ekonomik koşullar... Tüm bunlar ele alınarak farklı risk senaryolarının değerlendirilmesi gerekir. Mesela portföy çeşitlendirilmesi yapılabilir. Böylece olumsuz bir hareketlenmenin toplam birikim üzerindeki etkisi azaltılır.
5. Kısacası piyasa matematiği geleceği bilmek demek değil.
Evet, piyasa matematiği belirsizliği yönetmek! Gelecekte hangi hissenin kesin olarak yükseleceğini hesaplayabilir misiniz? Hayır. Buradaki matematiğin amacı geleceği kusursuz bir şekilde bilmek değil. Eldeki veriler üzerinden farklı ihtimalleri değerlendirmek.
Risk yönetimi, çeşitlendirme ve uzun vadeli bakış açısı burada çok önemli. Yani belirsizlik hayatın ve piyasanın bir parçası. Burada onu yok etmeye çalışmıyoruz. Olasılıkları anlayarak bilinçli kararlar vermeye çalışıyoruz!
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın