Çok Kısa Bir Sürede Yükselmeyi Başarmış Post-Punk Grubu Joy Division ve Vokali Ian Curtis'in Ölümünün Getirdiği Düşüş

0PAYLAŞIM

İngiltere'deki 'post-punk' akımının ilk temsilcilerinden biri olan efsanevi bir gruptu Joy Division...

Bu içerikte Joy Division Official, Encyclopedia Britannica ve Useless Daily kaynak olarak kullanıldı.

Joy Division ve Ian Curtis, kısa sürede büyük bir etkileşim kazanarak dinleyicileri tarafından bir müzik grubu olmaktan öte bir yere kondu.

1976 Manchester’da Sex Pistols grubunu izleyen Bernard Sumner ve Peter Hook, konserden etkilenerek grup kurmaya karar verdiler. 'Warsaw' adıyla kurulan gruba vokal olarak Ian Curtis'ın, davulcu olarak da Stephen Morris'in dahil olmasıyla grup son halini aldı. 1977’de Manchester’da Black Swan Pub’da çalmaya başladılar.

Bir topluluk önünde çalmak için yolun başında ve toy bir grup olsalar da tatmin edici dönüşler aldılar.

Mayıs 1977’ye gelindiğinde, Manchester’da Electric Circus’ta 'Buzzcocks' grubuyla sahne almaları bilinirliklerini arttırmaları için büyük bir etki yarattı. Böylelikle birden fazla yerden sahne teklifi aldılar ve yolları açılmış oldu. 1978'de grubun ismi, 'Warshaw Pact' adlı grupla karıştığı için 'Joy Division' olarak değişti.

David Bowie’nin şarkısı 'Warszawa'dan esinlenerek koydukları ismin yerine seçtikleri yeni isim 'Joy Division' oldu.

Bu isim, Ian’ın okuduğu 'Bebek Evi' kitabında geçen Nazi dönemine ait kötü bir uygulamadan geliyordu. Nazilere ait oldukça korkunç olan bu uygulama, safkan bir nesil üretebilmek için kullanılan kadınlardan oluşuyordu. Grubun faşizmle hiçbir alakası olmamasıyla birlikte bu ismi seçme amaçları, bir çeşit ironi yaratmak istemeleriydi.

Kendilerini anarşist bir grup olarak görüyorlar ve sisteme baş kaldıran parçalarını seslendirmekten asla çekinmiyorlardı.

Joy Division grubu kısa varlığı süresince sadece iki stüdyo albümü kaydedebildi. Bunlar; 'Unknown Pleasures' ve 'Closer' albümleriydi. Sadece iki albüme sahip olsalar da müzik camiası için büyük bir kırılma noktası yaratan gruplardan birisi olarak olarak tarihe geçtiler. Müzikleriyle bir baş kaldırış sergiliyorlardı. Bu onları ve sevenlerini mutlu ediyordu.

Albüm kapağı, 'Pulsar' isimli sönen bir yıldızın radar sinyallerini gösteren bir grafikti.

Yatıp kalkıp Woodsworth, Ginsberg, Brautiagan, Ballard ve Burroughs kitaplarını okuyan genç bir adam olan Ian'ın, bu kadar iyi söz yazmasına şaşmamalıydı. 1979'da çıkan ilk albümleri 'Unknown Pleasures', günümüzde de popüler kültürün bir parçası olsa da o dönemde dikkat çekici kapak fotoğrafıyla ilgileri fazlasıyla üstüne çekti.

Ian Curtis’ın sözleri o kadar doğru noktalara temas ediyordu ki oldukça genç ve yeni olmalarına rağmen grup, büyük bir popülariteye sahip oldu.

Grubun davulcusu Stephen Morris, bu görseli gruba kapak tasarımı olarak tavsiye edince hemen kabul gördü ve görseli Peter Seville, yeniden tasarlandı. 1980'de ikinci albümleri 'Closer' çıktı. Bu albümün gruba daha büyük bir ivme kazandırması beklenirken hiçbir şey planlandığı gibi olmayacaktı. Grubu ve sevenlerini büyük şok bekliyordu.

Ian Curtis'in kendine has bir dans stili vardı.

'Epilepsi' hastası olduğuna dair teşhis konulduktan sonra, Ian için her şey olduğundan daha zor bir hal aldı. Öyle ki sahnedeyken de epilepsi nöbetleri geçirdiği söylenmeye başlanmıştı. Ian'ın bu durumu dans gösterisi gibi gösterdiği de bir diğer söylentiydi. Seyircilerin de bunu dans şovu zannederek seyrettiğinden bahsediliyordu.

Ian Curtis, 19 yaşında lise aşkıyla evlendi, bir yıl sonra hayali olan müzik grubuna kavuştu ama sağlık durumları, bunalımlarını geride bırakmasına izin vermedi.

Kendi söylemiyle 'her daim sevgilim olarak kalacak' dediği eşi Deborah'la, 1979'da Natalie adındaki bir kızları oldu. Sonraki günlerde Annik diye bir kızla tanıştı. Deborah'a olan aşkı bitmişti ve Ian bunu kabullenemiyor, bir baba olarak da işin içinden çıkamıyordu. Bu durum onu buhrandan buhrana sürükleyecekti.

Çıkmaza sürüklenen Ian, olan bitenin üstesinden gelemedi.

Henüz 23 yaşındayken tarih 18 Mayıs 1980'i gösterirken evinde kendisini bir çamaşır ipiyle asarak her şeye bir son verdi. Mezar taşına grubun en ünlü şarkısı olan, 'Love Will Tear Us Apart' yazıldı. Joy Division’ın diğer üyeleri, Ian’ın ölümünden hemen sonra, aynı yılın içinde 'New Order' adında yeni bir grup kurdular.

Ian’ın intiharından 16 gün önce Birmingham Üniversitesi’ndeki son Joy Division performansının kaydı, yürek burkan bir anı olarak kaldı.

New Order'ın yanı sıra The Cure, New Order, The Smiths, Bauhaus, Tool, Red Hot Chili Peppers, Moby gibi nice grup Joy Division’dan esinlenerek kuruldu. 2007 yılında Anton Corbijn’in yönettiği Ian Curtis’ın hayatını anlatan 'Control' filmi büyük ses getirdi. Filmde Ian Curtis’ı Sam Riley canlandırırken filmin müziğini de New Order grubu besteledi.

Ian Curtis ve Joy Division sonsuzluğun altına imza attı, birçok benzerleri olsa da hiçbiri onların yerini tutmadı...

"Bütün müzikleri Joy Divison kadar kaliteli sanmıştım." diyen Natalie Curtis, "'Closer' albümlerini ilk dinlediğimde babamların yaptığı müziğin bu dünyanın dışından bir şey olduğunu düşündüm. Ve dünyada bütün müzikler o entelektüel düzeyde yapılıyor sandım. Sonra biraz daha büyüdüm ve her şeyin babamın müziği kadar olağanüstü olmadığını keşfetmekle bir sarsıntı yaşadım." diyerek grubun yerini çok güzel özetlemişti.

Joy Division parçası olan 'Atmosphere'i, Teletabiler'in yer aldığı etkileyici video uyarlamasıyla şuraya bırakalım...

Dio İçerik Altı Banner
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
simgedmr

Bu içeriği yaptığınız için teşekkürler çok duygulandırdı

Görüş Bildir