Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Çağdaş Bir Toplum Olma Yolunda Hepimizin Umudunu Kıran ve Kadınları Metalaştırarak Mağdur Eden Cinsiyetçi Gelenekler

-
Abone ol

Olmazsa olmaz gördüğümüz, toplumu şekillendirdiğini zannettiğimiz, bizi aşağı çeken geleneklerin bir kısmı aynı zamanda kadınları mağdur ediyor; toplumsal cinsiyet eşitsizliğine çanak tutuyor!

1. Geline tokat atma

İlk okuduğunuzda, duyduğunuzda, gördüğünüzde "O ne demek ya?" diye şaşırdığınız bu gelenek kadının ileride erkeğine karşı çıkmaması için gerçekleştiriliyor. Biat kültürünü benimseyen bu açık mesaj sadece kadını aşağılamakla kalmıyor, şiddeti körüklüyor ve normalleştiriyor. Neresinden bakarsak bakalım, insanlık ayıbı...

2. Kız isteme

Her ne kadar artık modern bir hale gelse de, evlenmek için hâlâ erkeklerin ve dahi aile büyüklerinin onayına ihtiyaç duyulan bu gelenek izin mekanizmasının toplumsallaşmasına neden oluyor.

3. Bekaret kontrolü

Bizler modern yaşamlarımızda şahit olmasak da, bekaret kontrolü halen süren bir gelenek. Eskiden ebelerin gerçekleştirdiği bu kontrolde evlilik öncesi kadının herhangi bir 'şey' yapıp yapmadığına bakılıyor elbette. Bu cinsiyetçi ve çağ dışı geleneğin mimarları elbette yine erkekler ve onların bekaret merakı...

4. Görücü usülü evlenme

Anadolu'nun bazı yerlerinde devam eden görücü usülünde bildiğiniz üzere kadının seçme şansı yok. Sonuçta kendisi daha önceden beğenilmiş, sadece dış görüntüsüyle değil aynı zamanda mahareti ve iffetiyle de takdir kazanmış.

5. Başlık parası

Her ne kadar 1980'li yıllarda kalmış gibi görünse de, sadece filmlerde işlenmiş bir konu olarak kalmış zannetsek de aslında öyle değil. Başlık parası direkt olmasa da kiloyla altın gibi dolaylı yollardan devam ediyor.

6. Kırmızı kuşak

Gelinin bakire olduğunu vurgulamak amacıyla takılan kırmızı kuşak tabii ki ailedeki erkeklerin sıraya geçerek gerçekleştirdiği bir gelenek. Dayatılan bekaret algısı bir tarafa, gelinin 'hiç sevişmediği' duyurusu başka bir tarafa...

7. Kanlı çarşaf

Gerdek gecesi sonrası bekaretin bozulduğunu(!) temsil eden kan yüzyıllardır kadınların en büyük derdi... Kanlı çarşafı anında kapıdan alanlardan tutun, gelinin azıcık yıkadıktan sonra lekeleri belli olacak şekilde asmasını isteyenlere kadar bu gelenek bazı yerlerde maalesef devam ediyor.

8. Kumalık

Müjde Arslan tarafından Mardin'de çekilen Ölüm Elbisesi: Kumalık belgeseli izleyin, neden bu maddeye hiçbir şey yazmadığımızı o zaman daha iyi anlayacaksınız...

9. Erken yaşta evlilik

Toplumda bilinen adıyla 'çocuk gelin'ler doğudan batıya, kuzeyden güneye kadar ülkemizin kapanmayan yaralarından bir tanesi... Fiziksel ve psikolojik açıdan evliliğe hazır olmayan, eğitim alması gereken ve istismar edilen bu çocukların sesi olmazsak bu evcilik oyunu asla bitmeyecek. Bu nedenle dini nikah kıyan imamların suç işlediği kabul edilmeli, çocuğunu zorla evlendiren aileler tespit edilerek cezalandırılmalı, küçük yaştaki kız çocuklarıyla evlenen damatlara(!) tecavüz ve cinsel saldırı davaları açılmalı, çocuklar devlet korunmasına alınarak eğitimlerinin devamı sağlanmalı. Başka türlü kurtuluş yok!

10. Berdel

Resmen insanların takas edildiği bu geleneğin bittiğini düşünüyorsanız, çok yanılıyorsunuz. Ülkemizin bazı yerlerinde hâlâ bir erkek bir kadınlar evlenmek istediğinde, karşılığında kız kardeşini o aileden birine 'vermek' zorunda kalıyor. Kadınların hiçbirinin bu konuda söz sahibi olmadığını söylememize gerek yok sanırım...

11. Çeyiz serme

Her ne kadar aşırı masum bir gelenek gibi görülse de gelinin kayınvalide, görümce, elti gibi akrabaları tarafından baskıya maruz kaldığı tuhaf bir gelenek çeyiz serme...

12. Gelin çıkarma

"Aman ne olacak, davullu zurnalı gelin çıkarma işte!" diyorsanız, bir şeyi atlıyorsunuz: Bu gelenek kadını metalaştırıyor. Bugüne kadar babasının malı olan kadını, şimdi kocasının malı olarak gösteriyor.

13. Gelin hamamı

Ve annelerin biricik oğullarına eti budu yerinde, sağlıklı ve kusuru olmayan kız aradıkları gelin hamamı... Bazı yerlerde düğünden önce olsa da, bazı yerlerde isteme öncesi genç kadının orasını burasını kontrol etmek için yapılıyor bu gelenek.

Ayıptır!

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
abraham-sweedvoice

Berdel, eşek sevici kürtlerin favori geleneğidir. Abim ölse de yengemi siksem diye hayal kurar amk kekoları :D

muhalif-kursad-zafer

İçerikte unutulmuş ama bu sözde gelenekler arasında bir de "eğreti gelin" var ki ne denmek istediğini anlatıyor; erkek evliliğe başlarken her yoldan geçmiş, her haltı yemiş olsun, kadın el değmemiş gonca.. Nâmus yalnızca vajinası olan bir canlı türü ya çünkü, erkeğin sorumluluğunda değil; hattâ erkek kendi nâmusunu aynı kanı taşıdığı ya da nikâhlandığı kadın üzerinden ölçebiliyor yalnızca.. Bu kafaya göre biz erkekler nâmussuz geliyoruz dünyâya, nâmus tartısına girmemiz için bile kadına muhtâcız; "geleneklere karşısınız!" diye çemkiren hemcinslerim râzı mı bu "nâmussuzluğa" peki?? (:

derin-binal

...

ercy

Buraya da yazayım; geline bağlanan kırmızı kurdelenin bekaretle hiçbir ilgisi yoktur! Göktürklerden beri uygulanan bir Türk geleneğidir; gelini "albız" ya da "al karısı" denen, çok çirkin olduğu ve belden aşağısının alevlerden oluştuğu için çocuğu olmayan evli ve çocuğu olan kadınları kıskandığından onlara musallat olup akıllarını kaçıran cinni varlıktan korumak için bağlanır. Hatta sonra aynı "rüşdünü ispatlamış" kurdelenin bir parçasının kesilerek bebeğe, kalan kısmının da loğusa olan annenin başına bağlanır ki "al basması" denen rahatsızlığa uğramasın diye. Nasıl ki gidenin arkasından su dökeriz ya da "şeytan kulağına kurşun" diyerek tahtaya vururuz, bu da aynı onlar gibi eski bir Türk geleneğidir. Araştırabilirsiniz.

gzemacar_

bu dediğiniz doğru olabilir ama günümüzde bu kuşak bağlama işini sizin dediğiniz sebeple yapan aile yok denecek kadar azdır eminim. sizin dediğinizin üzerinden devam edersek eğer, eskiden böyle olsa bile yıllar içinde maalesef ki şu anki bağlama sebebine dönüşmüştür. bu da doğal olarak kabul edilemez bi durum.

mehmet-kose6

bence sizin dediğiniz sebepten de bağlayan yok gibi çoğu kişi sadece adet olduğu için bağlıyor belki doğu tarafında dediğiniz gibi olabilir ama batı tarafında ben o nedenle bağlandığını düşünmüyorum hatta çoğu kişi sizin dediğiniz nedeni buralardan öğrenmiş olabilir mesela ben ablam evlenirken bağladım ama böyle bişi olduğunu ilk burdan okudum

ercy

Gizem bilgi çağındayız; bilmemek değil öğrenmemek ayıptır. Orta Asyadaki geleneklerimiz boşuna ortaya çıkmamıştır.

ercy

Mehmet köse işte bu nedenle geleneklerimizin ve tarihimizin okutulması lazım. Biz 1071'de Malazgirt'de yerden bitmedik, daha yüzlerce yıl öncesine giden köklü bir kültürümüz ve tarihimiz var. Kültürümüze düşman olan ve çarpıtanlara karşı mücadele etmeliyiz.

hipergrafi

Siz günümüzdeki görücü usulü ile yüz yıl evvelkini karıştırmışsınız. Günümüzde görücü usulü şudur. Evlenme çağına gelmiş bekar bir genç kız vardır. Bir tanede evlenme çağında genç bekar erkek vardır. İki tarafın tanıdıkları bunları yakıştırır. Tanışıp görüşmeleri teklif edilir. Gençler kabul ederlerse konuşur görüşürler. Bu süreçte ailelerde kimlerle dünürleşeceğini araştırır. Netice de bir pürüz çıkmazsa kısa sürede evlilik kararı alınır. İstatistiklere göre de uzun süreli bir flört aşamasıyla değil karı koca olma niyetiyle başlayan ilişkilerdeki evlilikler de boşanma oranları daha düşük oluyor.

Görüş Bildir