Boyu Kısa Diye Tüm Kapılar Yüzüne Kapanan Bir Genç Kadının İsyanı: 'Canıma mı Kıyayım?'

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Özge Köse, 32 yaşında üniversite mezunu bir genç kadın. Sırf boyu kısa olduğu için yıllarca yaptığı iş başvurularında kapı yüzüne kapanan Köse, yine de azimle arayışını sürdürdü. Milli Eğitim Bakanına, BİMER'e mektuplar yazdı ama sonuç alamadı. "En verimli çağım bana yönelik ayrımcılık ve önyargılarla geçti gitti" diyen Köse, bu adaletsizlik karşısında isyan ediyor: "Ne yapmalıyım? Kimi atanamayan öğretmenler veya işsiz insanlar gibi canıma mı kıymalıyım?”

Teşhis konulamadı

Özge Köse'nin hikayesini bugün Cumhuriyet yazarı Melis Alphan köşesine taşıdı.

Alphan, Özge Köse'nin 1985 yılında İskenderun'da normal bir bebek olarak dünyaya gelmesine karşın, boyunun yaşıtlarından neden kısa olduğunu yıllarca çeşitli hastanelerde araştırdığını ancak bir sonuç elde edemediğini belirtti. 1,34 boyundaki genç kadının saçlarının ve kirpiklerinin de seyrek olduğunu, bu nedenle peruk kullandığını, ayrıca bir hastalık tanısı konulamadığı için de engelli raporu alamadığını söyledi.

Sürekli olumsuz yanıt aldı

Özge Köse'nin 2012’de Anadolu Üniversitesi Turizm ve Otelcilik İşletmeciliği bölümünü, 2016’da Mustafa Kemal Üniversitesi Pedagojik Formasyon eğitimini tamamladığını ve halen İskenderun Teknik Üniversitesi’nde Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümünde yüksek lisans yaptığını aktaran Alphan, genç kadının mezuniyet sonrasında yaptığı iş başvurularından boyu nedeniyle sürekli olumsuz yanıt aldığını yazdı: 

"Mezuniyetinden sonra İskenderun’da otelcilik sektöründe çalışmaya karar verdi. Ama kalifiye olup olmadığına bakılmaksızın, her iş başvurusundan olumsuz yanıt aldı. İŞKUR kayıtlarından da bir şey çıkmadı.

İskenderun Belediyesi’nde bir iş fırsatı yakaladı. Özge, birkaç saat içinde belgelerini teslim etse de, “Diploman bu iş için uygun değil” denerek geri çevrildi. Oysa garsonluk yapacaktı ve en uygun diploma elindeydi."

"Müdür boyumu görünce işe almaktan vazgeçti"

Alphan, Köse'nin yaşadığı bir başka ayrımcılık örneğini ise şöyle ifade etti:

"2015’te bir tanıdığı aracı oldu, Özge iş garantisiyle Alanya’ya bir otele barda çalışmak üzere çağrıldı. Aracılık eden, otelin yiyecek içecek müdürüydü. Özge ona boyunun çok kısa olduğunu anlatmış ama o sorun etmemiş, “Gel çalış” demişti. 13 saatlik otobüs yolculuğunun ardından sabah saat 09.00’da görüşmeye alınması gerekirken, Özge’nin boyunu gören genel müdür, saat 16.00 civarında haber gönderip personele ihtiyacı olmadığını söyledi. Özge, Kemer’e geçti ve ağabeyinin otelcilikten emekli bir tanıdığıyla otel otel gezip iş aradı. Girdikleri 10’uncu otel olan Simena Otel’de Özge’yi boyuna bakmadan işe aldılar: “Bana insan olduğum için iş veren bir tek onlardı.”

ABD'ye gitmek istedi, boyu yine engel oldu

Özge Köse'nin hem dönemin Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'ya hem de BİMER'e mektuplar yazdığını kaydeden Alphan, ancak bir sonuç alınamadığını belirtti. Köse'nin Türkiye'de iş imkanı bulamayınca ABD'de iş aradığını ancak bu girişimin de yine boyunun problem edilerek hüsranla sonuçlandığını aktardı: 

 "‘İş ve seyahat’ deneyimi sunan bir şirketle telefon görüşmesinde yaşının 32 olduğunu ama fazla iş tecrübesi olmadığından bahsetmiş, “Sorun değil” cevabını almıştı. Şirket, ABD’de 1 yıl süresince 5 yıldızlı otellerde çalışma imkânı sağlıyordu. Özge’nin ailesi staj programının ücreti ve uçak bileti için 6 bin dolar kredi çekmeye razıydı, “Yeter ki sen git, çalış, mutlu ol” diyorlardı.

Şirketle görüşmeye giden Özge, “Kapıdan girdiğim anda danışmanın boyuma nasıl baktığını bir ben bilirim” diyor.

Özge’nin telefonda sorun olmayan tecrübesizliği burada bahane olarak sunuldu. Ha bir de şöyle dendi: “Boyunuzun kısa olması ABD’liler için sorun. Onlar dış görünüşe önem verirler.”

"En verimli çağım ayrımcılık ve önyargılarla geçti"

Alphan, yazdıklarının Özge'nin yaşadıklarının "binde biri" olduğunu vurguladı ve yazısını genç kadının bu adaletsizlik karşısında isyan eden şu sözleriyle tamamladı: 

"Çalışmayı, kendimi geliştirmeyi çok severim. Ama bana hiçbir zaman adil davranılmadı. Yine de umudumu yitirmedim, yitirmeyeceğim. Tek derdim aileme, vatanıma hayırlı bir birey olabilmekti. Kimsenin hakkını yemedim, torpil istemedim. Sadece çalışma hakkımı istedim. En verimli çağım bana yönelik ayrımcılık ve önyargılarla geçti gitti. Ne yapmalıyım? Kimi atanamayan öğretmenler veya işsiz insanlar gibi canıma mı kıymalıyım?”

YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

2016Amerika Birleşik DevletleriÖğretmenyiyecek
Görüş Bildir