Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Bora Farsak Yazio: Korona İkinci Perde

266PAYLAŞIM
Yazio Banner

“One in a million, once in a life time” diye İngilizce bir söz vardır yani milyon da bir hayatta bir kez.

İşte bu milyon da bir hayatta bir kez olacak şey yani “pandemi” bizim başımıza geldi. 1920'lerde ki İspanyol gribinden bu yana ilk pandemi .

Aslında çok bilinmeyenli bir denklem olarak başladı ve denklemin bazı parçaları çözülüyor gibi görünse de ortada henüz çözülmüş çok az parça var.

Birinci perde bitti mi?

Kuzey yarım kürede salgın kontrol altına alındı mı? İlaç aşı bulundu mu? Mevsimsel ilişki var mı? Aslında tüm bu soruların yanıtı kocaman bir hayır. İflasın eşiğindeki, psikolojisi bozulmuş insanlarla, ekonomik olarak çöken hükûmetler daha fazla maddi ve manevi olarak direnemeyince biraz da mecburen kapıları açıp gevşemeye gittiler. Yani bana göre birinci perde henüz bitmedi ama daha ilginç bir ikinci perde yolda hani pek yakında bu sinemada vardır ya tam da o şekilde tek farkla sahne tüm dünya.

Birinci perde niye bitmedi?

Çünkü havaların ısınmasıyla grip virüsleri gibi bir beklentiye girip azalacağı düşünüldü tüm dünya genelinde alınan tedbirlerle aslında mayıs sonunda gerçekten de azalmıştı ama beklenildiği gibi olmadı ve virüs hız kesmedi. Buna yeni normal adı altında normal hayata dönüş ve gevşemeler de eklenince temmuz sonlarında mayıs rakamlarına ulaşıldı.

İkinci perdede ne olacak?

İkinci perdenin en önemli oyuncularından biri belki başrol oyuncusu enflüanza yani grip olacak. Benzer semptomlarla giden, kuluçka süresi daha kısa olup daha kolay yayılan, koronanın aksine çocuklarda ve genç yaş grubunda daha sık olan influanzanın buradaki önemi semptomların hem korona hem influanza da çok benzer olması ve bu tablonun doktorları bile zor durumda bırakacak olması.

Solunum yolu virüsleri olarak ta bilinen bu grup ağustos aylarında tek tük başlayıp, kasım da artış yapıp ocakta pik yapar ve nisana kadar azalarak devam eder. En sık görülen belirtiler her iki hastalıkta da benzerdir: Boğaz ağrısı, kuru öksürük, kas ve eklem ağrıları, iştahsızlık, karın ağrısı ve ishal. Ama spektrum çok geniştir yani ayakta atlatılan bir gruptan,yoğun bakım ihtiyacına hatta ölüme kadar. İnfluenza hakkında net bilgilere sahibiz, ağır tablolar ve %1 civarındaki ölüm oranları genellikle sağlık hizmetlerine erişim ve kalitesi ile ilgili. Oysa korona da bugüne kadarki veriler %80 hafif enfeksiyon veya asemptomatik hasta, %15 ciddi enfeksiyon ve oksijen gereksinimi %5 oranın da ise solunum desteği gereğini gösteriyor. Ölüm oranları ise %1 ile %10 arasında ülkelere göre değişiyor. Ortalamanın %3-4 olduğu söyleniyor.

Yani teorik olarak 7-8 aydır tanıştığımız bu illetle ilgili her şey belirsiz.

Ülkemiz krizi hem hükümet hem kişiler bazında iyi yönetmiş ve bir dönemi atlatmıştır. Şüphesiz ki burada en büyük pay özveriyle çalışan ve hayatlarını hiçe sayarak hizmet veren sağlık personeline aittir. Tıp konusunda dünyada AR-GE konusunda olmasa da pratik uygulamada üst sıralarda olduğumuz tartışmasızdır. Yoğun bakım sayımız ise gerçekten en üst düzeydedir. Burada son 30 senelik hükûmetlerin üstün öngörüleri değil, sorumsuz, sorgusuzca dağıttıkları hastane ruhsatlarının şansa dönüşmesi etkili olmuştur.

Bugün dünya genelinde henüz başarısı ispatlanmış bir ilaç ya da aşı olmamakla birlikte çalışmalar süratle ve yüz güldürücü şekilde ilerlemektedir. Burada yönetimlere düşen görevler olduğu gibi polisiye tedbirlerin hiçbir zaman çözüm oluşturmayacağı unutulmamalı ve bu sorunun kişiler bazında gösterilecek dikkat ve titizlikle çözülebileceğini akıldan çıkartılmamalıdır. Son olarak bu sene grip ve zatüre (pneumokok) aşılarının daha da önem kazanacağını belirtmek isterim. Koronasız, sağlıklı günlerde buluşmak dileğiyle.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
feyk

milyonda bir derken. insanlik tarihine bakarsaniz salgin hastaliklarla dolu oldugunu gorursunuz. 100yil oncesine kadar difteriden veremden sitmadan cicek hasataligindan olmek hayatin bir parcasiydi. ilerliyen tip ve yukselen yasam standartlari 100yildir bu kabusdan uzakda kalmamizi sagladi, 100yilda katilin yuzunu unuttuk. simdi birden %3 oldurme oranina sahip bir salginla karsilasinca dunyanin sonu geldi saniyoruz.

alp-eren12

Hayır bazı insanları gerçekten anlamıyorum yazım hatası yazım hatası, hayatınızın her alanında yazım hatalarına odaklanıyorsunuz sanki! Verilmek istenen mesajı alın biraz.

feyk

anafikri anliyamiyanlar detaylarla ugrasirlar.

minahrikas

Yazım hatalarından dolayı sinirim bozuldu yarıda bıraktım. Bir yazı yazıyorsunuz en azından yazıya dökümünü düzgün yapın. “... olarak ta...” ! Gerçekten yazınız bilgi verirken aynı zamanda gözlerimi kanattı.

barneypalney

tamamen ülke yönetimlerinin dangalaklıklarının sonuçlarını yaşıyoruz. tüm dünyayı 2 hafta durdursak çoktan bitmişti bu iş. herkes tutturmuş bi ekonomi. aslında bunu tutturan bundan korkan hep büyük şirketler. godomanlar zarar etmesin diye milyonlar eziyet çekiyo ve daha da çekecek. Dünyada bu kadar aptal varken daha da çok yayılacak. ve bence asıl 2. dalga korono olup atlatanların tekrardan olması olacak.

red-velvet

Bir güzel hükümet güzellemesi yapılmış. Süreç çok iyi yönetildiği için durum ortada!

Görüş Bildir