Bizans Döneminde İstanbul'un Altını Üstüne Getiren Kanlı Bir Ayaklanma: Nika İsyanı

-

Tarih boyunca yaşanan büyük savaşlar kadar, iktidarların içerisinde oluşan ayaklanmalar ve isyanlar da çok önemli bir konuma sahiptir. Geçmişte öyle isyanlar vuku bulmuştur ki mevcut oldukları devletin işleyişinin ve geleceğinin değişmesine sebep olmuşlardır. Nika Ayaklanması da Bizans İstanbul'unda ortaya çıkan ve büyük tahribatlara sebep olan ciddi bir hareketti.

Taht Oyunları

Bizans tahtı daha Constantinus devrinden itibaren sık sık hükümdar değişikliklerine sahne olmaktaydı. Sınırları kesin olarak çizilmiş bir veraset sisteminin olmaması, muktedir ve istikrarlı hükümdarların ortaya çıkmasını zorlaştırıyordu. Iustinianus'un dayısı Iustinus orduda muhafız kuvvetlerinin komutanlığı mevkine kadar yükselmiş başarılı bir askerdi. I.Anastasios'un ölümünden sonra imparator ilan edildi. 518-27 yılları arasında dayısının imparatorluk devrinde, Iustinianus devlet kademelerinde ciddi görevlerde bulundu. Böylece siyasete hakim olarak çok tecrübe kazandı.

İmparator I. Iustinianus

İmparator Iustinus, kısa süre içerisinde yeğenini kendiyle eş imparator konumuna yükseltti. Iustinianus da dayısının yaşlanmasıyla beraber siyasete daha fazla hakim olmaya başlamıştı. Aynı zamanda doğudaki orduların komutanı da olmuştu. Dolayısıyla 1 Ağustos 527 tarihinde dayısı Iustinus'un ölümünden sonra I. Iustinianus, tartışmasız biçimde tek imparator oldu.

Şehrimiz Constantinopolis

532 yılına gelindiğinde İstanbul, 2 asırlık ömrünü geride bırakmıştı. Batı Roma ise çoktan bozkırlı kabilelerin saldırıları karşısında pes etmişti. Tam da bu zeminde daha imparatorluğunun 5. yılını dolduran Iustinianus büyük bir sınavdan geçmek zorunda kaldı. Hipodromda yarışan ve birbirine rakip olan Yeşiller ve Maviler adlı ünlü iki takım mevcuttu. Bu takımlar aynı zamanda sosyal statü ve sınıfsal olarak da birbirlerinden ayrılıyorlardı. Fakat iki takıma da ağır cezalar ve tedbirler uygulanması, bu takımları ortak bir paydada birleştirdi.

Hipodrom İşgali

Uygulanan politikalardan hiç memnun olmayan Maviler ve Yeşiller ortak olarak imparatora düşman kesilmişlerdi. Bu duruma yükseltilen vergiler de eklenince 532 yılının Ocak ayında isyan patlak verdi. Hipodrom iki takım tarafından işgal edildi ve ''yaşasın fukarayı koruyan yeşiller ve maviler!'' tezahüratları etrafı kapladı. İsyan kısa süre içerisinde bütün şehre sirayet etti. Sarayın bir kısmı yakıldı, yapılar tahrip edildi. En gözde mabet olan Ayasofya dahi alevler içerisinde kalmıştı. İsyancılar I. Anastasios'un yeğenlerinden birini kendi aralarında imparator ilan etmişlerdi. Payitaht alevler içerisinde yanıyordu.

Umutsuz İmparator

İmparator Iustinianus bu ayaklanma karşısında çok çaresiz kalmıştı, yapacak hiçbir şeyi yoktu. Karısı Theodora ise hükümdara nazaran daha soğukkanlı idi. Başarılı komutanlardan Belisarios ve Narses ise isyanı bastırmakta kararlı idiler. Evvela Narses Mavilerle birtakım şartlarda anlaşmaya vardı. Böylece Yeşillerle Mavilerin arası açılmak istendi. Bu iki takım arasında çıkartılan kargaşa üzerine Belisarios en sadık askerlerinden topladığı birliklerle Hipodromun içerisine daldı ve isyancıları birer birer kılıçtan geçirmeye başladı.

Ağır Bilanço

Netice itibarıyla, neredeyse imparatoru tahtından edecek olan isyan, İmparatoriçe Theodora ve başarılı komutanlardan Narses ile Belisarios'un kararlılığı sayesinde bastırıldı. Ortaya çıkan bilanço çok ağırdı. İsyanın bastırılması sırasında öldürülenlerden başka, 30.000'e yakın kişi Hipodrom içerisine toplanarak idam edildi. İsyancılar tarafından yakılan şehrin ağır yanık kokusuna kan kokusu da karışmıştı.

''Nika'' kelimesi ''Yen'' manasına gelmekle beraber Yeşillerin ve Mavilerin yarışlar sırasında bağırdığı bir tezahürattı. Bu sebeple Hipodrom içerisinde çıkan bu isyan da buna istinaden Nika namıyla anıldı. İsyan bastırıldıktan sonra, yanıp kül olmuş Ayasofya, Iustinianus tarafından yeniden eskisinden daha da ihtişamlı bir şekilde bina ettirildi.

I. Iustinianus'un Mirası

Kırmızı bölge: Mevcut topraklar
Sarı bölge: Iustinianus devrinde ele geçirilen topraklar

Iustinianus esasında dayısı gibi asker kökenli olmamasına rağmen, ele geçirdiği topraklar ve Bizans lehine kazandığı askeri başarılar gayet verimlidir. Iustinianus Restorasyonu olarak da adlandırılan bu devirde amaç, Roma İmparatorluğu'nu eski ihtişamlı ve kuvvetli haline geri döndürmekti.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Gizli Kullanıcı

Daha çok bu tarz makaleler üzerine odaklanmalı bence Onedio. Tebrikler arkadaşlar

feyk

"imparatorice olarak selamlanmadigim bir gunu asla gormiyecem. hem mordan (bizansin imparatorluk rengi) cok guzel kefen olur." herseyin bitmek uzere oldugu, imparatorun sehri terketmeye hazirlandigi sirada theodoranin sarf ettigi, tarihin akisini degistiren sozudur. theodoranin yasami ilginctir. kendisi yuksek siniftan degil, aksine zamaninda danciymis, hayat kadinligi yaptigindan bahseden kaynaklarda var. justinian ile hipodromda tanisiyor. ikiside fanatik mavi taraftarilar, bu tarftarlik uzerinden yakinlasiyorlar ama justinianin halasi bu iliskiyi asla onay vermiyor. genede justinian bu iliskiden vazgecmiyor, halasi olene kadar evlenemiyorlar. halasi oldukden sonra ancak kanunlarda degisiklik yaparak evlenebiliyorlar. nitekim justinian buyuk bir imparator olmussa buyuk oranda bu evlilik sayesinde olmustur.

ugur-deniz-kutlu

I. Jüstinyen. En sevdiğim imparatordur.

beyzakenar

adeta capuletler ve montagueler

hadiordan

Nika isyanından sonra sırasıyla Abidas Olayları(!) ve Hummar(!) İç Savaşı da oldukça kanlı geçmiştir. Puna'ya hiç girmeyelim isterseniz! Malum...

Başlıklar

Ayasofyaİdamİstanbul
Görüş Bildir