Biz İnsanları Tehlikeli Sonuçlar Doğuracak Seviyede Risk Almaya İten İçimizdeki Genlermiş!

-

Yapılan araştırmalarda, insanların risk alma isteğinin sahip oldukları bir dizi genden kaynaklandığı bulundu. Araştırmanın detaylarını Daily Mail'den sizler için derledik.

Kaynak: https://www.dailymail.co.uk/sciencetech/...

Araştırmacılar, bir risk geni olmasa da insanları riskli davranışlara iten genetik varyantların olduğunu keşfettiler.

Nature Genetics Dergisi'nde yayımlanan çalışma, hem genel bir risk toleransı ölçüsünü hem de birçok riskli davranışta paylaşılan genetik etkilerin kanıtlarını göstermektedir.

University of California San Diego School of Medicine'den yardımcı yazar Abraham Palmer konu hakkında açıklamalarda bulundu: ''Modern dünyada başarılı olmak için risk almaya istekli olmak çok önemlidir. Fakat sonuçlarını düşünmeden çok fazla risk almak mantıklı değildir. Sigara bağımlılığı, alkoliklik ve uyuşturucu bağımlılığı insanlara zarar verebilir.''

Araştırmacılar, bir kişinin sigara içmek, alkol kullanmak ve hız yapmak gibi tutkularında genetik olmayan faktörlerin genetik faktörlere göre daha fazla risk toleransına sahip olduğunu söylüyorlar.

Bulgular, risk almaya yönelik araştırmada yeni yollar bulunduğunu gösteriyor.

Ekip, insan davranışını şekillendiren temel moleküler ve hücresel süreçleri anlamayı, bu sayede uyuşturucu bağımlılığını önlemeyi ve tedavi etmeyi umuyor.

UC San Diego School of Medicine'den yardımcı yazar Murray Stein: ''Birçok psikiyatrik rahatsızlıkta risk almanın rol oynadığı düşünülüyor. Örneğin, anksiyete bozukluğu olan hastalar bazı durumlarda yüksek riski algılayabilirler ve riskli durumun önüne geçebilirler. Risk toleransının genetik temelini anlamak, bu bozuklukları anlamak ve daha iyi tedaviler geliştirmek için önemlidir.'' şeklinde açıklamalarda bulundu.

Araştırma ekibi, katılımcıların genel risk toleransını ölçüp raporladı.

Genel risk toleransı ile ilişkili genetik varyantların; hız yapma, alkol kullanma, sigara ve esrar içme gibi daha riskli davranışlara ve cinselliğe eğilimli olmaya sebep olduğu tespit edildi.

Ayrıca araştırmacılar; dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (ADHD), bipolar bozukluk ve şizofreni de dahil olmak üzere genel risk toleransı, çeşitli kişilik özellikleri ve nöropsikiyatrik özellikler üzerinde ortak genetik etkiler buldular.

124 genetik varyantın her birinin bireysel olarak etkileri çok küçüktür. Fakat araştırmacılar kombine etkilerinin önemli olabileceğini buldular.

Toronto Üniversitesi'nde görevli Ekonomi alanından Yrd. Doç. Dr. Jonathan Beauchamp konu hakkında açıklamalarda bulundu. Aynı zamanda kıdemli yazar olan Beauchamp şunları söyledi: ''En önemli varyant, bireylerin genel risk toleransında oluşan değişimin sadece %0.02'sini açıklıyor. Bununla birlikte, varyantların etkilerinin, risk toleransında daha fazla varyasyonu hesaba katmak için birleştirilebileceği düşünülüyor.''

Sonuçlar beynin riskli davranışlara sebep olan yerlerini de gösteriyor.

Beauchamp sözlerine devam etti: ''Sonuçlar, özellikle prefrontal korteks, bazal gangliya ve orta beyin olmak üzere daha önce nörobilimsel çalışmalarda karar vermekte rol oynadığı tespit edilen bölgeleri işaret ediyor. Bu durum risk toleransında meydana gelen değişimin milyonlarca olmasa da binlerce genetik varyanttan etkilenmesi beklentisine de uyuyor.''

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Görüş Bildir