Bir Fincan Kahvenin Bize Hissettirebildiği Güzel Duygular!
'Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır' derler. Bunu söylemek de gayet de haklılar. Çünkü kahvenin kokusu bazen daha ilk yudumu almadan bize bir şeyler hatırlatır. Eski bir arkadaş, uzun bir pazar kahvaltısı, sabah erkenden çıkılan bir yolculuk ya da anne sevgisi gibi seni adeta zamanda yolculuğa çıkarır.
Belki de kahveyi bu kadar sevmemizin sebeplerinden biri tam olarak bu hislere hitap etmesi. Çünkü enfes lezzetinin yanında kahve, hepimiz için tadından başka bir sürü şey taşıyor. İşte kahveni yudumlarken hissedebileceğin 10 şey!
1. Özlem
Kahveyi ilk yudumladığında bazen bir anda sevdiğin biri ya da arkadaş grubu aklına gelebiliyor. Zihinde beliren “O da kahveyi hep böyle yapardı.” gibi küçücük bir detay bile insanı bir anda yıllar öncesine götürebiliyor.
2. Muhabbet
Kahve sohbetlerinin ve buluşmaların yeri hepimizin hayatında özel bir yerde. Kim bilir kaç kez “Bir kahve içelim.” diye buluşup saatlerce aynı masada kaldık! Fincan bitse de konuşulacak konu bitmiyor ve sohbetler giderek koyulaşıyor. İşte bazen içtiğimiz kahve tam olarak böyle hissettiriyor.
3. Heyecan
İlk buluşmada sipariş edilen kahvenin heyecanı bizimle uzun süre yaşıyor. Daha fincan masaya gelmeden ne söyleyeceğimizi düşünüyor, bazen kahveyi gerekenden yavaş içiyor ama hep çok heyecanlı oluyoruz. Sonra yıllar geçse bile o ilk heyecan hep akılda kalıyor.
4. Yeni Başlangıçlar
İnsan yeni bir işe başladığı sabah içtiği kahveyi veya taşındığı evdeki ilk kahvesini hiç unutmuyor. Bu nedenle bazı kahveler bizim için büyük anlam taşıyor. Uzun bir yolculuğunda başındaki benzinlik molası, kamp sabahındaki taze kahve kokusu ya da iş yerindeki ilk kahve insanda heyecanlı bir başlangıç etkisi bırakıyor.
5. Mola
Günün bütün koşuşturması devam ederken kahve bazen küçük bir kişisel molaya dönüşüyor. “Ben beş dakika yokum.” diyerek o bir fincan kahveye sarıldığımız anlarda kimilerimiz uzun süredir çözemediği sorunlara çözüm buluyor, zorlayıcı bir projeye yeni fikir üretiyor, bazen de sadece mutlu, huzurlu ve keyifli hissediyor.
6. Teselli
Kötü geçen bir günü kahve elbette çözmez. Ama sevdiğimiz bir kupayı doldurup biraz oturmak, bazen hepimize çok iyi geliyor. Hiç olmazsa o günün kalan kısmını daha katlanılır hale getiriyor. Bazen ihtiyaç duyduğumuz şey de çözüm değil de bu kısacık yavaşlama anı ve paylaşım hissi oluyor.
7. Yakınlık
Birine “Kahveye gelsene.” dediğimizde çoğu zaman kahveyi bahane olarak kullanıyoruz. Aslında esas derdimiz biraz oturmak, anlatmak, dinlemek ve aynı masayı paylaşmak oluyor. Bu da ilişki bağlarını güçlendirerek bizi mutlu ediyor.
8. Nostalji
Bazen bir yudum kahve bize anne kahvesini, arkadaş sohbetini ya da üniversitede sürekli gittiğimiz kafeyi hatırlatıyor. Aynı tatla yıllar sonra yeniden karşılaşınca hafızamız hemen çalışmaya başlıyor ve keyfimiz giderek artıyor.
9. Ev Hissi
Eve girer girmez henüz ilk adımda burnuna kahve kokusu gelmesi kadar güvende hissettiren bir an olmayabilir. Bu nedenle bu kokuyla karşılaşınca hemen kendimizi içeri atıyor ve hayatın tüm sorumluluklarından ya da stresinden uzaklaşıyoruz. Çünkü kahve bize tamamen mutlu, huzurlu olacağımız tanıdık bir rahatlama alanı sağlıyor.
10. Kendine Ayrılan Zaman
Her kahvenin kalabalık bir masada içilmesi gerekmiyor. Bazen ev sessizken, telefon kenardayken ve kimsenin bizden bir şey istemediği anlarda içilen kahve de bizim için özel bir anlam taşıyor. Kendimize yatırım olarak gördüğümüz bu anlar bizi içten içe büyüterek tatmin duygusunu besliyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın