Bilim, Psikopatların İki Farklı Biyolojik Özelliğini Ortaya Çıkardı
Psikopatlık, genellikle derin empati yoksunluğu, suçluluk veya pişmanlık duymama ve yüzeysel duygularla karakterize edilen bir kişilik bozukluğu olarak görülüyor. Psikologlar, psikopatinin tek bir durumdan kaynaklanmadığını, birbirinden farklı kişilik özelliklerinin bir koleksiyonu olarak görüldüğünü belirtiyor. Psikopat kişilerde en çok görülen özellikler ise cesaret, acımasızlık ve kontrolsüzlük olarak tanımlanıyor.
Yapılan yeni araştırmalar ise bu özelliklerin altında yatan biyolojik nedenleri de ortaya çıkardı.
Cesaret, acımasızlık ve kontrolsüzlük...
Psikologlar, psikopatinin tek ve homojen bir durum olmadığını, birbirinden farklı kişilik özelliklerinin bir koleksiyonu olarak ortaya çıktığını belirtiyor. Psikopati, insanlarda farklı düzeylerde ortaya çıkabiliyor ve genellikle cesaret, acımasızlık ve kontrolsüzlük olmak üzere üç ana kategoride inceleniyor.
Cesaret, sosyal baskınlık, duygusal dayanıklılık ve korkusuzluk olarak görülüyor.
Kötülük, empati eksikliği, başkalarını sömürme eğilimi ve duyarsızlıkla ortaya çıkıyor.
Kontrolsüzlük ise dürtüsel davranış, sinirlilik ve dürtüleri kontrol etmede zorluk olarak tanımlanıyor.
Araştırmacılar bu özelliklerin altında yatan nedenleri araştırdı ve ortaya iki farklı sonuç çıktı. İlk olarak, psikopatik davranışların temel bir duygusal eksiklikten kaynaklandığı öne sürüldü. Bu fikre göre, beyin, yetersiz çalışan duyusal bölgeler nedeniyle normal korku veya empati duygularını üretemiyor.
İkinci teoride ise 'dikkat sorunu' öne çıkıyor. Bu fikre göre, psikopatik kişiler bir hedefe veya birincil uyarıcıya o kadar yoğun bir şekilde odaklanıyor ki ikincil bilgileri işlemekte başarısız oluyorlar. Örneğin bir iş yaparken tehdit altında olduklarını ya da bir bireyin sıkıntısını göremiyorlar.
Sabıka kayıtları veya klinik psikiyatrik teşhisleri olmayan 115 kişiyle bir deney gerçekleştirildi.
Erasmus Tıp Merkezi'nde sinirbilim araştırmacısı olan Ting-Fang Soong, Hollanda ve Avustralya'daki çalışma arkadaşlarıyla birlikte bir çalışma düzenledi. Soong ve araştırma ekibi deney için 115 sağlıklı yetişkin seçti. Katılımcıların sabıka kayıtları veya klinik psikiyatrik teşhisleri yoktu. Toplum örneklemini değerlendirmek, araştırmacıların psikopatik özelliklerin normal bir spektrum boyunca nasıl işlediğini incelemelerine olanak sağladı.
Grup, belirli beyin tepkilerinin dikkat eksikliğini duygusal eksikliklerden ayırıp ayıramayacağını görmek istedi.
Katılımcılar ilk olarak cesaret, acımasızlık ve kontrolsüzlük düzeylerini ölçmek için anket tamamladı. Ayrıca bilişsel, duygusal ve bedensel empati kapasitelerini genel olarak ölçmek farklı bir anket daha yapıldı.
Deney sırasında, katılımcılara bir dizi olumlu, olumsuz ve nötr görüntü izletildi. Olumsuz görüntülerde üzücü sahnelere yer verilirken olumlu görüntülerde sevimli sahneler yer aldı.
Bu görüntüleri izlerken, katılımcılara zaman zaman kulaklıklar aracılığıyla yüksek ses verildi. Katılımcıların beyin aktivitelerini izlemek için elektrotlarla kaplı başlıklar takıldı.
Araştırma sonucunda, psikopatik özelliklerin, farklı beyin tepkileriyle ilişkili olduğu ortaya çıktı.
Örneğin, cesaret özellikle erkek katılımcılarda güçlü bir dikkat sorunuyla ilişkilendirildi. Yani bu katılımcıların yoğun odaklanma sırasında ani yüksek sese daha az zihinsel kaynak ayırdıkları görüldü. Bu insanlar, çevrelerinde olup biten diğer şeyleri algılama konusunda sınıfta kaldı.
Kötülük eğiliminin ise duygusal eksiklik teorisiyle yakından örtüştüğü görüldü. Bu kişiler, olumsuz görüntülere bakarken hafif bir irkilme tepkisi gösterdiler. Ancak, bireylerin rahatsız edici görüntülere baktıktan sonra sinir sistemlerinin 'tetik' haline geçmesi bekleniyordu ve bu katılımcılarda beklenen durum gerçekleşmedi.
Peki bu araştırmalar bize ne sağlıyor?
Psikopatik kişilik özelliklerini ve biyolojik kökenlerini anlamak, psikologların daha başarılı bir şekilde erken müdahalede bulunmasını sağlayabilir. Bir kişinin antisosyal davranışı dikkat eksikliğinden kaynaklanıyorsa, tedavi farkındalığı genişleten bilişsel terapilere odaklanabilir. Davranış duygusal bir eksiklikten kaynaklanıyorsa, duygusal yollar hedeflenebilir.
Yapılan bu araştırmanın bazı kısıtları olsa da araştırmacılar, 'potansiyel' olarak bilinen belirli beyin dalgası modellerini izlemeyi başardı. İlerleyen tarihlerde yapılacak araştırmaların ise daha başarılı olması bekleniyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın