article/comments
article/share
Haberler
“Ben Kahve İçmeden Ayılamıyorum”un Nedenini Bilimsel Olarak Açıklıyoruz!

etiket “Ben Kahve İçmeden Ayılamıyorum”un Nedenini Bilimsel Olarak Açıklıyoruz!

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Uyanır uyanmaz en yakın kahve makinasına koşanlar burada mı? Eğer ilk yudumu almadan kendine gelemediğini düşünüyorsan bu sadece alışkanlıktan dolayı olmuyor. Beyninden hormonlarına kadar birçok sistem, kahvenin etkisini sandığından daha derinden hissediyor. Bunun bilimsel sebeplerini hazırsan tek tek masaya yatıracağız!

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Adenozin molekülünün önü kesiliyor.

Gün içinde uyandığımız andan itibaren beynimizde adenozin adı verilen bir kimyasal birikmeye başlıyor. Adenozin reseptörlerine bağlandıkça bize yorgunluk ve uyku hissi veriyor. İşte kafein tam bu noktada devreye girerek yapısal olarak benzediği adenozinin yerini almakta sakınca görmüyor. Beyindeki alıcıları bir kahraman edasıyla kapatarak uykululuk sinyalinin iletilmesini engelliyor. Böylece beynimiz aslında yorgun olduğu halde bunu fark edemiyor ve ışık hızıyla uyanıklık moduna geçiyor.

Düzenli kahve içtiğinde beynin yepyeni bir düzen ortamı kuruyor.

Her gün benzer miktarda kahve içiyorsan beynin de zamanla buna uyum sağlamaya çalışıyor. Daha fazla adenozin reseptörü üreterek kafeinin etkisini dengelemeye başlıyor. Bir nevi kahveye bağışıklık kazanmış oluyorsun. Eskiden tek fincanla hissettiğin etki zamanla hissedilmez hale geliyor. Kahve içmediğin günlerde ise bu reseptörler boş kaldığı için yorgunluk çok daha yoğun hissediliyor. Bu yüzden çoğumuz kahvesiz sabahların normalden daha zor geçtiğini düşünüyoruz.

Kortizol akışın bozulduysa kahveye daha çok ihtiyaç duymaya başlıyorsun.

Vücudun sabah saatlerinde doğal olarak kortizol hormonu salgılıyor ve doğal olarak uyanıyorsun. Fakat düzensiz uyuyorsan, yoğun stres altında veya vardiyalı bir çalışma sistemin varsa kortizol düzenin otomatik olarak bozulacaktır. Böyle zamanlarda doğal enerji desteği zayıfladığı için insanlar kahveye daha fazla yöneliyor. Kahve, eksik hissedilen uyanıklığı kısa süreliğine tamamlıyor. Bundan mütevellit bazı dönemlerde her zamankinden daha fazla kahve istediğini fark edebilirsin.

Dopamin hormonunu uçuruyor.

Kafein insanı uyandırıp kendine getirse de bunun yanında başka bir etkisi daha var. Mutluluk ve ödül mekanizmamızı da tetikliyor. Adenozin engellendiğinde, beynimizdeki dopamin seviyeleri daha serbest ve aktif bir şekilde çalışmaya başlıyor. Bu yüzden kendini bir anda daha neşeli, motive ve güne hazır hissediyorsun.

Uyku ihtiyacın arttıkça kahvenin önemi de gözünde büyüyor.

Gece yeterince uyumadığında vücudunda daha fazla adenozin birikiyor. Bu da sabahları kendini çok daha bitkin hissetmene neden oluyor. Böyle günlerde kahvenin etkisi insana mucize gibi geliyor. Hepimizi zaman zaman etkileyen bir durum bu. Ama asıl eksik olan şey uyku olduğundan bu boşluğu mutlaka sağlıklı şekilde doldurmak gerekiyor. İstersen yine kahveni iç ama uykunu da feda etme.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Genetik yapın kafeine verdiğin tepkiyi de etkiliyor.

Herkes kahveden aynı etkiyi almıyor. Bunun önemli nedenlerinden biri de esasında genetik farklılıklar. Bazı insanların vücudu kafeini çok hızlı parçalayabiliyorken bazıları çok daha yavaş sindiriyor. Bundan sebeple biri akşam kahve içip rahatça uyurken diğeri öğleden sonra içtiği kahve yüzünden gece uyuyamayabiliyor.

Dikkat süresi ve odaklanma zirve yapıyor.

Gözlerinizi açsan bile zihninin bulanık olduğu o ilk saatleri kahve hızla dağıtıyor. Kafein, beyindeki nöronların daha hızlı ve senkronize bir şekilde ateşlenmesini sağladığından prefrontal korteksi uyararak konsantrasyonu, dikkat süresini ve mantıklı düşünme becerisini artırmış oluyor. Detayları daha hızlı fark etmeye başlıyor ve karmaşık işleri planlama gücünü kendinde bulabiliyorsun.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
Kendime popüler kültür ve televizyon dedektifi diyebilirim. Televizyon ve sinemanın mutfağında yer almayı da bir o kadar seviyorum. 2019 yılından bu yana da Onedio’da ilişkiler, teknoloji, müzik ve popüler kültür odaklı içerikler üretiyorum. Yazarken sadece bilgi aktarmaktan ziyade okuyucunun kalbine dokunacak bir his bırakmayı önemsiyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın