Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

'Çözüm Sürecine Mecbur ve Mahkum Değiliz'

 > -
'Çözüm Sürecine Mecbur ve Mahkum Değiliz'

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, aba altından sopa göstermeyi sevmediklerini söyledi.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, İçişleri Bakanlığı'nda Kimse Yok Mu Derneği'ne bir kayyum atanmasına yönelik bir çalışma olmadığını söyledi. Bakanlar Kurulu sonrası konuşan Arınç, kayyum iddialarına ilişkin "İçişleri Bakanımız ile görüştüm. Bana ancak bugün haberdar olduğunu kesinlikle bakanlıkta böyle bir çalışma yapılmadığını bunun için söylemiş oldu." dedi.

Başbakanlık Merkez Bina'da Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu sona erdi. Toplantı sonrası Bülent Arınç bir basın toplantısı düzenledi ve gazetecilerin sorularını cevapladı.

Arınç'a burada bugün iki farklı gazetede hükümete yönelik yer alan iki iddia soruldu. Kimse Yok Mu Derneği'ne içişleri bakanlığı öncülüğünde yapılan bir çalışma kapsamında kayyum atanacağına iddiaları operasyon yasasının Köşk'teki hukukçular tarafından hazırlandığı, bir iki bakan dışında hükümetin paketin hazırlanmasında dahli ve bilgisi olmadığına dair iddialar sorulan Arınç, şöyle konuştu: "Bunlar iddiadır. Ne kadar ciddi olduğunu kamuoyu takdir etsin. Bahsettiğiniz iki gazete zaten malum ve müsellem gazeteler. Acaba ne kadar ciddiyeti vardır diye baktım. Düşünülmekte olduğu söylenmektedir ifade edilmektedir. Şöyle şöyle olsa böyle böyle olacağını birileri söylemektedir. Bir haber kaynağı olarak bunun yeterli ciddiyette olmadığını söyleyebilirim. Kimse Yok Mu Derneğini tanıyorum bunun izinsiz yardım toplama yetkisinin Bakanlar Kurulu kararı ile elinden alındığını biliyorum. Bunun üzerine yapılan yayınlardan payıma düşeni de fazlasıyla aldım. Ama ben mert ve dürüst bir adamım. Dün söylediğimi bugün de söylemeliyim. Kimse Yok Mu Derneği yüzlerce emsali olan yardım derneklerinden birisidir. Kamu yararına dernek sayılmıştır. Aynı zamanda farklı bir yöntem olarak da yardım toplama kanunu istisnası içine sokulmuş ve izinsiz yardım toplamasına da imkân tanınmıştır. Sonra bilebildiğimiz kadarıyla İçişleri Bakanlığı mülkiye müfettişleri ve denetçiler tarafından incelemede, belki rutin belki ihbar sayılabilecek bir incelemede izinsiz yardım toplamanın gereklerine uymadığı İçişleri Bakanlığı tarafından Bakanlar Kurulu'na bilgi verilmiştir. Orada da yardım toplama hakkı yine var kamu yararına çalışma imkânı yine var. Sadece izinsiz olarak yardım toplama yetkisi alınmıştır. Sorabileceğinizi tahmin ederek İçişleri Bakanımız ile görüştüm. Bana ancak bugün haberdar olduğunu kesinlikle bakanlıkta böyle bir çalışma yapılmadığını bunun için söylemiş oldu. Ben de merak edenler için burada tekrar etmiş olayım. Yargıda bazı değişiklikler falan. Bunların bilmem nerede hazırlandığı. Eğer Adalet Bakanlığı sunacağı bir tasarıdan bahsediyorsa bir mesele var komisyonda onunla ilgili ise Adalet Bakanlığımızın hukukçuları kanunları hazırlar biz de Bakanlar Kurulu'nda enine sonuna müzakere ederiz. En sonunda da gönderilir. Başka yerlerde hazırlandığı iddiası dayanaksız iddiadır. Bunlar kamuoyunu yanıltmaya yönelik çalışmalardır diye düşünüyorum."

PATLAYICI GASP EDİLMESİNİ TAKİP EDİYORUZ

Son haftalar Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde şiddet olaylarında ciddi bir artışın olduğunu kaydeden Arınç, son olarak Silopi’de PKK tarafından 400 kg patlayıcı maddenin bulunduğu aracın gasp edildiğini ifade etti. Arınç, olayın öğrenilmesinin arından bölgeye insansız hava aracı gönderildiğini ve taarruz helikopterlerinin sevk edildiğini belirtti. Arınç, patlayıcıları gasp edenlerin Cudi Dağı’na varmadan yakalanacaklarını tahmin ettiklerini belirterek, “ Patlayıcı madde miktarı 400 kg civarında. Esasen nakledilen patlayıcı madde miktarı bunun 3 katıdır. Eğer bölgede güvenlik güçlerimiz bulunsaydı, böyle bir sevkiyatın özel güvenlikle olmayacağı biliniyor olsaydı bu durumla karşılaşılmayacaktı.”dedi.

KAMU GÜVENLİ ÇOK ÖNEMLİ

Arınç, çözüm süreci ile kamu güvenliğinin birbirinin alternatifi olmadığını iki aydır izah ettiklerine işaret ederek, “6-7 Ekim olaylarında rastladığımız gibi cana ve mala kast eden olaylar terör olaylarıdır ve bunun azına da çoğuna da tahammülümüz yoktur. Başbakanımız bunu iki aydan bu yana her defasında söylüyor. Çözüm süreci var diye bunları makul göstermeye çalışan hiç kimseyi dinlemeyiz. Türkiye’de can ve mal emniyeti olmayacaksa, ister çözüm süreci olsun ister başka bir şey olsun, hiçbir şeyi tartışmayız. Çözüm süreci çok önemlidir ama bu hiçbir zaman insanımızın sokağa çıkarken korku duyması için sebep değildir. “diye konuştu.

ABA ALTINDAN SOPA GÖSTERMEYİ SEVMEYİZ

Arınç, temmuz ayı içerisinde PKK ile görüşmelere zemin oluşturan yasayı kanunen uygulayacaklarını belirterek, konuşmasına şöyle devam etti: “Çözüm Süreci devam ediyor ama birileri Çözüm Süreci devam ediyor diye bizden yumuşak davranmamızı beklemesin. Birileri milletin acısını duymazdan geliyorlar. Hala bir başsağlığı, geçmiş olsun dileğinde bulunduklarını duymadık. Bu olaylar yaşanmamış gibi sekretarya kurulacak, içinde ben de olacağım... Bu olayların yaşandığı bir dönemde, polisimizin, askerimizin kanı yerdeyken biri bize bunları derse onun yüzüne bile bakmayız. Siz yerdeki kana bakmayın, yol kesmeye bakmayın, patlayıcı çalmaya bakmayın... Biz nerenin hükümetiyiz? Biz aldığımız kararlar ve Meclis’in bize verdiği yetkiyle Temmuz ayında çıkardığımız kanuna harfiyen uyacağız. Bunun yapılmasının karşılığının olduğunu da herkesin bilmesi lazım. Kim ne adım atacaksa onun atılması gerekir. Biz hükümetiz, öyle aba altından sopa göstermeyi sevmeyiz. Kimse süreç gitti mi endişesine kapılmasın. Bu işin biteceği zaman da milletimize söyleriz.”

ÇÖZÜM SÜRECİNE MAHKUM DEĞİLİZ

Çözüm sürecinin kendileri için çok önemli olduğunu vurgulayan Arınç, şunları söyledi: “Çözüm Süreci’ni bu aralar ağzımıza hiç almamak gibi bir ihtiyatımız olabilir. Çözüm Süreci’ne biz mecbur ve mahkum değiliz. Çözüm Süreci bizim için çok önemlidir ama bu sadece bizim için böyle değil ki. Çözüm Süreci’ni sanki sadece biz istiyormuşuz gibi herkes her istediğini yapar ve istediğini söylerse... Çözüm Süreci başarısız olursa herkes bunun altında kalır. Adadaki şahıs da dahil siyasi uzantıları da... Bizim gösterdiğimiz itina kadar ben de bu işte söz sahibiyim diyenlerin de dikkatli olması lazım. Onlar her istediğini söyleyecek biz de Çözüm Süreci’ne sahip çıkacağız; bu iş komediye dönüşür. Evet, Çözüm Süreci’nde ısrarlı olmaya devam edeceğiz, bitiren taraf biz olmayacağız.”

ZAMAN

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir