Asaleti ve Güzelliğiyle Tüm Dünyayı Büyüleyen İngiltere'nin Buruk Prensesi Diana'nın Hayatıyla İlgili Hiç Duyulmamış Gerçekler

-

Sadece İngiltere'nin değil, tüm dünyanın sevgilisiydi Prenses Diana... İyilik dolu kalbi, insanlara sürekli yardım etmek için çabalaması, özgür ruhlu kişiliği ve cesaretiyle herkesi kendine hayran bırakan, bugün bile hala sevgi ve saygıyla anılan Prenses Diana'nın hayatıyla ilgili bilinmeyen yönleri sizler için derledik.

1. İki ablası ve bir erkek kardeşi olan Prenses Diana'nın, varlığından çoğu kişinin haberdar olmadığı ve doğumdan kısa bir süre sonra ölmüş bir ağabeyi daha vardı.

Prenses Diana'nın Jane ve Sarah adında iki ablası ve Charles adında bir erkek kardeşi olduğunu biliyoruz, ancak bilinmeyen şey Diana'dan bir sene önce doğan ve doğumundan yaklaşık 10 saat sonra hayata gözlerini yuman John Spencer adını verdikleri bir ağabeyi daha olduğuydu. 12 Ocak 1960'da doğan ve kendisine babasının adı verilen John, ne yazık ki sağlıklı doğmuş bir bebek değildi ve vücudunda çeşitli deformasyonlar vardı. John, hayata on saatten fazla tutunamadı ve öldükten sonra Sandringham Kilisesi'nin bahçesine gömüldü. Prenses Diana, John'un ölümünden tam bir yıl sonra dünyaya geldi. Kontluk için erkek çocuk isteyen ve yine bir kız bebek sahibi olan Spencer ailesi, bu dileğine ancak Charles doğduktan sonra kavuşabildi. Charles ve Diana sık sık kardeşlerinin mezarını birlikte ziyaret ettiler. Kardeşinin ölümü belki de en çok Diana'yı etkilemişti, çünkü kendisi aslında erkek olması istenen bir kız bebekti.

2. Prenses Diana'nın kız kardeşi, Prens Charles'ın sevgilisiydi.

Spencer'ların kraliyet ailesiyle olan bağı sanıldığından çok daha derindi. Prenses Diana'nın ablası Leydi Sarah McCorquodale'in 1977 yılında Prens Charles ile yaklaşık 9 ay süren bir ilişkisi olmuştu. Aralarındaki ilişkiyi romantik bir ilişki olarak nitelemek oldukça zor, çünkü Leydi Sarah'nın Prens Charles'a duyduğu hisler bir ağabey kardeş ilişkisinin ötesinde değildi. Kendisinin yıllar sonra verdiği röportaj da bunu doğruluyor: 

"Onu hiç sahip olmadığım ağabey gibi görüyordum. Aşık olmadığım biriyle evlenmem mümkün değildi, o kişi İngiltere'nin gelecekteki kralı olsa bile... Eğer o dönemde bana evlenme teklif etseydi onu geri çevirirdim."

3. Prenses Diana'nın Cindy Crawford'la ilginç bir buluşması oldu.

90'lı yıllarda pek çok gencin Cindy Crawford'a hayranlık duyduğu malum, Prenses Diana'nın biricik oğlu Prens William da bu gençlerden biriydi. Tabii, herkes Cindy Crawford'a hayranlık duyabilir ama herkesin annesi onu sarayda ağırlayabilecek bir prenses olamaz! Prenses Diana, oğlunu memnun edebilmek için Cindy Crawford'u çay içmeye davet etmişti. Cindy Crawford, 2006 yılında verdiği bir röportajda bu buluşmanın oldukça garip olduğundan bahsetti. Karşısında kendisinden hoşlanan genç bir delikanlı vardı ve ne çok şık ne de çok rüküş giyinemezdi, bir süper model gibi görünüp aynı zamanda yanlış izlenim de vermemeliydi. Cindy Crawford'u o halde düşünemiyoruz bile...

4. Kural tanımayan Diana, evlilik yeminini bile yeniden yazdı.

Prenses Diana, özgür ruhunu ve kural tanımazlığını göstermekten çekinmeyen bir genç kadındı, özellikle de söz konusu kendi düğünüyse... Kendisinden 13 yaş büyük olan Prens Charles ile olan düğün töreninde, kraliyet ailesinin klasik evlilik yeminini etmeyip kendi sözlerini eklemişti. Klasik yeminde kocasına itaat edeceğine dair söz vermesi gerekirken Prenses Diana 'itaat' kelimesi yerine "Hastalıkta ve sağlıkta onu her daim seveceğini, koruyup kollayacağını, rahat ettireceğini ve onurlandıracağını" söylemişti. Dışardan bakılınca bu basit bir hareket gibi görülebilir ama o dönemlerde bu bir skandal olarak görülmüş ve oldukça ses getirmişti. Kate Middleton da kayınvalidesinin izinden gitti ve kendi düğününde benzer bir yemin etti.

5. Annesi Frances ve babası Kont Spencer boşandıkları zaman Diana ve kardeşleri çok zor günler yaşadı. Çocuklarını alarak Londra'ya yerleşen Frances, ne yazık ki eski kocasının nüfuzuna yenik düştü.

Diana'nın anne ve babası boşandıktan sonra, anne Frances çocuklarını da yanına alarak Londra Knightsbridge'de bir apartman dairesine taşınmıştı. Noel'de akrabalarını ziyaret etmeleri için çocukları babalarının yanına gönderen Frances, eski kocasının oyununa kurban gitti. Kont Spencer, çocukları annelerinin yanına geri göndermeme kararı aldı ve onları yanında alıkoydu. Sonrasında Frances dava açıp çocukları tekrar yanına almaya çalışsa da maalesef eski kocasının nüfuz sahibi oluşu yüzünden velayetlerini kazanamadı.

6. Bir keresinde babasına tokat attı.

Prenses Diana, babası Kont Spencer'ın ikinci eşiyle gizlice evlendiğini öğrenince ona tokat attı. Dartmouth Kontesi Raine ile 1976'da ikinci kez evlenen Kont Spencer, töreni çocuklarının haberi olmadan yapmış ve onları davet etmemişti. Bu evliliği gazetelerden öğrenen çocukları içinse durum gerçekten yıkıcı olmuştu. Ablası Sarah'nın haber vermesiyle olayı öğrenen Diana, büyük bir öfkeyle babasının karşısına çıktı ve çocuklarının onun ikinci karısından hoşlanmadıklarını söyledi. Babası "Bunu biliyorum ama zamanla seversiniz, tıpkı benim gibi..." diyerek çocukların bu öfkesini görmezden geldi. Diana ise babasının bu tavrına karşılık ona tokat atarak çocuklarını incittiği bu günü asla unutmayacağını söyledi.

7. Diana küçükken balerin olmak istiyordu.

Çocukken balerin olmak isteyen ve bunun için çok çalışan Diana, ilerleyen yıllarda çok uzun boylu oluşu yüzünden baleyi bırakmak zorunda kaldı. Ancak onun baleye olan tutkusu, ölene kadar devam etti ve İngiliz Ulusal Bale Okulu'nun dansçılarına sonsuz destek verdi. Prenses Diana'nın hayatında yarım kalmış ne çok şey varmış...

8. Diana, düğününde her türlü tabuyu yıkmıştı. Kendi evlilik yüzüğünü katalogdan seçti, gelinliği ise kraliyet ailesinde o güne kadar giyilmiş en uzun eteğe sahipti.

Normalde kişiye özel tasarıma sahip evlilik yüzükleri takan kraliyet ailesindeki diğer kadınların aksine Prenses Diana kendi yüzüğünü bir mücevher kataloğundan seçmişti. Yaklaşık on bin inci ile süslenmiş olan gelinliği ise o güne kadar giyilen en uzun etekli kraliyet gelinliği idi. Prenses Diana'nın yüzüğü şu an Diana'nın büyük oğlu Prens William'ın eşi Kate Middleton'a ait.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
justice0

diananin netflixdeki the story of Diana belgeseli harika onu izleyin derim.

enk-capital

Göz göre göre öldürüldü. Kimsenin de gıkı çıkmadı. Hâlâ bu aileye gelin gidenler var. Üzülüyorum sadece.

purplecosmos

bi ben mi bıktım bu kadından da ingiliz kraliyetinden de

derdi27

Trafik kazasıymış peeh.. pisi pisine öldürdüler şerefsizler >:(

ozturk-sadri-alisik

ilginçtir bi filmi yapılmadı mesela, yapıldıda benmi bilmiyom acaba

funda-dag

bir sürü film var arkadaşım; google'da "prenses diana film" yazarsan üst sırada filmleri tek tek görebilirsin :)

ozturk-sadri-alisik

bilmiyom hiç ilgimi çekmemiştir, daha doğrusu hakkında film değil, belgesel izlemek daha güzel bence

justicegg

netflix yaptı ve çok güzel hayatımda izlediğim en etkileyici belgeseldi

Başlıklar

EvlilikİngiltereKate MiddletonPrens WilliamTokatanneçay
Görüş Bildir