Anne Adaylarına Kamu Malı Olmaktan Korunmalarını Sağlayacak 10 Tavsiye

-
2 dakikada okuyabilirsiniz

Annelik öyle bir kurum ki birden bire birey olmaktan çıkıp halka mal oluveriyorsun tabi bebek de seninle birlikte... Bilir kişilerden tutun, komşunuza, sokakta yürüyen yaşlı amcaya, kendi annenize, arkadaşlarınıza, vapurdaki teyzeye hesap verir hale geliyorsun.

1. Mıncır mıncır mıncıracaklar: Affetmeyin!

Bu dokunma olayı hamilelikte başlıyor önce karnınıza dokunan insanlar doğumun ardından bebeğe yöneliyor. Kurtulmak kolay değil, neredeyse imkansız. Mümkünse size veya bebeğe dokunanlara atın siz de bir pandik içiniz rahatlasın en azından.

2. Yediğinizle, içtiğinizle, gezdiğinizle korkutmaya çalışacaklar: İnanmayın!

Ciğer yersen yüzünde doğum izi olur, her hamile illa bir kere karın üstü düşer, saçını kesersen bebeğin ömründen gider... Tüm karanlık senaryolar  bu seride. Normalde bu batıl inançları hiç umursamayanlar bile daha duyarlı oldukları hamilelik ve lohusalık döneminde kafa karışıklığı yaşadığını kabul ediyor.

3. Nasıl doğurmanız gerektiğini de onlar söyleyecek: Bebek sizin, beden sizin, umursamayın!

Hamile kaldığının ikinci günü akla düşen ilk soru: Nasıl doğuracağım. Vay efendim normal doğum dünyanın en büyük acısı, vay efendim sezaryen doğum doktorların kolayına geliyor diye istiyor. Epiduralin riski var vs. vs... Başkalarının kafanızı karıştırmasına izin vermeyin. Doğum kolay değil ama kimse içeride kalmıyor yani öyle ya da böyle olacak. Siz kendinizi doğuma değil bebeğe odaklayın.

4. Ne kadar süre emzirmeniz gerektiğine karışacaklar: Meme sizin, bebek sizin, ne kadar emzireceğinize kendiniz karar verin!

Annelerin emzirmeyi çok kısa sürede kesmesi nedeniyle başlatılan emzirme kampanyası yurt dışında olduğu kadar ülkemizde de çokça revaçta. Evet anne sütü en sağlıklı besin (yeterli ve doğru beslenebiliyorsanız) ancak bu konuyu da anneyi boyunduruk altına alacak bir savaş aracına çevirmek çok acımasızca. Sütü olan var, olmayan var, emzirmekten hoşlanan var, rahatsız olan var...6 ay, 1yıl, 2 yıl karar sizin..

5. Doğum hatırası diye korku filmi anlatacaklar: Yemeyin!

Bu hikayelerden birkaçını hepimiz dinlemişizdir. Yemeyin, doğum çatır çatır yapılıyor acısı da biter bitmez unutuluyor. Bu doğum hikayeler erkeklerin askerlik hikayelerine rekabet olsun diye abartılıyor.

6. Her konuda yorum yapacaklar: Sallamayın!

Milletin ağzı torba değil ki büzesin, siz umursamayın gitsin. Çok kalın giydirmişsin, çok ince giydirmişsin, aç kalmış, çok yemiş, öyle sevilmez, böyle tutulmaz...

7. Bebeğinizle uyuyup uyuyamayacağınıza onlar karar vermek isteyecek: Yatak sizin, bebek sizin, gece sizin, uyku sizin.

İnsanların köpekleriyle uyuduğu bu devirde isteyen bebeğini yanında uyutur, isteyen beşiğinde. Anne, bebek, baba nasıl mutluysa her şey öyle olmalı. Böyle kuralları sallamayın, sizin gibi yapmayanları kınamayın.

8. İşe dönerseniz hiç kaçarı yok kınayacaklar: Açıklamaya çalışmayın!

9. İşe dönmezseniz horlayacaklar: Gülün geçin!

10. Bir sağa bir sola çekecek kafanızı karıştıracaklar: Rahatlayın!

İlk altı ay içinde zaten mükemmel annelik diye bir
şey olamayacağını anlıyorsunuz. Okuyun, araştırın, soruşturun, danışın sonra
kapatın her şeyin sesini rahatlayın.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
mecliseoyverme

#3 te bayılır gibi oldum şimdi iyiyim, fazla detaya inmediği için sevindim. Nedense, cinsel organların hastalıklarında detaya inince bozuluyorum. Aslında burada bilgi vermiş, umursamamayı öğütlerken kafaya takmamayı ima etmiş bir de korkunun yersiz olduğunu eklemiş. Evet, korku gereksiz, bilgi alma önemli, geveze insanları ise özet geçip bu özette mümkün olduğu kadar doğru söylenenlerin bulunması önemli. Aslında her konuda seviyeli insanlardan bilgi ve fikir almalıyız. Öğrenecek çok! Mesela bebekler yatarken, ayaklarının kaldırılmasına refleks gösterip ellerini kaldırırmış ya da buna yakın bir hareket ve bu refleks 6 aydan sonra kaybolmalıymış.

sairsel

#9 a sabahtan beri gülüyorum :))

the_war

Bir çocuk sahibi olduğunuzda çevrenizdeki insanların çoğu birer çocuk uzmanı kesiliyorlar. Size, çocuğunuzla alakalı sürekli yorum yapanlara ve olur olmadık şeyler söyleyenlere kısaca "çok biliyorsan kendi çoğuna öyle yap" deyin gitsin. Ben, genelde öyle yapıyorum.

usye

Bir anne adayının ya da annenin hal ve davranışları üzerinden iktidar savaşı vermek (ego savaşı daha mı doğru olurdu?) hayatımda görüp görebileceğim en büyük zavallılık. Yorumları okurken kölelik uygulamasının daha ağır koşullarla birlikte hortlayabileceğine ihtimal verdim.

usye

Yaşlılar, gençler, kadınlar, erkekler, çocuk sahibi olanlar-olacaklar-olmayanlar, evliler, bekarlar, öğrenciler, çalışanlar, çeşitli mesleklerden insanlar,.. herkesin benliğini geride tutması gereken, konumuna göre hareket etmesi gereken mevzular var. Hamilelik ve sonrasıyla ilgili erkeklerin merakını tahmin edebiliyorum. Ancak, parasını veriyorum o halde ülkede doğan her bebeği annesiyle birlikte kendime mal ederim anlayışı (sosyal haklardan bahsetmediğim aşikar herhalde) çok uç noktada çarpık. Konunun uzmanları dışında, anne adayı birine akıllar verip müdahale edecek, ahkam kesecek en son kişiler gelişigüzel vergi mükellefleridir. Bu en başta sağlıksızdır. Hamileye, yaşlıya, hastaya, kadına lütfettiğiniz için yer vermezsiniz, kapı tutmazsınız, sıra vermezsiniz; bunlar fiziki avantajınızdan ötürü sosyal sorumluluklardır ve modern insanın insanlık haysiyetidir. Altında bugün sana yarın bana beklentisi de yatar ve yerli yerinde bir toplumsal sözleşmedir.

Başlıklar

Savaşannehamilehamilelik
Görüş Bildir