Almanların Kendilerine Has Kurallarıyla Diğer Milletlerden Farklı Bir Yaşantıları Olduğunu Gösteren 25 Durum

-
Abone ol

Biz çok şaşırdık...😅

1. Yollardaki nizam, tamamen trafik işaretleriyle düzenlenir. Ancak bu durum, bazı zamanlarda karmaşaya da yol açabilir.

www.instagram.com

Almanya'da taşıt yollarında tek bir yerde bile trafik işaretlerinin olmadığını göremezsiniz. Ama onlara tamamen de güvenmemelisiniz. Pikabu uygulamasında şahit olduğu durumu paylaşan biri şöyle anlatıyor: " Almanya'da bir çok trafik levhası vardır. Bir süre önce gittiğim üniversiteye yakın bir bölgedeki trafik ışıkları yenileriyle değiştirilmişti ve yolu düzenleyen işçiler 'Yol yok' levhasını birkaç günlüğüne sökmüşlerdi. Zaten neden orada böyle bir levha olduğunu da anlayamamıştım. İnsanlar kaldırıma park etmeye başladığında neden levhaya ihtiyaç duyduklarını anlamış oldum."

2. Almanlar, hava kirliliğini önlemek için fazlasıyla çaba sarf ediyorlar.

www.instagram.com

Her arabanın belirli bir numarası var. Örneğin '6' numaralı arabalar 'çevreye-duyarlı' arabalardır. Bundan birkaç yıl önce, '4' numara en yüksek numarayken, teknolojinin de ilerlemesiyle bu sayı gittikçe yükseldi. Ayrıca bu numaraları her arabada görebilirsiniz. Eğer arabada bir numara yoksa, büyük bir olasılıkla en düşük numaraya sahiptir ve bu arabaların bir çoğunun, şehir merkezinde kullanılması yasaktır.

3. Almanlar, özellikle de araba sürerken oldukça sabırlıdırlar.

Trafik kuralları ne kadar ağır olursa olsun, kimse bunları ihlal etmez. Ne kadar hızlanırsanız ya da ne kadar yavaşlarsanız yavaşlayın, kimse kullandığı yolu değiştirmez ve bunun da ötesinde rahatsızlığını belirtmek için korna çalmaz. Korna çalmak pek de iyi karşılanan bir durum değildir. Bunun nedeni, eğer herkes delice kullanıyor olsaydı zaten böyle bir sorun yaşanıyor olmazdı diye düşünülmesi. Yabancılar için oldukça enteresan olan bir durum da: Trafikte 2 saatten fazla bekleyebilirsiniz ve bu yüzden de arabayı bırakıp, eve yürüyerek gidebilirsiniz.

4. Hayvanlara, onların ihtiyaçlarına, sağlıklarına ve hatta mutluluklarına saygı duymak bir sosyal normdur.

2002 yılından beri hayvan haklarının yasal olarak korunduğu ilk ülke Almanya'dır. Almanlar, hayvanlara insan gibi davranırlar. Örneğin çocuklar hayvanat bahçesinde gittiklerinde bir aslan uyuyorsa sessiz olmak zorunda olduklarını bilirler. Kozmetik ürünlerin bir çoğu ise hayvanlar üzerinde test edilmez ve sirkler yoktur.

5. Hayvan sahipleri, dükkanlara veya alışveriş merkezlerine birlikte girebilirler. Bu konudaki tek kural, köpeklerin tasma takma zorunluluğudur.

Bir restorana gittiğinizde, garson köpeğinize bir kase su getirecektir. Hatta bazı iş sahipleri, çalışanlarının evcil hayvanlarını işe getirmelerine de izin verirler. Bazen çocuklar, kreşlere evcil hayvanlarıyla giderler. Dahası, hasta ziyaretlerine köpeklerin girmesi yasak değildir.

6. Köpekler kibardır!

Neredeyse bütün köpekler kibardırlar ve sokaktan geçen insanlara ilgi göstermezler. Eğer bir köpek çok fazla hareket edip, insanları rahatsız etme boyutuna giriyorsa, köpeğin sahipleri köpeklerinin bu davranışları için özür dilerler. Ayrıca köpeği olan insanlar yıllık  24–100 euro arasında bir vergi öderler ve insanlar, bu vergi ödemesinin köpekler için şehrin temizlenmesinden dolayı yapıldığını bilir.

7. Tek bir evcil hayvan sahibi olmak yaygın değildir.

Almanlar, aynı türden iki tane evcil hayvan sahiplenmenin, onlar evde yokken sıkılmamaları için yapılması gerektiğini düşünürler. Bundan dolayı da genellikle birkaç köpek, kedi ya da tavşan sahiplenirler.

8. Birçok Alman kadın çocuklarına bakmak veya ev işi yapmak zorunda olmadıklarının bilincindedirler.

www.instagram.com

Birçok kadın kendini işine adamıştır. Doğum izni çocuk 3 yaşına gelene kadar olsa bile, çocukları 6 aylıkken kreşe gönderilebilir. Bu oldukça normal bir durumdur. Bir diğer seçenek olan bakıcılar ise, aynı anda beş çocuğa birden bakabilir. Hatta bu yüzden birçok bakıcı evini adeta bir oyun bahçesine dönüştürmüştür. Çocuk, bakıcısını sanki bir akrabası gibi görür.

9. Eğer Alman bir arkadaşınızla buluşacaksanız, evde yemek yiyip çıksanız iyi olur...

www.instagram.com

Almanlar doğum günü kutlamalarında patates salatalı makarna ya da bira ve cips ikram ederler. 'Abrissparty' olarak bilinen 'ev görmesinde' ise neredeyse aylar önce çağrılmış olmanıza rağmen yiyecek hiçbir şey yoktur ve sadece alkol vardır.

10. Şezlong tutmak neredeyse milli bir spordur!

www.instagram.com

Alman turistler, sabahın erken saatlerinde şezlonglara havlularını koyup kahvaltıya giderler, yürüyüşe çıkarlar ve hatta alışveriş yapmaya bile giderler. Bazen, tuttukları yerleri unuttukları da olur.

Bir kadının blogunda Alman turistlerin bu alışkanlığı için yazdıkları ise şöyle: "Dünyadaki hiçbir millet, gece ya da sabahın erken saatlerinde şezlong tutmak için böyle bir şey yapmaz! Lütfen kullanmayacağınız yerleri işgal etmeyin."

11. Ortalama bir Alman yılda 240 kilo kağıt kullanır. Bundan dolayı da Almanya en büyük kağıt üreticisidir.

İnsanlar neredeyse her belgenin basılı halinin daha iyi olacağını düşünür. Bunun nedeni bürokrasinin oldukça kuvvetli olmasından kaynaklanır. Telefonunuza bir SIM kart bile alıyor olsanız, karşınızdaki satıcıya bu kişinin siz olduğuna dair bir çok belge götürmek zorundasınız.

12. Evinize arkadaşlarınızı çağırmak pek yaygın bir durum değildir.

Evinizde arkadaşlarınızla çay içerek uzun muhabbetler etmek Almanya'da pek rastlanan bir durum değildir. Kimse biriyle buluşacağı zaman onu evine davet etmeyi düşünmez çünkü Almanlar restoranda buluşmak varken evde olmanın gereksiz olduğunu düşünürler. Evin mahrem olduğu düşüncesinden gelen bu durumdan dolayı evlerine kimseyi almak da istemezler.

13. Markette sıra beklerken uymanız gereken kurallar vardır.

Aslında bizim kültürümüze pek de uzak olmayan durumlardan biri de, arkanızda 1-2 parça ürünle bekleyen bir kişiye sıra vermek oldukça normal ve yazılı olmayan bir kuraldır.

14. Kreşe ya da anaokuluna giden çocuklar kirli kıyafetler giyerler.

Eğer iyi giyimli küçük bir çocuk görürseniz bilin ki o Alman değildir. Çocukların sürekli kıyafetlerini kirlettiklerini düşünecek olursak ne yalan söyleyelim bize garip gelmedi.

15. Çocukların çoğu intizamlı durmaz.

www.instagram.com

Okullarda ya da kreşlerde üniforma yoktur bundan dolayı çocuklar genellikle kot-tişört giyerler. Kızlar genelde saçlarını taramazlar. Hatta saçlarını at kuyruğu yapan bir kız çocuğu görmeniz bile oldukça zordur. Bunun nedeni ise Alman ailelerinin, çocuklarına erken yaşta sorumluluk bilinci vermeye başlaması ve peşlerinden koşmamasıdır. Eğer evleri okula yakınsa, aileler çocuklarını okuldan almazlar. İlkokula giden çocuklar bile eve kendileri dönerler.

16. Erkek anaokulu öğretmenleri çok fazladır.

Çocuğun gelişiminde kadın öğretmenlerin olduğu kadar erkek öğretmenlerin de oldukça etkisi olduğunu düşünen Almanlar, ayrıca bekar kadınların çocukları için de bunun önemli bir gereksinim olduğunu düşünürler.

17. Sigortalar oldukça farklı olsa da herkesin mutlaka vardır.

Herkesin sigortasının olmasının nedeni Almanya'daki sağlık sisteminin oldukça pahalı olmasından kaynaklıdır. Özellikle de hamile kadınlar için oldukça mühim olan bu sigorta; çocuğun doğumuna hazırlığı, doğumu, gerekli prosedürleri ve evde yapılan kontrolleri de kapsıyor. Hatta seyahat sigortanızın olup olmaması sizin ne kadar süre seyahat edeceğinize bile etki eder.

18. Toplu saunalarda bir şey giymek zorunda değillerdir.

Genellikle bizler hamamda peştemal ya da saunada havlu kullanıyor olsak da, Almanlar hijyenik olmadığını düşündükleri için bunları kullanmıyorlar. Kıyafetle terlemenin, kıyafetsiz terlemeden daha kötü olduğunu düşünüyorlar. Bu durum turistleri oldukça şaşırtıyor olsa da, kadın ve erkekler için saunalar aynı bizdeki hamamlar gibi ayrı kullanılıyor. Tabi saunaya temas eden yerlerinin altına sermek için havlu kullanmak zorunda olduklarını hatırlatmamızda da fayda var.

19. Çok hasta olmasanız bile işe gitmeyebilirsiniz.

Bize bir yerden tanıdık gelen bir diğer durum ise bir doktoru, hasta olmamanıza rağmen rapor vermesidir. Sadece bu durumu önlemek için bazı şirketlerin kendi anlaşmalı oldukları doktorlar vardır ve bazen iki doktorun farklı teşhislerde bulunmasından kaynaklan bu durumlar için çalışan özel avukatlar bile vardır.

20. Almanlar iş saati satın alabilirler.

Bizdeki prim ödemesine benzer olan bu sisteme göre iş verenler, çalışanların şirkette geçirdikleri saati kaydederler. Mesela, eğer çalışan gelen 2-5 bin euroluk ikramiyeyi istemezse bunu çalışma saati yerine saydırabilir. Bu şekilde de daha erken emekli olabilirler. Örneğin, eğer her hafta 2 saat fazla çalışırsanız, senenin sonunda toplam 90 saate yakın fazla mesainiz olur. Gelen 2800 euroluk ikramiyenizle 100 saat satın alabilirsiniz. Toplamda edindiğiniz 190 saat fazla mesaiyle, 20 yılda 3800 saat kâr edebilir ve emekli olmadan 22 ay önce ücretli izne çıkabilirsiniz. Eğer emekli olmadan önce şirketten ayrılırsanız bile, bunu ekstrayı zamandan paraya çevirebilirsiniz.

21. Devlet grafitiye izin verir.

Alman devleri, sokak sanatçılarının duvarlardaki kötü yazıların üstünü kapatmak için yaptıkları grafitiye izin verir. Bunun tek koşulu ise yapılan çalışmanın, su ve enerji gibi çevreyle alakalı bir şeyle ilgili olması ya da ofansif bir tasarım yapılmamasıdır.

22. Akşam yemeğine “Abendbrot” yani 'Akşam ekmeği' denir.

Çocuklar neredeyse bir yaşından itibaren akşam yemeği için sandviç hazırlamaya başlarlar. Almanyaya taşınıp bir Almanla evlenen kadının anlattığına göre, eşi 'Akşam yemeği için hangi restorana gidelim?' diye sorduğunda, 'Sandviç yeriz.' cevabını vermiş ve eşi ona 'Şimdi gerçek bir Alman oldun.' diye karşılık vermiş.

23. Sifon çekmek bile onlar için daha farklı...

Eğer klozetin içinde koku yapacak ya da bakteri üremesine neden olmayacak herhangi bir peçete veya yerden alınıp atılmış bir mendil varsa sifonu çekmez ve bir sonraki tuvalete girecek insanla gitmesini beklerler.

24. Bir Alman spor yapmıyor olsa bile en azından haberlerini takip eder.

Güzel iklimi ve ücretsiz spor sahalarından dolayı neredeyse herkes spor yapar. Çok meşgul olan insanlar ise futbol ve tenis gibi maçları izlemeyi tercih ederler.

25. Yazılı olmayan bir kural: Pazar günleri çıt çıkmayacak!

Apartmandan taşınacaksanız veya süpürge çalıştıracaksanız, pazar günü çok yanlış bir zaman olabilir. Birçok insan sadece pazar günü izinli oldukları için özellikle de 13:00-15:00 ve 22:00-07:00 arasında şehir merkezinde bile insanlar olabildiğince sessiz hareket eder ve gürültü yapmamaya çalışırlar.

Bonus:

Almanya'daki sakuralara da bir bakın!

Peki siz bu kurallar hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarda buluşalım...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
o5m4n

Almanya ? Şu emisyon skandallariyla calkalanmis olan Almanya mi havayi kirletmemeye önem gösteriyor ? Yapmayin dostlar lütfen bu kadar kör olmayalım .

nomadsoul

İşkembeden salla, ya tutarsa.

zafer-conkerderlerdendegil

#6 "Neredeyse bütün köpekler kibardırlar ve sokaktan geçen insanlara ilgi göstermezler" köpeklere mi sordunuz a.m.k?

ferrmason

Hasta olmadan işe gitmeyebilirsiniz konusunda şunu diyebilirim, 3 ya da 4 hafta ya da sık sık doktordan krank kagıdı yani hasta olduguna dair belge aldığında %90 işten kovulursunuz. Hasta oldugunuzda maaşınızın %80 inini alırsınız. Bu parayı işveren kendi öder. Bu yüzden krank patlatmak hoş karşılanmaz işveren tarafından.

ferrmason

Önümüzde ki hafta, bir Alman şirketinde işe girecegim, bana bewerbung yani kişisel bilgileri içeren bir yazı yazmamı istediler. Yazı 8 sayfa sürdü, eğer yazıda bir virgül, bir nokta, ya da bir hata yap, 10 saat hazırladığın bewerbunga bakmadan çöpe atıyorlar.

malik-gurdogan

Almanlar bu disiplini fazla kaçırıyorlar galiba .

Görüş Bildir