Akraba Evliliği ve Kalıtsal Hastalıklar Yüzünden Hayatı Heder Olan Kraliyet Ailesi Mensupları

-
5 dakikada okuyabilirsiniz

Kraliyet aileleri, akrabalık ilişkilerini bambaşka boyutlara taşıyıp 'safkan' bir soy elde etmenin peşindeydi. Evlilikler asil kanın bozulmaması için aynı kanı taşıyan bireyler arasında gerçekleşiyordu. Peki, böylesi bir planda ne ters gidebilirdi? Tabii ki, her şey! 

Akrabalığın neden olduğu doğum kusurları, Rusya'dan Portekiz'e kadar ve hatta kardeş evliliğinin kutsal kabul edildiği Antik Mısır'da oldukça yaygındı. Bakalım, kraliyet ailelerindeki akraba evlilikleri ve kalıtsal hastalıklar yüzünden kimlerin hayatı zehir olmuş...

1. İspanya Kralı II. Charles

Habsburgların birbirleriyle evlenme merakını ve soylarını ne kadar çok 'saf' tutmaya çalıştıklarını duymuşsunuzdur. İşte bunun da etkisiyle, buradaki tüm soyluların içinde İspanya Kralı II. Charles belki de hastalıklar açısından en dertli olanıydı. Öyle ki, hem kendisinin hem de diğer aile bireylerinin alametifarikası olan bu çene ve dudak yapısı, tıp literatüründe 'Habsburg Çenesi' ya da 'Habsburg Dudağı' olarak anılmaya başlandı. Büyük dili, dışarıya doğru çıkık çenesi ve bozuk diş yapısı yüzünden çiğneme zorluğu yaşıyor ve salya akıtıyordu.

Tabii, II. Charles'ın sorunu sadece çenesi değildi...

Beş yaşına kadar anne sütüyle beslendi ve hiç resmi eğitim almadı. Dört yaşına kadar konuşamadı, sekiz yaşına kadar da yürüyemedi. Bir yetişkinken bile iletişimi bozuk ve neredeyse anlaşılmazdı. Zeka geriliği vardı ve aynı zamanda da iktidarsızdı. Bu yüzden öldüğü zaman ardında bir veliaht bırakamadı.

2. İngiltere Kralı III. George

Halk arasında "Deli Kral" olarak da bilinen III. George'un akıl sağlığının yerinde olmadığı bilinen bir gerçek, ancak kendisinin aslında deli değil de porfiria hastası olduğu tahmin ediliyor. Bu hastalığın belirtileri arasında hastanın idrarının mavimsi mor renkte olması, görsel ve işitsel halüsinasyonlar görme, zihin bulanıklığı ve paranoya yer alıyor. Kral III. George'un gösterdiği semptomlar bu hastalıktan muzdarip olduğunu gösteriyor. İyileşmek için ağır tedaviler gören kralın, paranoyası yüzünden saltanatının son on yılını saklanarak geçirdiği, en sonunda da görme ve işitme kaybı yaşadığı biliniyor.

3. Portekiz Kraliçesi I. Maria

Mental hastalıklar, Kraliçe Maria'nın ailesinde oldukça yaygındı. Bunun sebebi ise aile içerisindeki akraba evlilikleriydi. Kendisi gibi akli dengesi yerinde olmayan amcasıyla evli olan Maria, halüsinasyonlar görür, sıklıkla inler ve küçük bir kız çocuğu gibi giyinirdi.

4. Aleksey Nikolayeviç Romanov

Çarlık Rusyası'nın son hakimi Çar II. Nikolay ve eşi Aleksandra Fyodorovna'nın en genç çocukları ve tek oğulları Aleksey Nikolayeviç Romanov, hemofili hastasıydı. Bilindiği kadarıyla Romanov Hanesi'nde başka hemofili hastası yoktu, ancak Aleksandra'nın soyunda hemofili vakaları görülmüştü. Aleksey'in hastalığına umutsuzca bir çare arayan ailenin yolu, doğa üstü güçleri olduğuna inanılan Grigory Rasputin'le kesişince işler herkes için kötüye gitti. Malumunuz, sonradan bütün aile bir bodrum katında kurşuna dizildi...

Rasputin'in hikayesini merak edenler için konuyla ilgili bu içeriği de şöyle bırakalım.

8 Madde ile Rusya'nın Şeytanı Olarak Bilinen, Öldürülemeyen Bir Ölümlü: Grigory Rasputin - onedio.com
8 Madde ile Rusya'nın Şeytanı Olarak Bilinen, Öldürülemeyen Bir Ölümlü: Grigory Rasputin - onedio.com

5. Kastilyalı Joanna

Kastilyalı Joanna'nın akli dengesi yerinde değildi ve bunda bahtsız kaderinin yanı sıra nesillerdir akraba evlilikleri yapan Trastámara Hanesi'nin bir mensubu olmasının da etkisi vardı. Kocası Yakışıklı Philip'e deli gibi aşık olan bu kadın, defalarca aldatmış olmasına rağmen ondan bir türlü vazgeçemiyordu. Kocasının ölümünden sonra günlerce cansız bedenine sarılıp ağlayan Joanna'nın, zaman zaman Philip'in cesedini topraktan çıkarıp öptüğü söyleniyor.

6. Mısır Firavunu Tutankamon

Tutankamon'un mumyalanmış cesedi, 1922 yılında bir arkeolog tarafından bulundu ve firavunun neden ölmüş olabileceğine ilişkin pek çok test yapıldı. Tutankamon'un erken yaşta ölmesi ve ardında bir veliaht bırakmamış olması, akıllarda kalıtsal bir hastalığı olabileceğine dair soru işaretleri bırakmıştı.

Yapılan DNA testleri sonucunda Tutankamon'un anne ve babasının kardeş oldukları belirlendi.

Büyük ihtimalle kendisinde yarık dudak, yumru ayak, eğri kafatası ve zayıf bir bağışıklık vardı. Ayrıca ensest ilişkinin sonucu olan bir kan hastalığı ve hormonal bozukluğu olduğu da düşünülüyor. Siyasi bir cinayete kurban gitmiş olabilmesinin yanı sıra ağır sıtmadan veya kalıtsal bir hastalıktan ölmüş olma ihtimali de hafife alınamayacak kadar yüksek...

7. Avusturya İmparatoriçesi Elisabeth

Güzel ama sorunlu İmparatoriçe Elisabeth, tuhaf davranışları ile tanınan bir hanedandan geliyordu. Örneğin, eksantrik kişiliği ile tanınan Bavyera Kralı II. Ludwig, Elisabeth'in kuzeniydi. Elisabeth, 16 yaşındayken bir diğer kuzeni Avusturya İmparatoru Franz Joseph ile evlendi ve imparatoriçe oldu. Elisabeth'in ruhsal rahatsızlıklar yaşadığı, güzel olmak için kendini aç bıraktığı, her daim mutsuz ve depresif göründüğü biliniyor. Köklerinin durumu göz önünde bulundurulursa, sorunu çok da uzakta aramamak lazım...

8. Bavyera Kralı II. Ludwig

Kuzeni Elisabeth gibi Kral II. Ludwig de Wittelsbach Hanedanı'nın bir üyesiydi. Hanedan mensupları nesillerdir birbirleriyle evleniyordu ve bu yakın akrabalığın etkisi, izlerini ailenin bir sonraki üyelerine bırakıyordu. Fantezi dünyasında yaşayan ve gerçeklikten kopan Ludwig, kendini kuğu şekilli tekneler ve kaleler inşa etmeye vermişti. Çılgınca tavırları ve kraliyet işleriyle ilgilenmeyişi yüzünden herkese zorluk yaşatan Ludwig'in ölümünün ardından tahta kardeşi Otto geçti. Ancak Otto'nun ondan bile daha deli olduğu anlaşıldı...

9. İngiltere Kraliçesi Victoria

Çariçe Alexandra'nın büyükannesi Kraliçe Victoria, tıpkı torununun oğlu Aleksey gibi hemofili hastasıydı. Hemofili, X kromozomunda taşındığından kadınlarda hemofili görülebilmesi için ebeveynlerinin hasta veya taşıyıcı olması gerekir. Anlayacağınız, Kraliçe Victoria'nın başını yakan da akraba evliliği oldu. Kraliçenin bir çocuğu ve beş torunu hemofili yüzünden hayatını kaybetti.

10. Kleopatra

Kleopatra, popüler kültürde ince figürü ve göz kamaştırıcı güzelliği ile bilinmesine rağmen işin aslı pek de öyle değilmiş, ne yazık ki... Arkeologlar, Kleopatra'nın obez olduğunu ve bunun altında yatan en önemli sebebin de ailesindekilerin ensest evlilik merakı olduğunu düşünüyorlar. Kleopatra'nın kız ve erkek kardeşleri de benzer sorunlardan muzdaripmiş. Oldukça şaşırtıcı...

11. Avusturya İmparatoru I. Ferdinand

Avusturya İmparatoru II. Franz, ilk kuzeni Marie-Therese ile evlendi, ancak bu evliliğin bedelini oğulları ödedi. Ferdinand, akıl sağlığını ve motor becerilerini ciddi şekilde etkileyen bir hidrosefali hastasıydı. Aynı zamanda Habsburg çenesi ve epilepsiden muzdaripti. Kafası da bedenine göre oldukça büyüktü. Bütün bunlara rağmen 18 yıl boyunca tahtta kalmayı başardı. Kendisini tebrik etmek lazım gerçekten...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
naci-thompson

bunlar evrene hükmetse ne lan onca dertle ***.

rasime-yildirim

Kleopatra deyince aslında herkes VII. Kleopatra'dan bahseder. Kendinden öncekileri geride bıraktı. Çok zeki bir kadındı ayrıca. Sizin bahsettiğiniz Kleopatra hangisi?

justice_fighter

işte ensestliğin ve pisliğin sonu.Allah'ın sopası yok..

alkazak_wmn

Ensestte son nokta resmen

feyk

pek cogu dogru ama bazilarinda grip olsa, sekeri ciksa enseste baglamissiniz. ozellikle kleopatra. kac tane dili cok iyi seviyede bilen, cok derin entellektuel birikime egitime sahip, ilaclar ve zehirler konusunda uzmanligi olan, hatta bu alanda kitap yazmis kesinlikle cok zeki ve donanimli bir insan. belki guzelligi ile, belki zekasiyla o yada bu sekilde bilinen dunyanin en guclu erkeklerini bir degil 2 kere kendine baglamayi becermis biri bos olamaz. bazi ustun meziyetlere sahip oldugu asikar. gelmissiniz ensestden obezdi diyorsunuz. o kadar kusuru olmayan kac tane insan var. anne baba arasindaki akrabalik seviyesi artikca sakat dogum ihtimalide artiyor ama her zaman her seferinde sakat cocuk dogacak diye kural yok.

ufukdiyoki

Filmlerle aklımıza kazınan kleopatra imajının aşırı zayıf olması ilginç. Kleopatra denince aklıma zayıf, cazibeli, kadınlığını konuşturan bir görüntü geliyor. Sırf günümüzün güzellik anlayışına uygun olsun diye kadının yetenekleri ve zekası ikinci plana atılmış.

fikret-jale

sakat doğum olmasa bile , insanın midesi ve mezhepi bunu nasıl kaldırıyor o düşündürücü. kardeşim akraba demek, kardeş demek,kardeş demek can demek. mide bulandırıcı hemde çok

feyk

ahlak normlari, ozelliklede cinsellikde devre gore gore, kulture gore o kadar buyuk farkliliklar gosteriyorki, sizin benim icin kabul edilmez, midemizin almiyacagi seyler tarihde bazi toplumlarin gundelik gercegi, normali olabiliyor.

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

AvusturyaBavyeraBodrumEvlilikİngiltereİspanyaMısırPortekizRusyaanne
Görüş Bildir