2 Milyon TL Maaşla Türkiye'nin En Çok Kazandıran Mesleği: Şartları Yüzünden Çalışacak Eleman Bulamıyorlar
Türkiye’nin stratejik denizcilik ve enerji yatırımlarında kritik bir rol üstlenen sualtı kaynakçılığı, sunduğu astronomik gelir imkanına rağmen kronikleşen bir iş gücü açığıyla mücadele ediyor. Gemi onarımlarından doğalgaz arama platformlarına kadar geniş bir yelpazede hizmet veren bu meslek grubunda, nitelikli bir uzmanın aylık kazancı primler ve tehlike tazminatlarıyla beraber 2 milyon TL seviyesini geride bırakıyor. Sektör temsilcileri, 150 bin TL gibi yüksek taban maaş tekliflerine dahi başvuracak yetkin personel bulmakta zorlandıklarını belirtiyor.
Detaylar 👇
Derinliklerdeki çalışma koşulları ileri düzey uzmanlık ve dayanıklılık gerektiriyor
Bu mesleği icra edenler, suyun yaklaşık 20 ila 50 metre altında, yüksek basınç ve zifiri karanlık gibi ekstrem koşullarda görev alıyor. Sualtı kaynakçılarının hem profesyonel düzeyde dalgıçlık yetisine hem de hatasız kaynak yapabilme kabiliyetine sahip olması büyük önem arz ediyor. Elektrik çarpması riski, dondurucu su sıcaklığı ve güçlü deniz akıntıları gibi unsurlar, işin zorluk derecesini en üst seviyeye taşıyor. Bu ağır fiziksel yük nedeniyle çalışanların çoğu, mesleki kariyerlerini 50 yaş civarında sonlandırmak mecburiyetinde kalıyor.
Uluslararası geçerliliği olan sertifikasyon süreci adaylar için zorlu bir engel teşkil ediyor
Yüksek kazanç potansiyeline rağmen eleman açığının kapanmamasının temelinde, eğitim sürecinin maliyetli ve zahmetli yapısı bulunuyor. Adayların öncelikle profesyonel dalgıç belgesi alması, ardından İstanbul Gedik veya Ege Üniversitesi gibi yetkili merkezlerde uluslararası standartlara uygun teknik eğitimleri başarıyla tamamlaması şart koşuluyor. Teorik bilginin yanı sıra gerçek deniz ortamında yapılan pratik sınavları da kapsayan bu süreç, ciddi bir disiplin ve finansal yatırım gerektiriyor.
Genç neslin ağır iş kollarından uzaklaşması sektörde dışa bağımlılık riskini artırıyor
İş gücü piyasasındaki eğilimlerin beyaz yakalı pozisyonlara kayması, sualtı kaynakçılığı gibi 'altın bilezik' değerindeki teknik branşlarda boşluk oluşturuyor. Tersaneler ve inşaat firmaları, yerli uzman eksikliğini gidermek adına Uzak Doğu ülkelerinden personel transfer etmeyi alternatif bir çözüm olarak değerlendiriyor. Deprem bölgelerindeki yapılaşma çalışmaları ve büyük ölçekli altyapı projeleri talep artışını tetiklerken, arz tarafındaki bu eksikliğin Türkiye’nin denizcilik hedefleri önünde bir engel teşkil etmesinden endişe duyuluyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!






Yorum Yazın