2,5 Yaşındayken Kaçırılmıştı! 21 Yıl Sonra Oğluna Kavuşan Aile: 'Hayatımızı Çaldılar'

 > -
5 dakikada okuyabilirsiniz

İskenderun'da 2,5 yaşındayken kaçırılan oğlu Gürsel Selam'ı bulmak için Türkiye'nin dört bir yanında çalmadık kapı bırakmayan İbrahim Selam'ın hasreti, 21 yıl sonra sona erdi. Yakınlarını Kaybetmiş Aileler Derneği sayesinde oğluna kavuşan İbrahim Selam, ' Onlar sadece Gürsel'in hayatını çalmadılar, annesinin, benim hatta tüm sülalemizin hayatını çaldılar. Kolay bir süreç değildi' dedi.

Gürsel, 2,5 yaşındayken sokakta kayboldu.

Atiye Selam, 3 Ekim 1997'de 2,5 yaşındaki oğlu Gürsel ve 10 aylık kızı Emine ile yaşadıkları İzmir'den İskenderun'a hasta annesini ziyarete gitti. Bir sabah kucağındaki kızı ve elinden tuttuğu oğlu ile bakkaldan dönen Atiye Selam, bir köpek yavrusuyla sokakta oynayan çocukları gördü. Atiye Selam, oğlunun köpek yavrusuyla oynamak istemesi üzerine, kızını eve bırakıp geri geldi. Mahalledeki çocuklar yavru köpekle oynamaya devam ederken Gürsel'in orada olmadığını gören Atiye Selam, sokaklarda oğlunu aramaya başladı.

Atiye Selam, kendi çabalarıyla, komşuların desteğiyle arama çalışmalarına başladı.

Karakola başvuran ancak 24 saat geçmeden kayıp başvurusu kabul edilmeyen Atiye Selam, kendi çabalarıyla, komşuların desteğiyle arama çalışmalarına devam etti. 24 saat sonra polis devreye girdi ancak 21 yıl boyunca Gürsel'i arama çalışmaları sonuç vermedi.

Oğlunu bulmak için çalmadık kapı bırakmayan baba İbrahim Selam, Türkiye'nin neredeyse yarısını dolaştı. Kayıp yakınlarını buluşturan YAKAD'a ulaşan İbrahim Selam, dernek aracılığıyla arama çalışmalarını sürdürdü.

Umut Otobüsü üzerine, çakmaklara, kibritlere, takvimlere Gürsel'in fotoğrafları basıldı.

Oğlunu bir gün bulacağına olan inancını 21 yıl boyunca hiç kaybetmeyen baba İbrahim Selam, hayatlarına bir kabus gibi çöken o günden sonra yaşadıklarını anlattı.

Olayı duyunca İzmir'den İskenderun'a gelen İbrahim Selam, savcılığa ve karakola her türlü müracaatı yaptıklarını, o tarihten bu tarihe kadar 30'un üzerinde il ve ilçede oğlunu aradığını söyledi.

Her yere, her caddeye, her sokağa baktığını, gazete ilanlarıyla, televizyon programlarıyla oğlunu aradığını ifade eden Selam, "Bana göre yapmadığım hiçbir şey kalmamıştı. Her yaz çalışıp, kışın oğlumu arayarak 21 yıl geçirdim. Maddi, manevi her şeyimi vererek, canımı bile hiçe sayarak bıkıp, usanmadan oğlumu aradım." dedi.

İbrahim Selam, kayıp oğlunun kendisini bulma hikayesini şöyle anlatıyor.

"17 Temmuz'da benim sosyal medya hesabıma bir mesaj düştü. Yurt dışında olduğumdan ve işlerimin yoğunluğundan geç baktım. 'İbrahim Bey acil sizinle konuşmam gerekiyor, bir konu hakkında. Lütfen dönüş yapın' diye mesaj gelmiş. Ben de kendisine 'Benim bir tek önemli konum var, o da kayıp oğlum Gürsel. Başka hiçbir konu önemli değildir' dedim. Gürsel bunun üzerine bana çocukluk fotoğrafını attı. 'Bu ben miyim? Sen benim babam mısın?' deyince, dünya tersine döndü."

Kaçırılan Gürsel, Antakya'da bir aileye verildi.

Gürsel, kendisini kaçıran kişi tarafından, Antakya'da çocukları olmayan bir çifte, ''Bu çocuğun anne-babası İzmir'de selde boğularak öldü" denilerek verildi. Gürsel'in gerçek ailesi de çocuklarını bulabilme ümidiyle İzmir'den Kırıkhan'a taşındı. Gürsel, yıllar sonra eğitimini tamamlamış, mesleğini eline almış, bilinçli bir genç olarak hayatını sorgulamaya başladı. Üvey ailesine kendisiyle ilgili sorular soran Gürsel, 15 yaşına geldiğinde gerçeği öğrendi. Gürsel'in, YAKAD aracılığıyla babasına ulaşması, kaybolduktan 21 yıl sonra ailesine kavuşmasını sağladı.

'Öyle bir süreç ki anlatılması mümkün değil'

Gürsel'in gönderdiği fotoğrafları eşi Atiye Selam'a gönderdiğini, irtibata geçmesini istediğini anlatan İbrahim Selam, oğluna kavuşacak olmanın heyecanını şöyle aktardı:

"Ben yurt dışından 2 gün sonra dönebildim. Çünkü hemen bilet bulamadım. O 2 gün çok zor geçti. Kapıyı bulamıyordum. Odadan çıkayım derken, banyoya giriyordum. Üzerine bir şeyler giyeceksin, giyemiyorsun. Birini araman gerek, numarasını bulamıyorsun. Bilet için mi koşturayım, müdüre mi söyleyeyim. Öyle bir süreç ki anlatılması mümkün değil. Kendimde değildim. 21 senedir tuttuğunuz duygularınız, hüzünleriniz, kederleriniz... Bir anda eliniz ayağınız boşalıyor. Bunu anlatmak mümkün değil. Aklımda hiçbir soru yok. Bir an önce gideyim de oğluma sarılıp, koklayayım diyorum. Zaten o 2 gün uyuyamadım. Daldığımda rüyadayım sanıyordum. Son 4 günde 1 saat uyuyamadım. Uykum da gelmiyor zaten. Allah'ıma binlerce şükürler olsun."

'Oğlumu büyüten aileye kin ve nefret duymuyorum'

Oğlu Gürsel'i büyüten aileye kin, nefret, öfke duymadığını dile getiren anne Selam:

"Suçluların bulunmasını istiyorum. 21 yıllık süreç çok zor geçen bir süreç. Keşke her şeyi anlatabilsek bir kerede ama çok şey var. Mesela haber programı seyrediyorsunuz, orada yakalanan hırsızlar, suç örgütleri oluyor. Onların arasında acaba benim de oğlum var mı diye bakıyorum. Öldürülen suçlu insanlara bakıyorsunuz. Cezaevindeki kayıtlara bakıyorsunuz, acaba orada mı diye. Birçok ilde tüm dilenci, tinerci çocukların tek tek yüzlerine bakıyorsunuz. Benim çocuğum da içlerinde olabilir mi diye."

Yıllarca ailesinin evinin yakınındaki markete gitmiş.

Anne Atiye Selam, Gürsel'in kendilerine 20 dakikalık mesafede yaşadığını ve zaman zaman Gürsel'in evlerin karşısındaki bir marketten alışveriş yaptığını anlattı:

"Kendisi ile iletişime geçtiğimizde sadece 'gitme' dedim. Ben seni kaybetmek istemiyorum, gitme, geliyorum seni almaya dedim. Buradan amcası ve iki kardeşiyle yola çıktık, gittik. Meğer oğlum 20 dakikalık yoldaymış. Evimin karşısında bir market var, zaman zaman oraya gelirmiş. Bana sonra kendisi 'Anne ben buraya geldim defalarca. Burası beni çekiyordu. Anneciğim ben buralardan ayrılamıyordum' dedi. Çok büyük bir mutluluk."

'Bu kavuşmayı bir mucize olarak görüyoruz'

Gürsel Selam'ın kendisine verilen bilgiler doğrultusunda gerçek anne-babasının hayatta olmadığını ancak kardeşlerinin yaşıyor olabileceği umuduyla YAKAD'a ulaştığını ifade eden YAKAD Başkanı Zafer Özbilici, "Gürsel Selam, yaptığımız çalışmaları takibe almış. Daha sonra Gürsel Selam adında bir çocuğun arandığını fark ediyor ve 'acaba ben bu olabilir miyim?' diyor. Elindeki resimlerle, bizim sitedeki resimleri karşılaştırıyor." dedi.

Kardeşlerini bulma umuduyla YAKAD'a ulaşan Gürsel Selam'ın "öldü" denilen anne-babasını sağ bulmasının ikinci bir sürpriz olduğunu anlatan Özbilici: 

"Bu kavuşmayı bir mucize olarak görüyoruz. Son zamanlarda kaybolan, kaçırılan çocukların büyük bir kısmı ölü olarak bulunuyor. Tam umudumuzu kaybettiğimiz noktadaydık."

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

İzmirPolisSosyal Medyaanne
Görüş Bildir