157 Metrelik Sır Çözülüyor: Türkiye'deki "Nuh'un Gemisi" Formasyonunda Sondaj Başladı
Doğu Türkiye'de Ağrı Dağı'nın eteklerinde yer alan, gemiye benzeyen Durupınar oluşumunda sondaj çalışmaları resmen başladı. ABD merkezli Noah's Ark Scans ekibi, toprağın metrelerce altından örnekler çıkararak formasyonun kökenini bilimsel olarak çözmeye çalışıyor. 1959'da bir hava fotoğrafıyla keşfedilen ve 157 metrelik uzunluğuyla Nuh'un Gemisi'nin Tevrat'taki ölçüsüne şaşırtıcı biçimde yakın olan yapı, onlarca yıldır tartışma konusu. Ekibin sözcüsünün tartışmalı geçmişi ise projenin bilimsel ciddiyetine gölge düşürüyor.
Ağrı Dağı'nın eteklerinde sondaj makineleri ilk kez toprağın altına indi
Ekibin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, 'Gemi formasyonunun tepe noktası olduğuna inandığımız yerde duruyoruz, arkada ise Ağrı Dağı yükseliyor' ifadeleri kullanıldı. Aynı paylaşımda, çıkarılan her karot örneğinin laboratuvarlarda ayrıntılı incelemeye gönderileceği belirtildi.
Onlarca yıldır süren 'Durupınar aslında nedir' tartışması, ilk kez yüzeyin altına inilerek somut verilerle test edilmeye çalışılıyor.
1959'da bir subayın uçak fotoğrafıyla fark edilen oluşum, Nuh'un Gemisi'nin ölçüleriyle örtüşüyor
2026 yılında başlatılan proje, alanda bugüne kadar yapılmış en kapsamlı bilimsel çalışma olarak tanıtılıyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nden Prof. Dr. Cenker Atila'nın koordinatörlüğünü yaptığı ekipte, La Trobe Üniversitesi'nden robotik uzmanı Dr. Robert Ross da yer alıyor. Ross'un tasarladığı ve 'Gopher' adı verilen robot, yer altındaki olası boşluklara sokularak kamera görüntüsü ve toprak örneği toplayabiliyor.
Beş farklı ülkeden yaklaşık 20 bilim insanı ve öğrencinin katıldığı çalışmada hassas GPS haritalaması, dijital arazi modellemesi ve yer radarı taraması da kullanılıyor. Proje yürütücüleri, toprağın altında bir gemi olduğu varsayımıyla değil, şeklin tamamen jeolojik mi yoksa insan eliyle şekillendirilmiş bir iz mi taşıdığını anlamak amacıyla yola çıkıldığını vurguluyor.
Projenin sözcüsünün geçmişi, bilim insanlarının temkinli yaklaşmasına neden oluyor
Sondajın başladığını duyuran isim, ekibin pazarlama direktörü Lauren Witzke oldu. Witzke, paylaşımında ana akım bilim çevrelerinin 'hasar kontrolüne geçtiğini' öne sürdü. Ancak Witzke'nin geçmişte dünyanın düz olduğunu savunması, QAnon hareketine destek vermesi ve Kovid-19 aşılarını 'şeytani bir plan' olarak nitelendirmesi, projenin bilimsel ciddiyetine dair soru işaretlerini artırıyor.
Alanın jeolojik kökenine ilişkin şüpheler de yeni değil. Jeolog Lorence G. Collins ile araştırmacı David Fasold'un 1996'da yayımladığı bir çalışma, oluşumun kıvrımlı tortul katmanlar, erozyon ve heyelan hareketleriyle ortaya çıkan tamamen doğal bir yapı olduğu sonucuna varmış; daha önce iddia edilen metal parçaların ve taşlaşmış ahşap kalıntılarının aslında doğal mineraller olduğunu ortaya koymuştu.
Çalışmanın önündeki en büyük engel ise bütçe: proje için 600 bin dolar gerekiyor, ancak toplanan bağış şimdilik bunun ancak bir kısmını karşılıyor. Kış aylarının erken bastırması durumunda sondajın tamamlanamadan durdurulması riski de gündemde. Ekip, elde edilecek bulguları 2027 yılının Mayıs ayına kadar derleyip 'Durupınar Oluşumu 2026 Araştırması' adlı bir kitapta yayımlamayı planlıyor.
Sosyal medyada da tartışma sürüyor.
Sosyal medyada da tartışma sürüyor. Alternatif tarih içerikleriyle tanınan Jimmy Corsetti, Durupınar oluşumunun civarında 26 gemi çapası taşı bulunduğunu ve konumun İncil'deki tarifle örtüştüğünü öne sürerek arkeologları sonucu daha açıklanmadan peşinen yargılamakla suçladı. Corsetti'nin bu iddiaları henüz bağımsız bilim insanları tarafından doğrulanmadı.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın