Başınıza gelen kötü şeyden zevk alıyormuşçasına, umarsızca sizi teselli etmeye çalışan tipler vardır. İşten atılmış, terkedilmiş, hastalanmış ya da bir yakınınızı kaybetmiş olabilirsiniz, bir anda etrafınızı sararlar ve üzüldüğünüze daha çok üzülür kahrolursunuz.
'Ya bu kadar güzel olacağını bilseydim çıkma teklifini kabul ederdim Merve''Artık çok geç Kerem...'Bu başkalaşımları görünce herkes için bir umut var diye düşünüyor insan.
Aah ah bizim zamanımızda yoktu bunlar... Biz sahip olamadık da ilerde çoluğumuz çocuğumuz olursa bu içerik aklımızın bi köşesinde dursun, alırız birini.
Söz konusu bilişimin geleceği olduğunda Facebook CEO’su Mark Zuckerberg’in kimi fikirlerinin kulağa epey düz geldiği rahatlıkla söylenebilir. Facebook’un üçüncüsünü düzenlediği soru-cevap etkinliğinde konuşan 30 yaşındaki CEO, mevcut artırılmış ve sanal gerçeklik ürünlerinin ham ürünler olduğunu; ancak bu cihazların 10 yıl içinde internet erişimi için temel araçlara dönüşeceğini ifade etti.Kolombiya’nın başkenti Bogota’da düzenlenen etkinlikte soruları cevaplayan Zuckerberg, gelecekte herkesin bir teknolojik ürün giyeceğini öngörmenin epey kolay olduğunu belirtti. Bu ürünlerin gözlükler gibi normal gözükeceğini söyleyen Facebook CEO’su, mevcut sanal gerçeklik ürünlerinin ise tuhaf gözüktüğünü dile getirdi. Mark Zuckerberg’in sözleri doğrudan Google Glass ve türevlerine yönelik gibi algılansa da, Facebook CEO’su kendi şirketinin sahibi olduğu Oculus Rift’in de benzer bir süreç içinde olduğunu itiraf etmekten çekinmedi.Zuckerberg sanal gerçeklik ürünlerinin geçtiği mevcut aşamayı cep telefonlarının ilk dönemlerine benzetti. Zuckerberg sanal gerçekliğin gelişimine katkı sağlamaktan ötürü duydukları memnuniyeti dile getirmeyi de ihmal etmedi.Facebook CEO’su etkinlikte sosyal ağın geleceğine dair soruları da yanıtladı. Kullanıcı tabanını genişletmenin en önemli yolunun dünyada internete erişebilen nüfusu artırmaktan geçtiğini söyleyen Zuckerberg, 10 yıl içinde toplam dünya nüfusunun üçte ikisinin internette olmasını öngördüklerini dile getirdi. O gün geldiğinde çok ciddi ilgi görecek şirketlere sahip olduklarını ifade eden CEO, Facebook ile birlikte Instagram, WhatsApp ve Facebook Messenger’ı da önemli varlıklar arasında değerlendirdi.Teknoblog
Evelien Lohbeck tarafından çekilen filmde, bilgisayarın DVD yazıcısına bir komut gönderilerek başlayan zincirleme reaksiyonun çalışma masasının üstüne oradan da bilgisayarın masa üstüne yansımasını anlatan çok hoş bir kısa filme tanıklık ediyoruz...
Spor Toto Süper Lig’de ilk devrenin ‘En Sağlam’ 11’i, TSYD ve Lassa işbirliğiyle TSYD 52. Yıl Sporun Zirvesi Semineri’nde spor basının oylarıyla belirlendi. “Lassa En Sağlam 11″ ilk devre karmasında Galatasaray’dan 5, Fenerbahçe ve Beşiktaş’tan ise 3’er futbolcu yer aldı.İlk devre karmasında en öne çıkan futbolcu, hem spor basınının yüksek oylarını alarak karmaya seçilen hem de taraftarların oylarıyla Ligin ilk devresinin En Sağlam Futbolcusu unvanını almaya hak kazanan Beşiktaş’ın formda oyuncusu Gökhan Töre oldu.Spor basını tarafından yapılan oylamada ise en yüksek puanı alan oyuncu, 593 puanla Fenerbahçe’nin flaş ismi Caner Erkin oldu. İlk devre karmasında Caner Erkin’i sırasıyla 568 puanla Burak Yılmaz, 553 puanla Demba Ba, 505 puanla Gökhan Gönül, 433 puanla Muslera, 432 puanla Semih Kaya, 377 puanla Mehmet Topal, 306 oyla Chedjou, 298 puanla Gökhan Töre, 290 puanla Veli Kavlak ve 271 puanla Sneijder izledi.Lassa En Sağlam 11 karmasına giremeyen futbolcular arasında en yüksek oyu ise Bursasporlu forvet oyuncusu Gekas 306 puanla topladı. İstanbul Başakşehir’in başarılı kalecisi Volkan Babacan 298 puanla En Sağlam Kalesi sıralamasında Muslera’yı takip ederek ikinci oldu. Bursaspor’un Brezilyalı forveti Fernando ise 210 puan toplayarak, Lassa En Sağlam 11 kadrosuna giren forvet oyuncuları Burak Yılmaz ve Demba Ba’yı takip etti.“Lassa En Sağlam 11″ ilk devre karması şu isimlerden oluştu:En Sağlam KaleciMuslera (GS)En Sağlam DefansCaner Erkin (FB), Semih Kaya (GS), Chedjou (GS), Gökhan Gönül (FB)En Sağlam Orta SahaSneijder (GS), Mehmet Topal (FB), Veli Kavlak (BJK), Gökhan Töre (BJK)En Sağlam ForvetDemba Ba (BJK), Burak Yılmaz (GS)İlk devre karmasına seçilen futbolcular, TSYD ve Lassa tarafından ligin ikinci yarsının başlamasının hemen ardından düzenlenecek bir törenle ödüllerini alacak. İkinci devrenin En Sağlam 11’inin belirlenmesinin ardından Spor Toto Süper Lig 2014-15 sezonunun Lassa En Sağlam 11 Karması Haziran ayı başında belirlenecek ve yılın en sağlam futbolcularının ödüllerine kavuşacağı gala ve ödül töreni yeni sezonun başlamasından önce Ağustos ayında düzenlenecek. DHA
Başbakanlığı döneminde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesinin kişisel bilgilerinin ele geçirilmesiyle ilgili yürütülen soruşturmada 10 polis hakkında hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edildi. Sanıklar 3 ilâ 10 yıl hapis cezasıyla yargılanacak.Ankara 45. Asliye Ceza Mahkemesi başbakanlığı döneminde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesinin kişisel bilgilerinin, 'Deva 1-2' programları üzerinden sorgulama yapılarak ele geçirilmesiyle ilgili soruşturma kapsamında 10 polis hakkında hazırlanan iddianameyi kabul etti. Polisler 'Kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek' suçundan 10 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla yargılanacak.İddianamede, Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan, kardeşi Mustafa Erdoğan, oğulları Bilal ve Ahmet Erdoğan, kızı Sümeyye Erdoğan, gelinleri Sema ve Reyyan Erdoğan ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kız kardeşi Vesile İlgen ve eşi Ziya İlgen 'müşteki' olarak yer aldı.'Şüpheliler' ise polis memurları K.T, M.A, Ö.G, O.T.B, Y.T, İ.Ü, A.K, S.Ş, M.Y. ve komiser F.Ş. olarak gösterildi.‘Bilgileri dış ülkelere vereceklerdi’İddianamede, çeşitli illerde görev yapan şüphelilerin 'Deva' programına kendi şifreleriyle girerek, Erdoğan ve ailesinin bilgilerine erişim sağladıkları ifade edildi. Kişilere ait her türlü bilginin yer aldığı programda, devlete ait 'sır' niteliğinde herhangi bir bilgi olmadığı, ancak Erdoğan ve ailesine ait kişisel verilerin yer aldığı bildirildi.Şüphelilerin hiçbir istihbari veri girişi yapmadan kişisel bilgileri sorgulaması hakkında 'Şüphelilerin, Erdoğan ve ailesinden birilerinin özel bilgilerini elde ederek toplum nazarında küçük düşürmek, siyasi olarak bu bilgileri şantaj için kullanmak, seçimlerde yenilmesini sağlamak, dış ülke istihbaratlarına bu bilgileri vererek, Türkiye'nin imajını zedelemek amacını güttükleri anlaşılmaktadır' denildi.Şüphelilerin savunmasında ise, 'Erdoğan'ı sevdikleri ve fotoğrafına bakmak için programa girdikleri gibi saçma, delillerle tutarsız, birbirinden kopyalanmış ifadeleri kullandıkları, savunma içgüdüsüyle hareket ederek yalan söylediklerinin anlaşıldığı' ifadesine yer verildi.İddianamede ayrıca şu ifadeler yer aldı:'Erdoğan ve ailesinin kişisel özel bilgilerinin elde edilmesinin yalnızca şahısları mağdur etme amacını taşımadığı; bu bilgilerin başka ülkelerin istihbarat servislerine verilerek casusluk konusu yapılmasının mümkün olduğu gibi bu bilgiler kullanılarak, kişiler üzerinde şantaj yapılmasının dahi mümkün olduğu; bu nedenle devletin, milletin ve ülkenin kaderini etkilemesi kuvvetle muhtemel olduğundan elde edilmesi tehlikeli - yasaklanmış bilgi niteliği taşıdığı, söz konusu bilgilerin devlet görevi nedeniyle kişisel veri niteliğini de aştığı; şüphelilerin bu suçları işlerken amaçlarının, salt kişisel veriyi öğrenmek değil bu veriler üzerinde çalışarak Erdoğan ve ailesi üzerinde tahakküm kurulmasını sağlayarak, özel yararlar elde etmek olduğu anlaşılmaktadır.'Polisler hakkında 'Kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek' suçlamasının yanı sıra görev yaptıkları farklı yerlerden (şehirlerden) aynı amaçlarla söz konusu bilgileri elde etmeye çalışmalarının, bir örgütün faaliyeti niteliğinde olduğu, örgütlü bir yapı adına bu suçları işledikleri gerekçesiyle 'örgüt adına suç işlemek' suçundan ayrı bir soruşturma devam ediyor.Al Jazeera Turk
Kadim Anadolu halklarının binlerce yıllık tecrübesinin ürünü olan Anadolu irfanı, Anadolu insanının ne kadar engin birer filozof ve bilim insanı olduğunu kanıtlıyor. Her ne kadar Batı'nın ilmini değil ahlaksızlığını aldığımız söylense de, 15 önemli konuda Anadolu irfanı Batı'nın ilminden daha farklı şeyler söylemiyor.İşte 15 maddede Batı ilmi/felsefesi ve Anadolu irfanı...
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, 'İsrail Başbakanı'nın, Sayın Cumhurbaşkanımızın beyanının kınanması çağrısı ve Gazze'deki suçlarını unutturma çabası, insanlık adına utanç vericidir' dedi.Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Büyükelçi İbrahim Kalın, İsrail Başbakanı Binyamin Netenyahu'nun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözlerine ilişkin yazılı açıklama yaptı.Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile birlikte 12 Ocak’ta Ankara’da düzenledikleri basın toplantısında Filistin’de geçen yıl yaşanan yıkım ve katliamın hafızalarda tazeliğini koruduğuna işaret ettiğini, binlerce masum Filistin vatandaşının hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına yol açan saldırıların etkilerinin bugün de devam ettiğine dikkat çektiğini anımsatan Kalın, şu ifadeleri kullandı:'Sayın Cumhurbaşkanımız, İsrail Başbakanı’nın İsrail'in Gazze'de katlettiği kadın, çocuk ve gazetecilerin hesabını vermek yerine Fransa’da yaşanan elim terör olayını kınamak üzere gerçekleştirilen yürüyüşe katılma cüretini gösterebilmesini anlaşılamaz bulduğunu ifade etmiştir.'İsrail’in, 2014'ün temmuz ve ağustos aylarında, Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ne karşı sivil, kadın ve çocuk ayrımı gözetmeksizin gerçekleştirdiği saldırılar sonucunda bin 483’ü sivil 2 bin 205 Filistinlinin hayatını kaybettiğini, 11 binden fazla Filistinlinin de yaralandığını vurgulayan İbrahim Kalın, şunları kaydetti:'Ölenlerin 521’i çocuk, 283’ü kadındır. İsrail'in saldırıları sonucunda 20 bin Filistinlinin evi tahrip edilmiş, 110 bin kişi evsiz kalmıştır. İsrail’in saldırıları neticesinde 14 gazeteci de hayatını kaybetmiştir. İsrail, BM binalarını, okulları ve hastaneleri bombalamış, yaralıların tedavi edildiği kliniklere bile saldırmaktan geri durmamıştır. Sahilde oynayan çocukların hunharca katledilmesi, 21. yüzyılda insanlığın hafızasına kara bir leke olarak kazınmıştır.Ayrıca İsrail hükümeti Gazze’ye insani yardım götüren Mavi Marmara gemisine uluslararası sularda saldırmış ve 10 vatandaşımızı katletmiştir. Bu katliam bütün dünya tarafından en şiddetli şekilde kınanmıştır. Bu tablo ortadayken, İsrail Başbakanı’nın, Paris’te teröre karşı düzenlenen yürüyüşü kendi siyasi amaçları için istismar etmeye çalışması, Gazze’de öldürülen masum sivillerin hatıralarına saygısızlık olduğu gibi uluslararası kamuoyuna karşı da zavallıca bir siyasi şov yapma arzusundan başka bir anlam taşımamaktadır.''İsrail, Filistin halkının hak ve hukukuna saygı göstermeyi öğrenmelidir'Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Büyükelçi İbrahim Kalın, 'İsrail Başbakanı'nın 14 Ocak günü Sayın Cumhurbaşkanımızın beyanının kınanması yolunda çağrıda bulunması ve Gazze'de işlediği suçları unutturmaya çalışması, insanlık adına utanç verici ve ikiyüzlü bir durumdur' değerlendirmesinde bulunarak, şöyle devam etti:'Öte yandan başta Fransa Cumhurbaşkanı Sayın Hollande olmak üzere önde gelen tüm dünya liderlerinin Paris’teki terör olaylarını İslam ile ilişkilendirmekten özenle imtina ettiği bir dönemde, Netanyahu'nun 'İslami terör' ifadesini kullanarak bu saldırıları açıkça İslam ile ilişkilendirmeye çalışması tek kelime ile İslamofobik bir tavırdır ve kabul edilemez.İsrail Başbakanı'nın Paris saldırısını ve terör karşıtı yürüyüşü kendi siyasi çıkarları için kullanmaya çalışması esef vericidir ve herkes tarafından kınanmalıdır. İsrail hükümeti, antsemitizmin arkasına sığınarak başkalarına saldırmak yerine kendi saldırgan ve ırkçı politikalarına son vermeli ve Filistin halkının hak ve hukukuna saygı göstermeyi öğrenmelidir.'Emel Öz - Kadir Karakuş, AA
Portekiz Futbol Federasyonu, kuruluşunun 100. yılı dolayısıyla Ronaldo'ya 'yüzyılın en iyi Portekizli futbolcusu', Mourinho'ya da 'yüzyılın en iyi Portekizli teknik direktörü' ödüllerini verdi.Portekiz Futbol Federasyonu (FPF), Real Madrid'te forma giyen Cristiano Ronaldo'yu Portekiz futbol tarihinin 'en iyi futbolcusu' seçti.FPF'nin kuruluşunun 100. yılı kutlamaları nedeniyle dağıtılan ödüllerde, geçen yıl hayatını kaybeden Eusebio ve 2009 yılında jübilesini yapan Luis Figo gibi Portekiz futbolunda öne çıkan iki yıldız ismi geride bırakan Cristiano Ronaldo, 'yüzyılın en iyi Portekizli futbolcusu' seçildi. Atletico Madrid'e karşı oynayacakları İspanya Kral Kupası maçından dolayı törene katılamayan Ronaldo'nun yerine menajeri Jorge Mendes ödülü aldı. Estoril kentinde düzenlenen törende konuşan Mendes, 'Bir Portekizli olarak bu seviyede çok büyük bir futbolcuya sahip olmak benim için gurur verici. Ronaldo, tarihin en büyük sporcusu' ifadelerini kullandı.FPF ayrıca 'yüzyılın en iyi Portekizli teknik direktörü' ödülünü de Chelsea'yi çalıştıran Jose Mourinho'ya verdi. Mourinho ödülü aldıktan sonra yaptığı konuşmada, 'Bu ödülü Portekiz futbolunun 100 yıllık tarihinde yer alan, en alttan en yükseğe kadar görev yapan, oynayan, teknik direktör olan veya hakemlik yapan herkese adıyorum' dedi.'Yüzyılın en iyi Portekizli hakemi' ödülünü Pedro Proenca'ya veren federasyonun belirlediği Portekiz futbol tarihinin 'en iyi ilk 11'i ise şu isimlerden oluştu:Kaleci Vitor BaiaDefans Fernando Coouto, Joao Pinto, Ricardo Carvalho, Humberto CoelhoOrta Saha Mario Coluna, Rui Costa, Luis FigoForvet Futre, Eusebio, Cristiano RonaldoEurosport
Hak ve Özgürlükler Partisi’nin (HAK-PAR) eski başkanı Kemal Burkay, “KCK’nın içinde 1000’den fazla MİT ajanı olduğunu” öne sürdü.Kemal Burkay, “Bugün Devlet ile KCK anlaştı söylemi doğru değil. Zaten KCK’nın ortaya çıkışında devletin parmağı var” dedi. Bugün TV’de Tarık Toros’un sunduğu “Merkez Siyaset” programına konuk olan Kemal Burkay şu değerlendirmelerde bulundu:“KCK öyle bir oluşum ki PKK’yı, PKK’nın çizgisindeki legal partileri, DTK’yı falan kapsayan çatı örgütü. PKK’yı ve PKK yanlısı kitleleri, kurumları legal ve illegal olarak denetlemek için devlet tarafından oluşturulmuş bir yapı.”“KCK aslında Kürtlerin mücadelesini yönetmek üzere oluşturulmuş bir yapı değil” diyen Burkay, sözlerini şöyle sürdürdü:“KCK, Kürt mücadelesini kontrol etmek için devlet tarafından oluşturulmuş bir yapı. Sizce 1.000 tane ajan çok önemli değil mi? Bakın savcılar bu konuda soruşturma yapmak istedikleri zaman feci şekilde engellendiler. Savcılara ‘Ne yapıyorsunuz devletin sırlarını mı açığa vuruyorsunuz?’ dendi.”Zete
'Dünden beri olan gelişmeler stabil durumda. Durum kontrol altında. Olumsuzluğa gidiş söz konusu değil. Giderek iyileşmeye yönelik belirtilerin ortaya çıkmasını bekliyoruz'Yaşar Kemal'in sağlık durumuyla ilgili İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Akif Karan açıklama yaptı. Karan, 'Dünden beri olan gelişmeler stabil durumda. Durum kontrol altında. Olumsuzluğa gidiş söz konusu değil. Giderek iyileşmeye yönelik belirtilerin ortaya çıkmasını bekliyoruz. Umutluyuz. Kısa zamanda daha iyi haberler vermeyi umut ediyoruz' dedi.Gülseli KENARLI -Özgür ARSLAN - İSTANBUL DHA
ANTALYA'nın Alanya İlçesi'nde Ramazan Günevi'nin, jandarma karakolunda askerler tarafından dövülüp 'işkence' yapıldığı iddiasıyla ilgili suç duyurusu üzerine savcılık, kaymakamlığın soruşturma izni vermediğini belirterek, 'işlem yapılmasına yer olmadığı' gerekçesiyle takipsizlik kararı verdi.Takipsizlik kararına mahkemede itiraz eden Avukat Münip Ermiş, bu gerekçenin yasada olmadığını, savcının yasada olmayan bir kavram keşfettiğini belirtti.Adana'dan Antalya'nın Alanya İlçesi'ne iş bulmak için gelen 21 yaşındaki Ramazan Günevi, 28 Haziran 2014 tarihinde Mahmutlar'da motosiklet kazasına karıştı. İddiaya göre Günevi, götürüldüğü Alanya Mahmutlar Jandarma Karakolu'ndaki erler tarafından dövüldü. Alanya'daki hastanede tedavisi yapılan Ramazan Günevi, akli dengesinin bozuk olduğu gerekçesiyle Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne sevk edildi. 30 Haziran'a kadar burada kalan Günevi, aniden fenalaşınca, Manisa Devlet Hastanesi'ne sevk edildi. Günevi'nin akciğerlerinin su topladığı ve böbreklerinin yeterli düzeyde çalışmadığı belirlendi.'İŞLEM YAPILMASINA YER OLMADIĞI' GEREKÇESİTedavisine devam edilen Günevi'nin avukatı Münip Ermiş, Alanya İlçe Jandarma Komutanlığı görevlileri hakkında 'işkence', 'sahte belge düzenlemek', 'suç delillerini yok etme', 'öldürmeye teşebbüs', 'kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma' ve 'suçu bildirmeme' iddialarıyla Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.Jandarma kolluk görevlileri tarafından işkenceyle gözaltına alındığı ve işkencenin Mahmutlar Jandarma Karakolu'nda devam ettiği ve Günevi'nin yaşamsal tehlike geçirecek derecede yaralandığı iddiasındaki suç duyurusuna ilişkin savcı, Alanya Kaymakamlığı'ndan soruşturma izni istedi. Ancak kaymakamlık soruşturma izni vermedi.Bunun üzerine savcılık, geçen 8 Ocak'ta 'takipsizlik' kararı verdi. Takipsizlik kararının gerekçesinde ise 'işlem yapılmasına yer olmadığı' ifadelerine yer verdi.'YASADA BÖYLE BİR KAVRAM YOK'Günevi'nin avukatı Münip Ermiş, takipsizlik kararına 13 Ocak'ta Alanya Sulh Ceza Mahkemesi'nde itiraz etti. Savcının görev, yetki ve sorumluluğunun CMK 160 ila 174'üncü maddelerde açıkça tanımlandığını belirten Münip Ermiş, Bunlar 'iddianame düzenlemek', 'kovuşturmaya yer olmadığı kararı vermek' ya da 'kamu davasının açılması kararının ertelenmesi kararı' vermektir. Bunun dışında, soruşturma makamının başka türlü bir işlem tesis etmesi hukuken mümkün değildir. Burada tesis edilen işlem ise 'işlem yapılmasına yer olmadığı' şeklindedir. 5271 sayılı Kanunda soruşturma makamının 'işlem yapılmasına yer olmadığı' kararı verebileceğine ilişkin bir düzenleme olmadığı gibi yasanın hiçbir yerinde bu kavram geçmemektedir' dedi.'UYGULAMA YASADIŞI'Alanya Savcısı'nın yasada olmayan bir kavram keşfettiğini kaydeden Ermiş, 'Savcı bu kararıyla, 'Gözaltında işkence suçunda ben yetkili değilim. Kaymakam da izin vermiyor' demiş oluyor. Gözaltında işkence ve hürriyet engelleme suçunda savcı doğrudan soruşturma yapmalıdır. 'İşkence' iddiasıyla yapılan suç duyurularında savcının soruşturma izni almasına da gerek yok. Direkt soruşturma açabilir. Kaldı ki soruşturma iznine tabi bir suç söz konusuysa, yapması gereken şey bölge idare mahkemesine bu kararın kaldırılması için itiraz başvurusunda bulunmaktır. İtiraz dilekçemizde savcının uygulamasının yasadışı olduğunu, belirttik. Şikayet dilekçemizi tekrar ettik' diye konuştu.'YETKİSİZ GÖRMESİ AKIL ALIR ŞEY DEĞİL'İşkence suçunda savcının kendisini yetkisiz görmesinin akıl alır bir şey olmadığını belirten Ermiş, Olağanüstü hal döneminde dahi görülmüş şey değil. Yani 'polis ve jandarma istediğine işkence yapar, savcılar bu işe karışmaz' demeye getirmektedir. Biz 'işkence', 'sahte belge düzenlemek', 'suç delillerini yok etme', 'öldürmeye teşebbüs', 'kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma', 'suçu bildirmeme' suçundan suç duyurusunda bulunduk. Savcı takipsizlik kararının 'suç' bölümünde 'görevi kötüye kullanma' ifadesini yazmış. Bunu da anlamak mümkün değil. Akıl alır şey değil' dedi.Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA)
Gazeteci Banu Güven'in Twitter adresi @banuguven Uygurtim adlı grubun hacker saldırısına uğradı.Hesabı ele geçiren grup, Banu Güven'in milletvekilleri ile yaptığı özel yazışmaların, Aylin Nazlıaka ve Mahmut Tanal'ın cep telefonu numaralarının ekran görüntülerini ve Kürt düşmanlığı içerikli tweetler paylaşmaya başladı.
Birbiri ardına tanıtılan akıllı valizlerden sonra şimdi de akıllı sırt çantaları kendini göstermeye başladı. AMPL Labs’ın tasarladığı bu akıllı sırt çantası, yetenekleriyle kendine hayran bırakıyor.Günümüz ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla geliştirilen ve “dünyanın en akıllı sırt çantası” olarak lanse edilen SmartBag, her gözünde bulunan toplam 7 USB girişi aracılığıyla dizüstü bilgisayar, akıllı telefon ve tabletleri şarj edebiliyor. İçerisindeki pil ile telefonları 2 veya 3 defa şarj etmek mümkün oluyor. Eğer bu şarj süresi yeterli gelmezse 59 dolara 18,5 wh TabletBoost pili satın alarak iPad Air 2‘ye 10 saatlik pil ömrü sağlanabiliyor. 139 dolara LaptopBoost alınarak ise 13 inç’lik Macbook Air, 14 saat daha çalıştırılabiliyor.
Piñata, Meksika'ya özgü olduğunu öğrendiğimiz ve içine şeker, sakız gibi tatlı yiyeceklerle veya oyuncaklarla doldurulan bir kuklanın yüksek bir yere asılması ile oynanan bir oyun. Burada da vinç yardımı ile ipin üzerine dizilen Piñata'ları ellerindeki değişik aletler ile parçalamaya çalışan, gerçek hayatta adeta bir video oyunu oynayan ekibi göreceğiz...
Uluslararası Uzay İstasyonu’nda bulunan güvenlik sisteminin sızıntı yaşandığı yönündeki uyarısı üzerinde ISS’te bulunan ekip, Rus modülüne sığındı.Uluslararası Uzay İstasyonu’nun (ISS) bir kısmı sızıntı nedeniyle tahliye edildi. Sızıntının yaşandığı bölgede bulunan astronotlar, Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki Rus modülüne sığındı.Tesiste meydana gelen olay ile ilgili bir açıklama yapan Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), durumun arızalı bir sensör yüzünden yaşanmış olabileceğini açıkladı. Bir açıklamada Rus Uzay Ajansı’ndan geldi. Rus yetkililer, sızıntının nedeninin ISS’nin havalandırma sistemi olabileceğini belirtti.Astronotların Rus modülüne geçmesinin ardından izole edilen bölmede incelemeler sürüyor.Konuyla ilgili resmi Twitter hesabından bir mesaj yayınlayan NASA, ISS ekibinin güvende olduğu bildirdi.Yeşil Gazete
Sultanahmet'te bir polisin ölümüyle sonuçlanan canlı bomba saldırısının faili Diana Ramazanova'nın ailesi, fotoğraflardan kızlarını teşhis etti.İstanbul Sultanahmet'te 6 Ocak'ta bir polisin ölümüyle sonuçlanan saldırıyı gerçekleştiren canlı bomba Diana Ramazova'nın ailesi, kızlarını resimlerden teşhis etti. Kesin sonuç için saldırganın annesi Rayzanat Ramazova'dan DNA testi için örnek alındı.Rus haber sitesi LifeNews, emniyet kaynaklarının açıklamasında DNA testinin İnterpol aracılığıyla yapılacağını açıkladı. Haberde 18 yaşındaki Diana Ramazova'nın Dağıstan'ın Derbent kentinde doğduğu ve oradan ailesiyle birlikte Moskova'ya taşındıkları belirtildi.Edinilen ilk bilgilere göre, Moskova'da bir mağazada çalışmaya başlayan Ramazova, internet aracılığıyla Türkiye'de yaşayan İdris adında biriyle tanıştı ve evlendi.Rus güvenlik güçlerinden edinilen bilgilere göre, Diana Ramazova Türkiye’de aktif bir şekilde 'işlenip' Rusya'da terör saldırısı yapmaya ikna edilmeye çalışıldı. Fakat henüz bilinmeyen bir nedenle bu saldırı İstanbul'da düzenlendi.Şüpheliler serbestOlayla ilgili gözaltına alınan 6 kişiden 3'ü, tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilmişti. Mahkeme, sorgularının ardından ikisi Dağıstanlı 3 kişinin serbest bırakılmasına karar verdi.Bu kişiler hakkında yurtdışına çıkış yasağından oluşan adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmedildi. Savcılık, şüphelilerin 'örgüt üyeliği' ve 'göçmen kaçakçılığı' suçlarından tutuklanmalarını istemişti. Gözaltındaki diğer 3 kişi de serbest bırakılmıştı.
Sauron'un Orta Dünya'yı ele geçirememesinin yüzlerce sebebi var. Kahramanlıklar, akıl, güç, özveri, dayanışma, cesaret, vs. Ancak bütün bunların yanında hiç de küçümsenmeyecek askeri sebepleri var. Uruk Hai'lerin kafasızlığı, basiretsizlikler, düzensizlik, komuta eksikliği, vb. Sizler için bu askeri sebepleri derlemeye çalıştık.