onedio
O Çocuk Hakim Karşısına Çıktı
İzmir'de, Soma'da 301 madencinin yaşamını yitirdiği facianın ardından düzenlenen eylemlere katılıp, uyarılara rağmen dağılmadığı gerekçesiyle hakkında dava açılan 13 yaşındaki A.K.'nin yargılanmasına devam edildi.Manisa'nın Soma İlçesi'nde 301 madencinin hayatını kaybetmesinin ardından, İzmir'de düzenlenen protesto gösterilerine katılan grubun içinde bulunduğu gerekçesiyle gözaltına alınmak istenen ve sonrasında 'Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama' suçundan hakkında dava açılan A.K.'nin yargılanmasına devam edildi.3 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYORİzmir 3'üncü Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, 6 aydan 3 yıla kadar hapsi istenen suça sürüklenen çocuk A.K. ve avukatı Gurbet Uçar katıldı. Gizlilik kararı bulunan davanın duruşmasında A.K.'nin ifadesine başvuruldu. Daha sonra hakim Süleyman Mutlu, dosyadaki eksiklerin tamamlanması için duruşmayı erteledi.DHA
Demirtaş: 'Odamdaki Böceği Çıkarttırmıyorum, Dinlesinler de İnsanlık Öğrensinler'
AKP’yle Gülen Cemaati arasında 17 Aralık sonrası şiddetlenen kavganın boyutlarından birini oluşturan 'yasa dışı dinleme' tartışmalarına HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da katıldı. Partideki odasının, telefonunun, evinin, halen dinlendiğini savunan Demirtaş, 'Meclis’teki odamda dinleme cihazının nerede olduğunu biliyorum, çıkarttırmıyorum. Dinlesinler de insanlık öğrensinler' dedi.Partisinin Siirt kongresinde konuşan HDP lideri, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Bunlar ülkenin cumhurbaşkanını başbakanını dinlediler” sözlerini hatırlatarak, “Beni hala dinliyorlar. Partideki odamı, telefonumu, evimi dinliyorlar” dedi.Kendisini dinleyenlere, “İstiyoruz ki iyi dinlesinler, belki biraz adam olurlar!” diye seslenen HDP lideri, Meclis’teki odasında dinleme cihazının nerede olduğunu bildiğini ancak çıkarttırmadığını söyledi.Demirtaş şöyle devam etti: “Dinlesinler de insanlık öğrensinler. Kendileri odalarında rüşvet, hırsızlık, ihale pazarlığı konuştukları için dinlenmekten korkuyorlar, normal. Biz bunların adil bir şekilde yargılanmalarını sağlayacağız. AKP’ye adil yargılanacakları sözünü veriyoruz!”‘‘Bütün Türkiye’yi kucaklayabilecek adil parti’Demirtaş, 2015 genel seçimlerinde yüzde 10 barajını aşarak meclise gireceklerini de söyeldi. ‘Bütün Türkiye’yi kucaklayabilecek adil parti olarak‘ seçimlere hazırlandıklarını belirten Demirtaş, “Her yerde örgütleneceğiz. Tekirdağ’da, Trabzon’da. Türkiye’nin her yerindeki ezilenlerin ortak partisi, sesi soluğu olacağız” diye konuştu.Demirtaş, ‘kardeşimiz’ dediği AKP, CHP ve MHP’ye oy veren yurttaşların çayını içeceklerini, Kayseri’nin, Yozgat’ın, Artvin’in derdiyle de ilgileneceklerini ifade etti.‘Bunun adı itibar değil görgüsüzlük’Sözü Erdoğan’ın malvarlığı ve maliyeti tartışma konusu olan Ak Saray’a da getiren Demirtaş şunları söyledi: “Cumhurbaşkanı dünyanın sayılı zenginleri arasında. Tayyip Erdoğan’dan biraz zengin olanlar var, Arap şeyhleri, silah tüccarları. Bir Cumhurbaşkanı halkı temsil etmek için zengin olmak zorunda mı? Onur, şeref ve itibar parayla olmaz. İtibarı sarayla özdeş hale getirdi. Böyle itibar olur mu? Bunun adı görgüsüzlük.”“Biz mazlumuz, ezilenin dilini biliriz” diyerek 12 yıl önce iktidara gelen AKP’nin, ‘çok geçmeden’ Fethullah Gülen’le el ele, kol kola, kardeş kardeş zalim olduğunu savunan Demirtaş, Gülen Cemaati’nin AKP’nin hırsızlıklarını yakaladığını ancak bunu siyasi darbe için kullandığını söyledi.‘Cemaat AKP’den hesap sormamızı engelledi’Tek bir yolsuzluk dosyasının bile hükümeti götürebileceğini ancak ‘Cemaat’in siyasi kumpaslara girmeye çalıştığını ifade eden HDP lideri, “Cemaat öyle bir hale getirdi ki, halkın önüne bir tarafta yolsuzluk, bir tarafta siyasi darbe konuldu. Halk öyle bir noktaya geldi ki, siyasi darbe olmasn diye hırsızlığı sineye çekti. Cemaat bu hale getirdi, AKPden hesap sormamızı engelledi” dedi.’11 yıldır bunlarla çevirmediğin film kalmadı’Demirtaş, partisine yönelik ‘Gülen Cemaati’yle işbirliği yapıyor’ suçlamalarına ise şu yanıtı verdi: “Biz tarafız. Halktan tarafız, ikinize de karşıyız. 11 sene beraber çalıştınız. Savcılar, rektörleri beraber belirlediniz. Bakanlıkları paylaştınız. Buradan listeler Pensilvanya’ya gitti, oradan listeler geldi. Kendisi dedi ya, “Ne istedilerse verdik” diye. Şimdi 11 yıl ortaklık yapan, çıkmış bizim için ‘paralele yapı’yla ortak olmakla suçluyor. Sen koskoca Başbakansın, elinde belge varsa çık açıkla. Senin 11 yıldır bunlarla çevirmediğin film kalmadı ya. Ağladınız. Ağlamadan sorumlu bakanınız gece gündüz Fethullah Gülen için ağladı. 11 sene birbirinizi yıkadınız yağladınız. Biz mi işbirliği yaptık?”  Diken
28 Fotoğraf ile Pakistan'daki Taliban Saldırısı Sonrası: 'Ağır Gelen Küçük Tabutlar'
Pakistan'da  2 gün önce yaşanan okul saldırısı sonrası Taliban'ın verdiği zarar gün yüzüne çıkmaya başladı. 132 öğrencini hayatını kaybettiği, 120 kişinin yaralandığı vahşi saldırının kan donduran bilançosu Pakistan devlet güçlerinin okulun içine girmesinden sonra daha net ortaya çıktı. AP, AFP ve Reuters'ın fotoğrafladığı görüntüler yaşanan trajediyi gözler önüne seriyor...Fotoğraf: AP Photo/B.K. Bangash
Modern Dünyaya Yaptığı Göndermelerle Öne Çıkan 21 Isaac Cordal Heykelciği
Hani derler ya 'Kimsenin vakti yok durup da güzel detayları düşünmeye.' diye; işte Cordal o sözün sanatçısı diyebiliriz. Maksimum 5 santimlik heykelciklerle 'Kapitalizm, iklim değişikleri, modern zamanda insanın yalnızlaşması, doğanın tahribi, insanın unutulması, mahkum edilmesi, kısaca modern dönemde insanın geçirdiği bütün 'his buhranlarına' karşı tepkisini öyle naif dile getiriyor, hatta öyle gözler önüne seriyor ki, keşke diyorum 'Durup vakti olsa da paylaşsa bu duyguları insanoğlu.'
Reklam
Kim Kardashian'a Benzemek İçin 150 Bin Dolar Harcayan Adam
Ünlü TV yıldızı Kim Kardashian'a hayran olan James Jordan Parke, ona benzemek için bir servet harcadı.İngiltere’de 23 yaşındaki erkek makyöz Jordan James Parke’ın ABD’li TV yıldızı Kim Kardashian’a benzeyebilmek için yaptırdığı estetik ameliyatlara 150 bin dolar, yani yaklaşık 350 bin lira harcadığı açıklandı.Sun gazetesine konuşan Jordan, 'Keeping Up With the Kardashian’s' isimli televizyon programını izledikten sonra 33 yaşındaki Kim Kardashian’a aşık olduğunu söyledi ve “O tam anlamıyla mükemmel bir kadın. Onunla ilgili her şeyi çok seviyorum. Cildi, saçları her şeyi mükemmel”dedi.Jordan Kardashian’a benzeyebilmek için 50’den fazla estetik operasyon geçirdiğini söyledi.Görünümü ile dalga geçenleri ve onu “yapay” görünmekle suçlayanları kesinlikle ciddiye almadığını da belirten Jordan “İnsanlar bana plastik göründüğümü söylediklerinde sadece gülüyorum. Onlar doğal görünmeye çalıştığımı mı sanıyorlar acaba? İşin doğrusu eğer amacım o olsaydı paramı geri isterdim” dedi.Gazeteport
Reklam
'Philae Uzay Aracı 2015'te Uykusundan Kalkacak'
Avrupa Uzay Ajansı (ESA), 67P/Churyumov-Gerasimenko kuyrukluyıldızına indikten sonra uyku moduna giren Philae uzay aracının kısa süre sonra keşiflere devam edebileceğini duyurdu.67P kuyrukluyıldızına gerçekleştirdiği tarihi inişte planlanan bölgeye inemediği için yeterince güneş ışını alamayan ve bataryalarındaki enerji tükenen Philae, 2015'te görevine kaldığı yerden devam edebilir.ESA, Philae'nin kuyrukluyıldız üzerinde yer aldığı konumun yakın zamanda Güneş ışınlarının etkisi altına gireceğini ve uzay aracının güneş panelleriyle gereken enerjiyi toplayabileceğini açıkladı.Amerikan Jeofizik Birliği toplantısında açıklama yapan Philae baş mühendisi Jean-Pierre Bibring, 'Philae'nin uykusundan kalkma ihtimalinin Güneş'in hareketine bağlı olduğunu ve uzay aracının Mart-Nisan 2015'te uyku modundan çıkabileceğini' belirtti.ESA, Rosetta'nın OSIRIS kamerasıyla 67P kuyrukluyıldızının sürekli fotoğraflandığını ancak Philae'nin tam olarak nereye indiğinin halen kesin olmadığını açıkladı. Bibring, buna rağmen iyimser olduklarını ve uzayın dondurucu soğuklarına dayanabilecek güçte olan Philae'nin yeterli enerjiyi topladığı zaman 10 cihazıyla gözlem ve analizlere devam edebileceğini söyledi.İndiği yer avantaj sağlayabilirRosetta uzay aracından 12 Kasım tarihinde bırakılan Philae, iniş planlandığı gibi gitmediği için kuyrukluyıldıza üç denemede inebilmişti. Hedeflenen noktadan sürüklünen uzay aracı, bir kaya bloğunun gölgesi altında durabilmiş ve enerjisinin neredeyse tamamını üç günden kısa sürede tüketerek uyku moduna geçmişti. Philae, uyku moduna geçmede önce kuyrukluyıldızda fotoğraf çekmeyi ve sondaj yapmayı başararak elde ettiği tüm verileri Dünya'ya göndermişti.Space.com'a konuşan Bibring, 'İnceleme şansı bulduğumuz materyal tek kelimeyle inanılmaz... Buzlu materyalde her zaman bulmak istediğimiz organik bileşenlerin izine rastladık' ifadesini kullandı.67P kuyrukluyıldızı, Ağustos 2015'te Güneş'e en yakın olduğu yaklaşık 130 milyon kilometre mesafeye gelecek. Yüzeyinde artacak olan sıcaklık nedeniyle, Philae'nin en fazla Mart-Nisan aylarına kadar çalışabileceği düşünülmesine rağmen, uzay aracının indiği gölge alanın bu süreyi uzatabileceği belirtildi.67P'den 6 kilometre mesafede takibine devam eden Rosetta ise 2015 sonuna kadar kuyrukluyıldızı gözlemlemeye devam edecek.Al Jazeera Turk
SpaceX Falcon Roketini Okyanustaki Platforma İndirecek
19 Aralık Cuma günü SpaceX uzay seyahatleri tarihinin en heyacan verici manevralarından birini gerçekleştirecek: Falcon 9 Roketinin birinci seviyesi Atlantik Okyanusu'ndaki bir deniz platformuna iniş yaptırmayı deneyecekler. Falcon 9 Roketi Uluslararası Uzay İstasyonu'na (ISS) doğru Dragon kapsülünü gönderdikten sonra yer yüzüne doğru kontrollü alçalmaya başlayacak. Genellikle bir rocketin ilk seviyesi kapsülden ayrıldıktan sonra direkt olarak okyanusa düşer ve bir daha kullanılamaz; bu tarz bir durumda ilk seviye yumuşak iniş gerçekleştirirse tekrardan kullanılabilir ve bu uzay fırlatmalarının maliyetlerini inanılmaz derecede düşürür.Falcon 9 roketine eklenen ufak kanatçıklar, roket yer yüzüne kontrollü iniş yaparken açılarak roketin dik bir şekilde inmesi istenen yere doğru süzülmesini sağlıyor. Böylece roket herhangi bir zarar görmeden istenilen yere indiriliyor ve başka görevlerde tekrardan kullanılabiliyor. MilliyetTeknoloji.com
Alevilerden Cübbeli'ye Büyük Tepki
Alevi Bektaşi Federasyonu Başkan Yardımcısı Ali Yıldırım, Cübbeli Ahmet Hoca’dan sözlerini geri almasını ve Alevi toplumundan özür dilemesini istedi.Yıldırım yazılı açıklamasında, Cübbeli Ahmet Hoca’nın bir gazetede Alevilere, Alevilerin ibadetlerine, cemevlerine yönelik ağır hakaretlerde bulunduğunu ifade etti. Cübbeli Ahmet Hoca’nın “Cemevi ile camiyi eş tutmak mümkün değil. Camilerde sadece Allah’a ibadet edilir ancak cemevlerinde saz çalınıp, şarkılar, şiirler söyleniyor” şeklindeki sözleri nedeniyle tepki gösteren Yıldırım, “Bu terbiyesiz adamı kınıyorum. Sözlerinin hesabının kendisinden yargı önünde sorulacağını, asla yanına kar kalmayacağını bildirmek istiyorum” dedi.Yıldırım, “Alevi toplumunu kırmak incitmek yoluna hakaret etmek hak ve cesaretini nereden alıyorsun sen. Hemen sözlerini geri al. Alevi toplumundan derhal özür dile” ifadelerini kullandı.ANKA
Reklam
İsmail Saymaz'dan Abdülkadir Selvi'ye: Niye O Zaman Cemaat Var Demiyordunuz?'
Ahmet Hakan’ın CNN Türk’te yayınlanan Tarafsız Bölge programında, Gülen Cemaati’nin yayın organlarına yönelik 14 Aralık operasyonu temelinde yargıdaki ‘Cemaat’ etkisi ve AKP-Cemaat ilişkileri tartışıldı.Radikal muhabiri İsmail Saymaz, gazeteciler Ahmet Şık ve Nedim Şener’in de tutuklandığı Oda TV soruşturması sürecinde yaşananları hatırlatarak, polisin soruşturmaya ilişkin bilgileri o dönemde Yeni Şafak ve Zaman gibi gazetelere gönderdiğini söyledi.
Sadri Şener'den Hacıosmaoğlu'na Şok Cevap!
Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun eski başkan Sadri Şener'le ilgili ortaya attığı şok iddialara cevap gecikmedi.Hacıosmanoğlu'nun 'Şener'e iki sorum var, bunları cevaplasın' diyerek gündeme getirdiği şok iddialara Sadri Şener'den bir o kadar sertlikte 'İlk okulu zorla bitirmiş cahil cühela adamdan ne beklersin' sözleriyle yanıt geldi.Konuyla ilgili sporx.com'a konuşan Sadri Şener, Hacıosmanoğlu'nun kaleci Onur'la ilgili, 'Bursaspor'un şampiyon olduğu sezon 1-1 biten Fenerbahçe maçından sonra Sadri Şener, soyunma odasına gidip kaleci Onur Recep Kıvrak'ı neden azarladı, çıksın açıklasın' iddiasına, 'Aslında bu arkadaş benim muhatabım filan değil. Neyse. Söylediği doğru değil. Bir kere ben başkanlığım boyunca hiç soyunma odasına gitmedim. O Fenerbahçe maçında da. Kaldı ki Fenerbahçe maçından sonra biz stattan zor çıktık zaten. O açıklamazsa ben açıklayacağım demiş, çıksın o açıklasın.O maçtan sonra ne soyunma odasına indim ne de Onur'la bir diyaloğum oldu. Pes ki ne pes. Cahil cühela adamın işleri ne olacak' cevabını verdi.Şener, yine Hacıosmanoğlu'nun hukuk kurulu üyesi Atilla Dilaver'le ilgili, 'Bu arkadaşımız zamanında Sadri Şener'e gidip bizim yaptığımız bu müracaatları yapmamızı istiyor. Kendisi de Atilla beye kardeşim rektör abim işadamı yapamam, imzalayamam diyor' iddiasına da, ''(gülerek) birincisi böyle bir şey asla olmadı yalan. İkincisi Atilla Dilaver avukat değil. Benim muhatabım değil. Hadi onu geçtim. Ben kulübün haklarını kendi avukatlarımla beraber korudum, korumaya da devam ettim. Sonuçları da ortada... Kulübün başkanı kendi işine baksın. İlk mektebi zorla bitiren adamdan ne beklersin'' yanıtını verdi.SPORX ÖZEL
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Son günlerin tozu dumanı arasında, farkında mısınız bilmem, AKP Ergenekon’la sinsice iş bağlıyor. Devlete büyük ölçüde hakim olan iktidar, bir yandan eski ortağı Cemaat’e yeni darbeler vurmaya hazırlanırken öte yandan devletin derinliklerinde kod adı Ergenekon olan yapıyla buluşuyor, uzlaşıyor, bütünleşiyor.Ergenekon derken sadece Ergenekon davasını değil kadim devlet aklını ve onun emrindeki Türk Gladyosunu, daha doğrusu Gladyo’nun bugünkü şekillenmesini kastediyorum.
Reklam
'Ermeni Soykırımının Olmadığını Kanıtlayın' Ödevi Tepki Çekti
9 Eylül Üniversitesi'nde bir öğretim üyesinin 'Ermeni soykırımı olmadığını kanıtlayan belgelerle ödev hazırlanmasını' istemesi tepki çekti. Öğretim üyesinin bu isteğini öğrencilere duyurduğu yazının sosyal medyada paylaşılması tartışma yarattı.9 Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Türkan Başyiğit 'in öğrencilerine verdiği bir ödev, dün akşam sosyal medyada büyük tartışma yarattı.Başyiğit, öğrencilerine vize sınavı yerine geçecek, ' Ermeni soykırımı iddialarını çürüten ' bir ödev yazmalarını istedi. Ve odasının kapısına da şu notu astı: ' Ermeni sorunu, ortaya çıkışı, sözde soykırım iddialarına karşı Türkiye'nin soykırım yapmadığını belgelerle açıkladığınız ödevlerinizi 18. 12. 2014 tarihinde vize sınavında teslim ediniz. ''BU NASIL BİLİMSEL YAKLAŞIM?'Radikal'den Bahadır Özgür'ün haberine göre öğrenciler de bu notun fotoğrafını çekerek sosyal medyada paylaştı. Bunun üzerine birçok kişi Başyiğit'e tepki gösterdi.Twitter'da yaşanan tartışmada ödevin ' soykırım olmadığını kanıtlayan belgelerle... ' kısmının neresinin bilimsel olduğu sorulurken, daha baştan böyle bir önyargı ile bir üniversitede sınav yapılması eleştirildi.Twitter'da tartışmaya katılanlar, bir öğrencinin soykırım olduğuna dair bir ödev verdiği zaman Başyiğit'in ne yapacağını da sordular.Tüm gece devam eden tartışmaya Başyiğit ise geç saatlerde Twitter hesabından yanıt verdi: ' Ben sadece bilimsel bir soru sordum. Aslında keşke bana yanıt için bir iki belge okuyup gönderseniz. ''LAVAŞI ALDILAR, TOPRAK DA İSTERLER'Başyiğit sınavın sonuçlarını da paylaşacağını duyurdu.9 Eylül Öğretim üyesi Türkan Başyiğit'in daha önce de Twitter hesabından Ermeni soykırımını inkarına ilişkin yaptığı yorumlar çoğu zaman da tepki çekmişti. Başyiğit daha önce de lavaşın UNESCO tarafından Ermenistan lehine tescil edilmesi üzerine ' Lavaşı da aldılar, bunlar şimdi bizden toprak da isterler ' yorumunda bulunmuştu. Başyiğit'in Teşkilat-ı Mahsusa'yı öven yorumları da yine tartışma yaratan tweet'lerin başında geliyor.Demokrat Haber
Madonna'nın Yeni Albümünün Tamamı İnternete Sızdı
Madonna’nın henüz ismi bile belirlenmemiş yeni albümüne ait olduğu iddia edilen 13 şarkı internete sızdı. Unapologetic Bitch veya Iconic isimlerinden biriyle çıkabileceği belirtilen albümün prodüktörleri arasında Aviici, Natalia Kills, Dipplo ve Ryan Tedder gibi isimlerin bulunduğu öne sürülüyor.Bundan yaklaşık bir yıl önce Beyonce’nin yeni albümü, sanatçının hayranlarına sürpriz yapmak amacıyla, ansızın bir geceyarısında yayınlanmıştı. Madonna’nın başına gelen olay ise bu durumun tersi gibi olsa da, sürpriz etkisi konusunda pek geri kalmıyor. Zira ünlü pop yıldızının yeni albümünün yayınlanacağından kendisi dahil kimsenin haberi yoktu. Madonna sızan şarkıların bitirilmemiş ve yayınlanmaya hazır olmayan demolar olduğunu ve bu kayıtların uzun süre önce çalındığını Instagram hesabı aracılığıyla duyurdu. Yaşanan olayı “sanatsal tecavüz” olarak tanımlayan pop ikonu, sızan şarkıların yarısının albümde dahi yer almayacağını, diğer yarısının ise farklı şekillerde albümde kendilerine yer bulacağını belirtti. Madonna yaşananları “terörizm” olarak nitelemekten de geri kalmadı. Ünlü şarkıcı açıklamasını “Neden bana albümü bitirme ve size en iyi halimi sunma fırsatını vermiyorsunuz?” sözleriyle tamamladı.Teknoblog
Reklam
Boğaziçi'nde Nâzım Tartışması Sürüyor: Gündüz Vassaf İstifa Etti
Boğaziçi Üniversitesi bünyesindeki Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi ekseninde başlayan tartışmalar sürüyor. Merkezin yönetim kurulu üyesi Gündüz Vassaf, istifa ettiğini açıkladı.Boğaziçi Üniversitesi bünyesindeki Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi tartışmalarla açıldıktan sonra sular durulmadı. Merkezin kuruluşuna öncülük eden isimler arasında yer alan ve Nazım Hikmet’in Türkiye haklarının temsilcisi olan Gündüz Vassaf merkezin yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini açıkladı.T24 'ün telefonla ulaştığı Vassaf, Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi’nin tohumlarının 2009 yazında atıldığını ve yıllar içinde merkezin kurulduğunu hatırlattı. Vassaf, izleyen süreçte merkezin kurulmasına öncülük eden kişilerin zamanla bir şekilde uzaklaştırıldığını söyledi.27 Kasım 2014 tarihinde Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi Genel Kurulu üyelerine bir mektup yazdığını belirten Vassaf, mektubu T24’le paylaştı:Sanıyorum, 2009 yazıydı. Evimde yaptığımız bir toplantıya katılanlarla Türkiye’de bir kuruluşun NH’in kültürel mirasını değerlendirebilmesine ilişkin düşüncelerimizi paylaştık. Sabreden derviş muradına erdi. Yıllar içinde üç ayrı rektör ile (Ayşe Soysal, Kadri Özçaldıran ve Gülay Barbarosoğlu) toplantılarımız sonucu sizin de desteğinizle NH Merkezi kuruldu. Rektörlük tarafından çok güzel bir yer tahsis edildi. Öngördüğümüz, arşiv oluşturma, sözlü tarih gibi faaliyetlere başlandı. Ancak kurumun idari tutumunu sağlıklı bulmuyor, gelişiminden endişe ediyorum.BÜ adına verilen sözlerin tutulmaması ve evet unutulması, yurt içi ve dışında, özellikle Amerika ve Rusya’da geleceğe yönelik ilişkileri ve Üniversite’nin itibarını sarstı. Türkiye’den baştan sağlanması önerilen kritik ilişkileri Merkez’den soğutacak mesafe kondu. Yönetim Kurulu’nun temel kararları alma, merkezin kararları uygulama mercii olması gerekir. Toplantı gündemleri YK’nun görüşü de alınarak belirlenmeli. Brown Üniversitesi’nden Prof. Mutlu Blasimg Konuk’un açılış için davet edilmesine (NH’in şairliğini dünyada en iyi bilen, onu evrensel şiir kültüründe diğer dünya şairleriyle değerlendirebilen, alışılmış milliyetçi ve ideolojik kalıplar ötesinde yaklaşabilen) rağmen merkez müdürünce karardan dönülmüş, açılış için davet edilen başkaları unutulmuş, kurumsal süreklilik ve demokratik ilkeler ihlal edilmiş, hatta açılış için değişiklik kararı öncesinde rektörlüğe bildirilmeden alınmıştır. Orhan Pamuk kimsenin haberi olmaksızın davet edilerek yeni açılış tarihi saptanmış, gene de kendisine söz verilen tarihte konferanslar dizimizi başlatma önerisi kaale alınmamıştır. Bu ve benzer uygulamaları müteakiben YK’dan ayrılmalar sonucu yeni üyelerin seçilmesi de gündeminize gelebileceğinden, endişelerimi paylaşarak bilgi akışında şeffaflığın sağlanabileceğini umuyorum.Şahsen yurt içi ve yurt dışında NH izinde onu dolaylı olarak temsil ettiğim çalışmalarımı paylaşamama konumuna getirildiğimden ızdırap duyuyorum.Hassasiyetle üstünde durulması gereken diğer bir konu da, özellikle kamuoyuna yansıtılacak faaliyetlerde Nazım Hikmet’in, Türkiye’de belirli kesimlerce kerrat cetveli gibi ezberlettirilen açlık grevi gibi mağduriyeti değil dünya şairliğiyle bu konuya ehil kişiler tarafından araştırılarak vurgulanmalıdır.Ruh birliği sağlanmadan, karar alma sorunu giderilmeden Merkez’in yakında kamuoyuna ilan edilecek açılışa hazır olmamasının olumsuz yansımaları olabileceğini düşünüyor; Merkezin esenliği açısından Genel Kurulumuzun toplantıya çağrılarak sorunları araştırmasını öneriyorum.'HAYAL KIRIKLIĞI YAŞIYORUM'Gündüz Vassaf yeni yönetimle Nermin Mollaoğlu, Melih Güneş ve Raşit Çavaş’ın kuruldan uzaklaştırıldığının altını çizerek T24’e şunları söyledi:“Öfkeli değilim ama hayal kırıklığı yaşıyorum. Bu olanları basının ve kamuoyunun vicdanına sunuyorum ki üniversite kendine çeki düzen versin. Açılış konuşmasında rektör ‘Sevgili öğrencilerim’ diyor ama salonda öğrenci yok, sadece özel davetli insanlar var. Nâzım Hikmet sadece okulun değil Türkiye’nin, dünyanın şairi. Açılış ve açılışa giden süreç demokratik ilkelerin ihlal edildiği bir süreçti ve Nazım Hikmet’e layık değildi. Her ne kadar hasbelkader üniversite ile ilişkilerim olduğu için bu merkez kurulduysa da benim merkezden ricam başka üniversitelerin edebiyat birimleriyle, Nâzım Hikmet sevdalısı başka kişi ve kurumlarla birlikte çalışmasını istiyordum.''TALÂT SAİT HALMAN'A DAVETİYE BİLE GİTMEDİ''Bakın mesela geçen hafta kaybettiğimiz Talât Sait Halman… O da çok üzgündü. Halman’ın danışma kurulunda olmasını önermeme rağmen kendisine davetiye bile gitmedi. Başka üniversitelerle işbirliğinde olmasını sağlayacaktı. Brown Üniversitesi’nden Prof. Mutlu Blasimg Konuk’un açılış için davet edilmesini önermiştik ki, Mutlu Hanım bir edebiyat profesörü ve Nâzım Hikmet hakkında bir kitabı çıktı. Onu 20’inci yüzyılın dünya şairi olarak değerlendiriyor. Onun sayesinde Nâzım Hikmet Brown Üniversitesi ile Amerika’ya gidecekti ve sadece mağdur edilmiş bir şair değil onurlu ve dünya edebiyatına da geçmiş bir şair olarak anılacaktı. Ama Mutlu Hanım’la da köprüleri attılar. Bizim amacımız onu dünya edebiyat platformuna katmaktı. Biliyorsunuz yazın bütün okullar kapalı. Biz merkezi kurarken hayallerimizin biri de yazın okullarda edebiyat kampları yapmaktı. Gençler kitap okumaya, yazmaya teşvik edilecekti, onlar için çeşitli programlar yapılacaktı. Bu önerimi gündeme alma gereği bile duymadılar. Böyle olmamalıydı…”İşte Gündüz Vassaf’ın istifa dilekçesi:Sevgili Genel Kurul ÜyeleriBeni seçmekle onurlandırdığınız Nâzım Hikmet Merkezi Yönetim Kurulu üyeliğinden affınızı rica ederek istifa ediyorum. Kurulun, yönetmelikte de belirtildiği gibi demokratik esaslara göre çalışması gerektiğini hatırlatmak zorunluluğunda kaldığımda Merkez Müdürü tarafından ‘tacizci’likle itham edildiğim bir yapıda kendim ve sizin de beni ilk seçtiğinizde tanımlamanızla Nâzım Hikmet adına yer almam mümkün değil. Ayrılış nedenlerimi sizle ayrıntılı olarak bilahare paylaşacağım. Yıllar önce böyle bir merkezin kurulması için üniversite dışından birlikte yola çıkan herkesin (Melih Güneş, Raşit Çavaş, Nermin Mollaoğlu, Haluk Oral) Merkez’den uzaklaşmış (yoksa uzaklaştırılmış duygusundalar mı demeliydim?) konumda bırakılmış olmaları üzücü ve sanırım dikkatinizden kaçmayacaktır. İleride ve başka bir yapıda arzu edildiğinde sizle beraber olmak istediğimden emin olabilirsiniz. Ve sizler de benim gibi açılış toplantısına öğrencilerin alınmamasından üzülmüş tedirgin olmuşsunuzdur. Bir üniversitede adını taşıyan bir açılış toplantısına öğrencilerin alınmamasına Nâzım Hikmet ne derdi kimbilir? Ya da aradan yarım asır geçtikten sonra bir üniversiteye yakışır bir şekilde dünya şairi sıfatıyla değerlendirilebilecekken hâlâ açlık grevi gibi mağduriyetiyle sergilenmesi.Gündüz Vassaf
Hacıosmanoğlu'ndan Flaş İddia
Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'ndan Sadri Şener'e iki kritik soru...İşte Hacıosmanoğlu'nun açıklamaları;Doğrularımız var yanlışlarımız var. Yaklaşık 3 - 4 aydır hiç konuşmuyorum, konuşanlara da cevap vermiyorum. Cumartesi günü mali genel kurulumuz var. Bir haftadan beri 7. madde heyecanı var. Konuşacak başka bir şey bulamıyorlar. Satın alma yetkisi istiyoruz, satma yetkisi değil. Bizden önce nasıl satıldıysa bizden sonra gelecek olanlara da satması için malzeme hazırlayalım.Şike konusunda hiçbir malzeme bulamıyorlar, kim susturdu diyolar. Hukuki süreç bittiğinde bizim de konuşacaklarımız var. Tek tek isimlere cevap vermek istemiyorum ama benden önceki başkan aylardır konuşuyor, ona cevap vermem lazım. Vakıflar Bankası'ndan borcu yapılandırdık. Denizbank bizle ayrılmak istemedi ve daha iyi fırsatlar sundu. Akyazı'nın isim hakkı bir gün satılırsa biz bu borç yapılanmasında Denizbank'a teminat olarak verdik. Akyazı'nın adı Denizbank'a temlik olarak verilmiştir. Başka bir yere ödeyemez, kullanamaz. Trabzonspor'un satılacak hiçbir şeyi yoktur. Ancak Trabzonspor'a kaynak yaratacaksınız onları değerlendirebilirsiniz.Sadri Şener hangi yüzle konuşuyor bilmiyorum, iki soru soracağım ona, cevap versin. Trabzonspor'un haklı olduğu bir davada, mücadele etmesi gereken bir yerde neden ve kimden korkar? Bursaspor'un şampiyon olduğu maçtan sonra soyunma odasında Onur'u azarlamasının sebebi neydi?İbra edilip edilmemek çok önemli değil, varsa bir suç ortaya çıkar. Mali genel kurulda onaylarsanız, onaylamazsanız da hiçbir şey değişmiyor. Cenabı Allah ne kadar süre veriyse bu kutsal görevi yapmaya o zaman kadar yapmaya devam edeceğim. Sokağa çıktığım zaman Trabzonsporluların bana gösterdiği sevgiyi, saygıyı görüyorum. Bizim özümüz de bir sözümüz de bir'Eurosport 
Galatasaray'dan Transfer Açıklaması: "Teklif Var..."
Galatasaray dünyanın önde gelen enerji şirketlerinden Lukoil firması ile 5 yıl sürecek sponsorluk anlaşması imzaladı.İmza törenine Galatasaray Başkan Yardımcısı Abdürrahim Albayrak ve Galatasaray Sportif AŞ Yönetim Kurulu Üyesi Ali Dürüst ile Lukoil Türkiye CEO’su Alexander Terletskiy ve Genel Müdür Yardımcısı Arash Repac katıldı.Abdürrahim Albayrak, 'Taraftarlar, Lukoil taraftar kartına sahip olmala, yüzde 4 indirimli yakıt alacaklar. Bundan kulübümüz de artı yüzde 2 para kazanacak. Bu da Galatasaray ve diğer kulupler için ciddi bir katkıdır' dedi.Satılan kartın yüzde 40'ını Galatasaray taraftarlarının aldığını söyleyen Albayrak, 'Taraftarımız nasıl Pasolig'de birinci sıradaysa Lukoil kartında da birinci sırada. Kazanan yine taraftarımız olacak. Anlaşma 5 yıl olacak. İnşallah bunmla ilgili detaylı anlaşmalar yaparız. İki taraf için de hayırlı uğurlu olmasını istiyorum' diye konuştu.Lukoil CEO'su Alexander Terletskiy ise Lukoil'in dünyanın en büyük enerji devlerinden biri olduğunu söylerken, 'Tüketicinin kalbine ve yüreğine hitap etmemiz bizim için çok önemli. Gururla söylerim ki bu yolda önemli bir adım attık. Sadece Türkiye'de değil, dünyada da saygın bir kulüp olan Galatasaray ile bu anlaşmayı yaptık. Galatasaray kulübüyle böyle bir mutabakata vardığımız için gurur duyuyoruz. Bu işbirliği karşılıklı fayda sağlayacak. Hem şirket hem kulüp hem de taraftarlar açısından benzersiz bir sadakat uygulaması olacak. Tekrar vurgulamak isterim bu işbirliğimiz kulüp için önemli bir nakit akışına olanak tanıyacak. Kulüp yönetimiyle görüşmelerimizi sürdürüyoruz. İşbirliğimizi daha da yaygınlaştırmak için çalışıyoruz. Bundan sonra daha da sıkı bir şekilde çalışacağız' ifadelerini kullandı.TELLES'E İTALYA'DAN TEKLİFToplantıda transfer teklifleri konusundaki soruyu ise Abdürrahim Albayrak yanıtladı. Albayrak, futbolculardan memnun olduklarını söylerken, 'Sneijder konusunda bize gelen herhangi bir teklif yok. Zaten onları satmak gibi bir düşüncemiz yok. Sadece Telles'e İtalyan kulübünden teklif geldi. Ama biz şu an hiç bir oyuncumuzu satmak istemiyoruz. Hedefimiz var buna ulaşmak için çalışıyoruz' diye konuştu.Duygun Yarsuvat'ın şike süreciyle ilgili açıklamalarına değinmekten kaçınan Ali Dürüst ise, 'Sayın Yarsuvat'la bir görüşme yapmadık. Zaten bununla ilgili sayın 2. başkanımız bir açıklama yaptı. Onun üzerine biz bir şey söylemek istemiyorum' demekle yetindi.'BEŞİKTAŞ'IN STADI OLİMPİYAT''Beşiktaş stat konusunda size başvuru da bulundu mu?' sorusuna ise Dürüst, 'Olimpiyatta oynamak istediğimizi söyledik. Zaten Beşiktaş'ın stadı orası. İyi niyet göstermek için her türlü yardıma açık olduğumuz belirttik. Şu anda stat konusunda da bir sorun yok. Sezon başında belirlenen stat orası. Şu anda orada futbol oynamaya engel her hangi bir şey yok. Kaldı ki Galatasaray 1 sene orada futbol oynadı' yanıtını verdi.Ligtv
Mizah Dergilerinin Kapağında Bu Hafta Neler Var?
Mizah dergileri bu hafta birinci yıldönümünde 17 Aralık'ı ve 14 Aralık operasyonunu kapağa taşıdı.Uykusuz ‘Yeni Türkiye‘nin birinci yaşını kutlarken, Gırgır, Penguen ve Leman da 17 Aralık'a karşı operasyon olarak nitelendirilen 14 Aralık'ı ilk sayfaya taşıdı
Reklam