onedio
En İyi 100 Teknik Direktör Sıralamasına Türkiye'den Sadece Bilic Girebildi
Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, dünyanın en iyi 100 teknik adamı sıralamasına Türkiye'den giren tek isim oldu.Dünyanın en iyi teknik direktörleri açıklandı. Listede ilk 100'de, sadece bir Türk teknik adam yer alabildi. Günümüz futbolunda tüm ülkeleri kapsamına alan, Coach World Ranking'in gerçekleştirdiği sıralamaya bir de Türkiye'de çalışan yabancı bir teknik adam girmeyi başardı.Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, en iyi 80. teknik adam olarak gösterildi ve ilk 100'e giren Türkiye'den tek çalıştırıcı oldu. Almanya'nın Hannover ekibini çalıştıran Tayfun Korkut ise 95. basamakta gösterildi.Listenin ilk sırasında Real Madrid'in İtalyan çalıştırıcısı Carlo Ancelotti yer aldı. Bayern Münih'ten Guardiola 2., Atletico Madrid'den Simeone üçüncü, Benfica'dan Jesus dördüncü ve Chelsea'den Mourinho beşinci sıraya layık görüldüler.Lucescu 35. sıradaBeşiktaş'ın UEFA Avrupa Ligi'ndeki rakibi Liverpool'un hocası Brendan Rodgers 26, Trabzonspor'un aynı kupadaki rakibi Napoli'nin başındaki isim Benitez 16, Galatasaray ve Beşiktaş'ın eski teknik direktörü Lucescu 35, Nordin Amrabat'ın Malaga'daki hocası Gracia 52, Spartak Moskova'dan Murat Yakın 58. oldular.Skorer
Erdoğan'dan 14 Aralık Yorumu: 'Gazeteci Suç İşlemez mi?'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cemaat'e dönük operasyonla ilgili Avrupa'dan gelen eleştirilere tepki gösterdi, 'Türkiye guguk devleti mi? Burası da hukuk devleti. Çıkan kararı bekleyeceksin' dedi.Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Genel Kurulu'na katılan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 14 Aralık'ta Gülen Cemaati'ne yönelik başlatılan operasyonla ilgili konuştu. Süreci yakından izlediğini söyleyen Erdoğan, her şeyin kanuna uygun devam ettiğini söyledi. Avrupa'dan gelen eleştirilere de sert tepki gösteren Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:'Yargı ve Emniyet'in geçmişte yaptığı hatalar tekrarlanmıyor. Hiç kimse süreç tamamlanmadan linç edilmiyor, algı operasyonları yapılmıyor. Şu anda dikkatli ve titiz bir süreç izleniyor. Bu süreç başladıktan sonra malum çevreler 'Basın susturuluyor' diye kampanya başlattı. Tatil gününde AB açıklama yapıyor, ne kadar da hassaslar. Bu ülkede olup bitenlere ne kadar hassaslar. Ne zamandan beri böyleler? 50 yıldır bizi kapılarında bekletenler, bu hassasiyeti nereden elde ettiler? Sözcüleriyle çıktılar Türkiye aleyhine açıklama yaptılar. Uluslararası basın da Türkiye aleyhine bu kampanyaya sımsıkı sarıldı.''Burası da hukuk devleti'Erdoğan, 'Paralel yapının inlerine girilmeye başlanınca dilleri çözüldü. Türkiye AB önünde kapı kulu değildir' dedi ve şöyle devam etti:'Bu AB’nin en büyük ülkesine, 'PKK terör örgütünü ülkenizde besliyorsunuz' diye dosyalar sunduğumda aldığım cevap şu: Haklarında 4 bin dava var. Netice bir hiç oldu. Cevap olarak da 'Burası hukuk devleti' dediler. Biz neticeyi bekliyoruz. Türkiye ne? Guguk devleti mi? Burası da hukuk devleti. İlerleme raporlarında her şey önceden planlı. Bize akıl verenlerin ülkesinde, Sabancı Holding’in binasında merhum Sabancı’yı katleden terörist fellik fellik dolaşıyor. Yakalanıyor, bir kapıdan girip diğerinden çıkıyor. Söylediğimizde elli dereden su getiriyorlar, neden teslim etmiyorsunuz? Siz hangi adaletten bahsediyorsunuz? Yapılanlar hoşlarına gitmiyor olabilir. Umutlarınızı adalet üzerine tesis edin. Umut bağladığınız maşaların maskesi düşüyor olabilir. Türkiye’nin adaletine ve yargı kararlarına saygı göstereceksiniz.''Suikast girişimleri oldu'Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Türkiye'nin 2023 hedefinden de bahsetti, 2023’e giden yol gülistan olmayacak. Zaman zaman aşkımızı, şevkimizi kırmaya yönelik saldırılar da olacak. Yılgınlığa kapılırsak biz de kaybederiz, millet de ülke de kaybeder' dedi. Erdoğan, AK Parti'nin kurulduğu 2002'den beri çok sayıda badire atlattıklarını savundu.'Bugünlere öyle kolay ulaşmadık. 2002’den beri öyle dikensiz bir gül bahçesi değildi. Darbe senaryoları yazıldı, bazı senaryolar uygulamaya dahi geçirildi. Suikast girişimleri oldu, arkadaşlarım tehdit edildi. Milletin seçtiği bir siyasi parti kapatılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Sokaklar hareketlendirildi. İçeriden, dışarıdan çok sayıda operasyon yapılmak istendi. En son 17-25 Aralık darbe girişimini yaşadık. Bunlardan herhangi birinde diz çöküp tuzağa düşseydik, pes etseydik bugünlere ulaşamazdık. 2023 vizyonundan bahsedemezdik.''Dönemin Haşhaşi örgütü oldular'Kendisinden, 'dönemin başbakanı' diye bahsedildiğini hatırlatan Erdoğan şunları söyledi:'Darbeden o kadar eminlerdi ki, hazırladıkları iddianameye 'dönemin başbakanı' ifadesini koydular. 'Dönemin başbakanı' diyenler şimdi 'dönemin Haşhaşi' örgütü oldular. Bu örgütü kısa zaman sonra kimse hatırlamayacak, hatırlayan da hayırla yad etmeyecek. 12 yıldır renk değişse de oyun değişmiyor. Bir maşa kullanılamaz hale gelirse üst akıl gider kendine başka bir akıl bulur, biri çökerse gider başka senaryo bulurlar. Düne kadar hasım olanlar bugün yan yana duruyorlar. Düne kadar birbirlerine demediklerini bırakmayanlar bugün kucaklaşıyorlar. Niye? Çünkü üst akıl öyle emrediyor, öyle istiyor. Çünkü patron öyle istiyor. Üst akla da patrona da itaatsizlik edemezler. Çünkü aldıkları sözlerin diyetini ödemek zorundalar. Bunların tabuları bu. Ama ş imdi bu tabular yıkılıyor. Bu dönem farklı bir dönem. Hamd olsun Allah’a bizim ödenecek diyetimiz yok, o nedenle bu kadar cesur davranıyoruz. Biz yetkiyi milletten aldık. ''Gazeteci suç işlemez mi?'Erdoğan, operasyonda Cemaat'e yakın medya gruplarından gözaltına alınanlar için de şu değerlendirmeleri yaptı:'Neymiş? Gözaltına alınanlar gazeteciymiş. Gazeteci suç işlemez mi? İngiltere’de 50 gazeteci sorguya çekilirken, telekulak skandalı nedeniyle bir medya kuruluşunun kapısına kilit vurulurken neden çıkıp da 'Basın susturuluyor' demediniz? İsrail'de bu sene 16 gazeteci katledildi. AB neden sesini çıkarmadı? Mısır’da onlarca gazeteci gözaltına alındı. Anadolu Ajansı baskıya, şiddete maruz kaldı. Neden sustunuz? Türkiye'de örgüt üyelerine 'gazeteci' diyerek sahip çıkacaksın ama Avrupa ülkelerinde olanı görmeyeceksin. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü bir rapor yayınlamış. Türkiye baş köşeye yerleştirilmiş. Merak ettim, bir baktım. Raporun bir yerinde bile İsrail’in adı geçmiyor ama hakkını yemeyelim Filistin’in adı geçiyor. Filistin’de 7 gazetecinin öldürüldüğü yazıyor.''Gazeteciliği maske olarak kullanıyorlar'Türkiye'de polis katiline gazeteci diye sahip çıkacaksın ama AB'de olanları görmeyeceksin. Kimse kusura bakmasın. Gazeteciliği maske olarak kullanıyorlar. Bu operasyonları yutacağımızı düşünüyorlar mı acaba? Türkiye’nin itibarı öyle oluyor böyle oluyor diyorlar. Hiçbir şey olmaz. Türkiye itibarını uluslararası manşetlerde bulmuş bir ülke değildir. Biz öyle sahte raporlarla, siyasi ideolojik nitelikle raporlarla, paralel destekçisi açıklamalarla kendisine istikamet belirleyecek bir ülke değiliz. Gezi olaylarında AB susuyordu, 17-25 Aralık’ta darbe girişinde bulunuluyorken bu AB yine susuyordu. Demokrasiye neden sahip çıkmıyorsunuz? Seçilmiş insanlara sahip çıkmıyorsunuz da darbe yapanlara sahip çıkıyorsunuz?''Nasihat yerine Suriyelilere destek verin'Suriye’deki iç savaşa da değinen Erdoğan, Avrupa’yı Türkiye’ye sığınan Suriyeliler için kendilerine destek vermemekle suçladı.“Bize nasihat vereceğinize ülkemizde kalan Suriyelilere destek verin. En irisinden en cılızına söyledikleri tek şey, 'Çok teşekkür ederiz, büyük bir önderlik yapıyorsunuz’ Tek söyledikleri bu. Tamam bunlar iyi güzel de siz de biraz destek verin. Paraya gelince… Onların Tanrısı o. Ama ne olursa olsun bombalar altındaki insanlar bize sığınıyor. Kobani’ye verilen mühimmat terör örgütlerine gönderildi.”“Esed rejimi yeni bir yapılanmanın içine girerse…”“Halep ile neden ilgilenmiyorsunuz? Ben şimdi düşünüyorum. Arkadaşlarıma söylüyorum. Yoksa burada, Suriye’de yeni bir eyalet mi oluşturuluyor? Yeni bir yapılanmanın içerisine girebilirler. Bu ülkem için bir tehdittir. Esed rejimi yeni bir yapılanmanın içerisine girerse ülkem için tehlike oluşturur. Halep’e neden sahip çıkmıyorsunuz?”Erdoğan, CIA’in işkence raporu için de, “İşkence manzaralarını gördünüz. Sesleri çıkıyor mu, çıkmıyor” dedi.'Son derece tehlikeli açıklamalar'Kürt sorununa çözüm sürecinin de kararlılıkla sürdürüldüğünü söyleyen Erdoğan, 'İnfaza karşı direniş açısından sokak meşrudur' diyen HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ı “sorumsuzlukla” suçladı. Erdoğan, “Son derece tehlikeli açıklamalar yaparak ortalığı karıştırmaya çalışanların da oyunları tutmayacak. Çözüm sürecini nihayete erdireceğiz, heyecanımız hiç yitirmeyeceğiz” dedi.Kaynak: Al Jazeera
Yavaş Çekimde Köprü Yıkımı
Teksas'da yıkım uzmanlarının 1936 yılında inşa edilmiş köprüyü yıkarken yaptıkları süper yavaş çekimde yapılmış kayıt.
ABD, 'Gülen'in İadesi' Sorusunu Karşılıksız Bıraktı
Fethullah Gülen hakkında yakalama kararı çıkarılmasının ardından gözlerin çevrildiği ABD, Türk hükümetinin, hakkında tutuklama kararı çıkarılan, Gülen Cemaati'nin lideri Fethullah Gülen'in iadesini isteyip istemediğine yönelik soruyu yanıtsız bıraktı.Washington'da düzenlediği basın toplantısında konuşan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki, Amerikalı bir gazetecinin, 'Türk mahkemesi, taraftarları hükümeti devirmeye çalışmakla suçlanan Fethullah Gülen için tutuklama kararı çıkardı. Türk hükümeti iade istedi mi? İstedilerse, ABD Fethullah Gülen'i iade eder mi' sorusuna, bu tür soruları ilke olarak yanıtlamadıkları yanıtını verdi.'BAKANLIK İADE TALEPLERİNE İLİŞKİN YORUM YAPMAZ'Psaki, 'Haberleri gördük. Politikamız gereği, Dışişleri Bakanlığı iade taleplerine ilişkin yorum yapmaz, iade talebi yapıldığını onaylamaz ya da iade talebi yapılmış olduğunu inkar etmez. Ayrıntıları Türk hükümetine sormalısınız' dedi.Aynı gazetecinin bu kez de 'Türk hükümetinin ya da mahkemelerinin, hukuksal sistemi muhalifleri ve karşı fikirde olanları bastırmak için kullanıyor mu' şeklindeki sorusuna karşılık Psaki, şu ifadeleri kullandı; 'Genel olarak konuşursak, bu konulara ilişkin kaygılarımızı daha önce dile getirmiştik. Bu özel konu için, daha önce söylediklerimizden başka bir şey yok.'Birgün
Reklam
Say: 'Holdinglere İhtiyaç Duymuyoruz'
Sanatçı Fazıl Say, 2 yılda bir yapılan BİFO-SAY festivalinin bu yıl iptal edilmesiyle ilgili bir açıklama yaptı.Fazıl Say 2 yılda bir yapılan BİFO-SAY festivalinin bu yıl iptal edilmesiyle ilgili bir açıklama yaptı. 'Ben ve ekibim ne devlete ne de bu holdinglere ihtiyaç duymuyoruz' diyen Say, Borusan'ın festivali iptal etmesinin ardından aldığı ihaleye dikkat çekti.Say tarafından yapılan açıklama şu şekilde:'DostlarBORUSAN yönetimi (Ceo'su Agah bey) bugün tüm medyaya açıklamalar yapmış. Bir BİFO-SAY(Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ve Fazıl Say) festivalimiz vardı İstanbul'da. İki yılda bir olurdu. Bu yılki iptal edilmişti. Niye iptal edildiğini anlatmışlar basına. Tabi her zaman her şeye bir kılıf uydurulur.İşin aslı ise şu;Hatırlarsınız; Şu Antalya'da yaşanan haksızlık sebebi ile ben Gürer Aykal ile artık çalışamayacağımızı anlattım. Sadece ben mi anlattım? Gürer Aykal kendisi basına açıklamalar yaptı 'bir daha Fazıl Say eseri yönetmem' dedi. Şimdi belli ki burada bir anlaşmazlık var. Evet keşke olmasaydı. Ama maalesef o 'keşke'ler bu insanların egolarının önüne geçemiyor. Evet Antalya'da bu kavga oldu ama ben bunun Borusan ile olan Festivalimize yansımaması için gayret gösterdim. Bifo-Say festivali 4 konserden oluşuyordu. Bu 4 konserden sadece 1 tanesi Gürer beyin yöneteceği konser idi. Borusan 4 konserin tamamını iptal etmiştir. Okudunuz, hepsi ortada yazıldı.Tekrar etmeye gerek yok. Ben hep şunu savundum. Gürer Aykal ile zaten olmuyor, o da istemeyecektir benim ile konser yapmayı -ki istemiyor. Ya 4 konser içinden onun yöneteceği o konseri de kaldırın, ya o konsere başka şef alalım. Gürer Aykal'a da ayrı bir kapsamda başka bir konser verilsin. Sonuçta adı ve konusu Fazıl Say olan bir festival de devam edebilsin.' Bunu savundum. Ama bu olmadı... Olmadığının zaten hemen ardından da Borusan bir ihale kazandı. Agah bey diyor ki 'ihalenin bu konu ile alakası yoktur',  ben diyorum ki ' Bilemiyorum, neden olmasın?'.Dostlar kendi konserlerimizi organize ediyoruz. Türkiye'nin her yerinde konser veriyoruz. Gerekirse, Anadolu'da köylere gidip çalıyorum. Ben ve ekibim ne devlete ne de bu holdinglere ihtiyaç duymuyoruz. Başımızın çaresine bakarız. İyi müzik yaptığımız sürece de bu salonlardaki doluluk oranımız artıyor. Dünyanın her yerinde yılda 100 konserimiz var. Eserlerimiz her yerde çalınıyor. Tüm internette de yayılmış durumda. Her yıl 3-4 CD üretiyoruz. Çalışıyoruz. Deli gibi çalışıyoruz. Orkestra eserlerimin Türkiye'de çalınması durumuna gelince. Dünyanın her yerinde çalınıyor. Türkiye'de benim (Orkestra) eserlerimin çalınma olasılıkları kısıtlanmıştır. Bu durum tamamen siyasidir. CSO olayında gördünüz. Gürer Aykal ise tüm bu olaylarda kendini kullandırtmıştır. Kötü bir duruş sergilemiştir.Dostlar,Şunu sorun kendinize, Aykal ne kaybederdi Muammer Sun gibi duruş sergileyebilseydi?Borusan'daki arkadaşlara başarılar dilerim. Ben her yıl 40-50 Orkestra ile çalıyorum fazla ihtiyacım yok illaki Borusan Orkestrası ile çalmaya. Herkes işine baksın. Bizi de artık rahat bırakın. Çalışan üretenleri rahatsız etmeyin.Sevgiler, Saygılar.'İleri Haber
Reklam
Nikon 2014 Mikroskopik Fotoğraf Yarışmasına Katılan Birbirinden Muhteşem 26 Detay Fotoğraf
2014 yılında Nikon tarafından düzenlenen fotomikrografi (mikroskopla büyütülmüş görüntülerin fotoğrafları) yarışmasına katılan birbirinden ilginç görüntüler, yaşadığımız dünyanın ne kadar ilginç ve çeşitliliğe sahip bir yer olduğunu gözler önüne serdi. Küçük canlıların bedenleri içerisinde detaylara saklanmış birbirinden renkli görüntüler ilgililerin beğenisi topladı. İşte yarışmaya katılan iddialı fotoğraflardan 26 tanesi;
Davutoğlu’nun Kızına Düşük Not Veren Öğretmenin Sınıftan Alındığı Öne Sürüldü
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun 9’uncu sınıf öğrencisi kızı Hacer Büke Davutoğlu, matematik sınavından düşük not alınca, notu veren öğretmenin sınıftan alındığı öne sürüldü. Başbakanlık ise iddiayı yalanladı.Cumhuriyet gazetesinden Fırat Kozok'un haberine göre; Davutoğlu’nun Ankara Hacı Ömer Tarman Anadolu Lisesi 9. sınıfta okuyan kızı Hacer Büke matematik sınavından düşük not alınca, öğretmenden sınav kağıdını istedi. Araya okul müdürü de girdi. Sınav kağıdını vermeyen öğretmen, daha sonra kağıdın kopyasının alınmasına izin verdi. Bir süre sonra öğretmen sınıftan alınırken, yerine okula yeni atanan müdür yardımcısı ve matematik öğretmeni görevlendirildi.Edinilen bilgilere göre öğretmenin sınıftan alınması, diğer öğrenci velilerinin de tepkisini çekti. Bazı velilerin okula gelerek değişiklikle ilgili şikayetlerini okul yönetimine ilettikleri öğrenildi. Buna karşın bazı velilere, yeni müdür yardımcısının branşının matematik olması nedeniyle kendisine bir sınıf verilmesi gerekçesiyle böyle bir düzenleme yapıldığı bilgisi verildi.OKUL MÜDÜRÜ: KESİNLİKLE YANLIŞ BİLGİTelefonla ulaşılan okul müdürü Gülten Akyürek ise sert bir tavırla, “Bu konuda size bir şey söylemeyeceğim, çünkü bilgileriniz kesinlikle yanlış” deyip telefonu kapattı. Başbakanlık Basın Müşaviri Osman Sert ise, “İddia edildiği gibi sayın Başbakanımızın kızı Hacer Büke Davutoğlu’nun bir derste düşük not almasının ardından bir aile yakını ya da özel öğretmen tarafından okula gidilmesi, sınav kağıdının görülmek istenmesi hiçbir şekilde söz konusu değildir. Sınavdan sonra dersin öğretmeniyle bu yönde hiçbir görüşme yapılmamıştır. Sadece her öğrencide olduğu gibi Hacer, düşük not aldığı kağıdını görmek istemiştir ki bu da son derece normaldir” dedi.'BABAMI İŞTEN KOVUN' DEMİŞTİDavutoğlu’nun “Cilvekuş” diye seslendiği kızı, henüz 9 yaşındayken dönemin Başbakan Tayyip Erdoğan ’a bir mektup yazıp, “Lütfen babamı işten kovun” diye ricada bulunmuştu.Başbakanlık'tan yalanlama geldiBaşbakanlıktan haberle ilgili yapılan açıklamada, Davutoğlu'nun, kızının ders durumu nedeniyle herhangi bir öğretmen hakkında idari tasarrufta bulunulmasının söz konusu olmadığı bildirildi.Açıklamada şunlar kaydedildi:''Bu haberle ilgili gerekli hukuki işlemler yapılacak olmakla birlikte, yayın öncesinde tüm detaylar izah edilmiş olmasına rağmen yalan bir haberde ısrar edilmesi basın ahlakına, insan ve çocuk haklarına aykırıdır.Daha önce defalarca izah edildiği ve kamuoyumuzun yakından takdir ettiği gibi Sayın Başbakan ve aile bireyleri hiçbir zaman bulundukları konuma bağlı bir ayrıcalık talebinde bulunmamıştır. Buna yıllardır tüm yakın çevreleri ve aziz milletimiz şahittir. Bu tarz haberler Sayın Başbakan ve ailesinin değil sadece bu tür yayıncılıkta ısrar eden basın kuruluşlarının itibarına zarar vermektedir.'' Cumhuriyet ve AA
Davutoğlu'ndan CHP'ye: 'Daha Şişli'yi Yönetemiyorlar'
Başbakan Ahmet Davutoğlu, CHP'nin elindeki Şişli Belediyesi'nde yaşananları değerlendirip, 'Daha Şişli'yi yönetemeyen Türkiye'yi nasıl yönetsin' diye konuştu.Başbakan Ahmet Davutoğlu, Rize'deki AK Parti İl Kongresi'nde konuştu. Davutoğlu, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile arasında 'fitne çıkarmaya çalışmak'la suçladı. Başbakan, 'Sayın Kılıçdaroğlu, bütçe görüşmelerinde benimle Cumhurbaşkanımız arasında fitne çıkarmaya çalıştı. 'Bizim Cumhurbaşkanımızla ilişkimiz siyasetle başlamadı siyasetle bitmez. Ölümle de bitmez. Bu dünya ahiret kardeşliğidir' dedi.'Şişli'yi yönetemeyen Türkiye'yi nasıl idare etsin?'Davutoğlu, Şişli Belediyesi'nde Beldiye Başkanı Hayri İnönü ile yardımcısı Emir Sarıgül arasındaki gerginliği değerlendirdi. Ahmet Davutoğlu, 'Kılıçdaroğlu, 'Biz de Türkiye'yi idare ederiz demişti. Allah göstermesin. Şişli'de yaşananlardan sonra 4 dakika ülke yönetiminde olsalar, birbirilerini tehdit ederler. Daha siz Şişli'yi idare edemiyorsunuz. Şişli'yi idare edemeyenler nasıl milletten oy isteyebilirler? Farklı düşünceleri var diye bir milletvekilini istifa ettirdiler' diye konuştu.'Kirli oyunlar'Davutoğlu, Gülen Cemaati'nin kendilerine karşı siyasi partilerle işbirliği yaptığını savunurken de, 'Bu ülkede siyastte kaybeden partiler kirli oyunlar içine girdiler. CHP, HDP acaba yeni bir koalisyon oluşturabilir miyiz? Hepsi bir araya gelseler ve arkalarındaki paralel çete harekte geçse bizim hareketimizi durdurabilir mi?' diye sordu.'AB hemen Pazar günü açıklama yaptı'Başbakan, 14 Aralık'ta medya ve poliste Cemaat'e yönelik operasyona yurtdışından gelen eleştirilere de tepki gsöterdi. AB'nin tati günü olan pazar günü hemen açıklama yaptığını, ama başka bir konu olsa karar alma süreçlerinin haftalarca sürebileceğini belirterek, 'Konuyu saptırarak, sanki basına dönük bir operasyon yapılıyormuş gibi bunu dünyaya şikayet edenler ve bu şikayet üzerinden Türkiye'yi dışarda mahkum etmek isteyenler bilsinler ki Türkiye her açıdan özgürlükler ülkesidir, demokratik özgürlüklerin korunduğu bir ülke olmaya devam edecektir.' dedi.Davutoğlu, partisinin 2004'ten beri birçok kez engellenmeye çalışıldığını savunurken, 'Kıbrıs müzakerelerini yaparken 'genç subaylar rahatsız' manşetleri attılar. 2004 mahalli seçimlerine bu manşetlerle girdik. Zaferle çıktık' dedi. Davutoğlu, 27 Nisan'daki Genelkurmay Başkanlığı açıklamasını hatırlatıp, 'E-muhtıra verildi. Durdurabildiler mi? Adından başka cumhurla hiç alakası olmayan Cumhuriyet mitingleri yaptılar. 2007 seçimlerinde demokrasi tarihlerinde en büyük oyu alıp yolumuza devam ettik' diye konuştu. Ardından da, 'Bu kez kapatma davası açtılar. Büyük başarılara imza atmış bir lider aleyhine parti kapatma davası açtılar. Durdurabildiler mi?' diye sordu.'Onlar beddua ederken...'Davutoğlu Gezi protestolarını da 'provokasyon' olarak nitelendirirken şunları söyledi:'2011 seçimlerinden sonra Gezi provokasyonları... 8-10 ağacın bir yerden bir yere taşınması için Tüykiye'yi yangın yerine çevirenler Yalova'da asırlık ağaçlar kesilirken sesini çıkardı mı? Sayın Cumhurbaşkanımızın arkasında sadece millet vardı. Gezi provokasyonları başarılı olamayınca 17-25 Aralık'ta dini maskesi olan paralel çeteyi devreye soktular. Bu çete üzerinden halkın iradesiyle işbaşına gelmiş iktidarı yerle bir etmeye çalıştılar. 'Dönemin başbakanı' diye iddianame hazırladılar. O kadar emindiler ki. Başbakanı yerinden edeceklerdi. Ama bu milletin aziz fertleri bu parti ve lideri için alnı secdede dua ediyordu. Onlar bir diyarda vatan aleyhine beddualar yaparken, alnı secdedeki milletimiz başbakanımız için dua ediyordu. 30 Mart'ta millet cevabı verdi. Her türlü oyunu, her türlü tuzağı kurdular. Yetmedi, bütün partiler bir araya geldiler çatı aday çıkardılar. Onlar çatıyla uğraşırken biz milletin kendisiyle iletişim kurduk.'Davutoğlu ülkede hiç kimsenin inancı nedeniyle baskı görmesine izin vermeyeceklerini söylerken de CHP'yi eleştirdi. Başbakan, CHP'nin iktidarda olduğu 1950'ler öncesindeki tek parti dönemiyle hesaplaşması gerektiğini savundu.'Her tuzağın hesabı sorulacak'Konuşmasının sonunda Gülen Cemaati'ne dönük operasyonu da değerlendiren Davutoğlu, 'Basın mensupları, toplumda hiç kimse hesap veremez durumda değildir. Türkiye’de milli iradeye karşı her tuzağın, kumpasın hesabı sorulacaktır. Emniyet ve yargıda gizli yapılanmalarla vatandaşlarımızın hakkını gasp edenlerden bunun hesabı sorulacaktır' dedi.Al Jazeera
Reklam
Akıllı Telefonlar 2015'te Zamlanacak
Zaten pahalı değil mi diyorsunuz. Evet pahalı ama daha da pahalanacak. İşte 2015 yılında gelecek yeni vergiler, akıllı telefonlara yansımaları ve çıkartılması düşünülen yeni vergiler...Her yeni yıl, tüm dünya halkları tarafından yeni umutlarla ve merakla bekleniyor. İnsanların genel olarak yeni bir başlangıç olarak düşündüğü her yeni yıl, Türkiye'de yenilenen vergilendirmelerle başlayacak.Esasında bu gerçeğe çok yabancı değiliz. Genel olarak her yeni yılın başlangıcıyla beraber, vergi rakamlarındaki değerlerde değişimler oluyor.2015'te teknolojiye yüzde 10.11 zam2015 'te yapılacak zam oranları geçtiğimiz aylarda belli olmuştu. 2015 yılında trafik cezaları, cep telefonu, emlak, taşıt ve iletişim vergisine yüzde 10.11 oranında zam yapılacağı biliniyor.Yani şu an 2000 liraya alınan bir telefona 202.2 TL zam gelecek ve fiyatı 2202.2 TL olacak. Tabi 2015 yılında telefonlara konan damga vergisinin de arttırıldığı biliniyor. Diğer tüm vergiler, damga pulunun dahil edilidiği fiyat üzerinden hesaplanıyor. Örnek vermek gerekirse Türkiye'ye gelen bir cihazın vergisiz fiyatı 500 TL ise, damga puluyla beraber 550 TL oluyor ve bunun üzerinden diğer vergiler hesaplanıyor. Bu da fiyatı yükselten etmenlerden biri olacak.İthal telefona ek vergi gelebilir!Henüz kesinleşmiş bir durum olmasa da, Vestel'in yerli telefon üretmesiyle beraber diğer ithal telefonlara ek vergilerin gelmesi gündemde. Zaten Vestel'in de bu şekilde hükümetten bir beklentisi olduğu da biliniyor.Cari açığın ciddi bir oranda yükseldiği Türkiye ekonomisi, tasarruf da yapamadığı için ek vergilerle satın alım oranlarını azaltma peşinde olacak.2013 yılında 12 milyon cep telefonu ithalatı yapan Türkiye, 2.7 milyar dolarını dışarıya vermiş oldu. Bu yüzden hükümet yerli akıllı telefona teşvik maksadıyla yabancı cihazlara daha fazla vergiler getirebilir. Tabi bunu biraz değişik bir biçimde yapmalılar. Çünkü gümrük birliği anlaşması, ithalat edilen mallara ek vergiler getirilmesinin önünü kısıtlıyor.Şimdilik hazırlık aşamasında olan yeni vergi, hükümete yakın kaynaklar tarafından da olumlu karşılandığı belirtiliyor. Yani 2015 yılı içerisinde, fiyatı yüksek olan ve yabancı akıllı telefonlarda ek vergilendirme yapılabilir.Bakalım küresel olarak durgunluğa giren ekonomi, özellikle Rusya ve Türkiye'de biraz daha durgunlaşacak gibi. Bunun yansıması da zam olarak bizlere yansıyacak.Dolar da yükseliyorDövizin yükselmeye başladığı günümüzde, 2015'te dövizin daha da yükselmesi de beklenenler arasında. Telefonların fiyatlarını bu tip etmenler de artırabilir.Telefon almayı düşünenlere, 2015 'i beklemeyin diyebiliriz.ShiftDelete.Net
Galatasaray'da İkinci Hajrovic Vakası Yolda
Goran Pandev'in Galatasaray ile kontratını sona erdirmek istediği, FIFA'ya giderek serbest oyuncu hakkı elde etmeyi de düşündüğü öne sürüldü.Galatasaray'ı FIFA'ya şikayet ederek takımdan ayrılan Izet Hajrovic'in ardından, bir futbolcunun daha aynı yolda olduğu öne sürüldü. Makedon basınında yer alan haberlere göre, sezon başında Napoli'den transfer edilen ve bu sezonki ilk gollerini geçtiğimiz günlerde Ziraat Türkiye Kupası'nda Balçova Yaşamspor'a karşı atan Goran Pandev'in FIFA'ya müracaat etmeye hazırlandığı iddia edildi.31 yaşındaki futbolcunun dört aylık maaşında gecikmeler olduğu gerekçesiyle FIFA'ya başvurarak serbest oyuncu statüsü kazanmayı düşündüğü bildirildi. Kontratının sona ermesini beklemeden bedelsiz ayrılma hakkı kazanacak oyuncunun sezonun ikinci yarısını beklemeden takımla yollarını ayıracağı ve İtalya'nın yolunu tutacağı belirtildi.Makedon basınında 'Pandev kontratının sonlandırılmasını istiyor' başlığıyla verilen haberde, 'Pandev artık Türkiye'deki son günlerini sayıyor. Sarı-kırmızılı takımdan ayrılmak konusunda kararlı. Bu yönde tüm hazırlıklarını yaptı. Yeniden İtalya'nın yolunu tutacak. Kendisiyle ilgilenen kulüplerden bir tanesine imza atacak' ifadeleri kullanıldı.Eurosport
21. Ölüm Yıl Dönümünde 10 Video ile Türk Sinemasının "Baba"sı Hulusi Kentmen
Hulusi Kentmen (20 Ocak 1912, Tırnova - 20 Aralık 1993, İstanbul), Türk tiyatro ve sinema oyuncusu.Deniz Kuvvetlerinde astsubay rütbesiyle görev aldı. Deniz astsubaylığından emekli olduktan sonra sanat yaşamına atıldı. Hisse-i Şaiya oyunuyla profesyonel olan Kentmen, 1942'de Sürtük filmiyle sinema oyunculuğuna başladı. Tatlı-sert ve babacan tarzı ile çoğu filmlerinde baba, komiser, bahçıvan, hakim vb. roller üstlendi, birçoğunda kendi adıyla oynadı. Kentmen, 1942-1988 yılları arasında 500'e yakın filmde rol aldı. Türk sinemasında bir klasik olan oyuncu 81 yaşında 20 Aralık 1993'te böbrek yetmezliği sonucu yaşamını yitirdi.
Reklam
Dünyanın En Büyük Dördüncü Gölü Olan Aral Tamamen Kurudu, Aferin Size İnsanlık!
etiket
Bir zamanlar dünyanın en büyük dördüncü gölü olan Aral Gölü tamamen kurumuş durumda. Bundan henüz 14 yıl önce, şu an yalnızca kum ve tuz olan yerde kocaman bir su birikintisi vardı. Bu devasa gölün 14 yıllık bir süre içerisinde kuruyup yok olması, bizlere geleceğimiz hakkında ciddi kaygılar yaşatıyor. İnsanlık kendisine hayat veren doğa ile birlikte yaşamayı ne zaman öğrenebilecek?
Temsilcilerimizin Maç Programı Açıklandı
Adını son 32 takım arasına yazdıran Pınar Karşıyaka'nın Beşiktaş İntegral Forex'le mücadele edeceği M Grubu'ndaki maç programı belli oldu.ULEB Avrupa Kupası'nda geçen sene olduğu gibi bu sezon da adını son 32 takım arasına yazdıran Pınar Karşıyaka'nın M Grubu'ndaki maç programı belli oldu.İlk turda mücadele ettiği F Grubu'nu 3. sırada tamamlayan Pınar Karşıyaka, çeyrek finale yükselme mücadelesi vereceği M Grubu'nda Beşiktaş İntegral Forex, Fransa'dan Paris Levallois ve Litvanya'dan Neptunas'la karşılaşacak.İlk 2 takımın çeyrek finale yükseleceği grup maçlarına 7 Ocak 2015'te deplasmanda Beşiktaş İntegral Forex müsabakasıyla başlayacak Pınar Karşıyaka, Neptunas'la İzmir'de karşılaştıktan sonra Fransa'da Paris Levallois'e konuk olacak.Bu maçın ardından Paris Levallois ve Beşiktaş İntegral Forex'i İzmir'de ağırlayacak Pınar Karşıyaka, gruptaki son maçında deplasmanda Neptunas'la karşılaşacak.Eurosport
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Başbakan Ahmet Davutoğlu, kasım ayında örtülü ödenekten 119 milyon TL’lik harcama yaptı. Maliye Bakanlığı’nca açıklanan kasım ayı bütçe gerçekleşme sonuçlarına göre bütçede “gizli hizmet giderleri” olarak geçen, 11 aylık örtülü ödenek harcaması, 1 milyar 1 milyon lirayı geçti. Görevi Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan devraldığı eylül ayından itibaren, Başbakanlık örtülü ödeneğini kullanmaya başlayan Davutoğlu’nun örtülü ödenek harcaması, üç ayda 263.2 milyon TL’ye ulaştı. Aylar itibarıyla şöyle:
Erdoğan, Örtülü Ödenekten 7 Milyar TL Harcamış
Cumhuriyet yazarı Çiğdem Toker, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı yaptığı 11 yıl boyunca bütçeden örtülü ödeneğe ayrılan payın toplam 12 kat arttığını yazdı. Buna göre, Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde örtülü ödenekten toplam 7 milyar 93 milyon TL harcanmış.Örtülü ödenek harcaması bütçe gelirinin üç katıCumhuriyet’ten Çiğdem Toker’in yazısında paylaştığı Başbakanlık ve Maliye verilerine göre, Erdoğan’ın 2003-2013 yılları arasında örtülü ödenekten harcadığı toplam tutar 6 milyar 355 milyon TL olarak gerçekleşti. Cumhurbaşkanlığı koltuğuna geçmeden önce Erdoğan, 2014’ün ilk 8 ayında ise toplam 738 milyon TL harcadı. Böylece örtülü ödenekten 11 yılda alınan toplam tutar 7 milyar 93 milyon TL’yi buldu.Toker, yazısında bütçe gelirlerindeki artışla, örtülü ödenek kullanımındaki artışın arasındaki büyük farka da dikkat çekti. Toker, yazısında bu durumu şöyle anlattı:“2003’te, 100 milyar TL civarındaki genel bütçe gelirleri, 2013’te 375 milyar TL’ye ulaşmış. Bu yıl 393 milyar TL hedefleniyor. En iyimser söyleyişle devletin genel bütçe gelirleri, 11 yılda 4 kat artmış. Buna karşılık, 2003’te yaklaşık 100 milyon TL ile başlayan örtülü ödenek, 2013 sonuna gelindiğinde 1 milyar 240 milyon TL’ye ulaşıyor. Yani 11 yılda 12 kat artmış. Başka bir ifadeyle Erdoğan’ın 11 yıl boyunca örtülü ödenekten kullandığı para, bütçe gelirlerindeki artış hızının 3 katı!”Davutoğlu 3 ayda 263 milyon harcadıÖte yandan Toker, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun örtülü ödenek harcamalarına da yer verdi. Buna göre, Davutoğlu, kasım ayında örtülü ödenekten 119 milyon TL’lik harcama yaparken, makama geçtiği eylül ayından itibaren, örtülü ödenek harcaması üç ayda 263 milyon 200 bin TL’ye ulaştı.Böylece, Maliye Bakanlığı’nca açıklanan kasım ayı bütçe gerçekleşme sonuçlarına göre bütçede “gizli hizmet giderleri” olarak geçen, 11 aylık örtülü ödenek harcaması, 1 milyar 1 milyon lirayı geçti.Toker, bu verileri paylaştığı yazısını Erdoğan’ın harcadığı 7 milyarlık örtülü ödeneğe de atıfta bulunarak şöyle tamamladı: “Hesabı sorulamayan 7 milyar…Fakat bu tablodan daha vahimi ne biliyor musunuz? Bir yıl önce Barış Güler ile Süleyman Aslan’ın evinde bulunup el konulan paraların, geri verilecek olması nedeniyle, yasal faizini de bizim ödeyecek olmamız. 2015 bütçesi hayırlı olsun.”Diken
ABD Ulusal Film Arşivi’nin 'Yeni Hazineleri' Açıklandı
Yıl sonu listeleri arasında kaybolurken ABD Ulusal Film Arşivi (National Film Registry)’den Ulusal Film Koruma Heyeti (National Film Preservetion Board) Kongre Kütüphanesinde (Library of Congress)’de saklamak üzere seçtikleri filmleri açıkladı. Her yıl olduğu gibi minimum 10 yıllık bir süreyi aşmış 25 filmi kültürel miras olarak koruduğunu açıklayan kurulun bu seneki seçkisi oldukça ilginç ama daha önceki yıllarda da bilindiği üzere de kurulun yelpazesi oldukça geniş:Klasik Hollywood filmlerinden, deneysel filmlere, kısa filmlere kadar bağımsız yapımlar, televizyon filmleri de koruma altına alınabiliyor.Bu senenin seçkisinde ilk göze çarpan yapımlardan biri Joel ve Ethan Coen’lerin The Big Lebowski (1998)’si, Roman Polanski’nin Rosemary’s Baby (1968) ’ si, Howard Hawks’ın Rio Bravo (1959)’su ve Samuel Fuller’in V-E + 1 (1945)’i popüler klasik yapımlardan ise Steven Spielberg’in Saving Private Ryan (1998)’ı ve Mel Stuart’ın Willy Wonka and the Chocolate Factory (1971)’si listede yerini alıyor. Kurulun listesine giren en eski yapımlar ise; Bert Williams Lime Klin Club Field Day filmi (1913), Lois Weber’in Shoes (1916), William Worthington’ın The Dragon Painter (1919), Grace Cunard ve Francis Ford’un Unmasked (1917)’ı. Kurulun yine koruma altına alıp kütüphanesine eklediği en yeni yapımlar ise Mark Jonathan Harris’in Into the Arms of Strangers: Stories of the Kindertransport (2000) ve James Benning’in 13 Lakes (2004) filmleri.Kurulun listesine giren filmlerin tamamı şöyle:James Benning, 13 Lakes (2004).Bert Williams Lime Kiln Club Field Day (1913).Joel ve Ethan Coen , The Big Lebowski (1998).Irving Cummings, Down Argentine Way (1940).William Worthington, The Dragon Painter (1919).Trevor Greenwood, Robert Dickson ve Alan Gorg, Felicia (1965).John Hughes ve Ferris Bueller, Day Off (1986).Busby Berkeley, The Gang’s All Here (1943).André de Toth, House of Wax (1953).Mark Jonathan Harris, Into the Arms of Strangers: Stories of the Kindertransport (2000).Arthur Penn, Little Big Man (1970).John Lasseter, Luxo Jr . (1986).Lisze Bechtold, Moon Breath Beat (1980).Efraín Gutiérrez, Please Don’t Bury Me Alive! (1976).Preston Sturges ve William K. Howard, The Power and the Glory (1933).Howard Hawks, Rio Bravo (1959).Roman Polanski, Rosemary’s Baby (1968).Leo McCarey, Ruggles of Red Gap (1935).Steven Spielberg, Saving Private Ryan (1998).Lois Weber, Shoes (1916).Henry King, State Fair (1933).Grace Cunard ve Francis Ford, Unmasked (1917).Samuel Fuller, V-E + 1 (1945).Frank Tashlin, The Way of Peace (1947).Mel Stuart, Willy Wonka and the Chocolate Factory (1971).Bant Mag
Reklam