'Yandex Trafik'i Amacı Dışında Kullanan 5 Türk Tipi
İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerdeki akıllı telefon kullanıcılarının olmazsa olmazı olan anlık trafik uygulamaları size sadece gideceğiniz yere en kısa yoldan ulaşma olanağı sunmuyor. Bu uygulamaların lokasyon bazlı olarak paylaşılan kullanıcı yorumlarında neler var neler. Trafik kazası, yol çalışması veya radar bildirimlerinden bahsetmiyoruz. İşte Yandex.Navi’yi farklı amaçlarla kullanan 5 insan tipi…
Fenerbahçe'ye Transfer Yasağı Gelebilir
Uluslararası Spor Hukuku konusunda Uzman Avukat Alpay Köse, Erkan Zengin nedeniyle Fenerbahçe'yi bekleyen tehlikeye dikkat çekti.Transferin gözde ismi Erkan Zengin geçtiğimiz günlerde, ‘’Fenerbahçe’den başkasına gitmeyeceğim. Görüşmelerimiz devam ediyor. Eskişehir’e dönmeyeceğim bile. Ya Fenerbahçe, ya İsveç. Bu kadar basit yani” ifadelerini kullanmış ve Fenerbahçe’de oynayamaması durumunda ülkesine döneceğinin sinyalini vermişti. Uluslararası Spor Hukuku konusunda Uzman Avukat Alpay Köse, Erkan Zengin transferinde gelinen son durumu değerlendirdi.Yıldız futbolcunun Fenerbahçe’ye transfer olamayıp bu nedenle ülkesine dönmesi ve Eskişehirspor’un da bu durumu UEFA’ya taşıması durumunda Fenerbahçe’nin transfer cezası alabileceğini ifade etti. Aynı zamanda fesih işleminden sonra Fenerbahçe’ye gitmesi halinde dahi bu cezanın oluşabileceğine dikkat çeken Alpay Köse ‘’Hem UEFA düzenlemelerinde, hem de FIFA düzenlemelerinde futbolcuyu ayartan kulüp, haksız olarak fesih etmesine neden olursa bu kulübe 2 döneme kadar transfer yasağı verilir. Fesih işleminden sonra ilk transfer olduğu kulüp haksız feshe neden olmuş sayılır’’ diyerek sarı-lacivertli takım adına tehlikenin boyutunu gözler önüne sermiş oldu.Skorer
Sivil Dayanışma Platformu'ndan 'Sağlam İrade' İlanı
Sivil Dayanışma Platformu, gazetelere çarpıcı bir ilan verdi.'Yüce Divan çabasının, adli yargıda başarısız olan darbe girişiminin Anayasa Mahkemesi'nde sonuçlandırma gayreti' olarak ifade eden platform, ilanında Anayasa Mahkemesi'nin 'aklanma yeri' olmadığını savundu.
Mark Zuckerberg 2015 Hedefini Açıkladı
Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg, 2015'te yerine getirmek istediği en büyük hedefi açıkladı. Her hafta bir kitap okumayı hedefleyen Zuckerberg, kullanıcıları görsel kitap kulübüne üye olmaya davet etti.Facebook'un CEO'su Mark Zuckerberg, her yıl belirlediği ana hedeflerine bu kez kitap okumayı ekledi. Facebook sayfasından açıklama yapan Zuckerberg, '2015'in her haftasında bir kitap okumayı hedeflediğini, bu sayede farklı kültürler, inanışlar, tarihler ve teknolojiler hakkında yeni şeyler öğrenebileceğini' belirtti.Zuckerberg, kendisi gibi düzenli kitap okumayı hedefleyen herkesi Facebook'un görsel kitaplığı 'A Year of Books' sayfasına katılmaya davet etti. Listesindeki ilk kitabın Moises Naim'e ait bir kitap olduğunu açıklayan Zuckerberg, 2015'teki hedefini 50 bin Facebook kullanıcısının tavsiyesi arasından seçtiğini belirtti.Zuckerberg, geçmiş yıllarda hedefleri Mandarin Çincesi öğrenmek ve her gün yeni biriyle tanışmak olarak açıklamıştı.Al Jazeera Turk
Reklam
Hint Usulü Kuaför Masajı
Daha önce görmeye pek alışık olmadığımız tarzda bir kuaför masajı izliyoruz. Hintli kardeşimizin ellerini kullanma şekli ise muazzam!
Reklam
Bir Gemi Dolusu Sığınmacı: 3 Milyon Dolar Kâr
İtalya'da polis, insan kaçakçılarının, içindeki 359 sığınmacı ile denizde terkettikleri gemiden 3 milyon dolar kâr sağladığını düşünüyor.Ezadeen gemisi Cuma günü İtalyan sahil güvenlik görevlileri tarafından farkedilip Corigliano Calabro limanına çekilmişti.Geçen haftanın terkedilen ikinci teknesindekilerin çoğunun Suriyeli olduğu sanılıyor.Her iki geminin de kaçakçıların genellikle en çok kullandığı yol olan Libya üzerinden değil, Türkiye'den yola çıkmış olduğuna ilişkin açıklamalar yapılmıştı.
Coritiba'dan Valencia'ya Teşekkür
Brezilya'nın Coritiba Kulübü, İspanya liginde Real Madrid'i 2-1 mağlup ederek rakibinin 22 maçlık galibiyet serisini sonlandıran Valencia için teşekkür mesajı yayımladı.Brezilya'nın Coritiba Kulübü, İspanya liginde Real Madrid'i 2-1 mağlup ederek rakibinin 22 maçlık galibiyet serisine son veren Valencia için teşekkür mesajı yayımladı.Coritiba'nın sosyal medya üzerindeki hesaplarından yayımlanan mesajda, kulübün resmi müsabakalardaki 24 maçlık galibiyet serisinin tescil edildiği Guinness Dünya Rekorları belgesine yer verilerek, 'Dünyanın en çok üst üste maç kazanan takımı Coritiba, Real Madrid'i yenerek rekorun Güney Amerika'da kalmasını sağlayan Valencia'ya teşekkür eder' ifadesi kullanıldı.3 Şubat-5 Mayıs 2011 tarihlerinde üst üste 24 maç kazanan Coritiba, bu alandaki dünya rekorunu elinde bulunduruyor.Coritiba Kulübü twitter hesabından müzelerinde bulunan Guinnes Rekorlar Kitabı'na ait sertifikayı da gösterdi.Eurosport 
İlişkinizin Size Artık Mutluluk Vermediğini ve Acı Olsa da Bitirilmesi Gerektiğini Gösteren 8 Durum
Her insanın hayatında duygusal anlamda kırılma noktaları vardır. Birlikte olduğumuz kişi ile ilişkimize devam edip etmemek arasında büyük kararsızlıklar yaşarız. Karşımızdaki insanı hem istiyoruzdur, hem de onunla olan ilişkimizin bizi mutsuz ettiğinin farkındayızdır. Ne yapmalı böyle bir durumda? Eğer ilişkinin geleceğinde bir değişiklik olması söz konusu değilse, acı durumu kabul ederek ilişkiyi bitirmeliyiz fakat bunu yapmadan önce oldukça detaylı düşünmeliyiz her şeyi. İşte o ilişkiden artık hayır gelmeyeceğini ve derhal bitirilmesi gerektiğini gösteren 8 durum;
Reklam
Türkiyeli Trans Kadınların Yaşadığı ve Bildiği 17 Şey
Transfobi, toplumsal cinsiyetlere uymayan, doğduğu bedendeki cinsiyete ait hissetmeyen insanlara(transeksüel) karşı beslenen önyargı, korku ve nefrettir.Bu nefret, devlet-din-aile üçlüsü tarafından körüklendiğinde insanlar daha çok trans kadınlar olmak üzere transeksüel bireyleri öldürmekteler. Kadın cinayetlerindeki tahrik indirimleri, trans kadınlar söz konusu olduğunda çok daha net uygulanmaktadır.Ve transfobi, illa heteroseksüellerde görülen bir hastalık değil, aynı zamanda eşcinsellerde de görülen bir durumdur. Yani trans bireylerin işi bir tık daha zor.
Aziz Yıldırım'ın Kehaneti Tuttu!
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, iki hafta önce ligin ilk yarısını lider bitireceklerini iddia etti ve öyle de oldu...Aziz Yıldırım'ın ligin ilk yarısının bitimine 2 hafta kala yani Fenerbahçe 3. sıradayken bulunduğu iddia tuttu!Başkan Aziz Yılıdırım, 25 Aralık tarihinde takımın idmanını izledikten sonra 'Mersin'i ve Başakşehir'i yenip ilk yarıyı bitiririz' demişti.Dünkü derbinin ardından Yıldırım'ın dediği çıktı. Fenerbahçe bu iki maçı kazanırken, Galatasaray Gençlerbirliği'ne puan kaptırdı, Beşiktaş da dün akşam Galatasaray'a kaybetti.Böylece Fenerbahçe 3. sırada girdiği son 2 hafta sonrasında zirveyi kaptı.Takvim
"Berkay Kim ya?" Diyenler İçin 12 Maddede Berkay
Son zamanlarda adını sık sık duyar olduk Berkay'ın. Soner Sarıkabadayı imzalı Taburcu şarkısıyla hayatımıza giren, radyolarda duyuldu mu 'Berksan, Gökhan Tepe, Murat Dalkılıç, Tan, Murat Boz, vs.' değil mi bu ya? dediğimiz, Asena Erkin ile yaşadığı maceraları, doğum günü kutlamalarını takip ettiğimiz, bütün bunlara rağmen geniş bir kesimin hala adını duyduğunda 'kim olm bu Berkay' dediği Berkay'ı size tanıtmak istedik. Berkay, kızgın kumlardan serin sulara atlamak gibi bir his, Berkay sevgilinizi tanıştırmayı istemeyeceğiniz kankanız, Berkay sakalın yakışmadığı adamlardan... İşte Berkay.
Reklam
Komisyon 'Yüce Divan' Der mi?
4 eski bakan hakkındaki yolsuzluk iddialarını soruşturan Meclis Komisyonu bugün Yüce Divan için oylama yapacak. Komisyondan çıkacak karar, Meclis Genel Kurulu'ndaki oylama için de kritik olacak.17 Aralık 2013'te yapılan yolsuzluk operasyonunda adı geçen eski bakanlar Zafer Çağlayan, Egemen Bağış, Erdoğan Bayraktar ve Muammer Güler hakkında kurulan TBMM Soruşturma Komisyonu, bugün bu isimlerin Yüce Divan'da yargılanıp yargılanmamasına ilişkin kararını verecek. 22 Aralık'ta yapılması planlanan ancak bakanların itirazları üzerine 5 Ocak'a ertelenen oylamanın sonucu bakanların akıbetleri hakkında kesin belirleyici olmasa da kritik bir gösterge olacak.AK Parti'nin çekinceleriAl Jazeera'nin AK Parti kaynaklarından edinliği bilgilere göre, Bakanların, malvarlıkları hakkındaki MASAK raporuna yaptıkları itiraz üzerine verilen erteleme kararına kadar AK Parti'de üç eğilim konuşuluyordu.1. Yüce Divan'a evet denilirse dosya 2015 seçimleri öncesi açılacak ve kamuoyundaki tartışmalar partiyi yıpratacak.2. Yüce Divan'a hayır kararı çıkarsa, Meclis'teki gizli oylamada fire verilmesi halinde bu durum 'partide çatlak' görüntüsü yaratabilecek.3. Yüce Divan kararı çıkmaması halinde, yolsuzluk tartışmaları yıllar boyu gündemde tutularak AK Parti'ye karşı kullanılabilecek.Ertelemeden bu yana ne değişti?22 Aralık'taki erteleme kararı öncesi, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun başta il kongreleri olmak üzere konuşmalarında yolsuzlukla ilgili vurgusu dikkat çekmişti. Davutoğlu, 'Yolsuzluk yapan kardeşim bile olsa kolunu koparırım' sözünü konuşmalarında art arda sarf etti. Hatta Davutoğlu'nun 4 bakanı çağırıp 'Yüce Divan'a gitmeyi kendiniz talep edin' telkininde bulunduğu haberleri çıktı.Ancak erteleme kararı sonrası, Başbakan Davutoğlu'ndan ve hükümetten gelen açıklamalarda tansiyon düştü. Başbakan Davutoğlu, bu konuda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüş ayrılığı olmadığını vurgulayan açıklaması ile bu konudaki en nihâi açıklamasını 27 Aralık'ta canlı yayın röportajında yapmış ve şunları söylemişti:'Bakınız, 7 Şubat 2012, 17-25 Aralık 2013 ve 28 Mart 2014'teki süreçler darbe girişimidir. Eğer bunlardan sadece 17 Aralık söz konusu olsaydı, o zaman 'yolsuzluk' diyeceklerdi. Peki diğer tarihte yaşananların yolsuzlukla ne ilgisi var? Eğer yolsuzluk varsa, biz bunların karşısında yer alırız. Ve saldırdıkları, yıpratmaya çalıştıkları Cumhurbaşkanı, yolsuzluklarla yıpranmış ekonomiyi ayağa kaldırdı. Eğer biri yanlış yapmışsa, o yanlış hukuki süreçte takip edilecek. Bir de Meclis içinde komisyon kurulma süreci var. Komisyonu AK Parti kurdu. Eğer AK Parti'nin çekindiği bir şey olsa, kurmazdı. Biz bu komisyonun faaliyetlerine müdahale etmedik. 'Bırakalım bu komisyon kendi prensipleri etrafında çalışsın ve tablo ortaya çıksın'. Bizim tutumumuz budur Burada ikircikli bir tavır yok. Komisyon ne sonuç alırsa alsın, bu, darbe girişimleri gerçeğini ortadan kaldırmaz. Biz 'Kardeşimiz olsa yolsuzluğu affetmeyiz' dedik. Delillendirilmiş bir yolsuzluk dosyası önümüze koyulursa asla affetmeyiz. Daha çalışmalar bitmeden bu kişilere 'suçlu' veya 'suçsuz' demek doğru değil.'Davutoğlu 'Cumhurbaşkanı ile görüş ayrılığı yok' dese de, yılbaşına kadar Ankara'da en çok konuşulan konu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 4 bakanın Yüce Divan'a gönderilmesine sıcak bakmadığı ve bu görüşünü Başbakan Davutoğlu'na aktardığı iddiasıydı. Bu iddiaya resmi olarak tek yanıt 28 Aralık'taki Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'tan geldi:'Başbakanımız ve Cumhurbaşkanımız ile ilgili bugünlerde ortalıkta dolaşan haberlerin kulis bilgisi olmaktan öte bir ciddiyeti yoktur. Kendileri tarafından herhangi bir şey söylenmedikçe bu bilgileri teyit eden konuşma yapılmadıkça, bunların yalan, iftira veya kulis bilgisi olduğunu söyleyebiliriz.'Son sözü Meclis söyleyecekYarın Meclis Komisyonu'ndan çıkacak karar da bu tartışmaları bitirmeyecek. Bakanlar hakkında 'savcılık' görevi yapan Komisyon'dan çıkacak karar her ne kadar yol gösterici olsa da, eski bakanların Yüce Divan'a sevki konusunda son karar Meclis'te verilecek. Sonuç, Meclis Genel Kurulu'nda yapılacak gizli oylama sonrası belli olacak. Gizli oylamada AK Parti'den fire olması, Ankara'da konuşulan senaryoların başında geliyor.AKP 36 fire verir mi?Meclis Genel Kurulu dört bakan hakkındaki oylamayı en geç 29 Ocak 2015 tarihine kadar gerçekleştirmek zorunda.2015 seçimlerinde üç dönem kuralı nedeniyle milletvekili adayı olamayacak 68 AK Parti’li milletvekili bulunuyor. Bu vekillerin bir kısmının gizli oylamada partinin 'hayır' eğilimine rağmen, ‘evet’ oyu kullanarak bakanlara Yüce Divan yolunu açması ‘partide çatlak’ yorumlarını getireceği endişesi taşınıyor.Meclis’teki mevcut sandalye dağılımına göre 312 milletvekili bulunan AK Parti’de 36 vekilin ‘evet’ demesi matematiksel olarak bakanlara Yüce Divan yolunu açmış oluyor.4 bakanın adının geçtiği, iki bakan oğlunun da bir süre cezaevinde kaldığı yolsuzluk ve rüşvet soruşturması takipsizlikle sonuçlanmıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 18 Ekim 2014'te, işadamı Rıza Sarraf ile dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler'in oğlu Barış Güler ve dönemin Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın oğlu Salih Kaan Çağlayan'ın da aralarında bulunduğu 53 kişi hakkında takipsizlik kararı vermişti. Takipsizlik kararının gerekçesinde de, 'usulüne uygun delil toplanmadığı, suçun unsurlarının oluşmadığı ve herhangi bir örgüte rastlanmadığı', bu suçlardan kovuşturmaya gerek duyulmadığı ifade edilmişti.Kaynak: Al Jazeera
Düz Adamın Penceresinden ST Süper Lig 2014-2015 Sezonu
İlk yarısını geride bıraktığımız ST Süper Lig 2014-2015 sezonuna bir de düz adam penceresinden bakın. Daha önce hiç dikkatinizi çekmemiş, en ince noktaları görün. İşte en efsane analizlerle, hiç bakmadığınız açılardan ligin ilk yarısı. Şaşırmaya ve ligi yeniden keşfetmeye hazır olun!
Reklam
Selçuk İnan İsyan Etti!
Galatasaray'ın kaptanı Selçuk İnan, Beşiktaş mücadelesi sonrasında konuk olduğu programda karşılaşmayı değerlendirdi.Spor Toto Süper Lig'in 16. haftasında Beşiktaş'ı 2-0'lık skorla geçen Galatasaray'da kaptan Selçuk İnan, TRT'de yayınlanan Stadyum programına konuk oldu. Burada açıklamalarda bulunan Selçuk sözlerine, Beşiktaş derbisini anlatarak başladı: Gerçekten o sahada oynamak kolay değildi. Ben Beşiktaşlı futbolcu arkadaşlarımla da konuştum. Allah onlara kolaylık versin. Gerçekten zor bir zeminde mücadele ediyorlar. Çünkü o sahada oynamak zor. İyi oynamak da zor, konsantre olmak da zor. İki takım da çok iyi bir mücadele etti. Ancak sizin de söylediğiniz gibi bizim için daha önemli bir maç olduğu için inanmıştık ne olursa olsun bu maçı kazanacaktık zaten, kazandığımız için de çok mutluyuz. Bu maç başka statta oynansaydı bizim için daha iyi olurdu. Sahaya göre daha iyi oynayan taraf bizdik' dedi.Hamza Hamzaoğlu'nun gelmesiyle birlikte nelerin değiştiği ile ilgili soruya cevap veren Selçuk, 'Dışardan baktığınız zaman, 'Prandelli böyle, Mancini böyle, başkası böyle' diyebilirsiniz ama açıkçası ben de bıktım artık bu tür şeylere cevap vermekten. Yalanlamaktan. Benim adıma da bir sürü haber yapıldı biliyorsunuz Prandelli falan Mancini dönemi. Bu hocaların kendi oyun anlayışları vardır. Bu bizi ilgilendirmez, biz bize verilen görevi yaparız ne olursa olsun. Prandelli kendisini kanıtlamış bir hoca dünyada. Ama Galatasaray'da istedikleri tutmayabilir. Bu normaldir. Ama insanlar, 'Prandelli döneminde oynamadınız, Hamza hocayla oynuyorsunuz'. Böyle bir şey yok futbolda. Hocalar ne isterse biz onu yaparız. Prandelli İtalyan olduğu için daha çok defansif oynuyordu. Ama tekrar söylüyorum. Gerçekten inanılmaz bir insan, onu çok seviyorum. Benim hakkımda da 'İyi ki Prandelli gitti' dediler. Hayatım boyunca böyle bir şey söylemem. Buradan taraftarlara da söylemek istiyorum. Galatasaray kaptanı olarak, bırakın Galatasaray kaptanlığını benim adamlığıma yakışmaz.' sözlerini sarf etti.'MAKSİMUM SEVİYEYE ULAŞMADIK, DAHA VAR''Hamza Hoca bizi tanıyor. Hamza Hoca elimde sihirli değnek yok dedi ama bizi tanıması, içimizdekileri dışarı çıkarması bizi bir üst seviyeye çıkardı diyebiliriz. Biz maksimum seviyeye ulaşmadık, daha çok var. Bu maçtan sonra bütün takıma sorsanız, kimse kendi performansından memnun değildir. Ben memnun değilim, çok basit hatalar yaptık. Daha doğru tercihler yapsak, daha farklı bir skor olabilirdi.''YAN PAS, GERİ PAS, ÇOK SÖYLÜYORLAR''Gol pası atmayı düşündüm ama kimseyi göremedim. O ara göz ucuyla Tolga'nın önde olduğunu gördüm. Güvendim kendime. Tolga iyi kaleci tabii, onu oradan çıkarması falan. Yan pas, geri pas, çok yorumcu söylüyor. Oynadığım mevki, ne zaman ileri, ne zaman geri gitmeyi bilmek gereken bir mevki. Oyunu dinlendirmek gerekebiliyor. Bizim takımda en çok ileri oynayan Muslera, geri oynayamaz gol olur. En çok geri olanlar da Burak ve Umut ama sürekli gol atıyorlar. Ben de ayağıma aldığım zaman sürekli ileri atarım topu. Uzun atarım, final pası atarım. Ben bir oyun kurucuyum. İLk geldiğim sene biraz fazla atmış olmam insanları yanıltmış olabilir. Benim önümde 4 ofansif oyuncu oynuyorsa yerimi bırakıp gidemem. Tabii eleştirebilirsiniz ama hocalarım da öyle bir kadro çıkarıyor ki bazen, orada durup yardımcı olmam gerekiyor. Ben hocaların dediklerini mi yapmayalım, yoksa taraftarın istediğini mi? Ben 15 yıldır hep hocamın istediklerini yaptım. Yine aynı şekilde devam edeceğim. Futbol bir takım oyunudur. Sneijder'in yerine koşmak, Umut'un Burak'ın yerine koşarım, hoşuma gider. Ben 1.5 yıl sol açık oynadım, ben burada faydalı olamam demedim. Ne görev verilirse, o görevi yaparım. Hamza Hocam beni kendi mevkimde oynatıyor, böyle daha rahatım.''OLCAN ÇOK DUYGUSAL''Oyun olarak keşke devre bitmeseydi, fiziksel olarak da bitmesi iyi oldu. Çok maç yaptık. Gerçekten bir fiziksel olarak düşüş başlamıştı. Belki bu anlamda faydalı oldu. Bazı arkadaşların kenarda durması üzücü. Anlayabiliyorsunuz. Hem hoca için, hem takım için çok zor bir şey. Kendim başta olmak üzere, hepimizin vereceği daha çok şey var. Olcan'ı, Bruma'sı, Pandev bunlar önemli oyuncular. Bütün büyük takımların kadrosunda görmek isteyeceği oyuncular. Olcan, Prandelli döneminden çok etkilendi. Olcan, soğukkanlıdır, öyle görünür dışarıdan. Onun mutlu olması için oynaması lazım. Oynaması gerektiğini düşünüyor. Olcan bizim için çok önemli, çok yetenekli. Çok duygusaldır. Bu dönemi geçince bizim için çok faydalı olacak.''VELİ'YE YAPMA, KIRMIZI DEDİM''Olcay, burada Melo'ya sert bir faul yaptı sonra da kızdı. Gol sevincinin abartılı olduğunu düşündü ve bence ona kızdı. Veli'nin yaptığı kırmızı kart. Bir oyuncunun diğerine vurma hakkı yok. Adrenalinle bir şeyler söyleyebilir ama fiili bir şeyler yapmaması lazım. Yani biriyle konuşuyorsunuz, o size bir şey yapıyor ama siz bir şey yapamıyorsunuz. Bence her dokunma kırmızı kart olmalı. Orada Veli'ye yapma kırmızı kart görürsün dedim. Hepsi bizim arkadaşımız, kırmızı kart görmesini istemem. Diğerleri, bırak kırmızı kart görsün dedi ama. Sneijder gözüme geldi dedi, tırmalamış gibi.''FEDAKARLIK YAPTI DENSİN İSTEMEM''Arsenal maçı beni çok üzdü. Beni çok kıran insan oldu. Galatasaray'a nasıl geldiğimi anlatmak istemiyorum tekrar. Ben Galatasaraylıyım, Galatasaray için her şeyi yaparım. Ben bundan önce hangi takımda oynasam öyle oynadım. Fedakarlık, sakat sakat oynadı denmesine de gerek yok. Profesyoneliz, para kazanıyoruz. Ben birçok maça hastalıkla, sakatlıkla çıktım. Fedakarlık yaptı densin istemem. Sakatlık ya oynatır, ya oynatmaz, benim düşüncem bu.''SAYGIM SONSUZ DEDİM, ÇEKİLDİM''Arsenal maçından önce hoca çok yıprandığımı, ilerideki fikstürde ihtiyacı olduğunu söyledi. Beni performanstan değil de sakatlıktan korktuğu için oynatmak istedi. Ben ne olursa olsun oynamak istedim. Hazır değilsiniz, taktik derseniz anlarım ama hastalık, sakatlık diyorsanız ben iyiyim dedim. Saygım sonsuz dedim, çekildim. Bazı programlar yapılıyor ama futbol ülkemizde yeterli değil deniyor ya, biz futbolcu olarak bir şeyler yapmaya hazırız ama bizim bir şeyler yapmamız yetmiyor. Herkesin bir şeyler yapması lazım.''OYUN TAMAMIYLA DIŞARI ÇIKTI''Ben Anadolu'da bir maç izliyorum, bir takım mağlupsa, oyundan çıkan oyuncu yuhlanıyor. E bir sonraki hafta var. Küme düşmek istemiyorsan, o oyuncuya ihtiyacın var. Oyun tamamıyla dışarı çıktı, başka yerlere bakılıyor. Bu bu kadar kazanıyor, bu buradan geldi, aman bunu eleştirmem lazım, Selçuk şöyle, Oğuzhan böyle, Arda falan tamam. Biz tabii ki elimizden geleni yapacağız, yapıyoruz da. Sadece tek bir taraftan değil, her pencereden bakılmalı.''FUTBOLUN ÖTEKİ TARAFLARINI SEVİYORUZ''Biz futbolu konuşmalıyız. Selçuk, Arsenal maçında oynamadı, kız arkadaşının yanına mı gitti. Böyle şeyler konuşuluyor bizim ülkemizde. Şimdi maçlara çıkıyoruz, en azından Galatasaray, Kayseri'ye gidiyorsa stadyumun dolup taşması lazım. Ben de bir taraftardım. Ben hayatımda amatör maç kaçırmazdım. Maddi konular dışında konuşuyorum ama insanlar futbolu sevmeli. Ülkemizde U20 Dünya Kupası oynandı. Ben Hollanda'da oynadım, 30 bin kişiye oynuyorduk. Bizim ülkede stadyumlar boş. Biz futbolu değil, futbolun öteki tarafını seviyoruz. Selçuk bu kadar kazanıyor, Sneijder bu kadar paraya geldi, Demba Ba bu parayı alıyor falan. Kayseri Erciyesspor - Kasımpaşa maçını izledim, hiç kimse yoktu maçta.''FORMAYI BIRAKMAM BİR BİRİKİMDİ''Fenerbahçe maçında forma bırakma olayı bir birikimdi. Çok duygusal bir insanım. Ben o olayda sonra her şeyi alttan almaya başladım. 1-0 öndeyken bile yuhlanmak zoruma gitti. Ben Galatasaray'dan aldığımın iki üç katını kazanabilirdim başka takımlarda. 3 yılda 5 kupa, kupa, 2 Şampiyonlar Ligi'nde gruptan çıkma kötü mü? Başka etkenler vardı, insanlar onu konuşuyordu. Yemek yemeye gidiyoruz, gece dışarı çıkıyor deniyor. Bir tanesi yazı yazıyor, bu geçen sene iyiydi, nasıl böyle falan. Ben orada formayı yere atmadım. Artık istenmediğimi düşündüm ve formayı bıraktım.''SELÇUK'UN, BURAK'IN YUHLANMASI ALIŞKANLIK''Galatasaray'dan ayrılmayı düşünmedim. Ben başkanla sözleşme konusunda da sadece 5 dakika görüştüm. Bana Galatasaray'ın ihtiyacı olduğunu, futbolu Galatasaray'da bırakmam gerektiğini söyledi. Para konuşmadım başkanla. Benimle 5 yıl daha uzatmaya hazır olduklarını söyledi, ben de gurur duydum. Sözleşmeniz, teklifiniz hazırsa ben de hazırım dedim, düşünmedim, imzalamadım. O maçtan önce daha farklı bakıyordum, ben de bir şeyler değişti orada. Trabzon'da da aynı şeyi yaşadım. Trabzonspor maçı oynuyorsanız, 3 gol yiyoruz. Benim gollerle bir alakam da yok. 3-0 oldu, hani Selçuk nerede! Selçuk'un, Burak'ın yuhlanması bir alışkanlık haline geldi. Diğer oyuncular böyle olunca bir rahatladı. Sorun olursa kabahatli belli. Bu takıma da zarar veriyor. Şimdi bu iş değişti biraz biraz.''OLİMPİYAT BATAKLIK GİBİ''Bu kadar büyük oyuncuyu Türkiye'ye getiriyorsanız, kaliteyi görmek için daha iyi zemin vermelisiniz. Bu zeminde oynamak kolay değil. Olimpiyat yeşil görünüyor ama öyle değil. Bataklık gibi.''ABDULLAH HOCA BENİ O AN İÇİN KAYBETTİ''Estonya maçında attığım golden sonra verdiğim tepki. Abdullah Hoca, Selçuk olayı yıprattı dedi ama ben bir şey yapmadım, basın yaptı. Basın, Hollanda maçından önce Selçuk niye oynamıyor falan dedi. Hoca Burak ile beni çağırıp anlattı, bana Hollanda maçında berabere bitmesi yetiyor, Estonya maçında oynayacaksın, size orada ihtiyacım var dedi. Estonya maçında da, basına tepki olarak beni oynatmadı. Ben Galatasaray kaptanıyım. Bana bir söz veriliyor. Beni o an için kaybetti. Bu insanın düşürür. Yanlış anlaşıldık tabii. Ben Abdullah Hoca'yı çok seviyorum. Ben nasıl etkilendiysem, o da etkilenmiştir.' Şampiy10
Millet Kararını Verdiği İçin Artık Derhal Kapanması Gereken 6 Olay
Bir ülkede milletin üstünde ne vardır? Hakimiyet kayıtsız şartsız milletin değil midir? Hal böyle olunca bu güzide ülkede, milletin karar vermesinin ardından hala bazı kurum ve kuruluşlar nasıl yargılama yapmayı, karar vermeyi kendine hak olarak görebiliyor? İşte milletin karar verdiği 6 olay.
Sigaraya İlk Zam Philip Morris'ten
Philip Morris, Türkiye'deki bazı ürünlerin satış fiyatlarında düzenlemeye gitti. İşte yeni sigara fiyatları...Yeni yılın ilk vergi zammı alkol ve sigaraya yapıldı. Önceki hafta Resmi gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararına göre, alkollü içkiler ve tütün ürünlerinde uygulanan ÖTV'de artışa gidildi. Bu, içki ve sigaraya otomatik vergi zammı yani üreticilerin de ürünlere zam yapacakları anlamına geliyordu.Yeni yıl tatilinin ardından bugünden itibaren sigara zamlı olarak satılmaya başlandı. Philip MorrisSA bünyesindeki markalara 50 kuruş zam geldi.Kaynak: Milliyet
"Galatasaray Sıradan Bir Oyunla Rahat Kazandı"
Fanatik gazetesi yazarı Mehmet Demirkol, Galatasaray'ın Beşiktaş'ı 2-0 mağlup ettiği derbiyi analiz etti.Beşiktaş rüzgarı arkasına almasına rağmen ilk yarıda Olcay’ın zayıf denemesi dışında şut atmadı. Bu garip durumun tesadüf olduğunu düşünmüyorum. Olcay, Sosa, Töre, Oğuzhan gibi oyunculara sahip olup, hem de bu hava şartlarında şut denememek... Planlasan olmaz. Ama Bilic’in oyun stratejisinin oyunculara söylediği şey bunu yaptırıyor. Kaleyi düşünmüyorlar bile. Bakın! Beşiktaş açısından,Chedjou veya Semih’e topu aldırmak ok...Onlara basmamayı anlamak çok zor.Onların topu Selçuk veya Melo’ya vermesine müsaade etmeyi anlamak daha zor.Anlamak imkansız!Ancak onlar aldıktan sonra hâlâ yarı sahanda beklemek, merkeze baskı yapmamayı anlamak imkansız... Rüzgar lehineyken... Rakip pas yapmadan oynamayı bilmiyorken oyunun kaynağı açık bırakmak... Bilic, Fenerbahçe maçında yaptığı hatayı tekrar etti dün. Demba Ba yalnızlaştı. Olcay, Sosa ve Töre hattının varlığının yararı ortadan kalktı. Sıradanlaştılar. Galatasaray’ın tüm zaafları böylece ortadan kalktı. Topa ve oyuna hakim oldular. Açık konuşmak gerekir. Normalde Galatasaray’ın bu oyunu çok daha ağır bir şekilde cezalandırması gerekirdi.Beşiktaş’ın golü yedikten sonra, hatta Veli atıldıktan sonra oynadığı oyun, hem de rüzgara karşı oynadığı oyunun çıkardığı pozisyonlara bakıldığında doğru oyunun ne olduğunu anlayabilirsiniz. Burada Hamza hoca ve öğrencilerini de bir konuda övmek lazım. Burak ve sahada olduğu zaman Umut’un Beşiktaş’ın ekstradan atadığı hücumcularla beraber geri dönüşleri sayısal açıdan eksik kalmamalarına yardım etti.Baskı yediler ama bunalmadılar... Topu oradan çıkardılar. Sayısal üstünlüğü rakibe vermediler.Rahat galibiyetGalatasaray sıradan bir oyun oynayarak rahat kazandı derbiyi. Hem de çok rahat. Çünkü Hamzaoğlu geldiğinden beri söylediğim gibi: Çekilirsen Galatasaray ezer... Beşiktaş’ta ise durum farklı. Atiba’nın üstüne Veli’nin yaptığı laubaliliği anlamak mümkün değil. Böyle bir maçın böyle bir dakikasında hem de... Bilic’in strateji tercihini analiz etmek ise olanaksız. Kendisini her derbide tekzip ediyor. Bilic’in Beşiktaş için önemini biliyorum. Ama Bilic’le olmaz diyenlere bundan sonra şaşırmış gözlerle bakmam. Argümanlarını anlıyorum.Fanatik
Reklam