onedio
En Çok Yanlış Duyduğumuz Kısımlarıyla 2014'te Sürekli Dinlediğimiz Şarkılar
2014 yılında piyasaya çıkmış en iyi müziklerin 3 dakikada özetini dinliyoruz. Liste aşağıdaki gibi; Dj Snake and Lil Jon: Turn Down for Whathttps://www.youtube.com/watch?v=HMUDV...Jessie J, Ariana Grande, Nicki Minaj: Bang Banghttps://www.youtube.com/watch?v=0HDdj...Maroon 5: Animalshttps://www.youtube.com/watch?v=qpgTC...Taylor Swift: Blank Spacehttps://www.youtube.com/watch?v=e-ORh...Iggy Azalea: Black Widowhttps://www.youtube.com/watch?v=u3u22...Selena Gomez: The Heart Wants What it Wantshttps://www.youtube.com/watch?v=ij_0p...Sam Smith: Leave Your Loverhttps://www.youtube.com/watch?v=182TR...Jennifer Lopez: I Luh Ya Papihttps://www.youtube.com/watch?v=c4oiE...Sia: Chandelierhttps://www.youtube.com/watch?v=2vjPB...Nico & Vinz: Am I Wronghttps://www.youtube.com/watch?v=bg1sT...Magic!: Rudehttps://www.youtube.com/watch?v=PIh2x...Ariana Grande: Problemhttps://www.youtube.com/watch?v=iS1g8...Fall Out Boyhttps://www.youtube.com/watch?v=LBr7k...MKTO: Classichttps://www.youtube.com/watch?v=4Ba_q...Katy Perry: Dark Horsehttps://www.youtube.com/watch?v=0KSOM...Idina Menzel: Let it Gohttps://www.youtube.com/watch?v=moSFl...One Direction: Story of My Lifehttps://www.youtube.com/watch?v=W-TE_...Taylor Swift: Shake it Offhttps://www.youtube.com/watch?v=nfWlo...Disclosure: Latchhttps://www.youtube.com/watch?v=93ASU...Jason Derulo: Trumpetshttps://www.youtube.com/watch?v=oOAfz...
Kimliği Çalındı: 36 Dava, 3 Milyon Lira Borç!
İş bulma ümidiyle gittiği İstanbul’da kimliğinin çalınması sonucu, dolandırıcılar tarafından adına sahte şirketler kurulan konfeksiyon ustası Şadi Vakkas İşçi, yıllardır mahkeme mahkeme dolaşıp suçsuzluğunu ispat etmeye çalışıyor. Hakkında bugüne kadar çeşitli illerde 36 ayrı dava açılan İşçi’nin sahte belgeler nedeniyle yaklaşık 3 milyon lira borcu olduğu iddia edildi. 7 yıldır sürdürdüğü hukuk mücadelesinde 15 ayrı şehirde 36 mahkemeye giren İşçi, davaların hepsinden beraat etti. Ancak işçinin başı şimdi de vergi borcu nedeniyle Maliye ile dertte. Hiç gitmediği İzmir ve Uşak’ta adına açılan şirketlerin 30 bin TL vergi borcu çıkan İşçi, bu borcu ödeyemezse hapis yatacak.Kahramanmaraş’ta yaşayan, evli ve 3 çocuk babası 45 yaşındaki Şadi Vakkas İşçi’nin hayatını karartan olay, İstanbul’da 2003 yılında nüfus cüzdanı çalınmasıyla başladı. Gece işçi ve kardeşinin kaldığı Zeytinburnu’ndaki eve giren hırsızlar, cep telefonu, 400 dolar ve bir miktar para ile İşçi’nin kimliğini de çalarak kayıplara karıştı. Durumu Topkapı Merkez Efendi Polis Karakoluna bildiren İşçi, olaydan bir ay sonra Kahramanmaraş Nüfus Müdürlüğünden yeni kimlik çıkarttı.2005 YILINDA SAHTE KİMLİK DÜZENLENDİAncak İşçi’nin kimliği dolandırıcıların eline geçti. Nüfus cüzdanındaki fotoğrafı kendi fotoğrafıyla değiştiren Fikret Ş., 2005 yılında Uşak’tan nakil ilmühaberi alarak Küçükçekmece Nüfus Müdürlüğünde adına sahte kimlik düzenledi. Ardından İzmir ve Uşak merkezli 2 şirket kurup banka ve çeşitli şirketlere milyonlarca liralık karşılıksız çek dağıttı.GÖREVLİNİN ÇEKMECESİNDEN 42 ADET SAHTE KİMLİK ÇIKTIBu arada, şikayet üzerine soruşturma başlatan polis, nüfus müdürlüğünde kimliği düzenleyen kişinin çekmecesinde 42 adet sahte kimlik yakaladı. Ancak görevliye ceza verilmedi. Uşak’ta Nakil ilmühaberini veren Mahalle Muhtarıyla ilgili ise 3 ay hapis cezası ve 2 bin lira para cezası verildi.15 AYRI İLDE 36 DAVA AÇILDIOlanlardan habersiz hayatını sürdüren İşçi, 2007 yılında Adli Sicil Kaydı almak için gitti Adliye’de, piyasayı yaklaşık 3 milyon lira dolandırdığını, hakkında 36 ayrı dava dosyasından yakalama emri çıkartıldığını ve mal varlıklarına ihtiyati tedbir karı konduğunu öğrenir.SUÇSUZ OLDUĞUNU 7 YILDA İSPATLAYABİLDİBir anda kendini milyonlarca liralık borç yükünün altında bulan İşçi hakkında şimdiye kadar İstanbul, Antalya, İzmir, Uşak, Konya, Karaman, Kahramanmaraş, Düzce, Bursa, Balıkesir’inde arasında bulunduğu 15 şehirde, 3167 sayılı kanuna muhalefet ederek karşılıksız çek kullanmak suçundan 36 dava açıldı. İşçi, yakalanmamak için 2 yıl süreyle ailesinden uzakta, kaçak hayatı yaşadı. Aklanmak için 7 yıl hukuk mücadelesi veren işçi en son birbuçuk yıl önceki davayı da kazanarak 36 mahkemeden beraat etti.Kayıtlara göre piyasayı yaklaşık 3 milyon lira dolandırdığı görünen İşçi, film senaryolarını aratmayan hayat hikayesini şöyle anlattı: '2003 yılında İstanbul’a çalışmak için gittim. Kardeşimin Zeytinburnu’ndaki evinde hırsızlık oldu. Gece soyulduk, paralarımızla birlikte kimliklerimizde çalındı. Cep telefonu, 400 dolar ve bir miktar para çalındı. Topkapı Merkezefendi Polis Karakolunda şikayetçi olduk. Karakoldan ifade verdiği için ilan vermeme gerek olmadığını söylediler. Olaydan bir ay sonra Maraş’ta yeni kimlik çıkarttım, tekrara İstanbul’a döndüm. 2007 yılında yurt dışına gidecektim sabıka kaydı almak için adliyeye gittim. Adliyede 3 nüsha belge verdiler. Böylelikle hakkımda 36 dava dosya açıldığını, mal varlığıma ihtiyati tedbir kararı konulduğunu ve yakalama emri çıkartıldığını öğrendim.''AKLANMAK İÇİN 7 YIL UĞRAŞTIM'Birbiri ardına 7 yıl süren mahkemelerin ardından kendini aklayabildiğini belirten İşçi: 'Kimliğim kullanılarak İzmir ve Uşak merkezli 2 şirket kurulmuş. Maliyeye 30 bin lira vergi cezası, çeşitli miktarlarda çek, toplam 3 milyon TL borç çıktı. Aklanmak için 7 yıl uğraştım. 36 mahkeme sonucunda hepsinden aklandım. 2007 yılında Tebligat geldi, ‘3167 SYM’ bankadan bana çek imzaladığım söylendi. Çekte İstanbul yazıyordu. Benim şirketlerim olduğu ve çeklerle birçok insanların dolandırıldığını öğrendim. Daha sonra bizim hukuk mücadelemiz başladı. Bendeki kimlik sahte, diğer dolandırıcıların çıkarttığı kimlik gerçek kimlik görünüyordu. Mahkemelerle mücadelemiz başladı, bu mücadele tamı tamına 7 yıl sürdü. Hakkımda 36 dava açılmış ve 3 milyon liraya yakın borç vardı. Her bir mahkemeye çıktık, el yazı örneklerimizi, parmak izi örneklerimizi verdik, incelemelerin ardından kendimizi akladık.' diye konuştu.MALİYE İLE BAŞI DERTTE, ÖDEMEZSE 3 AY İLE 1 YIL ARASI HAPİS YATACAKMahkemelerin ardından bu kez de Maliye ile başının dertte olduğunu söyleyen işçi: 'Mahkemeler bitti bu kez de sahte şirketlerin maliye borcu çıktı. Usulsüzlük nedeniyle 30 bin lira vergi borcum görünüyor. Vergi mahkemelerine dava açtık, olumsuz sonuç aldık. Konuyla ilgili Maliye Bakanlığına müracaat ettik. Şimdi oradan gelecek güzel bir haber bekliyoruz. Devletim beni bir yerde de koruyamadı, bilgilerime sahip olamadım, savcılığa suç duyurusunda bulunuyorsunuz, savcılık hareket geçti mi, geçmedi mi size bilgi vermiyor. Maliye borcu çıktı ödemezsem 3 ay ile bir yıl hapis cezası diyor. Ne yapmamız lazım.' ifadesini kullandı.'EVDEN 2 YIL AYRI KALDIM'Çektiği sıkıntılı günleri gözyaşı dökerek anlatan İşçi, tutuklanmak korkusu nedeniyle eşi ve 3 çocuğundan 2 yıl ayrı yaşamak zorunda kaldığını aktardı. ‘Çok sıkıntılar çektik’ diyen İşçi şunları kaydetti: 'Yeri geldi çalışamadım. Kazandığımız 3 kuruşu avukat parasına verdik. Sorumlu olduğum bir ailem vardı, onlara da para vermek durumundaydım. Yaşadıklarım parayla ölçülmez. Yeri geldi bir öğün yemekle idare ettim. Evden 2 yıl ayrı kaldım. Çocuklarımı göremedim, bayramları ailemden uzakta geçirdim. Kimseye bir şey anlatamıyorsunuz, mahkemeler süresince avukat yakalanırsam tutuklanarak ceza evine gönderileceğimi söyledi. Bu yüzden kaçak hayatı yaşadım. İşverenler farklı gözle bakıyor, sicil kaydı yüzünden iş vermiyorlar.' İş kazası geçirdiğini ve son 6 ay çalışamadığını dile getiren İşçi, maliye borcu konusunda devlet büyüklerinden yardım beklediğini sözlerine ekledi.'ÇOCUKLARIMA HEM ANNELİK HEM BABALIK YAPTIM'Şadi Vakkas İşçi’nin 17 yıllık hayat arkadaşı Meziyet İşçi (39) ise çocuklarına hem annelik hem babalık yaptığını söyledi. Eşinin dava sürecinden anlının akıyla çıktığını ifade eden İşçi, 'Çocuklarıma hem annelik yaptım hem babalık. Eşim İstanbul’daydı, mahkemeler nedeniyle oraya gitmek zorunda kaldı. Yoksa tutuklanacaktı. Şimdi çok şükür 36 mahkemeden beraat aldı, ayaklarımızın üzerinde durmaya çalışacağız. Maliyeden temizlenirse omzumuzdaki yükler tamamen hafifleyecek.' dedi.Cihan Haber Ajansı
Roberto Carlos'tan Fenerbahçe İddialarına Politik Cevap
Sivasspor'la yollarını ayıran Roberto Carlos, 'Fenerbahçe'den teklif aldınız mı?' sorusuna ilginç bir yanıt verdi.Sivasspor'la yollarını ayıran Roberto Carlos, Türkiye'den ayrıldı ve havalimanında önemli açıklamalar yaptı.'Fenerbahçe'den teklif aldınız mı?' sorusunu gülerek karşılaşayan Carlos, politik bir cevap vererek, 'Bununla ilgili söylentiler oluyor ama ortada net olan bir durum yok. Bir şeyler netleşince bende gerekeni açıklarım.' şeklinde konuştu.Görevi bırakması hakkında 'Bırakmak yönetimle birlikte verdiğimiz bir karardı.' diyen Carlos, yerine gelecek teknik direktöre tavsiyelerde bulunarak, 'Elinde iyi bir takım var. Şanssızlıklar yaşadık. Takımın durumu düzeltecek kalitesi olduğuna inanıyorum.' ifadelerini kullandı.Brezilya'lı efsane, kendisine birçok teklif geldiğini de belirtti.skorer
Berkin Elvan'ın Katilini Öven Polise 2 Yıla Kadar Hapis İstemi
Berkin Elvan'ın cenazesinin kaldırıldığı gün Facebook hesabından, ''Kafana sıkan çeviğin ellerinden öperim'' paylaşımında bulunan polis memuru Ufuk Ç. hakkında, “Suçu ve suçluyu övme'' suçundan 2 yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davaya başlandı. Mağdur sıfatıyla davaya katılan Berkin Elvan babası Sami Elvan, “Bu yazıları yazan sanık polis memurudur. Bu şekilde yazılar yazdıysa en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum'' dedi. Ailenin avukatı Şerif Özgür Urfa ise “Sanık, 14 yaşında bir çocuğun öldürülmesinden keyif alan patolojik bir vakadır'' dedi.İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasına sanık polis memuru Ufuk Ç., katılmazken, Berkin Elvan'ın babası Sami Elvan ve annesi Gülsüm Elvan ile 21 avukatı katıldı. Berkin Elvan'ın cenazesinin kaldırıldığı gün sanık polis memuru Ufuk Ç.'nin, Facebook hesabında yaptığı paylaşımı fark ederek şikayetçi olup davanın açılmasını sağlayan Elif Zelal Şeker, Selin Aksoy ve Özge İnce de 'müşteki' sıfatıyla duruşmada hazır bulundular.Sami Elvan: Tek dileğimiz adaletin görevini yapması'GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMAK SUÇUNDAN DA DAVA AÇILSIN'Müştekilerden Selin Aksoy, Berkin Elvan'ın manevi ablası olduğunu belirterek, “Ölümünden sonra Facebook hesabı üzerinden dosyada ve bizim şikayet dilekçemizde belirttiğimiz gibi yazılar yazdığını gördük. Bunun üzerine şikayet dilekçesi verdik. Ve biz polis memuru hakkında görevi kötüye kullanmaktan ve diğer suçlardan da şikayetçi olduk. Ancak bu suçlardan dava açılmamıştır. Bu suçlardan da dava açılması gerekmektedir. Şikayetimiz devam etmekte ve katılma talebinde bulunuyorum'' dedi.Müşteki Özge İnce, mesleği gereği ve kamu barışına karşı işlenen suçtan dolayı sanık polis memurundan şikayetçi olduğunu belirterek, 'Şikayet dilekçemizde belirttiğimiz diğer suçlardan da yargılanmalıdır' dedi.SAMİ ELVAN: BU YAZILARI YAZDIYSA EN AĞIR ŞEKİLDE CEZALANDIRILSINBerkin Elvan'ın babası Sami Elvan, müştekilerin şikayeti üzerine sanığın Facebook paylaşımından haberdar olduğunu belirterek, şunları söyledi:'Biliyorsunuz, sıkıntılarımız vardı takip edemedik. Bu olay nedeniyle yoğun günler geçirdik. Sanığın Facebook hesabı üzerinden bu şekilde yazılar yazdığını bize yardımcı olan ve benden önce ifade veren arkadaşlar tespit etmişler. Ben onların söylemesi üzerine öğrendim. Bu yazıları yazan sanık polis memurudur. Bu şekilde yazılar yazdıysa en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Ayrıca diğer suçlardan da soruşturulmasını istiyorum. Davaya katılmak istiyorum.''Berkin Elvan'ın annesi Gülsüm Elvan, “Eşimin beyanlarına aynen katılıyorum. Ben de davaya katılmak istiyorum' dedi.'SANIK 14 YAŞINDA BİR ÇOCUĞUN ÖLDÜRÜLMESİNDEN KEYİF ALAN PATOLOJİK BİR VAKADIR'Söz alan avukat Şerif Özgür Urfa, polis memuru hakkında yapılan disiplin soruşturmasının akıbetinin sorulmasını isteyerek, 'Sanık, 14 yaşında bir çocuğun öldürülmesinden keyif alan patolojik bir vakadır' dedi.İstanbul Emniyet Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı'na yazı yazarak sanık polis memuru hakkında yürütülen disiplin soruşturmasının onaylı bir örneğini isteyen mahkeme, sanık polis memurunun ölüm tarihinde izinli olup olmadığının sorulmasına karar verdi. Polis memurunun atandığı Karaman Asliye Ceza Mahkemesi'ne yazı yazarak talimatla ifadesinin alınmasına karar veren mahkeme, duruşmayı erteledi.İDDİANAMEDENGezi eylemleri sırasında Okmeydanı'nda başına isabet eden gaz fişeği kapsülü ile girdiği komadan çıkamayan Berkin Elvan, 269 gün sonra vefat etmişti. Sanık polis memuru Ufuk Ç., cenaze törenin yapıldığı 11 Mart 2014 tarihinde Facebook hesabından, 'Lan siz kimsiniz. Neymiş, ekmek almaya gidiyormuş. Kafana sıkan çeviğin ellerinden öperim. Bundan sonra ayrımcılık var. S…. Beni ne hale soktunuz lan o… çocukları' şeklinde paylaşımda bulunmuştu.Bu paylaşımı fark eden avukatlar Elif Zelal Şeker, Selin Aksoy, Onur Güneş ve Özgen İnce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayet dilekçesi ile başvurdu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı takipsizlik kararı verdi. Avukatlar takipsizlik kararına itiraz etti. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi, itiraz üzerine takipsizlik kararını kaldırınca polis memuru hakkında “Suçu ve suçluyu övmeö suçundan 2 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.DHA
Ariel Ortega Ocak Ayında Türkiye'ye Geliyor
Ariel Ortega, Alanya Turnuvası için Türkiye'ye geliyor.Ülkemizden Beşiktaş ile Galatasaray, Brezilya'dan Coritiba ve Arjantin'den de River Plate'in katılacağı turnuva öncesinde Arjantin ekibinden sürpriz bir açıklama geldi. River Plate, resmi sitesinden yaptığı açıklama ile bahsi geçen turnuvaya U-21 takımı ile katılacağını duyurdu.Yapılan bu açıklamanın ardından gözler River Plate U-21 takımına çevrilirken, Ariel Ortega'nın çalıştırdığı rezerv takımın Alanya'daki turnuvaya katılacak olması sarı lacivertli taraftarları bir hayli heyecanlandırdı.Öte yandan aynı turnuva kapsamında Ocak ayında Türkiye'ye geleceği ve Coritiba forması ile Alanya'da Beşiktaş ve Galatasaray'a karşı forma giyeceği yönünde haberler çıkan Alex De Souza, bu gelişmeyi yalanlamıştı.Skorer
Reklam
Wesley Sneijder'in Menajeri Albers: 'Sneijder'e Kimse O Parayı Vermez'
İngiltere seyahatinden dönen Guido Albers, Wesley Sneijder'in geleceği ile ilgili açıklamalarda bulundu, dördüncü yıldız mesajı verdi.Onur Dinçer / Skorer Dış HaberlerGalatasaraylı Wesley Sneijder'in menajeri Guido Albers Hollanda basınına açıklamalarda bulundu. VoetbalNieuws'a konuşan Albers geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği İngiltere seferi, burada görüştüğü kişiler ve yaptığı temaslarla ilgili bilgiler verdi, oyuncunun geleceğini yorumladı.Albers, 'Manchester City'den yetkililerle bir araya geldim. Melbourne City takımının teknik direktörü John van 't Schip ile görüştüm. Sonrasında Southampton'ın Sheffield United ile yaptığı kupa maçını izledim ve ardından Koeman ve Graziano Pelle ile buluştum. Dolayısıyla İngiliz basınında yazılanlar gerçeği yansıtmıyor. Wesley Sneijder'in geleceğini ilgilendiren konularla ilgili İngiltere'de değildim' dedi.Albers şöyle devam etti: 'İngiltere'de Sneijder'i transfer etmek isteyen kulüp yok. Wesley'in de kulübü ile 1.5 yıllık kontratı var. Galatasaray zaten onun gidişine izin vermeyecektir. Bu sezon dördüncü yıldızı takmak için uğraş veriyorlar. Sneijder de bu hedef doğrultusunda takım için çok önemli bir isim. Ancak 20 milyonluk serbest kalma maddesine uygun bir teklif gelirse onay verebilirler. Ancak şu aşamada Sneijder için bu parayı kimse ödemeyecektir'.Sneijder'in menajeri, 'Wesley de şartların farkında. Eğer bir Avrupa kulübü gelip de bu paraları verirse, o zaman Wesley de tabi onlara kulak verecektir. Bu bir şans olabilir. Eşi Yolanthe ile birlikte İstanbul'daki hayatlarından memnunlar. Ayrıca Galatasaray'ın yeni teknik direktörü Hamza Hamzaoğlu ve onun oynattığı etkili futbol da bir başka faktör. Sneijder şu an kesinlikle ayrılmak istemiyor' şeklinde konuştu.'Eğer Galatasaray şampiyon olursa...'Sarı-kırmızılılarda bir önceki yönetim zamanında oyuncunun kontratını uzatmaya yönelik girişimlerin başladığını da dile getiren Hollandalı menajer sözlerini şöyle noktaladı: 'Görüşmeler vardı hem de epey ilerlemişti. Ancak sonra yeni yönetim geldi ve bu görüşmeler askıya alındı. Eğer Galatasaray şampyion olur ve dördüncü yıldızı takarlarsa, bu durumda transfer daha olası bir duruma gelecektir'.skorer
Reklam
Oğullarını Öldüren Polis Evlerine Haciz Gönderdi...
İzmir ’de, yedi yıl önce oğlu Baran’ı öldüren polise hakaret ettiği suçlamasıyla mahkum olan anne Berin Tursun’a, polisin 1.734 TL’lik avukatlık masrafı da çıkarıldı. Tursun Ailesi, “Oğlumuzun katiline para vermeyiz” diyerek bu parayı ödemeyi reddedince, polis memuru da tahsil için İcra Müdürlüğü’ne başvurdu. İcra Müdürlüğü, 1.734 TL’lik borca karşılık Tursun Ailesi’nin 5 trilyon lira değerindeki 5 dairesine birden haciz koyarak, satışa çıkardı.Radikal'den İsmail Saymaz'ın haberine göre, İzmir'de, 25 Kasım 2007'de, yanında iki arkadaşıyla birlikte aracıyla eğlenceden dönen Baran Tursun, polis Oral Emre Atar'ın “Dur” ihtarına uymadığı iddiasıyla açtığı ateş sonucu hayatını kaybetmişti. Polis Atar, bir buçuk ay cezaevinde kalırken, Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen yargılamada 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.BEŞ DAİREYE HACİZAnne Berin Tursun hakkında, polis Atar’ın tahliyesinden sonra adliye önünde ağlayarak, “Şerefsiz polis, gözünü oyacağım” dediği iddiasıyla dava açılmıştı. Anne Tursun, yargılama sonunda, Polis Atar’a ‘hakaret’ ettiği için 5 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmıştı. Ayrıca mahkeme , polis Atar’ın 1.734 TL tutan avukatlık giderlerinin de anne Tursun tarafından ödenmesine hükmetmişti.Tursun Ailesi bu parayı ödemeyi reddedince polis Atar, borcun tahsili için İzmir 5. İcra Müdürlüğü’ne başvurdu. Müdürlük de, Berin Tursun’un üzerine kayıtlı, değeri 5 trilyonu bulan, Karşıyaka’daki beş daireye haciz koydu. Şimdi dairelerin satışa çıkarılması bekleniyor.İsmail Saymaz | Radikal
Galatasaray ile Trabzonspor Takas Yoluna Gidiyor
Devre arasında Süper Lig'in iki ezeli kulübü Galatasaray ve Trabzonspor arasında müthiş bir transfer gerçekleşecek.Hamza Hamzaoğlu'nun takımın başına gelmesinden sonra kendini bulan Galatasaray ile Ersun Yanal yönetiminde yükselişe geçen Trabzonspor'un devre arasında transfer görüşmeleri için masaya oturmaları bekleniyor.Daha önce Trabzonspor'dan Burak Yılmaz, Selçuk İnan ve Olcan Adın gibi birçok yıldız ismi kadrosuna katan Galatasaray'ın kapısını bu sefer Bordo-mavili kulüp çalmaya hazırlanıyor.Halilhodzic'in takımdan ayrılmasından sonra Ersun Yanal'la anlaşan ve başarılı bir grafik çizen Karadeniz ekibinin devre arasında Galatasaray'dan Veysel Sarı'yı almak istiyor. Geçen sezon Eskişehirspor'dan transfer edilen ve geldiği günden beri Galatasaray'da beklenen performansı gösteremeyen Veysel Sarı için Ersun Yanal devreye girmeye hazırlanıyor. Eskişehirspor'da teknik direktörlüğünü yaptığı Veysel Sarı'yı Trabzonspor forması altında eski günlerine döndürmek isteyen tecrübeli hocanın bu transferi sonlandırmak istediği belirtildi.Galatasaray yönetimi ise teknik direktör Hamza Hamzaoğlu tarafından istenilen şansı bulamamasından dolayı Veysel Sarı'yı göndermeye sıcak bakarken, genç futbolcu için Bordo-mavili kulüpten farklı bir plan uygulamaya hazırlanıyor. Özellikle Alex Telles'in defansif anlamdaki eksikliklerinden dolayı bu bölgede sıkıntı yaşayan Hamza hocanın Trabzonspor'dan İshak Doğan'ı istediği belirtildi.26 yaşındaki Veysel Sarı bu sezon Galatasaray formasıyla çıktığı 9 maçta toplam 705 dakika görev alırken gol atma başarısı gösteremedi. Almanya doğumlu olan ve Trabzonspor'un sezon başında KDÇ Karabükspor'dan transfer ettiği İshak Doğan ise bu sezon sadece 6 maçta forma şansı bulabildi.eurosport
Sayıştan'dan Fenerbahçe'ye İşgal Suçlaması
Sayıştay denetçilerinden Kalamış hakkında Maliye’ye şok rapor. Hazine’ye ait F.Bahçe’nin kullandığı 71 bin metrekare yeşil alanın işgal edildiği ve arazi üzerinde kaçak yapılaşmaya göz yumulduğu tespit edildi. Bakanlık, arazinin belediyeye devredilmesi için çalışma başlatacak.SAYIŞTAY’DAN F.Bahçe'yi üzecek rapor... Sayıştay deneticileri, Fenerbahçe Spor Kulübü'nün Kadıköy-Kalamış Mahallesi'ndeki adayı işgal ettiğini tespit etti. Sayıştay, durumu Maliye Bakanlığı'na bildirdi. Bakanlık, Sayıştay'ın ikazları karşısında gerekli incelemenin başlatılacağını, yıllardan beri işletilen ticari alanlardan tahsil edilen bedellerin sebepsiz zenginleşme davasıyla Kadıköy Belediyesi'nden alınma yoluna gidileceği savunmasını yaptı.KALAMIŞ FENER’İN ELİNDEN ÇIKABİLİRSayıştay Başkanlığı'nın, 'Maliye Bakanlığı 2013 yılı Düzenlilik Raporları'ndaki tespitlerinde, hazineye ait Kadıköy Kalamış'ta Fenerbahçe Spor Kulübü'nün kullandığı 71 bin metrekare yeşil alanın işgal edildiği ve arazi üzerinde kaçak yapılaşmaya göz yumulduğu görüldü. Sayıştay deneticileri durumu bir raporla Maliye Bakanlığı'na bildirdi. Bakanlık, arazinin belediyeye devredilmesi için çalışma başlatacaklarını bildirdi.SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME DAVASI AÇILSINRaporda yer alan bilgilere göre, mülkiyeti hazineye ait olan arazi, yeşil alan olarak kullanılması için Kadıköy Belediyesi'ne devredildi. Belediyenin, 71 bin metrekarelik 427 ada 8 parsel üzerinde kapalı yüzme havuzu, konukevi, restoranlar, bina ve ücretli otoparkın yapılmasına izin vermesi, Sayıştay uzmanının tepkisine neden oldu. Denetçi, amacı dışında kullanılan yerler için Maliye Bakanlığı'nı harekete geçirdi, Kadıköy Belediyesi hakkında 'sebepsiz zenginleşme' davasının açılmasını istedi.ARAZİ AMACI DIŞINDA KULLANILIYORArazi üzerinde yapılaşmaya gidenlerden bu zamana kadar kira alınıp alınmadığı, alındıysa kira kontratları ve sürelerinin bedelleriyle birlikte incelenmesi gerektiğini belirten Sayıştay denetçisi, ayrıca Maliye Bakanlığı'nın yurt genelindeki hazine arazilerini korumada yeterli hassasiyeti göstermediğinden, hazine tarafından terki yapılan birçok arazinin amacı dışında kullanıldığından yakındı.İŞLETMENİN FAALİYETİNE SONBakanlık, Sayıştay'ın ikazları karşısında gerekli incelemenin başlatılacağını, yıllardan beri işletilen ticari alanlardan tahsil edilen bedellerin sebepsiz zenginleşme davasıyla Kadıköy Belediyesi'nden alınma yoluna gidileceği savunmasını yaptı. Bakanlık, ayrıca belediyenin bu zamana kadar herhangi bir gelir elde etmemiş olsa bile arazi üzerindeki işletmelerin faaliyetine son verileceğini ekledi.Maliye Bakanı Mehmet Şimşek geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada Sayıştay denetlemesinin çok önemli olduğuna değinmiş, Maliye Bakanlığı ile ilgili olumsuz tespitlerden ancak Sayıştay denetimiyle haberdar olabildiğini söylemişti. Bakan Şimşek itiraf niteliğindeki açıklamasında, şu ifadeleri kullandı: 'Açık ve net söylüyorum. Sayıştay denetimi gözümüzü açtı. Sayıştay denetimi benim için olmazsa olmazdır, yol göstericidir. Denetimleri daha da iyileştirmemiz lazım.”Fenerbahçe Spor Kulübü'ne gelir sağlayan Fenerbahçe Adası'ndaki 24 odalı Fenerbahçe Spor Kulübü Konukevi'nde 12 French Superior, 6 Twin Superior, 4 Junior Suite ve 2 Suite oda bulunuyor. Adada ayrıca sosyal tesis alanı, toplantı salonu ve tam olimpik yüzme havuzunun da konuşlandırıldığı edinilen bilgiler arasında.skorer
Reklam
Arınç: 'Mısır ile İlişkileri Düzeltmemiz Lazım'
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Türkiye’nin Mısır ile gerilimini sona erdirmesi gerektiği mesajını verdi. Arınç, “Bunun için adım atması gereken belki Mısır olacaktır ilk başta ama, bunu temin etmeliyiz” dedi.Al Jazeera'den Didem Özel Tümer'in sorularını yanıtlayan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Türkiye'nin Körfez ülkeleriyle olan ilişkilerinin çok yakın zamanda kendi deyimiyle 'ıslak tülbent kuruyuncaya kadar' iyileşeceğini söyledi. Körfez ülkeleriyle olan Mısır ve Suriye kaynaklı soğukluğun 'olağan olmadığını' belirten Arınç, Mısır konusunda “Bunun zeminini hazırlamamız lazım. Adım atması gereken belki Mısır olacaktır ilk başta ama, bunu temin etmeliyiz” diye konuştu.Arınç, Fethullah Gülen için yakalama kararı çıkarıldığını, Türkiye'de olmadığı tespit edildikten sonra 'kırmızı bülten' çıkarılacağını söyledi. Sorgusu yapılmadığı için Gülen hakkında henüz dava açılmadığını belirtti. Çözüm süreciyle ilgili ise Kürtlerin özerklik talebinde bulunmayacaklarını belirten Arınç 'Yola çıkarken bazı konuların kesinlikle kabul edilmeyeceği söylendi' diye konuştu.Geçtiğimiz günlerde yaptığınız bir konuşmada, Türkiye’nin Körfez ülkeleriyle ilişkilerindeki soğukluğun “ıslak tülbent kuruyuncaya kadar”, yani hızla değişeceğini söylediniz. Neyi kastediyorsunuz?Biz aynı coğrafyanın kardeş yaptığı insanlarız, ülkeleriz, milletleriz. Ortadoğu olsun, Haliç ülkeleri olsun aynı tarihi, aynı inancı aynı müşterek kültürü yaşıyoruz. Bunun bilincindeyiz hepimiz. Geçmişten bu yana çok köklü, derin, tarihi ilişkilerimiz var. Yani bizim birbirimizden uzak olmamız, birbirimize karşı soğuk davranmamız aslında mümkün değil.Son zamanlarda yaşanan bazı olaylar sebebiyle, Suriye olaylarını katabiliriz, Mısır’da yaşanan son olaylardan bahsedebiliriz, belki Filistin’i, Gazze’yi işin içine koyabiliriz. Bazı ülkelerin yöneticileri ile hükümetimiz arasında veya -şimdi Cumhurbaşkanımız - Sayın Başbakanımızla ilgili bir soğukluğu hissettik. Bu olağan bir şey değil.Yani bunun mutlaka izale edilmesi lazım.Belki her hükümet, her cumhurbaşkanı, her başbakan farklı söylemlerde bulunmuş olabilir olaylar karşısında. Ama bu mutlaka tekrar bir beraberliğe yol açmalı, eskisinden daha güçlü biçimde. Çünkü bizim sadece milletlerarasında, halklarımız arasındaki iyi ilişkileri değil, ticari ilişkilerimizi, siyasi ilişkilerimizi, dış politikaya yönelik birlikteliğimizi güçlendirmemiz lazım.Yani ilişkiler düzelecek mi?Başta söylediğim cümle iddialı bir cümle kabul edilebilir, yani bu coğrafya bizi kardeş kıldı. Dolayısıyla Mısır’da yaşanan bir darbe olayına, yani Sisi’nin gelip Mursi’yi bir şekilde alaşağı etmesini, Türkiye demokrasi açısından farklı bir tepki vermiş olabilir. Ama daha sonra o ülkede geçiş süreci yaşandı. Biz bunun da sağlıksız olduğunu söylüyoruz. Seçimler yapıldı Sisi iş başına geldi. Türkiye hala seçilmiş bir insanın ve hükümetin darbe yoluyla görevden uzaklaştırılmasını prensip olarak kabul etmediğini söylüyor.Fakat fiili bir durum da var. Bu fiili durumu da bütün dünya adeta normal kabul ediyor. Yani bugün Sisi Amerika’yı da ziyaret edebiliyor, batı ülkelerini de ziyaret edebiliyor. Bu konuda bizim Mısır ile süratle ilişkilerimizi sağlıklı bir zeminde götürmemiz gerekir. Bunun için adım atması gereken belki Mısır olacaktır ilk başta ama, bunu temin etmeliyiz.Birleşik Arap Emirlikleri ve Haliç ülkeleri bunlar da bizim için çok önemli. Onlarda belki Mısır’da yaşanan olaylara farklı bir açıdan Türkiye ile aynı düzlemde hareket etmiyor görünebilirler. Farklı endişeler olabilir, farklı pencerelerden bakıyor olabilirler. Ama bizim yine Haliç ülkeleriyle geçmişten gelen dostluğumuzu bir şekilde güçlendirmemiz lazım.Biz bütün bu ülkelerin huzur, güven ve istikrar içerisinde olmasını arzu ediyoruz. Çünkü Türkiye huzur, güven ve istikrar ile çok yol aldı. Biz bir taraftan AB sürecinde müzakere eden bir ülkeyiz. Bu ülkelerde bizim AB’de tam üyeliğimize sıcak bakıyorlar. Halk çoğunluğunun Müslüman olduğu bir ülkenin AB’de tam üye olmasını hepsi gönülden arzu ediyor.Bütün bu aynı noktada beraberliğimizin çok daha güçlü hale gelmesi lazım.Bir örnek vermemiz gerekebilir. Mesela Kıbrıs sadece Türkiye ve Yunanistan’ı ilgilendiren bir konu değil. Türkiye olarak çözüm sürecini destekliyoruz. Ancak Rum tarafı zaman zaman bazı bahanelerle bu süreci sonuçsuz kılıyor. Şimdi Güney Kıbrıs Rum Kesimi ile Mısır başta olmak üzere Arap ülkelerinin iyi ilişkileri var. Bu Kuzey’deki Türk Cumhuriyeti’nin ilişkilerine gölge vuracak noktada. Oysa onların çok gönülden Kıbrıs’ta müşterek bir devlet kurulduğu takdirde, toplumların eşit olarak temsil noktasında bir araya geldiği bir Kıbrıs’ın hem onlar, hem de o ülkede yaşayan toplumlar açısından büyük bir değeri var. Dolayısıyla bizim bir sonuca gitmemiz açısından bu ülkelerin desteğine de ihtiyacımız bulunuyor.Özetle şudur, Türkiye olarak bizim özellikle Mısır'la da, Körfez ülkeleriyle de, Kuveyt ile de, Ortadoğu’daki tüm ülkelerle iyi, dostane, anlayışa dayanan bir beraberliğe, dış politika bakımından ihtiyacımız var.Madem ki ‘tülbent ıslandı’, bizde tabir odur, en çabuk kuruyacak olan, eski haline gelecek odur, aramızda bir sorun, bir sıkıntı veya bir uzaklaşma durumu varsa, biz Türkiye açısından bunun süratle giderilmesini istiyoruz.Nasıl olacak bu?Bu tek taraflı olmaz. Ben de çok iyi biliyorum ki, bu saydığım ülkelerde Türkiye’nin dostluğuna, işbirliğine, Türkiye’nin kendi ülkeleriyle ilgili dostane düşüncelerine çok ihtiyacı var. O yüzden karşılıklı diyaloğu geliştirmek suretiyle - ki bizim ziyaretlerimizin bir amacı budur. Ben Mayıs ayında Katar’ı ziyaret ettim, şimdi Kuveyt’i ziyaret ediyorum, benden sonra Dışişleri Bakanımız gidecek, Dışişleri Bakanımız aynı zamanda Katar’ı ziyaret edecek - Suudi Arabistan, Umman, Bahreyn bütün bu ülkelerle “hadi bakalım şu elimizi daha sıkı tutalım, biz birbirimize muhtacız” dememiz gerekiyor. O ülkelerin yönetimlerine, halklarına da şüphesiz çok büyük ihtiyacımız var.Şöyle bir yanlış anlama olabilir, Türkiye’de güçlü bir liderlik var, güçlü bir hükümet var, ekonomisi bakımından çok güçlü, Türkiye sanki kendi rejimini başka ülkelere ihraç etmeyi düşünen veya bunu örnek göstermeye çabalayan bir ülke gibi algılanabilir. Bu kesinlikle doğru değil. Bizim şu anda hiçbir ülkenin rejimi ile bir sıkıntımız yok. OIması da mümkün değil. Başka türlü biz insanlarla zaten ilişki de kuramayız.Burada rejim bakımından, sistem bakımından o halk neyi arzu etmişse, neyi işbaşına getirmişse biz buna saygı duyarız. Ve orada sadece insan haklarının bulunması insanlara karşı, şiddetle, silahla mukabele edilmemesi, hukukun üstünlüğüne dayalı bir sistem olması bizi memnun eder.Ne Türkiye’deki sistemi bir başka ülkeye ihraç etmeye, ne o ülkenin sistemini cebir, zor veya Türkiye’yi örnek göstererek değiştirmeye kararlı değiliz. Böyle bir düşüncemiz yok.O bakımdan yöneticilerin böyle bir rahatlık içerisinde olması lazım ki, Türkiye’nin güçlü, karizmatik liderliği elbette bazı halklar tarafından, ülkeler tarafından rol model olarak benimsenebilir. Ama biz ne Türkiye’yi bir başkasına örnek göstermek ne de o ülkedeki rejimi, sistemi, yönetimi Türkiye’ye benzer hale getirmek iddiasında değiliz. Mevcut yönetimlerle sıkı bir işbirliği yaparız sadece insan hakları bağlamında o ülkelerde huzur, güven ve istikrar olmasını isteriz.Körfez ülkeleriyle ilişkilerin soğumasının nedenlerinden biri Mısır’daki yönetim değişikliğine ve İhvan’a bakış açısı farklılığı. Türkiye’nin, hükümetinizin İhvan’a bakışı nedir?Herkes memnun ve müsterih olsun, biz terörden en çok zarar gören bir ülke olarak hiçbir terör örgütü ile işbirliği yapmayız. Ve bütün terör örgütleriyle ciddi bir mücadele yaparız. Hem anladıkları dilden hem de diğer unsurlar bakımından.Terörle mücadele bir ülkenin tek başına yapıp da başarabileceği bir konu da değildir. Terörle mücadelede ortak hareket etmeliyiz. Güçlerimizi birleştirmeliyiz, istihbarattan, silahlı mücadeleden, diğer siyasi bütün unsurları içine alacak şekilde.Ancak terör örgütü olmayan, kuruluş, yapısı, amaçları bakımından da, şiddeti ve silahı tercih etmeyen örgütleri bunun dışında tutmamız lazım.İhvan hareketine farklı bakılabilir. Ancak Hasan El Benna’dan bu yana benim şahsi düşüncem, bu 40’lı yıllardır, 50’li, 60’lı yıllardır, Cemal Abdulnasır, Abdülkadir Udeyh’ler, Seyyid Kutup’lar, Muhammed Kutup’lar, Gazali’ler şiddeti tercih etmemişlerdir, benim bildiğim kadarıyla.Ha bunların içinden daha sonra kendilerine İhvan süsü vererek terör olayı yapanlar varsa, silahı tercih edenler varsa, öldürme olaylarına katılanlar varsa, başta söylediğim gibi, terör örgütlerine nasıl bakıyorsak, onlara da öyle bakarız.Bugünkü Müslüman Kardeşler'e nasıl bakıyorsunuz?Mısır ölçeğinde bakacaksak olaya, İhvan seçimlere katılmıştır. Yani bir siyasi parti olarak, siyasi güç olarak. Terör örgütü olsaydı seçimlere katılmasına imkân ve izin vermezlerdi.Ama maalesef dünyanın pek çok yerinde bu şekilde yola çıkarak daha sonra bu sistemi benimsemeyen, “böyle olmuyor, silahla bu işi yapmalıyız” diyen örgütler haline gelmiş topluluklar da vardır. Ama ben büyük İhvan- ı Müslimin hareketine bakarak onların demokrasi içerisinde, insanların hukukuna dikkat eden, seçimi ve sandığı önceleyen, halkın desteği ne kadarsa o kadar temsil etmeye çalışan bir örgüt olarak, bir teşkilat, siyasi bir grup olarak kendilerini görüyorum.Başka ülkelerde Mısır’ın dışında farklı yönlere bürünmüşlerse onlarla herkes mücadelesini yapabilir. Ama İhvan hareketine bir bütüncül yaklaşım, global bir bakışla, “bunlar terör örgütüdür” denirse, ben bunun yanlış olduğunu düşünüyorum. Mısır örneğini gösterebilirim, başka ülkelerdeki örneklerini de gösterebilirim.İhvan hareketi kuruluşundan bu yana zulme uğramış bir harekettir. Pek çoğu öldürülmüştür. Pek çoğu cezaevlerinde yıllarca kalmıştır, ama hiç birisi mensuplarına “silahlanın, örgütlenin bu işi bu şekilde halledin” dememiştir. Diyenler varsa ben de doğrusu duymak istiyorum.Katar dışındaki Körfez ülkeleri Sisi'ye açık destek verdi?Anlayış farklılığının bizi temelde birbirimizden uzaklaştırmaması gerekir. Çünkü demokratik anlamda, Sayın Erdoğan da, hükümetimiz de, Mursi’nin seçilmiş bir cumhurbaşkanı olmasına rağmen, kendi emri ve talimatıyla Genelkurmay Başkanı olarak atadığı Sisi tarafından darbe yoluyla görevinden uzaklaştırılmasını biz demokrasi adına, seçilmiş bir cumhurbaşkanına reva görülen bir muamele olarak kabul edemiyoruz. Buna itiraz ediyoruz.İkincisi siyasi amaçlarla insanların cezaevlerine gönderilmesine, uydurma mahkemelerde yargılanıp, binden fazlasına idam kararı verilmesine de rıza gösteremiyoruz. Bu bizim kalbimizden gelen bir şeydir. Biz bunun çok acısını çektik. Seçilmiş hükümetleri silahlı kuvvetler darbe yoluyla iş başından uzaklaştırdı. Partilerimiz kapatıldı, ben bunların mağduruyum. Benim siyasi hayatımda 4 defa partim kapatıldı. Biz bunun aynısının başka bir ülkede yapılmasını doğrusu hiçbir zaman kabul edemeyiz.Ancak bu olaylar sebebiyle dahi, Mısır hükümetiyle, Mısır devletiyle aramızda ilişkilerin kötü bir noktaya gitmesini de arzu etmeyiz. Bu yüzden bizim bu itirazlarımızı bir kenara koyarak devletten, devlete, hükümetten hükümete çünkü biz halklarla dayanışma içindeyiz. Ama o halkı temsil eden bir devletin bir hükümetin de Türkiye ile ilişkilerinde iyi bir noktada olmasını bütün bu olup bitenler yanında arzu ederiz. Bunun zemini oluşturmamız lazım.Kuveyt’e gidiyorsunuz. Ajandanızda ne var?Adalet, İslam İşleri ve Evkaf Bakanı’nın daveti üzerine inşallah Salı günü orayı ziyaret edeceğim. Başta Emir olmak üzere bütün önde gelen üst düzey yöneticilerle görüşmelerim olacak. Ayrıca sosyal bazı ziyaretlerim olacak.Kuveyt ile ticari ilişkilerimiz iyi, yatırımlarımız bakımından da, müteahhitlik hizmetleri bakımından da çok iyi. Siyasi anlamda Kuveyt’in liderlik gücü yüksektir. Körfez İşbirliği Konseyi dahili ülkelerle de, BAE, Suudi Arabistan, Bahreyn ve diğer ülkeler sayılabilir, bunlar içerisinde de önemli bir role sahiptir. Son zamanlarda Körfez İşbirliği Konseyi’ndeki bir takım yaşanan sıkıntılı sürecin aşılmasında Kuveyt’in çok önemli bir rolü oldu.Biz aramızdaki ekonomik, siyasi, ticari ilişkileri daha da güçlendirmek amacını taşıyoruz. Benden birkaç gün sonra da Dışişleri Bakanımız ziyaret edecek. Daha sonra belki daha üst ziyaretleri de gerçekleştirmiş olacağız.IŞİD ile mücadelede Türkiye’nin ortaya koyduğu şartlar vardı. Bunlar kabul edilmezse, Türkiye ne yapacak?Suriye üzerinde uçuşa yasak bir bölge olması lazım ki, Suriye ordusunun elindeki uçaklar şehirleri bombalamasın. Güvenli bir bölge oluşturalım ki, Suriye rejimi orada katliam yapmasın. Şimdi koalisyon ile biz bunu müzakere ediyoruz.Prensip olarak koalisyonun bu mücadelesini destekliyoruz. Ancak fiilen de Türkiye’nin hem kendi topraklarındaki üslerin kullanımı bakımından, hem de Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, Hava Kuvvetleri’nin ve diğerlerinin bu koalisyon içerisinde önemli roller mutlaka alacağı noktasında değilim, üstlenmesi bakımından Türkiye’nin üç isteği var: güvenli bölge, uçuşa yasak bölge ve diğerleri. Bu konuda anlaşmaya varabilirsek bunu süratle harekete geçirebileceğiz.“Türkiye’nin talepleri kabul edilirse…”Zannediyorum şu bir hafta on gün içerisinde CENTCOM’dan ve diğerlerinden, yani bu işin karargahını yürütenler Türkiye’ye gelecekler. Genelkurmay Başkanlığımızda görüşmeleri yapıyorlar, devam ediyor.Ocak ayı başlarında biz bu işi fiilen Türkiye’nin talepleri kabul edilirse IŞİD ile ve diğer radikal terör unsurlarıyla mücadelemizi birlikte yapacağız. Bu konuda gelişmeler var. Türkiye prensip olarak reddetmedi ama kendi çıkarlarını da gözetmek durumunda. Bu konuda da hem Suriye’nin içindeki insanların zarar görmesini hem de Türkiye’ye tekrar bir mülteci akını başlamasını önlemek istiyor.Çözüm süreci konusunda, sürecin sonunda ne olacak? Kürtlere özerklik verilecek mi?Onlar da özerklik istemiyorlar zaten, istemezler. Çünkü başta yola çıkarken bazı konuların kesinlikle kabul edilemeyeceği, bunların dile getirilmemesi de söylendi.Bunlardan birisi Öcalan’ın kendi durumuyla ilgili talepleridir. Bu halkımız tarafından hiçbir zaman kabul görmeyecek şartlardır. Dolayısıyla, özerklik dendiği zaman, onlar açıklama yapmak mecburiyetinde kaldılar, burada yerel yönetimleri kastettiklerini ifade ettiler. Yerel yönetimlerde özerkliğin olması esasen bizim yerel yönetimlerin güçlendirilmesi bakımından, bizim kendi kabulümüzdür. Ancak siyasi anlamda onların istediği noktaya gelebilmek için biraz daha sürecin ilerlemesi lazım.Fethullah Gülen ile ilgili 'kırmızı bülten' gündemde. Öte yandan da muhalif basına ciddi baskı uygulandığı eleştirileri var.Fethullah Gülen, Amerika’da, 98’den beri, hemen hemen 20 yıla yaklaşık zamandır ikamet eden şahsın, bu yapı ile yakın ilişkisi olduğu iddia edildi. Ve ilk defa savcı sulh ceza hâkiminden yakalama kararı çıkarttı. Bu yakalama kararı şu anlama geliyor: Türkiye içinde olmadığı biliniyor. Ama buna rağmen usûlen bir arama yapılacak. Ondan sonra Türkiye’de olmadığı zapta bağlanacak, hangi ülkede olursa olsun yakalanması amacıyla, INTERPOL aracılığıyla bir kırmızı bülten çıkarılacak.Burada da niçin arandığı, yakalandığında Türkiye’ye iade edilmesinin şartlarının var olması lâzım. Bu şartları INTERPOL’ün bağlı olduğu kurum ciddi bulursa, her ülkede bu bülten ile bir arama yapacak. Yakalarsa, işi ciddi buluyorsa Türkiye’ye iade edecek.Bir mahkeme kararı sadece yakalama yönünden var. Yoksa hakkında dava açılmadığı için, çünkü sorgusu yapılmayan bir kişi hakkında da dava açmak mümkün değil Türkiye’de, o zaman farklı bir yöntem kullanabilirdi. Adli yardımlaşmadan istifade edebilirdi. Şimdi sadece yakalanabilmesi ve Türkiye’ye iade edilebilmesi noktasında kırmızı bülten uygulamasına gidilecek ama sonucunu bugünden söylemek mümkün değil.Kaynak: Al Jazeera
Retina Ekranlı Apple MacBook Air'in Üretimi Yakında Başlayabilir
Apple’ın yeni MacBook Air’inin tamamen yeni bir tasarıma ek olarak, daha iyi bir özellik setiyle potansiyel sahiplerinin karşısına çıkması bekleniyor. Retina MacBook Air olarak anılan yeni modelin 12 inç yüksek çözünürlüklü ekrana sahip olması; aynı zamanda seleflerine kıyasla daha ince ve hafif bir kasayla birlikte gelmesi bekleniyor. Apple’ın yeni MacBook Air’i ne zaman piyasaya süreceği henüz bilinmese de, Digitimes’ın haberinde şirketin 2015’in ilk çeyreğinde üretime başlayacağı belirtiliyor.2014 içinde pilot üretim sürecini tamamlayan şirketin tedarikçilerini geniş kapsamlı üretim için hazırladığı söyleniyor. Apple adına üretimi Quanta Computer’ın gerçekleştireceği söylense de, cihazın 2015 içinde piyasaya sürülmeyebileceği de iddialar arasında yer alıyor. 12 inç MacBook Air’in Intel’in yeni Core M işlemcisi sayesinde önü açılan fansız bir tasarıma sahip olabileceği belirtilirken, böylelikle cihazın performansının artacağı söyleniyor. Haberde üst segmenti hedefleyecek Retina MacBook Air’in arzının kısıtlı olacağı bilgisi de yer alıyor.Teknoblog
Google Artık Şarkı Sözlerini Arama Sonuçlarında İlk Sırada Gösterecek
Google, yaptığı son değişiklikle birlikte arama sonuçlarına ve kullanıcı deneyimine bir hayli etki eden, bundan kendinin de bir hayli kazançlı çıkacağı bir yeni özelliği devreye soktu.Bundan böyle Google’da “şarkı adı/lyrics” araması yapıldığında çıkan ilk sonuç, o şarkının sözleri olacak. Şimdilik Türkçe hassasiyetli çalışmayan bu özellik sayesinde kullanıcılar şarkı sözlerini arama yapar yapmaz görebilecek. Daha net bir örnek vermemiz gerekirse “karma police lyrics” araması size ilk sırada arama sonuçları için pek de alışık olmadığımız geniş bir kutu içerisinde Radiohead’in eserinin şarkı sözlerini getirecek.Google, şarkı sözü database’i bulunan bazı web siteleriyle bu alanda biraz çatışabilir. Çünkü şarkı sözü barındıran web siteleri en büyük trafiği SEO odaklı olarak yine arama motorlarından temin ediyor. Her ne kadar bu yeni özelliğin şarkı sözü yayınlayan web sitelerinin trafiğini etkilemeyecek olduğu söylense de bu şimdilik sadece bir tahmin. Google, bu alanda şarkı sözü veritabanını güçlendiriyor ve tabii kendi işine de yarayacak şekilde o şarkının Google Play bağlantısını da şarkı sözünde veriyor.Google şimdilik sadece ilgili şarkıya giden Google Play bağlantısı eklemiş olsa da, ileride o şarkı sözünde geçen kelimelere göre reklam göstermeye de başlayabilir. Şu anda kısıtlı sayıda şarkıda açılan bu arama sonuçları sadece Amerika’da bulunan ve Google’ı İngilizce kullanan kişilere açıldı. Yakın gelecekte pek çok şarkının buraya ekleneceğini ve sevilen bir özellik olacağını tahmin ediyoruz.Webrazzi
Reklam
Efsanevi Müzisyen Joe Cocker Hayatını Kaybetti
'Unchained My Heart' ve 'You Are So Beautiful' şarkılarıyla efsaneleşen şarkıcı Joe Cocker 70 yaşında hayatını kaybetti.Menajeri Barrie Marshall AFP'ye yaptığı açıklamada Cocker'ın Colorado'daki evinde öldüğünü söyledi. Ölüm nedenini açıklamadı. Sheffield'da doğan Cocker, gaz tesisatçılığından dünyaca ünlü bir pop star basamağına yükseldi.Kendine has sesiyle müzik tarihine geçen Cocker, The Beatles'ın With A Little Help from My Friends şarkısına yaptığı yorumla pop müzik listelerinde 1 numaraya yükseldi.Jennifer Warnes'la 'Up Where We Belong' yaptığı düet 'Subay ve Centilmen' filminde kullanılınca Joe Cocker da zirveye yerleşti. Şarkıcı bu düetle Grammy ve Oscar ödüllerini kazandı. 2007'de Şöhretler Geçidi'ne ismi yazıldı.AFP, Al Jazeera
Çanakkale'de Tarihi Eser Operasyonu
Çanakkale'nin Eceabat İlçesi'ne bağlı Alçıtepe ve Seddülbahir köylerinde İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin düzenlediği operasyonda, Çanakkale Savaşları ile diğer dönemlere ait binlerce parça tarihi eser ele geçirdi. Gözaltına alınan 4 kişi serbest bırakılırken, ele geçirilen eserlerin Askeri Müze ve Arkeoloji Müzesi'ne teslim edileceği belirtildi.Eceabat'ın Alçıtepe ve Seddülbahir köylerinde yaşayan İ.L., N.F., E.B. ve H.Y.'nin başta Çanakkale Savaşları olmak üzere farklı dönemlere ait tarihi eserleri, işletilen pansiyon ve evlerinde sakladığı ihbarı üzerine, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri geçen cuma günü harekete geçti. Mahkemeden arama kararı çıkartan ekipler, aynı gün söz konusu adreslere operasyon düzenledi. Yapılan aramalarda; 3 mühür, 29 tarihi değeri olan silah, 12 matara, 182 tüfek mühimmatı, 625 mermi çekirdeği, 1272 muhtelif silah malzemesi, 1089 muhtelif çeşitli nitelikte ve farklı dönemlere ait eser, 614 boş kovan, 157 obje, 7 çanak çömlek, 124 sikke, 22 dinamit fitili, 6 taarruz el bombası ve 2 süs eşyası ele geçirildi. Malzemelerin, Çanakkale Askeri Müze Komutanlığı ve Çanakkale Müze Müdürlüğü'ne teslim edilmek üzere muhafaza altına alındığı belirtildi. Gözaltına alınan dört kişinin savcının talimatıyla serbest bırakıldığı, evrakının elden adliyeye gönderileceği belirtildi.Burak Gezen, DHA
Reklam
Fenerbahçe'nin En İyisi Moussa Sow
Gol yollarında geçen sezona oranla yarı yarıya düşüş yaşayan Fenerbahçe’de en çok skor üreten isim Dünya Kupası’na katılmayan Sow oldu.Bu sezon sarı-lacivertli forma altında 14 maçta 6 gol kaydeden Sow, mevkidaşları Emenike, Kuyt ve Webo’yu gölgede bıraktı. Nijerya ile Brezilya’da gol atamayan ancak OPTA’nın verilerine göre 8 başarılı driblingle kupa tarihinin en iyi rakamını elde eden Emenike ligde yalnızca 2 gol attı.Aynı şekilde Hollanda ile Dünya 3.’lüğü kazanan Kuyt da sağ bek, sol bek, sol açık, orta saha ve sağ açık gibi birçok farklı mevkiide oynayıp ülkesinde kahramanlaşmıştı ancak ligde yalnızca 3 gol kaydetti. Kamerun ile grup aşamasını geçemeyen Webo da 4 golde kaldı.Afrika Kupası düşündürüyorDünya Kupası’nın bıraktığı izleri fazlasıyla taşıyan F.Bahçe’de Sow’un Senegal Milli Takımı ile Afrika Uluslar Kupası’na gidecek olması da sıkıntı yaratıyor.Ekvator Ginesi’nde 17 Ocak’ta başlayacak turnuvada yer alması kuvvetle muhtemel olan Sow’un forvet hattında büyük eksiklik oluşturmasından endişe ediliyor. Turnuvanın favori ülkerinden olan Senegal’in finale kadar gitmesi halindeyse 8 Şubat’a kadar Sow, Türkiye’den uzakta kalacak.Dönüşte yapacağı izin ve zaman kaybı da sarı-lacivertliler için olumsuz faktörler olarak dikkat çekiyor.Eurosport
Gazetelerde Bugün | 23 Aralık Salı
Hürriyet: Yeni yıla havaleSabah: Paralel'in hilesini TÜBİTAK çözdüMilliyet: Saçını niye ‘kızıl’ yaptın cinayeti! Vatan: Orada ne yapıldı bilmiyoruz! Akşam: TİB‘'de darbe öncesini bilmiyoruz  Taraf: Komisyonda MASAK kriziStar: Gezi'de çadır yakma emri Ramazan Emekli'denBirgün: Bir sarayda oturan ve sürekli saçmalayan biri var işte artık biz o kişiye laf yetiştirmek istemiyoruz!Cumhuriyet: Yüce Divan çatlağıZaman: Hidayet Karaca'nın avukatlarından itiraz: Tutuklama gerekçesi çöktüYeni Şafak: Her ülkeye bir paralel şube
Google, Gerçek Anlamda Çalışan Sürücüsüz Otomobilini Gösterdi
Google bir kaç senedir kendi kendine giden bir otomobil yapmak için çalışmalarını sürdürüyordu, ancak şimdiye kadar mevcut arabaları modifiye ederek kendi kendine gidebilecek hale getiriyorlar, tamamiyle sıfırdan bir araç üretmiyorlardı. Geçtiğimiz Mayıs ayında tamamiyle kendi üretimleri olan bir kendi kendine gidebilen otomobilin model resimlerini gösteriyorlardı. Fakat bugün bu aracın tamamlanmış prototipinin resmini yayınladılar.Her ne kadar aracın etrafındaki araçları ve nesneleri görebilmesi için radarı sayesinde farlara ihtiyaç duymasa da diğer araçların sürücüsüz aracı görebilemesi için farlar eklenmiş. Aracın üstündeki radar ve bir çok sensörün bulunduğu yeri daha hoş görünüme sahip olacak şekilde bir kubbe içerisine almışlar. Bu bölüm bir radar yuvasından çok 70'lerden kalma polis arabalarının sirenlerine benziyor. Google'ın dediğine göre 2015 yılı içerisinde bu aracın Kuzey Kaliforniya sokaklarında dolaştığı görülebilecek.MilliyetTeknoloji.com
Almanya'da Binlerce İslam Karşıtı Sokağa Çıktı
Almanya'da neo-Nazilerin kalesi Dresden'deki İslam ve göçmen karşıtı Pegida hareketinin gösterileri sürüyor. Binlerce kişi opera binası önünde toplanıp İslam ve göçmen karşıtı slogan attı.Almanya'da İslam ve göçmen karşıtı gösteriler sürüyor. 'Batı’nın İslamlaşmasına Karşı Vatansever Avrupalılar' (PEGIDA) hareketi Alman bayraklarıyla Dresden kentinde gösteri yaptı. Binlerce kişi, neo- Nazi hareketinin en güçlü olduğu Dresden'in Semperoper Opera Salonu önünde toplanıp İslam ve göçmen karşıtı dövizler taşıdı. Taşınan pankartları arasında 'Kendi Almanya'mızı özledik', 'Göçmenlerin sosyal refahımızdan yararlanmasını durdur' sloganları dikkat çekti.İki ay önce ortaya çıkan Pegida'nın ilk gösterilerine Dresden’de ise 200 kişi katıldı. Daha sonra ahreket büyüdü, iki hafta önceki gösteriye 10 bin16 Aralık'takine de 15bin kişi katıldı. Siyasilerin karşı açıklamalarına rağmen bu akşamki göstrilere katılım merak ediliyordu. Reuters'ın geçtiği fotoğraf ve bilgilere göre katılım binlerle ifade ediliyor.Pegida'nın İslam ve gçmen karşıtı tavrı kısa sürede ülke çapında yayıldı. Pegida lideri 41 yaşındaki Lutz Bachmann, 'Almanya'daki siyasetçiler halkla teması kaybetti. O yüzden burada ne olduğunu anlayamıyorlar' açıklamasını yaptı.'Almanya'nın Müslümanlaşmasına karşıyız'Alman medyasında çıkan haberlere göre Pegida lideri Bachmann'ın sicilinde alkollü araç kullanma, hırsızlık ve uyuşturucu satıcılığı gibi suçlar bulunuyor. Bachman Pazartesi günkü gösteride medyayı suçlayıp, kalabalığa 'Yalancı medya' sloganları attırdı.Bachman, amacının Dresden'de başlayan hareketi 14 merkeze daha yaymayı amaçladığını söylüyor.Göstericilerden Dresden Teknik Üniversitesi'nden Lutz Hagen, Pegida'nın aşırı sağcı olarak nitelendirilmesini yanlış bulduğunu söylerken, 'Şimdiden genişledi. Daha da genişleyecek' dedi.46 yaşındaki Thomas tretz de, 'Biz Nazi değiliz' derken, 'Bizlar Almanya'nın Müslümanlaşmasına karşı çıkan barışçıl vatandaşlarız' dedi.Dresden her yıl Almanya'nın en büyük neo-Nazi gösterilerine tanıklık ediyor. Ülkenin aşırı sağa en yakın kentlerinden.Kaynak: Reuters
Reklam