Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Başbakan Fidan'ın Adaylığı İçin Kanaatimi Sordu'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Davutoğlu’nun kendisine MİT Müsteşarı Fidan’ın muhtemel milletvekili adaylığı konusunda kanaatini sorduğunu söyledi. Ancak ne cevap verdiğini açıklamadı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mali Cumhurbaşkanı İbrahim Boubacar Keita ile düzenlediği basın toplantısında gündeme dair soruları yanıtladı. Erdoğan’a, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın AK Parti’den aday olup olmayacağı soruldu. Erdoğan, Başbakan Davutoğlu ile bu konu hakkında konuştuklarını ve fikrinin Davutoğlu’nda gizli olduğunu söyledi. Erdoğan'ın sözleri şöyle:'Bu dedikodularla fazla meşgul olmayalım. Bunlar birinci derecede karar merci bu konuda sayın başbakandır. Başbakan bu konudaki kanaatimi bana sorduğunda verdiğim cevap kendisinde gizlidir. Onda kalacaktır. Bu konuyla ilgili aramızda görüştüğümüzü burada deşifre etmem kendime de saygısızlık olur Başbakan'a da saygısızlık olur.'Kamu görevlilerinin 7 Haziran'daki seçimde aday olabilmeleri için en geç 10 Şubat'ta görevlerinden ayrılmaları gerekiyor.“Durmuş Bey kendi işine baksın”Erdoğan’a, Merkez Bankası'nın eski başkanı Durmuş Yılmaz’ın mevcut faiz tartışmaları ile ilgili yaptığı açıklama da soruldu. Durmuş Yılmaz BBC’ye verdiği mülakatta şunları söylemişti:'Merkez Bankası'nın gücü kuvveti biraz fazla abartılıyor... elindeki aygıt belli. Kısa vadeli faiz ve makro ihtiyati tedbir dışında bir şey yok. Merkez Bankası kısa vadeli faiz politikasıyla ülkenin verimliliğini artıracak eğitim reformunu gerçekleştiremez. Düşük faiz ekonomik büyümenin yegâne sebebi olsaydı bugün Avrupa'da ekonominin hızlı büyümesi gerekirdi, Amerika'nın hızlı büyümesi gerekirdi. Eğer siyasiler yapılması gereken reformları yapmazlar, hep para politikasının etrafında dönüp dururlarsa, uzun vadede Merkez Bankası'nın çok fazla eleştirilmesi bir şey getirmez'Erdoğan’ın bu sözlere verdiği yanıt ise şu şekilde oldu:'Durmuş (Yılmaz) Bey kendi işine baksın. Onu muhatap alıp da burada herhangi bir şey söyleyecek halim yok. Kendisinin başarı grafiğini gayet iyi bilen birisiyim. Onların dönemi bir defa bizim faizle mücadelemizde çok farklı bir mücadeleyi sürdürdüğümüz dönem olmuştur. Kendi maharetleri değildir, bizim özel gayretlerimizdir. Bir şeyi daha bilmeleri lazım, düşük faiz, büyüme, orada da tespitleri çok çok yanlış. Gerek Amerika'yı bu şekilde değerlendirmesi ayrı bir yanlış, Batı'yı bu şekilde değerlendirmesi ayrı bir yanlış.'Kaynak: Al Jazeera
Trabzonspor, Akhisar'a Geçit Vermedi
Ziraat Türkiye Kupası B Grubu son hafta maçında deplasmanda Akhisar Belediyespor'a konuk olan Trabzonspor sahadan 2-0 galibiyetle ayrılarak lider olarak bir üst tura adını yazdırdı.Trabzonspor'un gollerini 24. dakikada İshak ile 54. dakikada yeni transfer Erkan Zengin kaydetti. Bu gol aynı zamanda Erkan'ın bordo-mavili forma ile attığı ilk gol oldu. Dakikalar 64. gösterdiğinde ise Trabzonspor ceza alanı içerisinde topa elle müdahale eden Erkan penaltıya sebebiyet verdi. Topun başına gelen Gekas'ın vuruşunu yeni transferlerden kaleci Hakan Arıkan kurtardı. Bu galibiyetle puanını 12 yapan Trabzonspor üst tura yükselirken grupta 3. sırada yer alan Akhisar ise kupaya veda etti. Gruptan çıkacak diğer takımı ise yarın oynanacak olan Keçiörengücü - Manisaspor maçı belirleyecek.Öte yandan tecrübeli yıldız Bosingwa sakatlanarak oyundan çıkmak zorunda kaldı.Trabzonspor bir üst turda Sivasspor ile karşılaşacak.HaberTürk
Fransa'da Askerlere Bıçaklı Saldırı
Fransa'nın Nice kentinde, bir kişi Yahudi kültür merkezini koruyan askerlere bıçakla saldırdı, 3 asker yaralandı. AFP saldırganın geçen hafta Türkiye'den sınır dışı edildiğini duyurdu.Nice'te Massena Meydanı'nda bulunan Yahudi Kültür Merkezini koruyan 3 asker bıçaklı saldırıya uğradı. Askerlerden biri kolundan, bir diğeri ise yüzünden yaralandı. Olay yerinden kaçarken tramvayda yakalanan saldırganın isminin Moussa Coulibaly olduğu açıklandı. Ancak ilk bilgiler saldırganın 9 Ocak'ta Paris'te bir Yahudi marketindekileri rehin alan Amedy Coulibaly ile bir yakınlığı olmadığı yönünde.AFP'ye konuşan yargı kaynakları Moussa Coulibaly'nin geçen hafta Türkiye'den sınır dışı edildiğini söyledi.Paris Savcılığı’nın terörle mücadele birimi konuyla ilgili soruşturma başlattı.Saldırılardan sonra güvenlik önlemleri artırılmıştı7 Ocak’ta Paris’te Charlie Hebdo dergisine ve 9 Ocak’ta Yahudi marketine yapılan silahlı saldırılar sonrasında tüm Fransa’da güvenlik önlemleri sıkılaştırılmıştı. Yahudi kültür merkezleri ve sinagoglardaki korumalar da artırılmıştı.Charlie Hebdo saldırısı ve sonrası7 Ocak’ta mizah dergisi Charlie Hebdo ’nun merkezine düzenlenen saldırıda 12 kişi öldürülmüş, Cherif ve Said Kouachi isimli silahlı iki saldırgan Paris’in kuzeyine doğru kaçmış ve izlerini kaybettirmişti. 8 Ocak’ta Paris’in güneyinde bir kadın polis memuru silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmişti. 9 Ocak’ta ise Charlie Hebdo’ya saldırısının zanlılarının nerede oldukları tespit edilmiş ve Paris’in kuzeyindeki bir kasabada bulunan matbaa binasında kuşatma altına alınmışlardı.Kuşatma sürerken, Paris’in doğusundaki bir Yahudi marketine giren silahlı saldırgan Amedy Coulibaly markettekileri rehin almış ve Kouachi kardeşlerin gitmesine izin verilmediği takdirde rehineleri öldürmekle tehdit etmişti. Saatler süren pazarlıklar sonrası Fransız polisi iki noktada operasyon başlatmıştı. Kouachi kardeşler ve Coulibaly öldürülmüş, Coulibaly’nin saldırdığı markette dört rehine hayatını kaybetmişti.Kaynak: Ajanslar
CHP'li İki Belediye Cemevlerini İbadethane Olarak Kabul Etti
CHP'den iki belediye daha cemevlerini ibadethane olarak kabul etti. Kararın çıktığı İzmir Karşıyaka ve Konak belediyelerinde önergeler görüşülürken CHP'lilerle AK Partililer arasında gerginlik yaşandı.Önerge, Karşıyaka ve Konak belediyelerinin meclis toplantılarında ele alındı. Karar, her iki belediyede de oy çokluğuyla kabul edildi.Karşıyaka belediye meclisindeki oylama gergin geçti. AK Partili üyeler, karar sonrası salonu terk etti.CHP Genel Merkezi’nden geçen hafta yapılan açıklamada, cemevlerininin ibadethane olarak kabul edilmesi yönündeki tavsiye mektubunun tüm belediyelere gönderildiği açıklanmıştı.Haberler.com
Dışişleri Bakanlığı'ndan Çipras'a Tepki
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç, Yunanistan Başbakanı Çipras'ın, Türkiye'ye ait araştırma gemisi Barbaros Hayrettin Paşa hakkındaki açıklamasına tepki gösterdi.ANKARADışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç, Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras'ın Barbaros gemisi hakkındaki açıklamasına ilişkin, 'Çipras'ın GKRY ziyaretinde, özellikle Barbaros Hayrettin Paşa gemisine ilişkin olarak ifade ettiği hususlar, hem garantör ve ana vatan olarak Yunan tarafından beklenen Kıbrıs'taki iki halkın siyasi eşitliğine dayalı bir çözüme ulaşmasına yardımcı olabilecek unsurlar içermemektedir' dedi.Sözcü Tanju Bilgiç, haftalık olağan basın toplantısında, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.Çipras'ın göreve geldikten sonra ilk ziyaretini gerçekleştirdiği Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY) Türkiye'ye ait araştırma gemisi Barbaros Hayrettin Paşa'yla ilgili sözlerine değinen Bilgiç, 'Çipras'ın GKRY ziyaretinde, özellikle Barbaros Hayrettin Paşa gemisine ilişkin olarak ifade ettiği hususlar, hem garantör ve ana vatan olarak Yunan tarafından beklenen Kıbrıs'taki iki halkın siyasi eşitliğine dayalı bir çözüme ulaşmasına yardımcı olabilecek unsurlar içermemektedir' diye konuştu.Bilgiç, Kıbrıs'taki müzakere sürecinin tekrar başlaması ve adadaki iki tarafın siyasi eşitliğine dayalı bir çözümün bir an evvel bulunmasını temenni ettiklerini belirterek, 'Kıbrıs'taki asli haklardan biri olan Kıbrıs Türk halkının, özellikle adadaki doğal kaynaklardan tam olarak yararlanması bizim için öncelik. Bunun için Türkiye her zaman Kıbrıs Türk tarafına her türlü desteği vermeye devam edecek' ifadesini kullandı.Gülen'in pasaportunun iptal edildiğinin ABD'ye bildirilmesiBilgiç, Türk hükümetinin, ABD makamlarına Fethullah Gülen’in 'yalan beyanda' bulunarak aldığı pasaportunun iptal edildiğini bildirmesine konusunda, pasaport iptalinin ya mahkeme kararı ya da İçişleri Bakanlığının talimatıyla yapılan bir işlem olduğunu dile getirerek, 'Böyle bir karar alınması halinde hem şahıslar hem de bulundukları ülkelerin ilgili makamlarına iletilmek üzere Bakanlığımızca bir bildirimde bulunuluyor. Bu şahısla ilgili olarak adı geçenin pasaportuna ilişkin süreç hakkında 26 Ocak'ta ABD kaynaklarına bu yönde bir bildirimde bulunduk' dedi.Gülen hakkında iade talep edilip edilmediğine ilişkin bir soru üzerine Bilgiç, iade talebinin doğrudan Adalet Bakanlığı ya da İçişleri Bakanlığı tarafından başlatılacak bir süreç olduğunu, kendilerine bu konuda ulaşan bilgi olmadığını söyledi.Japon rehinelerBakanlık olarak, IŞİD'in Japon rehineleri öldürmesinin ardından yaptıkları açıklamalarla olayı şiddetle kınadıklarını ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Japon mevkidaşının konuyu görüştüğünü kaydederek, 'Bu kişilerin kurtarılmasına ilişkin spesifik olarak neler yapıldığı konusunda çok fazla bilgi veremiyorum. Bizim arzumuz bu kişilerin özgürlüklerine kavuşmasıydı ama olmadı. Tekrar Japon halkı ve hükümetine başsağlığımızı iletiyoruz' diye konuştu.Mısır'da 183 darbe karşıtına idam cezası verilmesiBilgiç, Mısır'da 183 kişiye idam kararının mahkeme tarafından onaylanmasına değindi. Daha önce 188 kişiye idam cezası verildiğini, 2 kişinin beraat ettiğini, 3 kişinin de yargılanma sürecinde vefat ettiğini hatırlatarak, 'Buna ilişkin kınama açıklaması yaptık. Mısır konusunda özellikle vicdanları yaralayıcı bu tarz kararlar alınmasını üzüntüyle karşılıyoruz. Bu, Mısır'ın normalleşmesi açısından herhangi bir fayda getirmeyecek' değerlendirmesinde bulundu.Kırım'a gönderilecek heyetBilgiç, Türkiye'nin, Ukrayna krizine, ülkenin toprak bütünlüğü ve uluslararası hukuk temelinde diplomatik yöntemlerle çözüm bulunması gerektiğini savunduğunu ve Kırım'ın yasa dışı ilhakını tanımayacağını açıkladığını hatırlattı. Kırım Tatarlarının durumunun tespiti amacıyla gayriresmi heyetin gönderilmesinin gündeme geldiğini, bu konuda ilgililere ön bilgi verildiğini dile getiren Bilgiç, 'Bu aşamada, heyetin oluşturulması çalışmaları tamamlanmak üzere. Heyet listemiz tamamlandığında bölgeye Kırım Tatarlarının durumunun incelemek amacıyla gayriresmi heyet göndereceğiz. Önümüzdeki dönemde de Kırım Tatarlarının durumunu takip etmeyi sürdüreceğimizi ve ilgili tüm taraflarla yakın işbirliği içinde olacağımızı vurgulamak istiyorum' diye konuştu.Çanakkale Savaşları'nın 100. yıl dönümüne etkinliğine katılacak ülke sayısına ilişkin spesifik bilgi veremeyeceğini ancak Etiyopya, Komorlar Birliği gibi Afrika ülkelerinin de katılabileceğini ifade etti.Bilgiç, bir gazetecinin, Ermenistan'daki anma törenleri için Türkiye'ye gönderilen davete katılım olup olmayacağı sorusunu ise 'Benim bildiğim kadarıyla hayır' diye yanıtladı.23 Nisan'da düzenlenmesi planlanan Barış Zirvesi'nde İstanbul'da devlet adamlarını bir araya getirecek ve bir deklarasyonun kabul edileceği bir zirve olacağını aktaran Bilgiç, Çanakkale Savaşları'nın 'centilmenler savaşı' olarak tarihe geçtiğini, pek çok uzak ülkenin birbiriyle savaştığını ancak bunun devletler arasında bugüne yansıyan düşmanlık bırakmadığını, bu yüzden adının Barış Zirvesi olduğunu söyledi.Suriye kriziBilgiç, Rusya'nın Suriye konusundaki girişimlerini yakından takip ettiklerini, Suriye'de herhangi bir girişimin kapsayıcı olması gerektiğini bildirerek, şunları kaydetti:'Suriye'de siyasi çözümün önceliği, Türkiye'nin de önceliğidir. Siyasi çözümün de parametreleri bellidir. Bunlar da Cenevre Bildirisi'nde kayıtlı unsurlardır. Suriye Ulusal Koalisyonu, 114 ülke tarafından Suriye halkının meşru temsilcisi olarak tanınmaktadır. Herhangi bir çözümün merkezinde Suriye Ulusal Koalisyonu olmak zorunda. BM ve Arap Birliği'nin Suriye Özel Temsilcisi Staffan De Mistura'nın girişimlerini de yakından takip ediyoruz. Türkiye olarak bu girişimlere katkı yapmaya çalışıyoruz.'Mısır'a yayın yapan televizyonlarMısır’a yayın yapan bazı televizyon kanallarına ilişkin Bilgiç, 'Ükemizde meşru ikamet hakkı olan ve çalışma izni olan herkesin kanunların tanıdığı sınırlar içinde ifade özgürlüğünü kullanmaları ve bu çerçevede hareket etmeleri gerekir' yorumunda bulundu.Trakya'daki sel felaketiBilgiç, Trakya'daki sel felaketiyle ilgili Bulgar makamlarıyla sürekli temas halinde olduklarını, Edirne'de son 31 yılın en büyük taşkınının yaşandığını anlattı. Genel olarak Bulgar tarafıyla uzun bir süredir Meriç havzasındaki taşkınların etkilerinin azaltılması hususunun görüşüldüğünü ancak bu baskının ivedilikle tedbirler alınması gerektiğini ortaya koyduğunu ifade eden Bilgiç, Bulgar tarafıyla görüşmelerin devam edeceğini bildirdi.Bilgiç, Çavuşoğlu'nun, geçen hafta katıldığı Türkiye-Türkmenistan-Azerbaycan üçlü zirvesinin, liderler boyutuna çıkarılmasının görüşüldüğünü, Afrika ziyareti sırasında ise Nijer Cumhurbaşkanı Issoufou Mahamadou ile görüşerek ilginç bir projeye adım atılmasına karar verildiğini söyledi. Bilgiç, 14. yüzyılda Osmanlı'nın Nijer'e gönderdiği bir yöneticinin soyundan gelenlerle ilgili 'İstanbuleva' adlı bir proje başlatılacağını anlattı.Bilgiç ayrıca Çavuşoğlu'nun gelecek Perşembe günü Berlin'de Batı Avrupa başkonsoloslar toplantısına başkanlık edeceği ve Almanya'daki sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya geleceği bilgisini verdi.Çavuşoğlu'nun, 9-13 Şubat'ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Latin Amerika ziyaretine katılacağını bildiren Bilgiç, ziyaretin bölgeye 20 yıl aradan sonra cumhurbaşkanlığı seviyesinde ilk ziyaret olacağını söyledi. Bilgiç, ziyaret kapsamında Çavuşoğlu'nun Meksika'dan Guatemala'ya geçerek, SICA (Ortak Amerikan Entegrasyon Sistemi) dışişleri toplantısına katılacağını ve bu toplantı vesilesiyle SICA'ya bölge dışı gözlemci üye statüsünün onaylanacağı anlaşmanın imzalanacağını dile getirdi.Muhabir: Tutku ŞenenAA
Reklam
Orta Dünya Yöresinden Gönül Telinizi Titretecek 16 Türkü
Ekşi Sözlük yazarlarının Orta Dünya üzerine yazdığı türkülerin en güzellerini, en nadidelerini sizler için seçtik efenim!!!Bu vesileyle kendilerine bir dörtlük armağan etmek istiyoruz.'Cüceler yoldaşın olsunGandalf'ım seni korusunYolun açık aydın olsunSmaug'a tutun da gel'Daha fazla türkü okumak isteyenler için membası: https://eksisozluk.com/orta-dunya-turkuleri--1048231
Almanya'da Tek Kişilik Araba Üretimine Geçiliyor
Kalabalık kent merkezlerinde kullanım amacıyla IMA’nın geliştirdiği tek kişilik elektrikli taşıt aracı Colibri’nin deneme üretimine ve ön sipariş alımına bu yıl başlanıyor. 2016’da piyasaya sürülmesi beklenen araç, bireysel kullanımın yanı sıra servis filolarına sahip şirketleri hedefliyor.IMA şimdiden 1200 adet özel sipariş aldığını açıkladı. Bu, aracın popüler hale geleceğinin işareti olarak görülüyor. Birçok ülkede 150’yi aşkın otomotiv mağazasının Colibri satmak için lisans başvurusunda bulunduğu belirtiliyor. İlk aşamada 5000 adet satış öngörüyorlar.Küçük ve hafifColibri’nin temel özelliği küçük, hafif ve hızlı olması. 2,74 metre uzunlukta, 1,22 m genişlikte ve 1,37 m yükseklikte olan araç 440 kilogram ağırlığa sahip. Satış fiyatı 12.500 dolar olarak belirlendi. Aylık akü kiralama bedeli ise 45 dolar olacak. Colibri’nin özelliklerine en yakın araç olarak elektrikli Renault Twizy’nin baş rakip olması bekleniyor.
Reklam
Erdoğan'a 'Yüzyılın Devlet Adamı' Ödülü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bursa'ya yapacağı ziyaret kapsamında 81 ilden Roman temsilcilerle buluşacak. Türkiye genelindeki Roman derneklerinin temsilcilerinin davet edildiği etkinlikte, Erdoğan'a, 'Büyük Roman Ödülü-Yüzyılın Devlet Adamı' ödülü verilecek.Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Şubat Cuma günü Bursa'da olacak. Cuma namazını Ulu Cami'de kılacak Erdoğan, toplu açılış törenine ve Türkiye Romanlar Konfederasyonunun düzenleyeceği 'Büyük Roman Buluşması'na katılacak.Türkiye Romanlar Konfederasyonu Genel Başkanı Ahmet Çokyaşar'ın verdiği bilgiye göre, Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezinde yapılacak etkinlikte 81 ilden Roman temsilcileri yer alacak. Türkiye genelindeki Roman derneklerinin temsilcilerinin davet edildiği etkinlikte, Erdoğan'a, 'Büyük Roman Ödülü-Yüzyılın Devlet Adamı' ödülü verilecek.İlk kez verilecek ödülün geleneksel hale geleceğini ifade eden Çokyaşar, 'bir dünya lideri' olarak nitelediği Erdoğan'a bu ödülü vermeyi kararlaştırdıklarını söyledi. Çokyaşar, 'Sayın Cumhurbaşkanımıza Romanların ahde vefa borcu vardır. Kendisini bu camia çok sevmiştir, bir rol model olarak kabul etmiştir' dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mart 2010'da İstanbul'da düzenlenen 'Roman Buluşması'na da katılmıştı.AA
Türk Askerinin Görev Süresi 1 Yıl Daha Uzatıldı
Aden Körfezi'nde görev yapan TSK unsurlarının görev süresinin 10 Şubat 2015'ten itibaren bir yıl daha uzatılmasını öngören Başbakanlık Tezkeresi TBMM Genel Kurul'da kabul edildi.TBMMTürk Silahlı Kuvvetleri (TSK) deniz unsurlarının, Aden Körfezi, Somali karasuları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde görev süresinin bir yıl uzatılmasına dair Başbakanlık Tezkeresi TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.TSK deniz unsurlarının korsanlık, deniz haydutluğu ve silahlı soygun eylemleriyle mücadele amacıyla yürütülen uluslararası çabalara destek vermek üzere, gereği, kapsamı, zamanı ve süresi hükumetçe belirlenecek şekilde Aden Körfezi, Somali kara suları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde görevlendirilmesi ve bununla ilgili gerekli düzenlemelerin yapılması için verilen izin süresinin, 10 Şubat 2015 tarihinden itibaren 1 yıl daha uzatılmasına dair Başbakanlık Tezkeresi, Genel Kurul'da görüşüldü.Görüşmelerin ardından kabul edilen Aden Körfezi Tezkeresi, daha önce 5 kez uzatılmıştı.'AKP'nin dış politikasında stratejik körlük esastır'MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri tezkerenin görüşmeleri sırasında grubu adına yaptığı konuşmada, partisinin tezkerenin Meclis gündemine her gelişinde destek verdiklerini hatırlattı.TSK'nın uluslararası sularda riskli ancak önemli bir görev yerine getirdiğini belirten Yeniçeri, bunu önemsediklerinin altını çizdi.İktidarın dış politikasını eleştiren Yeniçeri, 'AKP'nin dış politikasında stratejik körlük esastır' dedi. Komşularla sıfır sorun diyerek yola çıkılan dış politikada bugün gelinen noktanın kaygı verici olduğunu savunan Yeniçeri, 'Tarihin ve coğrafyaların gerçeğine oturmayan politikaların geleceği yoktur' ifadesini kullandı.Türkiye'nin dış politikasına gerçekçi bir anlayışla bakan herkesin içinde bulunulan durumun yanlışlığını görebileceğini ifade eden Yeniçeri, 'Geleneksel 'padişahım çok yaşa' teraneleri Davutoğlu'nun zaten sınırlı olan öngörüsünü maalesef kapatmıştır' diye konuştu.Yeni Türkiye kavramını da eleştiren Yeniçeri, 'eskiyi unut, yeni yol tut' söyleminin sürekliliğe meydan okumak anlamına geldiğini kaydetti. Geçmişten kopuk gelecek oluşturulamayacağını aktaran Yeniçeri, hafızasını diri tutmayan toplumların, istikamet sorunu yaşamalarının kaçınılmaz olduğuna işaret etti.Yurtdışına gönderilen TSK'nın yurtiçinde ise elinin kolunun bağlandığını, Doğu ve Güneydoğu illerinde hükümetin kontrolü kaybettiğini ileri süren Yeniçeri, 'Türkiye şu anda bölünmüş durumdadır ve bir devlet krizi vardır. Milletimiz kandırılmaktadır' değerlendirmesinde bulundu.'Deniz haydutluğunun çözüm anahtarı karada'AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Berat Çonkar ise grubu adına yaptığı konuşmada, deniz taşımacılığının önemi ve bu alandaki risklere dikkati çekti.Deniz haydutluğunun çözüm anahtarının karada olduğunu, Somali'nin kalkınmasının denizlerdeki riski de azaltacağını belirten Çonkar, uluslararası toplumun bu duruma duyarlı yaklaşması gerektiğini kaydetti.Çonkar, Türkiye'nin Somali'ye yaptığı katkılar ve desteğin önemine işaret ederek, bu ülkenin yalnızlaşmasının önüne geçilmesi gerektiğini vurguladı.CHP Adana Milletvekili Faruk Loğoğlu şahsı adına yaptığı konuşmada, tezkereye karşı olmadıklarını, ancak Türkiye'nin Somalili denizcilerin, balıkçıların haklarının korunması için de başka cephelerde girişimde bulunması gerektiğini söyledi.Loğoğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun dış politikasını 'hayal dünyasında gezinti' olarak tanımlayan ve bu gezintinin bir türlü sona ermediğini ifade ederek, bu durumun Türkiye'ye yakışmadığını savundu.Mısır halkını şiddete teşvik eden ve bu ülkedeki yabancıları tehdit eden bazı grupların, Türkiye üzerinden Mısır'a yönelik televizyon yayını yaptıklarının gündeme geldiğini ifade eden Loğoğlu, bunun önlenmesi gerektiğini belirtti. Loğoğlu, buna ilişkin Başbakan Davutoğlu'nun yanıtlaması istemiyle soru önergesi de verdiğini aktararak, yayınların Türkiye'nin dış politikası ve dünyadaki itibarı açısın zararlı olduğunu anlattı.İktidarın Suriye politikasını da eleştiren Loğoğlu, 'AKP'nin Esad saplantılı Suriye politikasının devam ettiğini bir defa daha söylüyoruz. İnsafa gelin, aklınızı başınıza toplayın, Suriye halkının acısının dinmesi için doğru dürüst adımlar atın diyoruz' şeklinde konuştu.AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can da şahsı adına konuşmasında tezkerenin önemine işaret ederek, destek beklediklerini söyledi.Muhabir: Seval GülerAA
Yargıtay'ın Kritik Dairesi Dağıtıldı
Daire sayısı artırılan ve yeni üyelerini seçen Yargıtay'da görev dağılımı belli oldu. Yargıtay'ın en kritik dairesi olan ve terör ile örgütlü suçlara bakan 9. Ceza Dairesi dağıtıldı.Yeni seçilen üyelerin büyük bölümü, yeni kurulan dairelerde görevlendirildi. Diğer dairelerin tamamına yakınında da üye değişikliğine gidildi.Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu, yeni seçilen 144 üyeyle, yeni kurulan 8 dairenin görevlerini belirledi. Buna göre terör ve örgütlü suçlara Eyüp Yeşil başkanlığındaki 16.Ceza Dairesi bakacak. Bu daire tamamen yeni atanan üyelerden oluşuyor. Tazminat davalarına bakan 4. Hukuk Dairesi ile ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve memur suçlarına bakan 5. Ceza Dairesi'nin üyeleri de değişti.Başkanlık Kurulu'nun özellikle Anayasal düzene karşı işlenen suçların temyiz incelemesini yapmakta olan, Balyoz ile Devrimci Karargah davalarının kararlarını onayan kritik 9'uncu Ceza Dairesi üzerindeki tasarrufu merak ediliyordu. Bu dairede başkan Ekrem Ertuğrul ile üyelerden Hüseyin Çolak yerinde kaldı. Ancak daire önceki kadar kritik kararlara imza atmayacak. Bu dairenin sorumluluk alanındaki suçlar yeni kurulan 16. Ceza Dairesi'ne verildi.9. Ceza Dairesi üyelerinden Cumhur Özen ve Abdurrahman Kavun 8. Ceza Dairesine; Hüseyin Sarıömeroğlu 10. Ceza Dairesine; Fikriye Şentürk ve Zekeriya Erdoğan 20. Ceza Dairesine; Ahmet Toker ve Günsal Albayrak 23. Ceza Dairesine; Hamza Yaman ise 6. Ceza Dairesine verildi. 9. Ceza Dairesi ile ilgili değişikliğin Yargıtay'daki Cemaat etkisini kırmak amacıyla yapıldığı değerlendiriliyor.Kritik kararların yeni adresi 16. DaireYeni kurulan 8 daireden biri olan 16. Ceza Dairesi'nde görevlendirilen Muhsin Şentürk dışındaki üyelerin tamamı hükümete yakınlığıyla bilinen Yargıda Birlik Platformu adına çalışmıştı. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu da bu üyeleri Yargıtay üyesi olarak atamıştı.Yeni görev dağılımına göre, terör ve örgütlü suçlara bakacak Eyüp Yeşil başkanlığındaki 16. Ceza Dairesi Ergenekon, 12 Eylül, 28 Şubat gibi davaların temyiz incelemesini yapacak. Bu dairenin başkan ve üyeleri şu isimlerden oluşuyor.Başkan Eyüp Yeşil, üyeler; Muhsin Şentürk, Erol Güngör Yüksel, Hakan Yüksel, Bülent Saltok, Nevzat Özsoy, Yusuf Hakkı Doğan, Mehmet Öztunç, Hamdi Karahan, Mustafa Kurtaran, Feyza Sarısoy, Ahmet Ömeroğlu.16.Ceza Dairesi üyeliğine getirilen Hakan Yüksel, kriptolu telefonların dinlenmesiyle ilgili Ankara'daki soruşturmayı yürütmüştü. Yüksel daha önce de faili meçhul davalarla ilgili dosyalara bakıyordu.4. Hukuk ve 5. Ceza Dairesi üyeleri de değiştiYargıtay Başkanlık Kurulu, Şike Davası'ndaki mahkumiyet kararlarını onayan ve ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve memur suçlarına bakan 5'inci Ceza Dairesi'nde Başkan Bahri Demirel ve dairenin mevcut üyeleri Muhammet Güney ve Halil Adıgüzel yerinde kaldı. Abbas Özden, Hayri Keskin, Yaşar Şimşek, Veli Özdek, Veli Dalgalı, Zeynep Şahin, Kenan Yumuşak ve Hasan Arslan dairenin yeni üyeleri oldu.Tazminat davalarına bakan 4'üncü Hukuk Dairesi'nde 7 yeni üye görevlendirildi. 4. Hukuk Dairesi Başkanı Şerife Öztürk, üyeler Kamil Kancabaş ve Sadık Demircioğlu, Selma Belek yerinde kaldı. Dairenin yeni üyeleri Ayşe Tartıcı Çevikbaş, Mustafa Çakmak, Fatma Feyza Şahin, Süleyman Arslan, Refik Eğri, Mehmet Erol, Hulusi Akdere oldu.Yasa değişikliğinden sonra 144 üye atandı17-25 Aralık soruşturmalarının ardından hükümet Yargıtay'ın yapısını değiştirmek üzere yasa değişikliği yaptı. Yargıtay Kanunu'nda yapılan değişiklikle kuruma 144 yeni üye atandı, 8 yeni daire oluşturuldu. Yasadan sonra, Yargıtay'daki işbölümü ve üye dağılımını da değiştirme yetkisi bulunan Başkanlık Kurulu da yeniden seçildi.Kaynak: Al Jazeera ve Anadolu Ajansı
Reklam
Büyükler İçin Esprilerle Bezeli Yerli Malı 27 Çocuk Karikatürü
etiket
Türk karikatürist Yavuz Öztürk, çocuklara dair çizgilerle büyüklere dair esprileri harmanlayarak şahane komik işler ortaya çıkarıyor. Bunlardan daha fazlasını ve devamını taze taze görmek isteyenler için takip edilesi sayfalar:twitter: https://twitter.com/yavuzozturkinstagram: http://instagram.com/yavuzozturk/
Reklam
Fazıl Say'a Hakaret Davasında 'Otizm' Tartışması
Fazıl Say'ın ceza aldığı davanın duruşmasında, Say'a hakaret ettiği gerekçesiyle 2 yıl 8 aya kadar hapsi istenen Ali Emre Bukağılı'nın yargılanmasına başlandı. Bukağılı hakkında, 'otizm hastası olduğu yönünde şüpheler vardır' diyerek hakaret ettiği iddiası yöneltildi.Dini değerleri aşağıladığı gerekçesiyle yaptığı şikayet üzerine ünlü piyanist Fazıl Say'ın ceza almasına neden olan Ali Emre Bukağılı hakkında, mahkemede ünlü piyaniste 'otizm hastası olduğu yönünde şüpheler vardır' diyerek hakaret ettiği iddiasıyla 2 yıl 8 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.'Beethoven ve Mozart gibi çok ünlü otistikler vardır'Dava kapsamında bugün ilk kez hakim karşısına çıkan Bukağılı suçlamaları redderek, 'Beethoven ve Mozart gibi çok ünlü otistikler vardır. 'Otistik' kelimesi bir hakaret değildir. Ayrıca ben de böyle bir kelime kullanmadım' dedi. İstanbul Adalet Sarayı'nda bulunan 64. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya 'hakaret' suçundan 3 aydan 2 yıl 8 aya kadar hapsi istenen tutuksuz sanık Ali Emre Bukağılı hazır bulunurken, şikayetçi Fazıl Say katılmadı. Say'ı duruşmada avukatı Meltem Akyol temsil etti. Sanık Bukağılı'nın avukatı Ayfer Bayer, Fazıl Say tarafından yapılmış bir şikayet olmadığını belirterek, 'Şikayetçi vekilinde vakaletnamasinde şikayet hakkına ilişkin herhangi bir yetkisi bulunduğuna açıklık bulunmamaktadır. Bu nedenle şikayetçinin şikayetinin de süresinde alınmaması nedeniyle davanın düşmesine kadar verilsin. Şikayet bir dava şartı olup dava şartı bulunmamaktadır' dedi.Suçlamaları reddettiSanık Ali Emre Bukağılı savunmasında suçlamaları redderek, 'Söz konusu 19. Sulh Ceza Mahkemesi'ndeki dava dini değerlere yönelik hakaretlerin olduğu bir davaydı. O davadaki üç müştekiden birisi benim. Bu dava basında oldukça fazla yer aldı. Fazıl Say, sürekli olarak benzer söylemlerini dava sırasında da devam ettirdi. Fazıl Say'ın arabesk dinleyenlere, Türk milletine ve inançlı insanlara karşı söylediği sözler basında pek çok kez yer almıştır. Hakkında pek çok kez şikayette bulunulmuştur. Kendisi özür beyanında bulunmamıştır' diye konuştu.'Ben 'şikayetçi otistiktir' demedim'Sanık Bukağılı, 'İnternetten baktığımızda Fazıl Say'ın otizm hastası olduğuna dair otistik uzmanlarının beyanları vardır. Bu beyanlar halen internettedir. Tekdirdağ Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi Müdürü Dinçer Dönmez'in 'Otizmi müzikle yenecekler' şeklinde haber başlığı ile yapılmış bir haberde müdür, 'Ünlü müzisyen Fazıl Say da otizimlidir. Ama bunu bilmeyenler anlamıyor. Bizim de merkezimizden Fazıl Say'ların yetişeceğine inanıyorum' diyor. Ayrıca yine internette Hacettepe Üniversitesi Özel Eğitim Anabilim Başkanı Prof. Dr. Necate Baykoç Dönmez otizimi anlattığı yazısında bazı dahi otistiklerin çok iyi piyano çaldığından bahsederek bir sinir hastalığından bahsetmektedir. Orada Fazıl Say'ın ismini geçirmektedir. Celse tarihinde avukatlarımla beraber hukuki bir beyanda bulundum. Ben şikayetçi Fazıl Say otistiktir gibi bir kelime kullanmadım. Otistik uzmanlarının basına yansımış sözleri vardır. Bunlar önemlidir. Bunlar incelensin, araştırılsın diye bir talepte bulundum. Kesinlikle direk olarak kendime ait bir yargı olarak 'otistiktir' şeklinde bir beyanda bulunmadım. Dini değerlere yönelik hakaret nedeniyle ben mağdur oldum' dedi.Sanık Bukağılı, 'Fazıl Say'a husumetim, kinim yoktur. Sadece düşüncelerini hukuki çerçevede ifade etmesini istiyorum. Eğer bunu yapmazsa cezalandırılmasını, eğer sağlık yönünden bir mazereti varsa da bu hususun ortaya konulmasını, araştırılmasını talep ederim. Ceza hukukunda amaç kişinin ceza ehliyeti tam ise ise ıslah edilmesidir. Eğer cezai ehliyeti konusunda şüphe var ise bunun ortaya çıkarılması gerekmektedir' diye konuştu.Duruşma ertelendiŞikayetçi Fazıl Say'ın avukatı Meltem Akyol ise sanığın cezalandırılmasını talep etti. Sanık müdafisinin davanın düştüğüne ilişkin beyanının sonra değerlendirilmesine karar veren mahkeme, duruşmayı erteledi.2 yıl 8 aya kadar hapsi talep ediliyorİddianamede, şikayetçi Fazıl Say'ın suç tarihi 18 Şubat 2013 tarihinde İstanbul 19. Sulh Ceza Mahkemesi'nde 'Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama' suçundan yargılandığı belirtilerek, şüpheli Ali Emre Bukağılı'nın da bu davaya katılma talebinin mahkemece kabul ediliği belirtildi. Kovuşturmada şikayetçi Fazıl Say ve müdafiinin cezai ehliyet husunda itiraz ve talebinin bulunmadığı anlatılan iddianemede, buna rağmen suç tarihindeki celsede söz alan şüpheli Ali Emre Bukağılı'nın, müşteki Fazıl Say'ı kasterek 'Gösel medyadan da öğrendiğimize göre sanığın otizm hastası olduğu kanaati olduğu yönünde şüpheler vardır. Bu hususun araştırılmasını talep ederim' dediği iddia edildi. Şüpheli Bukağılı'nın, Fazıl Say'ın duruşmada onur ve saygınlığını rencide ettiği ifade edildi. İddianamede şüpheli Ali Emre Bukağılı'nın 'hakaret' suçundan 3 aydan 2 yıl 8 aya kadar hapsi talep ediliyor.10 ay hapis cezasına çarptırılmıştıFazıl Say 'halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama' suçlamasıyla 10 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.CNN Türk
Reklam
Yunanistan İşçilerinden Metal Grevine Destek
Yunanistan'daki devrimci sendikal hareket PAME, Türkiye'de metal grevinin hükümet tarafından engellenmesini kınarken, işçilere destek verdi.Yunanistan'daki Tüm İşçilerin Militan Cephesi (PAME), metal sektöründe engellenmek istenen greve olan desteğini ilan etti.PAME tarafından yapılan açıklamada, patronların yanında yer alarak işçilerin daha iyi toplu sözleşme yapma hakkını gasp eden AKP hükümeti kınandı.Açıklamada, grevin 'milli güvenlik' nedeniyle ertelenmesine neden olan yasanın, 12 Eylül faşist cuntası döneminde çıkartıldığına dikkat çekildi.PAME, 'Benzer bir mantıkla, Yunan hükümetleri de sık sık grevleri engellemeye çalıştı' derken, bu yasakların ana ögesinin kapitalistlerin çıkarları olduğu ancak bunun 'milli çıkarlar' adı ile temize çıkartılmaya çalışıldığı belirtildi. Açıklamada, hakları için mücadelede eden liman işçilerinin, metal işçilerinin ve öğretmenlerin bu nedenle mahkeme karşısına çıkartıldığı vurgulandı.Yunanistan işçi sınıfı hareketinin Türk hükümetinin baskılarını kınadığını söyleyen PAME, greve çıkan metal işçileri ile de dayanışma içerisinde olduğunu açıkladı.Patron-hükümet saldırısına en iyi cevabın işçilerin uluslararası dayanışması, Türkiye'deki ve tüm dünyadaki, işçilerin hakları için devam eden mücadelenin güçlendirilmesi olduğunun altı çidildi.PAME, Türk hükümetinden grev yasağını durdurmasını ve işçilerin daha iyi ücret talep eden toplu sözleşme hakkının tanınmasını talep etti.soL
CHP'den Bakan Yıldız Hakkında Gensoru Önergesi
CHP, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız hakkında, Soma'daki maden kazasına ilişkin 'görevi kötüye kullandığı' gerekçesiyle gensoru önergesi verdi.CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu ve arkadaşlarının imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunulan ve TBMM Genel Kurulu'nda okunan gensoru önergesinde, 13 Mayıs 2014 tarihinde 301 kişinin ölümüyle sonuçlanan facianın meydana geldiği Soma maden sahasında, TKİ Genel Müdürlüğü'nün sözleşme yaptığı firmaların İmbat A.Ş ve Soma A.Ş olduğunu anımsatıldı.Önergede, başlangıçta, yapılan sözleşmelerin mevzuata uygun olduğu, ancak 2013 yılına gelindiğinde her iki firmaya da eski işlerden daha büyük işlerin ihalesiz ve yönetim kurulu kararı olmaksızın verildiği ifade edilerek, 'Kasıtlı görünen bu işlemlerle her iki firmaya peşkeş çekilen tutar, yani yapılan yolsuzluk tutarı minimum 4 milyar liradır' denildi.Gensoru önergesinde, şu ifadelere yer verildi:'Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdürlüğü 'nce gerçekleştirilen bu hukuksuz ve sonuçta kamuyu zarara sokan, belli kişileri kollayan işlemlerde sorumlu, ilgili bürokratlar olduğu kadar ilgili Bakan olan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'dır. Hatta konu aylar önce kendi bilgisine sunulduğunda, özellikle firmaları ve ilgili bürokratları kollayan, yapılan işlemleri sahiplenen tavrıyla, işlemlerin kendi onayı dahilinde yapıldığını ihsas ederek birinci derece sorumlu durumda olduğunu göstermiştir.TKİ Genel Müdürlüğü 'nün ihalesiz ve yönetim kurulu kararı olmaksızın verdiği işlerin değeri makul ve asgari bir hesaplamaya göre Soma A.Ş'de 10 yıllık süre uzatımı karşılığı 1,6 milyar, İmbat A.Ş'de ise 13 yıllık süre uzatımı karşılığı 2.5 milyar lira olarak dikkate alındığında 4 milyar lirayı aşmaktadır.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın, bu konuda uyarıldığında dahi TKİ Genel Müdürlüğü yetkililerinin ve firmaların hamisi rolünü üstlenmesi, açıkça görevin kötüye kullanımıdır.Yıldız, bu kadar büyük bir hukuksuzluk ve yolsuzluk olayının baş müsebbibidir. Bakan, yetkisini bu konuda olumlu olarak kullanmamış, istismar etmiştir.'AK Parti Grup Başkanvekili Belma Satır, gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmelerin, TBMM Genel Kurulu'nda 6 Şubat Cuma günü yapılacağını bildirdi.Kubilay Çelik, AA
Gazi, Devletten Umudunu Kesti
Van'ın Başkale İlçesi'nde oturan Kore gazisi 90 yaşındaki Kore Gazisi Abdullah Burgaz, yaşlılığı nedeniyle yürüyemez hale gelince devletten akülü tekerlekli sandelye talep etti. Ancak, başvurduğu her kapı yüzüne kapanınca Burgaz, bundan sonra Kore'den yardım isteyeceğini söyledi.Başkale'nin Tepebaşı Mahallesi'nde tek başına oturan Kore Gazisi Abdullah Burgaz, yaşı ilerleyince yürüyemez hale geldi. Koltuk değnekleriyle yürüyen ve nefes darlığı çeken Burgaz, kimsenin kendisine bakmadığını belirterek devletten yardım istedi. Torunlarının yardımıyla güçlükle yerden kalkabildiğini belirten Burgaz, daha rahat hareket edebilmek için yetkili kurumlardan akülü bir tekerlekli sandelye istedi. Ancak çaldığı her kapının yüzüne kapandığını söyleyen Burgaz, şöyle dedi:'Bu araç için defalarca dilekçe verdim. Tek odalı bir yerde yaşıyorum. 500 TL yaşlılık maaşı alıyorum. Çocuklarım bana bakmıyor. Devlet sahip çıkmıyor. Kore devletinden yardım istiyorum. Bari uğruna savaştığım Kore bana yardım etsin. Ben de evden çıkıp gezmek, camiye gitmek ve resmi programlara katılmak istiyorum.'DHA
Reklam