0-2 Yaş Bebeği Olan Anneler Üzerinden Zamanın Göreliliğine Dair 14 Örnek
Rivayet olunur ki, Einstein kendisine “Zaman nasıl herkes için farklı olabilir?” diye soran bir gazeteciye şu örneği verir: “Güzel bir kadının yanında iken bir saat size bir aniye gibi gelir, ama eliniz sıcak bir tavaya değdiğinde bir saniye bir saat gibi gelir”. İşte biz bu örneği ebeveynler üzerinden irdelemeye çalıştık.
‘Camiler, Evsiz ve Mültecilere Açılsın' Çağrısı
Kış tüm yoğunluğuyla etkisini hissettirmeye devam ederken bundan en çok evsizler ve sayıları milyonu bulan mülteciler etkileniyor.Evsizlerin, özellikle de mültecilerin sayısı çok olunca da belediye ya da valiliklerin barınma alanlarının yetersizliği gündeme geliyor.İnsran Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (Mazlumder) Ankara Şube Başkanlığı öncülüğünde sekiz sivil toplum kuruluşu, bu sorunun çözülmesi için Diyanet İşleri Başkanlığı’na bir çağrı yaptı.Çağrıda camilerin, evsizler ve sığınmacılara açılması istendi ancak şu ana kadar Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan bir yanıt gelmiş değil.BBC Türkçe’den Sinan Onuş'un sorularını yanıtlayan Mazlumder Ankara Şube Başkanı Mehmet Can Çağlayan, çağrılarının gerekçesini, 'Camiler, Peygamberin sünnetine göre sadece Müslümanlara değil, yolda kalmışa, evsize, muhacire de açıktır. Ancak bugün camiler Müslümanlara bile kapalı. Bu acil ihtiyacı geçici de olsa camilerde gidermek en pratik ve en doğru yol' sözleriyle açıkladı.Çağlayan, 'Camiler Müslümanlara nasıl kapalı?' sorusuna, 'Diyanet İşleri Başkanlığı’nın uygulaması doğrultusunda namaz vakitlerinin ardından camilerin kapılarına kilit vurulmakta ve günün herhangi bir saatinde camilerde uyuyanlar görevliler tarafından zorla kaldırılarak cami dışına gönderilmektedir. Oysa İslami açıdan camiler, yalnızca namaz kılınan mekânlar değil' yanıtını verdi.
9 Gol Yiyen Kaleci İçin Flaş Karar!
Kupadaki ilk maçta 9 gol yiyen ve sosyal medyada Galatasaray aleyhine paylaştığı mesajlarla eleştirilen kaleci Engin Kaya, rövanş maçı için kadroya alınmadı.Ziraat Türkiye Kupası G Grubu'nda son 16 takım arasına kalma şansını kaybeden FBM Makina Balçova Yaşamspor, 6'ncı ve son maçında yarın Süper Lig'in şampiyonluk adaylarından Galatasaray'a konuk olacak.Türk Telekom Arena'da saat 20.00'de başlayacak müsabakayı Abdülkadir Bitigen yönetecek. As futbolcularından Murat İrişli, Ömer Serbest, Yunus Emre, kaleciler Recep Öztürk ve Engin Kaya'yı İstanbul'a götürmeyen teknik direktör Altan Çetindağ, yedek ağırlıklı bir takım sahaya sürecek.İlk randevuda 9 gol yiyen ve sosyal medyada Galatasaray aleyhine paylaştığı mesajlarla eleştirilen kaleci Engin Kaya'nın tribünlerin tepkisine hedef olmaması için İzmir'de bırakıldığı öğrenildi.Engin, Galatasaray'ın İzmir'de kazandığı 9-1'lik müsabakanın ardından paylaşımları nedeniyle Profesyonel Futbol Disipli Kurulu'ndan 2 maç men cezası almıştı.Engin Kaya, kadro dışı kaldığının açıklamasının ardından bu tweeti attıhttps://twitter.com/enginkaya1/status/562533202833985536Skorer
Erdoğan'ın Açtığı Dava Öncesi Ötekilerin Postası'na Destek
Facebook tarafında 9 kez kapatılan Ötekilerin Postası şimdi de dava tehdidiyle yüz yüze.Facebook üzerinden oluşturduğu sayfadan, yurttaş gazeteciliği ve kolektif habercilik mottosuyla paylaşımlarda bulunan Ötekilerin Postası hesabı daha önce çeşitli bahanelerle Facebook tarafından 9 kez kapatılmıştı.Şimdi de Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Halkı Kin ve Düşmanlığa Alenen Tahrik Etme” suçlamasıyla açtığı davayla karşı karşıya. Davanın ilk duruşması 4 Şubat Çarşamba günü görülecek.Dava öncesi aralarında Demokrat Haber’in de olduğu çeşitli alternatif medya mecrakarı Ötekkilerin Postasına destek mesajı yayınladı. Açıklama ve imzacılar şöyle:Ötekilerin Postası yeni bir dava tehdidiyle yüz yüze. Susturulmak istenen bizim sesimizdir…#‎ÖtekilerinPostasıSusturulamazKurulduğu andan itibaren Türkiye’de yurttaş haberciliğinin ve dijital aktivizmin öncülerinden birisi olan Ötekilerin Postası bugüne kadar çeşitli baskıların hedefi oldu. Yayın yaptığı platform olan Facebook, Ötekilerin Postası’nı 9 defa kapattı, ancak her defasında daha güçlü olarak geri döndü. Ötekilerin Postası aktivisti, muhabiri, editörü olmak işten çıkarılmanın gerekçesi oldu.Son olarak dönemin Başbakanı, şimdinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ötekilerin Postası hakkında, “Halkı Kin ve Düşmanlığa Alenen Tahrik Etme” suçlamasıyla dava açtı. Davanın ilk duruşması 4 Şubat Çarşamba günü görülecek.Bir yandan bireysel olarak Ötekilerin Postası’na dava açanlar, diğer yandan da hükümet olarak interneti, sosyal medyayı, yurttaş haberciliğini susturacak adımlar atıyorlar.Çok yönlü baskılarla medyayı ağırlıklı olarak denetlemeyi başaranlar; halkın gerçeklere ulaşmasının yeni kanalı olan internet ve sosyal medyayı da kısıtlamak; halka gerçekleri ulaştırmak için çaba sarf eden yurttaş habercilerini ve yurttaş haberciliği platformlarını da susturmak istiyorlar.Onlar için “Kamu düzeni” sokakları halka kapatmanın, “milli güvenlik” ise grevleri yasaklamanın bahanesidir. Aynı bahanelerle bu sefer de interneti-sosyal medyayı da susturmak, kontrol etmek, en azından kısıtlamak istiyorlar.Gerçeklerin yayılmasından duydukları korku onları daha saldırgan yapıyor.Torba yasalarla, soruşturmalarla, gözaltı operasyonlarıyla, fiili uygulamalarla, kaynatılan cadı kazanlarıyla İnterneti bir suç mahalli, internet aktivizmini ve yurttaş haberciliğini ise bir suç olarak topluma kabul ettirmeye çalışıyorlar.Ötekilerin Postası’na açılan dava yoluyla hepimize gözdağı vermek istiyorlar.Susturulmak istenen sadece Ötekilerin Postası değil, hepimizin sesidir.Yurttaş haberciliği suç değildir, Ötekilerin Postası yalnız değildir.Ötekilerin Postasına sahip çık, sesine sahip çık, yurttaş haberciliğine, internet aktivizmine sahip çık…dokuz8haber bileşenleri, destekçileri ve dostlarıAlternatif Bilişim Derneği, Ankara Direniş Postası, afaki.org, Ayağa Kalk Taksim, BalıkBilir, Demokrat Haber, Emek Dünyası, Medya ve İletişim Derneği, İzmir Ekonomi Üniv. Medya Kulübü, İzmir Ekonomi Üniv. Sinema ve Dijital Medya Kulübü, Kamera Sokak, Korsan Parti, Naber Medya, Seyri Sokak, Toplumsal Araştırma ve Eğitim Merkezi (TAREM), Twitter Gazetesi, Yön Haber, Yön Radyo.(Demokrat Haber)
Mahkeme: 'Gezi Hatırası' Suç Değil
Avukat Yeşinil Yeşilyurt, Gezi direnişi sırasında Taksim meydanında çektirdiği fotoğrafı Akit gazetesinde yayınlanmasının ardından hakkında “suçu ve suçluyu övmek” gerekçesiyle açılan davanın ilk duruşmasında, “ortada suç olmadığından” beraat etti. Bianet'ten Ayça Söylemez'in haberine göre; Gezi direnişi sırasında çektirdiği hatıra fotoğrafı nedeniyle hakkında dava açılan avukat Yeşinil Yeşilyurt bugün İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmada beraat etti. Mahkeme, ortada kanunen tanımlanmış bir suç olmadığına karar verdi.
Gülen'in Pasaportunun İptal Edildiği ABD'ye Bildirildi
Hükümet, ABD makamlarına, Gülen Cemaati lideri Fethullah Gülen'in pasaportunu 'yalan beyanda' bulunarak aldığını ve iptal edildiğini bildirdi.AA'nın verdiği bilgiye göre, Türk hükümeti, 28 Ocak'ta ABD makamlarına Gülen’in pasaportunu yalan beyanda bulunarak aldığını ve bu nedenle pasaportunun iptal edildiğini bildirdi.Türkiye'den 1990'da yeşil pasaport alan Gülen'in, bu pasaportunun iptalinin ardından ise herhangi bir yenileme veya değiştirme talebinde bulunmadığı öğrenildi.Kırmızı Bülten ile ilgili konularda uzman avukat Michelle Estlund, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kişinin Yeşil Kart’ı varsa ve ABD İç Güvenlik Bakanlığı bu kişinin Yeşil Kart başvurusunda yalan beyanda bulunduğuna inanırsa Yeşil Kart’ın geri alınması sürecinin başlayabileceğini söyledi.Göçmenlikle ilgili konularda uzman avukat Efe Poturoğlu da Amerikan hükümetinin Yeşil Kartları alma hakkı bulunduğunu ama bunun için soruşturma başlatılması gerektiğini belirtti.'Türk hükümetine pasaport için yanlış beyanname verilmesi Yeşil Kart'ın geri alınmasında otomatik süreç başlatmaz' diyen Poturoğlu, “Genelde soruşturma açtıkları konular Yeşil Kart başvurusu yaparken yalan beyanda bulunulup bulunulmadığı. Ama böyle bir ihbar geldiyse ve soruşturma sonucunda da doğru çıkarsa Yeşil Kart'ının elinden alınması hakkı doğar' diye konuştu.Göçmenlik alanında ödülleri bulunan avukat Anis Saleh de bu süreçte kişinin yabancı ülke pasaportu değil, Yeşil Kart başvurusu yaparken yalan beyanda bulunup bulunmadığının esas alındığını kaydederek , 'Ülke, terörist eylemlerde bulunduğunu kanıtlayabilirse ilgili kişi iade edilebilir veya sınır dışı edilebilir' dedi.Yeşil kart iade sürecinde ayrıcalık getirmezİstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin aralık sonunda İstanbul merkezli ''paralel yapı'' soruşturması kapsamında, Fethullah Gülen hakkında yakalama kararı çıkarması üzerine Türkiye'nin, Gülen’in Interpol’de Kırmızı Bülten ile aranması talebinde bulunabileceği ifade ediliyor.ABD’deki önemli Interpol, uluslararası suçlar ve göçmenlik avukatları, Interpol’de Kırmızı Bülten ile aranan kişilere dair hukuki sürecini AA muhabirine anlattı.Interpol bültenlerinin üye ülkeleri bilgilendirme amacı taşıdığını belirten uzmanlar, önemli olanın, ilgili konuda iki ülke arasındaki anlaşma ile ABD’nin kendi iç hukuk sürecinin işleyişi olduğuna dikkati çektiler.ABD’de federal ve uluslararası suç davalarında uzman avukat Frank Rubino, “Interpol bültenleri sadece bilgilendirmedir. Bültenler, ilgili kişilerin mutlaka talep eden ülkeye iade edilmesi gerektiği anlamına gelmez. Bu süreçlerde önemli olan ilgili konuda iki ülke arasında yapılan anlaşmanın içeriğidir” dedi.Talep eden ülkenin aranan kişinin işlediği suçların kanıtlarını ABD’ye göndermesi gerektiğini, Amerikalı yetkililerin de Interpol’deki arama gerekçesini, ikili anlaşmanın içeriğine göre değerlendirdiğini anlatan Rubino, suçluların iadesinde, kişinin ABD’de yaşaması veya Yeşil Kart’a sahip olmasının ilgili kişiye ayrıcalık getirmediğini ifade etti.Avukat Michelle Estlund da bir kişinin iadesi veya sınır dışı edilmesinin ABD’nin kendi iç hukuk sürecinin tamamlanmasıyla mümkün olabileceğini belirterek “Adalet Bakanlığı, Interpol'le aranan bu kişinin ABD’de olduğunu öğrenirse önce bu kişi için iç hukukta da yakalama emri çıkarılıp çıkarılmamasına karar verir. Eğer yakalama kararı uygun bulunursa savcı atanır ve savcıların gerekli görmesi halinde de kişiye karşı dava açılır. Talep eden ülke bu kişilerin terörist eylemlerde bulunduğunu kanıtlayabilirse ilgili kişi iade veya sınır dışı edilebilir” diye konuştu.Davada ilgili ülkenin suçlamasının incelendiğini belirten Estlund, “ABD, suçlamanın iade kriterlerine ulaşıp ulaşmadığına bakar. Ancak karar, kişinin suçlu veya suçsuz olduğu anlamına gelmez” ifadesini kullandı.Göçmenlik avukatı Saleh de Interpol'de Kırmızı Bülten'in hangi konuda çıkarıldığının önemli olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:“Kişi burada yasal olarak yaşıyorsa mahkeme kararı olmadan iade veya sınır dışı yapılamıyor. Terörist eylemler nedeniyle aranıyorsanız, sınır dışı edilebilirsiniz. Ama bunda da ABD hükümetinin mahkemede bu kişinin terör örgütü üyesi olduğunu veya terörist eylemlere katıldığını kanıtlaması, ilgili ülkenin de kanıtları göndermesi lazım. Ondan sonra ABD yeterli kanıt olup olmadığına bakar. Savcılar kanıtları yeterli görürse kişiye karşı dava açılır ve sonra da yargıç karar verir.”'Interpol olmadan da yapılabilir'Suçluların iadesi konusunda uzman hukukçu Douglas McNabb da Türkiye'nin Gülen'in iadesi için Kırmızı Bülten çıkarması gerekmediğini söyledi.Kırmızı Bülten'in daha çok kişinin yerinin bilinmemesi durumunda etkili olduğunu kaydeden McNabb, Türkiye'nin Gülen için geçici tutuklama talebi hazırlayıp konuyu büyükelçilik yoluyla ABD Dışişleri Bakanlığı'na intikal ettirebileceğini belirtti.ABD Dışişleri Bakanlığı'nın da dosyayı, yakalama emrinin iki ülke arasındaki anlaşmaya uygun olup olmadığının incelenmesi için ABD Adalet Bakanlığı'na bağlı Uluslararası İlişkiler Ofisi'ne göndermesi gerektiğini ifade eden McNabb, şöyle devam etti:'Uluslararası İlişkiler Ofisi yakalama emrinin iki ülke arasındaki anlaşmalara uygun olduğuna karar vermesi durumunda, dosyayı yakalanması talep edilen kişinin bulunduğu bölge savcılığına gönderir. Burada bir savcı yardımcısı dosyayı üstlenir, ardından FBI'ya ve Adalet Bakanlığı'na bağlı polis gücüne (Marshals Service) yakalama kararının kopyası gönderilir. Kişi yakalanır ve bölgesindeki sulh mahkemesine götürülür.'ABD'deki suçluların iadesiyle ilgili davalar ceza davası olarak görülmediği için zanlının kefaletle serbest kalamayacağını belirten McNabb, geçici tutuklamanın ardından Türk yetkililere haber verilmesi gerektiğini söyledi.Türkiye ile ABD arasında imzalanan Suçluların Geri Verilmesi ve Ceza İşlerinde Karşılıklı Adli Yardım Antlaşması'na göre geçici tutuklama süresi azami 60 gün. Bu süre içinde iade talepnamesini de içeren kapsamlı iade evrakının ABD Adalet Bakanlığı'na teslim edilmesi gerekiyor.Belgelerin ABD Adalet Bakanlığı'na teslim edilmesinin ardından iade duruşmasının başlayacağını kaydeden McNabb, zanlının Türkiye'ye dönmeyi kabul etme veya iadesine karşı çıkma hakkı bulunduğunu ama duruşmada iade yönünde karar çıkması halinde zanlının temyiz mahkemesine gidemeyeceğini belirtti.McNabb, yine de kişinin derhal hakim karşısına çıkarılmasını talep etme hakkını ifade eden 'habeas corpus' başvurusu yaparak bölge mahkemesinde yargılanmak isteyebileceğini vurguladı.“Son kararı Dışişleri Bakanlığı veriyor”McNabb, şunları söyledi:'Tüm bu hukuki sürecin ardından iade emrini geri çevirememesi durumunda, zanlı kendisinin Türkiye'ye iade edilip edilmeyeceğine dair nihai kararı verecek ABD dışişleri bakanına gidebilir. Dışişleri bakanına neden iade edilmemesi gerektiğine dair savunmasını sunabilir ve bu savunma mahkeme sürecinde ileri sürdüğü savlardan farklı şeyler içerebilir. Neticede bir kişinin iade edilip edilmeyeceğine dair kararı verecek merci Dışişleri Bakanı'nın ofisidir.'Göçmenlik avukatı Poturoğlu da ABD ile Türkiye arasında suçluların iadesi konusunda zaten anlaşma olduğuna dikkati çekerek şunları kaydetti:“Mesela, böyle durumlarda Türk Adalet Bakanlığı buradaki ABD Dışişleri Bakanlığı'na talep yolluyor. Talep, Dışişleri Bakanlığı'ndan ABD Adalet Bakanlığı'na, oradan da kişinin bulunduğu eyaletteki yerel savcıya gidiyor. Yerel savcı eğer Türkiye ve ABD arasındaki anlaşma çerçevesinde federal mahkemede dava açmaya karar verirse bu federal mahkemeye gidiyor. Federal mahkeme de normal bir dava gibi şahitleri dinliyor, belgeler sunuluyor. Kişinin iade edilip edilmeyeceği kararını mahkeme veriyor.”Ancak, son süreçte ABD Dışişleri Bakanlığı’nın da karar verebileceğini belirten Poturoğlu, “Mahkemenin kararını ABD Dışişleri Bakanlığı'na tavsiyesiyle beraber göndermesinin ardından bakanlık genelde mahkemenin tavsiyesine uyar ama uymama hakkı da var. Yani son kararı Dışişleri Bakanlığı veriyor” dedi.
Reklam
Emirgan Korusu’ndan 16/9 Çıkar mı?
Korunun hemen üstündeki arazide yapılması planlanan turizm merkezi hakkında planlar hazır. Planlara göre, yapılacak turizm tesisinde bina yükseklikleri 10 metreyi aşamıyor. Ancak arazinin yeni sahibi plan tadilatı isterse ve onay alırsa ne olacak? Böyle bir durumda, geçmişteki pek çok uygulamada görüldüğü gibi, araziye İstanbul'un silüetini bozacak gökdelen, rezidans ve AVM yapılabilir.
Yasaklar Ülkesi Çin'de 649 Milyon Kişi 'Online'
Çin'de internet kullananların sayısının 2014 sonu itibarıyla 649 milyona ulaştığı bildirildi.İnternet kullanımına getirdiği yasaklarla bilinen Çin Halk Cumhuriyeti'nde, internet kullanan kişi sayısı rekor kırıyor. Çin İnternet Ağları Bilgi Merkezi'nin verilerine göre, ülkede 2014'te internet kullanıcı sayısı, 31 milyon artarak 649 milyona yükseldi.Kuruluş, dünyanın en büyük 'online nüfusuna' sahip ülkedeki mobil internet kullanıcı sayısının da geçen yıl 57 milyon artarak 557 milyona çıktığını açıkladı.Çin'de internet kullanıcılarının, haftada ortalama 26 saati internet karşısında geçirdiği ve bunun, 2013 yılına göre bir saat fazla olduğu belirtildi.Dunya.com
Reklam
İşadamı Ofisinde Ölü Bulundu
İşadamı Hüseyin Cahit Süzer Bahçeşehir'deki ofisinde ölü bulundu.İşadamı Mustafa Süzer'in kardeşi olan 62 yaşındaki Hüseyin Cahit Süzer'in, silahıyla kendini başından vurarak intihar ettiği belirtiliyor.Erhan TEKTEN - İSTANBUL DHA
Efkan Ala: 'Sapana İki Yıl, Silaha Bir Yıl' Yalan
İçişleri Bakanı Ala, 'İç Güvenlik Paketi'ne ilişkin, 'Tamamen dezenformasyona dayalı lüzumsuz, kara propaganda yürütülüyor. 'Sapana iki yıl, silaha bir yıl. Bu tamamen yalan' dedi.'İçişleri Bakanı Efkan Ala, AK Parti Grup Toplantısı öncesinde, 'İç Güvenlik Paketi'ni gazetecilere değerlendirdi.İç Güvenlik Paketi'nin içeriğini başından beri milletle paylaştıklarını belirten Ala, şöyle konuştu:'Bir kaç gündür (İç Güvenlik Paketi ile ilgili) tamamen dezenformasyona dayalı lüzumsuz, kara propaganda yürütülüyor. Bu, eğer cahillikten kaynaklanmıyorsa, kurnazlık yapıyorlar. Ne gibi? 'Sapana iki yıl, silaha bir yıl.' Bu tamamen yalan. Bunu yazan ya art niyetli ya da cahil, hiç konuyu bilmiyor. Mevcut Ateşli Silahlar Kanunu'na göre, ruhsatsız silahı evinde bulundurmak suçtur, cezası da bir yıldan başlar. Peki sapanı evinde bulundurana ceza var mı? Yok. Pakette var mı? Orada da yok' dedi.Bakan Ala, şunları kaydetti:'Kişi ruhsatsız silahını alıp toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılırsa, o zaman iki ceza birden var. Hem ruhsatsız silah bulundurmaktan hem de silahla toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmaktan. Çünkü ruhsatlı silahla bile gösteri yürüyüşüne katılamaz, katılırsa bu suçtur. Bunun özel düzenlemeleri var. İki cezayı birden alır. Sapan evindeyse mesele yok ama bu mancınığa benzeyen, demir bilye, sapan ki kurşun etkisi yapıyor, onu alıp da gösteri yürüyüşüne, toplantıya ve mitinge katılırsa, işte o zaman, ruhsatlı silahıyla katıldığı zaman ne ceza alıyorsa o cezayı alır. Biz bu cezaları artırdık, doğrudur. Kimse molotofla, silahla, sopayla, yakıcı madde ile demir bilye ile toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmamalı, katılamaz. Toplantı yapacaksa doğru düzgün katılsın, ne söyleyecekse söylesin, biz de onların güvenliğini alalım, demokratik hakkını kullansın. Ama kanunların belirlediği çerçeve içerisinde. Yeryüzünde her yerde bu böyledir.Türkiye'de önceden izin alma zorunluluğu da yok, önceden haber verme zorunluluğu var ki tedbiri alasın diye. Devlet de onlara yer göstermek zorunda. AK Parti hükümetleri ve belediyeleri olarak, İstanbul'da hem Yenikapı'da hem de Maltepe'de milyonlarca insanı alacak yer yaptık. Biz de milyonlarca insanla orada miting yaptık.'Konuya ilişkin açık bir çarpıtma olduğuna dikkati çeken Ala, sözlerini şöyle sürdürdü:'Bunun arkasında başka niyetler gizli. Koskoca muhalefet partilere bunlara alet olmamalı, böyle şey olmaz. Orada olan molotofa karşı iseler biz bunu getiriyoruz. 'Demir bilye, her insanı yaralayıcı, boğucu, öldürücü maddelerle toplantıya katılsın' diyorlarsa, biz 'buna katılmasın' diyoruz. 'Polis hırsızı gördüğü anda gözaltına alamasın' diyorsa biz alsın diyoruz. Burada bizim politikalarımız net. 'Bonzai eroin gibi muamele görmesin' diyorlarsa, biz 'görsün' diyoruz. Biz 'eroinle bonzai arasında, çocukları zehirleme bakımından fark yoktur' diyoruz. 'Okulların, camilerin, kışlaların etrafında satış yapanlar, daha az ceza alsın' diyorlarsa, 'biz daha fazla ceza alsın' diyoruz. Kanun yapıyoruz, gizlisi ve saklısı yok, Ama çarpıtma var. Neden? Millete bilerek yalan söyleme. Bunlar yanlış şeylerdir.''Hangi amaçla yaptığını dünya alem biliyor'İçişleri Bakanı Ala, şunları kaydetti:'Hele medya. Bazılarını söylüyorum. Tabi bunları araştırmadan yazanlara söylüyorum ki çoğu böyle yapmıyor. Teşekkür ediyorum. Az bir kısmının bunları hangi amaçla yaptığını dünya alem biliyor. Arkada başka amaçlar gizli. Daha bu olaylar çıkıncaya kadar Hükümete bir kere, tek bir gün eleştiri getirmemiş bir medya grubu, bu darp olayları meydana çıktıktan sonra yazı yazıyorlar. Bu medya mı? Soruyorum; 'Hükümet 2002'den 2013'e kadar hiç bir hata yapmamış mıydı? O zaman, 'tek bir gün yanlış yaptınız' diye cümle kurmayanlar, manşet atmayanlar, yazı yazmayanlar, ondan beridir sürekli olumsuz... Neden? Belli. O zaman da zaten medya gibi davranmıyordu şimdi de medya gibi davranmıyor.'Bir gazetecinin, 'Baskı var, korku var' sözleri üzerine Efkan Ala, 'Erich Fromm'un 'Özgürlükten Kaçış' kitabını tavsiye ederim, bana faydası olmuştur. İnsanların çoğu kere kendileri otosansür, otokontrol uyguluyor. O kadar şey yazdınız. Benden 'neden bunu yazdınız?' diye cümle duydunuz mu? Ama benim de sizlerden ki - çoğuna teşekkür ediyorum - gerçekte ne varsa onu yazıp, ondan sonra kendi düşünceleri ile istediği gibi değerlendirmelerini beklememden daha doğal ne olabilir? Bu kadar. Biz gelişmiş demokrasiyi birlikte inşa edeceğiz. Çoğu ediyor, bunu da kabul edelim. Hepimizin bu konuda hemfikir olduğunu biliyorum, yaptığımız işlerden biliyorum. Yeter ki dedikodu ile hareket etmeyelim, devlet de dedikodu ile hareket etmesin, medya da etmesin. Çünkü, biz milletimizin arzu ve isteklerini dikkate alıyoruz. Orada da karşılık buluyoruz' diye konuştu.Ala, İç Güvenlik Paketi'ni, 'muhalefet memnun olsun, paralel yapı memnun olsun' diye getirmediklerini belirterek, bu paketi milletin memnuniyetini esas alarak ve milletin derdine çare olsun diye getirdiklerini bildirdi. Sivil toplumun yaptığı eleştirileri dikkate alarak, kiralık araçlarda GPS cihazı bulundurma zorunluluğuna ilişkin maddeyi çıkardıklarını söyleyen Ala, 'Vatandaş araç kiralamış, neden her yere gittiğinde o araç takip edilsin' dedi.Coşkun Ergül, AA
Reklam
Tatil Planlamasında Kaş'ı Birinci Sıraya Almak İçin 15 Neden
Kaş, Antalya'nın en batısında Tarih sahnesinde Önce Habessos ya da Abessos, Hellenistik Dönemde ise Antiphellos, Osmanlı zamanında Andifli ve son olarak Cumhuriyetin İlanından sonra 1924 yılında karşısındaki Yunan Adası Meis'ten (Kastellorizo) ötürü Türkiye'nin ilk ilçesi yapılan tarihi ve doğal yapısı ile şirin mi şirin bir tatil beldesi.Ve şimdi gelelim Kaş'a gitmek için nedenlerimizden sadece 15 tanesine;
1960'lı Yıllarda Liseli Hippi Kızların İlginç Tarzlarını Gösteren 16 Fotoğraf
Kökleri Beat Kuşağı'na dayanan, gençlerin özgürlük ve kendilerini ifade edebilme haklarının ön planda tutulduğu hippi akımı 1960 ve 1970'li yıllarda Amerikan toplumunda önemli bir yere sahpti.İş tarza geldiğinde hippilerin paylaştığı tek bir düşünce vardı: seri imalat ürünlerine karşı çıkmak ve kişinin dilediği gibi bireysel bir şekilde giyinmesi, makyaj yapması veya tarz ile ilgili herhangi bir şey. 1967 yılına gelindiğinde, nasıl hippi tarzına sahip olunması gerektiğini açıklayan birçok kitap bulunmaktaydı. Ruth Bronsteen'in yazdığı Hippinin El Kitabı, nasıl bir hippi olunabileceğini görsellerle anlatıyordu.Fakat bu içerikte derlediğimiz fotoğrafların çekildiği 1969 yılında, hippi modası artık bir karşıt kültür olmaktan çıkıp popüler kültürün kendisine dönüşüyordu. Genç insanlar bu değişimin farkındaydı ve birçok öğrenci hippi olduğunu iddia ediyordu. O zamanlar hippi olmak güvenliydi ama bir şekilde pahalıydı da. İşte birkaç örnek;
Abdullah Cömert Davası: 'Amir Emir Verdi Ben de Attım'
Hatay’da Gezi eylemleri sırasında polisin attığı biber gazı fişeğinin başına isabet etmesi sonucu yaşamını yitiren Abdullah Cömert’in Balıkesir’de görülen davasının ikinci duruşması görüldü. Sanığın tutuksuz yargılanmasına devam edilmesi kararı verilirken duruşma 1 Nisan'a ertelendi. Duruşmaya izleyicilerin ve kayıp yakınlarının tepkileri ve protestoları damga vurdu.
Reklam
Süper Lig Toptan PFDK'ya Sevk Edildi!
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Hukuk Müşavirliği, 7 Spor Toto Süper Lig takımını, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'na (PFDK) sevk etti.TFF'den yapılan açıklamaya göre, Süper Lig'de 18. hafta maçlarının ardından Trabzonspor, Fenerbahçe, Beşiktaş, Bursaspor, Gençlerbirliği, Gaziantepspor ve Kardemir Karabükspor, takım halinde sportmenliğe aykırı hareket, çirkin ve kötü tezahürat ve saha olayları gibi nedenlerle kurala sevk edildi.Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyessporlu futbolcu Silva, Kasımpaşa kaleci antrenörü İbrahim Yılmaz ve antrenör Şener Gençtürk ile Gençlerbirliği futbolcuları Gosso ve Berat Tosun'un da kurula sevkine karar verildi.Bu arada PTT 1. Lig'den Manisaspor, Kayserispor, Giresunspor, Samsunspor, Altınordu ve Bucaspor da kurula sevk edilen takımlar arasında yer aldı.CNN Türk
Redmer Hoekstra'dan 'Sıradışı, Tuhaf, Kışkırtıcı' 17 İllüstrasyon
Hollandalı sanatçı Redmer Hoekstra, “tuhaf” bakış açısıyla, hayvanların, insanların, gündelik nesnelerin veya makinelerin sıra dışı ve yaratıcı resimlerini yapıyor. Sanatçı, belirgin olanı tam olarak saptarken canlı ve eşya dünyası arasında beklenmedik bir bağ kuruyor.Hoekstra, zihninin manzarada rahatlıkla yüzebildiği seyahatlerde ya da tren yolculuklarında ilham bulduğunun söylüyor. Bu tuhaf ve ayrıntılı çizimleri tamamlamak için ortama 32-40 saat arasında bir süre çalışan sanatçı, inanılmaz gerçekçilikte ve bir o kadar etkileyici eserler yaratıyor.Gerçek hayattaki öğeleri fantastik bir dünyaya dönüştüren Hollandalı sanatçı Redmer Hoekstra'dan yaratıcı çizimler.
Reklam
Sony'nin Online Oyun Bölümü Satıldı
Sony’nin online oyunlar geliştiren ve bu zamana kadar DC Universe Online, Everquest ve PlanetSide gibi önemli oyunlara imza atan Sony Online Entertainment, sürpriz bir kararla satıldı.Önce Reddit’te ortaya çıkan ve sonrasında Sony tarafından da onay alan bu gelişmeyle birlikte Sony Online Entertainment, bir yatırım şirketi olan Columbus Nova’nın bünyesine dahil oldu. Satın alımın hemen ardından Daybreak Games adını alan şirketin CEO’su John Smedley, Xbox One’a oyun çıkaracakları için çok mutlu olduğunu Twitter üzerinden paylaştı.https://twitter.com/j_smedley/status/562305663083098112Reddit üzerinden açıklamalarda bulunan Daybreak Games, bundan böyle herhangi bir platforma bağlı olmadıkları için PlayStation’a, Xbox’a ve mobil platformlara oyun geliştiriceklerini belirtti. Dolayısıyla artık şirket özel oyunlar geliştirmeyecek ve multiplatform yapımlara yönelecek.LOG
Feyzi İşbaşaran Cumhurbaşkanı'na Hakaret ve Tehdit İddiasıyla Hakim Karşısında
Eski Ak Parti Elazığ milletvekili Feyzi İşbaşaran'ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinden hakaret ve tehdit ettiği gerekçesiyle 1 buçuk ile 6 buçuk yıl arasında hapis istemiyle yargılanmasına başlandı.İŞBAŞARAN KATILDI. MÜŞTEKİ CUMHURBAŞKANI'NI AVUKATI TEMSİL ETTİİstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Feyzi İşbaşaran ve avukatı Muzaffer Değirmenci katıldı. Müşteki Recep Tayyip Erdoğan'ı ise avukatı Ferah Yıldız temsil etti. Hakim, celse arasında Erdoğan adına avukatlarının davaya katılma talebini içeren dilekçeyi sunduğunu belirtti. Kimlik tespiti yapılan tutuksuz sanık Feyzi İşbaşaran, evli iki çocuklu, emekli milletvekili ve 7 bin TL geliri olduğunu belirtti.'ŞARJA KOYUP TELEFONUMU KULLANDIKLARINI GÖRDÜM''Savunması alınan İşbaşaran, 'Ben suçlamayı kabul etmiyorum tweetleri kabul etmiyorum. Otelde yattığım sırada saat sabah 05.30 sıralarında polis olduğunu söyleyen kişiler hakkımda arama olduğunu belirttiler. Ben de onlara 'Siz nerenin polisisiniz?' yani nereden geliyorsunuz anlamında sordum. İsmi Şeref olan soyadını bilmediğimi kişi, 'Biz Tayyip Erdoğan'ın polisleriyiz, maaşlarımızı ondan alıyoruz' dedi. Kimliklerini sordum gösterdiler, Ben de onlara 'Siz devletin polisisiniz, böyle birşey söyleyemezsiniz' dedim. Karakola götürüp telefonuma el koydular. Şarja koyup telefonumu kullandıklarını gördüm. Daha sonra gece telefonum yok oldu. Polisler arasında bir panik yaşandı ardından mahkeme kararıyla telefonuma el konulduğunu öğrendim. Ipadimin de olduğunu kendim söyledim, onun da alınıp incelenmesini ben teklif ettim. Gidip otelden onu da aldılar' ifadelerini kullandı.'KESİNLİKLE BEN YAPMADIM'ANAP döneminde milletvekilliği yaptığını ifadeeden İşbaşaran, partinin kurucularından olduğunu belirtti. Ak Parti'den ise, 'Tayyip Erdoğan ile kılık kıyafetin Anayasa'ya girmesi ve Güneydoğu politikasından dolayı ters düştüğü' gerekçesiyle istifa ettiğini belirten İşbaşaran, 'Cumhurbaşkanı'na ne hakaret ne de tehdit ettim. Ben siyaseti, Cumhurbaşkanlığı makamını bilen biriyim. Benim Ipad ve telefonum kullanılarak dosyada mevcut Cumhurbaşkanı'na hakaret ve tehditleri yapmış olabilirler kesinlikle ben yapmadım. Suçlamaları kabul etmiyorum' dedi.İŞBAŞARAN POLİSLERİ SUÇLADIİşbaşaran, 'Adnan Oktar benim aleyhime program yapmıştı. O yüzden aranan kişi oldum. Arama da o yüzdendi. O nedenle gözaltına alındığım sırada, Adnan Oktar ve müritleri tarafından mutlaka takip edildim. Yakalandığım anlaşıldı. Twitter'de bana hakaretler başladı. Gözaltında tutulduğum sırada telefonum şarja takıldı. Orada görevli polisler tarafından kullanıldı. Muhtemelen o şekilde tweetler atıldı. Ya da Adnan Oktar ve müritleri tarafından benim adıma tweet atılmış olabilir. Suçlamaları kabul etmiyorum beraatimi talep ediyorum' dedi.'POLİSLER TARAFINDAN ATILDIĞINDAN ŞÜPHELENİYORUM. SÖZLERİM BU ŞEKİLDE ANLAŞILSIN'Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatı Ferah Yıdız, sanığın Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesi'nde Başbakan olduğu dönemde Erdoğan'a hakaret ettiği iddiasıyla yargılandığı davadaki savunmasında, hesabının başkası tarafından ele geçirildiğini beyan ettiğini söyledi. Avukat Yıldız, 'Yapılan bilirkişi incelemesinde, sanığın beyanlarının asılsız olduğu ortaya çıktı. Tweetlerin Adnan Oktar'ın müritleri tarafından atıldığı iddiasını kabul etmiyoruz'dedi. Bunun üzerine söz alan sanık Feyzi İşbaşaran, 'Ben tweetler Adnan Oktar ve müritleri tarafından atılmıştır demedim. Polisler tarafından atıldığından şüpheleniyorum. Sözlerim bu şekilde anlaşılsın' dedi.RECEP TAYYİP ERDOĞAN'IN KATILMA TALEBİ KABUL EDİLDİMüşteki Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatı Ferah Yıdız da, katılma talepleri olduğunu belirterek, sanığın cezalandırılmasına karar verilmesini istedi. Hakim, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın a suçtan zarar görme ihtimaline karşı davaya katılma talebini kabul etti.DOSYA BİLİRKİŞİYE GÖNDERİLDİMahkeme ayrıca, dosyanın tümü ile Twitter'dan anlayan üçlü bilirkişiye gönderilerek, emanette bulunan sanığa ait telefon ve Ipad incelenerek atılan tweetlerin sanığın Ipad ve cep telefonundan atılıp atılmadığı yönünde rapor istenmesine hükmeti. Duruşma ertelendi.'POLİS HEPİNİZİ BU MAHKEMEYE GETİRİR SİZ MERAK ETMEYİN'Duruşmanın ardından Feyzi İşbaşaran basın mensuplarının sorularını yanıtsız bıraktı sadece 'Yeni iç güvenlik paketi çıktıktan sonra polis hepinizi bu mahkemeye getiri siz merak etmeyin' demekle yetindi. Ardından otoparktan adliyeden ayrıldı.6 BUÇUK YILA KADAR HAPSİ İSTENİYORİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, eski Ak Parti Elazığ milletvekili Feyzi İşbaşaran'ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinden hakaret ve tehdit ettiği gerekçesiyle 1 buçuk ile 6 buçuk yıl arasında hapsi isteniyor. Cem Tursun - Ümit Türk, DHA
Emre Uslu Hakkında Yakalama Kararı
Taraf gazetesi yazarı Emre Uslu'nun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan'a 'basın yoluyla hakaret ve iftara ettiği' gerekçesiyle 10 yıl 8 aya kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı davada, hakkında yakalama kararı çıkarıldı.Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, sanık Uslu gelmezken, Erdoğan'ın avukatı Sara Kanalka katıldı.Duruşmada söz alan Emre Uslu'nun avukatı, müvekkilinin Amerika'daki adresini sunduklarının belirterek, bu adresten Adalet Bakanlığı aracılığıyla savunmasının alınmasını talep etti.Erdoğan'ın avukatı Kanalka ise şikayetlerinin devam ettiğini belirterek, sanık hakkında yakalama kararı çıkarılmasını talep etti.Mahkeme hakimi, Uslu'nun başka dosyalarda hakkında yakalama kararı bulunduğunu ve bu aşamaya kadar hazır edilip ifadesinin alınamadığından hakkında yakalama kararı çıkarılmasına karar vererek, duruşmayı erteledi.Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, sanık Emre Uslu'nun Taraf gazetesinin 30 Ocak tarihli nüshasında yer alan 'Çakma Suikast Hazırlığı' başlıklı yazısıyla Erdoğan ve Fidan'a karşı 'basın ve yayın yoluyla hakaret' ile 'iftira' suçunu işlediği gerekçesiyle 3 yıl 4 aydan 10 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.AA
Haftalık Yetmiş Beş Lira İle Yapılabilecek En İyi 10 Cinsel Aktivite
TBMM'ye dilekçe veren avukat Yavuz Balkan, kadına yönelik şiddetin ve cinsel saldırıların önlenebilmesi için bekâr erkeklere cinsel ihtiyaçlarını karşılamak üzere ödenek ayrılmasını istedi. Ödeneğin haftalık en fazla 75 TL olmasını öneren Balkan, 'Gözlemlerime göre kadına yönelik şiddet ve cinayetlerin yüzde 80'i toplumda erkeklerin cinsel ihtiyaçlarının giderilmemesinden kaynaklanıyor' dedi. Meclis dilekçeyi incelemeye aldı.Bu haberden yola çıkarak 75 lira ile yapılabilecek haftalık cinsel harcamaları sizler için araştırdık.
Reklam