Valilik Kelepçe İddiasını Doğruladı
Ankara’da eski haber kameramanı Yılmaz Koçyılmaz’ın trafik polisiyle yaşadığı sözlü tartışma sonrasında kelepçelenmesinin ardından kalp krizi geçirerek yaşamını yitirmesi ile ilgili Ankara Valiliği yazılı açıklama yaptı.Açıklamada, 'Ekip otosuna bindirildikten kısa bir süre sonra fenalaşan Yılmaz Koçyılmaz’ın kelepçesi çıkarılarak, o sırada olay yerinden geçmekte olan ambulansa nakledilmiş ve sağlık görevlileri tarafından müdahale edilmesine rağmen kurtarılamayarak vefat etmiştir. Cumhuriyet Savcısı nezaretinde yapılan ilk incelemede darp ve cebir izine rastlanmadığı belirtilmektedir. Konu ile ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldı' denildi.Ankara Valiliği tarafından yapılan yazılı açıklama şöyle; '10.02.015 günü saat 15.00 sıralarında, kar yağışı ve kayan araçlar nedeniyle Ayaş-Ankara karayolu trafiğe kapanmış, trafikte bekletilen konvoyda bulunan Yılmaz Koçyılmaz aracından inerek yola devam etmek istemiş ve görevli polislerle tartışmaya başlamıştır, şahsın yola devam etmek için ısrarcı olması ve tartışmaya devam etmesi üzerine, şahıs, muhafaza altına alınarak ekip aracına bindirilmiştir. Ekip otosuna bindirildikten kısa bir süre sonra fenalaşan Yılmaz Koçyılmaz’ın kelepçesi çıkarılarak, o sırada olay yerinden geçmekte olan ambulansa nakledilmiş ve sağlık görevlileri tarafından müdahale edilmesine rağmen kurtarılamayarak vefat etmiştir. Cumhuriyet Savcısı nezaretinde yapılan ilk incelemede darp ve cebir izine rastlanmadığı belirtilmektedir. Konu ile ilgili adl? ve idari soruşturma başlatılmış olup, merhuma Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır dileriz. Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur.'BASIN KONSEYİ'NDEN AÇIKLAMABasın Konseyi de Yılmaz Koçyılmaz'ın ölümü ile ilgili İçişleri Bakanlığı'nın bir açıklama yapmasını istedi. Yazı olarak yapılan açıklamada şunlara değinildi;'Polisin yetkisini, insan haklarının üstünde bir konuma getiren iç güvenlik paketinin boyutları, Ankara'da trafik polisleri tarafından kelepçelenen kameraman Yılmaz Koçyılmaz'ın ölümüyle de su yüzüne çıkmıştır.Önümüzdeki süreçte, hayatımıza sokulması için yoğun çaba harcanan iç güvenlik paketinin, henüz TBMM'den geçmeden kullanılması, bir meslektaşımızın yaşamına mal olurken, kuşku ve korkularımızı bir daha arttırmıştır.Polislerin, öfke kontrolü eğitiminden geçirilmeden uyguladıkları kelepçe kullanma yetkisinin, halka korku saldığı ve sonucunda vahim sonuçlar doğurduğu açıkça görülmüşür.Henüz yasa TBMM'den geçmeden, Yılmaz Koçyılmaz'a hak etmediği halde kelepçe kullanılması, yasanın korkutucu boyutlarını da beraberinde getireceğinin kanıtı olmuştur.Vatandaş suç işlese bile, bu konuda eğitimli olmadığı anlaşılan polisin, yaratacağı sonuçları, nasıl göğüsleyebileceğimizi hep beraber düşünmeliyiz.Elinde suç aleti yokken, ağzı bezle kapalı değilken, üstelik hastalığını da beyan eden eski bir meslektaşımızın, acımasızca maruz kaldığı bu tavırların, daha büyük olaylarda kaç yaşamı söndüreceğinden endişe ediyoruz.Yaşam hakkının hiçe sayılması, hiçbir gerekçenin önünde olamaz.İç güvenlik paketinin bu şekilde uygulanmasının, Türkiye'yi demokrasi standardının gerisine düşüreceğinden kuşku duymaktayız. Toplantı ve gösteri yürüyüşlerindeki olası terör eylemcilerini engelleme amacıyla hazırlandığı açıklanan, iç güvenlik paketiyle polisin orantısız gücünün; halkın, gazetecilerin korku, endişe ve kaygılarını büyütmektedir.Yasa paketinin aceleye getirilmeden bir daha görüşülmesi gerektiğine inanıyor, başka meslektaşlarımızı da bu uğurda kaybetmek istemiyoruz.Yılmaz Koçyılmaz'ın suçu neydi? İçişleri Bakanlığı'ndan bu ölüme yol açan nedenleri ve bu olayın davranışın terörle ilgili olup olmadığının ivedilikle açıklanmasını bekliyoruz.Koçyılmaz Ailesi'ne de basın camiası adına başsağlığı diliyoruz'DHA
Euroleague Galatasaray'ın İtirazını Reddetti
Basketbolda THY Avrupa Ligi yönetimi, Galatasaray Liv Hospital'ın, Top 16 turu E Grubu'nda Maccabi Electra'ya 97-94 mağlup olduğu maçın sonucuna ilişkin yaptığı itirazı reddetti.THY Avrupa Ligi'nin internet sitesinden yapılan açıklamaya göre, sarı-kırmızılıların, 5 Şubat'ta İsrail'in Maccabi Electra takımına uzatma sonunda 97-94 yenildiği Top 16 turu E Grubu karşılaşmasının sonucuna ilişkin itirazı reddedildi.Galatasaray Kulübü'ne, meşale yakılması ve sahaya madde atılması sebebiyle 12 bin, Galatasaray Liv Hospital Başantrenörü Ergin Ataman'a da hakemlere saygısızlık ettiği gerekçesiyle 2 bin avro para cezası verildi.Normal süresi 85-85 biten maçın uzatma bölümünde, skor 94-94 berabere devam ederken, Galatasaray Liv Hospital'dan Ender Arslan'ın turnikesini bloklayan Tyus maçın gidişatına etki etmiş, sonraki hücumda İsrail temsilcisi bulduğu 3 sayılık basketle sahadan galip ayrılmıştı.Ender Arslan başta olmak üzere sarı-kırmızılı oyuncular ve teknik heyet, bloğun top inişe geçtiği sırada yapıldığını ve bu nedenle basketin geçerli sayılması gerektiğini iddia etmişti.AA
Manchester United'da İki Kötü Beşiktaşlı!
İki eski Beşiktaşlı futbolcu, Manchester United tarihinin en kötüleri arasında gösterildi.İngiliz devi Manchester United'ın tarihinde iki Beşiktaşlı oyuncu da iz bıraktı. Daily Telegraph gazetesi 'Manchester United'ın en kötü 13 transferi' başlığıyla verdiği haberinde, kulübün tarihindeki en kötü oyuncu tercihlerini sıraladı.Performanslarıyla Kırmızı Şeytanlar'da kötü iz bırakan isimlerin belirlendiği listede, zamanında siyah-beyazlı formayı da giyen iki futbolcu dikkat çekti. United kariyerinin ardından Türkiye'nin yolunu tutan ve 2005-07 arası dönemde Kara Kartal'ın formasını giyen Brezilyalı Kleberson listenin üst sıralarında yer aldı.Yine United'dan Beşiktaş'a kiralık olarak gelen ve 2011-12'de siyah-beyazlılarda top koşturan Bebe de, Premier Lig ekibinin en kötü transferleri arasında gösterildi. Listede ayrıca Massimo Taibi, Djemba-Djemba, Zoran Tosic, Wilfried Zaha, Anderson, Juan Sebastian Veron, Owen Hargreaves, Dimitar Berbatov gibi isimlere de yer verildi.Skorer
“Seni Seviyorum” Demenin En Nefis Hali 11 Tatlı Önerisi
En klişesinden bir saat, olmadı atkı, biraz tişört, eyvahlar olsun fotoğraf baskılı bardak, beterin beteri ‘en iyi sevgili ödülü oscar’ı almaktan sıkılan dostlar, sizin için çok güzel önerilerimiz var.Bakış açısı “Sevgileler Günü dediğin yapmacık, insanlar satın alsın diye sonradan uydurulmuş bir gün” tarafında olanlar, siz de bakın. Çünkü aslında hiçbir şey satın almayacaksınız, kendi ellerinizle, kendi zevkinizle, sevdiceğinize “Seni Seviyorum” diyeceksiniz.
CHP Sözcüsü Koç: ‘Saraydan Fidan Kaçırma’
CHP Sözcüsü Haluk Koç MİT müsteşarlarının istifa ederek siyasete girmesinin alışılagelmiş bir olay olmadığını söyledi. Koç “ Şu an oynanan filme ‘Saraydan Fidan kaçırma’ diyebiliriz” dedi. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Haluk Koç düzenlediği basın toplantısında Hakan Fidan’ın milletvekili adaylığı için MİT Müsteşarlığı’ndan istifa etmesini değerlendirdi.Koç, bunun alışılmadık bir durum olduğunu söyledi:'Devletin en önemli kurumlarının başında gelen MİT'te başkanlık yapmış bir kişinin, bütün görevi boyunca taşıdığı sırlarla beraber görevinden çekilerek siyasete girmesi yadırganacak bir olay. Çünkü alışılagelmiş bir olay değil. O noktada görev yapanlar o görevden ayrıldıktan sonra kendi sırlarıyla beraber bir köşeye çekilirler. Ben yakın siyasi tarihte, Türkiye Cumhuriyeti'nde de başka benzer bir olay hatırlamıyorum.” ‘Siyasi dokunulmazlığa müraacat var’MİT Yasası’nda yapılan değişiklikle Hakan Fidan’a yasal koruma sağlandığını söyleyen Koç, Fidan adı etrafında Oslo görüşmeleri, Çözüm Süreci, Suriye süreci gibi konularla birlikte çeşitli iddiaların da tartışma konusu olduğunu ifade etti. Koç, Fidan'ın istifasıyla ilgili bazı sorular gündeme getirdi:'Zaten koruma zırhın var kanunen. Şimdi milletvekilliğinin getirdiği siyasi dokunulmazlığa müracaat var. Yoksa niyet daha mı farklı? Bunca süredir her işin ve her mevkinin tek muktediri olan, aklı sıra 7 Haziran sonrası için kendisine dönük planlar hazırlayan, yapan baş muktedir acaba alttan alta kendi adamları tarafından mı kuşatılıyor? Bu da önemli soru işaretlerinden bir tanesi. Yani şu anda oynayan filme 'Saraydan Fidan kaçırma' diyebiliriz.' AA, Al Jazeera Turk
Ankara'nın Sokaklarını Süsleyen Avareler'den 42 Mükemmel Çalışma
Kimi zaman Tunalı Hilmi, kimi zaman Tunus caddesinde veya bir metro hatta avm girişinde onlarla karşılaşıyoruz. Onlar duvardakileri silmeye gelen belediye görevlilerinin silmeye kıyamadığı çalışmaları yapan Ankara'yı seven bir sokak sanatçısı grubu.Bozuk gördükleri her şeyi kendi yöntemleriyle eleştiriyorlar. Bu konuda duvarlar da Avare'lerin yardımcısı olmaktan çekinmiyor.
Küba'nın Recep Tayyip Erdoğan'a Kulak Vermemesi Gereken 10 Önemli Konu
Recep Tayyip Erdoğan Küba'da. Mısır'da laiklikten korkmayın diye Tayyip Erdoğan illaki Küba'da da bir şeyler diyecektir. Kübalı kardeşlerimize naçizane bir uyarıda bulunmak istedik. Güzel ağırlayın, konuşun, gezdirin, dertleşin ama sakın şu konulardaki görüşlerine kulak vermeyin.
Türkiye'nin Farklı Şehirlerinde Geçen 18 İzlenesi Film
Malumunuz çoğu Türk filmine ev sahipliği yapan, hatta son yıllarda Hollywood'un da gözdesi olan şehrimiz İstanbul'u koymadığım bu listede, filmleri popülerlik,kamuoyunun beğenisi ve IMDB puanlarını baz alarak oluşturdum. Tabiki kendi beğenilerimi de kattım biraz işin içine. Filmlerin çoğu tek şehre bağlı kalarak çekilmese de önemli sahnelerinin çekildiği yerleri baz almaya çalıştım. Bazı filmler çekildiği yere göre,bazıları ise filmin içinde geçen şehre göre değerlendirildi. Eksikler,gözden kaçanlar elbet vardır ama bu filmler de izlenesi filmlerdir. :)
Eden Hazard İmzayı Attı!
Chelsea'nin Belçikalı yıldızı Eden Hazard, Maviler'le nikah tazeledi.Londra kulübünden yapılan açıklamaya göre Eden Hazard'la 5.5 yıllık yeni sözleşme imzalandığı bildirildi.Chelsea'de kaldığı için çok mutlu olduğunu söyleyen Hazard '2012'den beri buradayım ve her zaman büyük destek gördüm. Harika bir menajerimiz ve taraftarımız ve takım arkadaşlarım var. Onları memnun etmek için elimden gelen her şeyi yapmaya devam edeceğim. Umarım birlikte yeni zaferlere imza atarız' şeklinde konuştu.İmza sonrasında konuşan Jose Mourinho da 'Hazard her zaman harika bir futbolcuydu ve her gün inanılmaz bir gelişim gösteriyor. O hala çok genç ve hala en iyisi olabilir. ' ifadelerini kullandı.Chelsea Kulübü, Hazard'ın ne kadar alacağıyla ilgili ise bir açıklama yapmadı.LigTV
Hatip Dicle: 'Nevruz'da Önemli Bir Mesaj İçin Çaba Var'
DTK Eş Başkanı ve İmralı Heyeti üyesi Hatip Dicle, “Çözüm süreciyle ilgili Nevruz da önemli bir mesajın açıklanmasına yönelik bir çaba var. Yetişir yetişmez bilemeyiz. Bu görüşmelerin seyrine bağlıdır. Kandil ve hükümet ile görüştükten sonra umarım ortak bir açıklama en kısa sürede yapılır” dedi.HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ da dün, 'Öcalan artık bölge lideri olarak Türkiye siyasetinde aktif bir rol üstlenmelidir. Böyle tutsaklık koşullarının kaldırılması gerekir.Umarım güzel sürprizlerden biri de Öcalan için olur' demişti.Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Hatip Dicle, Diyarbakır'daki Nevruz etkinliğinde çözüm süreciyle ilgili bir mesajın açıklanmasına yönelik çabanın bulunduğunu belirterek, 'Ama yetişir mi yetişmez mi onu bilemiyorum. Görüşmelerin seyrine bağlıdır' dedi.Dicle, DTK binasında Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Parlamentosu'ndan gelen bir grup milletvekiliyle yaptığı görüşmenin ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.İmralı'dan önce Kandil ziyareti yapmak istediklerini anlatan Dicle, 'Çünkü son İmralı ziyaretinden sonra Kandil'e gitmemiştik. Muhtemelen yarın ya da ertesi gün Kandil'e gideceğiz' dedi.Kandil'in ardından heyetin hükümetle bir görüşme gerçekleştireceğini kaydeden Dicle, şöyle konuştu:'Ondan sonra alınan kararla ortak açıklama yapacağız. Bu nedenle detaylar hakkında hiç bir şey diyemeyiz. Bu konu daha öncede deklare edildiği için ona uyacağız. Görüşmelerin ardından umarım en kısa zamanda ortak açıklama yapılır.'HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ'ın müzakereye ilişkin açıklamasının düzeltildiğine dair soru üzerine, sadece belirtilen 2 haftalık zaman konusunda bir düzeltmenin olduğunu kaydeden Dicle, 'Bunun haricinde bir düzeltme olmadı. Biz siyasetçiler her zaman umudu büyütmek zorundayız. En küçük umut verici bir durumu gördüğümüzde onu büyütmeye çalışırız. Heyetimizin görevi odur. Dikkat ederseniz her zaman olumlu tarafından değerlendirme yapıyoruz' ifadesini kullandı.'SEÇİMLERDEN ÖNCE KARARA VARMAK İSTİYORUZ' Dicle, 'çözüm sürecinin ne aşamaya geldiği' sorusunu da 'Bütün gayretimiz seçimlerden önce bir kararlaşmaya vararak bütün dünyaya deklare etmektir' diye yanıtladı.Dicle, konuşmasını şöyle sürdürdü:'Süreç bu amaç etrafında yürüyor. Hükümetinde 'bu sorunda seçimlerden önce bir kararlaştırmaya varmak ve sorunda önemli merhale katetmeye çalışıyoruz' diye deklarasyonları oluyor. Bu sorunun çözülmesi için önce demokratik bir anayasa hazırlanmalıdır. Demokratik anayasaya ilişkin mecliste henüz uygun bir ortam oluşmadı. Onun için Kürt sorunun çözümünü aşamalar dizisi olarak görmek lazım. Şu an çözüm yolunda taraflar masada ve görüşmeler devam ediyor. 200 yıllık bir sorunun çözümünün çok basit olduğunu hiç kimse düşünmesin. Şu an ancak şu kadar açıklama yapabiliyoruz.'Çözüm müzakeresinde bazen görüşmelerde zorluk yaşadıklarını anlatan Dicle, siyasetçi ve diplomatların görevinin o zorlukları görüşmeler yoluyla aşmak olduğunu ifade etti.HAKAN FİDAN'IN İSTİFASIDicle, Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarı Hakan Fidan'ın milletvekilliği aday adaylığı için görevinden istifasını da şöyle değerlendirdi:'Hükümet ile yapılan görüşmelerde heyetteki arkadaşlarımız gündeme getirmişlerdir. Onlara verilen yanıtlar henüz paylaşılmadı. Bu nedenle bir yoruma gidemem. Çünkü tüm bilgilere sahip değilim. Bu süreç kişilere bağlı bir süreç değil. Bu devlet ile sürdürülen bir süreçtir. Biz devleti temsil edenlerin kendi içerisinde kararlarına karışamayız. Bu konuda görüşmelere getirmek istedikleri kişiyi onlar yetkilendiriyor. Bu konuda masadaki görüşmeleri önemsiyoruz.'DTK Eş Başkanı Hatip Dicle, Diyarbakır'daki Nevruz etkinliğinde çözüm sürecine ilişkin bir mesajın açıklanmasına yönelik bir çabanın olduğunu sözlerine ekleyerek, 'Ama yetişir mi yetişmez mi onu bilemiyorum. Görüşmelerin seyrine bağlıdır' diye konuştu.Ajanslar
Yeni Bir Çevreye Girdiğimizde Entelektüel İnsan İmajı Yaratmak İçin Sık Başvurduğumuz 11 Sahtekarlık
Entelektüel olmaya özenen ancak bunun için gerekli olan niteliği kazanmamış kimselere 'Entel' deriz. Bazılarında yalan söylemek ya da olduğundan farklı gibi görünme çabası öyle hastalıklı bir hal alır ki; sonunda komik duruma düşse bile farkına varamayacak derecede aciz bir insan portresi ortaya çıkar. Kendimizi ait hissetmediğimiz, bir parçası olduğunu düşünmediğimiz bir çevreye girdiğimizde tedirgin oluruz. Çünkü modern toplum 'bilmiyorum' demeyi ayıp saymıştır. O yüzden bu sözcüğü bir türlü kullanamayız. Bu yüzden de aşağıdaki sahtekarlıklara başvurmayı çare olarak görürüz. Bu sahtekarlıkların en bilinen 11 tanesini sizler için derledik. İşte 'Entelektüel' olmanın değil, Entel görünmenin 11 çok bilinen yolu: