Trabzonspor-Sivasspor mücadelesinde düdük çalan Cüneyt Çakır, kariyerinin 223. lig maçına çıkarak Sadık Deda’yı geride bıraktı ve Süper Lig tarihinin en çok maç yöneten hakemi olmayı başardı.Kariyerinde ilk kez 29 Eylül 2001’de Malatyaspor - Ç.Rizespor maçında görev yapan deneyimli hakem, yönettiği 223 karşılaşmada toplam 973 sarı, 90 kırmızı kart çıkarttı, 76 kez penaltı kararına hükmetti. Bu arada Cüneyt Çakır’ın yönettiği maçlarda Sivasspor'a 2 yenilgisi, 1 galibiyeti bulunan Trabzonspor, dün gece dengeyi sağladı.CNN Türk
Bu günlerde Amerika'nın en önemli ve en büyük futbol ligi olan NFL'nin dünyaca ünlü maçları oynanıyor. Finale kalan iki takımın oynayacağı Super Bowl maçı için tüm takımlar çok çekişmeli maçlara çıkıyor ve burada da o maçlardan ekranlara yansıyan oyuncuların dudak hareketleri yeninden seslendirilişi bizlere sunulmuş.
Bu hafta da Candan Erçetin Beyaz'a cevap vermekte gecikmedi. Fakat bu kez atışma mükemmel bir şekilde son buldu. Eğlence dolu mutlu sonla biten harika video.
İkarus projesinin grafik mühendisi Adrian Mann, yıldızlararası yolculuk için gerekli olan uzay araçlarına dair bazı konsept çalışmaların çizimlerini yaptı.Güneş sistemimizin ötesine, uzayın derinliklerine yapılacak yolculuklar için, araçların nükleer güç ve anti-madde gücü gibi bazı itici mekanizmalara sahip olması bekleniyor. Bu beklentilere göre yapılan ilüstrasyon çalışmalarını Adrian Mann’ın gözünden görebilirsiniz.
Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, Suudi Arabistan Kralı Abdullah için ilan edilen 'milli yas' nedeniyle sanatsal faaliyetlere bir gün ara verildiğini açıkladı.Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü (DTGM), web sitesinden yayımladığı açıklamada hayatını kaybeden Suudi Arabistan Kralı Abdullah için ilan edilen 'yas' nedeniyle bir günlüğüne sanatsal faaliyetlerine ara verildiğini duyurdu.
İTÜ Vakfı Dergisi’nin 66.sayısında “Deprem” konulu geniş bir dosya yayımlandı. İstanbul’daki potansiyel deprem tehlikesi konusunda kapsamlı bir çalışma yapan B.Ü. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nden Prof.Dr. Semih Ergintav, İTÜ Maden Fakültesi’nden Doç. Dr.Ziyadin Çakır ve YTÜ İnşaat Fakültesi’nden Doç. Dr.Uğur Doğan’ın İTÜ Vakfı Dergisi’nde yayımlanan makalesinde İstanbul depremine dikkat çekilerek şunlar belirtiliyor:ADALAR’A DİKKAT“Marmara Denizi’nin içinden geçen ve bugüne kadar birçok çalışmada deprem tehlikesinin yüksek olduğu öngörülen fay sistemleri üzerindeki gerilme birikimleri ilk defa doğrudan ölçülmüştür. Elde edilen sonuçları, saygın jeofizik dergilerinden biri olan Geophysical Research Letters dergisinde 2014 yılında geniş bir araştırmacı katkısıyla yayınladığımız çalışmada bölgedeki fayların davranışı sorgulanmış, başta İstanbul ve çevresi olmak üzere Marmara Bölgesinde yapılacak tüm risk çalışmalarına doğrudan girdi sağlanmıştır… Bulgular, Marmara’daki en sıcak noktanın İstanbul kıyılarına yaklaşık 8 km uzakta bulunan Adalar kolu olduğunu göstermektedir.Taraf
14. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nin programı açıklandı!Her sene olduğu gibi bu yıl da dopdolu bir programı sinefillerle buluşturmaya hazırlanan !f’in bu yılki sloganı “Kalbine Bak, Yerinde Mi?” olarak belirlenmişti. 42 ülkeden 115 filmin gösterileceği festivalin İstanbul ayağı 12 Şubat’ta, Ankara ve İzmir ayakları ise 26 Şubat’ta başlıyor.Tim Burton’ın Big Eyes‘ıyla açılışı yapacak !f’in tüm programına göz atmak için buraya tıklamanız yeterli.Bantmag
CHP İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu, Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın 2007-2011 yılları arasında çeşitli gerekçelerle 129 bin 746 hektar orman alanını tahsis ettiğini belirterek, 'Tahsisler ve kesimlerle ormanlarımız hızla yok ediliyor' dedi.Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'nun yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na soru önergesi veren Moroğlu, 2014 yılında ne kadar orman alanını kimlere tahsis edildiğini sordu. CHP İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu, Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın 2007- 2011 yılları arasında çeşitli gerekçelerle 129 bin 746 hektar orman alanını tahsis ettiğini belirterek, 'Bir yandan tahsisler bir yandan gençleştirme adıyla yapılan kesimlerle ormanlarımız hızla yok ediliyor' dedi. Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'nun yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na bir soru önergesi veren Mustafa Moroğlu şöyle konuştu:'Orman Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve 2013-17 yılları arasını kapsayan Stratejik Plan'da Orman Kanunu'nun 16 ve 18. maddelerine göre verilen izinler cetvelinden 2007- 11 yılları arasında maden işletme, maden tesis, petrol, kereste fabrikası, su ürünleri tesisi ve RES kurulumu gibi gerekçelerle 19 bin 483 başvuru karşılığında 42 bin 510 hektar orman alanının tahsis edildiğini görüyoruz. Orman Kanunu'nun 17'nci maddesine göre verilen izinler kapsamında ise bedelli, bedelsiz, turistik tesis yapımı, üniversite alanı, özel ağaçlandırma gibi gerekçelerle ise 2 bin 64 başvuru karşılığında 87 bin 236 hektar orman alanının tahsis edildiği ortaya çıkıyor. Bu rakamlar bize sadece 5 yıl içinde 129 bin 746 hektar orman alanının tahsis edildiğini, başka bir ifade ile 5 yılda bu genişlikle orman alanını kaybettiğimiz sonucu veriyor.'2007-2011 yılları arasında yalnızca maden işletmeleri ve maden tesisi kurulması amacıyla Orman Genel Müdürlüğü'ne 18.843 başvuru yapıldığının belirlendiğini söyleyen CHP İzmir Milletvekili Moroğlu, şöyle dedi:'Yalnızca maden işletmeleri ve tesisleri için 5 yılda gözden çıkarılan orman alanı miktarının 42 bin 233 hektara ulaştığını görüyoruz. Son dönemde otoyol inşaatları için Türkiye'nin en verimli orman alanlarının bile nasıl gözden çıkarıldığını kamuoyu yakından takip ediyor. Bunun yanısıra Orman Genel Müdürlüğü uzun bir süredir seyreltme adı altında orman varlığının en zayıf olduğu yörelerde bile geriye dikili tek bir ağaç bırakmadan ormanları yok ediyor. Orman alanının yok denecek kadar az olduğu Yozgat ve Tunceli'de bile kesim yapıldığını biliyoruz. Bunun dışında belirleyebildiklerimizden Karaburun, Çeşme, Finike, Abana, Uşak, Sarıkamış ve Menderes son dönemde ağaç kesiminin en yoğun yaşandığı yerlerden. AKP'nin Orman ve Su İşleri Bakanlığı Türkiye'nin zaten yetersiz olan orman alanlarını ya da tahsis ederek ya da seyrelterek ortadan kaldırıyor.'DHA
Samsung’un ülkesi Güney Kore’de Apple’ın iPhone 6 satışlarının itici gücü beraberinde rekor pazar payına ulaştığı açıklandı. İşte detaylar…Samsung , küresel anlamda en çok satış gerçekleştiren akıllı telefon şirketi konumunda. Pazarın büyük kısmını hakimiyeti altında tutmayı başarıyor. Buna karşın Apple ’ın yeni iPhone modelleri eşliğinde yarışa ayrı bir tat kattığı da yadsınamaz bir gerçek. Fiyat etiketleri ne kadar tartışılsa da iPhone 6 ve iPhone 6 Plus ’la önemli satış adetlerine ulaşan şirketin ayında, Güney Kore ’deki pazar payı kısa süre önce netleşti. Buna göre yüzde 33 gibi rekor bir paya ulaşıldığı görüldü.Apple adına bu net başarının arka planında yatan gerçekler arasında ilk sırada yeni iPhone modellerinin benimsenmesi var. Buna ek olarak iPhone 5 ve iPhone 5s ’ler için belli oranlarda indirime gidilmesi de etkili olmuşa benziyor.
Mega Cavern, Lousvill'de eski kireç taşı madeninin galeri kısmına tonlarca toprak yığılması ile yapılmış devasa bir parkur. Çok farklı amaçlar için de kullanılabiliyormuş. Burada ise bisiklet tutkunlarının parkuru kullanmalarına tanıklık edeceğiz.
İş güvenliği paketine eklenecek düzenlemeyle 74 milyon sigortalının verileri hem kamu hem de özel sektörle paylaşılabilecek. Kamunun dışında verileri isteyenler para ödeyecek. Bakan Çelik, “Anonim verileri paylaşacağız” dedi.Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) elindeki verileri satması ve paylaşması için yetki verilmesi yeniden gündemde. Çalışma Bakanı Faruk Çelik yaz aylarında torba yasa ile yapılan düzenleminin eksik kaldığını ve satışa imkan tanımadığını belirterek “MİT’in kanununda SGK’dan veri isteyebileceği maddesi var.Ancak bizim elimizi kolumuzu yasa bağlıyor. MİT’e bile istediği verileri veremiyoruz. Aile Bakanlığı gelir testi için verileri istiyor, onlara da veremiyoruz” dedi. Çelik, sadece anonim bilgilerin satışının mümkün olacağını kaydederken, bireysel bilgi paylaşımının olmayacağını da söyledi.Ancak yapılacak düzenlemeye göre, kişinin onayı olması durumunda kişisel bilgiler de gerçek ve tüzel kişilere verilebilecek.TÜM BİLGİLER PAYLAŞACAKİş güvenliği paketine eklenecek olan düzenleme, SGK’nın 74 milyon sigortalıyla ilgili olarak topladığı verileri hem kamu hem de özel sektörle paylaşmasını yeni kurallara bağlıyor. Buna göre, SGK kişisel bilgiler ve ticari sır niteliğindeki verileri, çeşitli kamu idarelerinin kanunlarında belirtilen görevleri yapabilmeleri için verecek. Buradaki sınır “ilgili kamu kurumunun görevini yapabilmesi için ihtiyaç duyduğu bilgiler” olacak. Kurum bunun dışındaki gayri maddi haklarla, gerçek kişilerle ilişkilendirilmeyecek şekilde “anonim” hale getirdiği kişisel verileri araştırma, planlama ve istatistik gibi amaçlar için kamu kurumları, bilimsel araştırma yapan kamu personeli veya akademik personel ile ücretsiz olarak; bunun dışındaki gerçek ve tüzel kişilerle ise ücretli olarak paylaşabilecek.KİŞİLER İÇİN YAZILI ONAYÖnergeye göre, kişisel ve ticari sır niteliğindeki verilerin kamu dışındaki yerlere verilmesi ise kişinin onayına bağlı olacak. Söz konusu veriler, veri sahibinin yazılı muvafakati olmadan gerçek veya tüzel kişilerle paylaşılamayacak. Veri satışıyla ilgili olarak yaz aylarında geçen torba tasarıda bir düzenleme yaptıklarını ifade eden Çelik, “Ama o düzenleme verilerin satışına da paylaşımına da imkan sağlamıyor, yanlış yapmışız” dedi. Böyle bir düzenlemenin olması gerektiğini savunan Çelik, “Siz eğer normal yollardan bu verilere ulaşma imkanı sağlamazsanız, firmalar illegal yollarını buluyor.Buna nasıl engel olacaksınız? Biz tüm bu bilgileri toplamak için devasa bir sistem kurmuşuz. Siz eğer bu sektörde çalışan örneğin bir ilaç firmasıysanız, bu bilgiler de sizin için değerliyse; almak için her yolu denemez misiniz? Mesela bize bir firma gelecek. Sadece o firmanın geliştirdiği ilaçlarla ilgili anonim verileri paylaşacağız. O ilacın hangi şehirlerde kullanıldığı bilgisini vereceğiz. Bu işi belli bir düzene sokarsak kurallara bağlamış olaruz ve kontrol etmesi de mümkün olur” dedi. Hem işçi hem de işveren kesiminin veri satışına ilişkin itirazlarına da değinen Çelik, “Konuşuldu, büyük ölçüde yüzde 90 oranında belli bir noktaya gelindi” değerlendirmesinde bulundu.SON TORBADA NE YAPILMIŞTI?Yaz aylarında kabul edilen torba kanunda SGK’nın elindeki verileri satması ve paylaşmasına yönelik bir madde de yer aldı. Bakanın “Yanlış yapmışız, yeterli gelmiyor” dediği düzenleme, işçi ve işveren kesiminin “Suistimaller olabilir, o yüzden dikkatli olunmalı” uyarısı üzerine şekillendirildi. Halen yürürlükte bulunan bu madde şöyle: “Kurumca işverenlerin, sigortalıların, genel sağlık sigortalılarının, emeklilerin, bunların hak sahipleri ile dul ve yetimlerinin ve Kurumdan aylık alan diğer kişilerin bireysel veri ve hakları, bireysel veri ve haklarından oluşan toplu veri ve hakları ile işletmelerin ticari sırları satılamaz ve paylaşılamaz. Kurum bunların dışında sahip olduğu gayri maddi haklarını Yönetim Kurulunun onayı ile satabilir veya paylaşabilir.Bu fıkranın aksine davrananlar hakkında Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanır. Kurumca, işverenlerin, sigortalıların, genel sağlık sigortalılarının, emeklilerin, bunların hak sahipleri ile dul ve yetimlerinin ve Kurumdan aylık alan diğer kişilerin bireysel veri ve hakları, bireysel veri ve haklarından oluşan toplu veri ve hakları ile işletmelerin ticari sırları satılamaz ve paylaşılamaz. Kurum bunların dışında sahip olduğu gayri maddi haklarını Yönetim Kurulunun onayı ile satabilir veya paylaşabilir. Bu fıkranın aksine davrananlar hakkında Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.”BÜROKRATA 4 YIL GÖREV SINIRI GELDİ GİTTİİŞgüvenliği ile ilgili torba tasarının görüşmeleri sırasında, üst düzey bürokratların görev süresini 4 yılla sınırlayan bir düzenlemenin de gündeme geldiği öğrenildi. Edinilen bilgilere göre, kamuda görev yapan bürokratların 4 yıllık sürecin sonunda otomatikman görevden alınmasını öngören bir önerge, görüşmeler sırasında getirildi. Ancak madde görüşülmeden bu önergeden vazgeçildiği taraflara bildirildi. Bunun yerine görevden alınan bürokratların atanabileceği kadroları belirleyen bir önerge kabul edildi. Buna göre artık müsteşarlar görevden alındığında Başbakanlık merkez müşaviri kadrolarına atanacak.Posta
Spor Toto Süper Lig'in 17. haftasında Gençlerbirliği ile deplasmanda karşılaşacak olan Beşiktaş 'ta Arjantinli Jose Sosa 'nın durumu belli oldu.Siyah-beyazlı kulübün resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, Sosa'ya fıtık teşhisi konulduğunu belirtildi.İşte Beşiktaş Kulübü'nün o açıklaması...'Arjantinli futbolcumuz Jose Sosa, dün akşam yapılan antrenmanı belindeki ağrı nedeniyle yarıda bıraktı.Bugün MR'ı çekilen ve muayenesi yapılan Jose Sosa'ya fıtık teşhisi konuldu ve oyuncumuzun tedavisine başlandı.'Sporx
Cuma günü 91 yaşında hayatını kaybeden Suudi Arabistan Kralı Abdullah için bir günlük milli yas ilan edilen Türkiye'de bayraklar yarıya indirildi.Başbakanlık Basın Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamada, 'Suudi Arabistan Kralı Abdullah bin Abdulaziz el-Suud'un vefatı sebebiyle 24 Ocak'ta bir günlük milli yas ilan edilmiştir. Bu vesile ile merhum Kral Majesteleri Abdullah bin Abdulaziz el-Suud'a Yüce Allah'tan rahmet diliyor, kardeş Suudi Arabistan halkı ile Arap ve İslam Alemi'ne taziyelerimizi iletiyoruz' ifadelerine yer verildi.Kararın ardından milli yas ifadesi olarak ülkedeki ve dış temsilciliklerdeki bayraklar yarıya indirildi.Suudi Arabistan'da yas ilan etme geleneği yok. Suudi bayrağı da üzerinde kelime-i şahadet yazılı olduğu için yarıya indirilmiyor.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Afrika ülkelerine yaptığı ziyarete ara vererek Cuma günü Kral Abdullah'ın Riyad'daki cenazesine katılmıştı.AA
Özgür Mumcu, babası usta gazeteci Uğur Mumcu’nun katledilişinin 22. yıldönümü için duygusal bir yazı kaleme aldı. Cumhuriyet’te yer alan ‘Ocak ayını hiç sevmem’ başlıklı yazı şöyle:‘Ocak ayını hiç sevmem. 22 sene önce bir Ocak ayında babamı öldürdüler. Ondan evvel Ocak’la aramızda bir husumet yok idi. Hatta yılbaşı eğlencesi ve okulun tatile girmesi sebebiyle sempatik bile bulduğumu söyleyebilirim. Hele bir de kar yağıyorsa daha da iyi. Karda top oynamak pek neşeliydi.O gün bir konsere gidecektim. Babamın arabası muhtemelen ben otobüste konser yolundayken patladı. Bir önceki akşam, Şili’de cuntanın işkence ederek öldürdüğü müzisyen Victor Jara’nın hikâyesini okumuştum bir yerlerde. Yol boyu bir albümünü nereden bulabileceğimi düşünüyordum. 1993’te bir albümü bulmak kolay iş değildi.Bundan üç sene evveli. İyice çocuğum. Yine okullar tatil yine bir Ocak ayı. Teyzemlere tatile gitmişiz. Burhaniye’de. Bir telefon çaldı. Evde bir kargaşa. Muammer Aksoy’u vurmuşlar. 31 Ocak’mış. Tatilde günler birbirine giriyor, o an farkında değilim. Farkına varsam belki Ocak ayıyla ilişkim o gün değişecek. Fazla kanal yok. Burhaniye Ege’de, televizyon Yunan kanallarını da çekiyor. Memleketteki kanallarda haberler bitince sanki fazladan bir şey öğrenilecekmiş gibi Yunan kanalı açıldı. Muammer Aksoy’un fotoğrafı var, arkada spiker Yunanca bir şeyler anlatıyor.Lisedeyim. Yılbaşı hazırlıkları yapılıyor. Babam öldürüleli az zaman geçmiş. Tekrar hayata dönmeye çalışıyoruz. Evde eş dost var. Bir haber geliyor. İstanbul’da The Marmara oteline bomba konmuş Yasemin Cebenoyan hayatını kaybetmiş, Onat Kutlar ağır yaralı. İki haftaya kalmadan o da ölüyor.Üniversitedeyim. Metin Göktepe’yi öldürüyorlar. Bu defa Ocak’ın 6’sı. Çalıştığı Evrensel gazetesinde bütün haberler Metin Göktepe imzasıyla çıkıyor. Kaç sene sakladığım o gazeteyi kaybettiğime hâlâ yanarım.Kocaman adam olmuşum. Fransa’da doktora yapıyorum. Yine okula ara verilmiş. İstanbul’a geldim. Artık her istediğimiz albümü internetten bulmak mümkün. Cep telefonu da var. Çalıyor. Hrant Dink’i vurmuşlar. Taksideyim. Nereye gidiyordum hatırlamıyorum kendimi Agos’ta buldum. Kimseyi tanımıyorum. Ama gördüğüm her şey çok tanıdık geliyor. Hrant Dink’in cenazesine katıldıktan sonra akşam uçağa biniyorum, Ankara’da babamın cenazesini bilmem kaçıncı defa kaldırmaya. Ocak ayından kati bir şekilde nefret ediyorum.Hangi aydan nefret etmemeli ki insan?Şubat’ın 1’inde Abdi İpekçi’yi öldürmüşler. Ekim’de Bahriye Üçok’u, Ahmet Taner Kışlalı’yı. Eylül? Turan Dursun.İlkbaharı mı sevmeli? Çetin Emeç’i Mart’ta öldürdüler.Yazı nasıl seveceksiniz? Madımak’ı bir temmuz günü yaktılar. Kıbrıs’ta Kutlu Adalı’yı yine bir temmuz günü…Elli lira kazanmak için kaçağa gidenler Aralık’ta bombalandı. Cumartesi Annelerinin payına neredeyse senenin her gününe bir cinayet düşüyor.Demek ki takvimle kavga etmenin bir faydası yok. Neredeyse her ayın her gününe bir faili meçhul cinayet düşüyor.Ya katilleri bulunamıyor ya tetikçilerin gerisindekiler.Tepelerde kavga edenlere malzeme olmaktan ileri gidemiyor cinayetler.Ocak ayını hiç sevmem. Başka bir ülkede doğmuş olsam kendisiyle geçinip gidecektim.Neyse, bana müsaade, babamın 22. ölüm yıl dönümü törenine katılacağım.Cumhuriyet
Dünya futbolunun iki büyük ismi İtalyan Alessandro Del Piero ve Hollandalı Clarence Seedorf, Wesley Sneijder'i değerlendirdi.40 yaşında olmasına rağmen yeşil sahalardan kopamayan ve şu an Hindistan Süper Ligi takımlarından Delhi Dynamos’ta oynayan Del Piero, “Futbolu seviyorum ve vücudum el verdiği sürece oynamaya devam etmek istiyorum. Juventus’tan ayrıldıktan sonra Sydney’de oynamıştım. Şimdi de yeni bir maceraya yelken açtım” dedi. Eski takımı Juventus’un, Wesley Sneijder’i transfer edemediğini hatırlattığımız Del Piero, “Sneijder çok önemli bir futbolcu. İtalya’da İnter’le kupalar kazandı. Gelseydi, Juventus’a çok katkısı olurdu” diye konuştu.'Galatasaray çok şanslı'Futbol kariyerine geçen sene Brezilya’nın Botafogo takımında nokta koyan 38 yaşındaki Clarence Seedorf ise vatandaşı Wesley Sneijder’den övgü dolu sözlerle bahsetti. Sneijder’in yeteneklerinin tartışılmaz olduğunu belirten Seedorf, Kendisi çok büyük bir futbolcu. Juventus’a gitmemesi konusunda bir şey diyemem. Ancak Galatasaray, onun gibi bir futbolcuya sahip olduğu için çok şanslı” yorumunu yaptı.Fanatik
Ali İsmail Korkmaz cinayetine ilişkin tazminat talebiyle açılan davada İçişleri Bakanlığı skandal nitelikte bir savunma yaptı. Bakanlık, dava dosyasında bulunmadığı halde 'Ali İsmail Korkmaz güvenlik güçlerine taş atmakta ve aktif olarak polise mukavemet göstermektedir' dedi ve Korkmaz'ın ölümünün 'kendi söz ve eylemlerinin etkisiyle gelişen ve kişisel kusurundan' kaynaklandığını savundu.Ali İsmail Korkmaz’ın ailesinin avukatlarının tazminat talebiyle Eskişehir 2. İdare Mahkemesi’nde açtığı davaya, İçişleri Bakanlığı adına Hukuk Müşavir Yardımcısı Adnan Türkdamar tarafından 19 Aralık’ta savunma dilekçesi gönderildi.Radikal'den İsmail Saymaz'ın haberine göre Korkmaz Davası’nda karar çıkmadan bir ay önce mahkemeye gönderilen savunmada, “Somut olayda Ali İsmail Korkmaz’ın personelimizin idari bir eyleminden kaynaklı olarak hayatını kaybettiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak bir delil bulunmamaktadır. Bu husus ancak ceza yargılaması tamamlandığında kesinleşecektir” dendi. Savunmada, Korkmaz’ın dövülerek öldürülmesine ilişkin iddianameye atıfta bulunularak, iddianamede “Ölümün kafa travmasına bağlı beyin kanaması ve buna bağlı komplikasyonlar sonucu meydana geldiği, kalp rahatsızlığı nedeniyle kullandığı ilaçların kafa travması sonucu oluşan beyin kanaması ile irtibatı bulunabileceği, yani kendisinden mevcut hastalık ile ölümünü hızlandırdı” dendiği anlatıldı. Ardından “Şahsın ölümünün polisin eylemine bağlı olarak gerçekleşip gerçekleşmediği hususu henüz net olarak ortaya konmuş değildir” iddiasına bulunuldu. İdarenin bir kusurunun olmadığı savunularak, davanın reddedilmesi istendi. Savunmada, Korkmaz’ın sadece kaçarken ve dövülürken görüntülerinin bulunduğu ve sanıklar dahi gencin ‘taş attığı’ yönünde iddiayı ileri sürmediği halde, “Ali İsmail Korkmaz güvenlik güçlerine taş atmakta ve aktif olarak polise mukavemet göstermektedir” dendi.Ardından Danıştay 10. Dairesi’nin 25 Nisan 2007 tarihli bir kararına değinildi. Kararda, “Bu durumda, ölen şahsın söz ve eylemlerinin etkisiyle gelişen ve kişisel kusurundan kaynaklanan ölüm olayında kişinin olaya katılımı, zarar ile idare arasındaki illiyet bağını kestiğinden olayda idarenin tazmin sorumluluğundan söz etmeye olanak bulunmadığı” belirtildi.‘SUÇU, GEZİ PARKI’NA KATILMAK MI?’Korkmaz Ailesi’nin avukatı Özlem Şen Abay, sanıkların Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada mahkum edildiklerini hatırlattı. Ali İsmail Korkmaz’ın, iddia edildiği gibi polise taş atarken ve direnirken bir görüntüsünün olmadığını vurgulayan Abay, “Sanıkların da böyle bir iddiası yok. Sadece Ali İsmail’in öldürülme anı görüntüleri var. Bu görüntülerde de açık bir şekilde ellerinden kurtulmaya çalıştığı tespit edildi. Görüntüler, son derece savunmasız bir gencin canice öldürüldüğünü ispat ediyor. Bu ifade tümüyle dönemin başbakanının ‘Polis destan yazdı’ ve ‘Benim esnafım gerektiğinde Alperen’dir’ ifadesiyle aynı paralelliktedir” dedi. Ali İsmail Korkmaz’ın, kendi ölümüne gerekçe gösterilen herhangi bir söz ve eylemi olmadığını anlatan Abay, “ söz konusu eylemde idarenin açık hizmet kusuru bulunmaktadır. Adeta, ‘Barışçıl bir gösteriye katılan bir gence polisin bu muameleyi yapma hakkı vardır’ deniyor. Bu, hukuken de vicdanen de kabul edilebilir değildir” diye konuştu.Korkmaz Davası’na bakan Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi, geçen 21 Ocak’ta verdiği kararında, sanık polis Mevlüt Saldoğan’a ‘yaralama suretiyle ölüme sebebiyet vermek’ suçundan 10 yıl 10 ay, polis Yalçın Akbulut’a 10 yıl, üç sivil sanığa altı yıl sekiz ay, bir sivil sanığa da üç yıl dört ay hapis cezası vermişti.Radikal
Sultanbeyli Fatih Ortaokulu’nda okul müdürünün “aidat parası” olarak istediği 20 TL’yi vermeyen öğrencilere hem karneleri verilmedi hem okula alınmadılar. Okula alınmayan ve 4 saat dışarıda bekletilen öğrencilerden bazıları evlerine gidip parayı getirerek karnelerini aldı. Olayı duyan velilerin okula giderek öğretmenlere tepki göstermesi üzerine karneler bütün öğrencilere dağıtıldı.Fatih Ortaokulu’nda dün karnelerini almak için öğrenciler saat 07.00’de okullarına gitti. Genelde dar gelirli ailelerin çocuklarının okuduğu okulda “aidat parası” adı altında istenen 20 TL’yi veremeyenöğrenciler, karne verilmeyeceği belirtilerek okula alınmadı. Parayı getirmeleri halinde karneleri dağıtacaklarını söyleyen okul yöneticileri, çocukları yaklaşık 4 saat boyunca okul bahçesinde bekletti. Olayı duyan öğrencilerin velileri de okula gelerek öğretmenlerle görüşüp tepkilerini dile getirdi. Okulun önünde bekleyen M. isimli öğrenciye karne alıp almadığını sorduğumuzda “Aidat vermediğimiçin karneyi alamayacağımı ve gidip parayı getirmemi söylediler. Benim ailemin durumu iyi değil. Benden başka kardeşlerim de var. Ne olacak bilmiyorum” dedi.F. isimli kız öğrenci de “Sabah 07.00’den beri okulun bahçesinde bekletiyorlar. Parayı vermezseniz ‘okula almayız’ dediler. Daha önce de aidat parası vermiyoruz diye doğalgazı yakmadılar. Benim babam inşaatlarda gündelikçi olarak çalışıyor. Zaten zor geçiniyoruz. Benden başka 2 kardeşim daha okula gidiyor” diye konuştu.Öğrenciler yaklaşık 4 saat bekledikten sonra okul bahçesinde öğretmenlerinin elinden karnelerini aldılar.Dini kitap dağıtıldıFatih İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü de Fatih Müftülüğü tarafından ortaokul ve lise öğrencilerine“Kitap okuma yarışması” adı altında ücretsiz olarak gönderilen Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları’ndan İrfan Yücel’in “Peygamberimizin Hayatı” ve Ümit Şimşek’in “İslam İnanç İlmihali” kitaplarını dağıttı. Okullarda tek bir kitabın dağıtılmasına karşı çıkan Eğitim-Sen İstanbul 8 No’lu Şube Başkanı Sevtap Akdağ, “Çocukların kitap okumasına karşı değiliz. Biz çocukların bilimsel eğitim kriterlerine göre demokratik bir seçme şansının olmasını istiyoruz. AKP’nin eğitim üzerinden siyasal pirim yapmaktan vazgeçmesini, çocukların duygu ve düşünce dünyası ile oynamasının bu ülke adına hiç iyi olmayacağını bir kez daha hatırlatıyoruz” dedi.Cumhuriyet
Meryl Streep sadece çok iyi bir aktris değil aynı zamanda kadınlar için çok iyi bir rol model. İşi, ailesi, özel hayatı ve kendisi arasında kurduğu mükemmel denge, hoşgörüsü, hanımefendiliği ile bir simge. Hal böyle olunca Meryl Streep tipi sevgililerin de 'sevgili aleminin' en iyi olması kaçınılmaz. İşte kanıtları.
Ulusal ağaçlara, kuşlara, farklılıklara, eski uygarlıklara bir övgü niteliğinde olan ulusal kıyafetler, geçen hafta Latin Kainat Güzeli yarışmacıları tarafından sahnede gösterildi. 2014 Kainat Güzellik yarışması bu pazar Doral, Florida'da canlı olarak 20:00'da NBC'de yayında olacak. Kainat Güzeli başlığını taşıyan Venezuela'dan Gabriela Isler, 3 saatlik programın ardından yeni güzeli taçlandıracak. Büyük geceden önce 88 güzellik kraliçesi, ulusa saygı için geleneksel kıyafetlerini çoktan sergiledi. Sizin için Latin 21 güzelin fotoğraflarını derleyip hazırladık.Dikkat güzellik içerir.
Polonyalı sanatçı Jacek Yerka '4siders' isimli çalışmasında çok farklı bir düşünceyle yola çıkmış. Resimleri her 90 derece döndürdüğünüzde farklı manzaralar ile karşılaşıyorsunuz.