İngiltere Premier Lig takımlarından Liverpool’un yıldız ismi Steven Gerrard, sakatlığı nedeniyle takımını üç hafta yalnız bırakacak.İngiltere Premier Lig’in 25’inci haftasındaki Tottenham Hottspur maçında sakatlanan Liverpool’un kaptanı Steven Gerrard’ın 3 hafta sahalardan uzak kalacağı açıklandı.Beşiktaş ile 19 Şubat günü Anfield Road’da Avrupa Ligi mücadelesine çıkacak olan Liverpool, Gerrard’ın bu sakatlığı ile sarsıldı. Guardian’da yer alan haberde, dizinden yaşadığı problem nedeniyle ağrıları artan Gerrard’ın Beşiktaş maçında forma giymesinin zor olduğu belirtildi.34 yaşındaki yıldız ayrıca Atatürk Olimpiyat Stadı’ndaki Beşiktaş maçında ve 1 Mart tarihinde oynanacak Manchester City karşılaşmalarında da takımını yalnız bırakacak. Eurosport
Üçüncü havalimanı çalışmalarını inceleyen Başbakan Ahmet Davutoğlu, isim konusunun istişare edildiğini belirterek, “Önemli olan bebeğimizin dünyaya gelmesidir, isimlendirme daha sonra yapılır” dedi. Başbakan Davutoğlu, yeni havalimanının 29 Ekim 2017'de açılacağını söyledi.Başbakan Davutoğlu, 'Bu çapta bir projenin, Türk firmaları tarafından üstlenilmesi, başlı başına ekonomi, firmalarımızın ve inşaat sektörünün ulaştığı düzeyi gösteren olağanüstü güzel bir göstergedir. Çok büyük bir proje, maliyeti ve finansmanı itibarıyla… Ama aynı zamanda İstanbulumuzun çevre dokusu ve bu bölgenin zemini itibarıyla da son derece duyarlı olmamız gereken bir proje. Projenin büyüklüğü ile İstanbulumuzun çevre dokusuna gösterdiğimiz duyarlılık, at başı giden hususlardır' dedi.'ÖNCE BEBEK GELSİN, İSİM SONRA'Başbakan Davutoğlu şunları ifade etti: 'Böylesine bir projenin uzun dönemli üstlenilmiş olması ülkenin istikrarına duyulan güvenin de çok çarpıcı bir işaretidir. Planlamalar, Euro bazında yapıldı. Euro bazında herhangi bu anlamda bir kayıp ya da yeniden değerlendirmeyi gerektiren bir tablo söz konusu değil.'Davutoğlu, bir soru üzerine yeni havalimanının isminin istişare sonucu belirleneceğini belirterek, 'Şu ana kadar ilan edilmiş bir isim yok. İstişare edilir, İstanbul'a yakışan bir isim üzerinde çalışılır. Önemli olan önce bebeğimizin güzel şekilde dünyaya gelmesi. Öncelikle onun ortaya çıkması, hepimizi gururlandırılacak şekilde takdim edilmesi. İsimlendirme daha sonra en uygun şekilde yapılır' dedi.ATATÜRK HAVALİMANI NE OLACAK?Ahmet Davutoğlu, Atatürk Havalimanı'nın durumuyla ilgili soruya 'Atatürk Havalimanı Cumhurbaşkanımızın da başbakanlığı döneminde açıklamaları oldu. Tekrar konuşulur, planlanır. Şehrin içinde kaldığı için havalimanı dışarı taşınıyor. Özel inişler için tanzim edilebilir. Geri kalan alan yeşil alana dönüştürülebilir diye bir düşüncemiz var. Ama bunlar istişare edilebilir' diye yanıt verdi.Davutoğlu, Uluslararası Enerji Ajansı İcra Direktörlüğü'ne Fatih Birol'un oy birliğiyle seçildiğini de açıkladı.Sputnik Türkiye
Muğla’nın Marmaris ilçesinde yüz yıldan bu yana taşıma su ile hayatlarını sürdüren Taşlıca Mahallesi sakinleri, evlerine gönderilen su faturasıyla şok oldu.Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (MUSKİ) tarafından kullanmadıkları suyun fatura edilmesinin şaşkınlığını yaşayan mahalleliler, su borçlarına itiraz etmeye hazırlanıyor. Mahalleli, 2010 yılında evlere kadar getirilen şebeke suyunun 3 yıldır akmadığını söyledi.SUYU EŞEKLERLE GETİRİYORLARMarmaris’e 56 kilometre uzaklıktaki Taşlıca mahallesi bir asırdan bu yana su sıkıntısı yaşıyor. Taşlıcalılar, yıllardır eşek sırtında gölet ve kuyulardan çektikleri suyla günlük su ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Vatandaşlar, yaz mevsiminde ise azalan su nedeniyle 5 kilometre ilerideki Söğüt mahallesinden traktöre bağladıkları tankerle su taşıyıp, ihtiyaçlarını karşılıyor.ŞEBEKE VAR SU AKMIYORKöy, 2014 yerel seçimleri sonrası Muğla’nın büyükşehir statüsüne kavuşmasının ardından mahalle oldu. Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü görevlileri 2 gün önce köye gelip 10 yıl önce köy muhtarlığı tarafından döşenen fakat su akmayan şebeke sayaçlarını okuyup fatura çıkardı.Yaklaşık 80 eve, 3 ile 130 lira arasında borç çıkaran MUSKİ görevlileri, faturaları ev sahiplerine verdi. Kullanmadıkları suyun faturasıyla karşılaşınca şaşkınlık yaşayan vatandaşlar durumu mahalle muhtarı Sadi Altınışık’a bildirdi.OLMAYAN SUYUN PARASI İSTENDİTaşlıca Köyü Muhtarı Sadi Altınışık yaptığı açıklamada, “MUSKİ yetkilileri dün mahallemize gelerek sayaçları gezdiler ve vatandaşlara su faturası çıkardılar. Ancak MUSKİ, su vermediği halde 80 eve su faturası çıkarttı.Bazı evlere de borcunuz yok dediler. Bizim köyümüz bir asra yakın susuz. Mahalleye 2010 yılında göletin suyu arıtılarak, döşenen su şebekesinden 2 aya yakın su verdik. Göletimizde şu anda çok az bir su var. Bu faturalara itiraz edeceğiz, yanlışın düzeltilmesini istiyoruz” dedi.ÇÖZÜMÜNÜ DE KÖYLÜ BULDUTaşlıca mahallesi yaşayanı Gülfem Cengiz, yaz mevsiminde tankerlerle 3 tonuna 50 TL para vererek su getirdiklerini söyleyip köyün su sorununun çözülmesini istedi. Kuyulardan eşeklerle su taşıdıklarını ifade eden Cengiz, kuyu sularının artezyenle köye basılarak sorunun çözülebileceğini ifade etti. Mahalleye yapılan gölette ise su içmek için gelen vahşi hayvanların leşlerinin bulunduğunu dile getiren Cengiz, devletten yardım elinin uzatılmasını istedi.MUSLUKLAR 3 YILDIR AKMIYOR130 TL su faturası kesilen Abdullah Öner ise, evinde musluktan en son 3 yıl önce muhtarlık tarafından 2 ay süreyle verilen suyun aktığını, bu suların parasını da ödediğini belirtti. Belediye şebekesi olmadığı halde, MUSKİ tarafından gönderilen faturaya itiraz edeceğini kaydeden Öner, yaşadıklarından sonra mahalleye şebeke gelse bile su kullanmayacağını öne sürdü.Fatura mağduru vatandaşlar, şimdi MUSKİ'nin yaptığı yanlışı düzeltmesini bekliyor.İHA
İstanbul Mısır Çarşısı davasında defalarca beraat etmesine rağmen yeniden yargılanan Pınar Selek, Strasbourg 'Quai des Brumes' kitapevinde bu hafta piyasaya çıkan 'Çünkü Ermeniler' (parce qu'ils sont armeniens) isimli 7. kitabını tanıttı.Yaklaşık 80 Fransız’ın katıldığı tanıtım programında Pınar Selek yeni kitabın öyküsünü okuyucularıyla paylaştı. Türkiye’de sık telaffuz edilen beyaz Türkler deyimi, Kürt, Ermeni sorunları, yaşanan acılar, karşılıklı suçlamalar tanıtımın ana temasıydı.Selek, şöyle konuştu:“12 Eylül’ün karanlık yıllarından başlayıp Agos Gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesi öncesi ve sonrası nasıl bir dönüşüm olduğunu anlatıyorum. Aynı zamanda Türkiye’de pek çok farklı hareketin nasıl dönüştüğünü anlatıyorum. Bu kitap sadece bir tanıklık. İtalyan yazar, filozof, gazeteci Antonio Gramsci’nin ünlü sözü aklımın karamsarlığıyla, irademin iyimserliğiyle birleştiriyorum bu kitap bu ikisini anlatıyor.”Yakında 8. kitabın piyasaya çıkacağını duyuran Selek yeni kitabı hakkında açıklama yapmadı. Strasbourg ve Lyon kentleri arasında adeta mekik dokuyan Pınar Selek’e olan ilgi Strasbourg’ta yine büyüktü.Radikal Kitap'ın verdiği bilgiye göre Selek’in kitabı önümüzdeki ay Türkiye’de yayımlanacak.Levent GÜNDÜZ - STRASBOURG | DHA ve Radikal
Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü ‘2015 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ raporunu açıkladı. Ekim 2014'e kadar meydana gelen gelişmelerin değerlendirildiği raporda Türkiye, 180 ülke arasında 149. sırada yer aldı.Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (Reporters Without Borders) tarafından hazırlanan Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi raporunda geçtiğimiz yıl 154. sırada yer alan Türkiye 1,71 puanlık artışla 149. sıraya yükseldi. Yükselmeye neden olarak 2014 yılında 40 gazetecinin şartlı da olsa salıverilmesi gösterildi. Bununla birlikte Türkiye’nin hâlâ birçok alanda gerilediği dile getirildi.Raporda, “Türkiye’nin siber sansür, hukuki davalar, eleştiri yapan gazetecilerin kovulması ve yayın yasağı gibi alanları kapsayan- ‘Temel Durum’ skoru aslında daha da geriledi. Bu durum haber alma özgürlüğünün gerilediğini gösteriyor.” ifadelerine yer verildi. Hükümetin yolsuzluk operasyonları sonrasındaki tutumunun hukukun üstünlüğü ilkesine giderek artan bir şekilde zarar verdiğinin dile getirildiği raporda, “Dev yolsuzluk operasyonu ile sarsılan hükümet bir numaralı yeni düşmanı Gülen Hareketi’nin etkisini kontrol altına alabilmek için mümkün olan her şeyi yaptı.” denildi.
Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak'ın, Hakan Fidan'ı konu aldığı köşe yazısının 'yer yok' denilerek yayımlanmadığı ortaya çıktı. Olayı Twitter'da attığı mesajla duyuran Nuh Albayrak, 'Bugün sayfalarda yer bulunamadığı için sadece internete yayınlanan yazım... Fidan, MİT'i yine yönetebilir' yazdı. Radikal'den İsmail Saymaz'ın 'Genel yayın yönetmenine yer mi bulunamadı Nuh Bey?' sorusuna Albayrak 'Aynen öyle İsmail Bey, 'sayfada yer yok bugün yazma' dediler, ben de internet okuyucularım için yazdım' cevabını verdi.
Sayın Haşim Kılıç...Sıradan bir vatandaş olarak size canı gönülden teşekkür ediyorum.*Anayasa Mahkemesi'ndeki göreviniz sırasında...Refah Partisi'nin kapatılmasına 'hayır' oyu verdiğiniz için...Fazilet Partisi'nin kapatılmasına 'hayır' oyu verdiğiniz için...AK Parti'nin kapatılmasına 'hayır' oyu verdiğiniz için...Verdiğiniz her 'hayır' oyunun altına yazdığınız ve her biri birer demokrasi manifestosu niteliğindeki şerhleriniz için...Başörtüsü konusunda özgürlük yönünde oy verdiğiniz için.Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesini engellemek amacıyla uydurulan '367 saçmalığı'na karşı çıktığınız için...'Twitter yasağı' konusunda sergilediğiniz özgürlükçü tutum için...
Beşiktaş'ın Teknik Direktör'ü Slaven Bilic resmi site aracılığıyla bir açıklama yaptı.İşte Bilic'in açıklaması ;Son günlerde yazılı basında yer alan, futbolcumuz Alexander Milosevic’in transferini istemediğim ve bu transfere karşı çıktığım şeklindeki haberler tamamen asılsızdır.İsveçli futbolcumuzun transferi, benim bilgim, isteğim ve onayım dahilinde gerçekleştirilmiştir.Bu tür asılsız haberlere taraftarlarımızın ve kamuoyunun itibar etmemesini rica ediyorum.Beşiktaş Futbol A Takımı Teknik DirektörüRadyospor
Fransız bir biyolog, 'ET-D5' adı verilen molekülün, hücre bölünmesini engelleyerek vücuttaki tümörün büyümesini durdurduğunu ortaya çıkardı.Fransız Biyolog Aurelie Juhem, fareler üzerindeki yedi yıl süren araştırmalarda molekülün bazı kanser türlerinin tedavisinde olumlu sonuçlar verdiğini belirledi. Juhem, 'ET-D5' adı verilen molekülün hücre bölünmesini engelleyerek tümörün büyümesini durduğunu saptadıklarını vurguladı.Molekülün, tümörü besleyen kan damarlarını da yok ettiğini belirten Juhem, böylece zayıflayan tümörün öldüğünü söyledi.Farelerin derisinin altına insanlardan alınan küçük bir parça tümörün yerleştirildiğini anlatan Juhem, 2-3 dozluk tedaviden sonra tümörün kütlesinin yüzde 95'ten fazlasının ölü hücrelerden oluştuğunun gözlendiğini belirtti.Biyolog, ekibiyle geliştirdiği özgün yöntemin hap şeklinde olmasının, hem tümör hücrelerini hem de tümörü besleyen damarları hedef alması açısından önem taşıdığına dikkati çekti.Tedavisi zor kanserlerde işe yarayacakJuhem, testler için paranın bulunması halinde gelecek yıl molekülün insanlardaki sonuçlarının değerlendirilebileceğini, bu yöntemle özellikle tedavisi çok zor olan karaciğer, pankreas, böbrek ve beyin kanseri hastalarının molekülü hap şeklinde alabileceğini ifade etti.Ancak Biyolog, toksikoloji testlerinin yapılması için 500 bin euroya ihtiyaç duyulduğunu açıkladı. Söz konusu miktarın, 'CrowdFunding' (Kitlesel fonlama) adlı sistemle toplanılması hedefleniyor.AA
William Shakespeare’in ölümsüz aşk öyküsü Romeo ve Juliet, İtalyan David Zard’ın yapımcılığında görkemli bir gösteriyle 21 Şubat’ta İstanbul’a geliyor.
Galatasaray yönetiminin Endoğan Adili transferinden oyuncunun menajerinin sözlerine hareket ettikleri için büyük bir hata yaptıkları ortaya çıktı.Galatasaray'da herkes geçen sezon devre arasında takıma katılan ama bırakın maçlara çıkmayı Türk pasaportu olmadığı için lisansı bile çıkarılamayan Endoğan Adili'nin durumunu merak ediyor.Adili'nin Galatasaray'a tek faydası, twitter'dan paylaştığı Galatasaray fotoğrafları. Fakat Arnavut oyuncunun transferi ile ilgili asıl bomba ise aradan yaklaşık 1 yıl geçtikten sonra patladı.Grasshoppers'tan 500 bin euroya transfer edilen Adili'nin alınma sürecinde Galatasaray'ın herhangi bir araştırma yapmadığı sadece Mancini'nin söylediği, 'Yurt dışında forma giyen Türk oyuncuları kadromuza alalım. Rotasyonu geniş tutalım' sözü üzerine transfer edildiği bildirildi.Adili'nin menajerinin, 'Anne-babası Arnavut ama asılları Türk. Güney Amerika'da oyuncular, 4-5 kuşak önce Avrupa'dan gelen akrabaları sayesinde AB pasaportu alıyorlar. Adili için de siz çok rahat TC pasaportu çıkarırsınız, bu sorun olmaz' diyerek oyuncusunu Galatasaray'a aldırdığı bildirildi. Fakat, Türkiye'de sistem farklı işlediği için Adili, başvuru yaptıktan ancak 5 yıl sonra Türk olabiliyor.ONTIVERO'YU OLMAYAN AB PASAPORTU YAKTIÖte yandan Galatasaray'dan kiralık olarak Honved'e giden Lucas Ontivero'yu Roberto Mancini'nin, Inter'e transfer etmeye çalıştığı iddia edildi. Oyuncunun AB pasaportlu olmadığı için çalışma iznini alamaması nedeniyle transfer gerçekleşmediği, bunun üzerine Ontivero'nun Mancini'nin tavsiyesiyle oğlunun forma giydiği Macar takımına gittiği iddia edildi.Skorer
Son stüdyo albümü 'Lazaretto' ile müzikseverlerden büyük beğeni toplayan Jack White, albümden seçtiği son single 'That Black Bat Licorice'in b-side'ında Harry Connick, Jr.'ın şarkısını baştan yorumladı.'Blue Light, Red Light (Someone's There)' adlı şarkı Harry Connick, Jr.'ın 1991 tarihli 'Blue Light, Red Light' adlı stüdyo albümünün açılış şarkısı...
14 şubat sevgililer günü için özkan production - filmisarcan iş birliği ile hazırladığımız video. 14 şubat'ta sevgilisi olan, olmayan, olup da kavuşamayan, olmayıp da varmış gibi yapan, kavuşup da şut atamayan, şutu out'a atan tüm sevgi açlarına gelsin.Yapım: Filmisarcan & Özkan ProductionYönetmen: Emirhan ÖzkanOyuncular: Zeki Yılmaz, Baran Karaoğlan,Emre Özkan, Mesut Özbaysar, Mehmet Bozkuş, Oğuz Kaan Kaya, Vedat KayaSenaryo: Emre ÖzkanSöz-Müzik(Aranje): Emre Özkan
MİT Müsteşarlığı görevinden AK Parti'den aday olmak için istifa eden Hakan Fidan, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun talimatı ve daveti ile Çözüm Süreci toplantılarına katılabilecek.Bundan sonra Çözüm Süreci toplantılarında MİT'i, Fidan'ın yerine vekaleten atanan Müsteşar Yardımcısı İsmail Hakkı Musa temsil edecek.Başbakanlık kaynakları, bir süre önce yapılan düzenlemeyle MİT yasasında, 'Terör örgütü liderleriyle irtibat kurulabilir, görüşmeler yapabilir. Başkalarına da görüşme yaptırılabilir' maddesi olduğunu anımsatarak, bu hükmün Fidan'ın İmralı görüşmelerine devem edebilmesine olanak sağladığını söylediler.Kaynak: CNN Türk
Yalçın Çakmak, Ankara Onkoloji Hastanesi Ahmet Andiçen Polikliniği’nde kemik tahlili yaptıran annesinin raporunda ‘ırk’ hanesinin de yer aldığını gördü. Otomatik olarak ‘Türk’ yazılarak kendisine verilen raporda ‘ırk’ sorusunun nedenini öğrenmek isteyen Çakmak ile Başhekim Yardımcısı’nın tartışması karakolda bitti.Cumhuriyet'in haberine göre; Onkoloji Hastanesi’nde verilen kemik tahlili raporunda “ırk” hanesinin yazdığı ortaya çıktı. Buna karşı çıkan hasta yakını Yalçın Çakmak, başhekim yardımcısıyla görüşmek istedi. Karakolda verdiği ifadede Başhekim Yardımcısı Ali Edizer’in kendisine “Ben sizinle görüşmek istemiyorum, çünkü Kürtsünüz” dediğini anlatan Çakmak, Edizer’den “Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu, dışlayıcı, önyargılı davranışı ve şiddet tutumu” nedeniyle şikâyetçi oldu.Ankara Onkoloji Hastanesi Ahmet Andiçen Polikliniği’nde verilen bir raporda hastanın adı, soyadı, doğum tarihi, ağırlığı, boyu gibi istenen bilgilerin yanı sıra, bunlara ek olarak “ırk”ının istendiği anlaşıldı.‘Bu rapor otomatik olarak dolduruluyor’Raporu alan hasta yakını Çakmak, bu hanenin otomatik olarak doldurulup kendilerine verildiğini söyledi. Karakola kadar yansıyan olayın ardından verdiği ifadede Çakmak, kendilerinden kemik tahlili istendiğini, tahlilin sonunda verilen raporu incelerken ırk ibaresini gördüklerini kaydetti. Raporda ırkın yer almasının bilimsel nedenini öğrenmek için danışmaya başvurduklarını ve buradan başhekim yardımcısına yönlendirildiklerini dile getiren Çakmak, 10 dakikalık bekleme sırasında başka bir hastane görevlisine ziyaret nedenini açıkladığını belirtti. Çakmak, “Edizer’in odasına tekrar gittiğimizde kapının açık olduğunu fark ettik. Elimdeki kâğıdı kendisine göstererek ‘Hocam size bir şey sormak istiyoruz’ dedik. Edizer de ‘Ne sormak istediğinizi biliyorum, ben sizinle görüşmek istemiyorum’ dedi” şeklinde konuştu. Edizer’in kendilerine Kürtçe olarak, “Ben Kürt’üm, Kürtçe bilmiyor musun” demeye çalıştığını söyleyen Çakmak, “Ben Zazayım, Kırmançi bilmiyorum, konuşacaksanız Zazaca konuşun” yanıtı verdiğini söyledi. Bunun ardından Edizer’in ısrarla “Ben sizinle görüşmek istemiyorum; çünkü Kürtsünüz” dediğini dile getiren Çakmak, kapının suratlarına kapandığını kaydetti. Çakmak sonrasında gelişen olayı şöyle anlattı: “Gazeteci, akademisyen ve son olarak vatandaş kimliğimle bilgi almak istedim ancak muhatap olmayacağını söyledi. ‘Bunları dışarı atın’ talimatı verdi. Güvenlik geldi, çekiştirerek dışarı çıkmamızı istediler. Biz de hukuksuz bir şey yapmadığımızı, polis gelene kadar ayrılmayacağımızı ve şikâyetçi olacağımızı söyledik. Hastanede bize ayrımcı bir tutum sergilendi.”Çakmak, hastanede kendilerine anayasanın eşitlik ilkesine göre aykırı davranıldığı, önyargılı, ötekileştirici tavır sergilendiği ve şiddet tutumu nedeniyle şikâyetçi oldu.Oran'dan Davutoğlu’ya: Hastaların ırkının sorulması talimatını siz mi verdiniz?CHP'li Umut Oran, konuyu TBMM gündemine taşıdı. Oran, Başbakan Ahmet Davutoğlu’na şu soruları sordu: “Sağlık Bakanlığı kurumlarında hastaların ‘ırkının’ sorulmasının gerekçesi nedir, bu talimatı siz mi verdiniz? Bu uygulama, hükümetiniz aldığı bir üst karardan mı kaynaklanmaktadır? Bu form, rapor çıktısının şablonunu kim hazırladı, bu uygulamanın sorumlusu kimdir? Bu soru tüm hekimlerin üzerine ant içerek mesleğe başladıkları Hipokrat yeminine aykırı değil midir? Kamu hizmetinde ayrımcılık yapılması suç değil midir?Başhekim Yardımcı Ali Edizer’in, nefret ve ayrımcılık içeren bu tavrı karşısında hangi işlemleri yapacaksınız, kendisi hakkında idari inceleme yapılacak mı? Tuncelili bir vatandaşa karşı yapılan bu ayrımcı tavır hükümetinizin yürüttüğünü öne sürdüğü 'Alevi açılımı'na ters değil midir? 18 Kasım 2002 tarihinden bu yana işbaşında bulunan AKP hükümetleri döneminde, Kürt veya Alevi vatandaşlara kamu hizmeti sunumunda ayrımcılık yaptığı gerekçesiyle ceza verilen herhangi bir kamu çalışanı var mıdır? Böyle bir örnek varsa bu olay ne zaman hangi kurumda yaşandı ve sorumlusuna ne tür cezalar verildi?”
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna krizinin görüşüldüğü Belarus'un başkenti Minsk'teki dörtlü zirve kapsamında basın toplantısı düzenledi. 'Ukrayna Temas Grubu temsilcileri Minsk mutabakatlarının uygulanması için birtakım önlemler alınmasını öngören anlaşmayı imzaladı' açıklamasını yapan Putin, ateşkesin 15 Şubat'ta başlayacağını duyurdu.Rusya Devlet Başkanı Putin, 'Birçok konuda anlaşma sağladık. Ukrayna Temas Grubu temsilcileri, Minsk mutabakatlarının uygulanması için birtakım önlemler alınmasını öngören anlaşmayı imzaladı. Öncelikle 15 Şubat 2015 saat 00.00'dan itibaren ateşkes, ağır silahların çekilmesi ve silahlı birliklerin geri çekileceği sınır hattı konusunda anlaşma sağladık' açıklamasını yaptı. 'ANAYASA REFORMU YAPILACAK'Putin konuşmasına, 'Kiev, ağır silahlarını bugün için ulaştığı sınırın gerisine çekecek. Donetsk ve Lugansk ise 19 Eylül'de üzerinde anlaşma sağlanan sınırların gerisine çekecek' ifadeleriyle devam etti. Rus lider, 'Donbass'ta yaşayan nüfusun çıkarlarını gözetecek bir anayasa reformu yapılacak' diye de ekledi.'KİEV'İN DONBASS İLE DOĞRUDAN DİYALOĞU REDDETMESİ GÖRÜŞMELERİ UZATTI'Putin ayrıca, 'Görüşmeler, Kievli yetkililerin Donetsk ve Lugansklı yetkililerle doğrudan diyaloga geçmeyi reddetmesi nedeniyle bu kadar uzadı' vurgusunu da yaptı.‘TARAFLARIN İTİDALLİ DAVRANACAĞINI UMUYORUZ’Rusya Devlet Başkanı, 'Ukrayna'daki tarafları, akan kanı durdurmaya ve reel siyasi diyalog sürecine geçmeye bir kez daha çağırıyorum. Normandiya Dörtlüsü olarak, tam ateşkes sağlanıncaya kadar Ukrayna'daki tarafların itidalli davranacağını umuyoruz' ifadelerini de kullandı.Sputniknews
Trabzonspor Taraftarlar Birliği Başkanı Adem Söğüt, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ve Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) kararlarına tepki göstererek, 'Takımımız lehine bir iltimas değil sadece adalet isteyen başkan ve yöneticilerimize verilen fahiş cezaların Türk futbol tarihinde ne örneği vardır, ne de tutarlılığı' dedi.Söğüt, Trabzonspor taraftar dernekleri yöneticileri ile Trabzon Gazeteciler Cemiyeti'nde düzenlediği basın toplantısında, mevcut TFF ve kurullarının geldiği günden beri 'Trabzonspor'a zarar verdiğinin aşikar olduğunu' savundu.Trabzonspor aleyhine verilen PFDK kararlarını eleştiren Söğüt, 'Takımımız lehine bir iltimas değil sadece adalet isteyen başkan ve yöneticilerimize verilen fahiş cezaların Türk futbol tarihinde ne örneği vardır ne de tutarlılığı. Tek suçu adaletsizliğe karşı isyan etmek ve hakkını aramak olan bir camiaya elindeki tüm argümanlarla saldıran sözde Türk futbolunu yöneten kirli düzene isyan etmek dışında Trabzonspor'a ve onu yönetenlere sahip çıkmak gereklidir' diye konuştu.Söğüt, 'şike' sürecine de değinerek, şöyle devam etti:'Şike sürecinde kafasını kuma gömenlerin, hakem odaları basıldığında sessiz kalanların, söz konusu Trabzonspor olduğunda cesaret timsali kesilmelerinin ardında Trabzonspor camiasının barışık olmamasının önemli etkisi vardır. Gün, kırgınlıkları rafa kaldırma, sevmeseniz dahi Trabzonspor yönetim makamına destek zamanıdır. Böylelikle Trabzonspor'a zarar vermek için fırsat kollayanlar, kendilerine çekidüzen verebileceklerdir. Aksi halde bu pervasız tavırları uzun yıllar böyle devam edecektir.'Trabzonspor camiasına 'birlik' çağrısında bulunan Söğüt, PFDK'nın Trabzonspor'a verdiği son cezaları protesto etmek için yürüyüş yapabileceklerini ifade etti.Adem Söğüt, bir gazetecinin, 'Trabzonspor ile Sivasspor maçı sonrası Sivasspor Kulübü Başkanı Mecnun Otyakmaz'ın bordo-mavili taraftarların Sivas'a gelmesini istemediğini' söylemesi üzerine, şunları kaydetti:'Sivasspor maçında atılan bozuk paranın kalecinin kafasına gelip yarmasını kesinlikle tasvip etmiyoruz. Üzücü bir olay. Biz zaten bunlara karşıyız ama Trabzonspor taraftarının Sivas'a gidip gitmemesine karar vermek Mecnun başkanın haddine değildir. Biz Trabzonspor taraftarının gidebildiği her yere gidiyoruz. Sadece 4 büyük takım arasında taraftar yasağı olduğu için İstanbul'daki 3 büyük takım maçlarına gidemiyoruz ama Sivas'a da Mersin'e de gidiyoruz. Trabzonspor taraftarı her yere gider, yeter ki kanunlar çerçevesinde gitme yasağı olmasın.'Kaynak: AA
Gezi eylemlerinde polis tarafından gaz fişeğiyle vurularak hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın ailesi, Yunanistan’da seçimleri kazanan SYRIZA’nın lideri Aleksis Çipras’a bir mektup yolladı. Mektupta 'Aleksis ne kadar bizimse, Berkin o kadar sizin' denildi.Hürriyet gazetesinden Yorgo Kırbaki’nin haberine göre CHP Gençlik Kolları Başkanı İrfan İnanç Yıldız, Başkan Yardımcıları Nazlı Kiran ve Sinan Öztürk ile Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Gökçe Gökçen’den oluşan heyet, Elvan ailesinin mektubunu Çipras’a iletti.Anne ve baba Elvan’ın Çipras’a gönderdikleri mektup şöyle: “Aleksis ne kadar bizimse, gördük ki Berkin o kadar sizin olmuş. Berkin ve Aleksis’in yan yana fotoğrafları bizi ayıran sınırların ne kadar anlamsız olduğunu bize gösterdi. Suyun iki yanında yaşayan kardeşleriz. Siyasal anlamda Syriza’nın başarısı bize umut oldu. Dostluğun, kardeşliğin ve dayanışmanın ne olduğunu ancak bizler anlatabiliriz. Bizim şairimiz Hikmet’ten tanırız Baloyannis’i, o karanfilli gülen adamı. Bizim çocuklarımız da gülsün diye, daha yaşanılası bir ülke olsun diye umutla beklemekteyiz. Sizin gülmeniz bizim gülmemizdir. Gülen bir Yunan halkının varlığı bize umut olacaktır. Yaşasın Enternasyonalist dayanışma.”