onedio
İddiaya Göre Google, Twitter'ı Satın Alıyor
Sosyal medyanın önemli oyuncusu Twitter'in satılacağı iddia ediliyor. Satın almak isteyen ise Google.Sosyal medya devi Twitter'in satılacağı iddiaları, hisselerinin değer kazanmasına neden oldu. İddiayı gündeme getirense, Almanya'nın saygın ekonomi gazetelerinden 'Handelsblatt'.Habere göre, Google'ın Twitter'ı satın alacağı yolundaki iddialar Twitter hissesinin yüzde 3,5 oranında değer kazanmasına yol açtı.Gözlemciler Twitter'ın geçen yılın son çeyreğine ilişkin bilanço rakamlarını açıklayacağı 5 Şubat'ın dönüm noktası olacağına işaret ediyor. Popülersosyal medya platformunun negatif rakamlar açıklaması halinde bunun hissedarların baskısını artıracağı belirtiliyor.40 MİLYAR DOLAR ÖDEYECEKBu durumda Google'ın Twitter'da büyük hissedar olması ihtimal olarak görülüyor. Google'ın Twitter hisseleri için ödeyeceği rakamın 40 milyar dolara kadar tırmanabileceği belirtiliyor.Google'ın Twitter'ı devralacağı yönündeki iddialar 2009 yılında da gündeme gelmişti. O dönemde telaffuz edilen rakam 10 – 20 milyar dolar arasında oynuyordu.Google'ın bu hafta içinde uzay araçlarıyla tanınan SpaceX şirketine ortak olacağı açıklanmıştı. Google, uydu üzerinden internet hizmeti sağlayacak şirkete 1 milyar dolarlık yatırım yapıyor.Cumhuriyet
'Erdal'ın, Berkin'in Yanında Benimki Büyütülecek Bir Şey Değil'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret iddiasıyla hakkında dava açılan lise öğrencisi M.E.A., “Berkin Elvan 15 yaşında öldürüldü, Erdal Eren 17 yaşında asıldı. Aşağı yukarı ben de o yaşlardayım. Onlarınkinin yanında benim durumum pek büyütülecek bir şey değil” dedi.16 yaşındaki M.E.A sınıfından alınıp tutuklandığı 24 Aralık’tan bu yana Türkiye’nin gündeminde. Konyalı lise öğrencisi, iki gün sonra salıverilmişti. Ancak dün Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın jet onayıyla hakkında dava açıldığı ortaya çıktı.Kendisine dava açıldığını ilkokul öğrencilerine kitap dağıtmak için Beyşehir’in bir köyünde olduğu sırada öğrendiğini söyleyen M.E.A., tutuklanmasının ardından gazetecilikten vazgeçip hukuk okumaya karar verdiğini anlattı.
Bedellide Son Rakam: 112 Bin 966
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, bedelli askerlik için başvuranların sayısının dün 17.00 itibariyle 112 bin 966 olduğunu açıkladı.Bir dizi açılış ve programlar için Sivas’ta bulunan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, partisinin ocak ayı il danışma meclisi toplantısında yaptığı konuşmada bedelli askerlik yasası ile ilgili ayrıntıları paylaştı. Bakan Yılmaz, Meclis'ten bedelli yasası çıkardıklarını anlatarak, şunları ifade etti: 'Bedelli yasası şu; kimin bedelli yapacağını bilmiyoruz, bunun parayla da bir ilgisi yok. Silahlı Kuvvetleri, hem bedenen hem de mali desteklememiz lazım. Bizde kardeşlerimize diyoruz ki; Bir bedelli yasası çıkaralım ister 18 bin lira, aylık bin 500 lira ödeyerek 12 ayda 18 bin lira eder. Dolayısıyla bedelli askerliğe gidebilirsin ya da sözleşmeli erbaş yasasıyla, 3 bin lira operasyon tazminatı ile ayda 3 bin 500’e çıkıyor, biz sana para verelim. Burada profesyonel askerliğe geçişte önemli bir aşama.”45 gün önce kabul edilen bedelli askerlik yasasından faydalanan kişi sayısını açıklayan Bakan Yılmaz, “ Dün 17.00 -17.30 itibariyle bedelli askerlikten yararlanan kardeşlerimizin sayısı 112 bin 966. Bu konuda çok teşekkür alıyoruz. Yakınları nedeniyle vatandaşlar bedelli yasası nedeniyle teşekkür ediyor. Hem insanlarımızın problemini çözüyoruz, hem de Silahlı Kuvvetlerimize mali yönden destek oluyoruz.” şeklinde konuştu. Turan Temel, CHA
Nişantaşı Cinayetlerinde 5 Tutuklama
Nişantaşı'nda Vedat Şahin ve şoförü Ferdi Topal'ın öldürülmesi ile ilgili olarak mahkemeye sevk edilen 7 kişiden 5'i tutuklanırken 2 kişi ise serbest bırakıldı.İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ile Asayiş Şube Müdürlüğü'nün ortaklaşa yürüttüğü operasyonlarla gözaltına alınan 14 kişiden 7'si emniyetteki işlemlerinin bitirilmesi ile bu sabah saatlerinde Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildiler. Kalan 7 kişiden 3'ü polis tarafından, 4'ü de Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcısı Önder Yaman'ın talimatıyla emniyetten serbest bırakıldı.DHA
Galatasaray'a Burak Yılmaz Müjdesi
Antalya kampında sakatlanan ve 1 ay sahalardan uzak kalacağı söylenen Burak Yılmaz, azimli bir çalışmanın ardından sağlığına kavuştu.Galatasaray’ın  golcüsü Burak Yılmaz, arka adelesindeki önemli sakatlığı bir hafta içerisinde yenmeyi başararak, bugünkü antrenmanda takımla birlikte çalıştı. Burak Yılmaz, Alanya’daki River Plate rezerv takımı ile olan hazırlık maçında adale sakatlığı yaşamış ve yapılan kontrolünde 1 ay oynamayacağı açıklanmıştı. Ancak golcü futbolcu sakatlığı sonrasında sağlık merkezinden çıkmadı ve tedavi olarak hazır duruma geldi.Burak Yılmaz bugün takımla birlikte çalışırken, teknik ekibe Çaykur Rizespor maçında  oynayabileceğinin mesajını da vermiş oldu. Yıldız futbolcunun yarın(25 Ocak) da bir dizi daha testten geçirileceği ve son durumuna göre maç kadrosuna alınabileceği öğrenildi.Burak hazır olduğunu ve oynamak istediğini de söyleyerek, kararı teknik direktör  Hamza Hamzaoğlu’na bıraktı. Ancak Burak Yılmaz’ın sakatlığının adale sorunu olması nedeniyle teknik direktör Hamzaoğlu’nun oyuncusunu riske etmeyip, oynatmaması da büyük olasılık olarak görülüyor.Açık Mert Korkusuz
Reklam
Bahçeli: 'Türkiye'yi Mahcup Etmişlerdir'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Twitter'dan Afrika gezisine çıkan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Davos'a giden Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu eleştirdi.Erdoğan ve Davutoğlu'nun seyahatleri ile Tükiye'yi mahçup ettiğini ileri süren Bahçeli, 'Afrika'ya istismar safarisi için gidenler, Davos'a iflas duyurusu için koşanlar iki farklı coğrafyada Türkiye'yi mahcup etmişlerdir' dedi.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal paylaşım sitesi Twitter'daki takipçileri ile paylaştığı mesajlar şöyle; 'İlk ve orta öğretim kurumlarında okuyan, sayıları 18 milyona yaklaşan evladımız dün karnelerini alarak iki haftalık yarıyıl tatiline başladı. Öğrencilerimizin kimisi sevindi, haklı gururunu aile ve çevresiyle paylaştı; kimisi de boynunu büktü, üzüldü, belki de gözyaşlarına boğuldu. Karnenin kırık olması hayatın sonu değildir. Her şeyin tamir ve telafisi vardır. Azmedip çalışarak zayıflar düzelecek, yüzler gülecektir.İlim ve irfan denizinde ıslanmaya talip olmak uzun bir serüven, bitmeyen yolculuk, sonu gelmeyen kutlu bir maceradır. Gerek irfan, gerekse de ilim, insanı insan yapan vasıfların bütünü olduğu gibi, bizim ruh kökümüzü aydınlatan tılsımlı fenerlerdir. Başarmak için önce inanmak ve arzuyla istemek; sonra da buna müzahir olacak şekilde çalışmak, çabalamak lazımdır. Bir başka önemli husus ise, karnede yazmayan, aslında çok hayati olan milli ve ahlaki seviyenin durumudur. Belki matematik notu hedeflendiği gibi olmayabilir, ama maneviyat sağlamsa, milli terbiye alınmışsa mesele yoktur, açık kapatılacaktır. Ahlak güzelliği olmadan karnenin güzel olması fazla anlamlı değildir. Adalet ve insaniyeti öğrenmeden de iyi bir karne meyve vermeyecektir.Hz.Mevlana der ki; Ağaca su vermek adalet, dikene su vermek zulümdür. Adalet bir nimeti yerine koymak, zulüm ise yerinden söküp almaktır. Eğitim ve öğretim süreci bunu öğretiyor, adalet ve zulüm arasındaki ters orantıyı şuurla benimsetiyorsa yarınlar güvenceye alınmış demektir.Afrika'da okul kapatıp, okul açılması için sefere çıkanlar; önce adalet ve ahlak konusunda sıfırlarla dolu kara kaplı karnelerine bakmalıdır. Afrika'ya istismar safarisi için gidenler, Davos'a iflas duyurusu için koşanlar iki farklı coğrafyada Türkiye'yi mahcup etmişlerdir. Adalet ülküsünü aşılayacak ahlak kültürü, insanlık sevgisine ve Allah korkusuna dayanır. Bu iki alanda sınıfta kalanlar utanmayı denemelidir. Çünkü utanmak da bir erdem, bir pişmanlık ilamıdır. Ahlak karnesi felaket olanların insanlıkları fena, vefaları fuzulidir.Yalan, yakalanma korkusu taşıyan hırsız gibidir. Fakat hırsız yakalanma korkusunu aşmışsa, yalan kural, adalet ise hiç olur. Vicdani alçalmanın timsali olanların hırsıza hazine anahtarını vermesi, buna da milli irade demesi tilkinin kümese nöbetçi kalmasına benzer. Meşhur bir sorudur: Tilki kümesi iyi tanıyor diye bekçi yapılır mı? Fare mutfakta geziyor diye kedi dışarı atılır mı? Unutmayalım, yüreğiyle bakamayan yüreklice göremez. Yüreklice göremeyen, yürütmeden duramaz. Ya yurdum diyeceğiz, ya da yürüten ve yutanları seyredeceğiz. Ya kanun diyeceğiz, ya da kanun kaçaklarının gövde gösterisini izleyeceğiz. Karar ve tercih sizin…'DHA
Buzun Üzerinde Olağanüstü Yetenekler Sergileyen Buz Hokeyi Oyuncuları
Buz Hokeyi oynaması ve izlemesi zor sporlardan birisi. Oyuncuların saha içerisindeki şiddet eğilimli hareketleri ise bu sporu zevkli hale getiren etkenlerin başında geliyor. Ancak işin teknik ve yetenek kısmını da unutmamak gerekiyor. Burada da Ulusal Hokey Ligi (NHL)'nin çalışmalarından birine tanıklık edeceğiz...
Reklam
Fatih Terim: "Hepsi İle Gurur Duydum"
Manisa'da 3 kıtadan 8 milli takımın katıldığı 2015 Mercedes-Benz Ege Kupası'nın sahibi olan U16 Milli Takımı şampiyonluk kupasını aldı.Mümin Özkasap Spor Tesisleri'nde oynanan maçın ardından kupa töreni düzenlendi.Tören şampiyon olan Milli Takıma kupası ile turnuvada 2. olan Fransa ve 3. olan Çek Cumhuriyeti milli takımlarına madalyaları, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Arif Koşar tarafından verildi.
Öfkeli Tweet'ler Kalp Hastalıklarına Neden Oluyor
Sosyal medyada içimizi dökmenin ve bütün sinirimizi çıkarmanın yararlı olduğunu düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Yapılan araştırma gösteriyor ki sinirli tweet‘ler atmak kalp hastalıklarına yakalanma riskini artırıyor.Araştırmacıların açıklamalarına göre kızgın gönderiler göndermenin kalp rahatsızlıklarıyla direkt olarak bağlantısı bulunuyor. Daha önce sigara içmenin, düşük gelire sahip olmanın ve stresin kalp hastalıklarına sebebiyet verdiği ortaya çıkmıştı. Ancak Twitter ile ilgili yapılan bu araştırma yeni bir gerçeği ortaya çıkarmış oldu. Pensilvanya Üniversitesi‘nin ortaya çıkardığı bir diğer bilgi ise daha da dikkat çekici. Buna göre nefretin aksine sevgi dolu gönderiler atan ve yaşamın güzellikleriyle ilgili tweet’ler gönderen kişilerin kalp hastalıklarına yakalanma ihtimali daha da düşük oluyor.LOG
Düşen AirAsia Uçağının Gövdesi Çıkartılıyor
Endonezya'dan Singapur'a 162 yolcu ve mürettebatla uçarken 28 Aralık'ta Cava Denizi'ne düşen Air Asia uçağının gövdesini çıkartma çalışmaları başladı.Yetkililer gövdeye bağlanan iplerin kopması nedeniyle ilk denemenin başarısız olduğnu açıkladı.Bölgeden dört ceset daha çıkartılırken ulaşılan ceset sayısı 69'a çıktı. Uçağın gövdesinde daha çok sayıda ceset bulunduğu düşünülüyor.Endonezyalı yetkililer Airbus A320-200 tipi uçağın fırtınadan kaçmaya çalışırken çok hızlı bir şekilde yükseldiğine ve motorların durduğuna inanıyor.Uçağın kokpitindeki sesleri kaydeden cihaz ve karakutu geçen hafta bulunmuştu.Uçağın düşüş nedeniyle ilgili ön raporun gelecek hafta açıklanması beklenirken, kapsamlı soruşturmanın aylar süreceği kaydediliyor.Uçağın kokpitinin de aynı bölgede olduğu sanılıyor.QZ8501 sefer sayılı uçak iki saatlik uçuşun ortasında hava trafiği kontrolörlerinden bölgede sıklıkla görülen fırtına bulutlarından uzaklaşmak için izin istemişti.Ancak bölgedeki yoğun hava trafiği yüzünden izin hemen verilmemişti.Kontrolör daha sonra uçakla iletişim kurduğundaysa yanıt alanamadı ve uçak kısa bir süre sonra acil durum sinayali vermeden radarlardan kayboldu.BBC Türkçe
Reklam
13 Maddede Türkiye'de Gıda Mühendisi Olmak
Ne iş yaptığınızı, nerelerede çalıştığınızı, nasıl çalıştığınızı anlatmanız çok zor olabilir ve bunu karşınıza çıkan her insanda tekrarlamak zorunda kalabilirsiniz. Giderek kabusa dönüşen bir durumdur. Artık bıkkınlıkla 'valla bişey yapmıyorum ben abi yaaa' haline gelir.
İnternet Siteleri Toptan Kapatılabilecek
TBMM'de gelecek hafta görüşülecek torba yasa ile internette yasağın sınırı 'sitenin tümünü kapatmaya kadar' genişletiliyor.hurriyet.com.tr'de yer alan habere göre; AK Partili vekillerce TBMM’ye sunulan yeni teklife göre, 2016 yılına kadar, teknik ve teknik olmayan kayıplarının oranı ülke ortalamasının üzerinde olan dağıtım bölgelerinde, diğer dağıtım bölgelerinden farklı düzenlemeler yapılmasına, hedef kayıp-kaçak oranlarının bir önceki yılın gerçekleşmeleri dikkate alınarak ve sonraki uygulama dönemleri de dahil olmak üzere belirlenmesine Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu yetkili olacak. Böylece Güneydoğu’da faaliyet gösteren elektrik dağıtım şirketleri için belirlenen hedef kayıp-kaçak oranları aşağıya çekilebilecek. KAÇMANIN CEZASIOtoyol ve boğaz köprülerinden kaçak geçenlerin cezası da hafifliyor. Halen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine o güzergâhın en uzun mesafesine ait geçiş ücretinin on katı tutarında idari para cezası veriliyor. Teklife göre ise, geçiş ücreti vermeden gittiği yerin ücreti dikkate alınarak ceza kesilecek. Ayrıca geçiş ücretini ödeyerek cezadan muaf olmak için tanınan süre 7 günden 15 güne çıkarılacak.SİTE KAPATMABir diğer düzenlemeye göre de can ve mal güvenliğinin korunması, milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması gibi durumlarda Başbakanlık veya ilgili bakanlığın talebi üzerine internet yasaklama, tüm siteyi kapsayabilecek. Tehlike oluşturduğu belirtilen içeriğin teknik olarak engellenememesi veya ilgili içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin önlemediği durumlarda internet sitesinin tümü kapatılabilecek.575 KİŞİ ARTIRILDIsağlık bakanlığı’na bağlı olarak kurulacak olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin kadro sayısı ise bir hafta içinde 575 kişi artırıldı. Geçen hafta verilen teklifte, üniversite için bin 875 kişilik bir kadro öngörülürken, yeni rakam 2 bin 450 olacak. Bu artışta profesör kadrosunun 300’den 650’ye, doçent kadrosunun da 700’den 900’a çıkması etkili olacak.Hürriyet
Reklam
Sahip Olduğunuz Tek Bir İyi Arkadaşın Yüz Tane Gereksiz Arkadaştan Daha İyi Olduğunun 37 Kanıtı
Belki de bize dayatılan bir düşünceden belki de yalnızca doğamız gereği, çocukluğumuzdan başlayarak her zaman çok arkadaşımız olmasını isteriz ve bunun için birçok şey yaparız. Fakat bir noktaya geldikten sonra, bizim için gerçekten değerli olan bir arkadaşın, 100 sıradan arkadaştan çok daha değerli olduğunu farkederiz.Bu durum genelde lise yıllarında olur çünkü bu dönemde, onlarca arkadaşa sahip olmanın negatif yanlarını farkederiz ve bizim için değerli olan tek kişiyle daha da yakınlaşırız. İlerleyen yıllarda bu yaklaşım sürer ve eğer şanslıysak, her değerli anımızı 'tek arkadaşım' dediğimiz kişi ile paylaşma şansına erişiriz.Bir tek arkadaş sizi asla aldatmaz, arkanızdan konuşmaz ve kendi çıkarları için sizi kullanmaya çalışmaz. Bir arkadaş adeta kendinizle olmaktır ve kendinize dilediğinizi anlatabilmenin özgürlüğünü yaşayabilmektir. Ona sarılır ağlarsınız, sırlarınızı paylaşırsınız, en kötü anlarsınızda ona sığınırsınız ve aslında omuz omuza yürürsünüz. 100 arkadaşa sahip olduğunuzda bu samimiyeti ve gerçek arkadaşlığı asla bulamazsınız çünkü herkes birbirinin arkasından iş çevirir ve birbirinze duyduğunuz çocukca sevgi yok olup gider.İnsanlar hayatlarında anlam arar ve anlamı bulmanın en kolay yolu tek bir insanı karşılıksız ve safça sevebilmektir. Bir arkadaş bize bunu sağlar ve aslında mutlu eder bizi.100 tane 10 kuruşa sahip olmaktansa, 1 tane 10 liralık banknota sahip olmak yeğdir. Neden mi? İşte bazı haklı nedenler;
Reklam
'Çözüm Süreci İlerlerse Öfke Diner'
Çözüm süreciyle birlikte dağlarda silah sesleri duyulmuyor ama toplumsal olaylarda ve günlük yaşamda Kürt gençlerin öfkesi görülüyor. Al Jazeera Türk’e konuşan Sırrı Süreyya Önder’e göre öfkenin nedeni devletin şiddeti. Önder, bu öfkenin çözüm sürecin ilerlemesiyle bilim, sanat gibi alanlara kayacağını söylerken, Prof. Dr. Özer ise, “süreç olumluya doğru giderse öfke diner” diyor. Al Jazeera Türk, Kürt gençlerin öfkelerinin nedenini, neye karşı çıktıklarını, çözüm süreci nihai hedefe ulaşırsa bu öfkenin dinip dinmeyeceğini uzmanlara sordu. Çözüm sürecinin en önemli aktörlerinden HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’e göre, gençlerin öfkesi hiçbir zaman dinmez ama çözüm süreci olumlu sonuçlanırsa gençlerdeki öfke ve enerji bilime, sanata ve başka alanlara kayar.Kürt sorunuyla ilgili birçok araştırma ve kitapları bulunan Mersin’deki Toros Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Özer’e göre, Kürt gençleri süreci yakından izliyor. O’na göre, süreç olumlu bir hat üzerinde ilerlerse, ufak tefek olaylar olabilir ama bu süreci etkileyecek düzeyde olmaz. Özer “Bu süreçte demokratikleşme paketleri çıkarılırsa, öfkeli fırtına çocuklarının da öfkeleri dindirilecektir. Eğer, çözüm süreci olumluya doğru giderse öfke diner”  diyor.‘Doğum tarihlerine bakmak gerekiyor’Al Jazeera Türk’ün sorularını yanıtlayan HDP’li Önder’e göre, bu gençlerin öfkelerini anlamak için doğum tarihlerine ve aile hikâyelerine bakmak gerekiyor. Bu gençlerin yaşlarına bakıldığında çoğu 1990’lı yılların çatışmalı yıllarında doğanlar.  Önder, bu gençlerin doğdukları zaman “yakınlarının kimliklerinden kaynaklı olarak acımasız bir saldırının kurbanı” olduklarını bertiliyor. Ona göre bir diğer boyut, gençlerin geleceksiz bırakılması. Önder, öfkenin temellerinin devletin Kürt sorununa güvenlik perspektifinden baktığı 1990’lı yıllarda atıldığını ama 2000’li yıllarda da bunun sürdüğünü dile getiriyor:“Devlet bu paradigmasını süreçte bile fazlaca gözden geçirme ihtiyacı hissetmedi. Süreci siyasi aktörlerle yürütürken alanda sürecin ruhuna uygun demokratik hamleler geliştirmedi.”
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
Ali İsmail Korkmaz cinayetine ilişkin tazminat talebiyle açılan davada İçişleri Bakanlığı skandal nitelikte bir savunma yaptı. Bakanlık, dava dosyasında bulunmadığı halde  'Ali İsmail Korkmaz güvenlik güçlerine taş atmakta ve aktif olarak polise mukavemet göstermektedir' dedi ve Korkmaz'ın ölümünün 'kendi söz ve eylemlerinin etkisiyle gelişen ve kişisel kusurundan' kaynaklandığını savundu.
Demirtaş: 'Kral Senin Kralın Olabilir Ama Biz Kralını Tanımayız'
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin Konya İl Kongresi'nde yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan Kralı Abdullah Bin Abdulaziz'in ölümü nedeniyle Türkiye'de 1 günlük yas ilan edilmesine tepki gösterdi. Demirtaş, 'Kusura bakmayın biz yas tutmuyoruz. Bizim yasımız değil. Kral senin kralın olabilir, ama biz kralını tanımayız' dedi.HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ile birlikte partisinin 1'nci İl Kongresi'ne katılmak için Konya'ya geldi. Rixos Otel'de yapılan toplantıya katılan Demirtaş, bu ülke yoktan var edilirken Türk'ü, Kürt'ü, Alevisi, Sünnisi birlik ve beraberlik içinde can vererek bu ülkeyi kurup inşaa ettiğini, ancak günümüzde insanların birbirlerini giderek daha başka ötekileştirdiklerini belirtti. Demirtaş, 'Bize kendi anavatanımızda, kendi topraklarımızda köle muamelesi yapılmış. Şimdi geldiğimiz noktada bütün bunları çözelim, bir arada eşitçe, kardeşçe yaşayalım diye bir politika üretiyoruz. Ama birileri ısrarla bize ya tek olacaksınız diyor, ya da ben sizi bu topraklarda yaşatmam diyerek, inkarı dayatarak, sürgünü dayatarak, asimilasyonu dayatarak bir kez daha o hatalı politikalarla bizi karşı karşıya bırakmak istiyor. Ben tekçiliğe karşıyız dediğimde, bölücü müsün diyorlar. Allah aşkına herkes, bunu söyleyen herkes, önce elini vicdanına koysun. Birlik içinde kardeşçe yaşamak mı bölücülüktür. Tekçiliği dayatarak, faşizmi bu halka zorlayarak, dayatarak ırkçılık yapmak mı bölücülüktür? Asıl bizi birbirimize kışkırtan bölücülüktür' diye konuştu.'DEVLET BİZDEN KORKSUN'Demirtaş, 'Artık herkes bu mevcut siyasetteki çürümüşlükten bıktı. Ben de usandım bunlardan, o yüzden siyasete atıldım. Halkına bağıran, çağıran hakaret eden siyasetçiden bıktık artık. Politikada koltuğu sadece kendisi, ailesi için kullanan siyasetçilerden bıktık artık. Devleti babasının malı gibi kullananlardan bıktık artık. Devletten korkmaktan bıktık artık. Devlet bizden korksun istiyoruz. Bunu değiştirmenin yolu önce birbirimizden korkmayı bırakmak lazım. Tanımadığımız şeyden korkarsınız. Aleviyi tanımazsanız, Sünniyi tanımazsanız korkarsınız' diye konuştu.SUUDİ KRALIN ÖLÜMÜ NEDENİYLE YAS İLAN EDİLMESİNE TEPKİSelahattin Demirtaş, Suudi Arabistan Kralı Abdullah Bin Abdulaziz'in ölümü nedeniyle Türkiye'de 1 günlük yas ilan edilmesine tepki gösterdi. Demirtaş, şöyle konuştu:'Bugün ulusal yas ilan ettiler. Elbette ki Suudi topraklarında kutsallarımız var. Elbette ki Hz. Peygamber efendimizin emanetleri var. O kutsallar elbette İslam aleminin değeridir. Fakat o kutsal o topraklardadır diye Suudi Kralı da, altın sarayda oturan da kutsal mıdır kardeşim? İsmi Suudi Kralı diye biz de onu kutsal mı sayacağız? Hiç kusura bakma. 30 karısı var. 60 çocuğu var. 20 milyar dolar serveti var. Tuvaleti altından olmazsa yapamıyor beyefendi. Bir de onu kutsal kabul edeceğiz. Hayatında tek bir gün tek bir saniye Müslüman gibi yaşamamışlar bunlar. Adı Suudi Kralı ama tek bir gün Hz. Peygamber gibi yaşamamış. 48 uçakla seyahat yapıyorlar. Bir ülkeden bir ülkeye giderken 48 uçakla gidiyor bunlar. Çocukları, eşleri, arabaları, özel eşyaları gittikleri yere bütün lüksleriyle gidiyor. Allah günahlarını affetsin. Ölmüş diye biz de yas tutacağız ulusal yas. Kusura bakmayın biz yas tutmuyoruz. Bizim yasımız değil. Kral senin kralın olabilir, ama biz kralını tanımayız. Kusura bakmayın. Bu ülkenin 12 milyon taşeron işçisi var. Senin kralın, tek bir günlük akşam yemeğinin masrafı, bin tane taşeron işçisinin bir ayda aldığı maaştır. Sen utanmadan 12 milyon taşeron işçisine, 10 milyon açlık sınırının altında yaşan insana kralımız öldü, ulusal yas tutuyoruz diyeceksin. Hiç sanmıyoruz insanların buna üzüleceğini. Kusura bakma. Allah günahlarını affetsin. Ölünün ardından konuşulmaz ama ulusal yas ilan etmek zorunda değiliz.''ONLAR KRALDAN YANA, BİZ İŞÇİDEN YANAYIZ'Başbakan Ahmet Davutoğlu'ndan ulusal yas ilan edilmesinin sebebiyle ilgili açıklama beklediğini ifade eden Demirtaş, 'Sayın Başbakan, doğrusu merak ediyorum neye dayanarak Suudi Kral öldü diye Türkiye'de 1 gün yas ilan edildi, açıklamanızı bekliyorum. Bu ülkenin ne evlatları öldürüldü burada katledildi sen başsağlığı dilemedin. Sokakta katledilen çocuklar Roboski’de katledilen evlatlar için başınız sağ olsun demedin. Bu hükümetin değerleriyle bizim değerlerimiz uyuşmuyor. Onlar kraldan yanalar. Kraldan daha kralcılar biz işçiden yanayız, çiftçiden yanayız, emekçiden yanayız' diye konuştu.DEMİRTAŞ'IN İSTANBUL ADAYLIĞIKongre sonrası gazetecilerin sorularını cevaplayan Demirtaş, 'İstanbul 1'inci bölgeden aday olacağı, Pervin Buldan 'ın da 3'üncü Bölgeden aday olacağı' şeklinde çıkan iddiaların sorulması üzerine, 'Bunların hiçbiri tartışılmadı. Adaylar başvursun, biz değerlendireceğiz. Kimi nereden aday gösteririz. hangi bölge hangi şehir daha uygun olur. Bunların tamamı kapsamlı çalışma bittikten sonra netleşir. Şu şuradan adaydır demek için çok erken. 1-2 aylık bir çalışma yaptıktan sonra netleşir. Doğulusu batılısı yok herkes her yerden aday olur' dedi.Demirtaş ve beraberindeki milletvekili Hasip Kaplan, Şanlıurfa'ya gitmek için kentten ayrıldı.DHA
Reklam