Camide Resmi Nikâh Yolda mı?
Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için ‘Mahalleli etkin olsun’ diyen AKP’li İsmet Uçma’nın evlilik ehliyeti önerisi jet hızıyla yasalaştı. Uçma, camide nikâh kıyılması gerektiğini söyledi.AKP İstanbul Milletvekili İsmet Uçma, TBMM Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerini Araştırma Komisyonu’nda Resmi Gazete’de dün yayımlanan “Evlilik Ehliyeti” uygulamasını savunurken dün de yeni önerilerde bulundu.Daha önce “mahalle namusu” diyerek tartışmalara neden olan Uçma, “Belediyelerin dışında da müftülüklerimizde ve düzenlemeye uygun camilerin içinde isteyenler nikah akitlerini yaptırabilmeliler. Bir bütün olarak alınmalı. Evlendirme dairesi, müftülük, okul, rehberlik, muhtar tamamı bir sosyal bilince yönelik hareket etmeli. Ve gerçekten bunları o zaman önleyebileceğimizi düşünüyorum” şeklinde konuştu.Örgütlü suç kapsamına girsinEvlilik ehliyeti önerisinin yasalaşmasını memnuniyetle karşıladığını söyleyen Uçma ayrıca “Kadına yönelik şiddet aile, kabile, aşiret kararıyla işlenmesi durumunda bunların örgütlü ve organize suç kapsamına alınması gerekmektedir. Bunu mutlaka hayata geçirmemiz gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.Ehliyeti olmayan evlenemezBakanlar Kurulu, Kadına Yönelik Şiddetin Araştırılması Komisyonu’nda dile getirilen “evlenme ehliyeti”ni gündemine alarak, “Evlenme Yönetmeliği”nde değişiklik yaptı. Bakanlar Kurulu, yönetmeliğe “Evlenme ehliyet belgesi: Kişinin evlenme anındaki milli hukuka göre evlenme ehliyeti ve şartlarının yer aldığı ve evlenmeye sakınca bulunmadığını gösterir belgeyi” alması gerektiği maddesini eklendi.Meclis’te Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerini Araştırma Komisyonu’nda “Evlenme ehliyeti getirelim” diyen AKP İstanbul Milletvekili İsmet Uçma’nın önerisi yasalaşmış oldu.16 yaşa hâkim izniİçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nde evlenme ehliyeti ve şartları özetle şöyle sıralanıyor:18’i doldurmuş, mahkemece vesayet altına alınmamış olan erkek ve kadın başka bir kimsenin rızası veya iznine bağlı olmaksızın evlenir.17’yi tamamlayan erkek ve kadın velinin izni, veli yoksa vasi veya vesayet makamının izni ile 16 yaşını dolduran kadın ve erkek hâkimin izni ile evlenebilir.Evlenme ehliyet belgesi, çiftlerin bağlı olduğu ilçenin nüfus müdürlüklerinden alınıyor.‘İnkılap ilkeleri’ çıkarıldıEski yönetmelikte evlenme başvurusunda çektirilmesi gereken fotoğrafta; “İnkılap ilkelerine uygun kıyafet içerisinde” denilirken, yeni yönetmelikte hüküm değişerek “İnkılap ilkelerine uygunluk” kriteri çıkarıldı. Hüküm, “Fotoğrafın, renkli ve ön cepheden baş açık, sivil giysilerle çekilmiş olması ve son altı ay içerisinde çekilmiş olması gerekir. Kadınların alın, çene ve yüzleri açık olmak şartıyla başörtülü fotoğrafları da kabul edilir” diye düzenlendi.Önce utancı kaldırınTürkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, bir ehliyet gerekiyorsa öncelikleMedeni Kanun’daki evlilik yaşı sınırının 18’e çekilmesi gerektiğini söylerken Türk Kadınları BirliğiBaşkanı Sema Kendirci “18 yaşın altı çocuktur, önce bu utancın kaldırılması gerekir” dedi.Cumhuriyet
'İki Hafta İçerisinde Müzakere Sürecine Geçilebilir'
HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, önümüzdeki hafta HDP heyetinin bir kez daha İmralı Adası'na gideceğini ve bir-iki hafta içerisinde müzakere aşamasına geçilmesini beklediklerini açıkladı. HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Meclis Grup Toplantı Salonunda gazetecilerle sohbet toplantısı düzenledi. Hakan Fidan'ın istifası ve çözüm sürecine etkisine yönelik bir soruya Yüksekdağ, 'Siyasi iktidarın kendi içindeki gelişmelerden bir tanesi. Çözüm sürecinde önemli bir rol oynamış birisi. Çözüm süreci Türkiye siyasetinden kişi ve kadrolardan bağımsız bir alandır. Çözüm sürecinin yürütülmesi ve organizasyonunda çok ciddi bir değişiklik oluşturacağını düşünmüyorum. Çözüm süreci devletin bir sorumluluğudur; toplumsallaşmış bir sorundur. İstifa etmiş olmasını çözüm sürecine çok etkili ve belirleyici olacağını düşünmüyorum.' şeklinde cevap verdi. 'PAKETİN TÜRKİYE SİYASETİ VE ÇÖZÜM SÜRECİ AÇISINDAN RİSK OLDUĞU AÇIK' Güvenlik paketi adı altında yaşanılan tartışmanın aslında bir trajedi olduğunu vurgulayan Yüksekdağ, güvenlik paketine sadece itiraz etmekle yetinmeyeceklerini, çıkarmama tavrının yanında yapıcı öneriler de sunacaklarını kaydetti. İç güvenlik paketiyle ilgili iktidarla bir görüşme olup olmadığına ilişkin bir soruya Yüksekdağ, 'Hükümetle somut, birebir görüşme yok. Pazarlık içinde bir görüşme yok. Bu paketin Türkiye siyaseti ve çözüm süreci açısından bir risk olduğu açık. Tüm muhalefet partileri bu pakete karşı olduklarını ilan ettiler. Bu paketin çıkarılması zaten tartışmalı hale gelmiştir. Bu itirazların paketin geri çekilmesi, kayde değer bir biçimde revize edilmesine dönüşmesini temenni ediyorum. Ertelemeyi iktidarın yeterince pakete güvenmediğinin, kendi tavrına yeterince güvenmediğinin bir işareti olduğunu düşünüyorum.' şeklinde konuştu.'ÖCALAN GÖRÜŞMELERİNDE İÇ GÜVENLİK PAKETİ ELE ALINMADI'Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Hakan Fidan istifasına yönelik bir açıklamalarının sorulması üzerine Yüksekdağ, siyasi iktidarın kendi içinde yaşadığı bir çelişkinin ifadesi olduğunu kaydetti. Bu kritik dönemin aşılması için iktidardan ve Cumhurbaşkanı'ndan demokratik ve kararlı bir duruşu sergilemesini beklediklerini ifade etti. İç güvenlik paketinin Öcalan ile yapılan görüşmelerde bir madde olarak ele alınmadığını belirten Yüksekdağ, İmralı'da yürütülen tartışmalarda bu paketin ele alındığına dair bir bilgilerinin olmadığını söyledi. Yüksekdağ, 'İç güvenlik paketi, sürecin ruhuna ve amacına aykırıdır bu paket. Bunu net bir biçimde ifade ediyoruz.' dedi.'UĞURSUZ VE DAYANIKSIZ BİR KEHANETTİR'HDP'nin yüzde 10 barajını aşamamasıyla ilgili yapılan tartışmayı 'Uğursuz ve dayanıksız bir kehanettir.' ifadeleriyle değerlendiren Yüksekdağ, barajı aşacaklarını vurguladı. 'HDP bugün üçüncü bir odak olmuştur.' diyen Yüksekdağ, gittikçe kendisini geliştiren, ilerleten bir siyasi çizgide devam ettiklerini söyledi. Artık 9,5-10,5 bandının kendileri için yakalanan bir aralık olduğunu dile getiren Yüksekdağ, 'Yüzde 15'in üzerinde çıkarsak kimse şaşırmasın. Biz kendimizi şaşırmamaya hazırlıyoruz.' diye konuştu.'Barajı aşamazsak şu olur' diye tek bir laf söylemedik.' diyen Yüksekdağ, bütün hazırlıkları barajı sadece aşmak için değil çok üzerinde alarak bir alternatif olmak istediklerini söyledi. Seçeneklerin zaten önceden oluşturulduğunu belirten Yüksekdağ, A, B, C diye planları olmadığını ve tüm planların mevcut olduğunu vurguladı. Yüksekdağ, HDP'nin Meclis'e girmeme ihtimalinin sadece hükümet ve siyasi iktidar eliyle yürütülecek bir darbeyle olacağını savundu. Bir komplo olmaması halinde barajı aşmalarının önünde bir engel olmadığına dikkat çekti.KOMPLO VE DARBE GİRİŞİMİYüksekdağ, 'Somut bir darbe, komplo duyumumuz yok. Nasıl HDP'nin barajı aşamaması bir ihtimal ve olasılıksa; komplo ve darbe girişimi de sadece bir olasılıktır. Bir bilgimiz olduğu için bunu söylemedim. Bu da bir olasılıktır.' ifadesini kullandı. İktidar ve muhalefet tarafından HDP'nin barajı aşamaması için sistematik bir çaba olduğunu ve bunun görmezden gelinemeyeceğini dile getiren Yüksekdağ, iç güvenlik paketinin getirilişiyle ilgili 'Paketi getirmede devlet terörünü artırma hesaplarınız, sokakları germe hesaplarınız mı var?' diye sordu. '2015 seçimlerinden önce bu paket çıkarsa, icrasına yine bakarız ama bu siyasette çok acı dersler aldık. Artık bir ders, bir risk daha kaldıracak durumda değiliz. Seçimlere güvenlik ve huzurun sağlandığı koşullarda gitmek zorundayız.' diyen Yüksekdağ, kendilerine hala seçimlere 'bağımsız olarak girin' baskısı yaptıklarını söyledi. 'ŞU AN MÜZAKEREYE GEÇİLME SÜRECİDİR'Çözüm sürecine ilişkin bir soruya Yüksekdağ, 'İleriye gitme hazırlığı var. İleriye gitme, götürme hazırlığı var karşılıklı olarak. Şu an o aşamadayız. Önümüzdeki bir iki hafta içinde bunun somut hale bürüneceğini düşünüyoruz. Müzakereye geçildiğine yönelik iki tarafın da kamuoyuna bir açıklama yapması uygun olacaktır. Süreç şu an müzakereye geçilme sürecidir. Geçilmediği takdirde ortak açıklama da olmaz. Hükümet hazırlıklarını tamamladıktan sonra müzakereye gidilecektir. İki hafta içinde hükümet tarafından bu kararı vermesini bekliyoruz. Hükümetin ciddi bir karar verip çıkış yapması gerekiyor. Sadece iyi niyet ve tek taraflı bir çabayla bir yere varılamaz.' sözlerini kaydetti. CHA
Tanımadığınız Bir Kıza Facebook'tan Mesaj Atmadan Önce Göz Önünde Bulundurmanız Gereken 15 Şey
Sosyal medyada fink atarken güzel bir kız görüp de tanışmak için mesaj atmak hepimizin aklına gelmiştir. %90 ihtimalle başarısızlıkla sonuçlanacak olan girişiminizde şans faktörünü arttırmanız için göz önünde bulundurmanız gereken 21 maddeyle sizi başbaşa bırakıyorum. Parmaklarınıza kuvvet. Sonuçları bildirmeyi sakın unutmayın.Kaynak: Facebook The Others Project Sayfası (https://www.facebook.com/TheOthersProject)
Kılıçdaroğlu: 'MİT Siyasallaşıyor'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Hakan Fidan'ın Milletvekili adaylığı için istifasıyla ilgili soruya, 'Milli İstihbarat Teşkilatı'nın siyasallaştığını gösteriyor' yanıtını verdi.İstanbul İl Başkanlığını ziyaret eden Kılıçdaroğlu İl Yöneticileriyle toplantı yaptı. İl Başkanlığı'ndan ayrılırken basın mensuplarının Fidan'la ilgili sorusuna yanıt veren Kılıçdaroğlu, ' Milli İstihbarat Teşkilatının siyasallaştığını gösteriyor. Zaten biz bunu daha önce ifade ediyorduk ama onlar inkar ediyorlardı. Böylece gerçekler de gün yüzüne çıkmış oluyor ' diye konuştu.'ORTADOĞU'YA BARIŞI CHP GETİRECEK'CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 'Suriye'de sorunları çözeceğiz. Irak'ta sorunları çözeceğiz. Göreceksiniz, Ortadoğu'ya barışı Cumhuriyet Halk Partisi getirecek' dedi.İSTANBUL İL BAŞKANLIĞI'NI ZİYARETCHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu göreve yeni başlayan İstanbul İl Başkanı Murat Karayalçın ve İl Yönetim Kurulu üyelerini ziyaret etti. Partinin 4. Levent'teki İstanbul İl Başkanlığı Binasında gerçekleşen görüşme yaklaşık 1 saat sürdü. Yöneticilerin seçim hazırlıklarına ilişkin bilgi alan Kılıçdaroğlu toplantının ardından bir açıklama yaptı.'BİRİNCİ SINIF DEMOKRASİ İSTİYORUZ'Türkiye'de demokrasinin özellikle son 3 yılda, hukuken ve ahlaken ağır yaralar aldığını tekraren söyleyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,' Hukukun üstünlüğü Anayasası'nda yazılı bir ülkeyi düşünün. Cumhurbaşkanı olarak seçilen kişi Anayasa'ya uymuyor. Ettiği yemine bağlı kalmıyor. 'Anayasa'yı dinlemem' diyor. Adı yolsuzluğa karışmış 4 bakanın TBMM'de, AKP Milletvekilleri tarafından aklandığını düşünün. Ahlaken sıfırlanmış bir süreci yaşıyoruz. Hukuken sıfırlanmış bir süreci yaşıyoruz. Şunu özellikle herkesin bilmesini isterim. Birinci sınıf Demokrasiyi istiyorum bu ülkede. Ahlaki değerlere sahip olmak ve onları yüceltmek istiyoruz. Hukuksuzluk, yolsuzluk, hırsızlık , adam tanımamazlık, bunların tamamını çöp sepetine atmak istiyoruz. Temiz siyaset, ahlaklı siyaset, halkına hesap veren siyaset, malvarlığını açıklamaktan kormayan siyaset, 'İsviçre bankalarında param var mıdır, yok mudur' ? Bunun telaşına kapılmayan bir siyaset. Yoksulluğu sıfırlamış, yoksulluğu idare eden değil, yolsuzluğu bitirme konusunda azimli olan bir siyaset. İstediğimiz budur'diye konuştu.'SADECE CHP DUR DİYEBİLİR'Parti olarak sandıklara sahip çıkacaklarını söyleyen Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: Bizim şikayet etme lüksümüz yok. Artık oturup düşünme ve eylem zamanıdır. Hareket zamanıdır. Demokrasi gidiyor. Ahlaksızlık diz boyu. En kutsal değerlerimiz, siyasete kurban edilmiş durumda. Etnik kimlik üzerinden siyaset yapılıyor. İnanç üzerinden siyaset yapılıyor. Yaşam tarzı üzerinden siyaset yapılıyor. Buna dur demek lazım. Dur diyecek tek organ vardır. Onun adı da CHP'dir.'DİRENME EVRENSEL HAKTIR'Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının ortadan kaldırılmak istendiğini belirten CHP lideri,'Bütün ülkelerde temel bir haktır bu. Bizim Anayasamıza göre de haktır. Elimizden alınmak isteniyor. Anayasası çalışmayan, askıya alınan. Hukuku askıya alınan.Yasama organı yani TBMM, yürütme organının arka bahçesi haline dönüşen, yargıyı siyasallaştıran bir sistem doğru bir sistem değildir' diye konuştu.Bu sisteme karşı direnmenin herkesin temel görevi olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, 'Bu direnme evrensel bir haktır. Bu kural hepimizin unutmaması gereken temel bir kuraldır'dedi.'4 MİLYON HANEYE ULAŞACAĞIZ'İstanbul'da 4 Milyon hane olduğunu ve İl Başkanı Karayalçın'dan bütün hanelere ulaşma sözü aldığını söyleyen Kılıçdaroğlu, ' Emin olun 12 yıl süre verdiler bu iktidara. 12 yıl. Biz 12 yıl istemiyoruz. Türkiye'nin sorunlarını çözmek için 4 yıl istiyoruz. 4 yıl. 4 yılda göreceksiniz, çağdaş, uygar bir Türkiye, sorunları çözülmüş bir Türkiye yaratacağız 'dedi.'HERKESİN SENDİKASI OLACAK'Türkiye'de 2 Milyon taşeron işçisi olduğunu iktidara gelmeleri halinde taşeron işçiliği tarihe gömeceklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, ' Herkesin kadrosu olacak. Herkesin sendikası olacak. Herkesin toplu sözleşme hakkı olacak. Çünkü biz Sosyal Demokrat bir partiyiz' dedi.'ORTADOĞU'YA BARIŞI CHP GETİRECEK'Kavgadan uzak bir Türkiye hedeflediklerinin altını çizen CHP lideri,' Sadece içeride değil, dışarıda da öyle olacak. Suriye'de sorunları çözeceğiz. Irak'ta sorunları çözeceğiz. Göreceksiniz, Ortadoğu'ya barışı CHP getirecek'diye konuştu.'TEMEL HARCI KADINLAR ATACAK'Bu seçimlerde kadınlara büyük görevler düştüğünün altını çizen CHP lideri konuşmasını şu sözlerle tamamladı: Sadece CHP'li kadınlara seslenmiyorum. Çocuğunu seven, ülkesini seven, geleceğe umutla bakmak isteyen bütün kadınlara sesleniyorum. Huzurlu bir ev mi istiyorsunuz. Akşam evinizde tencere mi kaynasın istiyorsunuz. Çoçuklarınız için kavgadan uzak, huzurlu bir Türkiye mi istiyorsunuz. Gelin, 4 yıl için yetki verin. Yeni huzurlu bir ülke inşa edeceğiz. Bu inşaatın temel harcını da bu ülkenin kadınları atacaktır.Özgür ALTUNCU- Özgür ARSLAN | DHA
Edirne Valisi Tahtaya Osmanlıca 'Süt İçin' Yazdı
Edirne Valisi Dursun Ali Şahin, kent genelindeki okullarda süt dağıtımına katıldı. Vali Dursun Ali Şahin, kampanyanın sloganı 'Sağlık için süt için' cümlesini tebeşirle tahtaya Osmanlıca yazdı.Edirne Şükrüpaşa İlkokulu’nda düzenlenen süt dağıtımına katılan Edirne Valisi Dursun Ali Şahin, minik öğrencilerle birlikte sıralarında oturarak süt içti. Vali Şahin, öğrencilere sütün önemini anlatarak, 'Allah’ın en güzel yarattıklarından birincisi insan ikincisi de süttür' dedi.Vali Dursun Ali Şahin, kent genelinde 18 bin 600 öğrenciye süt dağıtımı yapılacağını söyledi. Minik öğrencilerin sıralarında yanlarına oturan Vali Şahin, onlarla birlikte süt içmeyi de ihmal etmedi.Kampanya sloganını kara tahtaya Osmanlıca yazdıEdirne Valisi Dursun Ali Şahin, Şükrüpaşa İlkokulu’ndaki programının sonunda, ülke genelinde uygulamaya başlatılan kampanyanın sloganı olan 'Sağlık için süt için' cümlesini kara tahtaya Osmanlıca yazdı. Bir gazetecinin 'Sloganı neden Osmanlıca yazdınız' sorusuna ise Vali Şahin, 'Dikkat çeksin diye. Bu durumda daha fazla dikkat çeker. Şimdi de siliyoruz' diyerek, sınıfta bulunan öğretmene silmesi konusunda talimat verdi.DHA
Göktürk Ural'dan Ergin Ataman'a Tokat Şikayeti!
Galatasaray Kulübü'nün basketboldan sorumlu yönetim kurulu üyesi Can Topsakal, genç oyuncu Göktürk Ural'ın Ergin Ataman hakkında TBF'ye şikayette bulunduğunu söyledi.Topsakal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, uzun süredir kulüpten ücretini alamayan Ergin Ataman'la ilgili son durumu aktardı.Ergin Ataman'ın geciken ödemeleriyle ilgili konuyu dün yönetim kurulunda görüştüklerini anlatan Topsakal, 'Galatasaray Liv Hospital Başantrenörü Ergin Ataman'a bugün iki aylık ödeme yaptık. Kalan bölümü de yine yavaş yavaş ödeyeceğiz. Herhangi bir sorunumuz yok. İmkanımız oldukça biriken ödemeyi kapatacağız ama tarih veremiyoruz. Şu anda hocamızın alacaklarının iki aylık bölümünü yatırmış olduk' şeklinde konuştu.Ataman'ın genç oyuncuya tokat atmasıCan Topsakal, Galatasaray Liv Hospital Başantrenörü Ergin Ataman'ın, Türkiye Basketbol Ligi'nde son oynanan NSK Eskişehir Basket maçının ardından soyunma odasında genç oyuncu Göktürk Ural'a tokat atmasını hoş karşılamadıklarını söyledi.Sarı-kırmızılı idareci, 'Bundan dolayı memnun değiliz. Oyuncunun babasıyla görüştüm ve Türkiye Basketbol Federasyonu'na şikayette bulunacaklarını söyledi. Bunu da biz engelleyemeyiz' ifadelerini kullandı.Topsakal, yaşanan olayla ilgili yönetim kurulu olarak aldıkları bir karar bulunmadığını aktarırken, Kulüp Başkanı Duygun Yarsuvat'ın Ergin Ataman'la konuyu görüşeceğini ve daha sonra karar vereceklerini sözlerine ekledi.
Reklam
"Türkiye'yi Derin ve Uzun Süreli Bir İç Gerilim Beklemekte"
Ertuğrul Kürkçü, “İç Güvenlik Tasarısı’nın kabulü halinde, Türkiye, eğer hala dönmemişse bir polis devletine kesin olarak dönecektir. İç Güvenlik Tasarısı Meclis’ten geçerse, Türkiye’yi derin ve uzun süreli bir iç gerilim beklemektedir” diye konuştu.HDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, TBMM’de basın toplantısı düzenledi.Demokrasinin Güçlendirilmesi İçin Uluslararası Sözleşmelerin Tanınmasına ve Bazı Temel Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ni TBMM Başkanlığı’na sunduğunu söyleyen Kürkçü, teklifinin, 7 uluslararası anlaşmaya konulan çekincelerin kaldırılmasını; Siyasi Partiler Kanunu, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun yürürlükten kaldırılmasını; seçim barajının sıfırlanmasını; Cemevlerine ibadethane statüsünü verilmesini öngördüğünü söyledi. Kürkçü, bu teklifin yasalaşmasının çözüm sürecinde “bir alan temizliği” olacağını belirtti.Kürkçü, “İç Güvenlik Tasarısı’nın kabulü halinde, Türkiye, eğer hala dönmemişse bir polis devletine kesin olarak dönecektir. İç Güvenlik Tasarısı Meclis’ten geçerse, Türkiye’yi derin ve uzun süreli bir iç gerilim beklemektedir” diye konuştu. Tasarının görüşmelerinin iki haftadır ertelendiğinin anımsatılması üzerine Kürkçü, şunları söyledi:“Muhalefet partileri bu yasaya karşı koydukları gerekçelerde samimiyseler bunun yasalaşmaması için İçtüzük imkanlarını sonuna kadar kullanacaklardır. Bu imkanlar kullanılırsa bu yasanın AK Parti’nin sandığı gibi kolay geçmesi mümkün değildir. Onun için belli değişiklikler yapmayı düşünüyor olabilirler. Bu paket gündemdeyken bir çözüm sürecinin işletilmesinin eskisi gibi kolay olmayacaktır. Hangi sebeple geciktiriyorlarsa sonsuza kadar geciktirmelerini tercih ederiz.”Hakan Fidan’ın istifasıyla ilgili bir soruya da Kürkçü, “Bu AKP’nin meselesi. Cumhurbaşkanı’nı üzdüğü anlaşılıyor. Onun dışında bizi üzen ya da sevindiren bir taraf yok” dedi. DHA
Reklam
Boston Dynamics Akıllı ve Dengeli Robot-Köpek Spot’u Tanıttı
İleri seviye akıllı robotlar tasarlayan Amerika merkezli Boston Dynamics köpeği andıran yeni robotunu tanıttı. ABD Savunma Bakanlığı’na bağlı Darpa ajansı için robot bilim alanında Ar-Ge çalışmaları yapan şirket, 2013 yılında Google tarafından satın alınmıştı. Şirket bu süreçten sonra yine kendi içinde özerk olarak projelerini geliştirmeye devam etmişti.
İşçinin Sağlığı Torbanın Dibinde Kaldı
Art arda yaşanan iş cinayetlerinin ardından gündeme gelen torba yasa Meclis Genel Kurulu'na havale edildi. Tasarının işçi sağlığı ve güvenliğine ilişkin yasal düzenlemeleri geliştirmesi beklenirken, işçi sağlığı torbanın dibinde kaldı. Esnek çalışma düzenlemelerinin de yer aldığı yasa patronlara çok sayıda af ve erteleme getiriyor.Evrensel'den Şeref Nuhas'ın haberine göre tasarıda işçi sağlığı ile ilgili birkaç kısmi iyileştirme yer alırken, patronlara çok sayıda af ve erteleme getirildi. Öte yandan tasarıda işçilerin sağlık ve güvenliğini daha da kötüye götürecek esnek çalışma düzenlemeleri yer alıyor.BİLDİRİM VE İŞYERİNDE İLAN ZORUNLULUĞUİşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı, işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili alınması gereken önlemleri işverene bildirmekle yükümlü. İşveren, “Hayati tehlike arz eden” hususlarla ilgili önlemleri yerine getirmezse, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı, bu durumu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bildirmek zorunda. Tasarının 1’inci maddesi ile bu bildirim zorunluluğu genişletildi. Bu maddeye göre, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı, “Hayati tehlike arz eden” konuların yanı sıra işverene bildirdiği ancak işverenin gereğini yapmadığı “acil durdurmayı gerektiren eksiklik ve aksaklıkları” da Bakanlığa bildirecek. Öte yandan, Bakanlığa yapılan bu bildirim, artık, işyerinde çalışanların görebileceği bir yerde de ilan edilecek.GÜVENCE VE YAPTIRIMDA ARTIŞTasarı ile işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarına, bu bildirimlerle ilgili yaptırımlar ve güvenceler getirildi. Tasarının 1’inci maddesine göre, bildirim yapmadığı tespit edilen işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarının belgeleri 3 ay, tekrarında ise 6 ay askıya alınacak. Kötü niyetle gerçek dışı bildirimde bulunduğu mahkeme kararıyla tespit edilenlerin ise belgeleri 6 ay süreyle askıya alınacak. Öte yandan, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının, bu bildirimden dolayı iş sözleşmesine son verilemeyecek ve hiçbir şekilde hak kaybına uğratılamayacak. Aksi takdirde işveren hakkında, işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanının bir yıllık ücreti tutarından az olmamak üzere tazminata hükmedilecek.ÜÇÜNCÜ UYARIDA TAZMİNATSIZ FESİHTasarının 2’nci maddesine göre, kişisel koruyucu donanım kullanmayan, makine ve teçhizatın koruyucunu etkisiz hale getiren, iş ile ilgili güvenlik kurallarına uymayan işçiler, işveren tarafından ayrı ayrı üç defa yazılı olarak uyarılacak. Üçüncü uyarıda, işveren işçiyi haklı nedenle derhal fesih yoluyla, tazminatsız işten çıkarabilecek. Bu düzenleme, bir yönüyle işverenin tazminatsız işten çıkarma hakkını genişletirken, diğer yönüyle de daraltıyor. Bu maddeye göre normalde tazminatsız işten çıkarmaya neden olabilecek ağır kusurları işleyen işçiler ancak üçüncü uyarıda tazminatsız işten çıkarılabilecek. Bununla birlikte, işçiler, tazminatsız işten çıkarmayı gerektirmeyecek en küçük üçüncü hatada tazminatsız işten atılabilecek.YAPTIRIMLARDA ARTIŞA GİDİLİYORTasarının 3’üncü maddesine göre, bir işyerinde “işin durdurulması” kararı verildiğinde, mülki idare amirleri, bu kararı, “Kolluk kuvvetlerinin marifetiyle” yerine getirecek. Çok tehlikeli sınıfta yer alan ve kamudan ihale ile alınan işlerde üretim zorlaması nedeniyle hayati tehlike oluşturacak şekilde çalışma biçimleri işin durdurulması sebebi sayılacak. İşyerinde durdurulan işlerde izinsiz çalışma yaptıran işveren veya işveren vekillerine üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilecek. Tasarının 4’üncü maddesine göre ölümlü iş kazası meydana gelen işyerlerinde kusuru yargı kararı ile tespit edilen işveren, kusuru oranında iki yıla kadar kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanacak. Tasarının 5’inci maddesi ile işverenlerin İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda yer alan kurallara uymaması durumunda verilen idari para cezaları artırılacak.TORBADAN PATRONA ERTELEME ÇIKTI30 Haziran 2016 tarihine kadar çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde (A) sınıfı yerine (B) sınıfı iş güvenliği uzmanı çalıştırılmasına olanak sağlayan geçici düzenleme 1 Ocak 2018 tarihine, tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde ise (B) sınıfı iş güvenliği uzmanı yerine (C) sınıfı iş güvenliği uzmanı çalıştırılmasına ilişkin geçici düzenleme 1 Ocak 2017 tarihine kadar uzatılıyor.İŞÇİYİ HEKİMSİZ BIRAKANLARA AF GELİYORTasarının 8’inci maddesinin yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirme yükümlülüğünü yerine getiren işverenlere, geriye dönük idari para cezası uygulanmayacak. Böylece aylardır, hatta yıllardır işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı çalıştırmayarak işçilerin sağlığını ve güvenliğini tehlikeye atan patronlar, 6 ay içinde yükümlülüklerini yerine getirdiklerinde affedilmiş olacak.CEZA GİTTİ TEŞVİK KALDITasarının 28’inci maddesi ile çok tehlikeli sınıfta yer alan ve ondan fazla çalışanı bulunan işyerlerinde üç yıl içerisinde ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmediğinde teşvik, geldiğinde ise ceza niteliğinde bir düzenleme yer alıyordu. Böyle bir kaza meydana gelmediği takdirde, işsizlik sigortası işveren payı 3 yıl süreyle yüzde 2’den 1’e düşürülecek, böyle bir kaza olduğu takdirde ise yüzde 2’den 3’e çıkarılacaktı. Öte yandan bu teşvikten yararlanıp iş kazasını bildirmeyen işverenlere, bildirmemekten kaynaklı idari para cezası 10 katı tutarında uygulanacaktı. Ancak komisyonda AKP’li vekillerin oylarıyla bu maddede değişikliğe gidildi, teşvik korunurken, cezalar kaldırıldı.TEŞVİKTEN YERSİZ YARARLANAN DA AFFEDİLİYOR2011 yılında uygulamaya konulan İstihdamı Teşvik Paketi ile işyerinde mevcut çalışan sayısına ilaveten yeni işçi istihdam edildiğinde, yeni işçinin sigorta priminin işveren hissesi 6 ila 48 ay arasında değişen sürelerle İşsizlik Sigortası Fonu’ndan ödenmeye başlanmıştı. Torba Yasanın 30’uncu maddesi ile bu teşvikten yersiz yararlanan, istihdama katkı yapmadığı halde yeni aldığı işçilerin sigorta primleri fondan ödenen işverenler de affedilecek.ÜÇ ÇOCUK TAKINTISI TORBAYA DA GİRDİTasarının 10’uncu maddesi ile evli, eşi çalışmayan 3 çocuklu bir işçinin alacağı asgari geçim indirimi, 144.18 TL’den 153.19 TL’ye çıkarılıyor. Böylece, eşi çalışmayan, üç çocuklu bir asgari ücretlinin alacağı asgari geçim indirimi, ödeyeceği gelir vergisi ile eşitleniyor. Ancak eşi çalışmayan bir işçi, çocuğu yoksa 108.14 TL, bir çocuğu varsa 121.65 TL, iki çocuğu varsa 135.17 TL asgari geçim indirimi alabiliyor.MADENDE ÇALIŞMA SÜRESİ 37.5 SAATBir önceki torsa yasada yer altı maden işlerinde, yer altındaki çalışma süresi günde 6, haftada 36 saat olarak düzenlenmiş, ancak yer üstü çalışmaları ile çalışma süresinin 45 saate tamamlanmasına kapı aralanmıştı. Tasarının 38 ve 40’ıncı maddeleri ile yer altı maden işlerinde çalışma süreleri yeniden düzenlendi. Yer altı maden işlerinde günlük çalışma süresi günde 7.5; haftada 37.5 saat olacak. Böylece maden işçileri iki gün hafta tatili yapabilecek. İşçilerin 37.5 saati aşan her çalışması fazla mesai sayılacak ve en az yüzde 100 zamlı ödenecek.ÖLÜM TARİHİNE GÖRE AYLIK BAĞLANACAK!Yaşamını yitiren işçilerin yakınlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi için işçinin en az 5 yıldan beri sigortalı olması ve en az 900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta primlerinin bildirilmiş olması gerekiyor. Bir önceki torba yasa ile Soma’da hayatını kaybeden işçilerin yakınlarına bu koşul aranmadan, ölüm aylığı bağlanması sağlanmıştı. Tasarının 53’üncü maddesi ile Soma ve Ermenek kazaları arasında yer altı maden işlerinde meydana gelen iş kazalarında yaşamını yitiren işçilerin yakınlarına, bu koşullar aranmaksızın ölüm aylığı bağlanacak. Ancak, diğer iş kollarında çalışan işçiler ile Soma’dan önce ya da Ermenek’ten sonra hayatını kaybeden maden işçilerinin yakınları bu haktan yararlanamayacak.EVDE VE UZAKTAN ÇALIŞMA İŞ YASASI’NA GİRDİİş Yasası’nda işçilerin, işverenlerce verilen işi kendi evlerinde ya da teknolojik iletişim araçları ile işyeri dışında yapabilmesine ilişkin bir düzenleme yer almasa da, Borçlar Kanunu’nda bunlara olanak tanıyan düzenlemeler yer alıyor. Tasarının 37’nci maddesi ile evden çalışma ve uzaktan çalışma İş Yasası kapsamına alınıyor. Ancak düzenlemede, hangi işlerin evde yapılabileceğine ilişkin bir sınırlama yer almadığı gibi; evde işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin nasıl alınacağı ve evlerin nasıl denetleneceğine ilişkin bir kural da getirilmiyor.GECE ÇALIŞMASI SINIRI KALDIRILDIİş Yasası’nın 69’uncu maddesine göre, işçilerin gece çalışmaları (20.00-06.00 arası) 7.5 saati geçemiyor ve işçilere gece fazla mesai yaptırılamıyor. Ancak Yargıtay kararlarına göre, işveren bu kurala uymaz, işçiyi gece 7.5 saatten fazla çalıştırırsa, işçinin haftalık çalışma süresi 45 saati geçmese bile işçiye fazla mesai ödemek zorunda. Tasarının 41’inci maddesi ile bu sınırlama sanayiden sayılmayan işlerde kaldırılıyor. Bu maddeye göre sanayiden sayılmayan işlerde işçinin yazılı onayının alınması şartıyla işçiye 7.5 saatin üzerinde gece çalıştırması yaptırılabilecek. Böylece hizmetler ve tarım sektöründe işçiler geceleri 11 saate kadar çalıştırılabilecek ve haftalık 45 saat geçilmediği sürece de işçilere fazla mesai ödenmeyecek.ÇOCUK EMEĞİ SÖMÜRÜSÜİş Yasası’nın 71’inci maddesine göre 14 yaşını doldurmamış çocukların çalıştırılması tümüyle yasak. Ancak sanat, kültür ve reklam faaliyetlerinde, 14 yaşını doldurmamış çocuklar çalıştırılıyor ve bu çalışma iş sözleşmesi ile yapılmadığı için İş Yasası’ndaki yasak uygulanamıyor. Tasarının 42’nci maddesi ile İş Yasası’nda değişikliğe gidilerek, 14 yaşını doldurmamış çocukların sanat, kültür ve reklam faaliyetlerinde günde 5, haftada 30 saate kadar çalıştırılabilmesi olanaklı hale getiriliyor. Böylece özellikle televizyon dizilerinde çocuk emeği sömürüsüne yol açan yasal boşluk, bu şekilde dolduruluyor.SENDİKALARA GEÇİCİ MUAFİYETTasarının 80’nci maddesi ile 2009 temmuz istatistiklerine göre iş kolu barajının üzerinde olan ancak şu an iş kolu barajının altında olan sendikalar ile 2009 Temmuz istatistiği ile 15 Eylül 2012 tarihleri arasında kurulan baraj altındaki işçi sendikalarına geçici bir muafiyet getiriliyor. Bu sendikalar, mevcut toplu iş sözleşmelerini, işyerinde ya da işletmede çoğunluğu sağlayabiliyorlarsa, iş kolu barajı şartı aranmaksızın bir dönem daha yenileyebilecekler. Ayrıca, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 ay içinde, yeni örgütlendikleri ve yasal çoğunluğu sağladıkları işyerlerinde de, baraj şartı aranmaksızın toplu iş sözleşmesi yetkisi alabilecekler.ORMAN İŞÇİLERİ İÇİN ORMAN KANUNU!Tasarının 81’inci maddesine göre orman yangınlarını önleme ve söndürme işlerinde görevlendirilen işçilerin orman yangın ekip bina ve kulelerinde bulunan sosyal tesisler ve lojmanlarda çalışma saatleri dışında geçirdiği süreler, çalışma süresinden sayılmayacak. Mevcut durumda, sosyal tesis ve lojmanlarda çalışan işçiler, kendi çalışma saatleri ve vardiyaları dışında da, her an işe çağrılabiliyor ve çalıştırılabiliyor. Dolayısıyla, işçiler, vardiyaları dışında da iş görmeye hazır bekledikleri veya çalıştırıldıkları süreler için fazla mesaiye hak kazanıyor. Ancak tasarıdaki bu düzenleme ile işçiler, çalışma saatleri dışında iş görmeye hazır bekledikleri veya fiilen çalıştırıldıkları süreler için ne mesai ne fazla mesai ücreti alabilecek.ERKEK İŞÇİYE DOĞUM İZNİTasarının 39’uncu maddesine göre evlat edinen işçiye 3 gün, eşi doğum yapan işçiye 5 gün ücretli izin verilecek. Ayrıca en az yüzde 70 oranında engelli veya süreğen hastalığı olan çocuğu olan işçiye, çocuğunun tedavisinde kullanması için bir yılda 10 güne kadar ücretli izin verilecek.TASARIDAN KISA KISA…2016’nın başından itibaren yer altı maden işletmelerinde çalışanların bulundukları yeri ve giriş çıkışlarını gösteren takip sistemi kurmayan işverenlere çalışan başına 500 TL idari para cezası kesilecek.Mezunları iş güvenliği uzmanı olabilecek fakültelerde, “iş sağlığı ve güvenliği” dersi zorunlu hale getirilecek.Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerle ilgili mesleki yeterlilik sınavlarında başarılı olan kişilerin, belge masrafı ve sınav ücreti 2017 yılı sonuna kadar İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanacak.Ermenek’teki iş cinayetinde yaşamını yitiren işçilerin hak sahiplerine, 6 ay süre ile brüt asgari ücretin iki katı tutarında İşsizlik Sigortası Fonu’ndan ödeme yapılacak.Ermenek’teki maden faciasının ardından aynı mevkide faaliyeti durdurulan madenlerde çalışan işçilerin ücretleri 3 ay süreyle İşsizlik Sigortası Fonu’ndan ödenecek.Kamuda sürekli işçi kadrosunda görev yapan ve en az yüzde 40 oranında engelli olan işçiler ile ağır engelli eşi veya birinci derecede kan hısımları olan işçiler, kurum içinde yer değiştirme talebinde bulunabilecek.
RTÜK'ten ‘İlahi’ Ceza!
RTÜK, çok tartışılacak karara daha imza attı. “Ah Biz Kadınlar” dizisindeki “Tanrı” diyaloğuna “Biz Müslümanız, tek ilah Allah'tır’’diyerek ceza verdi.Sözcü'den Ali Ekber Ertürk'ün haberine göre, kurulun son oturumunda TV2’de yayınlanan Fransız yapımı “Ah Biz Kadınlar” dizisinin 28 Ocak’ta yayınlanan bölümü masaya yatırıldı. Dizide, ‘’Allah’’ yerine ‘’Tanrı’’ ifadesinin geçmesi, “Biz Müslüman toplumuz. Bu diyalog bize uymaz” şeklinde değerlendirildi ve kanala ‘’ Çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlaki gelişimine zarar verdiği” gerekçesiyle, oy çokluğu ile uyarı cezası verildi.“ÇÜNKÜ MÜSLÜMAN BİR TOPLUMUZ…”“Türkiye toplumunun tamamına yakını müslümandır” denilen RTÜK uzman raporunda şu görüşler ileri sürüldü:“Ah Biz Kadınlar dizisinde baba-oğul ve iki kadın arasında Tanrı’ya ilişkin yapılan konuşmalar ile toplumun milli ve manevi değerlerinin aşağılandığı değerlendirilmiştir. Türkiye toplumunun tamamına yakını müslümandır. Müslüman toplumlarda, Allah tek ilah olarak kabul edilmektedir. Türkiye’de askeri tesislerde yapılan yemek dualarında ve bazı yayın kuruluşlarının yayınında ‘Allah’ yerine ‘Tanrı’ lafzının kullanıldığı görülmektedir. Bu bakımdan, yerli bir yapım olmamakla birlikte Türkiye’de yayınlanan ve çocukların ekran başında olabileceği bir saat diliminde buna benzer ifadelerin kullanılması, çocukların Allah algısını olumsuz etkileyeceği açıktır.”
Reklam
TSK: 'IŞİD'e Katılmak İsteyen 14 Kişi Sınırda Yakalandı'
Genelkurmay Başkanlığı, IŞİD'e katılmak için Türkiye'den Suriye'ye geçmeye çalışan biri Türk vatandaşı 14 kişinin yakalandığını açıkladı.Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, güvenlik güçleri, 9 Şubat'ta, Gaziantep'in Oğuzeli İlçesi Sazgın Mahallesi'nde, Irak Şam İslam Devleti'ne (IŞİD) katılmak maksadıyla, Türkiye'den Suriye'ye geçmeye çalışan, bir Türk vatandaşı ile 13 yabancı uyruklu kişiyi yakaladı.Cumhuriyet Savcısının talimatıyla, ifadeleri alınan şüphelilerden, Türk vatandaşı olan serbest bırakıldı.Yabancı uyruklu kişiler ise sınır dışı edilmek üzere, Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğüne teslim edildi.Geçen hafta ise, Gaziantep'in Oğuzeli ilçesindeki yol kontrol ve emniyet devriyesinde IŞİD mensubu dört kişi yakalanmıştı.Kaynak: Anadolu Ajansı
BM: 200’den Fazla Göçmen Kayıp
Birleşmiş Milletler 200'den fazla göçmenin Akdeniz'de gemileri battıktan sonra kaybolduğunu açıkladı.Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Libya’dan iki tekneyle yola çıkan göçmenlerden dokuzunun Akdeniz’de kurtarıldıktan sonra İtalya’nın Lampedusa Adası’na götürüldüğünü açıkladı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Sözcüsü Carlotta Sami de Twitter hesabından yaptığı açıklamada “Denizde 4 gün geçiren 9 kişi kurtarıldı. Geriye kalan 203 kişiyi dalgalar yuttu” dedi.IOM yetkilisi Flavio Di Giacomo, “Kötü hava koşulları nedeniyle iki küçük tekne batmış. Suya düşen insanların çoğu boğuldu” dedi.Kurtarılan göçmenler, üçüncü bir teknenin daha kendileriyle birlikte yola çıktığını söyledi. Ancak bu tekneye henüz ulaşılamadı.IOM Sözcüsü Joel Millman ise ölü sayısının gün sonunda söylenenlerin üç katına çıkabileceğini söyledi.IOM, kurtarılan göçmenlerin Fransızca konuştuğunu, bunun Fildişi Sahili ya da Senegal gibi bir Batı Avrupa ülkesinden geldiklerini gösterdiğini açıkladı.Pazar günü 29 göçmen ölmüştüPazar günü İtalya Sahil Güvenlik birimleri, 105 kişiyi taşıyan bir tekneyi kurtarmıştı. Ekipler operasyon sırasında vücut ısılarındaki aşırı düşüş (hipotermi) nedeniyle can veren 7 göçmenin cansız bedenini tekneden çıkarmıştı. Kurtarılan göçmenlerden 18'i Lampedusa’ya götürülürken, 4’ü ise tedavi altına alınamadan hayatını kaybetti.Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Sözcüsü Carlotta Sami, daha önce İtalyan hükümetinin iradesi ve İtalyan donanması aracılığıyla yapılan ve kapsamı daha geniş olan “Mare Nostrum (Bizim Deniz)” insani yardım operasyonu yerine, geçen Kasım ayında uygulamaya geçirilen Triton’un yeterli olmadığını savunmuştu.BM’den Avrupa’ya eleştiriHer yıl yüzlerce kişi daha iyi bir hayat için Afrika'nın kuzey kıyılarından Avrupa'ya geçmek için hayatlarını tehlikeye atıyor. Küçük teknelerle ya da eski gemilerle Akdeniz'i geçmek kolay olmuyor. Ya bindikleri tekneler Akdeniz'in dalgalarına dayanamayıp batıyor ya da Avrupa sahillerine yaklaştıklarında bindikleri gemi ya da teknelerden inip metrelerce yüzmek zorunda kalıyorlar. Bu yolculukta çoğu hayatını kaybediyor.Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği’nin göçmen siyasetini eleştirerek, güvenli geçiş koridorlarının teminini istiyor. Ancak Avrupa Birliği bu konuda hâlâ ciddi bir adım atamadı. Bu yüzden Akdeniz göçmenlerin ve gelecek hayallerinin mezarlığı olmaya devam ediyor.Geçen sene 3200’den fazla insan Kuzey Afrika’dan Avrupa’ya deniz yoluyla geçmeye çalışırken hayatını kaybetti. 170 binden fazla kişi de askeri ve ticari gemiler tarafından kurtarılarak İtalya’ya götürüldü.Kaynak: AFP, AA ve Reuters
Reklam
UEFA Yetkilileri, Torku Arena'yı Denetledi
Konya'ya gelen UEFA yetkilileri, milli maç ve Avrupa kupaları karşılaşmalarını vermeyi planladıkları Konya Büyükşehir Torku Arena Stadyumu'nu denetledi.Konya Büyükşehir Torku Arena Stadyumu'na milli maç ve Avrupa kupaları karşılaşmaları vermeyi planlayan UEFA yetkilileri, stadyumu denetledi. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) yönetiminin, 2016 Avrupa Şampiyonası elemelerinde A Grubu'nda mücadele veren A Milli Futbol Takımı'nın, 3 Eyül'de Letonya ve 6 Eylül'de Hollanda ile yapacağı karşılaşmaları Konya'da oynamak istediğini bildirmesi üzerine UEFA'nın yetkilileri, Konya Büyükşehir Torku Arena Stadyumu'nu denetlemek üzere Konya'ya geldi.Stadyumu, başta güvenlik olmak üzere her yönüyle detaylı şekilde denetleyen UEFA Deneticisi Norveçli Trgre Borno ve UEFA Stadyum Müdürü İtalyan Pietro Chiabrera'ya, TFF'den Cenk Cem ile Buğra İmamoğulları da eşlik etti. UEFA ve TFF yetkilileri, Fen İşleri Daire Başkanı Selim Büyükkarakurt, Stadyum Müdürü Ahmet Eser, Torku Konyaspor As Başkanı Sertaç Tuza ve Kulüp Genel Müdürü Önder Sami Güven ile de toplantı yaparak, bilgi aldı. ​Milli maçlar başta olmak üzere Avrupa kupalarına ev sahipliği yapmayı hedefleyen Konya Büyükşehir Torku Arena'yı inceleyen UEFA yetkililerinin, raporlarını 15 gün içerisinde TFF aracılığıyla bildireceği öğrenildi. ​Stadyum Müdürü Eser, yaptığı açıklamada, denetimle ilgili UEFA'nın iki hafta içerisinde rapor göndereceğini ve tespit edilen eksikliklerin giderilmesi için süre tanınacağını belirtti.Kaynak: AA
Suya Yeniden Hayat Veren Manipüle Edilmiş 32 Yaratıcı Fotoğraf Çalışması
Suyun saflığı ve duruluğu temsil ettiği herkesçe bilinen bir olgu. Çeşitli kaynaklardan en iyilerini derlediğimiz su konsepti kapsamında profesyonelce manipüle edilmiş bu fotoğrafların bazılarında yaratıcılıkta sınır tanımamış ve bazılarında ise insanı dinginleştiren bir akvaryum havası var.Kaynakhttps://newevolutiondesigns.com/20-water-art-wallpapershttp://www.hongkiat.com/blog/water-photo-manipulation/http://www.urdutehzeb.com/showthread.php/12472-Water-Art-!!!http://www.blog.pps.com.pk/23-brilliant-water-artworks-please-be-thankful-to-water/http://www.designswan.com/archives/stunning-digital-water-art-by-b-o-k-e.html
Reklam
Netanyahu 'ABD ile Anlaşamıyoruz'
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, önümüzdeki ay Washington'a planladığı geziye yönelik eleştirilere cevap verdi. ABD Kongresi'ne hitap edecek olmasını, 'Kongre'nin İran ile yapılacak nükleer anlaşmada önemli bir rol üstlenme' ihtimaline bağlayan Netanyahu, İran'a yapılan nükleer anlaşma teklifiyle ilgili ABD yönetimi ile derin bir anşaşmazlık içerisinde olduklarını belirtti.Netanyahu, yaptığı yazılı açıklamada, 'Başkan Barack Obama'ya meydan okumak için değil, ülkemin ayakta kalabilmesini etkileyen konularda sesimi yükseltme sorumluluğum olduğu için ABD'yi ziyaret edeceğim' yorumunu yaptı.BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi ile Almanya (5+1) tarafından sunulan teklifin, İsrail'in 'varlığını tehdit etme' konusunda İran'a imkan sunacağını savunan Netanyahu, 'Bu rejim, kendisini İsrail'in yok edilmesine adadığını açıkça ilan etti. Anlaşma teklifi İran'a kısa sürede nükleer silaha sahip olma imkanı sunuyor' değerlendirmesinde bulundu.'Obama ile şahsi probleminin olmadığını' belirten Netanyahu, 'Obama'nın İsrail için birçok alanda yaptıklarından son derece memnun olduğunu kaydetti.İsrail ile ABD'nin ilişkilerinin 'partiler üstü' olduğunu ifade eden Netanyahu, geçmiş yıllardaki ABD yönetimleriyle yaşanan birçok anlaşmazlığa rağmen iki ülke ilişkilerinin daha da güçlendiğini vurguladı.Netanyahu'ya, ABD Kongresi'ne hitap etmek üzere Washington'a yapmayı planladığı ziyareti iptal etmesi yönünde İsrail ve ABD'den çağrılar ise gelmeye devam ediyor.Ziyaretin, İsrail'de 17 Mart'ta yapılacak erken seçimleri etkilemeye yönelik olduğunu savunan taraflar, Netanyahu'nun, oylarını arttırma umuduyla ziyareti planladığını savunuyor.ABD yönetimi ziyareti, basına açıklanmasından hemen önce öğrenmesi nedeniyle, protokol kurallarının çiğnenmesi olarak görüyor. ABD Başkanı Obama, İsrail'de genel seçimlerin yaklaşması nedeniyle Netanyahu ile görüşmeyeceğini açıklamıştı.ABD'de yabancı liderlerin Kongre'de hitap etmesine yönelik davetler genellikle Beyaz Saray ve Dışişleri Bakanlığı ile istişare ediliyor. Ancak Temsilciler Meclisi Başkanı John Boehner, Netanyahu'yu davet ederken Beyaz Saray'a danışmadığını belirtmişti.Netanyahu, daha önce Temmuz 1996 ve Mayıs 2011'de ABD Kongresi'nin ortak oturumlarına hitap etmişti.AA
Kuzey Kıbrıs Futbolunda Şok Karar!
Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu'nun (KTFF) dün yapılan olağanüstü genel kurulunda şok bir karar çıktı.Kıbrıs liglerinde futbolcuların Türk takımlarına bedelsiz olarak gitmelerinin engellenmesi için 45 gün içerisinde önlem alınmadığı takdirde, Kıbrıs liglerinde mücadele eden takımlar Güney Kıbrıs Rum Kesimi Futbol Federasyonu'na (KOP) üyelik başvurusu yapma kararı aldı.Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu, UEFA ve FIFA tarafından tanınmazken, Kuzey Kıbrıs Süper Ligi de resmi futbol ligi olarak kabul edilmiyor. Bu nedenle Kuzey Kıbrıs liglerindeki toplam 42 takımda forma giyen futbolcular, farklı ülkelere ve özellikle Türkiye liglerindeki takımlara bedelsiz olarak transfer olabiliyor. Bu nedenle futbolcuların bedelsiz olarak ayrılmaları, kulüpleri ekonomik olarak etkilediği için kulüp yöneticileri 45 gün içerisinde Kıbrıs ve Türkiye arasında resmi bir karar alınmadığı takdirde Güney Kıbrıs Rum Kesimi Futbol Federasyonu'na üyelik için müracaat etme kararı aldı.Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu'nun dün yapılan genel kurulunda, Kuzey Kıbrıs liglerinden Türkiye liglerine giden futbolcularla ilgili yaşanan sorunun çözümü için kulüpler 45 gün süre verdi. Bu süre zarfında çözüm üretilmezse, ülke futbolcusu ve kulüplerine uluslararası kimlik kazandıracak olan Güney Kıbrıs Rum Kesimi Futbol Federasyonu'na üyelik başvurusu yapma kararı oy çokluğu ile alındı.GENÇLİK GÜCÜ BAŞKANI BİRİNCİ: 'YÖNETİM OLARAK KARAR ALDIK VE KOP'A BAŞVURUYORUZ'Gençlik Gücü Başkanı Tekin Birinci, yaşanan sorunlar nedeniyle KTFF'nin KOP'a başvuru yapmaması halinde, daha önce KOP üyesi sıfatlarını kullanarak Gençlik Gücü olarak KOP'a başvuru yapmayı yönetim olarak karar aldıklarını belirtti. Birinci, böylelikle futbolcuların sözleşme altına alınacağı ve bedelsiz olarak başka bir kulübe gidemeyeceğini savundu.Toplantıda söz alan başka temsilciler ise KOP üyesi olmadıkları için kendilerinin bu hakkının olmadığını, bunun ayrımcılık olacağını belirtti. Bireysel olarak kurtuluşun futbolcularla başladığı aktarılan konuşmalarda, bu tarz bireysel hareketin yapılmaması görüşü aktarıldı.FUTBOL KULÜPLER BİRLİĞİ BAŞKANI BIÇAKLI: 'KOP'A ÜYE OLURUZ, DÜNYA İLE BÜTÜNLEŞİRİZ'Toplantıda konuşma yapan Futbol Kulüpler Birliği Başkanı Arslan Bıçaklı, şunları söyledi:'Sorunun üzerine gitmeliyiz. Sorunu kabul etmeyip hastalığı teşhis etmezseniz doğru tedavi yapamazsınız. Bizim ülkemizin gençlerini bize sormadan, danışmadan, bedelini ödemeden alıyorlar. Bizim ülkemizi tanıdığını söyleyen bir ülkeye gidiyorlar. Bu sorun istendikten sonra iki devlet, başka imzaladıkları protokoller gibi bununla ilgili bir protokol imzalayabilirler. KTFF kulüplerinin dünya ile bütünleşmesi bir haftada olur. İsterlerse onu yaparız, çok kolaydır. KOP'a üye oluruz ve dünyayla bütünleşiriz. Sen onlarla maç yapacaksın, bir şey diyen yok, ben KOP'a üye olmak isteyince vatan haini oluyorum. En çok bir ay içerisinde iki devlet arasında bu sorun çözülecek ya da çözülecek. Hukuken çözülmediği takdirde KOP üyeliği dahil olmak üzere değerlendirme yapılmalıdır.'Futbolcular ile yapılması düşünülen sözleşmelerin sadece bir tarafı değil, kulübü ve futbolcuyu yani iki tarafı da koruması gerektiği konuşmalarda vurgulandı.KTFF BAŞKANI SERTOĞLU: 'SİZİN YERİNİZE BEN VATAN HAİNİ OLMAYA HAZIRIM'KTFF Başkanı Hasan Sertoğlu ise sözleşmelerle ilgili olarak ciddi bir çalışma içerisine girdiklerini, sözleşmelerin ilk etapta Süper Lig kulüplerini ilgilendirdiğini, onlarla bir toplantı yapılacağını belirtti. Sertoğlu, sözleşmelerin genel kurul ile kaldırıldığını ve yeniden genel kurul onayı gerektiğini dile getirdi.Başkan Hasan Sertoğlu, genel kurulun sonunda yaptığı konuşmada, ülke geleceğine sahip çıkma adına bugüne kadar her şeyi yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini belirtti. Mevcut şartlar altında görüşmeler tamamlanmadan KOP'a üyeliği düşünmediğini, ancak sorunların çözümsüzlük noktasına geldiği yerde düşünmeye başladığını söyleyen Sertoğlu, 45 gün içerisinde sonuç alınamazsa KOP'a üyelik başvurusu yapacağını söyledi.'Sizin yerinize ben vatan haini olmaya hazırım' diyen Sertoğlu, bu süre zarfında herhangi bir gelişme olmaması halinde KOP'a üyelik başvurusu yapacağı önerisini genel kurula sundu. 31 üyenin 28 tanesi onay verirken, 3 tanesi çekimser oy kullandı ve bu öneri oy çokluğu ile kabul edildi.Ercan ATA / ANKARA DHA
Kelepçeye Direnen Eski Haber Kameramanı Kalp Krizinden Öldü
Eski haber kameramanı Yılmaz Koçyılmaz polis ile girdiği tartışma sırasında geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.  Polislerin Koçyılmaz'a tansiyon hastası olduğunu söylemesine rağmen yere yatırarak kelepçe taktıkları iddia edildi.Ankara Ayaş'ta dün akşam saatlerinde iş yerinden evine dönmek için aracıyla yola çıkan Koçyılmaz’ın aracını durduran polis, havanın kötü olduğunu bu şekilde yola devam edemeyeceği uyarısında bulundu. Görgü tanıklarının ifadesine göre aracında kış lastiği ve zincir bulunduğunu, yola gidebileceğini söyleyen Koçyılmaz polislerle tartıştı. Tartışma üzerine güvenlik güçleri Koçyılmaz’a kelepçe takmak istedi. Polislere itiraz eden Yılmaz Koçyılmaz tansiyon hastası olduğunu söyledi. Ancak polisler dinlemedi ve Koçyılmaz’ı kelepçe takmak için yere yatırdı. Bu sırada kalp krizi geçiren eski kameraman Koçyılmaz orada hayatını kaybetti. UBA Ajansı ve CNN Türk ve TV8 ‘de haber kameramanı olarak çalışan Yılmaz Koçyılmaz, medya sektöründen ayrıldıktan sonra Ankara’nın Ayaş ilçesinde meyve kurutma işi yapıyordu.
Milli Takımımızı Bekleyen Büyük Tehlike
Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği'nin (FIFA) yarın açıklayacağı dünya sıralamasında, Fatih Terim yönetimindeki Türk Milli Takımı ilk 50 dışına çıkmak üzere...2012 yılında ilk 25'te kendine yer bulan A Milli Futbol Takımımız, büyük düşüşünü perçinledi ve 619 puanla Kuzey İrlanda ve Ekvator Ginesi'nin hemen arkasında 52. sırada kendine yer buldu.Sabah Gazetesi'nde yer alan habere göre; yarın resmi açıklaması yapılacak sıralama Türkiye'nin son 18 yıldaki en kötü ikinci derecesi olacak. 2013'ün başında 58. sıraya kadar gerileyen Ay-Yıldızlılar, Temmuz 2014'te 32. sıraya yükselmesine karşın teknik direktör Fatih Terim ile Euro 2016 Elemeleri'nde aldığı kötü sonuçlarla tekrar düşüşe geçmişti.Eğer Türkiye, önümüzdeki ay oynanacak Hollanda maçından puan çıkaramazsa 20 sene sonra ilk kez Dünya Kupası kura çekimine 4. torbadan girecek.Eurosport
Reklam