onedio
Erdoğan'dan Faiz Tepkisi: 'İnsanı Çıldırtacaklar'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, faiz indirimini yeterli bulmadığı Merkez Bankası'nı bir kez daha eleştirdi, 'Yanlış yaklaşımla insanı adeta çıldırtacaklar' dedi.Girişimci İş Adamları Vakfı'nın düzenlediği ödül töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hedefinde yine Merkez Bankası'nın faiz politikası vardı.Erdoğan şunları söyledi:'Merkez Bankamızın dünyada faiz oranları düşerken hala bu faiz oranlarında direnmesini doğru bulmuyorum. 1 puan faize yıllık 2,5 milyar dolar ödetmenin vebalini bu kararı alanlar asla ödeyemezler. 'Ne diyorlar? İnsanı böyle adeta çıldırtacaklar, enflasyon düşerse faizi düşüreceklermiş. Bu anlayış anlayış değil, bu yanlış bir mantık, doğru bir mantık değil çünkü enflasyon sebep, faiz netice değildir. Faiz sebep, enflasyon neticedir'Merkez Bankası 20 Ocak'ta haftalarda gösterge faiz olarak kullandığı bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 8,25’ten yüzde 7,75’e düşürmüştü. Bu indirimi yeterli bulmayan Erdoğan 'Merkez Bankası verilen mesajlardan nasibini almamış' şeklinde açıklama yapmıştı.Al Jazeera Turk
Sağlık Bakanlığı'ndan 'LÖSEV' Açıklaması
Sağlık Bakanlığı, basında 'LÖSEV reklamı ortada kaldı', 'Sağlık Bakanlığı LÖSEV'in kamu spotundan rahatsız oldu' başlıklarıyla yer alan haberlere ilişkin açıklama yaptı.Sağlık Bakanlığından, Lösemili Çocuklar Vakfına (LÖSEV) yönelik hazırlanan kamu spotları ile ruhsatlandırılmamış ve izni alınmamış bir hastane için toplanan yardımların gerçeklikten, ihtiyaçları belirlemek ve karşılamaktan uzak olduğu bildirildi.Bakanlıktan yapılan açıklamada, basında, 'LÖSEV Reklamı Ortada Kaldı', 'Sağlık Bakanlığı LÖSEV'in Kamu Spotundan Rahatsız Oldu', 'Lösemili Çocuklar Bakanlığı Rahatsız Etti' başlıklarıyla haberler yer aldığı anımsatıldı.Türkiye'de her yıl yaklaşık 900 çocukta lösemi vakası görüldüğü belirtilen açıklamada, yetişkin hastalarda olduğu gibi çocuk hastaların da gerek özel gerekse tam teşekküllü kamu hastanelerde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından geri ödemesi yapılarak ücretsiz tedavi edildiği bildirildi.Açıklamada, Türkiye'de kanser konusunda faaliyet gösteren 150'ye yakın sivil toplum kuruluşu bulunduğu, ulusal politikalar oluşturulurken bu kuruluşlardaki bilim insanlarıyla çalışıldığı, sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin Ulusal Kanser Danışma Kurullarında da aktif şekilde rol aldığı ifade edildi.Ankara'da, 14 yatakla hizmet veren özel bir hastaneye sahip olan LÖSEV'in, 2012'de yeni bir adreste ve daha büyük bir kapasiteyle ön izin almak amacıyla Bakanlığa başvuruda bulunduğu bildirilen açıklamada, şunlara yer verildi:'Mevcut yatak sayısı ile yeni bir adrese taşınması uygun olmasına rağmen yaklaşık 400 yataklı yeni bir hastane projesinin mevzuatla tanımlanmış planlamalar açısından uygun olmadığı söz konusu vakfa aynı yıl bildirilmiştir. Ankara'da 6 kapsamlı onkoloji merkezi, 5 onkoloji tanı tedavi merkezi, bu standartları taşıyan bir de özel radyoterapi merkezi aktif olarak hizmet vermektedir.Bakanlığımız, toplumsal politikaları, gerek ulusal gerekse uluslararası veriler ışığında oluşturmaktadır. Yeni hastanelerin kurulması, tanı ve tedavi standartları bu şekilde belirlenir. Ülkemizde, eğitim ve araştırma, üniversite ve özel hastanelerde çocuk kanser hastalarımız başarıyla tedavi edilmektedir. Bilim insanlarımız da yaptığı değerlendirmelerde ayrı bir çocuk onkoloji hastanesine gerek olmadığı konusunda görüş birliğine varmışlardır. Böyle bir gereklilik oluşması halinde ise Bakanlığımız gereken hastaneyi en kapsamlı şekilde yapacak güç ve donanıma sahiptir. Dolayısıyla hazırlanan kamu spotları ile ruhsatlandırılmamış ve izni alınmamış bir hastane için toplanan yardımlar gerçeklikten, ihtiyaçları belirlemek ve karşılamaktan uzaktır.''Hasta 4 gün bekletildi' iddiasıÖte yandan Sağlık Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği, bugün bir gazetede yer alan '4 Gündür Sandalye Üstünde Tedavi Bekliyor' başlıklı haberle ilgili yazılı açıklama yaptı.Söz konusu hastanın, 29 Ocak 2015'te komşusu aracılığıyla Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil polikliniğine başvurduğu belirtilen açıklamada, hastanede gerekli tetkik ve tedavi işlemlerinin derhal başlatıldığı ifade edildi.Hastanın, gerekli tetkikler yapıldıktan sonra 'Periferik damar hastalığı' tanısıyla Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesine nakledildiği kaydedilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi:'Burada anjiyosu yapıldıktan sonra Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi ortopedi kliniğinde yaralı bacağının cerrahi yöntemle alınması gerektiği, hastaya tebliğ edilmiştir. Söz konusu hasta ise cerrahi müdahaleyi reddetmiştir. Hastanın evine gitmek istediğini belirtmesi üzerine Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesince gerekli hazırlıklar yapılmıştır. Bu aşamada hastanın bilgi vermeden hastaneyi terk ettiği görülmüştür. Hastayla ilgilenilmediği ve 4 gün acil serviste bekletildiği iddiası, kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır.'AA
'Avrupa Tarihi Arşivimiz Olmadan Yazılamaz'
Başbakan Davutoğlu, 'Avrupa bizim asli coğrafyamızdır ve Türkler Avrupa’nın asli unsurlarıdır. Avrupa tarihi bizim arşivlerimiz olmadan yazılamaz' dedi.Başbakan Ahmet Davutoğlu, 'Avrupa bizim asli coğrafyamızdır ve Türkler Avrupa’nın asli unsurlarıdır. Avrupa tarihi bizim arşivlerimiz olmadan yazılamaz, Avrupa’nın geleceği de biz olmadan yazılamayacak. Üyeliğimize engel çıkarabilirler, birçok psikolojik duvar örmeye çalışabilirler, İslam karşıtları, Türk karşıtları Avrupa’da birçok faaliyet içine girebilirler, ama ne tarihi gerçeği örtebilirler, ne bizim irademizi gölgeleyebilirler' dedi.Davutoğlu, televizyonlarda yayınlanan 'Yeni Türkiye Yolunda' adlı ulusa sesleniş konuşmasında, ocak ayının sonuna gelindiğini, eskilerin 'güzel başlangıçtan sonra hep akıbet hayır ola' şeklinde bir tabir kullandığını anımsattı.Ocak ayında 9 şehri ziyaret ettiğini, Avrupa'daki temasları kapsamında 5 ayrı kentte vatandaşlarla kucaklaştığını hatırlatan Davutoğlu, 'Çok zorlu günler sonrasında ne zaman vatandaşlarımızla kucaklaşsam ya da şimdi sizlerle olduğu gibi hitap etme imkanı bulsam yeniden enerjiyle doluyorum. Bu aslında siyasetin, devlet hayatının en önemli prensibi. Enerjiyi halktan alacaksınız ve enerjinizi halk için kullanacaksınız' diye konuştu.Başbakan Davutoğlu, ocak ayında Mersin, Osmaniye, Aydın, Muğla, Tekirdağ, Diyarbakır, Batman, İzmir ve Manisa’da ziyaretlerde bulunduğunu, bunun Türkiye'nin her köşesi, toplumun her kesimi, güzel coğrafyanın her dağı ve tepesiyle, nehriyle buluşmak demek olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:'Aydın’da Menderes Irmağı'nın, Diyarbakır’da Dicle Nehri’nin kenarında vatandaşlarımızla kucaklaştık. Aydın’da efeler karşıladı bizi zeybeklerle, Muğla’da yiğit kardeşlerimizle buluştum. Osmaniye’de yörük obaları büyük bir yörük şenliğinde bizi bir araya getirdi, Mersin’de Akdeniz sahilinde Akdeniz’in sıcaklığıyla kucaklaştık. Nasıl Osmaniye’de yörük obalarının şenliğinde buluşmuşsak, Diyarbakır’da, Batman’da Kürt, Zaza aşiretlerinin güzel zılgıtlarıyla karşılandık her yerde sevinç vardı, coşku vardı, kutluk vardı. Bir tarafta Tekirdağ’da Evlad-ı Fatihan, diğer tarafta Batman’da Evlad-ı Resul. İzmir’de Cumhuriyetimizin yıldız yükselen şehri, Manisa’da Osmanlı’nın şehzadeler şehri. Her biri bize ait, her biri bizden bir şey söylüyor. Ne zaman zorlukla karşılaşsak her biri sanki manen sesleniyor ve 'Biz buradayız' diyor. İşte siyasetin ve devlet sorumluluğunun güzel tarafı bu.'Avrupa’ya gittiğinde de al bayraklarla Avrupalı salonları dolduran gurbetçilerin, Türkiye’nin her yanından aynı kaderi paylaşan kardeşler olarak salonlarda yer aldığını dile getiren Davutoğlu, 'Ortak iki şey vardı bütün bu ziyaretlerde farklı lehçelerde bile olsa aynı yürekten dua ve salonları, meydanları dolduran al bayrağımız' dedi.'Siz uyurken dahi, uyumayan, rüyasında sizlerle beraber olan'Muğla'da Şahidi Türbesi'ni ziyarete giderken yaşadığı bir anıyı paylaşan Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:'Yolun kenarına gelmiş olan 90 yaşlarında bir nine yatalak halde beni beklediğini söyleyerek dualar etmişti. Diyarbakır salonunda ise bu kez yine 90 yaşlarında bir dede Kürtçe değişlerle arkamızdan dualar ediyordu. Biz bu duaları almışken, bu yola çıkmışken işte her ay seslendiğimde arkamızda artık 77 milyonu da aşmış olan bu ayki istatistikle nüfusumuzun gücünü hissediyoruz. İzmir ile Diyarbakır, Tekirdağ ile Batman arasına psikolojik duvar örmeye çalışanlara fırsat vermesin. Al bayrağımızı bir büyük sembol olarak Avrupa’da yüreklerinde ve ellerinde taşıyan gurbetçilerimize güç versin kuvvet versin. O gurbetçilerimiz ki 70’li yıllarda dövize çevrilir mevduatlarla bir yekun içinde sayılıp, çiziliyordu. Şimdi ise arkalarında G-20 Dönem Başkanlığını üstlenen küresel bir gücün, Türkiye’nin varlığını hissediyorlar.'Başbakan Davutoğlu, vatandaşlara bir kez daha seslenmek istediğini belirterek, 'Hiç merak etmeyiniz, arkanızda kudretli ve şefkatli Türkiye Cumhuriyeti Devleti var. Siz uyurken dahi uyumayan, rüyasında sizlerle beraber olan, size hizmet etmek için gece gündüz çalışan temsilcileriniz var. Bundan emin olunuz, hiçbir ırk, mezhep, din ayrımı gözetmeden bütün vatandaşlarını bağrına basan bir siyaset anlayışı var' ifadelerini kullandı.Bir görevlinin kendisini arayarak, 'Bir yakınınız arıyor' dediğinde 'Benim artık yakınım 77 milyondur, 77 milyon yakınım var ayrıca özel bir yakınım yok' dediğini hatırlatan Başbakan Davutoğlu, bunu yaygınlaştırmak, bir muhabbet tohumu gibi bu topraklara ekmek istediklerini vurguladı.Biz merhamet siyasetinin bugünkü temsilcileriyizDavutoğlu, bu ay içinde gayrimüslim vatandaşların dini temsilcileriyle, geçen ay da Alevi cemaatinin entelektüel ve dini öncüleriyle bir araya geldiğini, hep beraber sohbetler ettiklerini anımsatarak, 'Gayrimüslim vatandaşlarımızın dini temsilcilerimizle Diyanet İşleri Başkanımızla birlikte çok güzel bir akşam sofrasında birlikte bu toprakların ortak kültürü üzerine konuştuk. Müslüman, Hristiyan, Yahudi, Sünni, Alevi, Türk, Kürt, Arap ve her Balkan, Kafkas, Ortadoğu kavmi, lehçesi, dili bizim dilimizdir. Bu topraklar bağrına bastığı insanlara merhamet aşılayan topraklardır. Biz merhamet siyasetinin bugünkü temsilcileriyiz' diye konuştu.Yurtdışı seyahatlerine de değinerek Paris’te teröre karşı Fransız halkıyla dayanışma için tertiplenen yürüyüşten bahsetmek istediğini dile getiren Başbakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'Evet, Türkiye olarak biz her zaman teröre karşı çıktık, terörden en çok muzdarip olmuş bir millet olarak teröre hiçbir yerde, hiçbir gerekçeyle prim vermedik. Paris’te dünya liderleriyle birlikte yürürken aslında Türkiye adına, İslam dünyası adına hiçbir terör faaliyetinin İslam ile özdeştirilemeyeceği gerçeğini haykırmak için oradaydık. Orada Fransa İslam Konseyi temsilcileriyle görüştüğümde şunu söylediler: Sizin buradaki mevcudiyetiniz bize güç verdi. Yarın işlerimize daha bir başımız dik gideceğiz. Ama burada şuna da dikkatinizi çekerim: Paris’te de dünyanın her yerinde de alemlere rahmet olan Hazreti Peygamber'e dönük herhangi bir hakarete hiçbir zaman sessiz kalmadık, kalmayacağız. Fikir özgürlüğü, karşılıklı saygının başladığı yerle başlar. Birbirine saygı duymayan, inançları muhabbetle karşılamayan, inanç farklılıklarından nefret üretmeye çalışan herkese karşı tavrımızda açık ve net olacak.Nitekim Paris’ten, Berlin’e geçtiğimde aynı gün sadece siyasi görüşmeler yapmadım. Ayrıca Berlin merkezinde Mevlana Camii’nde, ki bundan birkaç ay önce bir yatsı namazında yakılan camide, yaptığım açıklamayla oradaki vatandaşlarımızla, Müslüman kardeşlerimizle her ırktan buluştuğumda söylediğim şeyi tekrar söylüyorum, eğer Avrupa bir gün gerçekten barışa ve huzura kavuşacaksa bu ancak ve ancak İslam dininin Avrupa’nın asli unsurunu kabul etmekle gerçekleşebilir.'Almanya Şansölyesi Angela Merkel ile ikili görüşmeler yaptıklarını, Merkel’in de 'İslam Avrupa’nın otantik asli dinidir' diyerek görüşlerini teyit ettiğini vurgulayan Davutoğlu, kendisinin de teşekkürlerini ilettiğini aktardı.Almanya ile Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Mekanizmasını kurduklarını bildiren Başbakan Davutoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:'Rusya, Yunanistan ve Irak ile olan mekanizmayı Almanya ile de ihdas ettik. Yine geçtiğimiz ay içinde Almanya’da yaptığım bu görüşmeleri tamamlar mahiyette bu kez Brüksel’e gittim. Brüksel’de biliyorsunuz Avrupa Birliğinde geçtiğimiz yıl içinde bir yönetim değişikliği oldu, aynen Türkiye’de olduğu gibi. Nasıl Sayın Cumhurbaşkanımız halkoylarıyla seçilerek görevine başlamasına müteakip bende Başbakanlığı üstlenmişsem, Avrupa’da da yeni konsey ve komisyon başkanları göreve başlamıştı. Onun için aslında ekim ayında görevi alır almaz yani 62. Hükümeti kurduktan sonra ilk Bakanlar Kurulunda Avrupa Birliği Bakanımıza C ve Avrupa’nın büyük merkezlerine giderek Avrupalı meslektaşlarımızla görüşmek ve Avrupa Birliği perspektifimizi bir kez daha Avrupa’nın kalbinde haykırmak istiyoruz demiştim, nitekim programlar ona göre cereyan etti.Brüksel’de yeni Konsey Başkanı Sayın Tusk ve yeni Komisyon Başkanı Sayın Juncker ile çok faydalı görüşmeler yaptık. Orada yaptığımı görüşmelerde de vurguladım, burada da sizlere hitaben tekrar teyiden söylemek istiyorum, Avrupa bizim asli coğrafyamızdır ve Türkler Avrupa’nın asli unsurlarıdır. Avrupa tarihi bizim arşivlerimiz olmadan yazılamaz, Avrupa’nın geleceği de biz olmadan yazılamayacak. Üyeliğimize engel çıkarabilirler, birçok psikolojik duvar örmeye çalışabilirler, İslam karşıtları, Türk karşıtları Avrupa’da birçok faaliyet içine girebilirler, ama ne tarihi gerçeği örtebilirler, ne bizim irademizi gölgeleyebilirler. Biz Asya’da gerdiğimiz yayı, Avrupa istikametinde attığımız okla bütünleştiriyoruz. Afrika’ya doğru gönderdiğimiz selamla, bütün bir Afro-Avrasya Kıtasının merkez ülkesi olarak her yerde al bayrağı dalgalandırmaya ahdetmişiz. Önümüze çıkarılan engelleri irademizle aşarız, önümüze örülen psikolojik duvarlara merhametimizle aşarız. Hiçbir şey bizim bu kararlı tutumumuzu değiştirmemize sebep olmayacaktır.'Davutoğlu, Brüksel’de bütün dosyaları gözden geçirdiklerini, Avrupa'daki vatandaşları en fazla ilgilendiren vize muafiyeti meselesi hakkında da kapsamlı görüşmeler yaptıklarını söyledi.Davutoğlu, 'Eğer uluslararası barış olacaksa, uluslararası huzur olacaksa, insanlık bir kardeşlik geleceğine hazırlanacaksa sihirli kelime açıktır: Adalet, adalet, adalet' ifadesini kullandı.Londra'ya gerçekleştirdiği ziyareti anımsatan Davutoğlu, İngiltere Başbakanı David Cameron ile hem ikili ilişkileri hem de bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldıklarını belirtti.Bir gün içinde 10'nu aşkın toplantıda yatırımcılarla, finans kuruluşlarıyla ve uluslararası ekonomi örgütlerinin analistleriyle bir araya geldiklerini hatırlatan Davutoğlu, Türkiye'ye yatırım yapan şirketlerle tek tek görüşmeler gerçekleştirdiklerini bildirdi.'Türkiye cazip bir yatırım havzası halinde'Davutoğlu, 'Size bir müjde mahiyetinde memnuniyetle ifade etmek isterim ki, dünya ekonomisi krizdeyken bütün bu yatırımcılar için Türkiye cazip bir yatırım havzası halinde' şeklindeki görüşünü paylaştı.Londra'dan Davos'a geçtiklerini ve burada da siyasi ve ekonomik ağırlıklı görüşmeler yaptıklarını bildiren Davutoğlu, şöyle devam etti:'Davos'ta, G-20 Dönem Başkanlığı vasfıyla bulunduk. G-20 Dönem Başkanlığındaki perspektifimizi anlattık. Bu perspektif içinde Türk ekonomisinin getirdiği büyük potansiyeli ve en az gelişmiş ülkelerle, dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasında bir adalet köprüsü olacağımızı ifade ettim. Gerçekten bugün dünyada ekonomik adalete her zamankinden daha çok ihtiyaç var. Avrupa'da ve dünyanın her yerinde aslında aynı prensibi haykırıyoruz. Türkiye olarak haykırıyorduk, şimdi G-20 Dönem Başkanı olarak haykırmaya devam edeceğiz. Eğer uluslararası barış olacaksa, uluslararası huzur olacaksa, insanlık bir kardeşlik geleceğine hazırlanacaksa sihirli kelime açıktır: Adalet, adalet, adalet.''Adaletin sözcülüğünü yaptık'Davutoğlu, maalesef bugün uluslararası ekonomik krizlerin arkasında adaletsizliğin bulunduğuna işaret ederek, 'Eğer Sahra Güney Afrika'da 650 milyon kişi hala elektrikle tanışmamışken, sadece New York'un elektrik tüketimi Afrika tüketimine yakınsa böyle bir düzen dünyadan ekonomik düzen beklemek çok zor. Eğer mülteciler Suriye'de, Irak'ta büyük bir çaresizlik içinde komşu ülkelere kaçarken Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 5 daimi üyesi hala hiç bitmeyen kısır hesaplar içine girmişse uluslararası düzeni kurmak çok zor. Davos'ta bunu haykırdık ve adaletin sözcülüğünü yaptık ikili görüşmeler bağlamında' ifadelerini kullandı.Ürdün Kralı Abdullah, Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko ile Finlandiya, Malezya, Sırbistan ve Yeni Zelanda başbakanlarıyla ve çok sayıda uluslararası örgüt temsilcisiyle görüşmeler yaptıklarını kaydeden Davutoğlu, Türkiye'nin görüşlerini anlattıklarını aktardı.'Algı operasyonlarına karşı gerçeği yüzleri haykırdık'Türkiye ile ilgili bazı karanlık çevrenin üretmeye çalıştığı algı operasyonlarına karşı gerçeği yüzleri haykırdıklarını, haykırmaya da devam edeceklerini vurgulayan Davutoğlu, Türkiye'nin, aydınlık yüzlü insanların, aydınlık geleceğe yürüdüğü ve tarihin derinliğinden, istikbalin aydınlığına yürüyen bir ülke olduğuna dikkat çekti.Davutoğlu, bunun dışında Türkiye'de de ziyaretçiler ağırladıklarını belirterek, dost ve kardeş Azerbaycan'ın Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas'ı misafir ettiklerini anlattı.'AFAD bir Türk mucizesidir'AFAD'ın 5. yılını kutlama merasimine katıldığını anımsatan Davutoğlu, şunları kaydetti:'Merhamet adaletle birlikte gelir. AFAD bir Türk mucizesidir. Çok kısa bir sürede 5 yıl içinde dünyanın en önemli yardım kuruluşlarından biri haline gelmiştir. Tekrar dünyanın her yerinde merhametimizi taşıyan AFAD ve diğer kuruluşlarımıza teşekkürü bir borç biliyorum. Ama bir an gözünüzde AFAD töreninde ki bir manzarayı canlandırmanızı rica ediyorum. AFAD'ın salona getirdiği çok sayıda Iraklı, Suriyeli, Yezidili, Sünni, Türkmen, Arap, Kürt çocuklar geldiğinde, hatırlarsınız, kendisini kucaklamak için başımı uzattığım Rua isimli Suriyeli kız, birden alnımdan öpmüştü takdir ifadesi için. Rua'nın annesinin Hama'da bir bombardımanda öldüğünü, kardeşleriyle birlikte babaannesiyle Türkiye'ye sığındığını, babasının orada kaldığını ve hiç haber alamadığını öğrendim. Şimdi hepimiz oturduğumuz salonlarda, yanı başımızdaki evladımıza bakalım. Rua yaşındaki kızlara ya da erkek çocuklara bakalım ve onların sizin o sıcak atmosferdeki tebessümlerinizle, yüzünüzdeki tebessümle beslenen güzel yüzlerine bakalım. İşte o çocuklar ile Rua ve benzerleri arasında hiçbir fark yok. Bizim merhametimiz, bizim şefkatimiz o kadar derin ki kendi evlatlarımızla vatanlarından sökülüp atılan, rejimin ya da terörün baskısıyla yurtlarını, evlerini terk eden o yavrucaklar arasında bir fark görmüyoruz. Biz engin yürekli insanlarız, bütün vatandaşlarıma teşekkür ediyorum her birinize tek tek. Dünyanın en büyük insanlık dersini vererek bir destan yazıyorsunuz. Herkesin unuttuğu insanlık dersini dünyaya veriyorsunuz.''Yaklaşık 7 saat Türkiye'nin bilimsel geleceğini konuştuk'Bilim Teknoloji Yüksek Kurulunu topladığını ifade eden Davutoğlu, Başbakan olarak ilk kez başkanlık yaptığı Kurul'un, Türkiye'nin bütün bilim teknolojiyle ilgili bakanlıklarını, kurumlarını, kuruluşlarını bir araya getiren en geniş platform olduğunu anlattı.Yaklaşık 7 saat Türkiye'nin bilimsel geleceğini konuştuklarının altını çizen Davutoğlu, interaktif bir şekilde tek tek sorular sorarak bilgi aldığını aktardı.Davutoğlu, 62. Hükümet'in en temel hedefi olarak bilim ve teknolojide yeni bir hamle dönemini başlatma kararlığını kendileriyle paylaştığını vurgulayarak, 'Ama onlara ev ödevleri de verdim. Artık Ar-Ge çalışmaları ticarileştirme faaliyetleriyle birlikte yürüyecek, artık Türkiye teknoloji tüketen bir ülke değil teknoloji üreten bir ülke olacak' değerlendirmesinde bulundu.'Artık sadece bizim milli savaş uçağımız uçacak'Bu çerçevede gururla Savunma Sanayi İcra Komitesi toplantısına katıldığına değinen Davutoğlu, konuyu şöyle değerlendirdi:'Milli Savunma Bakanımızla, Genelkurmay Başkanımızla yine hemen ertesi gün takriben 6 saat süren bir toplantı da Türkiye'nin geleceğini belirleyecek, özgürlüğünü, bağımsızlığını, onurunu koruyacak savunma sanayi projelerini masaya yatırdık. Ve o zaman gururla paylaşmıştım, şimdi tekrar paylaşıyorum, Türkiye'nin ilk milli savaş uçağının ön tasarım kararını aldık. 2023'te inşallah en geç ilk milli savaş uçağımızın prototipi üretilmiş olacak ve semalarımızda artık sadece bizim milli savaş uçağımız uçacak. Düşününüz yıllarca ihmal edilmiş on yıllarca, bir başka projeyi de tamamlama kararı aldık, milli piyade tüfeği üretme projesi. Ayrıca birçok önemli kararı başlangıç noktası olarak ele aldık. Uzay teknolojisi ve füze fırlatma sistemiyle ilgili projeleri başlatma kararı aldık. Kendi savunmasını yapamayan, milli savunma sanayisine sahip olmayan ülkelerin bağımsızlık iddiaları sadece sloganda kalır, kağıtta kalır. Bizden önce hibe yardımları alan bir ülkeydi, yani hibe yardımı şu demek: Bir ülke artık benim ülke ismi vermeme gerek yok tahmin edebilirsiniz. Benim şu silahlara ihtiyacım yok sen alabilirsin diyor 30 yıllık, 40 yıllık tankları bize veriyor, biz de onu modernize etmek için başka bir ülkeye gönderiyoruz. Şimdi artık tankı biz yapıyoruz isteyene biz veririz. Savaş uçağını biz yapacağız, semalarımızın özgürlüğünü biz koruyacağız işte büyük Türkiye bu.'Vatandaşlara, 'Hepiniz şöyle oturduğunuz yerde sırtınızı biraz daha gururla bulunduğunuz koltuğa ya da divana yaslayın ve şöyle geniş bir elhamdülillah deyin' şeklinde seslenen Davutoğlu, 'Elhamdülillah ki artık değil namerde, merde dahi muhtaç olmayan ülkelerin vatandaşlarısınız. Bir ülkenin geleceği nasıl savunma sanayiyle teminat altına alınırsa huzuru ve istikrarı da ekonomiyle teminat altına alınır' ifadesini kullandı.'Her hafta en az bir müjde'Davutoğlu, son 2 ay içinde her hafta en az bir müjdeyi bir toplumsal kesimle paylaştığını vurgulayarak, şu değerlendirmeyi yaptı:'Bu müjdelerden biri bu ay içinde ailenin ve dinamik nüfus yapısının korunması eylem projesi, planı içinde çalışan kadınlarımıza, annelerimize süt izni hakkı olan 12 ayın üzerine bu kez biz yarı zamanlı çalışma imkanı yani 8 saat çalışıyorsanız 4 saat çalışacaksınız ama 8 saatin ücretini almaya devam edeceksiniz. İlk çocuk için 2, ikinci çocuk için 4, üç ve daha fazla sayıda çocuk için 6 aylık yarı zamanlı çalışma hakkı tanıyoruz. Sonra eğer derseniz ki hala 'Ben çocuklarımı eğitim çağına kadar yanında durmak çocuklarımın ve onlara bakmak istiyorum' bu sefer de kısmı zamanlı çalışma imkanı vereceğiz, yani çalıştığınız kadar ücret alacaksınız, ama işinizi kaybetmeyeceksiniz. Anneler ve çocuklar artık iş hayatını birini diğerinden ayıran bir badire gibi görmeyecekler. Hayırlı evlatlar diliyoruz, hayırlı nesiller diliyoruz.'Her anneye doğan ilk çocuk için çeyrek, ikinci çocuk için yarım, üçüncü çocuk için tam altın hediye edeceklerini belirten Davutoğlu, 'Hiçbir ayrım gözetmeden devletimizin hediyesi olarak takdim edeceğiz. 90'lı yıllarda, daha önceki yıllarda şöyle düşünüldü: Nüfus ne kadar az olursa külfette o kadar az olur. Şimdi biz tersini söylüyoruz nüfusta çok olsun, bereketimizde çok olsun, kalkınmamız da daha yüksek olsun' diye konuştu.Başbakan Davutoğlu, enflasyonun, faizlerin, cari açığın düştüğünü, üretimin arttığını belirterek, 'İşte bereketlenen Türkiye'nin, küresel bir güç haline dönüşmesinin ayak sesleridir bunlar' dedi.Başbakan Davutoğlu, ''çeyiz hesabı'' ile ilgili çalışmaya değinerek, evliliğe hazırlık mahiyetinde, çocukları için çeyiz hesabı açtıran her aileye, 18 yaşına gelen çocuğu için bu hesapta yatan miktarın yüzde 15’ini devletin vereceğini söyledi.Geçen gün inşaat sektörüyle yaptıkları toplantıda sektöre ve halka bir hediye mahiyetinde verdiği müjdeyi de paylaşan Davutoğlu, şunları söyledi:''Bundan sonra ilk ev almak için bir hesap açtıran ve orada para biriktiren herkes, ev almak için peşinat yatırdığı zaman yüzde 15 devlet desteği alacak. Yani 5 yıl süresince para biriktiren ve peşinat için bu parayı kullanacak olan vatandaşımız yüzde 15 de devletten para alacak. Eğer bu 4 ya da 3 yıla inerse bu oran yüzde 12 ve yüzde 10'a inecek. Ama bu yönüyle hem konut talebini artırmayı hem herkesi hani evlenen herkesi gerçek anlamda da bu sefer evlenmeye hem eşle evlenmeye, hem konut içinde ev sahibi olmaya o anlamda evlenmeye hazırlayacağız.''''Sizler sosyal hayatımızın omurga kesimisiniz''Esnaflara seslenen Davutoğlu, ''Geçen ay içinde beni en çok mutlu eden, ama bir esnaf çocuğu olarak da kişisel hatıralarıma götürüp rahmetli babamı anmama vesile olan tören, esnaf kardeşlerimizle bir araya geldiğim törendi. Orada da esnaf kardeşlerimizle bazı müjdeleri paylaştım. Bu müjdelerden birisi yüzde 50 kredi sübvansiyonu yanında, kaybolmaya yüz tutmuş meslekler için ve 3 yıllık ustalıktan sonra yeni iş yeri açan esnaflarımız için faizsiz kredi veriyoruz'' diye konuştu.Hiçbir faiz almadan yeni iş yeri açan 3 yıllık ustalara bu imkanı tanıyacaklarını belirten Davutoğlu, ''Yine 600 milyonluk sübvansiyon faiz sübvansiyonu için ayırdığımız 600 milyonu, 750 milyona çıkarttık. Bu da milyarlarca ek kredi imkanının esnaflarımıza tanınması anlamına geldi'' dedi.Meclis'ten bu ay çıkan ''Perakende Ticaret Yasası''na da değinen Davutoğlu, ''O yasada da esnaflarımız için her bir alışveriş merkezinde, AVM'de en az yüzde 5 kontenjan ayrılması ve bu kontenjanlarda da kiraların 4'te 1 nispetinde yüzde 25 olmasını teminat altına aldık. Esnaf kardeşlerim, sizler sosyal hayatımızın, ahlakımızın omurga kesimisiniz, omurgasısınız. Her birinize helal ve bol rızıklar diliyorum. Biliniz ki artık esnafların Başbakanlık önünde yazar kasa kırdığı dönemler bitti. Sofranız bereketli olsun Ahi Evran öncünüz olsun. Eliniz, kapınız, sofranız herkese açık olsun'' diye konuştu.''Bu toprakta bereketi artırmaya kararlıyız''Yine bu çerçevede tarım sektörüyle, çiftçilerle çok sayıda müjdeyi Tekirdağ'da bir araya geldiği vatandaşlarla görüşmesinde söylediğini anımsatan Davutoğlu, şunları kaydetti:''Ayrıca bunları Ankara'da da ifade ettim. Her şeyden önce pirinçte KDV'yi yüzde 8’den yüzde 1'e indiren kararnameyi imzaladık, pirinç üreticilerine müjde olsun. Mazot desteğini yüzde 5, gübre desteğini yüzde 10 arttırıyoruz bütün çiftçilerimize helali hoş olsun. Sertifikalı fidan desteğini yüzde 50 artırıyoruz fidanlarınız bereketli olsun, her bir gümrah olsun. Kırmızı mercimek, nohut, kuru fasulye gibi her evin sofrasını süsleyen o güzel bereketli nimetler içinde prim desteğini yüzde 100 artırıyoruz. Et ve süt ürüten işletmelere hibeleri yüzde 70 artırıyoruz. Artık tarımda her alanda mesela az bilinir ama çok önemlidir tıbbi ıtri bitkilerde de üretiminde de yine dönüm başına desteği 100 liraya çıkartıyoruz ve bu gittikçe yaygınlaşarak tarımda bereketi, ziraatta, toprakta bizim kadim dostumuz olan toprakta, aziz dostumuz olan toprakta Aşık Veysel’in değimiyle bu toprakta bereketi artırmaya kararlıyız.'Toprak gibi denizlerin de bereketli olmasını istediklerini, geçen hafta içinde denizcilik sektörüne önemli iki müjde verdiklerini vurgulayan Davutoğlu, ''Bir taraftan hurda desteği yani ya 28 yaş ortalaması, 28 olan koster filomuzu gençleştirmek için yeni gemi üretimi için destek isteyenlere hurda desteği vereceğiz. Eski gemiye hurdayı çıkarırken yeni gemilerle filolarımızı güçlendireceğiz. İhracata yönelik krediler için kredi garanti fonunu harekete geçiriyoruz. Gördüğünüz gibi hiçbir sektörü ihmal etmiyoruz'' diye konuştu.''KOBİ'lerimize özel önem veriyoruz''Bu hafta içinde KOBİ'lerle bir araya geldiklerini hatırlatan Davutoğlu, KOBİ'lerin işletme sayısı itibarıyla işletmelerin yaklaşık yüzde 99,7'sini, istihdam itibarıyla yüzde 77'sini, katma değer itibarıyla yüzde 55'ini temsil ettiğini ifade etti.KOBİ'ler ayaktaysa, güçlüyse hem şehirlerin hem ülke ekonomisinin büyüdüğünü hem de küresel rekabetin yükseldiğini belirten Davutoğlu, ''KOBİ'lerimizde kriz oldu mu, ülke ekonomisinin toparlanması mümkün değil onun için KOBİ'lerimize özel önem veriyoruz ve KOBİ'lerimizin eksiklerini tek tek tespit ediyoruz. Gördük ki kurumsallaşmada ve markalaşmada KOBİ'lerimizin desteğe ihtiyacı var. Bu açıkladığım destek paketinde kurumsallaşma ve markalaşmayla ilgili işletme başına 150 bin Türk lirası destek vermeye karar verdik. Toplamda 100 milyon Türk liralık desteği KOBİ'lerimize aktaracağız'' diye konuştu.Davutoğlu, ''Yine işgücü, işbirliği ve işgücü anlamında teknolojik işbirliği ve katma değeri artırmak için eğer KOBİ'lerimiz bir araya gelirse, üç işletme bir araya geldiğinde, onlara 300 bin lira hibe, 1 milyon 200 bin lira da geri ödemeli yani kredili şeklinde destekte bulunacağız'' diyerek, KOBİ'lerin teknolojik altyapısı gelişsin, inovasyon ve Ar-Ge gücü artsın diye verdikleri destekleri, yüzde 50 artırdıklarını, bütün bu desteklerde kadınlara ve engellilere de özel imkanlar getirdiklerini vurguladı.''Küresel bir güç haline dönüşmesinin ayak sesleridir bunlar''Görüldüğü gibi 1 ay içinde hem Türkiye'nin her yerinde hem Avrupa'da vatandaşlarla kucaklaştıklarını ifade eden Davutoğlu, çok sayıda yurtdışı temas yaptıklarını, içeride yapısal reformlar gerçekleştirdiklerini söyledi.Davutoğlu, şunları ifade etti:''Esnaflara, çalışan kadınlara, annelere, çiftçilere, denizcilere, inşaat sektörüne, ev almak isteyenlere, evlenmek isteyenlere, çocuk sahibi olanlara, KOBİ'lere velhasıl bütün vatandaşlara dönük olarak acaba yeni yıla nasıl güzel haberlerle başlatabiliriz diye büyük bir çaba içinde olduk. Ve bunları yaparken de sakın kimse yanlış bir hesap içine girmesin, bütçe disiplinimizi hiç bozmadık. Türkiye’nin bütçesi şu anda hala Avrupa'nın en güçlü bütçelerinden biridir. Bütçe açığı diye bir sıkıntımız, derdimiz de yok. Hamdolsun cari ticaret açığımızda süratle düşüyor. Son açıklanan rakamlar bu konuda büyük ümitler veriyor.''Ocak ayında istatistiklere göre enflasyonun, faizlerin, cari açığın düştüğünü, üretimin arttığını belirten Davutoğlu, konuşmasını şöyle tamamladı:''İşte bereketlenen Türkiye'nin küresel bir güç haline dönüşmesinin ayak sesleridir bunlar, değerli vatandaşlarım, ayak sesleri. Bu ayak sesleri, yavaş yavaş önce ülke içinde, sonra çevre bölgelerde, Avrupa'da, Asya'da, Afrika'da ve dünyanın her yerinde hissedilecek, duyulacak. Bu ayak sesleri, siyasi istikrarın ayak sesleridir, bu ayak sesleri, toplumsal barışın, huzurun ve kardeşliğin ayak sesleridir. Sofranız bereketli, yüreğiniz kavi, zihniniz açık, geleceğiniz parlak olsun. Allah birliğimizi, beraberliğimizi daim eylesin, ülkenin geleceğini kaim eylesin. Hayırlı akşamlar diliyorum.''AA
Köprü ve Otoyollar Saniyede 15 Dolar Getirdi
Köprü ve otoyollardan son 10 yılda 3 milyar 531 milyon araç geçiş yaptı. Bu araçlardan elde edilen gelir 4,9 milyar doları buldu. Bir başka ifadeyle köprü ve otoyollar saniyede 15 dolar gelir getirdi.AA muhabirinin, Karayolları Genel Müdürlüğünün (KGM) verilerinden yaptığı derlemeye göre, 2004-2014 yılları arasında köprülerden 1 milyar 599 milyon 278 bin 128, otoyollardan da 1 milyar 931 milyon 355 bin 801 araç geçiş yaptı. Köprü ve otoyollardan bu dönemde elde edilen toplam gelir ise 4 milyar 876 milyon 309 bin 868 dolara ulaştı.Son 10 yılda 3 milyar 531 milyon aracın kullandığı köprü ve otoyollardan, en fazla araç geçişi 2014 yılında oldu. Geçen yıl köprü ve otoyolları kullanan 399 milyon 491 bini aşkın araçtan, 469 milyon 120 bin 277 dolar gelir elde edildi.Köprülerden saniyede 5 dolarGünde ortalama 400 bin aracın geçtiği Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinden elde edilen gelir saniyede 5 doları, aynı dönemde otoyol ve köprülerin toplam gelirleri ise saniyede 15 doları geçti.Köprü ve otoyolların özelleştirme süreciKöprü ve otoyolların özelleştirilmesi ihalesi 17 Aralık 2012 yılında yapılmıştı. Tek paket halinde, işletme hakkının verilmesi yöntemiyle ve fiili teslim tarihinden itibaren 25 yıllık süre için gerçekleştirilen özelleştirme ihalesine 3 konsorsiyum katılmış ve en yüksek teklifi 5 milyar 720 milyon dolar bedelle Koç Holding AŞ-UEM Group Berhad-Gözde Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı AŞ Ortak Girişim Grubu vermişti, ihale daha sonra iptal edilmişti.AA
Cizre'de Hendekler Kapatılıyor
Cizre'de PKK'nın gençlik yapılanması tarafından 6-7 Ekim Kobani eylemleri sırasında yollara kazılan hendekler, Sur mahallesinde kapatılmaya başlandı.Şırnak’ın Cizre ilçesinde PKK'nın gençlik yapılanması Komalen Ciwan tarafından 6-7 Ekim Kobani protestoları sırasında, polis araçlarının girememesi için mahallere kazılan hendekler kapatılıyor. Sur mahallesinde başlayan çalışmalar HDP Şırnak milletvekili Faysal Sarıyıldız'ın gözetiminde sürüyor.Cizre’deki ilk hendekler 6-7 Ekim'deki Kobani protestoları sırasında kazıldı. Son bir ayda dördü çocuk beş kişinin ölümü nedeniyle hendeklerin sayısı da arttı.
ABD'nin 'Genişbant' Tanımı Değişti
Federal Muhabere Komisyonu, 'genişbant' internetin tanımı üzerindeki tartışmaları yeni kararıyla noktaladı. FCC'ye göre bir internet bağlantısını 'genişbant' olarak adlandırmak için, bu bağlantının en az 25 megabit indirme hızı, 3 megabit gönderme hızı sunması gerekiyor. FCC'nin bu açıklamasıyla bir önceki genişbantı tanımlayan 4Mbps'lik indirme ve 1Mbps'lik gönderme hızları, tarihe karışmış oldu. Bu kararın ABD'deki servis sağlayıcılarının altyapılarını ve sundukları gözden geçirmesini sağlayacağı düşünülüyor. Gizmodo'nun yayınladığı bir grafiğe göre ABD'nin neredeyse yarısındaki internet bağlantısı, yeni genişbant tanımını karşılamıyor.Ancak servis sağlayıcıların şimdiye kadar 'genişbant' diye sattığı bu bağlantılar hakkında harekete geçmesi gerekecek. Elbette, servis sağlayıcılar 'genişbant' gereksinimlerini karşılamak yerine, ilgi çekecek bir başka reklam sözcüğü bulup, yavaş bağlantıyı hızlıymış gibi gösterme yolunu da tercih edebilirler.CHIP Online
Reklam
Kasırganın Gözünü Aydınlatan Yıldırım
Uluslararası Uzay İstasyonu'ndan (UUİ) görev yapan astronot Samantha Cristoforetti, Bansi Kasırgası'nın gözünü aydınlatan yıldırımı fotoğrafladı.UUİ'de görev yapan İtalyan astronot Samantha Cristoforetti, 12 Ocak'ta yaşanan Bansi Kasırgası'na ait oldukça etkileyici bir fotoğraf çekti. Kasırganın gözünü aydınlatan yıldırım, yerden 400 km öteden görüntülendi.Güney Hint Okyanusu üzerinde etkili olan kasırga, UUİ tarafından Madagaskar'ın doğusundan geçerken görüntülendi. Cristoforetti'nin çektiği fotoğrafta, hortumun gözünü saran bulutlar aşağıya doğru spiral bir şekilde kayarken görülüyor. Gözü aydınlanan yıldırım ise beyaz bir bilye gibi ikinci bir küre oluşturuyor.Birçok fırtınayı tetikleyen Bansi Hortumu, 32-64 kilometre genişliğinde bir alanda etki gösterdi. Güçlü yağmurlar ve gök gürültülü fırtına halinde belirmeye başlayan Bansi, 11 Ocak'ta okyanus ve üzerindeki hava şartlarının el vermesiyle büyüyerek kasırgaya dönüştü. Kasırganın yarattığı fırtınalar saatte 185 km hıza ulaştı.Cristoforetti'nin çektiği fotoğrafta, gözün açıklığı altında her yönden gelen rüzgarlar dalgaları birbirine vurarak dev dalgaların oluşmasına neden oldu. Kasırganın su üzerinde yarattığı olağanüstü etki, yaklaşık 40 metre boyunda dalgalar doğurdu.NASA - Al Jazeera Turk
Dünya'nın Kızılötesi Görünümü
NASA'ya ait meteoroloji uydularından elde edilen görüntüler, kızılötesi ışınlar altında Dünya'nın hızlandırılmış görüntüsünü elde etmek için kullanıldı. Videodaki her saniye Dünya'daki 21 saate eşit.Dünya'yı iki farklı konumdan gözlemleyen GOES-13 ve GOES-15 uydularına ait görüntüler, gezegenimizin kızılötesi ışınlar altındaki görünümünü ortaya çıkarmak için kullanıldı. Victoria Üniversitesi öğrencisi James Tyrwhitt-Drake, 30 Kasım 2014 ile 26 Ocak 2015 tarihleri arasında çekilen görüntüleri hızlandırılmış video haline getirdi.Kızılötesi ışınlar altında elde edilen görüntüler, Dünya'nın sürekli hareket halindeki bulutları ve su buharının karmaşasını gözler önüne seriyor. Dünya'nın yüzeyinde daha aydınlık görülen kısımlar, uzaya daha fazla kızılötesi ışının saçıldığı bölgeleri temsil ediyor.
Reklam
Kamuya 4 Yıl Sınırı Geliyor
Hükümetin TBMM Genel Kurulu’na sunacağı önergeyle, Başbakanlık ve bakanlıklar dahil tüm kurumlardaki daire başkanlarının üstündeki bürokratlar 4 yıl görev yapabilecek. Görevden alınan bürokrat, mahkeme kararıyla bile görevine dönemeyecek.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Benimle gelen benimle gider” diye ifade ettiği üst düzey bürokratların görev süreleri 4 yılla sınırlandırılıyor.TBMM’de önce alt komisyonda, sonra da üst komisyonda AKP milletvekilleri tarafından verilen ve son anda çekilen önergenin genel kurulda yeniden gündeme gelmesi bekleniyor. Düzenlemeyle, Türk Silahlı Kuvvetleri dışındaki; Başbakanlık ve bakanlık müsteşarları dahil olmak üzere tüm kamu kurumlarında çalışan daire başkanı ve üzerindeki bürokratların görev süresi 4 yılla sınırlanacak. Bürokratlar, 4 yıllık süre dolmadan görevden alınabilecek.ÖNERGE VERİLDİHabertürk'ten Ahmet Kıvanç'ın haberine göre, konuyla ilgili olarak AKP milletvekilleri tarafından TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nda görüşülen iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili torba yasa tasarısının hem alt komisyon hem de üst komisyon aşamasında önerge verildi.Alt komisyonda AKP Manisa Milletvekili Muzaffer Yurttaş ve Kilis Milletvekili Fuat Karakuş imzasıyla verilen önergenin, görev süresini 4 yılla sınırlayan birinci bölümü sonradan geri çekilerek, görevden alınan bürokratların belirlenen kadrolara otomatik olarak atanmasını düzenleyen bölüm bırakıldı. Üst komisyonda ise daha önce geri çekilmiş bölüm eklenerek, önerge Muzaffer Yurttaş imzasıyla yeniden verildi, fakat sonra bu da geri çekildi. Önergenin, tasarının genel kuruldaki görüşmeleri sırasında yeniden verilmesi bekleniyor.Önergeyle, görev süresi dolan veya görevden alınan bürokratların atanacağı kadrolar da düzenleniyor. Bu yolla görevden alınan bürokratların eski görevlerine dönmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.ÜST KURUL BAŞKANLARI DAHİL DEĞİL4 yıllık sınırlama ve gerektiğinde görevden almaya ilişkin hükümler, kendi kanunlarında görev süresi belirlenmiş bürokratlar hakkında uygulanmayacak. Üst kurulların başkan ve üyeleri ile Merkez Bankası ve TRT Genel Müdürü gibi görevlerde bulunanların görev süreleri kendi yasalarında ayrıca belirlenmiş olduğu için bu kişiler görevden alınamayacak. Bu kurumlarda görev yapan diğer bürokratlar ile KİT’lerde çalışan bürokratlar hakkında da bu hükümler uygulanacak.DAİRE BAŞKANI VE ÜSTÜNÜ KAPSIYORGeri çekilen önerge uyarınca, görev süreleri 4 yıl ile sınırlanacak bürokrat kadroları şöyle:-Başbakanlık, bakanlıklar ile bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşların merkez teşkilatında ek göstergesi 6 bin 400 ve daha yüksek tespit edilen yönetici kadrolar,-Merkez teşkilatında genel müdür yardımcısı, birinci hukuk müşaviri, daire başkanı, grup başkanı, yükseköğretim kuruluşlarının genel sekreter ve genel sekreter yardımcısı ile ek göstergesi genel müdür yardımcısı düzeyinde veya daha yüksek tespit edilen kurum, kurul ve birim başkanı, kurum, kurul ve birim başkan yardımcısı unvanlı kadrolar,-Taşra teşkilatındaki il ve bölge teşkilatlarının en üst yöneticisi konumundaki defterdar, başkan, müftü ve müdür unvanlı kadrolar.Bu kadrolara atanan bürokratlar, görev süresi 4 yılla sınırlı olmakla birlikte süresi dolmadan da her zaman görevden alınabilecek.Mevcut bürokratlar açısından 4 yıllık süre, yeni yasanın yürürlüğe gireceği tarihte başlayacak. Fakat, hükümet birlikte çalışmak istemediği mevcut bürokratları, 4 yıllık sürenin başladığı günün ertesinde görevden alabilecek.
Bülent Arınç, AKP'nin Kurulduğu Günleri Anlatırken Gözyaşlarını Tutamadı
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, AKP'nin ilk mitingi anlatırken gözyaşlarına hakim olamadı.Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, AKP Manisa İl Kongresi'nde yaptığı konuşmada geçmiş dönemde yaşadıkları zorlukları anlatırken duygusal anlar yaşadı.Arınç şunları söyledi: Zor günler geçirmiştik. Geçmişte partilerimiz yüzde 3 buçuk alıyordu yüzde 7, yüzde 11 alıyordu. Yolumuzdan dönmedik. Allah bize en büyük zaferleri Ak Parti'de yaşamayı nasip etti. İlk mitingimizi yaptığımız Nisan 2002 tarihini hatırlıyorum. 3 bin kişiyle miting yaptığımızda geçmişte bu muhteşem insan seli diye başlayan rahmetli hocamızı o mitingte andım.Acaba 3 bin kişi mi olacaktık yoksa binlerce kişi mi bizi karşılayacaktı, Kırtık tarafından gelmeden önce Hamalınkırı Sayın Başbakanım Manisalılar böyle bilirler. Hamalınkırı'ndan aşağı bir sallandık buraya 10 kilometre. Yollarımız kesildi, insan seli vardı, araçlar gidemiyordu. Gözyaşları içinde rabbimize hamd ettim' diye konuştuktan sonra gözyaşlarını tutamadı. T24
LG G4, 3K Ekran ile Geliyor
LG'nin sıradaki akıllı telefonu LG G4 sadece kamera ve tasarımıyla değil, 3K değerindeki yeni ekranı ile de çok şaşırtacak gibi görünüyor.LG'nin sıradaki amiral gemisi olacağı bilinen yeni akıllı telefon modeli LG G4 hiç beklenmedik bir özellik ile satışa çıkabilir. Bildiğiniz gibi geçtiğimiz 2014 yılı Quad HD ekranların yayılması ve artık yavaş yavaş bir standart haline gelmesine sahne olmuştu. LG ise bu durumu bir adım öteye taşımaya niyetli.İlk QHD ekranlı cihazlardan olan LG G3'ün ardından, LG G4'ün ise tam tamına 1620 x 2880 piksel çözünürlüklü bir ekanla geleceği ortaya çıktı. Verilere göre Verizon tarafından ABD'de dağıtılacak olan LG-VS999 model numaralı cihaz aslında LG G4'ten başkası değil ve 3K çözünürlüklü olacak. Verizon'un LG G3'ün LG-VS985 model numarası ile satışa çıkmış olduğunu da not düşelim.
Reklam
Yeni Nesil 'ANKA' Göklerde
TUSAŞ'ın geliştirdiği yeni nesil yüksek performans 'ANKA Blok B' ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi.Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ'nin (TUSAŞ), geliştirdiği yeni nesil yüksek performans 'ANKA Blok B', ilk uçuşunu başarıyla tamamladı.TUSAŞ'tan yapılan yazılı açıklamaya göre, 2013 yılında Blok A konfigürasyonuna yönelik kabulleri tamamlanan ANKA İnsansız Hava Aracı Sisteminde elde edilen deneyimlerle geliştirilen yeni nesil yüksek performans 'ANKA Blok B', ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi.Otomatik kalkış ve inişle yapılan ilk uçuşta, farklı otopilot ve iniş modlarının testleri eksiksiz tamamladı.Blok A uçağında taşınan EO/IR kameraya ek olarak, SAR/ISAR/GMTI radarı da taşıyabilen sistem, faydalı yük taşıma kapasitesiyle yeni nesil entegrasyon projeleri için önemli bir altyapı sağlıyor.Mehtap Yılmaz, AA
Dışişleri'nden Sarkisyan'a Kınama
Dışişleri Bakanlığı, Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan'ın Çanakkale Savaşları anma törenlerine yapılan daveti geri çevirirken kullandığı ifadeleri kınadı.Dışişleri Bakanlığı, Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan'ın Çanakkale Savaşları anma törenlerine yapılan daveti geri çevirirken kullandığı ifadeler hakkında, 'Ne komşu bir devletin liderine, ne de kadim Ermeni milletinin bir temsilcisine yakışan bu üslubu şiddetle kınıyoruz' açıklamasını yaptı.Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, yakın tarihin dönüm noktalarından biri olan Çanakkale Savaşları'nın her yıl hatırlanmasına vesile olan törenlerin, geçmişte birbiriyle savaşan milletlerin kayıplarını, bugün dostluk ve barış ortamında beraberce yad edebileceklerini göstermesi bakımından önemine dikkat çekildi.Türkiye'nin böyle bir olgunluk düzeyine ulaşabildiği için kendini şanslı gördüğü, Ermenistan'a 100. yıl dönümü idrak edilecek Çanakkale Savaşları'nı anma törenlerinde bu topraklarda hayatını kaybetmiş Ermenilerin de anılması ve layıkıyla temsil edilmesi amacıyla bir davet iletildiği hatırlatılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:'Birinci Dünya Savaşı ortamında, Çanakkale örneğinden de anlaşılabileceği gibi başta Türkler olmak üzere, İmparatorluğu oluşturan tüm milletler derin acılar yaşamışlar, büyük kayıplara maruz kalmışlardır. Bu çerçevede, Türkiye, Ermenilerin acılarını da bilmekte ve inkar etmediği gibi, samimiyetle paylaşmaktadır. Nitekim bu insani tutum 23 Nisan 2014 tarihli 'taziye mesajı' ile de dünyaya açıkça duyurulmuş, iki kadim halkın dostluk ve barış için nasıl bir anlayış içinde olmaları gerektiği özenle hatırlatılmıştır. Değerli Anadolu aydını Hrant Dink'in ölüm yıl dönümü bağlamında, 20 Ocak 2015 tarihinde yapılan açıklamada Ermenilere yapılan çağrı da bu yapıcı anlayışımızın bir diğer göstergesidir.'Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan'ın 29 Ocak 2015'te Erivan'da yaptığı açıklama hatırlatılarak, 'Türkiye'nin bu insani, makul ve gerçekçi açılımlarının bir kez daha görmezden gelinerek, kendilerine uzatılan bir elin, yapılan bir davetin yakışıksız bir üslupla ters çevrildiği üzüntüyle görülmüştür. Ne komşu bir devletin liderine, ne de kadim Ermeni milletinin bir temsilcisine yakışan bu üslubu şiddetle kınıyoruz' denildi.Açıklamada, '2015 yılını Türkiye'ye ve Türklere karşı bir nefret yılı haline getirmek amacıyla devletin tüm mekanizmalarını ve elindeki tüm imkanları seferber ederek, gerek Ermenistan halkının gerek uluslararası kamuoyunun Ermenistan'ın güncel meselelerine odaklanmasının önüne geçilebileceğini zanneden Ermenistan yönetimini, bu vesileyle bir kere daha sağduyuya davet ediyoruz' ifadesi yer aldı.'Türkler ve Ermenilerin ortak tarihleriyle ilgili anlatıları farklı olsa da birbiriyle diyalog içinde, adil ve açık görüşlülükle konuyu ele almaları önemlidir ve mümkündür' denilen açıklamada, Türkiye'nin bu konuda üzerine düşeni yapmaya ve tarihe tek taraflı bakışın, uluslararası hukuk ve demokrasinin yapıtaşı olan ifade özgürlüğü hilafına tescil ettirilmesine yönelik girişimlerin karşısında durmaya devam edeceği vurgulandı.Açıklama şöyle devam etti:'Radikal Ermeni çevrelerinin bu tarihi meseleyi bir zamanlar terörle, şimdi de çağdışı bir retorik ve geçmişte yaşanmış acıları suistimal eden bir yaklaşımla ele alması şaşırtıcı değildir. Şaşırtıcı olan bir devlet yönetme sorumluluğu üstlenenlerin benzer tavırlarıdır. Ermenistan yönetiminin bu çağdışı yaklaşımı, Türkiye'nin Ermenistan halkıyla ve Anadolu diasporası olarak gördüğü Ermeni diasporasıyla kucaklaşmasına yine de engel olarak görülmemektedir. Türkiye bu uğurda kendine yakışan adımlar atmaya kararlılıkla devam edecektir.'AA
Ve MHP İzmir'den Silindi
İzmir’in Kiraz ilçesi MHP’li Belediye Başkanı Saliha Özçınar Şengül, partisinden istifa ederek AKP’ye geçti. Bu geçişle MHP İzmir’de belediye olarak silinmiş oldu.İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde yer alan Kiraz’ın MHP’li Belediye Başkanı Saliha Özçınar Şengül, partisinden istifa ederek AK Parti’ye geçti. Şengül’ün katılımıyla AK Parti’nin İzmir’da sahip olduğu belediye sayısı 7’ye ulaşırken MHP ise İzmir’deki tek belediyesini kaybetti.2014’te yapılan yerel seçimlerde yüzde 42,5 oy alarak zafer kazanan Şengül’ün babası Durmuş Özçınar da AK Parti’nin Kiraz’daki önemli isimlerindendi.İzmir AKP 5 Olağan il kongresine katılan Başbakan Ahmet Davutoğlu, törenin ardından Şengül’e rozetini taktı.Taraf
Reklam
'Türkiye'de SYRIZA İktidarını AKP Önledi'
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Türkiye'de SYRIZA benzeri bir hükümetin ortaya çıkmasını AKP'nin önlediğini savundu.TÜMSİAD genel kurulunda konuşan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, '2001’de bize dayatılan IMF Politikaları uygulanmış olsaydı bugün Türkiye’de AK Parti diye bir iktidar olmaz, belki Syriza benzeri bir hükümet Türkiye’de iş başında olurdu' dedi.Kurtulmuş, 'Türkiye’ye 2001 yılında dışarıdan gelen bazı beyler marifetiyle bir ekonomi programı dayatıldı. Sayın Kemal Derviş marifetiyle gelen program. Aynı program bizden 10 yıldan sonra Yunanistan’da Papadopulos, İtalya’da da Monti vasıtasıyla uygulandı. İrlanda'da uygulandı. Bir takım küresel finans beylerinin adamları Yunanistan, İrlanda ve İtalya’da iş başına getirildi. Küresel faiz çevreleri, kurdukları düzenle bu ülkeleri yönetmeye kalktılar ve bu ülkeleri uzun süre yönettiler. İşte bugün Syriza vasıtasıyla Yunanistan’da ortaya çıkan durum, bütün bu neoliberal tezlere karşı Yunan halkının verdiği cevaptır. Sizi temin ederim ki eğer Türkiye’de Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde Ak Parti Hükümetleri sosyal politikayı önceleyen, düşük faizleri hedef alan bir politikayı, yatırımı esas alan bir politikayı izlememiş olsaydı, yani 2001’de bize dayatılan IMF Politikaları uygulanmış olsaydı bugün Türkiye’de AK Parti diye bir iktidar olmaz, belki Syriza benzeri bir hükümet Türkiye’de iş başında olurdu” ifadelerini kullandı.İleri Haber
AKP'li Köylü'den 'Not Defteri' Tepkisi: 'Başka Kağıt mı Bulamamışlar?'
17 Aralık tapelerinin basıldığı defterler için 'Adeta, 'bilmeyen duymayan varsa da duysun' yaklaşımıyla basılmış' diyen Soruşturma Komisyonu Başkanı Hakkı Köylü, bunun kasıtlı olarak yapıldığını söyledi.17 Aralık soruşturmasıyla ilgili bazı tapelerin Meclis'te bloknot haline getirilmesine Soruşturma Komisyonu Başkanı AKP’li Hakkı Köylü'den tepki geldi. Akşam gazetesinden Doruk Çakar’ın haberine göre, not defteri yapılan sayfalardaki bilgi ve tapelerin, muhalefetin şerhine ait bölümler olduğunu söyleyen Köylü, 'Adeta, 'bilmeyen duymayan varsa da bunları duysun' yaklaşımıyla yapılmış gibi görünüyor. Kabul edilebilir değil. Başka kağıt mı bulamadılar?' dedi.Kaynak: Akşam
Reklam
Başakşehir, Kasımpaşa'da 3 Puanı Aldı
Süper Lig'in 18. haftasında Kasımpaşa deplasmanına çıkan Başakşehir, sahadan 1-0 galip ayrıldı. Başakşehir'e 3 paunı getiren tek goleü penaltıdan Semih Şentürk kaydederken, Kasımpaşa maçı 9 kişi tamamladı.Maça iki takım da temkinli başlarken, ilk bölümler temposuz geçti. Ev sahibi Kasımpaşa Babel ile, Başakşehir ise Doka'nın önderliğinde zaman zaman gol arasa da devre 0-0'lık eşitlikle sona erdi.İkinci yarıya ise Kasımpaşa şokla başladı. 57. dakikada hakemi aldatmaya yönelik hareketten 2. sarı kartı gören Adem Büyük, takımını 10 kişi bıraktı. Adem ilk karıtını da ilk yarıda itirazdan almıştı.Kasımpaşa eksik kalmasına rağmen vites arttırırken Başakşehir de rakibinin hatasını kovalamaya başladı. Dakikalar 79'u gösterirken hakem İlhan Eker'in topa eliyle müdahele ettiği gerekçesiyle Başakşehir'e penaltı verdi. Atışı gole çeviren Semih Şentürk de Başakşehir'i 1-0 öne geçirdi. Bu sonuçla 31 puana yükselen Başakşehir, maç fazlasıyla 4. sıraya yükseldi. Kasımpaşa ise 23 puanda kaldı.LİG TV
Gerçeküstü Fotoğraflarla Geleneksel Rus Halk Hikayelerini Yeniden Yorumlayan Sanatçının 14 Muhteşem Çalışması
Fotoğraf sanaçısı Uldus Bakhtiozina, oldukça sıradışı sanat anlayışını Rus peri masallarını betimlemek için kullanarak birbirinden mükemmel fotoğraflar çekiyor. Peri masallarını farklı bir şekilde yorumlayan sanatçı, Rusların eski pagan inancına vurgu yaparak ortaya oldukça sıradışı işler çıkarıyor.Sanatçının işleri oldukça detaylı ve kapsayıcı olmasının yanında, peri masalları hakkında yürütülmüş araştırmalara ve bu masalların Avrupa kültüründeki mitolojilerle kıyaslandığı farklı anlayışa dayanıyor. Halk kültürüne ait efsane ve mitlerde saklanmış gizli simgelere odaklandığını söyleyen Bakhtiozina, fotoğraf sanatını kullanarak hikayelerin söylenemeyen kısımlarını ve yüzyıllarca farklılaştırılmış detaylarını ortaya koyabilmeyi amaçladığının altını çiziyor.Geleneksel Rus halk hikayelerinde, prensesler genellikle kurbağa veya kuğu gibi hayvanlara dönüşebilme yeteneğine sahiptir. Sanatçı Bakhtiozina çektiği fotoğraflarla bizleri Rus hikayelerinde bulunan belirsizliği ve dualizmi yorumlamaya davet ediyor.
Galaxy Tab 4 Ailesine 64 Bit İşlemci
Samsung'un meşhur tablet serisi Galaxy Tab 4 ailesi, çok yakında yeni 64-bit işlemciler ile gelecek. Üstelik bu işlemciler farklı modellerden oluşuyor.Samsung, Galaxy Tab 4 serisinde yeniliğe gidiyor. Gelen haberlere göre Güney Koreli şirket tablet serisinin bazı modellerini geliştirmenin peşinde. GFXBench sitesinden gelen bilgiler Samsung Galaxy Tab 4'lerin bazıları yeni 64-bit çipler ile karşımıza çıkacak diyor. Galaxy Tab 4 10.1 ve Galaxy Tab 4 8.0 yeni 64-bit çiplere sahip olacak, Galaxy Tab 4 7.0'da onların arasına katılacak.Galaxy Tab 4 8.0 ve Galaxy Tab 4 10.1 adlı Samsung tabletleri 64-bit Snapdragon 410 çipsetlerine kavuşuyor. Bilgilere göre 7.0 versiyonu da çok yakında farklı bir çipset ile gelecek. Verilen detaylar cihazın Marvell Armada Mobile PXA1908 'e sahip olacağını, dört çekirdekli Cortex A-53 çip sayesinde model numaralarının da değişeceği not ediliyor.
Başbakan Davutoğlu: 'İzmir’e Başbakanlık Ofisi Açıyoruz'
Başbakan Ahmet Davutoğlu, İzmir’e Başbakanlık ofisi açılacağını belirterek, “Ayda birkaç günümü İzmir'de geçireceğim” dedi.Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti İzmir İl Kongresi’nde konuşma yaptı.Davutoğlu’nun açıklamasından öne çıkanlar şöyle;İnşallah seçimden sonra İzmir'de bir Başbakanlık ofisi açıp, toplantıların bir kısmını İzmir'de yapacağız. Bunu yapış sebebimiz şu; İzmirimiz bu yerel yönetimlerin etkisizliği altında çok zor günler yaşadı. İstiyoruz ki İzmirimizi bütün Akdeniz'in merkez şehri yapalım. İnşallah önümüzdeki dönemde İzmir'de bir Başbakanlık ofisi açacağız, ben en az ayda birkaç günümü İzmir'de geçireceğim. Milliyetçilik lafla olmaz, devletin gücü, kudreti ve şefkati ile olur.
Reklam