Samsung'dan Fazla Söze Gerek Bırakmayan Duygusal Sürprizli Reklam
Samsung, işitme engellilere özel olarak hayata geçirdiği, müşteri temsilcilerinin müşterilere işaret diliyle hizmet verdiği çağrı merkezini özel bir reklam filmiyle tanıtıyor.Markanın, samsungduyaneller.com adresi üzerinden hizmet veren çağrı merkezi ile engelli müşterilerinin hayatlarını nasıl kolaylaştırdığını anlatan filmi engelli bir gence hazırlanan yaratıcı bir sürprizi konu alıyor.
Obama, IŞİD'e Karşı 3 Yıllık Yetki İstedi
ABD Başkanı Obama, Kongre'den ABD muharip güçlerinin IŞİD'e karşı mücadelede özel operasyon yürütmesine imkan tanıyan 3 yıllık yetki talebinde bulundu. Yetki taslağında, 'sınırlı durumlarda sahaya asker gönderme' ve 'güç kullanım yetkisinin Suriye ve Irak ile sınırlanmaması' maddeleri dikkat çekiyor.ABD Başkanı Barack Obama, ABD Kongresi'ne gönderdiği mektupta, 2001 yılından bu yana var olan yetkinin kendisine IŞİD'e karşı eylemde bulunma imkanı verdiğini ama kendisinin Kongre ile çalışarak IŞİD'e karşı partilerüstü bir yetki geçirmek istediğini savundu.Obama, önerdiği yetkinin gerektiğinde ABD ve koalisyon güçleri personelinin kurtarılması veya IŞİD liderlerine yönelik özel operasyonlar gibi sınırlı durumlar için ABD'nin sahaya asker göndermesinde esneklik içerdiğini bildirdi.ABD Başkanı, yetkinin, ayrıca kinetik saldırı misyonları, istihbarat toplama ve paylaşma veya operasyon plan hazırlığı ile partner güçlere yardım ve danışmanlık sağlama gibi kara operasyonlarının yapılmasının beklenmediği veya böyle bir niyetin bulunmadığı durumlarda da ABD güçlerinin kullanılabilmesine imkan tanıyacağını ifade etti. Obama, 2001 yılındaki yetkinin de yürürlükten kaldırılması için Kongre ile çalışmaya hazır olduğunu belirtti.Obama'nın Kongre'ye gönderdiği yetki taslağında dikkat çeken konular şöyle:— ABD güçlerinin uzun süreli taarruz kara muharebe operasyonlarında kullanılması yetkisi verilmiyor, büyük kara operasyonlarının önü kapatılıyor.— IŞİD'e karşı güç kullanım yetkisi Suriye ve Irak gibi belirli ülkelerle sınırlanmıyor.— Yetkinin süresi yenilenmemesi halinde 3 yıl olarak belirleniyor.— ABD yönetiminin en az 6 ayda bir Kongre'yi operasyonlarla ilgili bilgilendirmesini içeriyor.Vatan
İsmail Kartal: "Emenike'yi Tebrik Ediyorum"
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, Çaykur Rizespor mücadelesinin ardından açıklamalarda bulundu.İŞTE KARTAL'IN SÖZLERİ...'Maça iyi başladık. Biz buraya iyi futbol oynayıp turu geçmek için geldik. Birbirinden güzel goller attık. Daha da atabilirdik, olmadı. Sonuç olarak farklı bir galibiyet ile turu geçtik. Önümüze bakıyoruz.''YORGUNLUĞUN ÖNLEMİNİ BİLİYORUZ''Normalde biz lig, kupa, Avrupa alışkınız. Ancak geç saatlerde dönmenin bir yorgunluğu olabilir. Şimdi buradan 2,5-3 İstanbul'a gideceğiz, sonra 1 gün kalıp Gaziantep'e gideceğiz. Bu tip durumlar yorgunluğa sürükleyebilir, ama biz önlemini biliyoruz.''EMENIKE BÖYLE OYNASIN, GOL ATMASIN''Emenike eğer bu akşamki gibi oynarsa, gol atmasın, ben razıyım. Bu akşam Emenike mükemmel bir performans ortaya koymuştur, kendisini tebrik ediyorum, bütün takımı tebrik ediyorum.'Sporx
Alberto Giacometti Sergisi Pera Müzesi'nde
Geçen yüzyılın sanat ve kültür hayatının simge isimlerinden ressam heykeltıraş Alberto Giacometti'nin seçme eserlerinden oluşan sergi, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi'nde dün sanatseverlerle buluştu.1901-1966 yılları arasında yaşamış İsviçreli ressam heykeltıraş Alberto Giacometti'nin seçme eserleri Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi'nde dün görücüye çıktı. 26 Nisan'a kadar ziyaret edilebilecek sergi vakfın '10. Yıl Kutlama Programı' kapsamında hazırlandı.Paris Ekolü'ne dahil olan sanatçı, en önemli eserlerini bu şehirde verdi ve Sürrealizm, Ekpresyonizm, Kübizm, Formalizm akımlarında önemli katkılarda bulundu.Sanat hayatı boyunca yaşadığı zihinsel değişimleri eserlerine köklü değişiklikler olarak yansıtan Alberto Giacometti, Joan Miro, Pablo Picasso ve Balthus gibi dönemin dev isimleriyle arkadaşlıklar kurmuştu.Bu da heykel sayılır mı?Bir dönem insan figürlerinden uzaklaşsa da sanat hayatının büyük bölümünde insan modeller kullandı. Hatta bir dönem giderek küçülen boyutlarla yaptığı heykellerle, heykel sanatını 'Bu figür de heykel sayılır mı' dedirten minimalist bir alana taşıdı. Öte yandan hatırı sayılır paralara satabileceği heykelleri eritip, tahrif edip başka heykeller yapması da onun bir başka nevi şahsına münhasır özelliğiydi. Birçok heykel ve tablosunda da karısı Anetta'yı model olarak kullanmıştı. Bunlardan bazılarını bu sergide görmek, hatta onun karısıyla çalışırken fotoğraflandığı kareleri görmek mümkün.
Faith No More’un Yeni Albümünün İsmi Belli Oldu: 'Sol Invictus'
Faith No More basçısı Bill Gould, yoldaki Faith No More albümü hakkında açıklamalarda bulundu. Sol Invictus adıyla yayınlanacak albüm 10 şarkıdan oluşacak. Gould’a göre albüm, grubun başladığı noktaya dönüşü anlamına geliyor.19 Mayıs’ta grubun sahibi olduğu Reclamation plak şirketinden yayınlanacak olan Sol Invictus, 18 yıl aranın ardından gelen ilk Faith No More albümü olacak. Gould, albümün çıkış noktasının 2011 yılında Buenos Aires’te bir konserde ilk kez çaldıkları ”Matador” isimli şarkı olduğunu söylüyor. Grubun erken dönemlerinde de ilham kaynağı olan Roxy Music ve Siouxsie and the Banshees gibi grupları albümdeki genel sound için referans olarak gösteren Gould, hipnotik ve gotik bir Faith No More albümünün yolda olduğunu vurguluyor.Son Faith No More albümünün üzerinden geçen 18 yılda, gruptaki herkesin kendi projeleriyle yoğun bir şekilde çalışıp kendini geliştirdiğini dile getiren Gould’a göre, Sol Invictus albümünde gruptaki müzisyenlerin bu deneyimlerinden izler bulmak mümkün.Albümün şarkı listesini aşağıda görebilirsiniz.1. “Sol Invictus”2. “Superhero”3. “Sunny Side Up”4. “Separation Anxiety”5. “Cone of Shame”6. “Rise of the Fall”7. “Black Friday”8. “Motherfucker”9. “Matador”10. “From the Dead”Sol Invictus‘tan yayınlanan ilk single ”Motherfucker” da aşağıdan dinlenebilir.Bantmag
Reklam
'Hakan Fidan AKP'nin İçindeki Bütün Kirli İlişkileri Biliyor, Söylediklerini Kabul Ettiriyor'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu , Hakan Fidan 'ın AKP'nin içindeki kirli ilişkileri bildiğini, bu yüzden de söylediklerini kabul ettirdiklerini belirterek, 'Cumhurbaşkanı ile başbakanın, adeta 'emredersiniz, madem ki sen böyle istedin, ihtiyacımız vardı ama buraya geliyorsun, buyur gel' demenin dışında söyleyecekleri birşey kalmadı' dedi.CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, NTV'de katıldığı canlı yayında, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.'MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın milletvekili adaylığı için görevinden istifa etmesinin' sorulduğu Kılıçdaroğlu, 'MİT Müsteşarlığını yapanların hep siyasal partilere eşit mesafede durdukları söylenir. Bunun bir iki istisnası vardır 1950'li yıllarda ama kurum oturduktan sonra, istihbarat teşkilatının başında olanlar gerçek anlamda MİT'i yönetmişlerdir. Yani milli olma özelliklerini korumuşlardır' yanıtını verdi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'ın, Fidan için 'Benim sır küpüm' dediğini aktaran Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: 'Adında 'milli' ifadesi olan bir kurumun, bir kişinin sır küpü olması ne demektir? 'Benim sır küpüm' diyor, 'devletin sır küpü' demiyor. Böyle bir anlayışı bizim kabul etmemiz mümkün değil. Ne demek, siz MİT'in müsteşarısınız ama bir kişinin sır küpüsünüz? Devletin sır küpü olmanız gerekirken, devleti bir tarafa itiyorsunuz, bir kişinin sır küpü oluyorsunuz. Ben neden sır küpü olduğunu gayet iyi biliyorum. Ona hangi bilgilerin servis edildiğini de çok iyi biliyorum. Siyasal partilerin nasıl izlendiğini, dinlendiğini, fişlendiğini ve o bilgilerin nasıl iktidar partisine götürüp servis edildiğini de çok iyi biliyorum. Dönemin başbakanının gözlükleri takarken, belli kasetleri nasıl izlediğini de çok iyi biliyorum.MİT müsteşarları siyasete girmezler, girmemeliler. Şimdi Parlamentoya gelecek, Roboski'nin hesabını verecek mi? Çocuklarımız öldürüldü. Yine dönemin Genelkurmay Başkanı açıklamıştı 'milli kaynaklardan bilgiyi aldık, onun üzerine gidip bombaladık' diye. Peki milli kaynaklardan bilgi aldınız da milli kaynak neresi? Herhalde CHP Genel Merkezi değil, adı gayet üstünde, açık, Milli İstihbarat Teşkilatı. Şimdi biz, bunu soracağız. Milletvekili olarak çıkıp bunun yanıtını verecek mi? İstanbul'da bir kız çocuğumuz otobüste yakıldı molotofkokteyliyle. Atan kimdi? Bir MİT görevlisi. Herhalde bunu da soracağız, bu MİT görevlisinin başka işi, gücü mü yok?'Normalde, MİT Müsteşarlarının görevi bittikten sonra bir köşeye çekildiğini, bütün sırlarıyla toprağa gittiğini belirten Kılıçdaroğlu, şunları ifade etti:'Çünkü onlar kendi ülkelerinin bekası için çalışmışlardır ve elde ettikleri bilgileri de devletin geleneklerine uygun olarak, devletin yetkililerine servis etmişlerdir. Fakat siyasal partileri gözleyip, iktidar partisine bilgi sunduğunuz zaman, Almanya'daki Gestapo'ya dönüşürsünüz. O da yasayla kurulmuştu ama onun görevi, elde ettiği bilgileri devlete değil, iktidardaki siyasi partinin yetkililerine aktarmaktı. Ben de zaman zaman bugünkü MİT'i Gestapo'ya benzettim. Bizi dinliyorsunuz, milletvekillerimizi fişliyorsunuz ve götürüp iktidar partisine servis ediyorsunuz diye.'Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, başbakanlığı döneminde 'Ey Kılıçdaroğlu, senin nefes alışını bile takip ediyoruz' dediğini ileri süren Kılıçdaroğlu, 'Bir başbakan, benim nefes alışımı nasıl takip eder? Herhalde kendisi gelip beni dinlemiyordur. Devletin yetkili kurumları var, dinleme konusunda ihtisaslaşmış. 'Ben, onlara talimat verdim, seni dinliyorlar ve sonra da bana bilgi servis ediyorlar' Bugün, 'benim sır küpümdür' demekle, aslında orada söylediğini bir başka şekilde doğrulamış oluyor' dedi.'Merak ediyorum, MİT Müsteşarı Parlamento'ya gelip ne yapacak?' diye soran Kılıçdaroğlu, ortada bir danışıklı dövüşün olduğunu ileri sürdü.'Devletin geleneklerinde bir ülkenin başbakanı, cumhurbaşkanı bir bürokrata 'sen yerinde kal' diyecek, o da 'yerimde kaldım ama çok yoruldum, şimdi ben istifa ediyorum' diyecek. Devletin geleneklerinde bunlar yoktur'' diyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'Başbakan, bürokrata 'yerinde kal' dediği zaman, yerinde kalır. Cumhurbaşkanı 'yerinde kal' dediği zaman, yerinde kalır, kuralı budur. Fakat kuralı dinlemiyorsa, aralarında çok özel ilişkiler var demektir. 'Bak, eğer benim söylediklerimi yapmazsan, uymazsan ben bunun intikamını çok daha farklı senden alırım' demektir. Bu, özel ilişkilerin, hangi boyutlara ulaştığını da bizlere gösteriyor. Parlamento'ya gelecek, öyle anlaşılıyor. Konuştuğu zaman, AKP ile ilgili elinde çok fazla bilgi var. Bir gerçeği unutmayalım, Reza Zarrab'ın bakanlarla olan ilişkisini, 18 Nisan 2013'te Erdoğan'ın önüne koyan kişidir Mit Müsteşarı. 'Bakanların ilişkileri var, parasal ilişkileri var, ortaya çıkarsa, hükümet çok zor durumda kalır' diyor. İlişkileri biliyor. Bakanların rüşvet aldığını da biliyor. Servis ediyor, dönemin başbakanına, başbakan bunu ters düz edip kapatıyor. Kim bilir Hakan Fidan'ın elinde AKP ile ilgili ne bilgiler var? Onun için, burada aktif olan cumhurbaşkanı ve başbakan değil, söylediğini kabul ettiren, MİT Müsteşarıdır.'Devlet başkanı, cumhurbaşkanı, başbakan konumunda olanların devletin bürokratıyla olan ilişkilerini yasal zeminde sürdürmek zorunda olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, bu alanın dışına çıkıldığında, hesabı verilemeyecek, bürokratın önünde baş eğilecek bir sürecin yaşanacağını söyledi.Fidan'ın elinin güçlü olduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, 'AKP'nin içindeki bütün kirli ilişkileri biliyor. Kendi söylediklerini kabul ettiriyor. Cumhurbaşkanı ile başbakanın, adeta 'emredersiniz, madem ki sen böyle istedin, ihtiyacımız vardı ama buraya geliyorsun, buyur gel' demenin dışında söyleyecekleri birşey kalmadı' dedi.Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi Başkanıyla ilglii, makamlara duyduğu saygı gereği, çok fazla birşey söylemek istemediğini İfade eden Kılıçdaroğlu, 'Bir kişiyi aklayacaksınız, akladığınızın semeresi olarak bir yere geleceksiniz. Bir kişiye karşı verdiğiniz bir kararın, size dönük maliyeti, sizin makamınız olacak, tırmanacaksınız makamınızda. Bunlar, yargının kabul edeceği olaylar değildir. Yargı farklı birşeydir. Adalet kavramı, hepimizin üzerinde titremesi gereken bir kavramdır. Soylu bir kavramdır. Adalet kavramını gözümüz gibi korumak zorundayız. Adalet kaybederse, o ülkede heşey kan kaybeder' dedi.Yasama, yargı, yürütmenin devletin çatısı olduğunu, bunların birbirini denetlemesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, bunlardan birinin, diğerinin emrine girmesinin, 'devlet çatısının çökmesi' anlamına geleceğini söyledi.'Paralel devletle, Fethullah Gülen'le, CHP'nin ilişkisinin olduğu, parti yetkililerinin Hidayet Karaca'yı ziyaret ettiği' iddialarının sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, 17-25 Aralık'ta bir hükümetin, bir devleti nasıl soyduğuna tanıklık edildiğini savundu.Hayatı boyunca, hiçbir ortamda, 'devlette bir paralel yapılanma olsun' cümlesi kurmadığını, tam tersine 'devlette paralel yapılanma olmamalıdır' dediğini belirten Kılıçdaroğlu, Yargıtay'a, valiliklere, kaymakamlıklara, HSYK'ya yapılan atamalara itiraz ettiklerini hatırlattı.HSYK'nın 'AK Partililer, cemaatçiler, ülkücüler ve sosyal demokratlardan' oluştuğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, 'Bu yargıya güvenebilir misiniz? Eskiden böyle birşey var mıydı? Yoktu, şimdi var' diye konuştu.İktidarın, 'CHP'yi cemaati, paralel yapıyı desteklemekle' suçladığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, 'Hayatımızın hiçbir döneminde, siyasal anlayışımızın da gereği olarak, paralel yapının ne yanında durduk ne de destek verdik. Fakat şunu yaptık; Herhangi bir yurttaş, hukuksuz bir işlemle karşı karşıya kaldığında, biz onun savunucusu olduk' dedi.İktidarın bir dönem, CHP için 'darbecisiniz, Ergenekoncusunuz' dediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:'Biz ne darbeciydik, ne Ergenekoncuyduk, biz, haktan, hukuktan yanaydık. Zalime karşı durduk. Şimdi bizim arkadaşlarımız hapishanede hayati tehlike geçiren, hasta olan kişileri de ziyaret ettiler. Bunların içinde Hizbullahçılar da vardı. Şimdi biz Hizbullahçı mıyız? Ancak bir insan mahkumsa, onun hakları varsa insan olarak, onun haklarına sahip çıkmak benim görevimdir. Siyaset, insan hakları, insanın geleceği, huzuru için yapılır.'' Hidayet Karaca tutuklandı. Neye göre tutuklandı, ne deliller var? Darbeci. Bir kişi darbe yapabilir mi hükümete?' diyen Kılıçdaroğlu, mazlumun yanında oldukları için 'paralelci' olmakla suçlandıklarını söyledi. Kılıçdaroğlu, 'Asla ve asla, hiçbir dönem, paralel bir yapıyı da savunmadık' diye konuştu.'Senin bakanlarının çocuklarının yatak odalarına kasaları paralelciler mi koydu?' diye soran Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:'Sen, 'paralelci' diye herhangi bir kişiyi görevden aldın diye biz karşı mı çıktık? Hayır. Birileri yasa dışı dinlendi, sen görevden aldın, biz karşı mı çıktık? Hayır. 'Bir başbakan dinleniyor ve üstelik yasa dışı dinleniyor' dediğinde biz karşı mı çıktık? Hayır. Bir ülkenin başbakanı yasa dışı dinlenmemeli. Dönemin başbakanına söylüyorum; Senin önüne, 18 Nisan 2013'te, MİT Müsteşarı üç sayfalık rapor verdi, 'iki bakanının rüşvet aldığını' söyledi. O raporu senin önüne paralelciler mi koydular? Şimdi sen o MİT Müsteşarını getiriyorsun, milletvekili yapacaksın. Neden o dosyayı görmezlikten geldin, kapattın? Hiçbir zaman paralel yapıyı savunmadık, savunmayız da zaten. Doğru da bulmayız zaten. Kaldı ki CHP'nin geleneğinde vardır, biz laik bir partiyiz, inançların siyasete alet edilmesine karşıyız, her inanca saygılıyız. Fakat inanç, siyaset konusu yapılmaz. Çünkü insan, Allah için ibadet eder, siyaset için değil.'CHP'nin, paralel yapıyla işbirliği yaptığına dair belgelerin ortaya konulmasını isteyen Kılıçdaroğlu, 'Ben, Fethullah Gülen'e adam mı gönderdim? Ben Fethullah Gülen'e telefon edip, 'Ne emriniz mi var?' dedim. Yok böyle birşey. Fakat sen Başbakan olacak, kendi hükümet sözcünü gönderdin' dedi.Kılıçdaroğlu, 'Balyoz ve Ergenekon da göz önünde bulundurulduğunda, devletin içinde böyle bir oluşum (paralel yapı) olduğunu düşünüyor musunuz?' sorusu üzerine, böyle bir oluşum olduğu iddiasının Hükümet'e ait olduğunu söyledi.Tüm bilgi, doküman ve belgelerin Hükümet'in elinde olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, 'Bunlarla ilgili dava açacağını da söylediler. Bekliyoruz. Belgeyi, bilgiyi görmeden yorum yapmamız doğru değil. Buna yönelik emareler de var mı? Var tabi. Fakat soru şu? Bunları o makama getirenler kim?' dedi.Kılıçdaroğlu, valiyi, komutanı, yargıcı kendisinin tayin etmediğini belirterek, şunları kaydetti: 'On iki yılın sonunda şuraya geldiler. 'Biz, aldatılmışız. Bir yapıya karşı aldatılan bir siyasal iktidar, devleti yönetme erkini kaybetmesi anlamına gelir, devleti yönetemez demektir artık bu. Ne demek aldatılmışız? Senin istihbarat örgütün var. Senin polis teşkilatın var. Nasıl aldatılırsın? Sen, Hükümetsin. Üstelik koskoca Türkiye Cumhuriyeti'ni yönetiyorsun. 'Aldatılmışız' dediğin andan itibaren o koltukta zaten oturma hakkın yok senin.Nasıl oluyor da senin yolsuzluğun ortaya çıktıktan sonra aldatıldığının farkına varıyorsun. Para kasaları, ayakkabı kutuları, medya havuzları, milyon dolarlar. Oğluna telefon edip 'çocuğum paraları sıfırla' demek. Şehrizar konutlarından kalan parayla 30 milyon Avro ile 6 tane villa almak. Bütün bunların hepsi ortada. Bunlar ortaya çıktıktan sonra 'aldatıldık' diyorsun. Bundan önce hiç aldatılmamışlardı. O zaman bunun hesabını vermek zorundalar.'' Erdoğan Bayraktar da itirafını, NTV'de yaptı. 'Evet, o talimat verdi, ben yaptım. Biri istifa edecekse ben değil, onun istifa etmesi lazım' dedi' diyen Kılıçdaroğlu, 'Bunlar, koltuklarında hala oturuyorlarsa demokrasi ahlaki açıdan büyük yara almıştır. Yargı açısından da yasama organı açısından da Anayasa'yı ihlal açısından da hukuki olarak, demokrasi yara almıştır' dedi.Kılıçdaroğlu, CHP'nin çözüm sürecine katkı sağlayıp sağlamayacağının sorulması üzerine, çözüm sürecinin ne olduğunu kimsenin bilmediğini, ancak kendilerinin bildiğini söyledi.Bu sorunun güçle ya da güvenlik önlemleriyle çözülemeyeceğini kendisinin ifade ettiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, 'Diğerleri rahat rahat söylemediler ama ben gayet rahat söyledim' dedi. Kılıçradoğlu, sorunun çözümünün bir anahtar noktası olduğunu belirterek, 'Bu da 12 Eylül darbe yasalarıdır ve o yasanın kalkması lazım. Yüzde 10 seçim barajının kalkması lazım' diye konuştu. Bunu ilk söylediğinde kendisine inanmadıklarını aktaran Kılıçdaroğlu, seçim barajının yüzde 7'ye indirilmesine ilişkin kanun teklifinin verilmesini söylediğini bildirdi. CHP'li milletvekillerinin de söz konusu kanun teklifini hazırlayarak verdiklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, kendilerinin samimi olduğunu ifade etti.Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Kürt siyasal hareketinin, bunu temsil ettiğini söyleyen arkadaşların ya da bunu temsil ettiğini söyleyen siyasal partinin, bu sorunun çözümü konusunda samimi olup olmadığını biz buradan test ediyoruz.Bunun çözülmesini istiyorsan neden 'seçim barajı indirilmelidir' diyemiyorsun? Ben, diyorum. Çünkü, ben samimi olarak bu sorunun çözülmesini istiyorum. Sen, diyemiyorsun? Çünkü, sen bu sorunu sömürüyorsun, çözmek istemiyorsun, samimi değilsin.'Seçim barajının düşmesi halinde Kürt siyasal hareketini temsil eden siyasal partinin parlamentoya geleceği değerlendirmesinde bulunan Kılıçdaroğlu, 'Yani, meşru zemine gelir' dedi.CHP olarak, sorunun çözüm adresinin İmralı olmadığını ifade ettiklerini belirten Kılıçdaroğlu, çözüm adresinin TBMM olduğunu söyledi.Kılıçdaroğlu, çözüm sürecine ilişkin Hükümet ile nelerin konuşulduğunun anlatılması gerektiğini ifade etti. İktidarın, bilgi vermekle sorumlu olduğunu öne süren Kılıçdaroğlu, 'Ben, onların kapalı kapılar ardında neler konuştuklarını zaten biliyorum. Fakat onların samimi olmadığını da gayet iyi biliyorum. İki taraf birbirini kandırmaya çalışıyor. Güvensizlik üzerine inşa edilen bir süreç, çözüm süreci olamaz, çözümsüzlük süreci olur' diye konuştu.Kılıçdaroğlu, 'Doğu ve Güneydoğuda paralel yapıdan' söz edildiğini ifade ederek, 'Asıl paralel Doğu ve Güneydoğuda. Niye, halkın gözünden bunu kaçırıyorlar. PKK'nın vergi daireleri var mı? Var. PKK'nın mahkemeleri var mı? Var. PKK'nın askere alma daireleri var mı? Var. Kim söylüyor bunu? Davutoğlu, söylüyor.'Efendim, paralel yapılanmaya izin vermeyiz' Adam, caddenin ortasında kalaşnikofla kimlik kontrolü yapıyor. Sen, izin versen ne olur, izin vermesen ne olur? Zaten yoksun ki orada sen. Kendisinin Başbakan koltuğunda oturarak, Başbakan olduğunu zannediyor. Sen, Başbakan değilsin ki. Başbakan, bunları yapar mı? Gereğini yapar. Paralel yapılanma orada oluşmuş, herşey bitmiş...'Kılıçdaroğlu, tüm yurttaşlara seslendiğini belirterek, 'Ben, Türkiye'nin sorunlarını çözmeye talip birisiyim, samimiyim. Bu sorunu, ancak biz çözeriz. Biz, kimseyi kandırmayız, açık ve netiz. Neden? 17 maddeyi aldık ve kamuoyu ile paylaştık. Biz, bugün sorunların çözümüyle ilgili olarak 20-25 kanun teklifini parlamentoya vermiş bir siyasi partiyiz. Kitap haline getirdik bunu' dedi.'Etnik kimlik üzerinden siyaset, ne zamandan beri solculuk oldu?' diyen Kılıçdaroğlu, kendilerinin herkesin etnik kimliğine saygılı olduğunu ve etnik kimliğin de siyaset konusu olmayacağını söyledi.Kılıçdaroğlu, 'Onlar, etnik kimlik üzerinden siyaset yapıyorlar; bunu da solculuk olarak millete satmaya çalışıyorlar. Dünyada böyle bir örneği yoktur. Etnik kimlik üzerinden solculuk, Hitler'in mirasıdır dünya siyaset tarihine. Biz, 21. Yüzyılın dünyasında etnik kimlikleri herkesin şerefi onuru kabul ederek; inançları da herkesin manevi dünyasının zenginliği kabul ederek yolumuza devam etmek istiyoruz' dedi.T24
Fenerbahçe Rize'de 4 Köşe
Ziraat Türkiye Kupası top 16 maçında Fenerbahçe Çaykur Rizespor ile karşı karşıya geldi.Karşılaşmayı Fenerbahçe 4-1'lik skorla kazanmasını bildi.Fenerbahçe'de sakatlıkları bulunan Alper Potuk ve Hasan Ali Kaldırım'ın yanı sıra hafif sakatlığı nedeniyle Kuyt tedbir amaçlı olarak kadroya alınmadı.Trabzonspor maçının ardından gördüğü kırmızı kart nedeniyle cezalı olan Caner Erkin ve bu maçtan sonra tedbirli olarak PFDK'ya sevkedilen kaleci Volkan Demirel de kadroda yer almadı.Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, bu futbolcuların yanı sıra Emre Belözoğlu, Gökhan Gönül ve Egemen Korkmaz'a da kupa mücadelesinde yer vermedi.Webo, Diego gibi oyuncular ise yedek kulübesinde oturdu.Fenerbahçe gibi Çaykur Rizespor'da eksik bir kadroyla mücadale etti.Ev sahibi takımda, Beşiktaş maçında kırmızı kart gören Kıvanç Karakaş ve Koray Altınay ile sakatlıkları bulunan forvet oyuncuları Deniz Kadah, Kweuke ve Afrika Uluslar Kupası'ndan henüz dönmeyen Viera, olmak üzere 5 futbolcu forma giyemedi.Beşiktaş karşılaşmasında ilk 11'de görev alan Holosko, Sercan Kaya ve Eren Albayrak, bu kez yedek kulübesinde oturdu. Bu oyuncuların yerine Lafferty, Murat Duruer ve Iraklı oyuncu Ali Adnan görev yaptı.Karşılaşmaya hızlı bir başlangıç yapan konuk Fenerbahçe 24. dakikada Kadlec'in golüyle karşılaşmada 1-0 öne geçti. Golden sonra iki takım da bazı pozisyonlar bulsa da maçın ilk yarısında başka gol sesi çıkmadı ve takımlar soyunma odalarına 1-0'lık Fenerbahçe üstünlüğüyle gitti.Maçın 61. dakikasında ise Orhan Ovacıklı eşitliği sağladı. Orhan'ın golüne Bekir'in cevabı gecikmedi ve maçın 68. dakikasında Fenerbahçe 2-1 öne geçti. 86. dakikada ise Fenerbahçe'yi rahatlatan gol geldi. Mehmet Topal attığı golle skoru 3-1'e getirdi.Fenerbahçe'nin Senegalli yıldızı Moussa Sow ise 88. dakikada skoru belirledi. Fenerbahçe bu galibiyetle Çaykur Rizespor'u kupa dışına iterek, Ziraat Türkiye Kupası'nda çeyrek finale yükseldi.Lig Tv
Reklam
Dolar/TL Rekor Tazeledi
Dolar/TL gün boyu 2.49 seviyelerinde seyretmesinin ardıdan saat 20'den sonra yukarı yönlü hareket ederek yeni bir rekor kırdı .(21:55'te güncellendi)Cari açık verisinin beklentiyi karşılaması ile 2.50'nin altına gevşeyerek gün içinde en düşük 2.4827'yi gören Dolar/TL, saat 17'den sonra yeniden yukarı yönlü hareket ederek 2.5161 ile yeni bir rekora imza attı.Dolar/TL bugün erken saatlerde 2.50'nin altında bir seyir izlemesine karşın, saat 21:53 itibarıyla yatay seyrederek  2.5067'fen alıcı buluyor. Euro/TL aynı dakikalarda yüzde 0.10 yukarıda 2.8332 liradan fiyatlanıyor, sepet kur 2.6699'da. Euro/dolar paritesi ise düne göre yatay seyrederek 1.1301 dolar düzeyinde.Küresel piyasalarda bugün Yunanistan'ın Euro Bölgesi ülkeleri ile yaptığı borç görüşmeleri takip edilirken, Maliye Bakanı Yanis Varoufakis'in bir anlaşmaya varamayacağına ilişkin endişeler gelişen piyasa kurlarında sert düşüşlerin görülmesine neden oldu. Piyasaların dikkatle izlediği bir başka gündem de Ukrayna barış görüşmeleri oldu. Ukrayna, Rusya, Fransa ve Almanya liderleri bugün Belarus'un başkenti Minsk'te bir araya geliyor.Doların gelişen piyasa kurları karşısında değer kazanmasının altında yatan en önemli sebebin ise ABD Merkez Bankası'nın (Fed) iyice toparlanan ekonomi sayesinde yıl ortasında faiz artışına gideceği beklentisi belirtiliyor. Fed Açık Piyasa Komitesi (FOMC) 28 Ocak'ta faiz artışı konusunda sabırlı tutumunu sürdüreceğini belirtmişti. FOMC'nin bir sonraki toplantısı 17-18 Mart tarihlerinde gerçekleşecek. Son gelen istihdam verisinin 2014 yılının son 10 senedeki en iyi piyasaya işaret etmesi faiz artışının Haziran'da gerçekleşeceği yönündeki beklentileri artırmıştı.Türk lirasının dolar karşısında tüm zamanların en düşük seviyesini gördüğü günde, gelişen piyasa kurlarının neredeyse hepsi değer kaybediyor. Brezilya reali kötü gelen perakende satış verisinin ardından dolar karşısında son 10 yılın en düşük seviyesine geriledi. Kolombiya pesosu yüzde 1.75'lik kayıpla bugün en fazla gerileyen gelişen piyasa para birimi olurken, onu yüzde 1.43'lük düşüşle Güney Afrika randı izledi. Brezilya reali ise yüzde 1.24 kayıp yaşadı.Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan cari işlemler açığı Aralık ayında 6.82 milyar dolar olurken, 2014 yılı cari açığı böylece 45.8 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin tahminlerinin medyanı cari açığın Aralık'ta 6.79 milyar dolar olacağı yönündeydi. Cari işlemler açığı Kasım ayı için5.64 milyar dolardan 5.73 milyar dolara revize edilirken, yıllıklandırılmış bazda ise 47 milyar 86 milyon dolar olmuştu.İki yıl vadeli gösterge tahvilin faizi dün 23 baz puana varan geri çekilme ve 26 baz puanlık yükseliş arasında hareket etmesiyle birlikte günü 12 baz puanlık yükselişle yüzde 8.48'den tamamlarken, bugün gerileyerek 21 baz puan aşağıda yüzde 8.27 seviyesinde.BloombergHT
Merakla Beklenen Ubuntu’lu Telefon Satışa Çıktı
En popüler Linux dağıtımlarından bir tanesi olan Ubuntu’nun ilk olarak 2012 yılında gün yüzüne çıkan mobil işletim sistemi bugün itibariyle son kullanıcılarla Avrupa’da buluştu.İspanya merkezli BQ şirketi tarafından geliştirilen ve yine kendi sitesi üzerinden satışa sunulan Ubuntu tabanlı ilk akıllı telefon ‘Aquaris E4.5 Ubuntu Edition‘ 170 euro fiyat etiketine sahip.1.3 Ghz Quad Core Cortex A7 işlemci, 1 GB Ram ve 4.5 inç ekrana sahip telefonun standart hafızası 8 GB ancak ekstra hafıza kartıyla 32 GB’a kadar yükseltilebiliyor. Telefon iki adet mikro SIM kartını destekliyor.Telefonun ilk bakışta özelliklerinin fena durmadığını ancak RAM’inin ve ekran kalitesinin daha iyi olabileceğini söylenebilir. İşletim sisteminin donanımla ne kadar uyumlu çalıştığı şu an için tam olarak belli değil ancak her durumda yeni güncellemelerle iyileştirilmeler yapılacaktır.
Bank Asya'nın Ortakları Mahkemeye Başvurdu
Bank Asya'nın ortakları tarafından banka yönetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredilmesine yönelik Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından verilen karara ilişkin yürütmenin durdurulması için başvuruda bulunuldu.Bank Asya ortaklarının avukatı Süleyman Taşbaş'ın verdiği bilgilere göre, Bank Asya'nın ortakları tarafından, bankanın yönetiminin BDDK kararıyla TMSF'ye devrine ilişkin işlemin iptaline ilişkin İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'ne başvuruldu.BDDK, Bank Asya'nın ortaklık yapısına ilişkin denetimlerin sonucunda 3 Şubat tarihinde yaptığı açıklamada, Bankacılık Kanunu'nun 'kuruluş şartlarını' belirleyen ilgili maddesindeki 'kurumun etkin denetimini engellemeyecek şeffaf ve açık bir ortaklık yapısı ve organizasyon şemasına sahip olması' şartının ihlal edildiği gerekçesiyle, Kanunun 18. maddesine göre bankanın yüzde 63'lük imtiyazlı payın temettü dışındaki ortaklık haklarının TMSF tarafından kullanılmasına karar verildiğini duyurmuştu.TMSF tarafından yapılan açıklamada ise 'Batan bankalara bir yenisinin eklenmemesi için, bankanın hissedarlarını, müşterilerini, bankacılık sektörünü ve Türkiye ekonomisini korumak amacıyla, ilgili kanun maddelerinin emrettiği tedbirler alınmış ve Asya Katılım Bankası AŞ'nin yönetim kurulu üyeleri ve genelmüdürü değiştirilmiştir' denilmişti.Bank Asya'dan açıklamaBu arada Bank Asya'dan, bazı basın yayın organlarında yer alan, Banka'ya ve müşterilere ait tüm bilgi, belge ve teknik verinin Banka dışına çıkarıldığına ilişkin haberlerin gerçeği yansıtmadığı bildirildi.Bank Asya tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yapılan açıklamada, 'Bazı basın yayın organlarında Bankamıza ve müşterilerine ait tüm bilgi, belge ve teknik verinin Banka dışına çıkarıldığına ilişkin haberlerin yapıldığı görülmüştür. Bankamız banka ve müşteri sırrı kapsamındaki bilgi ve belgelerin gizliliğine ilişkin, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu hükümleri doğrultusunda işlem tesis etmekte olup, yayınlanmış haberler gerçeği yansıtmamaktadır' denildi.AA
Reklam
Beşiktaş Avrupa'ya Veda Etti
Beşiktaş ULEB Avrupa Kupası M Grubu son hafta maçında Fransa'nın Paris Levallois'e 77-71 mağlup oldu ve Avrupa'ya veda etti.Beşiktaş İntegral Forex bu sonuçla ULEB Avrupa Kupası'ndan elendi. Paris Levallois, grubun diğer Türk temsilcisi Pınar Karşıyaka ile gruptan çıkan iki takım oldular. Bir üst tur için galibiyete ihtiyacı olan Beşiktaş İntegral Forex, pota altında Ford'u durduramamasına rağmen Reynolds'ın üç sayılık basketiyle 3. dakikada 7-6 üstünlük yakaladı. Siyah-beyazlı ekip, 3 dakika skor bulamayınca Paris Levallois yine Ford'un basketleriyle 7. dakikada skoru lehine (12-11) çevirdi. Johnson ile etkili olan ev sahibi takım, ilk çeyreği 17-13 önde tamamladı.Beşiktaş İntegral Forex, maçın 2. periyotuna hücumda kötü başladı ve 2 dakikada sadece 2 sayı bulunca Paris Levallois, 12. dakikada 19-19 beraberliği sağladı. Hücumda tekrar ritm yakalayan siyah-beyazlı ekip, Broekhoff ile bulduğu basketle 16. dakikada 6 sayı (31-25) öne geçti. İlk yarıda 3 sayılık basket atışlarında zorlanan ve 18. dakikaya kadar 12 atıştan 1'ini sayıya çevirebilen ev sahibi takım karşısında, Corosine ile bu şekilde sayı üreten Paris Levallois 19. dakikada 34-31'lik skorla üstünlüğü eline aldı. Takımı adına bu ana dek tek 3 sayılık basketin sahibi Reynolds, ikinci üçlüğünü bularak maça eşitliği getirdi ve ilk yarı 36-36 sona erdi.  Siyah-beyazlı takım, ilk 3 periyotta dış şutlarda düşük yüzdede kaldı. Alan savunmasıyla rakibini durdurmaya çalışan Beşiktaş İntegral Forex, Ford'un pota altındaki skorer oyunuyla sayı üstünlüğünü rakibine kaptırdı. Ford'un yanı sıra Lang ile 3 salık basket bulan Paris Levallois, 3. çeyrek sonunda 9 sayılık üstünlük (54-45) yakaladı.Konuk ekip, Jbam'ın basketiyle 33. dakikada farkı 12 sayıya (59-47) çıkardı. 3 sayılık atışlardaki krizi Broekhoff ile sonlandıran ve bu oyuncuyla üst üste attığı 3 şutla sayı üreten Beşiktaş İntegral Forex, başarılı alan savunmasıyla da rakibine sayı şansı vermedi ve 11-0'lık seri sonunda 35. dakikada farkı 1 sayıya (59-58) indirdi. Paris Levallois, Ford'un oyuna girmesiyle pota altında bir kez daha etkili oldu ve karşılaşmayı 77-71 kazandı.Konuk ekipte 35 sayı üreten Sharrod Ford, aldığı 11 ribauntla da takımının galibiyetinde etkili oldu.Karşılaşmanın son bölümünde siyah-beyazlı taraftarlar, başantrenör Ahmet Kandemir'e yönelik 'istifa' tezahüratları yaptılar. Mackolik
Yargıtay Genel Sekreterliğine Günaydın Atandı
Yargıtay Birinci Başkanı İsmail Rüştü Cirit tarafından Yargıtay Genel Sekreterliğine 3. Ceza Dairesi Üyesi Şebnem Günaydın atandı.İzmir'de 1954'te doğan Günaydın, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 1974'te mezun oldu. İzmir hakim adayı olarak mesleğe başlayan Günaydın, sırasıyla Vezirköprü Cumhuriyet Savcı Yardımcılığı, Uşak/Ulubey Cumhuriyet Savcılığı, Yargıtay Tetkik Hakimliği, Adalet Bakanlığı Tetkik Hakimliği, Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdür Yardımcılığı ve Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı görevlerinde bulundu.Yargıtay üyeliğine 2010'da seçilen Günaydın, Yargıtay 3. Ceza Dairesi Üyeliği görevini sürdürürken, Yargıtay Genel Sekreterliğine atandı.İngilizce bilen Günaydın, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Özel Hukuk alanında yüksek lisans yaptı. Ankara Üniversitesi Avrupa Toplulukları Araştırma ve Uygulama Merkezinde Uluslararası ve Dış İlişkiler Uzmanlık Programı'nı bitirdi.Dünya
Reklam
CHP'li Tanal'dan LGBTİ Hakları İçin 22 Maddelik Yasa Teklifi
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve interseks (LGBTİ) yurttaşların insan hakları kapsamında haklarının korunması ve herhangi bir ayrımcılığa maruz kalmalarının önüne geçilmesi için 22 maddelik bir kanun teklifi hazırladı.Zete'den Hülya Karabağlı'nın haberine göre; Mahmut Tanal, TBMM Başkanlığı’na sunduğu yasa teklifinin genel gerekçesinde, LGBTİ bireylerin emek piyasaları, hastane, okul gibi kamusal alanlarda, kendi aileleri ve sosyal çevreleri tarafından kötü muamele gördüklerine, fiziksel ve cinsel saldırılara, psikolojik ve ekonomik baskılara uğradıklarına ve öldürüldüklerine dikkat çekti. Kanun teklifi, Türkiye’nin yerine getirmekle yükümlü olduğu evrensel kriterler çerçevesinde LGBTİ vatandaşların sahip oldukları hakların iç hukuk yolu ile düzenlemesini öngörüyor ve 6284, 3924 ve 2828 sayılı yasalarda değişiklik içeriyor.Genel gerekçede yer alan değerlendirmeler şöyle:CİNSEL YÖNELİM VE CİNSİYET TEMELLİ AYRIMCILIK“Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli ayrımcılığa karşı gerekli ve yeterli yasal korumayı sağlamak İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ne taraf olan tüm devletlerin yükümlülüğüdür. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen devletler, bireyleri cinsel yönelim veya cinsiyet kimlikleri nedeni ile birçok insan hakkı ihlali ile karşı karşıya bırakmaktadır. Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans (LGBT) bireyler gerek emek piyasalarında, gerek hastane, okul gibi kamusal alanlarda gerekse kendi aileleri ve sosyal çevreleri tarafından kötü muamele görmekte, fiziksel ve cinsel saldırılara uğramakta, psikolojik ve ekonomik baskılara uğramakta ve hatta öldürülmektedirler. Devletin LGBT kişilerin maruz kaldığı ayrımcılığa karşı gerekli ve yeterli yasal düzenlemeleri yapmaması toplum temelinde homofobik ve transfobik tutumların artmasına ve LGBT yurttaşlarımızın her geçen gün daha büyük hak ihlallerine maruz bırakılmasına sebebiyet vermektedir.ÖNYARGILI VE HOMOFOBİK TUTUMLARLGBT bireylerin devlet tarafından yasalar nezdinde korunması için uluslararası sözleşmelere uygun olarak iç hukukumuzda düzenlemeler yapılması gerekmektedir. LGBT yurttaşlarımız toplumun önyargılı ve homofobik tutumlarına, bu tutumların yol açtığı insan hakkı ihlallerine maruz kalmakta olup, devletimizin gerekli yasal düzenlemelerle bu yurttaşlarımızın haklarını koruması elzemdir. Ülkemiz vatandaşı olan her birey herhangi bir ayrıma tabi olmaksızın eşit haklara sahiptir. Zira devlete ve topluma karşı yükümlülüklerini tüm yurttaşlarımızla ayrıma tabi tutulmaksızın eşit olarak yerine getiren LGBT bireylerin, devletin yasal korumasından da diğer yurttaşlarımız gibi eşit olarak yararlanması gerekmektedir.LGBT kişilerin toplumdan ayrıştırılması, ötekileştirilmesi genellikle aile kurumunda başlamaktadır. Aileleri tarafından ötekileştirilen ve sahipsiz bırakılabilen ve şiddete maruz bırakılabilen LGBT yurttaşlarımız toplumun ve devlet kurumlarının önyargılarıyla karşı karşıya kalmakta, istihdam, eğitim ve sağlık gibi temel haklardan diğer kişiler gibi yararlanamamaktadır. İçlerinde bulundukları bu durum LGBT bireylerin birçoğunun topluma aidiyet ve güven duygusunu yitirmesine ve yabancılaşmasına da sebebiyet vermektedir. Bu da birçok toplumsal soruna yol açmaktadırİnsan; yapısı itibarıyla kendisine bir düşman yaratma eğiliminde iken insanların idare ettiği devletler de aynı sanrıya kapılarak düşman arayışındadırlar. Bu psikolojik travmaya sahip birey/devlet kimi zaman düşmanı dışarıda arama eğilimine sahip iken kimi zaman da içeride arama eğilimine kapılır ki bu da toplumsal krizlere ve en çok da ötekileştirmeye yol açmaktadır. Ötekileştirme, temelinde insanın kendisini başka bir bireyden daha üstün gördüğü anlamına gelip, karşısındaki insanın farklılıklarını bir dezavantaj olarak tabir etmesidir. Sonuç olarak, insan bu ‘dezavantajlara’ sahip olmayan bireylerin diğer bireylerden üstün olduğuna ve bu üstün bireylerin ise ‘normal’ olduğuna kendisini ve kendisi gibileri inandırır. ‘Normal’ kelime anlamı itibariyle ‘kurallara uygun’ anlamına gelip, normal bireylerin, ‘anormal’ (kurallara uygun olmayan) bireylere üstün olduğu zannını yaratır.”MADDE GEREKÇELERİMADDE 1- 6284 sayılı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 1’inci maddesinin birinci fıkrasında teklifi yapılan değişikliğin amacı mevcut düzenlemenin, korumadan yararlanacak kişileri tüketici biçimde saymış olması, bu durumun uygulamada, niteliği tek tek sayılan kimseler dışında kalan ısrarlı takip mağdurlarının korunması önünde engele dönüşmesidir. Aile bireyleri ifadesi muğlak olup kapsayıcı değildir.MADDE 2- 6284 sayılı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 1’inci maddesinin ikinci fıkrasının a bendi Anayasamızın 90’ıncı maddesi gereğince Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarını, taraf olunan her türlü ikili veya çoklu anlaşma ile Birleşmiş Milletler veya diğer uluslararası örgütler nezdinde taraf olunan her türlü sözleşmeyi içermelidir.MADDE 3- 6284 sayılı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 2’nci maddesinde “Toplumsal cinsiyet, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve cinsiyet ifadesi” ibareleri, Avrupa Konseyi ve Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen tanımları ile birlikte eklenerek uluslararası sözleşmelerin iç hukuk ile de düzenlenmesi amaçlanmıştır.MADDE 4- 6284 sayılı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının b bendinde yapılacak değişiklik ile Koruma tedbirinin saptanmasında evlilik bağının kurulup kurulmadığına bakılmaksızın birlikte yaşama esasına göre madde düzenlenmesi amaçlanmaktadır.MADDE 5- 6284 sayılı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 5’inci maddesinin birinci fıkrasının b bendinde yapılması teklif edilen değişiklikle başvurucu veya mağdurun evli olup olmadığına bakılmaksızın koruyucu tedbirlerin alınması konusunda açıklık getirilmesi amaçlanmaktadır.MADDE 6- 6284 sayılı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 7’nci maddesinde yapılacak değişiklik ile Kanun kapsamında menfaati bulunan kişilerin haklarını savunmayı kuruluş amaçlarında belirten sivil toplum kuruluşlarının ihbarda bulunabileceği ve bu ihbarlar hakkında kamu görevlileri tarafından ivedilikle işlem yapılabilmesinin sağlanması amaçlanmıştır.MADDE 7- 6284 sayılı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 8’inci maddesinin dördüncü fıkrasında yapılacak değişiklik ile tedbir kararının reddi veya kabulü halinde bu kararın tebliğinin ihbarda bulunan sivil toplum kuruluşuna da yapılabilmesi amaçlanmıştır.MADDE 8- 6284 sayılı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 9’uncu maddesinin birinci fıkrasında yapılacak değişiklik ile ihbarda bulunan sivil toplum kuruluşunun da verilecek kararlara itiraz hakkının bulunduğunun açıkça belirtilmesi amaçlanmıştır.MADDE 9- 6284 sayılı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 10’uncu maddesine ek sekizinci fıkra getirilerek tedbir kararlarının uygulanmasının takibinin sivil toplum kuruluşları ile Bakanlık ve ilgili birimlerinin işbirliği ile yapılması amaçlanmıştır.MADDE 10- 6284 sayılı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 11’inci maddesinde yapılacak değişiklik ile kolluk kuvvetlerinin eşcinsel ve trans bireylerin insan hakları, toplumsal cinsiyet çeşitliliği ve eşitliği konularında eğitim alarak, eşcinsel ve trans yurttaşlarımıza daha gerçekçi ve etkili yaklaşım sergilenmesi amaçlanmıştır.MADDE 11- 6284 sayılı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 14’üncü maddesinin birinci fıkrasının değiştirilmesi için verilen teklifimle, şiddete maruz kalan trans ve eşcinsel bireylerin şiddet önleme ve izleme merkezlerinde istihdam edilerek bu yurttaşlarımızın sorunları ile daha etkin bir biçimde mücadele edilmesi ve trans ve eşcinsel yurttaşlarımızın istihdam konusunda yaşadıkları problemlerin bir nebze olsun giderilmesi amaçlanmıştır.MADDE 12- 6284 sayılı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 14’üncü maddesinin üçüncü fıkrasının değiştirilmesine ilişkin teklifim Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu yayınlarının kapsamının cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve cinsiyet ifadesi temelli şiddet ve ayrımcılık ile mücadeleyi destekleyecek biçimde genişletilmesi ve bu sayede eşcinsel ve trans yurttaşlarımızın da bilgilendirilmesi amaçlanmıştır.MADDE 13- 6284 sayılı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 19’uncu maddesinin ikinci fıkrasının değiştirilmesine ilişkin teklifim özellikle trans geçiş sürecinde birçok psikolojik ve sosyal sorun yaşayan trans yurttaşlarımızın bu sorunlarının çözülmesi için gerekli sağlık giderlerinin de idare tarafından karşılanması ve bu sayede trans yurttaşlarımızın trans geçiş sürecinde yaşadıkları en büyük problemlerden bir tanesi olan sağlık giderlerinin yükünün hafifletilmesi amaçlanmıştır.MADDE 14- 6284 sayılı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 20’nci maddesinin ikinci fıkrasının değiştirilmesine ilişkin teklifim Bakanlığın eşcinsel ve trans yurttaşlarımızın davalarına da katılmasının sağlanması amaçlanmıştır.MADDE 15- 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu’nun 2’nci maddesinin birinci fıkrasında yapılacak değişiklikle 6284 Sayılı Kanun kapsamında verilecek koruma hizmetlerinden yararlanan herkesin, bu kanun kapsamında değerlendirileceği belirtilerek inisiyatifin doğrudan Bakanlık teşkilatına verilmesi amaçlanmıştır.MADDE 16- 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu’nun 5’inci maddesine üçüncü fıkranın eklenmesi ile transeksüel ve interseksüel vatandaşların topluma uyumunu kolaylaştıracak ihtiyaçlarına ilişkin psiko-sosyal destek giderleri dâhil tedavi masrafları ve HIV/AIDS hastalığı ile yaşayan kişilerin tıbbi ve psiko-sosyal ihtiyaçlarının karşılanması amaçlanmıştır.MADDE 17- 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun 1’inci maddesinin değiştirilmesi ile ayrımcılık yasağının Uluslararası sözleşmelerin ve uluslararası kuruluşların tavsiye kararlarının mevzuatımızda gerektiği gibi yer alması amaçlanmıştır.MADDE 18- 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun 3’üncü maddesinin a bendinin değiştirilmesi ile ayrımcılık yasağının Uluslararası sözleşmelerin ve uluslararası kuruluşların tavsiye kararlarının mevzuatımızda ve sosyal hizmetlerin tanımında gerektiği gibi yer alması amaçlanmıştır.MADDE 19 – 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun 3’üncü maddesinin f bendinin 7 numaralı alt bendinin değiştirilmesi ile kadın ve erkek konukevlerinden yararlanacak kişilerin cinsel kimliğine daha doğrusu kendisini ait hissettiği cinsiyete göre kabul görmesi ve sosyal hizmetlerden yararlanırken cinsel kimliğine ilişkin herhangi bir ayrıma maruz kalmaması amaçlanmıştır;MADDE 20- 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun 3’üncü maddesine h bendi eklenerek taraf olunan uluslararası sözleşmeler, Birleşmiş Milletler sözleşmeleri ve tavsiye kararları doğrultusunda cinsiyet kimliği tanımının açıkça ve gerektiği gibi iç hukukumuzda da düzenlenmesi amaçlanmıştır.MADDE 21- Yürürlük maddesidir.MADDE 22- Yürütme maddesidir.Zete
5 Saniyelik Çekim ile 3.5 Dakikalık Klip Videosu Hazırlamak
Fransız yönetmen Guillaume Panariello'nun 80 metrelik düz bir yol kenarına yerleştirilen çeşitli figürleri kameraya kaydetmesi tam tamına 5 saniye sürmüş. Ağır çekim özelliğine sahip kamera ile kaydedilen görüntüler daha sonra 'Unconditional Rebel' isimli şarkının klip görüntülerini oluşturmuş.
Reklam
Cumhurbaşkanı Erdoğan Küba'da
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Küba Devlet Başkanı Raul Castro tarafından resmi törenle karşılandı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi ziyaret için bulunduğu Havana’da, Küba Devlet Başkanı Raul Castrotarafından törenle karşılandı.Devlet Başkanlığı Sarayı'ndaki tören iki ülke milli marşlarının çalınmasıyla başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Castro’nun tören kıtasını selamlamasının ardından heyetlerin takdimi yapıldı. Törende, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ekonomi BakanıNihat Zeybekci, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik de hazır bulundu.
2020 Yılında Dünyada Olmaması Beklenen 12 Şey
Amerikan Ulaşım Otoritesi çalışmalara şimdiden başladı. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde uygulamaya konulacak yeni sistemle artık metro ücretleri kart veya biletle ödenmeyecek. 450 milyon dolar yatırım yapılan yeni sistemin ne olduğu tam olarak açıklanmadı ancak ücret ödeme sisteminin mobile geçmesi bekleniyor.
Reklam