Diyet Yapanların ve Canan Karatay'ın Kesinlikle Bakmaması Gereken 14 Fotoğraf
Manzara ve reklam fotoğrafçısı Carl Warner uzun yıllardır aynı tarz fotoğrafları çekmekten sıkılınca, yeni bir arayışa girmiş ve 'Yemek Manzaraları' anlamına gelen 'Foodscapes' adını verdiği çalışmalarına başlamış. Sanatçının benzersiz çalışmalarına aşina olanlar hemen hatırlar. Warner daha önce:  Soğan, maydanoz, biber ve mısırlarla dünyanın yedi harikasından biri olan Hindistan'daki Tac Mahal'i; karpuz, brokoli ve kepekli ekmeklerle de İngiltere'nin başkenti Londra'yı inşa etmişti. Bu kez de yeni çalışmaları ile döktürmüş. Beğeneceğinizi umuyoruz.
3D Yazıcılar Yaygınlaşıyor
Üç boyutlu malzemelerin basılmasını sağlayan 3D yazıcılar, organ basımından yemek üretmeye kadar birçok alanda kullanılmaya başlanıyor. Üç boyutlu baskı alabilen yazıcıların geçmişi 1980'li yıllara kadar dayanıyor. Önceleri büyük, pahalı ve ağır olan bu cihazların temel görevi genelde plastik benzeri malzemeler kullanarak çeşitli araçlar üretmekti. Temel mantığı kağıt üzerine baskı yapan yazıcılarla aynı olan 3D yazıcılarda mürekkep yerine farklı materyaller kullanılıyor. Kağıt basan sürümlerine göre bir diğer fark ise baskıların 3 boyutlu yapılabilmesi. Zamanla ve teknolojinin yardımı ile küçülen, fiyatları ucuzlayan ve tabana yayılan bu cihazlar günümüzde yurtdışında birçok alanda kullanılıyor. Halen az sayıda üretilmesi gereken endüstriyel parçalar için kullanılsa da 3D yazıcıların geleceği parlak görünüyor. Üretim anlamında devrim getirecek özellikleri bulunan 3D yazıcılar birçok anlamda endüstriyel üretim tekniklerini değiştirebilecek potansiyele de sahip. Şimdilik ağırlıklı olarak polikarbon ve türevlerinde malzemeler kullanan yazıcılar ağırlıklı olarak üretiliyor olsada, çikolata basabilen, canlı dokuları baskı malzemesi olarak kullanan henüz geliştirme aşamasında olan yazıcılar da var.Fiyatlar değişkenGünümüzde 300-500 dolardan başlayıp birkaç bin dolara kadar satılan 3D yazıcılar bulunuyor. Yazıcıların fiyatı baskı teknikleri, kullandıkları malzeme ve karmaşıklıklarına göre değişiyor. Yazıcıların büyük bir çoğunluğu yurtdışında üretiliyor. Birkaç örnek de olsa Türkiye'de 3D yazıcı üretimi yapan firmalar var. Ancak bunların çoğu endüstriyel alanda kullanılan ürünler. Tabaka mantığı ile çalışan yazıcılarda baskı alınabilmesi için basılacak şeklin 3 boyutlu halinin dijital sürümünün hazırlanması gerekiyor. Bu tarz 3 boyutlu dökümanların büyük bir kısmı internette bulunabiliyor. Ancak spesifik bir parça baskısı almak için bu parçanın üç boyutlu halinin bulunması gerekiyor. Birçok alet ve parça üretilebiliyorÖzellikle büyük bir makineye ait tek bir parçanın üretilmesinin maliyetli ya da mümkün olmadığı durumlarda 3D yazıcılar kullanılıyor. Ağırlıklı olarak polikarbon malzeme kullanan bu yazıcılarda geçtiğimiz günlerde ön ayakları olmayan bir köpek için protez bacak üretilmişti. Benzer şekilde insanlar için de protez uzuv, aparat ya da benzeri parçalar üretilebiliyor.Karmaşık üretim yapılamıyor3D yazıcılar üretim tekniği olarak katman mantığına sahip olduğu için içinde elektronik, mekanik ya da benzeri farklı materyallerin bulunduğu nesneleri basamıyor. Bilim insanları ve mühendisler bu konu üzerinde çalışıyor olsa da henüz karmaşık ve farklı malzemelerden üretilen nesneler basabilen yazıcılar bulunmuyor.Organların basımı gündemdeBilim insanlarının 3D yazıcıları organ basma amaçlı kullanmak üzere yaptığı çalışmalar devam ediyor. Japonya'da yapılan çalışmanın sonuçlarına göre önümüzdeki 3 yıl içinde canlı hücreler 3D yazıcılarda basılıp organ haline getirilecek. Tokyo Hastanesi Üniversitesi'nde yapılan çalışmalar sonuç verirse kulak ve benzeri nisbeten basit yapıya sahip organlar yazıcılardan basılabilecek.Yiyecek baskısı3D yazıcıların bir diğer kullanım alanı ise yiyecek basmak. Üzerinde çalışılan konulardan biri olan olan yiyecek baskısı ile ilgili bazı adımlar da atıldı. Örneğin pizza yapabilen ve çikolata basabilen yazıcılar bulunuyor. Bunları bir adım öteye taşıyıp farklı içerikleri bir araya getirebilecek yazıcılar üzerinde de çalışmalar yapılıyor.Silah da basılabiliyor3D yazıcılar zaman zaman kötü amaçlar için de kullanılabiliyor. Geçtiğimiz aylarda dünyanın farklı yerlerinde bu yazıcıları tabanca tüfek gibi silahların üretimi için kullananlar oldu. Bu konuda firmalar ve devletler çeşitli önlemler almaya çalışsa da bu tarz üretimlerin önüne geçmek zor görünüyor. Türkiye'deki durumDünyanın tersine Türkiye 3D konusuna biraz mesafeli duruyor. Yazıcı fiyatlarının dövize endeksli olması, malzemelerin pahalı olması ve nispeten teknik bir özellik taşıması bu ürünlerin Türkiye'deki gelişimini olumsuz etkiledi. 3D yazıcılar konusunda çalışmaları bulunan 3Dörtgen firmasının Genel Müdürü Furkan Bakır, Türkiye'nin bu cihazlarla geç tanıştığını düşünüyor. 'Türkiye birçok teknolojide olduğu gibi 3D yazıcılarla da kısmen geç tanıştı. Ancak bu gecikmeyi avantaja dönüştürmeye oldukça yakınız' diyen Bakır sözlerine şöyle devam etti:Yurtdışındaki uygulamaları ve deneyimleri iyi okumak ve edinimleri kullanarak hızlı ilerleyebilirsek hem 3D Yazıcı teknolojisinin sahiplenilmesi konusunda hem de yenilikçi uygulamaları hayata sokma konusunda lider olmamız mümkün.Özellikle geçen yılın üçüncü çeyreğinden itibaren eğitim sektöründe yoğun bir talep var. Üniversiteler yeni yıl bütçelerine 3D yazıcıyı kesinlikle ekliyorlar. Fiyatların ucuzlamasıyla erişilebilir duruma gelen cihazlar, eğitim sektöründe de yeni olanaklar sağlıyor. Kasım ayında gerçekleşen Türkiye’nin ilk Maker Faire’inde 3D Yazıcılar en çok ilgiyi gören cihazlar oldular. Bu cihazların “yeni nesil üretim hareketi” olan Maker Hareketi bünyesinde Türkiyede de ilgi görmesi çok umut verici.Furkan Bakır'a göre sektörün en önemli sorunu bilinirlik. Bakır bu cihazların sadece bir makine olmadığının anlaşılması gerektiğinin altını çiziyor ve kanun yapıcıların da bu cihazları düzgün tanımadığını belirtiyor:Sektörün en büyük sorunu doğru bilinirlik. Her ne kadar hakkında onlarca haber de yapılsa, konu hala oldukça yeni. Bu da insanların bu teknolojiye devrim olarak bakmasını geciktiriyor. 3D yazıcının sadece bir makine değil, üretimde bir devrim olduğunun anlaşılması gerekiyor. Üretici ve tüketici kavramlarının saydamlaşıp birbirine girdiği bir durumla karşı karşıyayız. Böyle bir durum ise sosyal, politik ve ekonomik en temel yapılarda bile değişikliğe sebebiyet verebilir. Gelir, emek ve mülkiyet sahipliği gibi konular yeniden tartışılacak. Bu nedenle 3D Yazıcılara sadece bir makine diye bakmamak gerekli.3D Yazıcılar kanunu yapıcılar tarafından da düzgün tanınmıyor. Güvenlik ve mülkiyet hakları konusunda yeni yasa veya regülasyonlar çıkarılmalı.Türkiye'de faaliyet gösteren bir diğer 3D baskı teknolojileri firması olan İKİZİN Genel Müdürü Birkan Şahi bu ürünlerin ağırlıklı olarak prototip üretme amacıyla kullanıldığını ifade ediyor:3D yazıcılar özellikle prototip üretme konusunda yoğun ilgi görmektedir. Güçlü olduğumuz sağlık sektöründe de kullanımı başlanmış olup bu alanda kendine büyük bir pazar payı bulacağı ortadadır. Aynı zamanda çikolata üreten 3D yazıcının da ortaya çıkışı ile birlikte gıda sektöründe de büyük değişimlere yol açacağını ön görmekteyim. Özellikle üretim yapan fabrikaların otomasyon süreçlerinde bu tip yazıcıların olanaklarından yararlanarak daha az iş gücü ile yalın üretim için denemelere başladıklarını da duymaktayız.Şahi, yazıcıların yurtdışından ithal edilmesini ve işgücünün olmamasını önemli bir sorun olarak görüyor:3D yazıcıların ülkemize ithal ediliyor konumda olması maalesef bu sektörün de birkaç yıl boyunca teknoloji sektörü gibi yurtdışına bağımlı kalacağını göstermektedir. Yerli 3D yazıcı üretimi ile ilgili birçok firma araştırma geliştirme faaliyetine geçmiştir ancak henüz sanayi tipi baskı yapabilecek düzeyde makinelerin ortaya çıkmadığı aşikardır. Aynı şekilde 3D yazıcıyı kullanmayı bilen iş gücünün olmaması yine sektörün hızla gelişmesine bir engel teşkil etmektedir.Al Jazeera Turk
İyi Hal Nedir, Neden Uygulanır?
Özgecan Aslan cinayetinden sonra bu tür davalardaki 'iyi hal indirimi' tartışılıyor. Hâkimler neredeyse tüm davalarda indirim uyguluyor. Ceza hukukçusu Yılmaz Yazıcıoğlu'na göre bunun sebebi, hâkimlerin kendi içlerinde yarattıkları 'toplumsal baskı'. İyi hâl indirimi, yargılamalardaki temel unsurlardan biri. Hâkim takdirinde olan bu uygulamada, hangi hallerde cezanın ne kadar indirileceği kanunlarda açık olarak belirtiliyor. Amaç ceza alan sanığın ıslahı, topluma kazandırılması ve bu suçu tekrarlamamasının sağlanması gibi gerekçelerle açıklanıyor. Ama üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ın vahşice öldürülmesinin de yarattığı hassas ortamda kamuoyuna yansıyan uygulamalar, hem vicdanları yaraladığı, hem de failleri cesaretlendirdiği yönünde tartışmalara da sebep oluyor.  Ceza hukukçusu Doç. Dr. Yılmaz Yazıcıoğlu, iyi hâl indirimi uygulamasında yaşanan sıkıntıları Al Jazeera’ye değerlendirdi. Yazıcıoğlu, hak etmeyen suçluların takdiri indirimden faydalandırılmasından hâkimleri sorumlu olduğu görüşünde:“Bizde maalesef her şey sıradanlaştığı için, herhalde hâkimler kendileri üzerinde bir baskı görüyorlar. Yaptıkları yargılamaların yüzde 99’unda cezayı takdiren indiriyorlar. Kişinin bunu hak edip hak etmemesine, olaya, faile bakılması gerekiyor. Sorun tamamıyla bizdeki hâkimlerin kendi kişiliklerinden, olaya bakışlarından, dünya görüşünden kaynaklanıyor. Bence hâkimlerin kendi içlerinde yarattıkları toplumsal baskıdan dolayı…O kadar çok davaya bakıyor ki hâkimler, yanlış yapmamak adına yanlış yapmayı tercih ediyorlar. Bir kişi [takdiri indirimi] hak edecekken vermemek yerine, hak etmeyene vermeyi tercih ediyorlar.”“İsviçre’de cezayı tamamen kaldırma yetkisi var”Yazıcıoğlu, dünyanın her yerinde takdiri indirim sebeplerinin uygulandığını belirtti:“Burada biz hâkime indirim hakkı veriyoruz. İsviçre’de hâkim 5 yıla kadar olan cezalarda gerekli görürse cezayı tamamen kaldırma yetkisi veriliyor. Dünyanın her yerinde cezaların faillerin kişiliğine uydurabilmesi, objektiflikten sübjektifliğe geçip bireyselleştirilmesi için takdiri indirim sebepleri kabul edilir. Olması da gerekir. Mesele iyi kanun-kötü kanun değil. Kanunlar üç aşağı beş yukarı aynı. İyi uygulama-kötü uygulama vardır. Türkiye’de de kırmızı-sarı-yeşil ışık var, Almanya’da da, İtalya’da da, ABD’de de var… Önemli olan sürücülerin ona ne kadar riayet ettiği. Hâkimlerin olaya bakışı… Ben sosyolojik ve psikolojik baskı altında olduklarını düşünerek otomatik olarak uyguladıklarını düşünüyorum. O kadar kahredici olaylara uyguluyorlar ki, inanılır gibi değil… Ama kendi telefonuna telefon dinleme kararı veren hâkimlerden oluşan bir ülkede bulunuyoruz.”Haksız tahrik indirimiYazıcıoğlu, iyi hal indiriminin tahrik indirimiyle karıştırılmaması gerektiğini vurguladı. Ancak haksız tahrik indiriminden yararlandırılan bütün faillere genelde takdiri indirim sebeplerinin uygulandığını da belirtti:“Tahrik kişinin o suçu işlemesindeki nedeni ortaya koyar. Suç işleyen kişi, kendisine karşı acı, elem ve kötü bir duruma sokan harekete karşılık tepki olarak yapıyorsa, o tahrik indiriminden yararlanabilir.  Haksız tahrik indiriminden yararlandırılan bütün faillere de genelde takdiri indirim sebepleri uygulanır. Bu da aslında yanlış. Suçu işleyen kişi haksız edimin kendisinde yarattığı tepki nedeniyle suç işliyor olabilir ama kişiliğinde takdiri indirim uygulanmamasını gerektirecek bir sürü sebep olabilir. Otomatiktir bazı şeyler…”“Eğitim ve denetim sağlanmalı”Yazıcıoğlu, hâkimlerin denetlenmesinin ve eğitilmesinin önemini vurguladı:“Hakimlerin bu yetkilerini kısıtlamak çok fena olur. Önemli olan hâkimlere izanlı davranmalarını sağlayacak eğitimi ve denetimi sağlamaktır. Aslında bu takdiri indirim sebeplerini uygularken her karar gerekçeli olmalıdır. Hâkim niçin takdiri indirim sebebini uyguladığını anlatmak için gerekçe yazmak zorundadır. Bu da Yargıtay’ın denetimine tabidir.”Yargıtay’ın denetiminde de sıkıntılar yaşanabileceğini belirten Yazıcıoğlu, “Yargıtay’ın bunu denetleyip bozduğu birkaç hadise var. İstisnalar kaideyi bozmaz. Ama genelde onlar da yargılama sırasında o sanıkla yüz yüze gelemedikleri için o sanığa uygulanan takdiri indirim sebebini ancak gerekçeden denetleyebilirler. Ama bazen gerekçeye yansımayan durumlar da oluyor. Bu yetkiyi hâkimden alabilirsiniz. O zaman insan haklarına saygılı, demokratik hukuk devleti olma ilkesinden uzaklaşırsınız” dedi.“Cezanın infazında sulandıran bir toplumuz”Türkiye’de cezanın infazı konusunda da sorunlar yaşandığını söyleyen Yazıcıoğlu, “Dünyada bize yakışan bir laf var: Türk gibi başla, İngiliz gibi bitir. Yargılamayı çok ciddi ve hızlı olarak yaparız, sonuna kadar takipçisiyiz diye başlayıp, cezanın infazında son derece sulandıran bir toplumuz” dedi.Al Jazeera Turk
Apple'dan Sanal Gerçeklik Gözlüğü
Apple'ın aldığı bir patente göre firma sanal gerçeklik gözlüğü üzerinde çalışmalar yapıyor. Gözlük iPhone modelleriyle beraber kullanılacak.ABD Patent Dairesi’ne Apple tarafından yapılan bir başvuru ve alınan bir patente göre firma sanal gerçeklik gözlüğü üzerinde çalışıyor. Ortaya çıkan patente göre iPhone telefonlarıyla çalışacak olan sanal gerçeklik gözlüğü Samsung’un Gear VR ürününe benziyor.'Kafaya takılan ekran sistemi’ olarak adlandırılan sanal gerçeklik gözlüğü iPhone telefonlarıyla beraber kullanılıyor. Patent başvurusundaki çizimlere göre üzerinde kulaklık olan sistemle ilgili aksesuarlar da bulunuyor. Gözlükle beraber çıkarılabilir pil ve uzaktan kumanda gibi aksesuarlar da üretilebilecek.
Yeni Okuma Fişleri: 'Ali, Kartopu Oynama. Suna, Minibüse Binme'
Çizer, yazar, bisikletsever ve Açık Radyo programcısı Aydan Çelik , Türkiye’nin artık trajikomik demenin çok ötesine giden sürreel gündemine uygun düşecek şekilde yeni okuma fişi önerileri sundu, “Oynama Ali, kartopu oynama”Facebook hesabı üzerinden son çizimini paylaşan Çelik’in tek kare ve dört çerçevelik “Cin Ali Hayatta Kalma Kılavuzu” karikatüründe Özgecan Aslan, Berkin Elvan ve Nuh Köklü’nün öldürülmeleri ile Bülent Arınç’ın “Kadın herkesin içinde kahkaha atmayacak” açıklamasına atıfta bulunuluyor.Cin Ali ve Suna, ilkokul 1. sınıfta okuyan arkadaşlarına alışılageldiği gibi, “Ali at, topu at”, “Koş, Suna koş” şeklinde selenmiyorlar.Yeni okuma fişlerinde Ali ve Suna ülkenin dipsiz bir distopya haline gelen dönüşümünü yeni okuma fişleri ile dile getiriyorlar.Yeni okuma fişlerinde;“Oynama Ali, kartopu oynama”Nuh Köklü‘nün arkadaşları ile yaşadığı Yeldeğirmeni’nde kartopu oynarken “Camıma kar geliyor” bahanesi ile gruba saldıran bir esnaf tarafından kalbinden bıçaklanarak öldürülmesi, “Oynama Ali, kartopu oynama ”“Binme Suna, minibüse binme”Özgecan Aslan‘ın, Mersin’in Tarsus ilçesinde bulunan Çağ Üniversitesi’nden evine dönmek üzere dolmuşun şoförü tarafından kaçırılarak vahşice öldürüldükten sonra yakılarak dere kenarına atılması, “Binme Suna, minibüse binme ”“Gitme Ali, ekmek almaya gitme”Berkin Elvan’ın, Gezi Parkı Nöbeti sırasında İstanbul Okmeydanı’ndaki evinden ekmek almak üzere çıktığı sırada polisin hedef alarak başına attığı biber gazı fişeği ile katledilmesi, “Gitme Ali, ekmek almaya gitme ”“Gülme Suna, kahkahayla gülme”ve Bülent Arınç’ın 2014 Temmuz’unda Bursa’da partisinin bir etkinliğinde konuşurken, “Kadın iffetli olacak, herkesin içerisinde kahkaha atmayacak” açıklaması ise, “ Gülme Suna, kahkahayla gülme ” şeklinde yeni okuma fişlerinde kendisine yer buluyor.Alper Tolga Akkuş| Yeşil Gazete
'Molotofu Savunmak Partilerin İşi Olamaz'
Başbakan Davutoğlu, belediye başkanlarıyla buluşmasında yeni düzenlemeleri anlattı. Aralarında borçların ertelenmesi ve yapılandırılması da var, Suriyeliler için ek bütçe de.AK Parti'li belediye başkanlarıyla 'istişare ve yönlendirme' toplantısına katılan Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti'li belediyelerle AK Parti'li olmayan belediyeler arasında ayrıma izin vermediklerini söyledi; 'Nepotizmden kesinlikle uzak durunuz' diyerek başkanları uyardı. Davutoğlu ayrıca, 'Şehirlerimizi torunlarımızı düşünerek kuralım' dedi. Davutoğlu belediyelere bazı müjdeler de verdi, konuşmasından satır başları şöyle:   'Bursa’daki istişarelerle il özel idareleri, büyükşehir belediyeleri ve belediyelerin borçlarıyla ilgili kesintiler 6 ay ertelendi.''Kapanan belediyelerden devreden borçlar bir yıl ertelendi. Mazeret kalmadı, borcunuz yok ve hizmet etmek artık göreviniz. Bir yıl bittiğinde de tekrar değerlendirme yapacağız ve bu borçlar yapılandırılacak. Yavaş yavaş ödeyeceksiniz ama hizmeti hızlı hızlı yapacaksınız.''Büyükşehir belediye başkanlıkları, ilçe belediye başkanları hangi partiye ait olursa olsun aynı muameleyi yapmak zorundadır, hizmet götürmek sizin görevinizdir. Mesela son olarak İzmir’de gördük, belli AK Partili belediyelere neredeyse yazılı olarak hizmet yapılmayacağı söyleniyor. Biz bunu yapmadık. Seçime kadar oy talep eder hizmet yaparız, sonra yapmayız gibi bir anlayışımız yok. Saygı duyarız ve ayrım gözetmeyiz. Kim nasıl partizan davranırsa davransın, her vatandaşımız kutsal ve kime oy vereceği sandıkta gizlidir. Herhangi bir ilçeye dönük ayrımcılık yapılırsa gerekli hukuki işlem hemen yapılacak. Merkezden yapılıp büyükşehire bildirilecek, buradan uyarıyorum. Diğer 12 farklı belediyeden olan büyükşehir belediye başkanlarını da buradan uyarıyorum.''Belediyelerin sadece merkezi bütçeden talep eden yapılar haline gelmesini değil kendi öz bütçelerinden yararlanmalarını istiyoruz. Özel bir çalışmamız var, yasal düzenleme de olacak. Belediyelerimizin öz gelirleri artacak, bu da seçim sonrası atacağımız adımları şimdiden planladığımız anlamına geliyor.''Bazı şehirlerimizin beklenen hizmetlerin ötesinde bir sorumlulukla karşı karşıya kaldıklarının farkındayız. Mesela Suriye’den gelen kardeşlerimizin yoğunlukta olduğu iller. Savaştan kaçıp gelene kucağımızı açmak bizim için dini, milli vazifedir. Avrupa’da yabancı düşmanlığı tırmanırken, biz ağırlamaya devam ediyorsak bu bizim için övünç meselesidir. Sabah imzaladığım bir kararla Hatay, Gaziantep, Şanlıurfa ve Kilis’e bu kardeşlerimizin getirdiği ek yük için 60 milyon lira TL bu sabah gitti.'Davutoğlu ayrıca, Mersin'de 20 yaşında katledilen Özgecan Aslan'ı da hatırlattı, belediye başkanlarının ilk görevi kadına karşı şiddetle mücadele olacaktır' dedi; 'Özgecan kızımızın adını Antalya’da açtığımız gençlik merkezine veriyoruz. Sembolik olarak Özgecan’ın ismini yaşatmanız için sizlere tavsiyede bulunuyorum' diye de ekledi.'Hiçbir tecrübeyi unutmayız'Başbakan Davutoğlu, Meclis’te vekiller arasında yaralanmalarla sonuçlanan kavgalar ile çözüm süreci aşamasında HDP ve hükümet arasında gerginliğe neden olan iç güvenlik paketinin de arkasında durmaya devam etti.“İnşallah iki gün önce olduğu gibi Meclis’in vakarına aykırı görüntüler olmaz. 6-7 Ekim ve Gezi provokasyonları sırasında nasıl sahneler gördük. Diyarbakır’ın sokakları ne hale getirildi. Güneydoğu’da nasıl bir vandalizm sahnelendi, hepimizin gözleri önünde. Biz yaşadığımız hiçbir tecrübeyi unutmayız ve o dersi siyasi hayata geçiririz.''Molotofu savunmak partilerin işi olamaz''6-7 Ekim’de şehirleri yakıp yıkıldıktan sonra hükümete meydan okuyan CHP ve MHP’ye soruyorum: Biz toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma hakkı sırasından ortaya çıkacak sorunları engellemek istiyoruz. Kimse elde Molotof, yüzde maske, demir bileyeler, sopalarla bir kalkışma psikolojisi ile halkı silahlı mücadeleye tahrik ederek Suriye’ye benzer görüntüler yapmak isterse devlet gereken önlemleri alır. Güzelim Diyarbakır’ı güzelim Halep haline getirmelerine izin vermeyiz. Şimdi Meclis’te çok ilginç bir koalisyon oluşmakta olduğunu ibretle izliyoruz. 6-7 Ekim’in provokatörü HDP’lilerle CHP yan yana geldi. Birlikte Meclis’in o vakur ortamını kirlettiler. Arkasından da MHP bunlara destek verdi. Bir yerde HDP ve MHP aynı anda karşı çıkıyorsa biz doğru yoldayız demektir. Onlara da arkadan CHP ve paralel destek veriyorsa tam da doğru yoldayız demektir. Molotof kokteylini savunmak herhalde siyasi partilerin işi olamaz. Terör örgütlerinin, provokatörlerinin işi olabilir ama…'Davutoğlu, HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'a da seslendi, 'Çözüm sürecinde bir ivme kazanmışken Meclis'teki görüntülerle neden tahrik ediyorsunuz? Sizin meseleniz özgürlükler mi çözüm sürecini provoke etmek mi?' sorularını sordu.Al Jazeera Turk
Reklam
Volkan Demirel Sessizliğini Bozdu
Trabzon maçından sonra 4 müsabakadan men alan Volkan Demirel, cezayı hak edecek bir şey yapmadığını söyledi.Trabzonspor maçının ardından soyunma odası koridorlarında rakip takım idarecisi hakkında sözler nedeniyle PDFK’dan 4 maç men cezası alan Volkan Demirel, isyan bayraklarını çekti. Aradan geçen 10 günlük süreçte ağzını bıçak açmayan ve oldukça moralsiz olan milli eldiven FB TV’ye bile röportaj vermezken, takım arkadaşlarına şu sözlerle içini döktü:“Yıllardır herkese yapılan algı operasyonunun son kurbanı benim. Sahada başıma ne gelirse gelsin ceza alan, tahrik eden he ben oluyorum. Bu algı bir türlü değişmiyor. Başıma gelenleri ne zaman anlatsam ertesi gün bir bakıyorum sözlerim yine başka yerlere çekilmiş.Trabzonspor maçı sonunda rakip oyuncularla birlikte koridorda yürüyorduk. Karşılaşmanın tansiyonundan nabızlar tavan yapmıştı. O sırada herkes argo konuşuyor, küfür ediyor ve kendi kendine söyleniyordu. Tıpkı benim gibi.'Hakem yazmamış' O sırada ben de kimseyi hedef göstermeden, kimsenin ismini ağzıma almadan kaçırdığımız 2 puana isyan ediyordum. Sonuçta kazanmayı çok istiyorduk.. Birçok pozisyona girsek de gol bir türlü gelmedi. Kim olsa böyle bir maçtan sonra darlanır.Eğer hakeme ya da bir başkasına küfür ersem bu Bülent Hoca’nın (Yıldırım) raporunda olmaz mı? Kendime kendime konuşurken birini hedef alsam ağzımdan isim de çıkardı. Şahısları kurumları hedef göstermediğiniz sürece herkes maçtan sonra serzenişte bulunur. Kaldı ki temsilci sadece beni takip edip sözlerime kulak kabartmış. Temsilci raporunda hedefi saptırmış ve beni kurban etmiş. Adres gösterir gibi beni göstermişler resmen.”Eurosport
Uzayda Üretilen İlk Nesneler Test Edilecek
NASA, Uluslararası Uzay İstasyonu'ndaki (UUİ) 3D yazıcıyla üretilen nesnelerin Dünya'ya ulaştığını açıkladı. Nesneler kontrol edilerek yerçekimsiz ortamdaki yazıcının performansı kontrol edilecek.NASA, Dragon kapsülünün UUİ'den getirdiği kargoda yer alan ilk uzay üretimi eşyaların incelenmesine başlandığını belirtti. Dragon, bir ay bağlı kaldığı UUİ'den 10 Şubat günü ayrılmış ve uzay istasyonunda tamamlanan bilimsel deneylerle beraber 3D yazıcıda üretilen eşyaları da getirmişti.Uzaydaki ilk 3D yazıcı Kasım 2014'te kullanılmaya başlanmış ve astronotlar deneme amaçlı olarak küçük parçalar ve el eşyaları üretmeye başlamıştı. 3D yazıcı programının başında yer alan Niki Werkheiser, '3D yazıcının göstereceği performansın Mars yolculuğu için büyük önem taşıdığını' söyledi.Made in Space firması tarafından yerçekimsiz ortamda kullanılabilmesi için özel olarak üretilen 3D yazıcı, düşük ısıda üretilen plastik iplikler kullanıyor. Astronotlar, aynı zamanda Dragon'un en son ulaştırdığı kargoda yer alan, ESA (Avrupa Uzay Ajansı) tarafından üretilen 3D yazıcıyı da kullanıyor. Her kenarı 25 cm uzunluğunda olan küp şeklindeki yazıcı, uzaydaki eşya üretimini geliştirmek için çalışmaları destekliyor.NASA, ilk aşamada İngiliz anahtarı, çekiç ve tornavida gibi aletleri üretmenin bile Mars'a uzanan yolculuk için büyük önem taşıdığını belirtiyor. Bu kapsamda en iyi 3D yazıcının geliştirilmesi amaçlanıyor.UUİ'den gönderilen bilimsel donanımın yanı sıra, ilaç geliştirilmesi ve bitki yetiştirilmesini kapsayan deneyler de Dünya'ya ulaştı. Uzayda bitkilerin yetiştirilebilmesi, uzun yolculuklar için gıda ihtiyacını çözümleyecek.Kaynak: Al Jazeera
Reklam
Deniz Baykal Adaylık Başvurusunu Yaptı
CHP'nin eski Genel Başkanı Deniz Baykal, ön seçim yönteminin uygulanacağı Antalya'dan aday adaylığı başvurusunda bulundu.CHP'nin eski Genel Başkanı Deniz Baykal, bir grup partili ile geldiği genel merkezde, milletvekilliği aday adaylığı başvurusunda bulundu. Baykal'ın başvurusu, Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan tarafından alındı. Başvurusunun hayırlı olması temennisinde bulunan Baykal, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Türkiye siyasetinin güç ve gerilimli bir dönemin içinden geçtiğini söyledi.
Benitez: "Türkiye Bana Hep Şans Getirdi"
Trabzonspor'un UEFA Avrupa Ligi'nde Perşembe günü karşılaşacağı Napoli'nin teknik direktörü Rafael Benitez, buradaki son antrenmanını DHA'ya açtı ve özel açıklamalarda bulundu.Trabzonspor karşısında zor bir maçın kendilerini beklediğini söyleyen Benitez, Fırtına ekibine bir hatırlatmada bulunmaktan da geri durmadı: '2007 yılında Liverpool'u çalıştırırken Beşiktaş karşısında Şampiyonlar Ligi tarihindeki en farklı skoru (8-0) elde etmiştik. Bu rekorun hala bende olduğu unutulmamalı.'Kısa süren faal futbol hayatında üçüncü ligin ötesine gidemeyince teknik direktör olmaya karar veren İspanyol spor adamı Rafael Benitez, Valencia, Liverpool, Inter ve Chelsea gibi dünya devlerini çalıştırdı. Mayıs 2013'ten beri İtalya'nın köklü kulüplerinden Napoli'nin başına geçen Benitez, çalıştırdığı takımlarda lig şampiyonluklarından ziyade daha çok kupalarda elde ettiği başarılardan dolayı 'Kupa Kralı' olarak anılmaya başladı.Son olarak geçtiğimiz yıl hem İtalya Kupası hem de İtalya Süper Kupası'nı mavi-beyazlıların müzesine götürmesini sağlayan 54 yaşındaki Benitez, İstanbul'daki 2005 UEFA Şampiyonlar Ligi finalinde Milan'ı 3 golle devirerek, bu kupayı evine 5'inci kez götürdüğünde de Liverpool'u çalıştırıyordu.Bu karşılaşma, 2012 yılında taraftarların oylaması sonucu 'Şampiyonlar Ligi'nin en önemli olayı' olarak seçilmiş ve 'İstanbul mucizesi' olarak anılmaya başlamıştı.Benitez'in bu turnuvada tarihe geçmesi de yine Liverpool ile Beşiktaş üzerinden olacaktı. 2007 yılında İngiltere'de oynanan maç, 8-0 bitmiş ve Şampiyonlar Ligi'ndeki en farklı skor olarak tarihe geçmişti.Tarihinde ilk defa Trabzonspor'la karşı karşıya gelecek olan Napoli'nin Türkiye'ye hareketinden önce Castel Volturno tesislerinde yaptığı son antrenmanlarını DHA'ya açan Benitez, özel açıklamalarda bulundu.TÜRKİYE BANA HEP ŞANS GETİRDİTürkiye'nin kendisine hep şans getirdiğini söyleyen Benitez, mavi-bordolular karşısında da bu şansın sürmesini umarken, Şampiyonlar Ligi'ndeki farklı skor rekorunun da halen kendisinde olduğunu hatırlatmadan edemedi.Rahiplerinin güçlü olduğunu bildiğini söyleyen Benitez, 'Trabzonspor sert bir takım. Türk kulüpleri gerçekten futbol oynamayı iyi biliyor. Bunun bizim için zor bir maç olacağını biliyoruz' dedi.Karşılaşma öncesi Trabzonspor'un bazı maçlarını asistanlarıyla birlikte izlediğini belirten Benitez, 'Türk asıllı İsviçreli oyuncum Gökhan İnler'den de bazı bilgiler aldım. Oyun taktiğimizi de buna göre kurduk' diye konuştu.Trabzonspor'un teknik direktörünün kısa bir süre önce değişmesi ve bu takımda eksiklikler olmasının kendileri için avantaj olup olmayacağı sorulan İspanyol teknik adam, 'Bakalım neler olacak. Rakibimizin Türkiye Kupası'ndan elendiğini biliyorum, ancak futbolcuları ne yapması gerektiğini iyi biliyor ve Napoli karşısında, Avrupa Ligi'nde ekstra bir motivasyona sahip olacaklarına eminim. Rakibimizde eksik oyuncular olması gerçekten yazık, ancak sezon boyunca biz de bu konuda çok şanssızlıklar yaşıyoruz' dedi.EN ÇOK CARDOZO VE MEDJANI KORKUTUYORTrabzonspor'da kendisini en çok düşündüren futbolcuların hangisi olduğu sorulan Benitez, 'Oscar Cardozo'yu ve Carl Medjani'yi çok iyi tanıyorum. Gerçekten iyi oyuncular ve bize karşı da motivasyonlarının yüksek olacağını düşünüyorum' şeklinde konuştu.TRABZONSPOR TARAFTARINA MESAJRakip takımın taraftarına da mesaj veren Benitez, 'Onların çok fazla şeye ihtiyacı yok aslında. Sadece ciddi ve sorumlu bir şekilde takımlarına yardım edebilirler. Güzel bir maç olacağına inanıyorum ve bizim kazanmamızı umuyorum' dedi.TÜRKİYE LİGİ NE YAZIK Kİ DÜNYA ÇAPINDA TANINMIYORTürkiye ligini takip ettiğini söyleyen Benitez, Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe'yi iyi tanıdığını ve 2004 yılında Valencia'yı çalıştırırken karşılaştıkları Gençlerbirliği'ni hatırladığını anlatırken, 'Türkiye ligi gerçekten iyi bir lig. Üst seviyede oyuncular orada top koşturuyor. Ancak İngiliz, İspanyol ve İtalyan liglerinde olduğu gibi ne yazık ki yayın hakları çok satın alınmadığından dünya çapında pek tanınmayan bir lig. Oysa oldukça güçlü bir lig' diye sözlerini sürdürdü.Benitez'in bir türlü Gençlerbirliği'nin adını telaffuz edememesi dikkat çekti.PANDEV VE DZMAILI GÜÇLÜ BİR TAKIMDA OYNUYORSezon başında Galatasaray'ın Napoli'den satın aldığı oyuncular Pandev ve Dzemaili hakkında da konuşan Benitez, 'Onlar Napoli'den gitti diye üzülmüyorum. Çünkü onlar birer profesyonel ve gerçekten güçlü ve üst seviyede bir takımda yer alıyorlar' ifadelerini kullandı.TÜRKİYE'YE GÖZ KIRPTIBenitez, Türkiye liginde çalışmak isteyip istemeyeceğine ilişkin ise, 'Benim başka ülkeler ve takımlara gitmekle ilgili problemim yok. Bu, bulunduğun yerde işler nasıl gidiyor ve ailen nasıl onunla ilgili bir şey aynı zamanda. Ben asla 'asla' demiyorum. Her daim iş bekliyorum. Şimdi burada mutluyum, ama bakalım gelecekte ne olacak' diye konuştu.İş dışında Türkiye' ye gitmediğini dile getiren teknik adam, 'Zaten yıl boyunca tüm dünyayı geziyoruz. Ailemle ülkemde sakin bir tatil geçirmeyi tercih ediyorum' dedi.NEREDEYSE BEŞİKTAŞ'IN BAŞINA GEÇİYORMUŞBu arada Benitez, 'Bunları yazabilirsiniz, ama kameraların kapalı olmasını tercih ederim' diyerek, iki itirafta da bulundu.Liverpool'a transferinden önce Beşiktaş'ın kendisiyle irtibata geçtiğini söyleyen başarılı futbol adamı, 'Bana çok iyi bir ücret teklifiyle geldiler, ancak ne yazık ki sadece 1 yıllık bir kontrat teklif ettiler. Ben de bana 5 yıllık kontrat öneren Liverpool'u tercih ettim' dedi.Galatasaray'ın da 2013 yılında kendisini istediğini anlatan Benitez, 'Ancak ben Napoli ile yeni anlaşma imzalamıştım, yani bir işim vardı. Aslında Galatasaray'ın teklifi de çok cazipti' diye konuştu.DHA - Esma Çakır
AA'nın Eski Genel Müdürü Öztürk de Aday Adayı
Anadolu Ajansı eski Genel Müdürü Kemal Öztürk, AK Parti’den milletvekili aday adayı oldu. Öztürk’ün Ankara’da yaptığı bir dizi görüşmeden sonra Sakarya’dan aday adayı olduğu öğrenildi. Öztürk, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a yakınlığı ile biliniyor.2003 yılında TBMM Başkanı İletişim Danışmanlığını yapan Öztürk, 2005 yılında TBMM Başkanı başdanışmanlığı görevine getirilmişti. Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde Basın Danışmanlığını yapan Kemal ÖztürkAnadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür olarak atanan Öztürk 3 yılı aşkın süre bulunduğu görevinden 1 Aralık 2014 tarihinde istifa etti. Öztürk Ocak 2015 tarihinden itibaren Yeni Şafak Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapmaya başlamıştı. Öztürk'ün siyasal iletişim, yakın tarih, şehir iletişimi, politik tarih ve iletişim konularında çok sayıda makale ve kitapları yayınlandı. 1995 yılında profesyonel gazeteciliğe adım atan Öztürk’ün yerli ve yabancı televizyon kanallarında çok sayıda belgeseli yayınlandı.Milliyet
Reklam
Seni Çok Zorlayacak Gibi Bir Anket: Sence Hangisi Daha Güzel / Yakışıklı?
etiket
Her şey Allah vergisi, hepsi ayrı ayrı kızları ve erkekleri hatta belki ikisini birden etkilemekte bir duayen. Ama elbet bir duruş, bir gülüş, bir mimik, ufak bir sevimlilik daha ağır basar, işte kazanan o olur. Not: Bazı soruları cevaplarken 'karşı cins olsaydım hangisini seçerdim' diye düşünün :) İyi eğlenceler!
Fenerbahçe'den McCoughtry Hakkında Ayrılık Açıklaması
Fenerbahçe Kulübü, Bayan Basketbol Takımı'nın ABD'li yıldızı Angel McCoughtry'nin takımdan ayrılması konusuna açıklık getirdi.Resmi siteden yapılan açıklama şöyle;'Angel McCoughtry  ile olan sözleşmemiz, kamuoyuna yansıtılanın aksine, oyuncu tarafından hiçbir hukuki gerekçe gösterilmeksizin tek taraflı olarak feshedilmiştir.İş bu haksız fesih ile ilgili tüm hukuki başvuruları yapmak için gerekli yasal süreç ve işlemler, kulübümüz tarafından başlatılmıştır.Kamuoyuna duyurulur.FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ'Skorer
Reklam
Reklam
İsviçre Dağlarında Wingsuit ile Uçan Adam ve Ağır Çekimde Adrenalin Dolu Anları
Brandon Mikesell isimli profesyonel atlayıcı adamın İsviçre dağlarında yaptığı adrenalin dolu atlayışına kısa bir ziyarette bulunacağız. Brandon atlayışını çeşitli kameralar ile kaydetmiş ve ortaya slow motion bir çalışma çıkarmış. Atlayışını yaptığı yer olan 'Walenstadt' doğal güzelliği ve berrak gölü ile ziyaretçilerin beğenisini kazanan bir yer olduğunu belirtmekte fayda var.
Kardanadam Yapmanın Ciddi Bir İş Olduğunu Gözler Önüne Seren 15 Örnek
Kar, kış, kıyamet derken bir de baktık ki her yanımız kardanadamlarla ve kardanadama öykünen bir takım kar kütlelerince çevrilmiş. Yurtta ve dünyada kar yağdıkça coşan kişilerce yapılmış en eğlenceli kardanadam örneklerini sizin için derledik... Belki siz de kendi yaptığınızı bizimle paylaşırsınız? :)
Reklam