Özgecan Aslan'ın Otopsi Raporu Açıklandı
Özgecan Aslan'ın tırnaklarında katil zanlısının DNA'sının bulunduğu belirtilen raporda tecavüz bulgusuna rastlanmadığı ifade edildiMersin’de eve gitmek amacıyla bindiği minibüsün şoförü tarafından vahşice katledilen Özgecan Aslan’ın otopsi raporu açıklandı. Raporda, Özgecan’ın vücudunda çok sayıda bıçak darbesi ve öldürücü kesikler bulunduğu bilgisi yer alırken, tecavüzün söz konusu olmadığı belirtildi.Cemal Doğan’ın Habertürk’te yer alan haberine göre, genç kızın özellikle boyun kısmında çok sayıda bıçak darbesi ve öldürücü kesikler, kafasında küt cisim darbelerine bağlı travmatik bulgular ve vücudunun değişik yerlerinde çok sayıda ödem ve morluklar saptandı.Raporda, Özgecan’ın vücudunun büyük kısmının yandığı belirtildi. Özgecan’ın, katil zanlısınca kesilen ve daha sonra bulunan ellerinde tırnak incelemesi yapıldı. İnceleme sonucunda, Özgecan’ın tırnaklarında, katil zanlısından alınan DNA dokularına ulaşıldı.Ankara Adli Tıp Kurumu’nun raporunun soruşturmayı yürüten Tarsus Cumhuriyet Savcısı Ayhan Akyol’ a gönderildiği öğrenildi. Savcı Akyol’un raporun ulaşmasıyla birlikte eldeki tüm deliller ışığında iddianamesini yazmaya başladığı ve kısa süre içinde mahkemeye iddianameyi sunacağı belirtildi.T24
Gazetelerde Bugün | 22 Şubat Pazar
Hürriyet: Hareketli saatlerMilliyet: Milyon doları IŞİD gasp ettiSabah: Vesayetin külleri havaya savrulacakPosta: Analar ağlamasınVatan: Devletin busesiZaman: Siyasi gerilim bir can daha aldıCumhuriyet: Süleyman Şah operasyonuTaraf: Yahudi vatandaşlar Türkiye'den kaçıyorBugün: Büyük şüphe
Bugün Hava Nasıl Olacak?
METEOROLOJİK GÖRÜNÜMYapılan son değerlendirmelere göre; Yurdun batı kesimlerinin parçalı ve yer yer çok bulutlu, akşam saatlerinde Edirne'nin güney ve Çanakkale'nin batısı, gece saatlerinde Trakya, Kıyı Ege ile Manisa, Denizli, Burdur ve Antalya çevrelerinin yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde iç ve doğu bölgelerde yer yer kuvvetli olmak üzere buzlanma ve don olayı ile birlikte Marmara, İç Ege, Göller Yöresi, İç Anadolu, Karadeniz'in iç kesimleri, Doğu Anadolu ile Güneydoğu Anadolu'nun kuzey ve doğusunda yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.HAVA SICAKLIĞI Ülke genelinde 2 ila 5 derece artacağı tahmin ediliyor.RÜZGAR Genellikle değişik yönlerden, zamanla batı kesimlerde güney ve güneydoğu yönlerden hafif ara sıra orta kuvvette, öğle saatlerinde Güney Ege kıyıları ile Çeşme çevrelerinde yer yer kuvvetli olarak (30-50 km/saat) esmesi bekleniyor.UYARILARÇIĞ TEHLİKESİ UYARISI: Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusunun yüksek ve eğimli yerlerinde muhtemel çığ tehlikesi bulunduğundan yaşanabilecek olumsuzluklara karşı ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerekmektedir.ZİRAİ DON OLAYI, BUZLANMA VE DON UYARISI: Zirai faaliyetlerin devam ettiği Marmara ve Karadeniz kıyı kesimlerinde genelde hafif, kıyıların iç kesimlerinde orta kuvvette zirai don olayı, iç ve doğu bölgelerde yer yer kuvvetli buzlanma ve don olayı beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı (ulaşımda aksamalar, vb.) ilgililerin ve vatandaşların tedbirli ve dikkatli olmaları gerekmektedir.PUS VE SİS UYARISI: Marmara ile iç ve doğu kesimlerde gece ve sabah saatlerinde yer yer pus ve sis hadisesi görüleceği tahmin edildiğinden, yaşanabilecek olumsuzluklara karşı (ulaşımda aksamalar, görüş mesafesinde azalma, hava kalitesinde düşme, vb.) ilgililerin ve vatandaşların tedbirli ve dikkatli olmaları gerekmektedir.
İç Güvenlik Paketinde 10 Madde Kabul Edildi
TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen İç Güvenlik Paketi görüşmelerinde 10 madde kabul edildi.Dün saat 14.00'da açılan TBMM Genel Kurulu'nda İç Güvenlik Paketi görüşmelerine saat 21.30'da geçildi. Görüşmelerde AK Parti gün boyu paketin görüşmesini iç tüzük haklarını kullanarak itiraz ve usul tartışmalarıyla uzatmaya çalışan muhalefetin direnişini karşı atakla kırdı. İtirazlar dikkate alınmadı ve görüşmeler başladı. Buna tepki gösteren CHP ve HDP'li milletvekilleri bir süre birlikte oturma eyleme yaptı. Birleşime verilen aranın ardından oturma eylemi sona erdi. Birleşimin tekrar açılmasının ardından HDP'li milletvekilleri başkanlık divanı önüne gelerek saat 22.00'da başlattığı oturma eylemini 7 saat sürdürdü ve oturum kapanmasıyla sonlandırdı. Bazı HDP'li milletvekilleri ise pakette yer aldığı için yüzlerine fular ile tepki amaçlı kapattı.5 bölüm 132 maddeden oluşan paketin 10 maddesi kabul edildi ve birleşim saat 05.10'da kapandı.Fırat KESKİNKILIÇ/ANKARA,(DHA)-
“Cover”ı En Az Orijinali Kadar Güzel Olan 15 Yabancı Şarkı
Kişiden kişiye değişse de bazı coverlar vardır ki gerçekten en az orijinali kadar güzel olur, işte burada da en az orijinali kadar güzel olduğunu düşündüğümüz şarkıları derledik. Tabi ki orijinal seslendirene saygısızlık yapmak ne haddimize, lakin coverlayanların da hakkını vermek lazım.
Reklam
Reklam
Muhalif Parti Sözcüleri: 'Haklarımız Gasp Edildi, Demokrasiye Darbe Yapıldı'
İç Güvenlik Paketi görüşmelerinde TBMM Genel Kurulu'nda muhalefete söz vermeyen TBMM Grup Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı'ya MHP ve CHP'den sert tepki geldi. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, muhalefetin haklarının gasp edildiğini, MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, demokrasiye bir darbe yapıldığını, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ise kendilerine zorbalık ve eşkiyalık yapıldığını söyledi.Basın toplantısı düzenleyen MHP'li Oktay Vural, 'Sarayın kameraları varsa sarayın sözcüleri varsa sarayın basını varsa bizim basın toplantımızı hemen terk etisn. Darbecilerin medyası varsa basın toplantımıza katılmasınlar bizim akreditasyonumuz var' dedi. Ardından da yaşananları değerlendiren Oktay Vural, konuşmasının başında milletvekillerinin TBMM'de ettiği yemini okudu. Oktay Vural 'Namus ve şerifini koruyan milletvekilleri olarak bu bugün maalesef parlamentoda çoğunluğunu ele geçiren irade tarafından ve bu Meclis'i yöneten irade tarafından bu yeminini çiğneyerek namus ve şeref üzerine ettikleri bu yemini ayaklar altına alarak despot bir yönetim tarzıyla milletin hukukunu gasp etmişlerdir. Milletin sesini kısmışlardır. MHP olarak bu tasarı üzerindeki görüş ve düşüncelerimizi her türlü imkanlarla milletimize iletmişken yine milletin hukuku gereğince parlamentoda bize tanınan söz hakları meclisi yöneten meclisin başkanvekili değil, kendisini saraya bağlı hisseden meşruti monarşinin bir meşruityet anlayışı içinde meclisi yönetmek isteyen birisi tarafından yok sayılmıştır. Bu çerçevede grubumuza düşen söz hakları despot bir yönetimle yerine getirilmemiş, iç tüzük gereğince bu önergeler ve maddeler üzerinde talep ettiğimiz karar yeter sayısı ve yoklama ile ilgili taleplerimiz gasp edilerek milletin hukukuna aykırı işlem yapılmıştır' dedi.HALAÇOĞLU: TBMM'DE DEMOKRASİYE KARŞI BİR DARBE GERÇEKLEŞTİRİLMİŞTİRMHP milletvekilleri ile basın toplantısı düzenleyen Halaçoğlu, 'Aslında bugün hepinizin gözleri önünde demokrasi adına TBMM'de demokrasiye karşı bir darbe gerçekleştirilmiştir. Tüzük ve anayasa ihlal edilmiştir. Bizim konuşacağımızı belirtmemize rağmen oldubittiye getirerek kargaşa içerisinde konuşmamız engellenmiştir.' diye konuştu.Konuşmasının başında tutanakları okuyan Halaçoğlu, 'Gelecek dememize rağmen o gürültü içerisinde oldubittiye getiriyor, ikinci kez bile sormuyor. Böyle bir usul hiçbir zaman yoktur. Gelecek dediğimiz arkadaşımıza rağmen derhal öteki partinin iktidar partisinin konuşmacısını çağırıyor ve arkasından da zaten konuşmuştu diyor ve kapatıyor. Düşünün bu bir darbe değil de nedir? Bu yasa iç güvenlik adındaki yasa aslında bir takım maddelerle asıl özgürlükleri hürriyetleri insan haklarını kısıtlayan bir yasadır. Burada yapılmak istenen bir darbedir dikta rejiminden başka bir şey değildir. İnsan haklarıyla da hiçbir alakası yoktur. Dolayısıyla bunun ilk örneklerini biz bugün TBMM'de gördük ve yaşadık. Dolayısıyla bu yasa ve bu uygulamalar tamamen TBMM'ye demokrasi adı altında gerçekleştirilen bir darbeden başka bir şey değildir. Buna sonuna kadar MHP olarak karşı duracağız, milletimize bunu anlatacağız. Bu milli mücadeleye, ki buna bu adı özellikle veriyoruz, bütün Türk halkını davet ediyoruz' şeklinde konuştu.ALTAY: MUHALEFETİN GÖRÜŞLERİNİ AÇIKLAMASINA EŞKİYALIKLA EL KOYULMUŞTURCHP Grup Başkanvekili Engin Altay, İç Güvenlik Paketi görüşmelerinde TBMM Genel Kurulu'nda muhalefete söz vermeyen TBMM Grup Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı'ya sert tepki göstererek, 'Muhalefet partisi sözcülerinin görüşlerini açıklama imkanını zorbalıkla eşkiyalıkla el koymuştur' dedi.TBMM'de bir basın toplantısı düzenleyen Altay, 'Yasayla ilgili muhalefet partilerinin TBMM iç tüzüğünden kaynaklı haklarının kullanımına bu akşam saat 23.00 itibariyle TBMM'yi yöneten Ayşenur Bahçekapılı tarafından gasp yoluyla son verilmiş ve muhalefetin iç tüzükten kaynaklı haklarını kullanması engellenerek adeta zorbalıkla eşkiyalıkla yasa oldubittiyle genel kuruldan geçirilmeye çalışılmıştır. Biz bu filmi daha önce de gördük. Tıpkı 4+4+4 yasasının geçişi esnasında döneminde komisyon başkanı olan Nabi Avcı'nın bir gün iki gün iç tüzüğe uyduktan sonra üçüncü günden itibaren muhalefetin iç tüzükte yazılı haklarına kulak tıkayarak yanındaki katibe yasaları hızlı bir şekilde okutarak kabul edenler etmeyenler oylatarak geçirerek bir hukuk ihlali bir kanun dışılık yapmıştı. Bu akşam da 23.00 itibariyle benzer bir olay Bahçekapılı tarafından gerçekleştirilmiştir' ifadelerini kullandı.İbrahim VarlıkCihan
Tacizlere Dayanamayıp, Erkeklerden İntikam Alan 12 Kadın Daha
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/19781275.asp Konya’nın Ereğli ilçesine bağlı Ziya Gökalp mahallesinde oturan Atatürk Lisesi 1’inci sınıf öğrencisi B.I. (16), iddiaya göre önceki sabah annesi ve ablası hastaneye gittikten sonra evde inşaat işçisi babası A.İ.I. (41) ile yalnız kaldı.3’ü kız 4 çocuk babası A.İ.I., B.I.’ya cinsel tacizde bulunmak istedi. Mutfağa kaçan B.I., babası içeriye girince bir bıçak aldı ve babasının sırtına sapladı. Kızı tarafından 4 yerinden bıçaklanan A.İ.I., kan kaybından öldü. Arbede sırasında eli kesilen B.I., babasının cesedini çarşafa sarıp, bodruma indirdi ve üzerini çuvallarla örttü.
SGK, Fizik Tedavi Hastalarının Her Masrafını Karşılamayacak
Fizik tedavi hizmetlerini düzenleyen Sağlık Uygulama Tebliği’nde (SUT) fizik tedavi ve rehabitilitasyon hizmetleriyle ilgili 10 ayda yapılan 6 büyük değişiklik hastaları mağdur etti. Tedavisi kısıtlanan veya SGK kapsamı dışında bırakılanlar arasında felç, MS, parkinson, beyin hasarı gibi birçok hastalık bulunuyor.Hürriyet'ten Mesude Erşan'ın haberine göre; Türkiye’de fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmeti veren kurumların kapasitesi, hastaların gerçek ihtiyacını karşılamaya yetmiyor. Kamu ve özel hastanelerde toplam bin 750 yatak var. Halbuki 10 bin fizik tedavi ve rehabilitasyon yatağına ihtiyaç duyuluyor. Bu nedenle hastalar özellikle yatarak tedavi olabilmek için çok uzun süre sıra beklemek zorunda kalıyor. Hal böyleyken Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) tedavi ve rehabilitasyonunu karşıladığı hastalıkları kapsamı dışına bırakması ve sınırlar getirmesi hastalarda ciddi sıkıntılar yaratıyor. Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği Başkanı Prof. Dr. Ayşegül Ketenci, fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamalarının büyük çoğunluğunun hastanın cerrahiye gitmesini engelleyen tedaviler olduğunu söylüyor. SGK’nın ameliyatını ödediği pekçok hastalığın  fiziksel tıp ve rehabitilasyonla tedavi edilmesini engellediğini vurgulayan Ketenci, “Her değişiklikte ödeme dışında kalan hastalıkları yeniden kapsaması için uğraşıyoruz. Biz uğraşırken bakıyoruz ki bu kez bir başka hastalık listeden çıkarılmış. Sağlık politakalarıyla çelişiliyor. Örneğin sağlık bakanlığı bir yandan obeziteyle mücadele programları yaparken, diğer yandan obezite rehabilitasyonu listeden çıkarılıyor” diyor.Başarısız bel cerrahisi ve ağrıları yüzünden morfin bağımlısı olmuş yine başka ameliyatlar yüzünden eklemleri bozulan pek çok hastaya da yardımcı olmaya çalıştıklarını anlatan Ketenci, “Kireçlenme, tenisçi dirseği, topuk dikeni, sırt ağrısı, ayak bileği burkulması, başka eklem bozukluklukları gibi pekçok sorunu bulunan hastalar kendi ceplerinden ödeme yapmak zorunda bırakıldı. Bizim hastalarımız ağrılı ve engelli. Bu nedenle yaşam kalitesi çok etkilenen hastalar. Hekimler olarak biz hastalarla karşı karşıya kalıyoruz. Geçen yıl aynı tedaviyi alan hastaya, bu yıl geldiğinde ‘devlet ödemiyor’ demek zorunda kalıyoruz. İster istemez bir sürtüşme oluyor” diyor. HASTALAR MAĞDURGenel Sağlık Sigortası Genel Müdürü İsmet Köksal ile Sağlık Hizmetleri Daire Başkanı Erman Ceyhan’ın ortopedi uzmanları olduğunu hatırlatan Fizik Tedavi ve Rehabititasyon İşletmecileri Derneği Başkanı Köksal Holoğlu, “Mesleki taassuba kurban gidiyoruz. Fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları neredeyse SGK kapsamından çıkarıldı. Bu uygulamalarla çok sayıda hasta mağdur oldu. Örneğin fibromiyalji, obezite rehabilitasyon programına devam eden, kronik ağrılı hastalar sonuçsuz ilaç tedavilerine mahkum edildi. Kısıtlamalar fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmeti alamayanları ortopedi ve beyin-sinir cerrahisine yönlendiriyor. Kamudan hizmet alamayan hastalar özel kurumlara gelirdi. Sınırlamalar yüzünden bize de gelemiyor. Ameliyatları olmaları gerekiyor. Kısacası aslında bir rant yaratılıyor” diyor. ADIM ADIM DEĞİŞİKLİKLER10 Nisan 2014Bir fizik tedavi ve rehabilitasyon hekimi ve bir fizyoterapist (A) grubundaki işlemlerden günlük en fazla 8, (A) ve (B) grubundakinden işlemlerden günlük 12 hastaya bakabilecek. Uzman hekimi (C) grubundaki işlemlerden günlük en fazla 32, (C) ve (D) grubundaki işlemlerden ise en fazla 64 hastaya bakabilecek.01 Mayıs 2014Bu genelge ile doktor başı günlük 16 seans olarak uygulanabilen A grubu kotası yarı yarıya yani 8’e düşürüldü.25 Temmuz 2014Serebral palsi hastalarının özel kurumlardan alacağı tedavi hizmeti bu kez tüm ömür boyunca 60 seansla sınırlandırıldı. SUT kamuyla, özel kurumlara aynı paket fiyatı verse de özel sağlık kurumlarına seans sınırlaması getirdi.01 Ekim 2014Fibromiyalji, obezite,  kronik ağrılar gibi toplumda çok sık görülen tıbbi tanılara ait tedaviler SGK kapsamından çıkarıldı. A grubundaki Parkinson, MS, felç, serebral palsi gibi pekçok önemli ve kısıtlayıcı hastalığı bulunanların tedavi imkanları bu SUT değişikliğiyle birkez daha kısıtlandı. 16 yaş ve altı için 90, 16 taş üstü için yıllık 30 seansın ödenmesine karar verildi.24 Aralık 201416 yaş üstü serebral palsi tanılı hastaların 30 seans üzerinde sadece kamuda hizmet alabilmesini serbest bıraktı.18 Şubat 2015Ortopedik, bel boyun ağrıları, kireçlenmeler ve romatizmal problemlerin tedavileri için yıllık seans kısıtlamaları kaldırıldı. HASTALAR DAHA ÇOK PARA HARCIYORSGK’nın son yıllarda yaptığı düzenlemeler, pekçok alanda hasta ve yakınlarının kendi bütçelerinden, daha çok harcama yapmasını gerektiriyor. Örneğin geçtiğimiz aylarda özellikle kalp ve damar, beyin girişimlerinde kullanılan malzemelerin fiyatlarını düşürmesi, buna karşılık firmaların da malzeme vermeyi reddetmesi bazı tanı, tedavi ve ameliyatları durma noktasına getirmişti. Yine yakın zamanda yapılan bir değişiklikle obezite ameliyatları “özel ameliyatlar” statüsüne alındı. Yani Sağlık Bakanlığı hastanelerinde ameliyat olanlar hiçbir ek ücret ödemezken, tıp fakültelerinde yaptıranların binlerce liralık katkı payı ödemesi gerekiyor.HASTA AMELİYATA MAHKUMFİZİK tedavinin kapsam dışı bırakılması nedeni ile ameliyat olmadan tedavi olabilecek hastaların da ameliyata mahkum edildiğini savunan uzmanlar bunu sağlık açısından ciddi sorunlar yaratabileceğine dikkat çekti. Köksal Holoğlu da “Değişiklikler özel sağlık kuruluşlarının tedavi kapasitelerini yarı yarıya düşürdü. Ancak kamu hastanelerinde de kapasite arttırmadı. Kısıtlamalarla tasarruf yapılırken, ortopedi ve beyin cerrahisinde SGK’nın maliyetleri ne kadar arttı merak ediyorum?” dedi.
Reklam
Nöbetçi Eczane Arayan Emre Belözoğlu'ndan Kaçmak
Ekşi Sözlük'te yayınlanmış olan yazı. Gerçek midir, kurgu mudur orası bilinmez fakat baya başarılı.arkadaşlar bir itirafta bulunmak istiyorum. hem belki bir şekilde konunun muhattabına da ulaşır, bir işe yarar. üzerinden de seneler geçti, artık daha fazla içimde tutamayacağım.bir gün nöbetçi eczane arıyodum..kapalı olan bi eczanenin camına yaklaştım herkes gibi, adresi aldım, tam gideceğim sırada “biliyo musun sen orayı?” dedi biri. bi baktım emre belözoğlu. “biliyorum tabii ya takip edin beni” dedim. anlamsız bi artistlik geldi bana. inanılmaz havaya girdim. bi kaşım havada falan. sanki eczaneye değil, dünyayı kurtarmaya gidiyorum.ben önde, emre belözoğlu ve ünsüz arkadaşları arkada..gidiyoruz gitmesine fakat büyük bir problem var. ben o adresi o kadar da bilmiyorum. o an emre’yi falan bi anda öyle karşımda görünce işte biliyorum deyiverdim. bunlar da çok hızlı bindiler arabaya, bişey diyemedim. kendilerini yaklaşık bi 10 dakika dolaştırdım. nereye gitsem arkamdalar. emre gerçekten adam adama markajın hakkını veriyordu. öyle ki bazen dikizden baktığım zaman kendisini ve arkadaşlarını arka koltukta görüyordum.zaman geçtikçe adresten de, nöbetçi eczaneden de umudumu kestim. artık tek derdim 10-15 dakikadır arkamda dolaştırdığım emre belözoğlu’na bu durumu nasıl açıklayabileceğimdi. camım bozuk olduğu için mecburen durmak zorundaydık, ama duracak pek de bir yer bulamadım. bi ara yanyana geldik..emre camı açtı, ben ağzımla ve elimle “abi ben bulamadım eczaneyi siz gidin isterseniz” dedim. yağmur da çok bastırdığı için ellerim, hareketlerim falan çok anlaşılmıyor. o da bana ‘camı aç camı’ işareti yapıyor. ulan ben bilmiyo muyum camı açmayı, bozuk işte napıyım olum diyorum içimden, “abim cam bozuk be güzel abim” diyorum dışımdan. demiyorum aslında, baya yapıyorum. baya elimle kolumla her şeyi yapıyorum.her neyse emre bana “tamam” falan yaptı, okey yaptı böyle anladı beni. sonra ben de hemen e-5’e bağlandım. ilginçtir emre de bağlandı. gidiyorum..o da geliyor. geçmiyor beni. yavaşladım, orta şeride geçtim, o da geçti. sağa geçtim, o da geçti. gidiyoruz..muhtemelen bana gidiyoruz ve işin kötüsü emre bunu eve vardığımız zaman anlayacaktı. aslında bi ara, evin orada arabadan inip “emre bey kusura bakmayın siz beni yanlış anladınız o an galiba. ben bulamadım abi eczaneyi. çok da anlatmaya çalıştım ama..bence şöyle yapalım, dilerseniz ben sizi bu gece misafir edeyim arkadaşlarla beraber, sabah olunca da önce kahvaltımızı yaparız, sonra evden çıkar beraber en güzel eczaneye gideriz abi. ne dersiniz??” demeyi düşündüm. hatta şöyle sonunda da göz kırpma işaretiyle gülerim dedim, sempatik olur “;)”. hatta iki parantezli “;))”. ama hayalimde bile bi dövdüler beni..öyle böyle değil, nası vuruyorlar anlatamam… o yüzden bu anlamsız tekliften hemen vazgeçtim.tekrar yanyana gelmeye çok çalıştım ama başaramadık. dikizden emre'ye bakıp elimi kolumu kaldırıyordum fakat malesef emre sürekli 'tamam koçum arkandayız' gibi hareketler ve mimikler şeklinde karşılık vermeye devam ediyordu. e-5'te kenara çekme gibi bir ihtimal olmadığı için de, geriye tek çare kalıyordu: emre belözoğlu'ndan kurtulmak. çünkü gerçekten çok vakit geçti, çok dolaştık. artık bu saatten sonra bunun hiçbir açıklaması yoktu. sonunda büyük dayak vardı.her şeyi göze almıştım. emre belözoğlu’ndan kaçacaktım. hayvan gibi gitmeye başladım. o da arkamda. muhtemelen hani onları hızlıca eczaneye yetiştirmek için bastığımı düşünüyorlar, g.tümden ve arka koltuktan ayrılmıyorlardı. yediğimiz kornaların, küfürlerin ve küfre benzer selektörlerin haddi hesabı yoktu.henüz 15-20 dakika önce sakin sakin ilaç almaya çıkmışken, bu noktaya nasıl gelmiştim inanılır gibi değildi. hayır allah korusun kaza yapsalar, emre’ye bişey olsa, fenerbahçe şampiyonluktan olsa ne olacaktı? nasıl bir belanın içindeydim? nasıl bir sorumluluk vardı üzerimde?? hepsi nöbetçi eczaneler yüzünden. 24 saat pasta bulabildiğimiz bir şehirde, geceleri hasta olmak yasaktı adeta. gözüm dönmüştü. bunun gerçekten geri dönüşü yoktu. hele şu anlamsız kovalamacadan sonra mümkün değildi anlatmam artık bu durumu.emre bazen kayboluyor, fakat yaklaşık 15-20 saniye sonra yine arkama yapışıyordu. evi falan da geçtim, beylikdüzü’ne kadar basmışım en son. bilmediğim sokaklara girdim, oradan başka sokaklara, oradan çıkmaz sokaklara. çıkmaz sokakta indim. arabadan inip koşmaya başladım. bi apartmanın bahçesine saklandım. hoşlandığım kızın, markette beni elimde 32’lik tuvalet kağıdıyla görmemesi için saklandığım gibi saklanıyor, uzaktan arabayı kesiyordum.nefes nefeseyim. allah kahretsin böyle geceyi. bi kadın “kime bakmıştın evladım” dedi. “fenerli emre gelecek de ona bakıyom teyze” demedim tabii..”babamları bekliyorum teyze” dedim. kadın hiç inanmadı. ama anladım ki emre alıştığı kırmızı kartlarına yenilerini eklemiş..görünmüyor ortalarda. maç resmen bitmiş, benim sahada işim ne..çıktım sahadan, el salladım tribündeki teyzeye. o camı kapattı perdeleri çekti, çok büyük renk geldi hayatına.emre’den kurtulmasına kurtulmuştum ama aramın kötü olduğu ünlüler arasına uğur ışılak’tan sonra onu da katmıştım. uğur ışılak’ı da bi gün bi yerde görünce yanına gidip “uğur ışıldak??” demiştim, sonra uzaklaştırdılar beni oradan. o gece biraz daha vakit geçirip, önümden çok arkama bakarak eve gittim.evden bi 4-5 gün çıkmadım, fenerin maçlarına bakamadım. sanki emre attığı her golden sonra kameralara koşup “seni bulacağam oğlumm seni bulacağamm lan şerefsizzzzzzz!!!” şeklinde parmak sallayacak gibi geliyordu. sevinme emre, lütfen öyle sevinme. hem bu kadar gol sevincinin olduğu yerde, birileri boşa seviniyor bence.işte o günden sonra kendisine hep gerçekleri açıklamak istedim. olur da bu yazıyı okursa, o denyo benim işte. kusura bakma.
Bi de Böyle Çek Kanka: İki Sincabın Vizör Karşısına Bilerek Geçmiş Gibi Verdiği 14 Poz
Yetenekli doğa fotoğrafçısı Rus Vadim Trunov, bugüne kadar yüzlerce doğa fotoğrafı çekmiş ancak bu galeridekiler diğerlerinden biraz farklı. Farklı dememin sebebi ise birbirleriyle oynayan ya da fotoğraflarını çeken sincapların kadrajda olması! Karlı bir ortamda çekilen fotoğraflarda sincaplar kartopu yapıp, cevizle voleybol oynuyorlar. Başarılı fotoğrafçının diğer çalışmalarını görmek için https://500px.com/vadimtrunov adresine göz gezdirebilirsiniz.
Reklam
Doğum Sonrası Kadın Vücudundaki Değişimleri İşleyen Fotoğrafçının İlgi Çekici Çalışmaları
Projenin ismi A Beautiful Body Project. Projenin mimarıysa, profesyonel bir fotoğrafçı olan Jade Beall. Doğumundan beş hafta sonra, oğluyla kendisinin bir fotoğrafından sonra başladı tüm hikaye. Ardından, birçok kadın da Jade'i e-posta yağmuruna tuttu. 'Benim de fotoğrafımı çeker misin?' Bu projeyle Jade Beall, kadın vücudunun hamilelikten sonra bile kendine has bir güzelliğinin olduğunu, doğum sonrası vücutta kalan izlerin problem yaratmaması gerektiğini savunuyor. Biz de böylesine önemli bir projeyi gerçekleştirdiği için kendisini kutluyoruz.
Fırat Çakıroğlu İzmir'de Toprağa Verildi
Ege Üniversitesi yerleşkesinde dün iki grup arasında yaşanan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden Fırat Yılmaz Çakıroğlu İzmir'de toprağa verildi.Çakıroğlu'nun cenazesi Bornova Cumhuriyet Meydanı'nda cenaze aracına konularak, Bayraklı Fatih Camisi'ne getirildi. Çakıroğlu'nun ailesi ve toplanan kalabalık, cenaze aracının ardından Fatih Camisi'ne kadar yürüdü. Anne Özlem Çakıroğlu, yürürken oğlunun fotoğrafını taşıdı. Fatih Camisindeki Cenazeye, Çakıroğlu'nun ailesi, akrabası olduğu bildirilen AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Baloğlu, MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kenan Tanrıkulu, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, CHP Milletvekilleri Aytun Çıray ve Mehmet Ali Susam, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, partililer ve vatandaşlar katıldı.Cenazeye katılanlar aileye, yakınlarına ve Vural'a başsağlığı dileğinde bulundu. Cenazeye katılan bazı gruplar, olayı protesto eden sloganlar attı, tekbir getirdi.İkindiyi takiben kılınan cenaze namazının ardından Çakıroğlu'nun cenazesi, Pınarbaşı Kabristanı'na götürülerek defnedildi.
Reklam
Erkekler, Özgecan Cinayetini Etek Giyerek Protesto Etti
Özgecan Arslan'ın öldürülmesine ve kadına şiddete tepki gösteren bir grup erkek İstiklal Caddesi'nde etekli eylem yaptı.'AHKAM KESMEK GİBİ BİR NİYET TAŞIMIYORUZ'Taksim Tünel Meydanı'nda toplanan bir grup etekli erkekler ve kadınlar, “Kadına uzanan eller kırılsın', “Erkek vuruyor, devlet susuyor' şeklinde slogan attı. Etekli erkekler birinin 3 kızıyla birlikte geldiği dikkat çekti. Bir erkeğin ise eteğinin altında bulunan pantolonunun çıkarması eyleme katılanlardan alkış aldı. Grup daha sonra slogan atarak ve ıslık çalarak Galatasaray Lisesi önüne geldi.Galatasaray Lisesi önünde toplanan başka bir etekli erkeklerin bulunduğu grup Da sloganlar atarak Özgecan Arslan'ın öldürülmesine tepki gösterdi. Grupta oyuncu Serpil Çakmaklı ve Ali Erkazan da yer aldı. Erkazan'ın etek giydiği görüldü. Bir erkeğin ise eteği başından giymeye çalışması dikkat çekti.'MEŞRULAŞTIRMA ÇABALARINI BÜTÜNÜYLE KINIYORUZ'Ali Erkazan, Galatasaray Lisesi önünde toplanan grup adına bir basın açıklaması yaparak, “Bu etkinlikle kendimizi kadınların yerine koymak kadınlık durumu ve psikolojisi ile ilgili ahkam kesmek gibi bir niyet taşımıyoruz. Türkiye topraklarında gün be gün artan kadın şiddetine, kadın cinayetlerine, kadınlara yönelik işlenen suçlara karşı erkekler olarak kadınların yanında yer aldığımızı göstermek istiyoruz. Kadının giyim kuşamından, oturup kalkmasına kaç çocuk doğuracağından yerinin nerede olduğuna kadar karışan yapıları biz erkekler olarak da istemiyoruz. Son zamanlarda artan kadın cinayetleri kadınların başlarına gelen akıbetin kadınların davranışlarıyla ilişkilendirilmesi mini etek giyen bir kadının tecavüzü hakettiği düşüncesi hastalıklı bir düşüncedir bu düşünce ne modern ne de layık Türkiye'de ne de dünyanın hiçbir yerinde meşrulaştırılamaz erkeklerin kadınların bedenlerinin polisi, gözcüsü, takipçisi ve nihayet tecavüzcüsü olmasıyla ilgili meşrulaştırma çabalarını bütünüyle kınıyoruz' diye konuştu.Serpil Çakmaklı ise “Erkeklerin biz kadınların yanında olduğunun ispatı için buraya toplandık arkadaşlara kadınların yanında oldukları için teşekkür ediyorum“ dedi. Tünelden yürüyen grubun Galatasaray Lisesi önüne gelmesiyle iki grup birleşti. Burada bir süre daha slogan atan grup daha sonra tekrar Tünel meydanına doğru yürüdü. Ardından grup dağıldı. DHA
Kurtulmuş: 'Firavunlaşmayacağız, Karunlaşmayacağız'
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, 'Firavun’u, Karun’u Belam’ı iyi tanıyacağız. Firavunlaşmayacağız, karunlaşmayacağız, belamlaşmayacağız. Böylece insan topluluklarının birbirlerine eşit insanlardan oluştuğu bir topluluğu ortaya koyacağız.' dedi.Numan Kurtulmuş, 2015 Uluslararası Öğrenciler Akademisi’nin açılış töreninde ‘Yeni Türkiye’nin Vizyonu’ konulu konferans verdi. Konferansa çeşitli ülkelerden gelerek Türkiye’de eğitim gören öğrenciler katıldı. Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı'nın (SETA) konferans salonunda konuşan Kurtulmuş, küresel barışın sağlanabilmesi için yapılması gerekenleri anlattı.Avrupa’da ve Amerika’da İslamofobinin yükseldiğini belirten Kurtulmuş, Amerika’da sırf Müslüman diye 3 gencin öldürüldüğünü hatırlattı. Avrupa’da camilerin yıkıldığını, Müslümanlara karşı zaman zaman şiddet olayları uygulandığını dile getiren Kurtulmuş, “Özellikle 11 Eylül olaylarından sonra bazı karanlık odaklar topyekûn ‘11 Eylül’ü bulduk ya İslam’ın içinden çıkan bir takım terör grupları bulduk ya’ aman ne güzel diyerek bütün Müslümanları terörist ilan etmeye bütün İslam dünyasını kara bir dünya olarak göstermeye çalışıyorlar. Bir tarafta islamofobi, diğer tarafta İslam adına son derece kötü görüntüler. İslam’ı terör, silah, kafa kesmek, insanlara baskı yapmak, masum insanları öldürmekle eşdeğer göstermeye çalışan bir takım karanlık odaklar. 5 asır boyunca balkanlar, 4 asır boyunca bütün Arap coğrafyası bunun altında her insanı hazreti insan olarak gören Horasan, Anadolu, Rumeli erenlerinin payı vardır.” diye konuştu.“Dün de Karun vardı bugün de var yarın da olacak.” diyen Kurtulmuş, Karun’un, eline geçirdiği maddi güç dolayısıyla insanlardan üstünlük tasladığını dile getirdi. Hiçbir kimsenin mali güç dolayısıyla bir diğerinden üstün kabul edilemeeceğini anlatan Kurtulmuş 'Ama bugünkü dünyada geçenlerde rakam vardı, 300 kişi dünyada 3,5 milyar insanın yaşadığı ülkelerin mal varlığından daha fazla zenginliğe sahip. Sadece zenginliğe sahip olsalar yeter, aynı zamanda bu zenginlikleri üzerinden de dünyayı yönetmeye dünya üzerinde hükümran olmaya çalışıyorlar. Bu asla kabul edilemez bir toplumsal hastalıktır. Bunun için istediği kadar zengin olsun herkes bir diğerinden aynıdır eşittir, bir farklılığı yoktur.” ifadesini kullandı.'ASIL OLAN GÜÇ DEĞİL, BİZCE HAK VE HAKLI OLMAKTIR'Belam hakkında da konuşan Kurtulmuş sözlerini şöyle sürdürdü: “Belam da sadece tarihteki Belam-ı Baura diye anlatılan kişi değildir. Belam elindeki dini otoriteyi kullanarak bu dini siyasete alet eden dini otorite üzerinde siyaset yapıp siyasette güç elde etmeye çalışan ve bununla birlikte insanlara üstünlük taslayan kişi demektir. Bunun da toplumsal dengeleri, eşitliği bozan önemli meselelerden olduğunu biliyoruz. Firavun’u, Karun’u Belam’ı iyi tanıyacağız. Firavunlaşmayacağız, karunlaşmayacağız, belamlaşmayacağız. Böylece insan topluluklarının birbirlerine eşit insanlardan oluştuğu bir topluluğu ortaya koyacağız. Bir barışın sağlanabilmesi için olması gereken yeni bir paradigmanın üçüncü temel ayağı ise gücün değil, hakkın esas alınmasıdır. Elinde siyasi, ekonomik herhangi bir şekilde gücü olan bu güç vasıtasıyla hakimiyet iddiası bulunursa, diğer insanlar üzerinde baskı kurma noktasında olursa bu dünyadan hayır çıkmaz. Dolayısıyla dünyada asıl olan güç değil, bize göre hak yada haklı olmadır.”Bu arada, Numan Kurtulmuş AK Parti'ye katılmadan önce, AK Parti ve kurmayları için 'Harun gibi geldiler, Karun gibi gittiler' sözünü kullandığı yönünde tartışmalar yaşanmıştı. Kurtulmuş o dönemde de 'Firavunlaşmayacağız, karunlaşmayacağız, belamlaşmayacağız.' ifadelerini kullanmıştı.Cihan
Meclis'te Oturma Eylemi
TBMM Genel Kurulunda CHP ve HDP milletvekilleri kürsü önünde iç güvenlik paketini protesto etmek için oturma eylemi yaptı.TBMM Genel Kurulu'nda görüşmeleri süren iç güvenlik paketi görüşmelerinde muhalefet milletvekilleri, tasarıya tepkileri nedeniyle tümü üzerindeki görüşmelerde söz almayınca, tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı. CHP Grup Başkanvekili Levent Gök ise darbe yapıyorlar diyerek hükümeti eleştirdi.
İtalya'da Parma Küme Düşürüldü
Bir süre önce el değiştiren ancak ekonomik sorunlarını çözemeyen Parma, İtalya Futbol Federasyonu tarafından küme düşürüldü.İtalya Ligi'nin köklü ekiplerinden Parma, borçları nedeniyle İtalya Futbol Federasyonu tarafından küme düşürüldü.Geçtiğimiz günlerde 1 euro gibi bir ücretle el değiştiren Parma kulübünün, cuma günü oynanması gereken Cesena maçı da sarı lacivertli takımın maçın güvenlik giderlerini karşılayamaması nedeniyle pazar gününe ertelenmişti.1913 yılında kurulan Parma kulübü, geçmişi başarılarla dolu bir kulüp. Parma'nın müzesinde 3 İtalya Kupası, 1 İtalya Süper Kupası, 2 UEFA Kupası, 1 Kupa Galipleri Kupası ve 1 UEFA Süper Kupası bulunuyor.Eurosport
Reklam