1952'de Yapılan İlk Miss Universe Güzellik Yarışması'ndan 21 Fotoğraf (Türk Kızı İçerir)
Her ülke kendi güzellik yarışmasını yapmaya çok öncelerden başlasa da, her ülkeden güzelleri toplayıp onları bir de kendi aralarında yarıştırma fikri 1952'de gerçekleştirilmiş. 30 Ülkenin güzellerinin katıldığı yarışma, Amerika'da Los Angeles'taki Long Beach sahilinde düzenlenmiş. En heyecanlı kısım ise şimdi geliyor; dünyada gerçekleşen bu ilk Miss Universe'de Gelengül Tayfuroğlu da Türkiye'yi temsil ederek yarışmada boy gösteriyor.
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 1 Mayıs 2013'te 52 kişinin hayatını kaybettiği saldırı ile ilgili davanın 3. duruşması bugün Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Reyhanlı Davası’nda tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Mahkeme ayrıca kamu görevlilerinin ihmallerine ilişkin dosyaların da Ankara’ya getirtilmesine karar verdi. Dava 8 Mayıs saat 10.00’a ertelendi. Üç duruşmada üç kent değiştiren davada Ankara Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Cemalettin Gürler'in açıklamasına göre '2 yıldır, bir arpa boyu yol alınamadı'...
Küçük Ev Aletleri ve Hırdavat İthalatına Yüzde 25 Ek Vergi!
Bakanlar Kurulu, inşaat malzemelerinden, hırdavata, manikür-pedikür malzemeleri ve törpülerden, küçük mutfak aletleri ve kırtasiyeye kadar birçok ürünün ithalatına yüzde 25 ek vergi getirdi. İsrail, ek vergiden muaf tutulan ülkeler arasında yer aldı.Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yer alan kararda, 'Ekli tabloda yer alan ve A.TR dolaşım belgesi eşliğinde ithal edilen Avrupa Birliği ve Türk menşeli olmayan eşyadan 'Diğer Ülkeler' sütununda belirtilen oran üzerinden ilave gümrük vergisi alınır. Ancak, Türkiye’nin taraf olduğu serbest ticaret anlaşmaları çerçevesinde bir çapraz menşe kümülasyon sistemine dahil ülkeler menşeli eşyadan tercihli menşeinin tevsiki halinde ilave gümrük vergisi alınmaz' denildi.İSRAİL DE MUAF TUTULDUKarar ekinde verilen yaklaşık 130 ürünün ithalatında, Avrupa Birliği üyesi ülkeler, İsrail, Makedonya, Bosna-Hersek, Fas, Batı Şeria ve Gazze Şeridi, Tunus, Mısır, Gürcistan, Arnavutluk, Ürdün, Şili, Sırbistan, Karadağ, Kosova, Güney Kore, ve Morityus ek vergiden muaf tutuldu. Bu ülkeler dışındaki tüm ülkelerden, tüm ürünler için yüzde 25 ek vergi alınması kararlaştırıldı.DHA
Yemen'de Husiler Yönetime El Koydu
Yemen'de başkent Sana'yı ele geçiren İran destekli Şii Husiler, devlet başkanlığı sarayında bir bildirge yayınlayarak meclisi feshetti, yerine 551 üyeden oluşan Geçici Ulusal Konseyi ilan etti. ABD, Husiler'in yönetime el koymasını tanımadığını açıkladı. BM de ülkedeki durumu, 'yönetim boşluğu' olarak nitelendirdi.Başkent Sana'yı ele geçiren Husiler, parlamentoyu feshedip yerine 551 üyeden oluşan, ülkeyi yönetecek Geçici Ulusal Konsey'i kurduğunu ilan etti. Konsey, 5 kişiden oluşan Başkanlık Konseyini seçecek. Başkanlık Konseyi ise, yeni cumhurbaşkanını belirleyecek.2011 Devrim Gençlik Konseyi grubu, 'Bu bir darbedir, darbeye direneceğiz' açıklamasını yaptı.Güneydeki Sünni aşiretlerden oluşan Güney Hareketi de Husilerin bu açıklamasını tanımadıklarını duyurdu.ABD ve BM reddettiABD Dışişleri Bakanlığı, Husilerin yönetime el koymasını reddettiğini duyurdu. Bakanlık ayrıca, 'Yemen'de teröre karşı savaşan güçlerle çalışmayı sürdüreceğiz' açıklamasını yaptı.Birleşmiş Milletler ise, Husiler tarafından yapılan bu açıklamayı tanımadığını ve bildirgenin tek taraflı olduğunu ilan etti, ülkedeki mevcut durumu ise 'iktidar boşluğu' olarak nitelendirdi.Gözaltı operasyonu başladıHusiler bildirgeyi yayınlamadan önce, başkent Sana’da devlet başkanlığı sarayına çıkan tüm yolları kapattı.Taraftarlarına, sokaklara çıkarak kutlama yapmaları çağrısında buluan Husiler, siyasi aktivist ve gazetecilere yönelik büyük bir gözaltı operasyonu başlattı.Yemen’in başkenti başta olmak üzere birçok kentte idareyi elinde tutan Şii Husiler, Pazar günü Yemen’deki tüm siyasi gruplara, ülkedeki yönetim boşluğunu doldurmak için 3 gün süre vermişti. Grup Pazartesi günü yaptığı açıklamada ise, ortak bir karara varılmaması durumunda, kendilerine bağlı devrim konseylerini geçiş dönemini düzenlemesi için görevlendireceğini bildirmişti.Kriz tırmandıİran destekli Şii Husiler, 4 aydan beri başkent Sana'yı elinde bulunduruyor. Hükümet ile başkente giren Husiler arasında 21 Eylül 2014'te 'Barış ve Ulusal Ortaklık Anlaşması' imzalanmıştı.Yemen ordusu ile Husiler arasındaki çatışmalar ülkede karışıklık çıkarırken, diyalog görüşmelerinin kilit ismi Cumhurbaşkanı Hadi'nin Özel Kalemi Ahmed Avad Bin Mübarek'in 17 Ocak'ta kaçırılmasıyla gerilim iyice tırmandı.Husiler bunun ardından Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile Hadi'nin Sittin caddesindeki konutuna saldırdı. Çatışmalarda 9 kişi öldü, 80 kişi yaralandı.Halid Bahhah başkanlığındaki hükümet, 'Husi Ensarullah Hareketi'nin yönetime müdahale ettiği ve mutabık olunan anlaşmalara uymadığı' gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi'ye istifasını sunmuştu.Hadi de bu gelişmenin ardından kısa süre sonra istifa etmiş, Meclis Başkanı Yahya Ali Rai ise Hadi'nin istifasını kabul etmeyerek, meclisi olağanüstü toplantıya çağırmıştı. Ancak meclis henüz toplanamadı.Hadi'nin Özel Kalemi Mübarek de 27 Ocak'ta serbest bırakıldı.
Ocak Ayında 5 Maden İşçisi Hayatını Kaybetti
Dev Maden Sen’in açıklamasına göre, Ocak ayında maden cinayetlerinde beş kişi öldü, altı kişi yaralandı. Sendikanın raporuna göre, 2014’te 371 maden işçisi iş cinayetleri sonucunda hayatını kaybetti.2015’in ilk ayında ise yaşanan sekiz olayda beş maden işçisi öldü, altısı yaralandı.Taşeron işçilik uygulamasının sonlandırılması ve özelleştirilen madenler yeniden kamulaştırılması talebini yineleyen sendikanın raporu şöyle:3 Ocak 2015 – Manisa Soma’da, Soma Kömürleri A.Ş linyit ocağında çalışırken adı tespit edilemeyen genç bir işçi bacağına malzeme düşmesi sonucu yaralanarak Soma Devlet Hastanesine kaldırıldı.4 Ocak 2015 – Edirne Uzunköprü Karapürçek Köyü sınırları dahilinde faaliyet yürüten Çakır Madencilik Linyit ocağında çalışan Ahmet Arslan (43), halatların kopması sonucu kömür dolu vagonların arasında sıkışarak yaşamını yitirdi.9 Ocak 2015 – Zonguldak Dilaver Mahallesi'nde, özel sektöre ait taşkömürü ocağında meydana gelen göçükte Sinan Cin (32) yaşamını yitirdi, Kadir Nalbant (28) ise yaralı olarak kurtarıldı. 9 Ocak 2015 – Zonguldak’ta Türkiye Taşkömürü Kurumuna (TTK) bağlı Üzülmez Müessesesi Asma İşletme Müdürlüğü 1 Nolu ocakta çalışan Vural Saraç, yıkılan maden direğinin altında kalarak yaralandı. Vücudunun çeşitli yerlerinde kırık ve ezilmeler olduğu bildirilen Saraç hastaneye kaldırıldı.14 Ocak 2015 – Denizli’nin Çivril İlçesi Tokça Mahallesi'nde, Cantürk Madencilik şirketine ait linyit ocağında çalışan Ümit Cezm (27), elektrik akımına kapılarak yaşamını yitirdi.21 Ocak 2015 – Sivas’ın Gemerek İlçesi'nde faaliyet yürüten Özmar Madencilik Şirketi'ne ait linyit ocağında meydana gelen göçükte, Nuri Ayyıldız (47) yaşamını yitirirken, Yusuf Şimşek (50) ise yaralandı.29 Ocak 2015 – Zonguldak’ta Türkiye Taşkömürü Kurumuna (TTK) bağlı Amasra Müessese Müdürlüğünde çalışan Seyhan Dal (59), geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Elektro-Mekanik Şube Müdürlüğünde görevli Dal, rutin kontrollerini yapmak üzere indiği maden ocağının eksi 250 kodunda aniden yere yığıldı.31 Ocak 2015 – Zonguldak’ta Türkiye Taşkömürü Kurumuna (TTK) bağlı Karadon Müessesesi Gelik İşletme Müdürlüğü ocağında tavandan düşen kömür ve taş yığınlarının altında kalan işçiler Ramazan Toprak ve Kadir Başören yaralı olarak kurtarıldı.Bianet
24 İlçede Cemevi İbadethane
CHP’ye ait belediyeler, Genel Merkez’den gelen talimatla cemevlerine ibadethane statüsü vermeye başladı.CHP’li belediyeler AİHM kararları ile Belediye Kanunu’nun ilgili maddelerini referans alarak cemevlerinin bakım, onarım, elektrik ve su giderlerinin diğer ibadethanelerde olduğu gibi belediyelerce karşılanmasının önünü açtı.Belediye Meclisi toplantılarına verilen önergelerle şu ana kadar 24 ilçede cemevleri yasal ibadethane statüsü kazandı.Bu belediyeler şöyle: İzmir’in Narlıdere, Karşıyaka, Bergama, Konak, Karabağlar, bornova, Muğla’nın Bodrum, Aydın’ın Didim, Kuşadası ve Efeler, İstanbul’un Maltepe, Avcılar, Ataşehir, Kadıköy ve Beşiktaş, Ankara’nın Çankaya, Bursa’nın Mudanya, Hatay’ın Defne, Antalya’nın Muratpaşa, Adana’nın Çukurova ve Seyhan, Mersin’in Mezitli, Kırklareli’nin merkez ve Malatya’nın Arguvan ilçe belediyeleri.CHP, yerel belediyelerinin cemevine ibadethane statüsü verme kararını AİHM (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) mahkumiyetine dayandırıyor. AİHM'nin 2 Aralık 2014 tarihinde verdiği kararla, Yenibosna Cemevi’nin elektrik giderlerinin devlet tarafından karşılanması talebi Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından “Alevilik bir din değil, Cemevleri ibadethane değil” tespitiyle reddedilmiş, AİHM kararı inanç özgürlüğü ihlali ve ayrımcılık olarak tespit edip Türkiye’yi mahkum etmişti.Agos
'Engelli Asansörü Çalışmayınca İşimden Oldum' Dedi, Sessiz Eylem Başlattı
Bahçelievler'de ikamet eden yürüme engelli vatandaşlar, metro ve metrobüse çıkan üst geçidin asansörü bozuk olduğu için sessiz eylem yaptı. Engelli bir vatandaş, asansörün bozuk olmasından dolayı işe gidemediğini ve işi bırakmak zorunda kaldığını söyledi.Bahçelievler 'Biz de Varız Engelliler Derneği' üyesi engelli vatandaşlar, Şirinevler'de E-5 Karayolu üst geçidindeki asansörün bozuk olduğunu duyurmak için sessiz eylem yaptı. Yaklaşık bir yıldır asansörün kullanım dışı olduğunu ifade eden engelli vatandaşlar bu durum düzeltilmesi için yaptıkları başvuruların sonuçsuz kaldığını söyledi. Dernek başkanı Akın Gazioğlu, 'Bahçelievler'de ve İstanbul genelinde yaşayan engelliler olarak mağdur durumdayız. İstanbul'un göbeği olan Şirinevler'de asansör sorunu olması ve diğer ilçelerde de bu sorunların yaşanması dolayısıyla böyle bir eylem düzenledik.' dedi.Asansörün bozulduğu ilk günden bu yana sürekli yetkilileri arayarak onarılmasını istediklerini kaydeden Gazioğlu, 'Bize yapılacak diye söyleniyor ama yapılmıyor. Yapılsa da aynı gün içinde tekrar bozuluyor. Bize verilen en kolay cevaplardan biri de sağlam insanlar asansörü kullanıyor onun için bozuluyor.' şeklinde konuştu.Engelli vatandaş Dilek Karabulut ise, asansörü kullanamadığı için çalıştığı iş yerine gidemediğini dolayısıyla işinden olduğunu söyledi. Karabulut şöyle konuştu: 'Şirinevler'de engelli asansörüne geldim maalesef karşıya geçemiyorum. Metroyu kullanacağım ama kullanamıyorum. Bir yıldır böyle yani, ara sıra gelip bakıyoruz bir ümit hani yapılmıştır belki diye. Çok yere başvurduk ama sesimizi duyuramıyoruz, olmuyor. Herkes birbirine atıyor. Kimi İETT ilgileniyor diyor. Kimi parça bekliyoruz diyor. Kimisi diyor köprü yıkılıp yeniden yapılacak. Sürekli değişik değişik cevaplar alıyoruz. İşe gidiyordum ben işimden oldum. Bir yıldır bu asansörü kullanamadığım için işimden oldum.''GÜVENLİK SEBEBİYLE SERVİS DIŞIDIR'Engelli vatandaşların eylem yaptığı sırada bebek arabasıyla üst geçide gelen bir vatandaş ise yine asansör bozuk olduğu için üst geçide çıkmakta zorlandı. Bebek arabasını elinde taşıyan vatandaşa üst geçidin merdivenlerini çıkması için çevrede bulunan insanlar yardım etti. Asansörün üzerinde ise 'Güvenlik sebebiyle servis dışıdır' yazısı dikkat çekti.MUTLU ÖZAY | CHA
Dolar Rekor Tazeledi
Dolar/TL, ABD verisinin ardından bankalar arası piyasada 2,4736 ile tüm zamanların en yüksek düzeyine çıktı.Önceki gün 2,4680'le tarihi rekor kıran ve sonrasında 2,43 seviyelerine kadar gevşeyen dolar, ABD verisinin ardından yeni bir rekor daha kırdı.Gün boyu 2,43-2,44 bandında sakin seyreden kur ABD tarım dışı istihdam verisi sonrasında 2,47 seviyesini geçti.Veri öncesi kur 2,44'ün altında seyreden dolar, veri sonrasında 2,4736 ile tarihi rekorunu yeniledi.Dünya
Uğur Yeşiltepe'nin İtirazı Reddedildi: Baro Başkanı Hapse Giriyor
Altı yıl üç ay hapis cezası alan Tunceli Baro Başkanı Uğur Yeşiltepe'nin yaptığı itiraz Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca reddedildi. Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunan Yeşiltepe iki hafta sonra cezaevine girecekRadikal'den İsmail Saymaz'ın haberine göre, 12 Eylül darbesinden bugüne görevi sırasında cezaevine girecek ikinci baro başkanı olan Tunceli Baro Başkanı Uğur Yeşiltepe’nin karar düzeltme talebi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca reddedildi. Yeşiltepe, kararın Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na tebliğ edilmesinin ardından, altı yıl üç aylık cezasının infazı için birkaç hafta içerisinde cezaevine girecek. Anayasa Mahkemesi’ne bugün itirazda bulunan Yeşiltepe, “Artık tutuklanmayı bekliyorum. Çıplak kanun devletinin özel yetkili hukuk sisteminin ortaya çıkardığı bir sonuç bu. Özel yetkili yargılama kaldırıldı ama sonuçlarını biz hala yaşıyoruz. Hukuksuzluk ve adaletsizlik aynen sürüyor” diyor.Tunceli’de, Kasım 2012’de MKP’ye yönelik operasyonda Dersim Kültür Derneği (DKD) ve Demokratik Haklar Federasyonu (DHF) basıldı. DKD Başkanı Ali Mükan’ın yanısıra DHF’li Öner Yeşil, İbrahim Yolcu, Hasan Doğan Kılıç, Zafer Güven, Mustafa Aykaç ve Yıldız Ataş ile Avukat Uğur Yeşiltepe gözaltına alındı. Yeşiltepe ve Ataş dışındakiler tutuklandı.YASAL EYLEMLER TERÖR SUÇU SAYILDITMK ile yetkili Malatya Savcısı İsmail Aksoy’un ‘MKP üyeliği’ savıyla hazırladığı iddianamede; Mükan ve arkadaşlarının katıldığı 15 yasal eylem ‘terör suçu’ sayıldı. Bunlar içinde; Sivas Davası’nın zamanaşımından düşürülmesi kararı verilmesi üzerine Tunceli’de 14 Mart 2012’de yapılan protesto açıklaması da yer alıyor. İddianamede 70 kişinin katıldığı eylemde, “Halkın belleği zamanaşımına uğramayacak / Sivas’ın hesabı sorulacak - Dersim halkı” yazılı pankartın açıldığı; “Sivas’ı unutma, unutturma”, “Katil devlet hesap verecek” sloganlarının atıldığı ifade ediliyor. Keza 4 Mayıs 2011 ve 2012’de yapılan Dersim Katliamı anmaları da listeye girdi. İddianamede, “Sözde Dersim Olayları” diye anılan katliamın yıldönümünde, “Tertele Dersim - 38 Hovira Nekeme” yazılı Zazaca pankartın açıldığı, “Kahrolsun faşist diktatörlük” ve ”Katil devlet hesap verecek” sloganlarının atıldığı ifade ediliyor. Ayrıca 4 Temmuz 2011’de “Toplu Mezarlar Açılsın” yürüyüşü, 1 Mayıs’a ve Nevruz’a katılmak, İbrahim Kaypakkaya’yı anmak, Pembelik HES karşıtı açıklama düzenlemek, MKP’lilerin cenazelerine gitmek de ‘suçlar’ içinde...Tunceli Belediye Başkan adayı Murat Kur ve arkadaşlarının 56 yıl ceza alması sonrası açıklaması yapmak da “terörist eylem” sayıldı. Kur ve arkadaşlarının avukatlığını yapan Uğur Yeşiltepe bu nedenle Ali Mükan’la birlikte MKP üyeliğiyle suçlanıyor. Tunceli’de 23 Mart 2012’de düzenlenen gösteride Yeşiltepe’nin polislere, “Memur Bey niye kameraya çekiyorsunuz? İnsanlar barut fıçısı gibi. Sudan sebeplerle fezleke hazırlayıp insanları suçluyorsunuz, zaten hassaslar sekiz, on dört yıl verildi lütfen geriye biraz, çekmeyin” şeklindeki sözleri de kanıt gösterildi. Yeşiltepe’nin, öldürülen TİKKO’cu Armenak Bakırcıyan hakkında kitap çalışması yürütmesi ise, “örgütsel faaliyetlerde birliktelik yönünde davranış sergilediği anlaşılmıştır” diye yorumlandı.Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davanın 14 Nisan’da görülen duruşmasında Savcı İsmail Aksoy, mütalaasını açıkladı. Savcı Aksoy, tüm sanıkların “örgüt üyeliği” suçundan cezalandırılmasını istedi. Mükan için de, Dersim Katliamı’nın yıldönümünde gerçekleştirilen eylemleri, “örgüt üyeliği” için delil saydı. Karar ise 26 Haziran’da açıklandı. Mahkeme, bütün sanıklara “örgüt üyeliği” suçundan altışar yıl üçer ay hapis cezası verdi. Tutuklu sanıkların tutukluğunun devamına hükmedildi. Yargıtay 9. Ceza Dairesi de, yerel mahkemenin kararını onadı.
Cavcav: "Gazozuna mı Oynuyoruz, Kupasına mı Belli Değil"
Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav, Ziraat Türkiye Kupası'na ilişkin 'gazozuna kupa' eleştirisi yaparak, 'Gazozuna mı oynuyoruz, kupasına mı belli değil' ifadesini kullandı.İlhan Cavcav, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ziraat Türkiye Kupası statüsünün Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından belirlendiğini ve kulüplerin de buna uymak zorunda olduğu için maçlara çıktıklarını vurguladı. Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Göksel Gümüşdağ'ın 'Kupa statüsü değişmeli, bunu TFF Başkanına ileteceğiz' açıklamasına da değinen İlhan Cavcav, 'Bu Gümüşdağ'ın yalnız vereceği bir karar değil. Konu önce Kulüpler Birliği'nde değerlendirilir, görüşülür ve alınan ortak karar TFF'ye götürülür. 'Ben yaptım' devri bitti. Gümüşdağ kardeşimiz statü hakkında düşüncesi neyse önce bizimle ve diğer kulüplerle paylaşmalı' diye konuştu.İlhan Cavcav, Ziraat Türkiye Kupası'nın kulüplere ek masraflar getirdiğine dikkati çekerek, 'Konya'ya gittik, inanın hesaplara bakamadım. Bir maça gidiyorsunuz, masrafınız gelirinizden fazla yani anlayacağınız astarı yüzünden pahalıya geliyor, adeta gazozuna kupa. Yedeklerle çıksan bir dert çıkmasan başka. Kim bilir kaç futbolcu sakatlandı maçlarda' ifadelerini kullandı.Futbolda, geleneğin önemini de vurgulayan Cavcav, statünün sürekli değişmesini de eleştirerek, 'Bırakın statüyü, finali hep aynı tarihte, aynı şehirde oynayan ülkeler var. Biz sürekli değiştiriyoruz. Daha önce de söylemiştim, Türkiye Kupası Finali, Türkiye’nin başkenti Ankara’da oynanmalıdır' dedi.'Grup sistemi yanlış'İlhan Cavcav, Türkiye Kupası'nda uygulanan grup sisteminin yanlış olduğunu savundu.Statünün sürekli değiştiğine işaret eden Cavcav, 'Adı üzerinde, Türkiye Kupası bu. Ama statüsüyle senede bir oynarsanız kupanın prestiji kalmaz. Gazozuna mı oynuyoruz, kupasına mı belli değil. Statü kalıcı ve daha prestijli hale getirecek şekilde değiştirilmeli. 'Şu İstanbulluları kaç defa karşılaştırabilirim' diye statü icat ediyor. Bunlar yanlış hesaplar. Bak kupa gazoz kupasına döndü, elli tane maç oynandı gruplarda. Tribünde yüz bin kişi seyretmiş midir? Emin değilim' şeklinde konuştu.'Sakatlıklar artıyor'Maçların kulüplere maliyeti ile getirisi arasındaki dengenin iyi kurulması gerektiğini belirten İlhan Cavcav, şunları söyledi:'Maç sayısı artıyor tamam ama kulüplerin giderleri de artıyor. Maç trafiği artıyor, zemin bozuluyor, sakatlıklar artıyor. Futbolcularımız bizim gözbebeğimiz, bizim kadar TFF'nin de onları düşünmesi gerekir. Maç sayısının fazlalığı kupanın itibarını zedeliyor. İnanın ben bile hepsine yetişemiyorum. Bazı haftalar her gün ikişer-üçer maç var. Tabii böyle her gün, her saat olunca kimse için bir değeri de kalmıyor. Oysa az maç olsa, kupada heyecan çok daha yüksek olur. Yayınlandığında da seyredeni artar, ses getirir. Bunları statüyü yapanlar, maçları yayınlayanlar, sponsor olanlar da biliyor olmalı ama demek ki benim bilmediğim bir şeyler var.'Kupada 'sakat'a gelenlerBeşiktaş, Çaykur Rizespor ile grupta oynadığı son maçta son 16 tura kalmanın sevincini iki yeni transferinin sakatlanması nedeniyle buruk yaşadı.İlk yarının sonlarına doğru önce İsveçli stoper Alexander Milosevic, ayağından sakatlandı ve oyuna devam edemedi. Daha sonra Daniel Opare'nin ayağı çime takıldı ve Ganalı sağ bek kısa bir süre sonra oyundan alındı. İki yeni transferden İsveçli stoper Milosevic'in, sağ ayak tarak kemiğinde kırık tespit edildi, Opare'nin de sol arka adelesinde yırtık oluştu.Akhisar Belediyespor ile oynanan kupa maçında sakatlanan Trabzonsporlu futbolcu Jose Bosingwa'nın çekilen MR'ında ikinci derecede yırtık olduğu görüldü. Ortalama üç hafta tedavi görecek Portekizli savunma oyuncusu, yarınki zorlu Fenerbahçe maçında forma giyemeyecek.Fenerbahçe ise Türkiye Kupası'nda üç fire verdi. Bayburt Grup Özel İdare maçında Pierre Webo, Altınordu karşılaşmalarında Emre Belözoğlu ve Nijeryalı golcü Emmanuel Emenike sakatlandı.Kupada son 16 takıma arasına kalan Bursaspor'da da genç forvet Enes Ünal, Centone Karagümrük maçının ilk yarısında rakip kaleci ile çarpıştı. Göğsüne aldığı darbe sonucunda baygınlık geçiren genç golcü, ambulansla hastaneye götürüldü.AA - MUSA SAMUR / HALİL İBRAHİM AVŞAR
Erdoğan Yine Oy İstedi: '400 Milletvekili Lazım'
Bursa'da konuşan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, siyaset yaparak tarafsızlık ilkesini çiğnediği iddialarını reddetti ve 'istikbale yönelik kanaatlerimi söylüyorum' dedi. 7 Haziran'da yapılacak seçimde, parti ismi vermeden oy isteyen Erdoğan '7 Haziran seçimlerinde yeni Türkiye’yi istiyorsak, 400 milletvekilini vereceğiz. Eğer yeni Anayasa istiyorsak 400 milletvekilini vermek lazım. Bir başkanlık sistemi istiyorsak 400 milletvekili vermek lazım. Kardeşlerim, çözüm süreci 400 milletvekilini vermemiz lazım ki gümbür gümbür iktidarda olan bir parti bunu gerçekleştirsin' ifadelerini kullandı. Toplu açılış töreni için gittiği Bursa'da vatandaşlara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gündeminde yine muhalefet vardı. Oturan bir cumhurbaşkanı olmayacağını belirten Erdoğan 'Pergelin bir ayağı Türkiye'de olacak diğer ayağıyla da dünyayı dolaşacağız. Birileri rahatsız oluyor istiyorlar ki Cumhurbaşkanı Ankara'da otursun. Küresel güç olma iddiasındaki Türkiye'nin böyle bir lüksü olabilir mi?' dedi.Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları;Biz ülkemiz ve milletimiz bir daha kara günler yaşasın diye mücadele ediyoruz ve 'yeni Türkiye diyoruz'. Tatlı su demokratı kendine demokrat olmadık. Bursa'da ne diyorsak Van'da da aynısını söyledik. Biz milletin rızasını kazanmak için çalışıyoruz. Her kesimden insanımızla milletin sarayında, milletin evinde bir araya geliyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin bu ziyaretlerinden rahatsız olanlar var.'400 MİLLETVEKİLİ LAZIM'Cumhurbaşkanı siyaset yapıyor diyorlar. Hayır biz gelecekle ilgili öngörülerimizi söylüyoruz. 7 Haziran'da yeni anayasa, başkanlık sistemi ve çözüm süreci istiyorsak 400 milletvekili lazım. 400 millet vekili vereceğiz ki gümbür gümbür iktidarda olan bir parti bunları gerçekleştirebilsin. Bunun için bir ve beraber olacağız ve güçlü şekilde yarınlara yürüyeceğiz.'10 TANESİ BAŞKANLIK İLE YÖNETİLİYOR'Dünyada gelişmiş ülkelere bakalım. G20 toplantısının ağırlıkta olan ülkeleri hepsi başkanlık sistemi ile yönetiliyor. Dünyayı yeniden keşfetmeye gerek yok. Bunların 18 ülke 10 tanesi başkanlık ile yönetiliyor. ABD bunlardan bir tanesi. Arjantin Rusya Brezilya Meksika hepsi başkanlık ile yönetiliyor. Biz az gelişmiş ülkeleri mi örnek alacağız yoksa gelişmiş ülkeleri mi örnek alacağız.'KOŞAN BİR CUMHURBAŞKANI OLACAĞIZ DEDİK'Önümüzdeki hafta Latin Amerika'ya gideceğiz. Bu seyahatimizde 10 gün önce Etiyopya Jibuti ve Somali'ye gittik. Şimdi de Kolombiya Küba ve Meksika'ya gidiyoruz. Bu 3 ülkeyi ziyaret edeceğiz. Ondan sonra da il ziyaretlerimize devam edeceğiz. Ardından yine Afrika ve Latin Amerika'ya gideceğiz. Pergelin bir ayağı Türkiye'de olacak diğer ayağıyla da dünyayı dolaşacağız. Birileri rahatsız oluyor istiyorlar ki Cumhurbaşkanı Ankara'da otursun. Küresel güç olma iddiasındaki Türkiye'nin böyle bir lüksü olabilir mi? Biz ne dedik yatan oturan değil koşan bir cumhurbaşkanı olacağız dedik. Bu taahhütle milletin karşısına çıktık.'YANLIŞ YERDE DURAN SİZSİNİZ'Cumhurbaşkanı meydanlara indi diyorlar. Yahu asıl mesele sizin meydanlarda olmamanız. Artık eski Türkiye yok. Benim yerim tam burası. Benim yerim milletimin yanı. Yanlış yerde duran sizsiniz. Ülkesine ve milletine ihanet içindeki bir çeteyle kol kola olmak sizi iktidara götürmez. Felakete sürükler. Pensilvanya ile işbirliği tutan kirli ilişkilere giren ve bu kirli ilişkileri parlamentoda devam ettiren bu yanlış yapılanma onları er geç bir yere taşıyacak. Siz dünyanın her yerinde tüm imkanlarını gücünü Türkiye'ye zarar vermek şikayet etmek için kullanan bir yapıyla nasıl yoldaşlık edersiniz.'MİLLET AFFETMEZ'Bu mesele düşmanımın düşmanı dostumdur mantığıyla hareket edilecek bir mesele değil. Milletin bekası ve ülkenin geleceği meselesidir. Çete kurup seçilmiş hükümete başbakana milli iradeye karşı darbe yapma teşebbüsünde bulunanlara payandalık edenleri millet affetmez. Ne demişler atalarımız, 'Asıl azmaz bal kokmaz kokarsa yağ kokar onun da aslı ayrandır.''BU ÜLKENİN HUZURA İHTİYACI VAR'Kardeşlerim bizim aslımız belli. Abdestimizden şüphemiz yok ki namazdan şüphemiz olsun. Bizden bu millete bu ülkeye zarar gelecek bir şey sadır olmaz. Çünkü bizim murakıbımız bizatihi milletin ta kendisidir. Çıkıyor bir tane siyasi genel müdür diyor ki ben o teröristlerin önünde yürürüm diyor. Yani eli molotoflu elinde her türlü taş sapan var. Neymiş genç. Önlerinde yürürüm diyor. Elinde molotof, sapan varsa bunlarla beraber halkın her türlü malına saldırıyorsa bunlar teröristtir. Onun önünde yürüyeceğini söyleyen kişi de ondan nasibini almış demektir. Bu ülkenin huzura ihtiyacı var. Cumhurbaşkanı olarak bizler şu anda içgüvenlik yasasıyla alakalı atılması gereken adımların ülkemizin aydınlık yarınları için önemli olduğuna inanıyorum. Elinde molotofla ülkenin her yerinde terör estiren insanlara sahip çıkamayız.' TÜRKİYE ÇOK BAŞLILIĞIN BEDELİNİ ÖDEDİ'Bunun bedelini ağır ödeyen bir başbakan olarak cumhurbaşkanı makamında da buna sessiz kalamayız. Yeter ki bu hemen meclis başkanlığından geçsin. Yeni ihtiyaçlar doğuyor. Yeni yöntemler bulmamız gerekiyor. Yeni anayasa ve başkanlık sistemi işte bu çerçevede ülke gündemine gelmiş konular. Bugün hızlı karar alma kabiliyetine sahip devletlere bir bakın inceleyin. Çoğunun başarısının genelinde başkanlık sistemi olduğunu göreceksiniz. Türkiye'yi dünyanın en gelişmiş 10 ülkesinden biri yapacaksak bu konuları süratle hayata geçirmeliyiz. Türkiye çok başlılığın bedelini defalarca ödedi.'BUNLAR DÖRT DÖRTLÜK CAHİL'Madem bu gömlek bu bedene dar geliyor gelin daha iyisini daha güzelini daha faydalısını getirelim. Diyorlar ki başkanlıkta denetim yok. Bunlar gerçekten dört dörtlük cahil. Şu anda ABD'deki sistemde denetim yok mu? Bir sağlık reformunu sayın Obama yapamadı. Meclis senato yol vermiyor. Ama biz sağlık reformunu ta ne zaman yaptık. Biz bunların da önünü açacak bazı adımlarla mesela çift kamaralı bir parlamento olsun istemiyoruz. Tek kameralı olsun. Daha seri olsun. Parlamento her zaman denetim görevini yerine getirecektir. Bu sistemde ısrar etmenin direnmenin ülkeye de millete de bir faydası yoktur. Biz başkanlığı keyif için gündeme getirmiyoruz. Millet bizlere her türlü payeyi zaten layık görmüş.Biz milletin aleyhinde olacak bir işin içinde olmayız. Bizim geçmişimiz geleceğimizin teminatıdır. Millet meseleye el koyacak kendisinin ve evlatlarının geleceği için en doğru kararı verecektir.'SEN HOCA MISIN BANKA PATRONU MUSUN?'Çözüm süreci için ailece hayatımızı ortaya koyduk. Bunun sabır isteyen bir iş olduğunu biliyorum. Çözümü engellemek için çalışanlar boş durmuyor. Tüm provokasyonlara rağmen hamdolsun süreci bu güne kadar getirdik. Bakıyorsunuz ABD'nin gazetesinde Pensilvanya'daki zat makale yazıyor. Niçin yazıyor? Türkiye'deki bir katılım bankasıyla alakalı. Sen hoca mısın yoksa banka patronu musun nesin? Şu hale bak. Sırtını nereye dayıyor? İşte o malum New York Times gazetesine... Bunun patronajı nerede? Onu da siz araştıracaksınız. Acaba bu gazetenin patronları kim? Nasıl burada yazdırıyorlar. Hesap başka içerden ve dışardan güçlü Türkiye istenmiyor. Bunun için her taraf ayağa kalkmış durumda. Bir yandan çözümü devam ettirirken kamu düzenini halkın devlete olan güvenini de korumak durumundayız.haberler.com
Telles'ten Transfer İtirafı
Alex Telles Brezilya basınına yaptığı açıklamada kendisini bir kulübün resmen istediğini söyledi.Galatasaray'ın Brezilyalı sol beki Alex Telles, ülkesinde bir radyo programına canlı yayında konuk oldu. Radio Globo'ya bağlanan Sambacı futbolcu, geride kalan transfer döneminde kendisiyle ilgili yaşananlara dair itiraflarda bulundu, 'Kulübüm beni bırakmadı' dedi.Flamengo'nun kendisini resmen istediğini itiraf eden Telles, 'Flamengo Sportif Direktörü Felipe Ximenes menajerimle bir araya gelerek beni istedi. Galatasaray beni bırakmadı. Dolayısıyla benim de bu durumda kalmam gerekiyordu. Ben bunun üzerine görüş bile bildirmedim, iki taraf için de iyi olması gerekiyor. Benim için en önemlisi kulübümün benden memnun olmasıydı ve bu yüzden mutluyum' diye konuştu.Dunga itirafıSarı-kırmızılılarda Claudio Taffarel ile birlikte çalıştığını hatırlatan 22 yaşındaki oyuncu şunları söyledi: 'Taffarel aynı zamanda Brezilya Milli Takımı'nda da kaleci antrenörü olarak görev yapıyor. Teknik direktör Dunga'nın yakın arkadaşı ve birlikte çalışıyorlar. Bu durum beni fazlasıyla motive ediyor. Taffarel de bana yardımcı oluyor ve bazı konularda ipuçları veriyor. Milli takıma seçilmek için yapmam gereken tek şeyin çalışmak olduğunu biliyorum. Bir gün bu şansın geleceğini biliyorum'.Fenerbahçe mesajıTürkiye'de derbi maçlarda, Brezilya'dakilere göre daha çılgın bir ortam meydana geldiğini de ifade eden Alex Telles, 'Galatasaray ve Fenerbahçe arasındaki maç en önemlisi. Tüm hafta boyunca heyecanı hissediliyor. Heyecanı herkesi sarıyor ve oyuncular da etkileniyor. Kulüp için ve taraftar için ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Galatasaray için en önemlisi Fenerbahçe'ye karşı kazanılmış başarıdır. Oyuncular olarak bu yüzden biz de bunu çok ciddiye alıyoruz' görüşünü paylaştı.Skorer
Filipinler'de Karaya Vuran Dev Ağızlı Köpekbalığının Dehşet Verici Görüntüsü
Binlerce çeşit ve her boydan canlının yaşadığı okyanuslar bizler için her zaman korkutucu olmuştur. Geçtiğimiz hafta Filipinler'de bulunan Marigondon'un sahillerinde yakalanan dev ağızlı köpekbalığı, okyanuslarda başımıza gelebileceklerin en ciddi göstergelerinden bir tanesi. Bu canavarı görünce belki de günlerce gözünüze uyku girmeyecek.