Beşiktaş Taraftarı Olimpiyat'ı Cehenneme Çevirmeye Hazırlanıyor
Satışa sunulan 50 bin biletin 47 bininin satıldığı öğrenilirken kombinelilerle beraber Siyah-Beyazlılar, zorlu mücadeleye 70 bin Kartal'ın önünde çıkacak.UEFA Avrupa Ligi ikinci tur ilk mücadelesinde Anfield Road’dan 1-0’lık skorla dönen Siyah-Beyazlılar, perşembe günü Atatürk Olimpiyat Stadı’ndaki rövanşa, muhteşem bir atmosferde çıkacak. Rakibi karşısında tur atlaması için kalesinde gol görmeden rakip fileleri 2 kez sarsması gereken Kara Kartal’ın bu yoldaki en önemli destekçisi, taraftarı olacak. Haftalar öncesinde satışa çıkan biletlere yoğun talep gösteren Siyah-Beyazlı futbolseverlerde, takımlarının İngiltere’deki gösterdiği üst düzey performansın ardından rövanşa ilgi konusunda adeta patlama yaşandı. İstanbul’daki Kartal Yuvaları’ndan satışı yapılan kağıt biletleri şimdiden tüketen Siyah-Beyazlılar’ın, Passolig üzerinden kalan sınırlı sayıda kontenjan için adeta kapıştığı öğrenildi.Arsenal’dan sonra ilk kez...Tarihi rövanş öncesinde satışa sunulan 50 bin biletten 47 bininin satıldığı bildirilirken maç saatine kadar bu 3 binlik kısmının da tamamen tükenmesine kesin gözüyle bakılıyor. Bu sayıya ek olarak kombineli futbolseverlerden de dev maça 20 bin kişinin katılım göstermesi ve mücadele saatinde Atatürk Olimpiyat Stadı’nda 70 bin Siyah-Beyazlı’nın olacağı tahmin ediliyor. Sezon başında Şampiyonlar Ligi ön eleme maçlarında önce Feyenoord’la ardından da Arsenal’le oynadığı karşılaşmaların ardından ilk kez böylesine yüksek katılımlı bir maça çıkacak olan Beşiktaş’ın yıldızlarının da, bu büyük destekle beraber sahadan zaferle ayrılmayı planladığı bildirildi.Fanatik
Başbakan Davutoğlu: 'Bu Operasyon Kararı Hukuk Devleti İçerisinde Ankara'da Alınmıştır'
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Süleyman Şah Saygı Karakolu'ndaki askerlerin Türkiye'ye getirilmesiyle ilgili açıklama yaparak gazetecilerin sorularını yanıtladı.Başbakan Ahmet Davutoğlu, Süleyman Şah Saygı Karakolu'ndaki askerlerin Türkiye'ye getirilmesiyle ilgili açıklama yaparak gazetecilerin sorularını yanıtladı. Davutoğlu, 'Bu mekan üçüncü kez yer değiştirmiş. Yine Suriye sınırları içinde kalmıştır. Bu da geçici bir nakildir. Suriye'de şartlar düzeltildiğinde ümit ederiz ki asıl yerine nakli kubur yapılabilir' dedi. Davutoğlu, 'Suriye'de iç çatışmaların çıkması savaşın yaygınlaşması ile birlikte bir çok kez bu toprağımızın korunması için tedbirler alınmıştır. Oradaki silahlı kuvvetlerimizin sayısı arttırılmış. Son olarak 38'e kadar çıkmıştır. Yakından takip ile her türlü çalışma yapılmış. Son dönemde özellikle bölgede çatışmaların artması üzerine Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gördüğü askeri zaruretler neticesinde hükümetimiz tarafından bir direktif ile gerekli tedbirlerin alınması direktifi verilmiştir. Burada Türkiye'nin uluslararası hukuktan doğan haklarının korunması, manevi mekan olarak bu mekanın kutsiyetini ve manevi emanetlerin korunmasını ve silahlı kuvvetlerimizin güvenliklerini de teminat altına alınması prensipleri etrafında her türlü tedbirin alınması yönünde geçtiğimiz ay içinde silahlı kuvvetlerimize direktif verilmiştir. Bu direktif sonrasında sayın Cumhurbaşkanımızın talimat ve onaylarından geçtikten sonra bu hafta yani geçtiğimiz hafta içinde nihai aşamaya gelmiş. Zamanlaması son ana kadar gizli tutulan bir operasyon' diye konuştu. 'DÜN AKŞAM SAAT 9'DA EŞ ZAMANLI OLARAK İKİ OPERASYON BİRLİKTE BAŞLATILMIŞTIR'Davutoğlu, 'Dün akşam saat 9 itibari ile başlatılmıştır. Saat 9'da eş zamanlı olarak iki operasyon birlikte başlatılmıştır. Birincisi Murşit Pınar'dan birliklerimiz Suriye'ye girmiştir. 09.02'de bir başka birliğimiz ve tank birliğimiz Eşme civarından yine Suriye topraklarına girerek yakında bir mekanda Suriye toprakları içinde Süleyman Şah'ın yeni kutsal mekanının tanzimi ve nakli korun gerçekleştirmesi için bir toprak parçasını kontrol altına almış ve bayrağımızı saat 09.02 itibari ile Suriye içindeki bu toprak parçası üzerinde dalgalandırmıştır' açıklamasında bulundu. '39 TANK, 57 ZIRHLI ARAÇ, 100 ARAÇ VE 572 PERSONEL İLE SURİYE'YE GİRİLMİŞTİR'Davutoğlu, 'Daha sonra saat 11 civarından itibaren de bizzat benim de katıldığım şekilde bütün bu çalışmalar Genel Kurmay karargahından operasyon odasından yürütülmüştür. Şu ana kadar da gerek bene gerek Genel Kurmay Başkanımız, Milli Savunma Bakamız, kuvvet komutanlarımız ve operasyona katılan bütün subaylarımız bu çalışmayı aralıksız takip etmişlerdir. Bu çerçevede 39 tank, 57 zırhlı araç, 100 araç ve 572 personel ile Suriye'ye girilmiştir' ifadelerini kullandı. '04:45'TE SON ASKERİMİZ BURADAN AYRILMIŞTIR'Davutoğlu, '00:30'da birliklerimiz Süleyman Şah Saygı Karakolu'na ulaşmışlardır. Nakli kubur için dini tören yapılmıştır. Manevi değer taşıyan tüm unsurlar alınmıştır. 04:45'te son askerimiz buradan ayrılmıştır. Bayrağımız yeni yere dikilmek üzere buradan alınmıştır' dedi. 'MAALESEF BİR ASKERİMİZİ KAZA NEDENİYLE ŞAHADET ŞERBETİNİ İÇMİŞTİR'Davutoğlu, 'Herhangi bir istismara yol açmamak için geride kalan yapılar kullanılamaz hale getirilmiştir. 04:45 itibari ile son askerimizin de çekilmesi ile geri dönüş başlamış. 06:03 civarında ilk askeri birliklerimizi ülkemize giriş yapmışlardır. Bütün birliklerimiz salimen ülkemize dönmüşlerdir. Maalesef tek bir kaybımız olmuştur. O da çatışma sonucu değil. Harekat başladığı sırada bir askerimizi kaza nedeniyle şahadet şerbetini içmiştir' diye konuştu. 'ASKERLERİMİZ ORAYI KONTROL ALTINA ALMIŞLARDIR'Davutoğlu, 'Geçici olarak bu emanetler muhafaza edilecek. İnşallah kontrol altına aldığımız Eşme Suriye Eşmesi tarafındaki bölgede şu anda orada bayrağımız dalgalanmaktadır. Askerlerimiz orayı kontrol altına almışlardır' dedi. 'NAKLİ KUBUR İÇİN YİNE BİR DİNİ TÖREN YAPILACAK'Davutoğlu, 'Helikopterle getirildiği bildirilen Süleyman Şah'ın naaşına ilişkin Davutoğlu, 'Bugün nakli kubur için yine bir dini tören yapılacak birkaç saat içinde. Türkiye'de geçici olarak bu emanetler muhafaza edilecek. Kontrol altına aldığımız Suriye Eşmesi tarafındaki bölgede ki şu anda orada bayrağımız dalgalanmakta. Askerlerimiz orayı kontrol altına almışlardır. Uluslararası haklarımızdan kaynaklanan haklarımız sonucunda' dedi. 'SURİYE'DE ŞARTLAR DÜZELTİLDİĞİNDE ASIL YERİNE NAKLİ KUBUR YAPILABİLİR'Davutoğlu, 'Bu mekan üçüncü kez yer değiştirmiş. Yine Suriye sınırları içinde kalmıştır. Bu da geçici bir nakildir. Suriye'de şartlar düzeltildiğinde ümit ederiz ki asıl yerine nakli kubur yapılabilir. Dinen manen ve milli olarak yapılması gereken her şey hiçbir eksik bırakılmadan yapılmıştır. Son derece başarılı bir operasyon bu saat itibariyle başarılmıştır. Ben bütün birliklerimize bütün milletim bütün tarihimiz adına bütün ecdadımızın adına teşekkürü bir borç biliyorum. Uyku görmeden bu çalışmalar yürütüldü' diye konuştu.'ULUSLARARASI HUKUK ALANINDA HİÇBİR HAKKIMIZ ZAYİ EDİLMEMİŞTİR'Davutoğlu, 'Son derece başarılı bir operasyondur. Uluslararası hukuk alanında hiçbir hakkımız zayi edilmemiştir. Ben tekrar bir milletin tarihine sahip çıkmasıyla geleceğini inşa edebileceğini vurgulamak istiyorum. Buradan takip etmek suretiyle silahlı kuvvetlerimizin operasyon kabiliyetini de yakından gördüm. Sayın cumhurbaşkanını da bilgilendirdim. Allah bu bayrağı o gönderden indirmesin. Sahip çıkacak gücü de bize her zaman nasip eylesin' ifadelerini kullandı. 'OPERASYON KARARI ANKARA'DA ALINMIŞTIR ÇATIŞMA OLMAMIŞ SİVİL BİR KAYIP OLMAMIŞTIR''Herhangi izin alındı mı bir operasyon için işbirliği yapıldı mı?' sorusuna Davutoğlu, 'Bu operasyonun kararı Ankara'da alınmıştır. Hiçbir merciden ne izin ne de yardım talep edilmiştir. Bu operasyon esnasında karşımıza kim çıkmış olursa olsun TSK her türlü engeli aşar ve o emanetleri ülkemize getirirdi. Karar ve talimat hükümet tarafından alınmış, cumhurbaşkanımızın onayından geçmiştir. Herhangi bir sivil kayıp olmaması için koalisyon güçlerine operasyon yapıldıktan sonra gerekli bildirimlerde bulunulmuş. Hava operasyonları sürekli yapıldığı için koordinasyon zorunlu olarak sağlanmıştır. Hava kuvvetlerimiz hazır bulundu ama ihtiyaç duyulmadı. Bütün taraflar biliyordu ki bu operasyona yönelik bir karşılık en sert şekilde cevap bulurdu. Çatışma olmamış sivil bir kayıp olmamıştır' diye yanıt verdi. '38 PERSONELİMİZ ÜLKEMİZE GELMİŞ DURUMDADIR''Türkiye'nin yurt dışında başka toprağı kalmadı algısı var. Bunun hakkında ne diyorsunuz?' sorusu üzerine Davutoğlu şöyle konuştu: 'Bu yanlış bir algıdır. Önemli olan Süleyman Şah'ın manevi emanetine sahip çıkmaktır. Bu topraklar üzerinde şu an itibariyle hatta gece 21 itibariyle birliklerimiz Suriye'ye girerek Eşme'de Türk Bayrağı çekilmiştir. Karakozak'taki Türk bayrağı inmeden Suriye'nin başka bir noktasında Türk bayrağı dalgalanmaya başlamıştır. 38 personelimiz ülkemize gelmiş durumdadır. Bir ekranda Karakozak'taki askerlerimizi diğer yanda da 4 kol halinde yürüyen askerlerimizin görüntüsü takip ettik. Hiçbir eksiklik olmadan bu operasyon başarı ile tamamlanmıştır.'Görkem DERVİŞ - Hakime TORUN- Ümit KOZAN / ANKARA (DHA)
Sony'den Sürpriz Bir Xperia Geliyor!
Xperia Z4 MWC'de ortaya çıkmayacak ama bu durum, Sony'nin fuarda sessiz kalacağı anlamına gelmiyor!Son gelen bilgiler Sony'nin MWC 2015 'te yeni amirali Xperia Z4 'ü tanıtmayacağı yönünde. Elbette bunu bilemeyiz, belki Sony son anda bir sürpriz yapmaya karar verebilir. Fakat tüm göstergeler bu ihtimalin çok düşük olduğu yönünde. Ancak diğer yandan Sony elbette kongreyi boş geçirmeyecek. Yeni gelen sızıntılar arasında E2303 model numaralı bir cep telefonu bulunuyor...Sony'nin yeni Xperia modeli olarak ortaya çıkan E2303 model numaralı telefon, Geekbench ve GFXBench testlerinde kendini gösterdi. Sahip olduğu teknik özellikler arasında 5.2 inç ekran, 8 çekirdekli ve 64-bit Snapdragon 615 işlemci, 2 GB RAM ile dikkat çeken telefonun 12 MP arka kamerası ve 5 MP ön kamerası olacağı, Android 5.0 Lollipop işletim sistemiyle geleceği de görünüyor.Telefonun teknik detayları arasında tek hayal kırıklığı yaratacak olan kısım ise yalnızca 4GB 'lık dahili depolama alanı bulunuyor olması. Orta segmente gelecek olan bu model, fuarda karşımıza çıkacak mı, elbette bunun cevabını bekleyip görmek gerek.
Dışişleri Bakanlığı'ndan Süleyman Şah Açıklaması: 'Statüde Değişiklik Yok'
Dışişleri Bakanlığı, 'Nakli kubur işlemi, Süleyman Şah Türbesi ve müştemilatının anlaşmalarla tespit edilmiş statüsünde herhangi bir değişiklik anlamına gelmemektedir' açıklaması yaptı.ANKARADışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Süleyman Şah Türbesi'nin ve Saygı Karakolu'nun Suriye içindeki geçici nakil işleminin 22 Şubat 2015 tarihinde tamamlandığı belirtilerek nakil işleminin, türbenin ve müştemilatının anlaşmalarla tespit edilmiş statüsünde değişiklik anlamına gelmediği vurgulandı.Açıklamada, Suriye'de devam eden çatışmaların ve istikrarsızlık ortamının, Türkiye-Suriye sınırından 37 kilometre uzaklıktaki Münbiç ilçesinin Karakozak köyünde bulunan Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu'nu bekleyen Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin güvenliğine yönelik ciddi risk oluşturduğu ifade edildi.Suriye sınırları içindeki Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu'nun, uluslararası hukuk temelinde anlaşmalarla kayda geçirilmiş Türk toprağı olduğu hatırlatılan açıklamada, 'Türbe ve müştemilatı; Caber Kalesi eteklerinde ilk yapım tarihinden bu yana bir dizi yıkım, taşınma ve yeniden inşa faaliyeti geçirmiştir. Son olarak, baraj inşaatı nedeniyle 1975'te bugünkü yerine taşınmıştır. Suriye'de devam eden çatışmalar ve süregiden istikrarsızlık ortamı, sınırımızdan 37 kilometre uzaklıktaki Münbiç ilçesinin Karakozak köyünde bulunan Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu'nun ve büyük bir fedakarlık ve kahramanlık örneğiyle burayı bekleyen Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin güvenliğine yönelik ciddi bir risk oluşturmuştur' denildi.'Yapılan değerlendirmeler sonucunda, Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu, Süleyman Şah'ın kabriyle birlikte bu defa, Suriye'de sınırımıza mücavir Suriye Eşmesi köyünün kuzeyinde ve aynı büyüklükteki araziye geçici olarak taşınmıştır' ifadesi kullanılan açıklamada, şunlar kaydedildi:'Güvenlik mülahazaları temelinde hayata geçirilen söz konusu geçici nakli kubur işlemi, Süleyman Şah Türbesi ve müştemilatının anlaşmalarla tespit edilmiş statüsünde herhangi bir değişiklik anlamına gelmemektedir. Süleyman Şah Türbesi'ni ve Saygı Karakolu'nda görevli personelimizi emin kılacak Suriye içindeki bu geçici nakil işlemi 22 Şubat 2015 tarihinde tamamlanmıştır.'Muhabir: Satuk Buğra KutlugünAA
'Operasyon Devletimizin Kararı Ve Uygulamasıyla Başarılı Bir Şekilde Tamamlanmıştır'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Süleyman Şah Saygı Karakolu'nun tahliyesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.Erdoğan yazılı açıklamasında, 'Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu'nun yeri, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yaptığı başarılı bir operasyon neticesinde değiştirilmiş bulunmaktadır. Sevk ve idaresini bizzat takip ettiğim, Sayın Başbakanımızın ve Genel Kurmay Başkanımızın harekat merkezinden bizzat yürüttüğü bu operasyon, ecdadımızın bizlere emaneti olan Süleyman Şah Türbesi'ni, savaş şartlarının hakim olduğu Suriye'de daha güvenli bir mevkiye nakletmeyi amaçlamıştır' dedi.'OPERASYON DEVLETİMİZİN KARARI VE UYGULAMASIYLA BAŞARILI BİR ŞEKİLDE TAMAMLANMIŞTIR'Erdoğan açıklamasında, 'Gece boyu gerçekleştirilen Şah Fırat operasyonuyla, Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu'ndaki tüm emanetler ve orada görev yapan askerlerimiz, salimen ülkemize getirilmiş bulunmaktadır. Operasyon, devletimizin kararı ve uygulamasıyla başarılı bir şekilde tamamlanmıştır. Süleyman Şah'ın naaşı, askerlerimiz tarafından kontrol altına alınan ve şu anda bayrağımızın dalgalandırıldığı, Suriye sınırları içinde sınırımıza 200 metre mesafede bulunan Eşme bölgesine nakl-i kubur ile getirilecektir. Daha önce iki defa yeri değiştirilmiş olan Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu, yine uluslararası hukuk ve anlaşmaların bir gereği olarak yeni mekanında bayrağımızı dalgalandırmaya ve ecdadımızın hatırasını yaşatmaya devam edecektir' ifadelerine yer verdi. 'BİR ASKERİMİZ ŞEHİT DÜŞMÜŞTÜR AİLESİNE VE YAKINLARINA BAŞSAĞLIĞI DİLİYORUM'Erdoğan yazılı açıklamasında 'Herhangi bir çatışmanın yaşanmadığı operasyon sırasında, kaza sonucu bir askerimiz şehit düşmüştür. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. Her türlü takdirin fevkindeki bu başarılı operasyonu gerçekleştiren hükümetimizi ve silahlı kuvvetlerimizi, şahsım ve milletim adına tebrik ediyorum' ifadelerini kullandı.Özgür ALTUNCU / İstanbul DHA
Özgecan Aslan'ın Otopsi Raporu Açıklandı
Özgecan Aslan'ın tırnaklarında katil zanlısının DNA'sının bulunduğu belirtilen raporda tecavüz bulgusuna rastlanmadığı ifade edildiMersin’de eve gitmek amacıyla bindiği minibüsün şoförü tarafından vahşice katledilen Özgecan Aslan’ın otopsi raporu açıklandı. Raporda, Özgecan’ın vücudunda çok sayıda bıçak darbesi ve öldürücü kesikler bulunduğu bilgisi yer alırken, tecavüzün söz konusu olmadığı belirtildi.Cemal Doğan’ın Habertürk’te yer alan haberine göre, genç kızın özellikle boyun kısmında çok sayıda bıçak darbesi ve öldürücü kesikler, kafasında küt cisim darbelerine bağlı travmatik bulgular ve vücudunun değişik yerlerinde çok sayıda ödem ve morluklar saptandı.Raporda, Özgecan’ın vücudunun büyük kısmının yandığı belirtildi. Özgecan’ın, katil zanlısınca kesilen ve daha sonra bulunan ellerinde tırnak incelemesi yapıldı. İnceleme sonucunda, Özgecan’ın tırnaklarında, katil zanlısından alınan DNA dokularına ulaşıldı.Ankara Adli Tıp Kurumu’nun raporunun soruşturmayı yürüten Tarsus Cumhuriyet Savcısı Ayhan Akyol’ a gönderildiği öğrenildi. Savcı Akyol’un raporun ulaşmasıyla birlikte eldeki tüm deliller ışığında iddianamesini yazmaya başladığı ve kısa süre içinde mahkemeye iddianameyi sunacağı belirtildi.T24
Reklam
Gazetelerde Bugün | 22 Şubat Pazar
Hürriyet: Hareketli saatlerMilliyet: Milyon doları IŞİD gasp ettiSabah: Vesayetin külleri havaya savrulacakPosta: Analar ağlamasınVatan: Devletin busesiZaman: Siyasi gerilim bir can daha aldıCumhuriyet: Süleyman Şah operasyonuTaraf: Yahudi vatandaşlar Türkiye'den kaçıyorBugün: Büyük şüphe
Bugün Hava Nasıl Olacak?
METEOROLOJİK GÖRÜNÜMYapılan son değerlendirmelere göre; Yurdun batı kesimlerinin parçalı ve yer yer çok bulutlu, akşam saatlerinde Edirne'nin güney ve Çanakkale'nin batısı, gece saatlerinde Trakya, Kıyı Ege ile Manisa, Denizli, Burdur ve Antalya çevrelerinin yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde iç ve doğu bölgelerde yer yer kuvvetli olmak üzere buzlanma ve don olayı ile birlikte Marmara, İç Ege, Göller Yöresi, İç Anadolu, Karadeniz'in iç kesimleri, Doğu Anadolu ile Güneydoğu Anadolu'nun kuzey ve doğusunda yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.HAVA SICAKLIĞI Ülke genelinde 2 ila 5 derece artacağı tahmin ediliyor.RÜZGAR Genellikle değişik yönlerden, zamanla batı kesimlerde güney ve güneydoğu yönlerden hafif ara sıra orta kuvvette, öğle saatlerinde Güney Ege kıyıları ile Çeşme çevrelerinde yer yer kuvvetli olarak (30-50 km/saat) esmesi bekleniyor.UYARILARÇIĞ TEHLİKESİ UYARISI: Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusunun yüksek ve eğimli yerlerinde muhtemel çığ tehlikesi bulunduğundan yaşanabilecek olumsuzluklara karşı ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerekmektedir.ZİRAİ DON OLAYI, BUZLANMA VE DON UYARISI: Zirai faaliyetlerin devam ettiği Marmara ve Karadeniz kıyı kesimlerinde genelde hafif, kıyıların iç kesimlerinde orta kuvvette zirai don olayı, iç ve doğu bölgelerde yer yer kuvvetli buzlanma ve don olayı beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı (ulaşımda aksamalar, vb.) ilgililerin ve vatandaşların tedbirli ve dikkatli olmaları gerekmektedir.PUS VE SİS UYARISI: Marmara ile iç ve doğu kesimlerde gece ve sabah saatlerinde yer yer pus ve sis hadisesi görüleceği tahmin edildiğinden, yaşanabilecek olumsuzluklara karşı (ulaşımda aksamalar, görüş mesafesinde azalma, hava kalitesinde düşme, vb.) ilgililerin ve vatandaşların tedbirli ve dikkatli olmaları gerekmektedir.
Reklam
İç Güvenlik Paketinde 10 Madde Kabul Edildi
TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen İç Güvenlik Paketi görüşmelerinde 10 madde kabul edildi.Dün saat 14.00'da açılan TBMM Genel Kurulu'nda İç Güvenlik Paketi görüşmelerine saat 21.30'da geçildi. Görüşmelerde AK Parti gün boyu paketin görüşmesini iç tüzük haklarını kullanarak itiraz ve usul tartışmalarıyla uzatmaya çalışan muhalefetin direnişini karşı atakla kırdı. İtirazlar dikkate alınmadı ve görüşmeler başladı. Buna tepki gösteren CHP ve HDP'li milletvekilleri bir süre birlikte oturma eyleme yaptı. Birleşime verilen aranın ardından oturma eylemi sona erdi. Birleşimin tekrar açılmasının ardından HDP'li milletvekilleri başkanlık divanı önüne gelerek saat 22.00'da başlattığı oturma eylemini 7 saat sürdürdü ve oturum kapanmasıyla sonlandırdı. Bazı HDP'li milletvekilleri ise pakette yer aldığı için yüzlerine fular ile tepki amaçlı kapattı.5 bölüm 132 maddeden oluşan paketin 10 maddesi kabul edildi ve birleşim saat 05.10'da kapandı.Fırat KESKİNKILIÇ/ANKARA,(DHA)-
“Cover”ı En Az Orijinali Kadar Güzel Olan 15 Yabancı Şarkı
Kişiden kişiye değişse de bazı coverlar vardır ki gerçekten en az orijinali kadar güzel olur, işte burada da en az orijinali kadar güzel olduğunu düşündüğümüz şarkıları derledik. Tabi ki orijinal seslendirene saygısızlık yapmak ne haddimize, lakin coverlayanların da hakkını vermek lazım.
Reklam
Muhalif Parti Sözcüleri: 'Haklarımız Gasp Edildi, Demokrasiye Darbe Yapıldı'
İç Güvenlik Paketi görüşmelerinde TBMM Genel Kurulu'nda muhalefete söz vermeyen TBMM Grup Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı'ya MHP ve CHP'den sert tepki geldi. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, muhalefetin haklarının gasp edildiğini, MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, demokrasiye bir darbe yapıldığını, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ise kendilerine zorbalık ve eşkiyalık yapıldığını söyledi.Basın toplantısı düzenleyen MHP'li Oktay Vural, 'Sarayın kameraları varsa sarayın sözcüleri varsa sarayın basını varsa bizim basın toplantımızı hemen terk etisn. Darbecilerin medyası varsa basın toplantımıza katılmasınlar bizim akreditasyonumuz var' dedi. Ardından da yaşananları değerlendiren Oktay Vural, konuşmasının başında milletvekillerinin TBMM'de ettiği yemini okudu. Oktay Vural 'Namus ve şerifini koruyan milletvekilleri olarak bu bugün maalesef parlamentoda çoğunluğunu ele geçiren irade tarafından ve bu Meclis'i yöneten irade tarafından bu yeminini çiğneyerek namus ve şeref üzerine ettikleri bu yemini ayaklar altına alarak despot bir yönetim tarzıyla milletin hukukunu gasp etmişlerdir. Milletin sesini kısmışlardır. MHP olarak bu tasarı üzerindeki görüş ve düşüncelerimizi her türlü imkanlarla milletimize iletmişken yine milletin hukuku gereğince parlamentoda bize tanınan söz hakları meclisi yöneten meclisin başkanvekili değil, kendisini saraya bağlı hisseden meşruti monarşinin bir meşruityet anlayışı içinde meclisi yönetmek isteyen birisi tarafından yok sayılmıştır. Bu çerçevede grubumuza düşen söz hakları despot bir yönetimle yerine getirilmemiş, iç tüzük gereğince bu önergeler ve maddeler üzerinde talep ettiğimiz karar yeter sayısı ve yoklama ile ilgili taleplerimiz gasp edilerek milletin hukukuna aykırı işlem yapılmıştır' dedi.HALAÇOĞLU: TBMM'DE DEMOKRASİYE KARŞI BİR DARBE GERÇEKLEŞTİRİLMİŞTİRMHP milletvekilleri ile basın toplantısı düzenleyen Halaçoğlu, 'Aslında bugün hepinizin gözleri önünde demokrasi adına TBMM'de demokrasiye karşı bir darbe gerçekleştirilmiştir. Tüzük ve anayasa ihlal edilmiştir. Bizim konuşacağımızı belirtmemize rağmen oldubittiye getirerek kargaşa içerisinde konuşmamız engellenmiştir.' diye konuştu.Konuşmasının başında tutanakları okuyan Halaçoğlu, 'Gelecek dememize rağmen o gürültü içerisinde oldubittiye getiriyor, ikinci kez bile sormuyor. Böyle bir usul hiçbir zaman yoktur. Gelecek dediğimiz arkadaşımıza rağmen derhal öteki partinin iktidar partisinin konuşmacısını çağırıyor ve arkasından da zaten konuşmuştu diyor ve kapatıyor. Düşünün bu bir darbe değil de nedir? Bu yasa iç güvenlik adındaki yasa aslında bir takım maddelerle asıl özgürlükleri hürriyetleri insan haklarını kısıtlayan bir yasadır. Burada yapılmak istenen bir darbedir dikta rejiminden başka bir şey değildir. İnsan haklarıyla da hiçbir alakası yoktur. Dolayısıyla bunun ilk örneklerini biz bugün TBMM'de gördük ve yaşadık. Dolayısıyla bu yasa ve bu uygulamalar tamamen TBMM'ye demokrasi adı altında gerçekleştirilen bir darbeden başka bir şey değildir. Buna sonuna kadar MHP olarak karşı duracağız, milletimize bunu anlatacağız. Bu milli mücadeleye, ki buna bu adı özellikle veriyoruz, bütün Türk halkını davet ediyoruz' şeklinde konuştu.ALTAY: MUHALEFETİN GÖRÜŞLERİNİ AÇIKLAMASINA EŞKİYALIKLA EL KOYULMUŞTURCHP Grup Başkanvekili Engin Altay, İç Güvenlik Paketi görüşmelerinde TBMM Genel Kurulu'nda muhalefete söz vermeyen TBMM Grup Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı'ya sert tepki göstererek, 'Muhalefet partisi sözcülerinin görüşlerini açıklama imkanını zorbalıkla eşkiyalıkla el koymuştur' dedi.TBMM'de bir basın toplantısı düzenleyen Altay, 'Yasayla ilgili muhalefet partilerinin TBMM iç tüzüğünden kaynaklı haklarının kullanımına bu akşam saat 23.00 itibariyle TBMM'yi yöneten Ayşenur Bahçekapılı tarafından gasp yoluyla son verilmiş ve muhalefetin iç tüzükten kaynaklı haklarını kullanması engellenerek adeta zorbalıkla eşkiyalıkla yasa oldubittiyle genel kuruldan geçirilmeye çalışılmıştır. Biz bu filmi daha önce de gördük. Tıpkı 4+4+4 yasasının geçişi esnasında döneminde komisyon başkanı olan Nabi Avcı'nın bir gün iki gün iç tüzüğe uyduktan sonra üçüncü günden itibaren muhalefetin iç tüzükte yazılı haklarına kulak tıkayarak yanındaki katibe yasaları hızlı bir şekilde okutarak kabul edenler etmeyenler oylatarak geçirerek bir hukuk ihlali bir kanun dışılık yapmıştı. Bu akşam da 23.00 itibariyle benzer bir olay Bahçekapılı tarafından gerçekleştirilmiştir' ifadelerini kullandı.İbrahim VarlıkCihan
Reklam
Tacizlere Dayanamayıp, Erkeklerden İntikam Alan 12 Kadın Daha
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/19781275.asp Konya’nın Ereğli ilçesine bağlı Ziya Gökalp mahallesinde oturan Atatürk Lisesi 1’inci sınıf öğrencisi B.I. (16), iddiaya göre önceki sabah annesi ve ablası hastaneye gittikten sonra evde inşaat işçisi babası A.İ.I. (41) ile yalnız kaldı.3’ü kız 4 çocuk babası A.İ.I., B.I.’ya cinsel tacizde bulunmak istedi. Mutfağa kaçan B.I., babası içeriye girince bir bıçak aldı ve babasının sırtına sapladı. Kızı tarafından 4 yerinden bıçaklanan A.İ.I., kan kaybından öldü. Arbede sırasında eli kesilen B.I., babasının cesedini çarşafa sarıp, bodruma indirdi ve üzerini çuvallarla örttü.
SGK, Fizik Tedavi Hastalarının Her Masrafını Karşılamayacak
Fizik tedavi hizmetlerini düzenleyen Sağlık Uygulama Tebliği’nde (SUT) fizik tedavi ve rehabitilitasyon hizmetleriyle ilgili 10 ayda yapılan 6 büyük değişiklik hastaları mağdur etti. Tedavisi kısıtlanan veya SGK kapsamı dışında bırakılanlar arasında felç, MS, parkinson, beyin hasarı gibi birçok hastalık bulunuyor.Hürriyet'ten Mesude Erşan'ın haberine göre; Türkiye’de fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmeti veren kurumların kapasitesi, hastaların gerçek ihtiyacını karşılamaya yetmiyor. Kamu ve özel hastanelerde toplam bin 750 yatak var. Halbuki 10 bin fizik tedavi ve rehabilitasyon yatağına ihtiyaç duyuluyor. Bu nedenle hastalar özellikle yatarak tedavi olabilmek için çok uzun süre sıra beklemek zorunda kalıyor. Hal böyleyken Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) tedavi ve rehabilitasyonunu karşıladığı hastalıkları kapsamı dışına bırakması ve sınırlar getirmesi hastalarda ciddi sıkıntılar yaratıyor. Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği Başkanı Prof. Dr. Ayşegül Ketenci, fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamalarının büyük çoğunluğunun hastanın cerrahiye gitmesini engelleyen tedaviler olduğunu söylüyor. SGK’nın ameliyatını ödediği pekçok hastalığın  fiziksel tıp ve rehabitilasyonla tedavi edilmesini engellediğini vurgulayan Ketenci, “Her değişiklikte ödeme dışında kalan hastalıkları yeniden kapsaması için uğraşıyoruz. Biz uğraşırken bakıyoruz ki bu kez bir başka hastalık listeden çıkarılmış. Sağlık politakalarıyla çelişiliyor. Örneğin sağlık bakanlığı bir yandan obeziteyle mücadele programları yaparken, diğer yandan obezite rehabilitasyonu listeden çıkarılıyor” diyor.Başarısız bel cerrahisi ve ağrıları yüzünden morfin bağımlısı olmuş yine başka ameliyatlar yüzünden eklemleri bozulan pek çok hastaya da yardımcı olmaya çalıştıklarını anlatan Ketenci, “Kireçlenme, tenisçi dirseği, topuk dikeni, sırt ağrısı, ayak bileği burkulması, başka eklem bozukluklukları gibi pekçok sorunu bulunan hastalar kendi ceplerinden ödeme yapmak zorunda bırakıldı. Bizim hastalarımız ağrılı ve engelli. Bu nedenle yaşam kalitesi çok etkilenen hastalar. Hekimler olarak biz hastalarla karşı karşıya kalıyoruz. Geçen yıl aynı tedaviyi alan hastaya, bu yıl geldiğinde ‘devlet ödemiyor’ demek zorunda kalıyoruz. İster istemez bir sürtüşme oluyor” diyor. HASTALAR MAĞDURGenel Sağlık Sigortası Genel Müdürü İsmet Köksal ile Sağlık Hizmetleri Daire Başkanı Erman Ceyhan’ın ortopedi uzmanları olduğunu hatırlatan Fizik Tedavi ve Rehabititasyon İşletmecileri Derneği Başkanı Köksal Holoğlu, “Mesleki taassuba kurban gidiyoruz. Fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları neredeyse SGK kapsamından çıkarıldı. Bu uygulamalarla çok sayıda hasta mağdur oldu. Örneğin fibromiyalji, obezite rehabilitasyon programına devam eden, kronik ağrılı hastalar sonuçsuz ilaç tedavilerine mahkum edildi. Kısıtlamalar fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmeti alamayanları ortopedi ve beyin-sinir cerrahisine yönlendiriyor. Kamudan hizmet alamayan hastalar özel kurumlara gelirdi. Sınırlamalar yüzünden bize de gelemiyor. Ameliyatları olmaları gerekiyor. Kısacası aslında bir rant yaratılıyor” diyor. ADIM ADIM DEĞİŞİKLİKLER10 Nisan 2014Bir fizik tedavi ve rehabilitasyon hekimi ve bir fizyoterapist (A) grubundaki işlemlerden günlük en fazla 8, (A) ve (B) grubundakinden işlemlerden günlük 12 hastaya bakabilecek. Uzman hekimi (C) grubundaki işlemlerden günlük en fazla 32, (C) ve (D) grubundaki işlemlerden ise en fazla 64 hastaya bakabilecek.01 Mayıs 2014Bu genelge ile doktor başı günlük 16 seans olarak uygulanabilen A grubu kotası yarı yarıya yani 8’e düşürüldü.25 Temmuz 2014Serebral palsi hastalarının özel kurumlardan alacağı tedavi hizmeti bu kez tüm ömür boyunca 60 seansla sınırlandırıldı. SUT kamuyla, özel kurumlara aynı paket fiyatı verse de özel sağlık kurumlarına seans sınırlaması getirdi.01 Ekim 2014Fibromiyalji, obezite,  kronik ağrılar gibi toplumda çok sık görülen tıbbi tanılara ait tedaviler SGK kapsamından çıkarıldı. A grubundaki Parkinson, MS, felç, serebral palsi gibi pekçok önemli ve kısıtlayıcı hastalığı bulunanların tedavi imkanları bu SUT değişikliğiyle birkez daha kısıtlandı. 16 yaş ve altı için 90, 16 taş üstü için yıllık 30 seansın ödenmesine karar verildi.24 Aralık 201416 yaş üstü serebral palsi tanılı hastaların 30 seans üzerinde sadece kamuda hizmet alabilmesini serbest bıraktı.18 Şubat 2015Ortopedik, bel boyun ağrıları, kireçlenmeler ve romatizmal problemlerin tedavileri için yıllık seans kısıtlamaları kaldırıldı. HASTALAR DAHA ÇOK PARA HARCIYORSGK’nın son yıllarda yaptığı düzenlemeler, pekçok alanda hasta ve yakınlarının kendi bütçelerinden, daha çok harcama yapmasını gerektiriyor. Örneğin geçtiğimiz aylarda özellikle kalp ve damar, beyin girişimlerinde kullanılan malzemelerin fiyatlarını düşürmesi, buna karşılık firmaların da malzeme vermeyi reddetmesi bazı tanı, tedavi ve ameliyatları durma noktasına getirmişti. Yine yakın zamanda yapılan bir değişiklikle obezite ameliyatları “özel ameliyatlar” statüsüne alındı. Yani Sağlık Bakanlığı hastanelerinde ameliyat olanlar hiçbir ek ücret ödemezken, tıp fakültelerinde yaptıranların binlerce liralık katkı payı ödemesi gerekiyor.HASTA AMELİYATA MAHKUMFİZİK tedavinin kapsam dışı bırakılması nedeni ile ameliyat olmadan tedavi olabilecek hastaların da ameliyata mahkum edildiğini savunan uzmanlar bunu sağlık açısından ciddi sorunlar yaratabileceğine dikkat çekti. Köksal Holoğlu da “Değişiklikler özel sağlık kuruluşlarının tedavi kapasitelerini yarı yarıya düşürdü. Ancak kamu hastanelerinde de kapasite arttırmadı. Kısıtlamalarla tasarruf yapılırken, ortopedi ve beyin cerrahisinde SGK’nın maliyetleri ne kadar arttı merak ediyorum?” dedi.
Reklam
Nöbetçi Eczane Arayan Emre Belözoğlu'ndan Kaçmak
Ekşi Sözlük'te yayınlanmış olan yazı. Gerçek midir, kurgu mudur orası bilinmez fakat baya başarılı.arkadaşlar bir itirafta bulunmak istiyorum. hem belki bir şekilde konunun muhattabına da ulaşır, bir işe yarar. üzerinden de seneler geçti, artık daha fazla içimde tutamayacağım.bir gün nöbetçi eczane arıyodum..kapalı olan bi eczanenin camına yaklaştım herkes gibi, adresi aldım, tam gideceğim sırada “biliyo musun sen orayı?” dedi biri. bi baktım emre belözoğlu. “biliyorum tabii ya takip edin beni” dedim. anlamsız bi artistlik geldi bana. inanılmaz havaya girdim. bi kaşım havada falan. sanki eczaneye değil, dünyayı kurtarmaya gidiyorum.ben önde, emre belözoğlu ve ünsüz arkadaşları arkada..gidiyoruz gitmesine fakat büyük bir problem var. ben o adresi o kadar da bilmiyorum. o an emre’yi falan bi anda öyle karşımda görünce işte biliyorum deyiverdim. bunlar da çok hızlı bindiler arabaya, bişey diyemedim. kendilerini yaklaşık bi 10 dakika dolaştırdım. nereye gitsem arkamdalar. emre gerçekten adam adama markajın hakkını veriyordu. öyle ki bazen dikizden baktığım zaman kendisini ve arkadaşlarını arka koltukta görüyordum.zaman geçtikçe adresten de, nöbetçi eczaneden de umudumu kestim. artık tek derdim 10-15 dakikadır arkamda dolaştırdığım emre belözoğlu’na bu durumu nasıl açıklayabileceğimdi. camım bozuk olduğu için mecburen durmak zorundaydık, ama duracak pek de bir yer bulamadım. bi ara yanyana geldik..emre camı açtı, ben ağzımla ve elimle “abi ben bulamadım eczaneyi siz gidin isterseniz” dedim. yağmur da çok bastırdığı için ellerim, hareketlerim falan çok anlaşılmıyor. o da bana ‘camı aç camı’ işareti yapıyor. ulan ben bilmiyo muyum camı açmayı, bozuk işte napıyım olum diyorum içimden, “abim cam bozuk be güzel abim” diyorum dışımdan. demiyorum aslında, baya yapıyorum. baya elimle kolumla her şeyi yapıyorum.her neyse emre bana “tamam” falan yaptı, okey yaptı böyle anladı beni. sonra ben de hemen e-5’e bağlandım. ilginçtir emre de bağlandı. gidiyorum..o da geliyor. geçmiyor beni. yavaşladım, orta şeride geçtim, o da geçti. sağa geçtim, o da geçti. gidiyoruz..muhtemelen bana gidiyoruz ve işin kötüsü emre bunu eve vardığımız zaman anlayacaktı. aslında bi ara, evin orada arabadan inip “emre bey kusura bakmayın siz beni yanlış anladınız o an galiba. ben bulamadım abi eczaneyi. çok da anlatmaya çalıştım ama..bence şöyle yapalım, dilerseniz ben sizi bu gece misafir edeyim arkadaşlarla beraber, sabah olunca da önce kahvaltımızı yaparız, sonra evden çıkar beraber en güzel eczaneye gideriz abi. ne dersiniz??” demeyi düşündüm. hatta şöyle sonunda da göz kırpma işaretiyle gülerim dedim, sempatik olur “;)”. hatta iki parantezli “;))”. ama hayalimde bile bi dövdüler beni..öyle böyle değil, nası vuruyorlar anlatamam… o yüzden bu anlamsız tekliften hemen vazgeçtim.tekrar yanyana gelmeye çok çalıştım ama başaramadık. dikizden emre'ye bakıp elimi kolumu kaldırıyordum fakat malesef emre sürekli 'tamam koçum arkandayız' gibi hareketler ve mimikler şeklinde karşılık vermeye devam ediyordu. e-5'te kenara çekme gibi bir ihtimal olmadığı için de, geriye tek çare kalıyordu: emre belözoğlu'ndan kurtulmak. çünkü gerçekten çok vakit geçti, çok dolaştık. artık bu saatten sonra bunun hiçbir açıklaması yoktu. sonunda büyük dayak vardı.her şeyi göze almıştım. emre belözoğlu’ndan kaçacaktım. hayvan gibi gitmeye başladım. o da arkamda. muhtemelen hani onları hızlıca eczaneye yetiştirmek için bastığımı düşünüyorlar, g.tümden ve arka koltuktan ayrılmıyorlardı. yediğimiz kornaların, küfürlerin ve küfre benzer selektörlerin haddi hesabı yoktu.henüz 15-20 dakika önce sakin sakin ilaç almaya çıkmışken, bu noktaya nasıl gelmiştim inanılır gibi değildi. hayır allah korusun kaza yapsalar, emre’ye bişey olsa, fenerbahçe şampiyonluktan olsa ne olacaktı? nasıl bir belanın içindeydim? nasıl bir sorumluluk vardı üzerimde?? hepsi nöbetçi eczaneler yüzünden. 24 saat pasta bulabildiğimiz bir şehirde, geceleri hasta olmak yasaktı adeta. gözüm dönmüştü. bunun gerçekten geri dönüşü yoktu. hele şu anlamsız kovalamacadan sonra mümkün değildi anlatmam artık bu durumu.emre bazen kayboluyor, fakat yaklaşık 15-20 saniye sonra yine arkama yapışıyordu. evi falan da geçtim, beylikdüzü’ne kadar basmışım en son. bilmediğim sokaklara girdim, oradan başka sokaklara, oradan çıkmaz sokaklara. çıkmaz sokakta indim. arabadan inip koşmaya başladım. bi apartmanın bahçesine saklandım. hoşlandığım kızın, markette beni elimde 32’lik tuvalet kağıdıyla görmemesi için saklandığım gibi saklanıyor, uzaktan arabayı kesiyordum.nefes nefeseyim. allah kahretsin böyle geceyi. bi kadın “kime bakmıştın evladım” dedi. “fenerli emre gelecek de ona bakıyom teyze” demedim tabii..”babamları bekliyorum teyze” dedim. kadın hiç inanmadı. ama anladım ki emre alıştığı kırmızı kartlarına yenilerini eklemiş..görünmüyor ortalarda. maç resmen bitmiş, benim sahada işim ne..çıktım sahadan, el salladım tribündeki teyzeye. o camı kapattı perdeleri çekti, çok büyük renk geldi hayatına.emre’den kurtulmasına kurtulmuştum ama aramın kötü olduğu ünlüler arasına uğur ışılak’tan sonra onu da katmıştım. uğur ışılak’ı da bi gün bi yerde görünce yanına gidip “uğur ışıldak??” demiştim, sonra uzaklaştırdılar beni oradan. o gece biraz daha vakit geçirip, önümden çok arkama bakarak eve gittim.evden bi 4-5 gün çıkmadım, fenerin maçlarına bakamadım. sanki emre attığı her golden sonra kameralara koşup “seni bulacağam oğlumm seni bulacağamm lan şerefsizzzzzzz!!!” şeklinde parmak sallayacak gibi geliyordu. sevinme emre, lütfen öyle sevinme. hem bu kadar gol sevincinin olduğu yerde, birileri boşa seviniyor bence.işte o günden sonra kendisine hep gerçekleri açıklamak istedim. olur da bu yazıyı okursa, o denyo benim işte. kusura bakma.
Bi de Böyle Çek Kanka: İki Sincabın Vizör Karşısına Bilerek Geçmiş Gibi Verdiği 14 Poz
Yetenekli doğa fotoğrafçısı Rus Vadim Trunov, bugüne kadar yüzlerce doğa fotoğrafı çekmiş ancak bu galeridekiler diğerlerinden biraz farklı. Farklı dememin sebebi ise birbirleriyle oynayan ya da fotoğraflarını çeken sincapların kadrajda olması! Karlı bir ortamda çekilen fotoğraflarda sincaplar kartopu yapıp, cevizle voleybol oynuyorlar. Başarılı fotoğrafçının diğer çalışmalarını görmek için https://500px.com/vadimtrunov adresine göz gezdirebilirsiniz.
Doğum Sonrası Kadın Vücudundaki Değişimleri İşleyen Fotoğrafçının İlgi Çekici Çalışmaları
Projenin ismi A Beautiful Body Project. Projenin mimarıysa, profesyonel bir fotoğrafçı olan Jade Beall. Doğumundan beş hafta sonra, oğluyla kendisinin bir fotoğrafından sonra başladı tüm hikaye. Ardından, birçok kadın da Jade'i e-posta yağmuruna tuttu. 'Benim de fotoğrafımı çeker misin?' Bu projeyle Jade Beall, kadın vücudunun hamilelikten sonra bile kendine has bir güzelliğinin olduğunu, doğum sonrası vücutta kalan izlerin problem yaratmaması gerektiğini savunuyor. Biz de böylesine önemli bir projeyi gerçekleştirdiği için kendisini kutluyoruz.
Reklam