TBF'den Ergin Ataman'a Tokat Cezası
TBF Disiplin Kurulu oyuncusu Göktürk Ural'a tokat atan Ergin Ataman'a 75.000 lira para cezası verdi.TBF'nin konuya ilişkin olarak yaptığı açıklama şu şekilde;Olaylar08.02.2015 tarihinde Eskişehir’de oynanan NSK ESKİŞEHİR BASKET – GALATASARAY LİV HOSPİTAL TBL müsabakasının devre arasında, Galatasaray Liv Hospital takımı antrenörü Ergin Ataman’ın, sporcusu Göktürk Gökalp Ural’a tokat attığı ve küfürlü söylemlerde bulunduğu sporcu tarafından TBF’ye 11.02.2015 tarihli şikayet dilekçesi ile bildirilmiştir. Konu işbu nedenle Kurulumuza sevk edilmiştir.İncelenen belgelerTBF Sevk Yazısı, Sporcu Göktürk Gökalp Ural’dan Gelen 11.02.2015 Tarihli Dilekçe, Antrenör Ergin Ataman’dan Gelen 16.02.2015 ve 20.02.2015 Tarihli Savunma Yazıları, Hukuk Kurulu Mütalaası, Yazılı ve Görsel Basında Çıkan Haberler.Gerekçe ve kararDisiplin soruşturmasına esas sporcudan gelen dilekçe, antrenörden gelen yazılar ve Hukuk Kurulu mütalaası ile basında çıkan haberler incelendiğinde; sporcudan gelen dilekçe içeriğinde, 08.02.2015 tarihinde oynanan Nsk Eskişehir Basket – Galatasaray Liv Hospital Türkiye Basketbol Ligi müsabakasının devre arasında, Galatasaray Liv Hospital takımı antrenörü Ergin Ataman’ın, sporcusu Göktürk Gökalp Ural’a yönelik küfürlü sözler söylediği ve tokat attığı, müsabaka bitiminde ise yine küfürlü sözler söylediği belirtilmiş, bunun üzerine dosya, TBF Genel Sekreterliği tarafından Hukuk Kurulu’na sevk edilmiştir.Eşanda Kulüpten konuyla ilgili bilgi istenmiş, antrenör Ergin Ataman, TBF’ye gönderdiği cevap yazısında, sporcunun müsabaka içerisinde ruhsuz bir şekilde davrandığını, bu nedenle sporcuyu motive etmek ve ders vermek amacıyla hafif tokat attığı, küfür olayından ise bahsedilmediği görülmektedir. Ayrıca Galatasaray Spor Kulübü’nden herhangi bir cevap gönderilmemiştir. Diğer taraftan TBF Hukuk Kurulu’nun dosyayı incelemesi akabinde, Kurul tarafından TBF Genel Sekreterliği’ne, yaşanan olayın Disiplin Yönergesi hükümleri çerçevesinde çözülmesi ve bu nedenle dosyanın Disiplin Kurulu’na sevk edilmesi gerektiği yönünde mütalaa verilmiştir.Dosya bu nedenlerle Kurulumuza sevk edilmiş olup, Kurulumuz tarafından antrenör Ergin Ataman’dan savunma ve Kulüpten tekrar bilgi istenmiştir. Antrenör Ergin Ataman, Kurulumuza göndermiş olduğu 20.02.2015 tarihli savunmasında, 16.02.2015 tarihinde verdiği bilgileri aynı şekilde Kurulumuza tekrarlamıştır. Galatasaray Spor Kulübü’nden ise herhangi bir cevap gelmemiştir. Konu, yukarıdaki bilgi ve belgeler kapsamında, Genel Hukuk Normları ve TBF mevzuatı çerçevesinde değerlendirilmiştir. Antrenör Ergin Ataman’ın demeç ve savunmalarından, soyunma odasının kulübün mahremiyetini içinde sakladığı, bir takım benzetmelerle, olayın özel ve ders verme amaçlı olduğu, kulüp, antrenör ve sporcu özelinde konunun değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.Kurulumuzca yapılan değerlendirmede, soyunma odasının takımın özeli olduğu ancak bunun suç sayılan eylemlerin serbestçe yapılageldiği bir alan olmadığı, şiddet içeren eylemlerin soyunma odası bir yana, hiçbir şekilde mazur görülemeyeceği yada gösterilemeyeceğinin tartışmasız olduğu, keza bu anlayışın temelindeki 1948 yılında yayınlanmış İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 5. maddesinde hiç kimseye onur kırıcı davranışlarda bulunulamayacağı” belirtilmiş, yine T.C. Anayasası’nın 17. maddesinde 'Kimseye işkence ve eziyet yapılamayacağı' ve insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamayacağı” belirtilerek, kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı güvence altına alınmıştır. Söz konusu genel hukuk ilkeleri çerçevesinde, bu ve benzeri fiiller, TCK’da da suç olarak sayılmıştır.Aynı şekilde TBF Disiplin Yönergesi’nde de bu ve benzeri davranışlar suç olarak sayılmış, hatta sportmenliğin, centilmenlik ve saygı anlamına geldiğinden hareketle, anılan Yönergenin 18. maddesinde; onur kırıcı, spor ahlakına ve sportmenliğe aykırı davranışların cezalandırılması gereği açıkça ortaya konulmuştur. Sayılan hukuki normların yanı sıra önemli bir Kulübün, hatta Türk Milli Takımı’nın antrenörü durumundaki Ergin Ataman’ın, spor camiasındaki diğer kişilerin sorumluluklarının ötesinde, genç spor insanlarına ve bilhassa geleceğin antrenörlerine örnek olma” sorumluluğu dahi bulunmaktadır.Bu tip olaylar karşısında sessiz ve tepkisiz kalmak, bu tip olaylara destek olmak anlamına geleceği, ilgililerin mevzuat kapsamında cezalandırılarak, caydırıcılık ilkesinin uygulanması gereği açıktır. TBF Disiplin Kurulu olarak, Genel Hukuk Normları ve TBF Disiplin Yönergesi çerçevesinde mevcut dosya yukarıda açıklandığı şekilde ve hukuki gerekçelerle değerlendirilmekle; Galatasaray Liv Hospital takımı antrenörü Ergin Ataman’ın eylemine uyan Disiplin Yönergesi’nin 1, 2 ve 18. maddeleri gereğince, kendisinin 75.000-TL (Yetmiş Beş Bin Türk Lirası) PARA CEZASI ile tecziyesine, iş bu kararın ilgiliye tebliğine, Disiplin Yönergesi’nin 51. maddesi çerçevesinde para cezasının 30 gün içinde ödenmesi gerektiğinin bildirilmesine karar verildi.Eurosport
Galatasaray'dan Geri Adım
Galatasaray Kulübü, 'Futbolcuların Uygunluğu ve Yerli Futbolcu Teşvik Sistemi' ile ilgili Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Tahkim Kurulu'na yaptığı başvuruyu geri çekti.Kulübün internet sitesinde yer alan açıklamada, başvurunun Yönetim Kurulu kararı olmadan yapıldığı belirtilerek, 'Galatasaray Sportif A.Ş.'de Yönetim Kurulu kararı olmadan Tahkim Kurulu'na yapılan başvuru geri çekilmiştir' denildi.Sarı-kırmızılı kulüp yaptığı itirazda, gelecek sezondan itibaren uygulanacak kurallar içinde, takım kadrosunun en fazla 28 oyuncudan oluşabileceği maddesinin 1 yıl ertelenerek, 2016-2017 sezonundan itibaren uygulanması talebinde bulunmuştu.Öte yandan Kulüp Başkanı Duygun Yarsuvat'ın, akşam saatlerinde gerçekleştirilen Yönetim Kurulu toplantısında, itirazın bilgisi dışında yapılması nedeniyle bazı yöneticilere tepki gösterdiği ileri sürüldü.Milliyet
Genelkurmay Başkanı'ndan Bahçeli'ye Yanıt
Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel MHP Lideri Bahçeli'nin 'Senin için vatan nedir' sözlerine yanıt verdi.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bugün partisinin grup toplantısında Genelkurmay Org. Necdet Özel'i hedef alan açıklamalar yapmıştı.Bahçeli, Özel'e hitaben 'Senin için vatan nedir' diye seslenmişti. Bahçeli sözlerine 'Harbiye'de vatan konusu işlenirken dersi mi kırmıştın?' sorusuyla devam etmişti.Genelkurmay Başkanı bu sözlere yazılı bir açıklama ile yanıt verdi.Özel, MHP liderinin sözlerini yakışıksız bulduğunu belirterek açıklamasında 'Kişiliğine ve savunduğu fikirlere bu sözleri yakıştıramadım' ifadesini kullandı.'46 yıldır TSK'ya hizmet ettiğini vurgulayan Özel, yanıtını 'Böyle biri olarak, Bahçeli'nin vatan millet bayrak şuurumu sorgulama hakkı olduğunu düşünmüyorum' sözleriyle bitirdi.Ajanslar
Başbakan Yardımcısı Akdoğan: 'Meclis'i Eylem Alanına Çevirdiler'
Başbakan Yardımcısı Akdoğan, TBMM Genel Kurulunda görüşülen İç Güvenlik Paketi'ne ilişkin, 'HDP, CHP, MHP nasıl Meclis'i eylem alanına çevirdiler' dedi.ANKARABaşbakan Yardımcısı Akdoğan, TBMM Genel Kurulunda görüşülen İç Güvenlik Paketi'ne ilişkin, 'HDP, CHP, MHP nasıl Meclis'i eylem alanına çevirdiler. Nasıl kol kola hareket ediyorlar. Nasıl statüko cephesi kurdular, izliyorsunuz. Açıkça söylüyorum: Bu cephenin arkasında yine vesayet odakları var, paralel yapı var. Onlar çalıyor, onlar oynuyorlar. Çünkü biliyorlar ki bu reform paketi yasalaştığında Türkiye'de darbeler dönemi tarihi karışacak, vesayet özlemleri suya düşecek. İster derin devlet yapılanmaları ister paralel devlet yapılanmaları ister KCK türü yapılanmalar, onların hiçbirine eyvallah etmeyiz' dedi.Ayrıntılar geliyor...AA
Reklam
Cezaevinde 2 Bini Aşkın Çocuk Hükümlü ve Tutuklu Var
Türkiye’de yılda 100.000 çocuk adalet sistemi, karakol ve polisle tanışıyor. Çocukların tutukluluk süreleri ise 6 ay ile 2 yıl arasında değişiyor.Gündem Çocuk Derneği’ne göre, Türkiye’de kanunla ihtilafa düşerek özgürlüğünden yoksun bırakılan çocukların sayısı oldukça fazla.Adalet Bakanlığı’nın paylaştığı istatistiklere göre, Aralık 2014 tarihinde 61’i kız çocuğu olmak üzere toplam 1.966 çocuk özgürlüğünden yoksun. 2015 Ocak ayı itibarıyla da 542’si hükümlü olmak üzere 2.057 çocuk mahkum var.Tutuklu ve hükümlü çocukların sayılarına son 14 içinde karşılaştırmalı bakıldığında ise (Adalet Bakanlığı verilerine göre) arttığı görülüyor.Bakanlık, çocuklarla ilgili verileri 12-17 yaş olarak veriyor. Oysa çocuk tanımı hem ulusal hem de Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası standartlara göre 18. Oysa, Adalet Bakanlığı verileri 18 yaşındaki çocukları kapsamıyor.
IŞİD'in Propaganda Aracı Sosyal Medya
İnternette dolaşan vahşet dolu video ve fotoğraflar, nefret içeren mesajlar.... IŞİD, bu tür görüntü ve içeriklerle sosyal medyayı dev bir propaganda platformuna dönüştürdü. İngiliz üniversitesi King's College'in Savaş Araştırmaları Bölümü’nde 'Medya ve Savaş' konulu ders veren Dr. Peter Busch, örgütün hedefinin farklı gruplara ulaşmak olduğunu kaydediyor. Busch’a göre, paylaşılan mesajların fazlalığı ve sıklığı ile örgüt, öncelikle kendi militanlarına güç gösterisi yapıyor.Bu güç gösterisinin aynı zamanda bir zaafa da işaret ettiğini kaydeden Busch, şunları kaydediyor:'Bu aynı zamanda bir zayıflık göstergesi de. Moralleri yüksek tutmak için başarı mesajlarına ihtiyaç duyuluyor. Bununla birlikte örgüt iki gruba daha sesleniyor. Bunlar, militanlaştırılması gereken destekçiler ve tabii ki IŞİD karşıtları. Bir yandan örneğin El Kaide gibi kendi içindeki karşıtlarını kötülemek hedefleniyor. Her iki örgüt de aynı ideolojiyi taşımasına rağmen siyasi açıdan farklılık gösteriyor. Diğer yandan da Batılı hükümetleri şok edip kışkırtarak karşılık veremeye teşvik etmek amaçlanıyor.'Busch, gövde gösterisi ve Batı’ya karşı kışkırtmanın yanı sıra örgütün Avrupa ve ABD'den de destekçi bulmayı amaçladığını ifade ediyor. Örgütün sosyal medyada paylaştığı mesajlar yüksek bir kaliteye ulaşmış durumda. Busch, iyi kalitedeki video çekimlerinin özellikle Batı‘yı hedef aldığını söylüyor ve örgütün medya stratejisine ilişkin şunları kaydediyor:'Örgütün medya stratejisi, militanlarının yeni nesil olduğuna ve yeni bir medya anlayışı ile büyüdüklerine işaret ediyor. Propagandanın gücünün farkındalar ve yeni medyayı, tamamen ideolojilerini yayma amaçlı kullanıyorlar. Amerikalılar, İslamcı grupların ve onların destekçilerinin sosyal medya platformlarında günde 90 bin paylaşımından bahsediyor. Bu rakam, ürkütücü. Birçok hükümet buna karşı neler yapılabileceğini kendine soruyor. Tabii ki karşı propaganda yapma çabaları var, ancak bu o kadar kolay değil. Sosyal meydayadaki dağınık iletişim ağı içerisinde kimleri takip etiğiniz çok önemli.'Toplum düzenini yıkma girişimiBusch, sosyal medya üzerinden yapılan propaganda ile IŞİD'in sadece Suriye ve Irak'ta değil, Libya ve Sina Yarımadası'nda da güçlendiğini göstermek istediğini belirtiyor. Mesajlarda sürekli örgütün genişmelesine vurgu yapıldığını kaydeden Busch, Batılı toplumlar için endişe verici bir başka konuya daha dikkat çekiyor. Busch 'O da örgütün bazı mesajları ile bizim toplumumuz içindeki bazı grupları kendi saflarına çekmek istemesi. Buna toplum düzenini yıkma girişimi de denebilir, yani bizim sosyal dengelerimizi alt üst etme çabası. Bu çaba IŞİD için militanlaştırma kadar önemli. Bu sayede toplumda, İslam’ın tamamına karşı çıkan gruplar oluşuyor. Ve bu da bizim hiç de küçümsenmemesi gereken siyasi dayanışmamamız için büyük bir tehlike oluşturuyor' diye konuşuyor.©Deutsche Welle TürkçeDiana Hodali
Reklam
Gazi Mahallesi'nde Çatışma: 2 Ölü
İstanbul Sultangazi'deki Gazi Mahallesi'nde iki grup arasında uyuşturucu nedeniyle çıktığı öne sürülen silahlı çatışmada iki kişi hayatını kaybetti.Silahlı çatışmada hayatını kaybedenler Murat Çelik ve Mehmet Akgül. Arkadaşlarının ifadesine göre Akgül'ün çatışmayla bir ilgisi yok, yoldan geçerken kurşunların hedefi oldu.Çatışmada bir kişi de yaralandı. Polis, bölgedeki güvenlik kamera görüntülerini inceleyerek çatışmaya katılanların peşine düştü.Kavgaya karışanlardan bazılarının DHKP-C örgütüyle bağlantılı olduğu iddiası üzerine soruşturmayı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri yürütüyor.Kaynak: AA
Reklam
Defne Joy Foster Davasında Gerekçeli Karar Açıklandı
Sunucu Defne Joy Foster'ın evinde hayatını kaybettiği Kerem Altan'ın geçtiğimiz haftalarda 'Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi' suçundan 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldığı davada gerekçeli karar açıklandı.Anadolu 36. Asliye Ceza Mahkemesi'nce hazırlanan 4 sayfalık gerekçeli kararda, Kerem Altan'ın savunmalarına, Defne Joy Foster'ın annesi müşteki Hatice Foster ve tanıkların açıklamalarına yer verildi.Kerem Altan ile Defne Joy Foster'ın 2 Şubat 2011 günü bir barda arkadaş grubu içerisinde tanıştıkları belirtilen gerekçeli kararda, Foster'ın normalin üzerinde alkol aldığı ve ikilinin sabaha karşı 03.00 sıralarında Altan'ın evine gittiği belirtildi. Eve girilen saatten 54 dakika sonra Foster'ın fenalaştığı anlatılan gerekçeli kararda, 'Sabah 06.30 sıralarında ambulansa haber verdiği, ambulans ve sağlık görevlilerinin eve ulaştığında maktulün yaşamını yitirdiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır' denildi.'ALKOL VE İLAÇLARIN YAN ETKİSİNE BAĞLI OLARAK...'Defne Joy Foster'ın otopsi raporunda, 'Almış olduğu alkolün kolaylaştırıcı etkisi ile kanında bulunan ilaçların muhtemel yan etkilerine bağlı olarak meydana gelmiş ölüm' olarak nitelendirildiği vurgulanan gerekçeli kararda, Kerem Altan hakkında 'Yardım veya bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme sonucu ölüme neden olma' suçlamasıyla dava açıldığı ifade edildi. Sanık Altan'ın Foster'ın rahatsızlığının hemen sonrası sağlık birimlerine haber vererek sağlık kuruluşuna ulaşmasını sağlaması halinde ölümüne engel olabileceği konusunda kesin bir sonuca ulaşılamadığı kaydedilen kararda, Altan'ın eyleminde bu suçun yasal unsurlarının oluşmadığı kanaatine varıldığı dile getirildi. 'KİŞİSEL ENDİŞELER İLE KENDİ İMKANLARI İLE MÜDAHALEDE BULUNDU'Gerekçeli kararda, 'Ancak maktulün, sanığın ikrarına göre de saat 04.00 sıralarında rahatsızlandığı, kendini kaybettiği, sanığın maktülün sağlık yardımına ihtiyacı olduğunu bilmesi gerekmesine rağmen, kişisel endişelerle önce kendi imkanları ile maktule müdahalede bulunduğu, maktulü evde yalnız bırakarak sağlık kuruluşlarına gidip yardım getirmeye çalıştığı, bu şekilde 3 saate yakın zaman maktule sağlık yardımının ulaşmamasına sebebiyet verdiği tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır' denildi.'HERHANGİ BİR İNSANIN HER NE NEDENLE OLURSA OLSUN...'Altan'ın, Foster'ın kendinde olmadığı sırada durumu derhal yetkili makamlara bildirmediği, durumuna göre müdahalede bulunmadığının açık olduğu belirtilen gerekçeli kararda, 'Herhangi bir insanın her ne nedenle olursa olsun hırıltılar çıkararak kendini kaybetmesi halinde, alkol komasının bile ölümlere neden olabileceği de gözönüne alındığında, yanında bulunan kişinin derhal sağlık kuruluşuna başvurması gerekir' cümlelerine yer verildi.YARDIM VEYA BİLDİRİM YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜN YERİNE GETİRİLMEMESİ: 2 AY 15 GÜNAltan'ın olay anında Foster'ı doğrudan doğruya terk etmediği, kendine göre çaba gösterdiği, çabalarının sonuçsuz kalması üzerine de en son olarak sağlık birimlerini haberdar ettiği belirtilen kararda, Kerem Altan'ın 'Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi' suçundan 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldığı ve Altan'ın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları nedeniyle cezanın ertelendiği vurgulandı.OLAYIN GEÇMİŞİKadıköy Cumhuriyet Savcılığı, Kadıköy'de, Kerem Altan'a ait evde 2 Şubat 2011'de hayatını kaybeden Defne Joy Foster'ın ölümü ile ilgili olarak, Altan'ın Foster'ın ölümünde kusuru olmadığını belirterek 'takipsizlik' kararı ile dosyayı kapatmıştı.Ancak Defne JoyFoster'ın ailesinin avukatları takipsizlik kararına itiraz etmiş, Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde incelenen itiraz da reddedilmişti.Dosya, daha sonra Yargıtay 12. Ceza Dairesi tarafından incelenmiş, daire soruşturmada hukuka aykırı olarak takipsizlik kararı verildiğini belirterek, Kerem Altan hakkında delillerin toplanması ve incelenmesine karar vermişti. Yargıtay'ın itirazı üzerine, Kadıköy Cumhuriyet Savcılığı bu kez Kerem Altan hakkında 'yardım yükümlülüğünü yerine getirmemek suretiyle ölüme neden olmak' suçundan, 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açmıştı.Arzu KAYA / İstanbul DHA
"Dünyanın En İyi Babası" ile Minik Kızının 20 Komik Hali
etiket
''Dünyanın en iyi babası', yazar ve fotoğrafçı Dave Engledow'ın blogunun adı. Bu blogda (4 yaşını yeni tamamlamış) kızıyla harika mizansenlere sahip fotoğraflar yayınlıyor. Dave ilk önce çektiği fotoğrafları Facebook'ta yayınlamış; bunlar arkadaşları tarafından çok beğenilmiş. Ciddi bir hayran kitlesi yarattığını fark eden yazarımız da bir blog açıp geniş kitlelere ulaşmayı başarmış.
Reklam
Carrie Bradshaw'ın 2015 Modasını Önceden Gördüğünün 8 Kanıtı
'Masumiyetsizlik çağına hoş geldiniz. Hiç kimsenin Tiffany'de Kahvaltıları ya da Unutulmaz Aşkları yoktur. Onun yerine sabah 7'de kahvaltı ederiz ve aşklarını mümkün olduğunca çabuk unutmaya çalışırız.Kendinizi korumak ve hesabı kapatmak esastır.Aşk Tanrısı yardım etmekten vazgeçti.Bu şehirde, bu durumda olan binlerce belki de onbinlerce kadın var. Hepsini tanıyoruz ve muhteşem oldukları konusunda hemfikiriz. Seyahat ederler, vergilerini öderler. Bantlı bir çift Manolo Blahnk sandal için 400$ öderler.Ve yalnızlar.'Dünyanın en ışıltılı şehrinde 4 kadın, güzel güzel giyiniyor, aşık oluyor; bir taraftan kendi ayakları üzerinde duruyor, bir taraftan margaritalı gecelerde keyifli sohbetler yapıyorlardı. Tabi ki alışveriş de vardı ki, global bir trendsetter çıkardı: Sarah Jessica Parker.SJP kendini hala Carrie Bradshaw sanmaya devam etsin, işte Carrie Bradshaw'in yıllar önce 2015 yılı modasını gördüğünün 8 kanıtı:
İzinsiz Gösterilere Katılan 4 Çocuğa 'Ağırlaştırılmış Müebbet' İstemi!
Mersin'de düzenlenen izinsiz gösterilere katılan 15 yaşlarındaki 4 çocuk hakkında ağırlaştırılmış ömürboyu hapis cezası istemiyle Mersin 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı.26 Eylül 2014'te meydana gelen izinsiz gösteriye katıldıkları iddia edilen 4 çocuk hakkında Mersin Cumhuriyet Savcısı soruşturma açtı. İddianamesini tamamlayan savcı, çocuklar hakkında 'Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama, yakarak kamu malına zarar verme, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, silahlı terör örgütüne üye olma, terör örgütü propagandası yapmak, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma' suçlarından ağırlaştırılmış ömürboyu hapisle cezalandırılması istemiyle Mersin 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açtı. Dava dosyasında müşteki olarak Mersin Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nde görevli 2 polis memuru yer aldı.'AİLELERE PARA CEZASI VERİLİYOR'Çocuklar hakkında açılan davayı değerlendiren İnsan Hakları Derneği Mersin Şubesi Başkanı Ali Tanrıverdi, '15 yaşındaki 4 çocuk hakkında taş attı diye, molotof attı diye ağırlaştırılmış müebbet ile yargılıyorsanız, böyle bir cezayı önüne koyuyorsanız burada ciddi bir adaletsizlik vardır' diye konuştu.Toplumsal olaylara katılan çocuklara ve ailelerine çok ağır cezalar verildiğini kaydeden Tanrıverdi, şunları söyledi:'Bir yanda adli mekanizmalar işlerken ve cezalar verilirken, yargı dışından Mersin Valiliği tarafından bu çocuklara ve ailelerine, bize göre yasal olmayan yöntemlerle çok ağır para cezaları verilmektedir. Son bir yılda derneğimize yapılan resmi başvuru kayıtlarına göre toplam 129 çocuk gözaltına alınmış, tutuklanmış ve çocuk mahkemeleri tarafından yargılanmıştır. Bunlardan 67 çocuk hakkındaki davalar sonuçlanmıştır. Devlet malına zarar verildiği gerekçesi ile ailelerden para istenmektedir. Bizim son 1 yıl içerisinde yaptığımız incelemeye göre bu ailelere toplam 1 Milyon 270 bin TL ceza kesilmiştir. Bu, bize yapılan başvuru rakamlarıdır.'CEZAEVİ KOŞULLARINA DİKKAT ÇEKTİAdana'nın Pozantı İlçesi'ndeki M Tipi Kapalı Çocuk Cezaevi'nde 3 yıl önce ortaya çıkan tecavüz, taciz ve işkence iddialarıyla ilgili cezaevi görevlileri hakkında başlatılan soruşturmada takipsizlik kararı çıktığını hatırlatan Tanrıverdi, çocukların bu koşullar altında cezaevlerinde bulunmasını da eleştirdi.DHA
Reklam
Samsung'dan Elektrikli Otomobil Hamlesi
Samsung, Apple Car'ın batarya partneri Magna International'ı satın aldı.Yavaş yavaş hayatımıza giren elektrikli otomobiller için teknoloji devlerinden yatırımlar ve çalışmalar gelmeye devam ediyor. Son olarak geçtiğimiz günlerde Apple'ın da bir süredir kendi elektrikli otomobili üzerinde çalıştığı bilgisi gelmişti. Şimdi ise Samsung'dan bir elektrikliotomobil hamlesi geldi.Direkt olarak Samsung'un yan kuruluşlarından olan Samsung SDI'ın yaptığı duyuruya göre Samsung, Kanadalı otomobil tedarikçisi Magna International'ın batarya birimini satın aldı. Detayları açıklanmayan anlaşmayla beraberSamsung da elektrikli otomobil pazarında kendisine bir yer edinmiş olacak.Zira Apple Car gibi bazı elektrikli otomobillerin kullanacağı bataryalar, böylelikle Samsung tarafından üretilmiş olacak. Belki ilerleyen zamanlarda Samsung'dan da bir elektrikli otomobil hamlesi görebiliriz.Teknokulis
20'li Yaşların Sonuna Doğru Yaklaşanların Çok İyi Anlayacağı 13 Şey
etiket
Yaş 35 değil, Dante gibi ortasında da değiliz ömrün. Ama yaklaştığımızı hissetmekte aynı şeyleri düşündürmek için yeterli. Neredeyse oturup çok yaşlandık bee diyecek kadar yaşlı, hala sorumsuzca birkaç çılgınlık yapacak kadar genciz. Yirmili yaşların ikinci yarısındayız. Hepimize bol şans.
Reklam