'Böyle Giderse Kadınlar Gelecek 70 Yılda da Erkeklerden Az Kazanacak'
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesinde bir rapor yayınlayan Birleşmiş Milletler Uluslararası Çalışma Örgütü’ne (ILO) göre, günümüz koşullarında bir değişme yaşanmaması halinde kadınlar gelecek 70 yılda da erkeklerden daha az kazanacak.Uluslararası Çalışma Örgütü’nün raporu, kadınların halen eğitim ve işe alım süreçlerinde dezavantajlı olduğunu, küçümsenen düşük ücretli işlerde çalıştığını, karar verme gücünün kısıtlı olduğunu ve halen para kazanamadıkları bakım işlerinin sorumluluğunu taşıdıklarını ortaya koyuyor.Günümüzdeki işyerlerinin yüzde 30’unun sahibi ya da yöneticisinin kadın olduğu belirtilen raporda, dünya ekonomisine yön veren şirketlerden sadece yüzde 5’inin CEO’sunun kadınlar olduğuna dikkat çekiliyor.Uluslararası Çalışma Örgütü, dünya genelindeki kadın çalışanların yüzde 41’inin annelik izni olmadığının altını çizdi.Rapordaki en çarpıcı detaysa, çocuk sahibi kadınların çoğu zaman çocuk sahibi olmayan kadınlara kıyasla daha az kazanması. Ancak bu durum kadınların yaşadığı ülkeye ve sahip olduğu çocuk sayısına bağlı olarak değişebiliyor.‘Gelinen nokta yetersiz’Raporun Dördüncü Dünya Kadın Konferansı’nda kabul edilen ve 189 ülkenin imzaladığı Pekin Deklarasyonu’nun 20’inci yılında hazırlandığına dikkat çeken Uluslararası Çalışma Örgütü, cinsiyet eşitsizliğinin halen sürdüğünün altını çizdi.Zira rapora göre, günümüzde erkeklerin yüzde 77’si çalışırken kadınlarda bu oran 50 seviyesinde.Uluslararası Çalışma Örgütü Genel Direktörü Guy Ryder’a göre, kadınlar 20 yıl önceye kıyasla görece daha iyi koşullara sahip, ancak bugün gelinen nokta beklentileri karşılamıyor.Ryder,”Yeniliklere açık olmalıyız, tartışmayı yeni bir çerçeveye oturtmalıyız ve kadınların işyerindeki hakların garanti altına almaya odaklanmalı, cinsiyet eşitliğini ve kadınların ekonomik olarak güçlenmesini desteklenmeliyiz” diye konuştu.Diken
Soma Maden İşçileri: ‘Bizi Muhatap Alacak Kimseyi Bulamıyoruz’
Ödenmeyen tazminatlarını almak için ELİ (Ege Linyit İşletmeleri) önünde oturma eylemi başlatan Soma maden işçileri Evrensel Gazetesi'ne konuşarak devletin kendilerini muhatap almadığını dile getirdi. Büyük maddi sıkıntılar yaşadıklarını ifade eden işçiler tazminatlarının bir an önce ödenmesini ve madenlerin devlet kontrolü altında açılmasını istedi.Geçtiğimiz yılın aralık ayında 301 madencinin can verdiği Soma Kömürcülük AŞ’ye ait maden ocaklarında işten çıkarılan 3 bine yakın maden işçisinin tazminat sorunları hâlâ çözülmedi. Tazminatlarını alabilmek için bir çok kez eylem yapan ve Ankara’ya giden maden işçileri devletten adım bekliyor. Aldıkları işsizlik maaşıyla geçinemeyen maden işçileri sorunlarının çözümü için çarşamba günü Ege Linyit İşletmeleri önünde oturma eylemi başlattı.‘25 BİN İNSAN MAĞDUR’İşçilerden Hidayet Mersin 13 Mayıs’ta işçi arkadaşları ile birlikte bir kez, Aralık ayında işten çıkarılınca da ikinci kez öldüklerini ifade ederek “Aralık ayının sonuna doğru bize mesaj geldi ‘İş akitleriniz feshedildi. Size mutlu ve sağlıklı günler dileriz’ diye. Hem işten çıkarıyorlar hem de sağlıklı günler diliyorlar. İşten çıkarılan bir nasıl insan sağlıklı yaşayabilir? İşten atılmamızın üzerine dört ay geçmesine rağmen tazminatlarımızı alamadık. Yıllarımızı verdik biz buraya. Geçtiğimiz ay Meclise gittik, grup toplantılarına katıldık, hükümet bize çözüm bulacağını söyledi ancak henüz hiç bir adım yok. Çözüm sağlanmaması üzerine işçi arkadaşlarla toplantı yaptık. Toplantıda tazminatlarımızı alana kadar Ege Linyit İşletmeleri önünden ayrılmama kararı aldık. Devlet samimi olsa bizim tazminatlarımızı bir saatte öderdi. Somada sadece 301 işçi değil, bizleri işten çıkararak 3 bin işçiyi öldürdü. Bu sayı ailelerimizle 25 bin kişi yapıyor. Şu anda 25 bin insan mağdur” dedi. Ege Linyitleri İşletmesi Müessesi (ELİ) Müdür Yardımcısı Ali Ulu ile de görüştüklerini aktaran Mersin şunları söyledi: “Bize ‘Bizim yasalarımız var. Biz işçilerin ayağına gitmeyiz, işçilerle muhatap olmayız’ dedi. O an bir daha öldüm. Bizim en büyük destekçimiz işçiler ve halkımız olmalı. Bizi burada yalnız bırakmasınlar.”
Diyanet İşleri, Turizm Cenneti Alaçatı'ya Tebligat Gönderdi
Turizm cenneti Alaçatı'daki 1 otel, 24 dükkan ile 80 el sanatları tezgahı, Büyükşehir Belediyesi Yasası'yla birlikte Diyanet İşleri Başkanlığı ile Milli Eğitim Müdürlüğü'ne devredildi. Diyanet İşleri Başkanlığı devrin gerçekleşmesinin ardından dükkanlar için tahliye tebligatlarını işyerlerine gönderdi.Büyükşehir Belediyesi Yasası'yla birlikte Alaçatı Belediyesi kapanmıştı. Alaçatı'da, özellikle tatilcilerin en yoğun bulunduğu alandaki 24 işyeri ile 1 otel, İzmir Valiliği'nin kurduğu komisyonun kararıyla, Milli Eğitim Müdürlüğü ile Diyanet İşleri Başkanlığı'na devredildi.Kamuoyunda büyük tartışma yaratan bu devir kararında son gelişme ise 24 işyeri ile otele, tahliye taleplerinin ulaşması oldu.İşyerlerinin yanı sıra bu bölgede kurulu bulunan 80 el işi tezgahı da kapanacak.Burada, faaliyet gösteren bir otelin de, müftülük ve kuran kursuna çevrileceği öne sürüldü.Karara, Alaçatı'da yaşayanların yanı sıra Çeşme ve İzmir'deki sivil toplum örgütleri de tepki gösterdi.Karar bir grup tarafından protesto edildi.Protestocular daha sonra tahliye kararı çıkan dükkanları da ziyaret edip desteklerini gösterdi.
Libya Başsavcısı Kaçırıldı
Libya'daki çatışmaların durması için görüşmeler sürerken, Libya Başsavcısı kimliği belirsiz kişilerce kaçırıldı. Ülkede 10 yabancı da kayıp.İç savaşın sürdüğü Libya'daki kaosa başsavcının kaçırılması da eklendi. Anadolu Ajansı'nın yargı kaynaklarına dayandırdığı habere göre, Libya Başsavcısı İbrahim Beşiyye, başkent Trablus'taki Adalet Sarayı'ndan çıktığı sırada kimliği henüz belirlenemeyen silahlı kişilerce kaçırıldı. Olayın sorumluluğunu üstlenen olmadı, resmi makamlardan da konuya ilişkin henüz açıklama yapılmadı.Beşiyye, Yargıtay tarafından Eylül 2014'te emekliye sevk edilen Başsavcı Abdulkadir Rıdvan'ın yerine atanmıştı.10 yabancı kayıpTrablus'ta ise bir petrol sahasına yapılan saldırıda 10 kadar yabancı çalışanın kaybolduğu açıklandı. Çek Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Lubomir Zaoralek, rehin alındığı sanılan bu kişiler arasında, bir Çek ve bir Avusturya vatandaşı olduğunu, diğerlerinin Filipinler ve Bangladeş uyruklu olduğunu açıkladı.Rabat'ta uzlaşma umuduMuammer Kaddafi'nin devrilmesinden sonra iki ordu, iki parlamento ve iki hükümetin bulunduğu Libya'da çatışmalara son vermek için Fas'ın başkenti Rabat'ta görüşmeler yapılıyor.Görüşmelerin ikinci gününün sonunda Trablus'taki Milli Genel Kongre üyesi Salih Mahzum görüşmelerde ilerlemeler sağlandığını söyledi.Mahzum, 'Anlaşmanın işaretlerini görmeye başladık. Birleşmiş Milletler ile birlikte şimdi yeni bir safhaya geçtik ve anlaşma halinde net yetkilere sahip olacak bir hükümet konusunda verilecek güvenceleri konuşmaya başladık' ifadelerini kullandı.Mahzum ayrıca, en kısa zamanda bir hükümet oluşturulması güvencesiyle birlilte yapılacak kapsamlı bir anlaşmanın taslağını BM'ye ileteceklerini belirtti.Rabat'tan bildiren Al Jazeera muhabiri Haşim Ahelbarra, kaynaklara göre ilerleme sağlanan iki konunun güvenlik anlaşmaları ve ulusal birlik hükümetinin kuruluşu olduğunu söyledi.Anlaşma sağlanırsa taraflar haftaya imza töreni için Rabat'ta bir araya gelecek.İki ordu, iki parlamento, iki hükümet2011’de Muammer Kaddafi’nin devrilmesinin ardından siyasi istikrarın sağlanamadığı Libya'da, 25 Haziran’da düzenlenen seçimlerden sonra siyasi sahnede büyük değişiklikler oldu ve Libya’da iki ordu, iki parlamento ve iki hükümet oluştu.Kaddafi’nin devrilmesinden sonra Libya’da ordu standartlarında bir askeri yapı kalmadı ve sahada farklı siyasi ajandaları olan birbirinden bağımsız silahlı milisler hâkim olmaya başladı.Emekli general Halife Hafter’in Zintan merkezli milis gruplarla Mayıs ayında başlattığı darbe girişimi, Trablus ve Misrata'daki silahlı gruplarla ortak hareket eden Trablus'taki merkezi yönetim tarafından engellenmişti.Bu olayların ardından iki meclisin faaliyete geçtiği ülkede, Milli Genel Kongre'nin desteklediği Libya Şafağı (Fecr) Koalisyonu ile Tobruk Temsilciler Meclisi'nin destek verdiği Hafter'e bağlı Onur Operasyonu Koalisyonu arasındaki çatışmalar devam ediyor.AA - Al Jazeera Turk
Feyzioğlu, Adalet İçin 330 Kilometre Yürüyecek
Bursa Baro’sunun öncülüğünde 5 Nisanda düzenlenecek TBB Başkanı Metin Feyzioğlu, Türkiye genelindeki barolar ve sivil toplum kuruluşlarının katılacağı “Türkiye Adaletini Arıyor” yürüyüşünde binlerce kişiyle Bursa’dan İzmir’e 330 kilometre yürüyecek.Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Bursa Baro’sunun öncülüğünde düzenlenecek. “Türkiye Adaletini Arıyor” yürüyüşü tanıtım toplantısına katıldı.Bursa BAOB’da düzenlenen tanıtım toplantısı öncesi basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, “Yürüyüşümüzün adı Türkiye Adaletini arıyor olabilir. Türkiye nerede adaletini arıyor. Adliyenin önünden geçerken bu binada adalet dağıtılsın burada adalet vardır demek istiyoruz. Bunu İzmir, Bursa ve Şırnak’taki vatandaşımız böyle hissetmek istiyor. Bursa Baro Başkanı Ekrem Demiröz, Bursa’daki bütün sivil toplum örgütleri ile bir araya geldi. 5 Nisan’da Bursa’da çok büyük bir miting olacak bu miting Bursa’da kalırsa hiçte yerel olmamasına rağmen birileri diyecekler ki yerel o yüzden dedik ki biz Bursa’dan başlayalım bir yürüyüş yapalım dedik ve İzmir’e yürümeye karar verdik. Sebebi İzmir Barosu yıllar önce 5 Nisan’ın avukatlar günü olmasını istemiş bunu dikkate alarak Yürüyüşümüz Bursa’dan başlayıp Balıkesir, Manisa’dan sonra İzmir’de son bulacak. Bu yürüyüş göstermelik bir yürüyüş olmayacak ben 330 kilometre gidecek ayakkabı aldım. Arkadaşlara da söyledim. Benimle yürüyecek olanlar yürüyüşe başlasınlar ben 1 aydır bu yürüyüşe hazırlanmak için spor yapıyorum. Türkiye adaletini bulacak ve farkındalık oluşturacağız. Milyonlarca insan adalet arayışında tüm siyasi partilere biz kavga etmenizi değil sıradan insanların sıradan dediğiniz ama bizim hayatımızla ilgili sorunlarına çözüm bulmanızı istiyoruz diyeceğiz” dedi.Feyzioğlu, 'Türkiye’de tansiyonun düşürülmesi lazım öncelikle bu tansiyonu düşürme noktasında görev Cumhurbaşkanına düşüyor. Cumhurbaşkanlarının görevi budur. Ama sayın Cumhurbaşkanı yapıcı liderlik değil yıkıcı liderlik yolunu tercih ediyor. Yıkarak kendinden olmayanları kendine alkışlamayanları iterek kendi tabanını sürekli olarak diri tutmaya çalışıyor. Bu tehlikeli bir siyasi strateji çok uzun süredir böyle devam ettiği için Türkiye’nin bütün fay hatlarını germiştir. Etnik, mezhepsel ve siyasi ideolojik fay hatları kırılma noktasına gelmiştir. Bunlar kırıldığı ve fitiller ateşlendiği zaman söndürmesi kırıkları tamir etmesi çok zor olabilir. Ben bu durumu şuna benzetiyorum. Bir düdüklü tencere düşünün tencerenin içine su koymuşuz içine de 77 milyonu atmışız. Bu 77 milyonun içinde Cumhurbaşkanı da var fakat Cumhurbaşkanı ve arkadaşları düdüklü tencereden sarkıyorlar. Ellerindeki odunları tencerenin altındaki ateşe atıyorlar. Bilmiyorlar ki kendileri de o tencerenin içinde kaynıyor ve hepimizi kaynatıyorlar. Birde üstüne tencerenin kapağını kapatıp sibobunu da tıkamak istiyorlar. Bu böyle devam etmez Türkiye böyle yönetilmez. Bana inanmıyorsa, Bülent Arınç’a inansın' şeklinde konuştu.İHA
‘Süleyman Şah Türbesi Birkaç Gün İçinde Bitecek’
Şanlıurfa Valisi Küçük, Suriye Eşmesi'nde yapımına başlanan Süleyman Şah Türbesi'nde incelemelerde bulundu.Şanlıurfa Valisi İzzettin Küçük, 'Şah Fırat Operasyonu' kapsamında yurda getirilen manevi değeri yüksek ecdat yadigarı emanetlerin muhafaza edildiği karakolu ziyaret etti.Valilikten yapılan açıklamaya göre, Vali Küçük, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Şah Fırat Operasyonu'nun ardından 3. Hudut Alayı 3. Hudut Taburu 8. Hudut Bölük Komutanlığı'na gelerek burada oluşturulan geçici türbeyi ziyaret etti.Küçük, daha sonra Suriye Eşmesi'nde yapımı süren türbenin bulunduğu alanda incelemelerde bulundu, çalışmalar hakkında ilgililerden bilgi aldı.
Reklam
Kılıçdaroğlu: 'AKP Davutoğlu'ndan Çok Memnun Değil'
CHP lideri Kılıçdaroğlu, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün milletvekilliği adaylığı konusunda 'AKP öyle anlaşılıyor ki Davutoğlu'ndan çok memnun değil. Yeni alternatif arayışlarına girmişler' dedi.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ziyarete gittiği Ankara’nın Akyurt ilçesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.Kılıçdaroğlu’na 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün AK Parti'den milletvekili adayı olup olmayacağı konusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı açıklama soruldu. CHP lideri, 'O benim ilgi alanıma girmiyor. AKP öyle anlaşılıyor ki Davutoğlu'ndan çok memnun değil. Yeni alternatif arayışlarına girmişler' yanıtını verdi.Erdoğan dün 'Adaylık konusu Abdullah Bey'in takdiridir. Politik, siyasi kararlar tabii ki Abdullah Bey'indir. Bana göre, böyle bir şey için vereceği karar güzel de olur, hayırlı da olur. İsabetli olur' demişti.Davutoğlu ise Gül’ün adaylığı için 'Böyle bir girişim için davete bile ihtiyaç yok. Ne zaman arzu ederse AK Parti'nin kapıları açık' ifadesini kullanmıştı.‘Bu işin fıtratında yoktur’Kılıçdaroğlu son iki haftada altı pilotun öldüğü üç kazayla gündeme gelen F-4 uçaklarıyla ilgili de konuştu:“Bir şehit babasının söylediği cümleyi asla unutmayalım, 'Kendinize kaçak saray yaptıracağınıza yeni uçak alın' diye. Amerika'nın bile devre dışı bıraktığı bu uçakları hâlâ biz kullanıyorsak, bu kazaları olağan karşılamamız lazım. Siz bunları yapmıyorsunuz, eski uçaklarla pilotları uçuruyorsunuz sonra kazalar oluyor, sonra bunu da işin doğasına bağlıyorsunuz.Bunların modernize edilmesi, yenilerinin alınması gerekiyor. Kendi savaş sanayiinizi geliştirmeniz gerekiyor. Siz bunları bırakıyorsunuz, 'Kaza oldu, pilotlar öldü, bu işin fıtratında varmış.' Yok efendim, bu işin fıtratında yoktur. Gerçekten bu işin fıtratını sorguluyorlarsa, işin fıtratında olan insanın aklını kullanmasıdır. Allah'ın verdiği en değerli ögedir akıl, aklı kullanmamız lazım. Bunlar akıllarını kullanmak istemiyorlar, halkı kandırmak istiyorlar.”‘İftiranın peşine düşeriz’CHP'li Umut Oran’ın 'Twitter üzerinden Sümeyye Erdoğan'a suikast planı' iddiaları üzerine Twitter'a başvurmasına da değinen Kılıçdaroğlu, 'Parti olarak bizim bir özelliğimiz var. Bize iftira edildiği zaman iftiranın peşine düşeriz ve onu yalanlamak için elimizden gelen her türlü çabayı gösteririz' diye konuştu.Kılıçdaroğlu bir dönem eski CHP genel başkanı Deniz Baykal'ın da İsviçre'de banka hesaplarının olduğunun söylendiğini hatırlattı:'Başvuruldu, böyle bir hesabın olmadığı ortaya çıktı. Benim merak ettiğim şu: Benzer iddialar, AKP yöneticileri hakkında ortaya konduğunda neden onlar ilgili kurumlara başvurmuyorlar? Çünkü iddiaların doğru olduğunu onlar da biliyorlar. İftiralar bize atıldığında biz bunu bütün belgeleriyle, dokümanlarıyla kanıtlıyoruz ve bunların yalan olduğunu söylüyoruz. Umut Oran ile ilgili bu iftiraları atanlar, o belgeleri düzenleyenler yargının önünde hesap vereceklerdir, bunun takipçisi olacağız. Hiç kimse merak etmesin, iftira ile uzun süre yol alınmaz.'AA
Hamzaoğlu'ndan Büyük Sürpriz
Galatasaray, Süper Lig'de yarın Fenerbahçe ile deplasmanda yapacağı derbi maçın hazırlıklarını tamamladı.Florya Metin Oktay Tesisleri'nde teknik direktör Hamza Hamzaoğlu yönetiminde basına kapalı gerçekleştirilen antrenmanda, futbolcuların ısınma hareketleri ve koşunun ardından taktik çalışması yaptığı bildirildi.Sakatlığı bulunan Felipe Melo dışında tüm futbolcuların antrenmanda yer aldığı belirtildi. Ayrıca Hamza Hamzaoğlu, maç eksiği bulunan Semih Kaya'yı 18 kişilik maç kadrosuna almadı.
Reklam
MEB, Robin Hood'u Sakıncalı Buldu
Milli Eğitim’in “değerler eğitimi”ne göre; Alaaddin’in Sihirli Lambası, Pamuk Prenses, Robin Hood, Külkedisi, Sherlock Holmes gibi kitaplar “hırsızları kutsadığı için” sakıncalı.İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün şubat ayında 9. sayısı çıkan İstanbul Eğitim ve Kültür Dergisi’nde, 'Değerler Eğitimi Özel Sayısı'nda Batı’da ortaya çıkan masal ve romanların çocukları edilgenliğe ve hırsızlığa yönelttiği iddia edildi.Türkiye’nin yeni değerlerinin Kuran ve din olduğunun vurgulandığı dergide ‘Batı Edebiyatının Olumsuz Etkileri’ başlıklı bir yazı kaleme alan Tuncel Altınköprü, “Kendi yazınımızla birlikte Batı’nın kimi edebiyat ürünlerini hiç incelemeyip irdelemeden çocuklarımıza sunarken, ne yazık ki onları birtakım tehlikelerin içine atıyoruz” diyor.'KATİLLER KUTSANIYOR'Altınköprü, kült haline gelmiş ve dünyanın her tarafında okutulması için devletlerce teşvik edilen klasikleşen kitaplar için şu ifadeleri kullanıyor: 'Ali Baba ve Kırk Haramiler, Alaeddin’in Sihirli Lambası, Çizmeli Kedi, Sihirli Fasülyeler, Bremen Mızıkacıları, Oduncunun Çocukları, Külkedisi, Uyuyan Güzel, Pamuk Prenses, Kibritçi Kız gibi masallarsa fena! Bu masalların aslında hırsızlığı, kapkaççılığı, dolandırıcılığı övdüğünü; kötüleri, hırsızları, katilleri kutsadığını, giyim kuşam düşkünlüğünü körüklediğini; tembelliği, acizliği teşvik ettiğini; onları pasifliğe sürüklediğini, çocuklarımızı bu tür davranışlara özendirdiğini söylersem bana inanır mısınız? …Bütün bu saydığım masalların konuları aslında ortaktır ve hırsızlık masallarıdır. Masal kahramanları, bu serüvenlerde Kırk Haramilerin zenginliklerini, büyücünün sihirli lambasını, devin altın yumurtlayan tavuğunu, sihirbazın ve hırsızların hazinesini çalarlar. Sahipleri peşlerine düştüğünde de, onları acımasızca öldürürler. Sonra da elde ettikleri bu zenginliklerle ömürlerinin sonuna kadar rahat ve mutlu yaşarlar.'ORMANDA BİR SOYGUNCU YAŞANIYORDergide Tuncel Altınköprü imzasıyla yer alan yazıda sadece masallar değil romanlar da akıl almaz ifadelerle itham ediliyor. “Yabancı kökenli masallardaki olumsuz öğeler masallarla sınırlı değil ne yazık ki! Bazı çeviri romanlarla ilgili şu kısa bilgiler sözlerime tercüman olmaya yeter” ifadelerine yer veren yazar, ünlü edebi romanlar için şu ifadeleri kullanıyor:Robin Hood Ormanda yaşayan bir soyguncu ve çetesi… (Televizyonda gördüm, Hırsızlar Prensi diye yüceltilerek isimlendirilmişti.)Arsen Lüpen Kibar hırsız, salon adamı… Polislere asla yakalanmayan gözü pek ve çapkın maceracı…Fantoma Bir türlü başa çıkılmayan suç makinesi… Fantoma ve Müdürü Juve…Killing Ele geçirilemeyen cani…Sherlock Holmes Nikotin ve esrar bağımlısı, anti sosyal efsanevi özel dedektif….'BOMBADAN DAHA TEHLİKELİDİR' ZİHNİYETİn Eğitim Sen 1 No’lu Şube Yöneticisi Barış Uluocak ‘Değerler Eğitimi’ diye cilalanarak okullara yerleştirilmeye çalışılan modelin nasıl ürkütücü bir edebiyat ve sanat düşmanlığı içerdiğini dergi sayesinde tespit ettiklerini söyledi. Uluocak, “Çocuk edebiyatı klasiklerinin ve masalların bile suça teşvik eden unsurlar gibi gösterilmesi nasıl derin bir cehalet taarruzuyla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Masalları ve hikâyeleri akıl almaz bir saldırganlıkla itham edenler sanırım ‘bazı kitaplar bombadan daha tehlikelidir’ diyen Erdoğan’ın izinden gidiyorlar” değerlendirmesi yaptı.Serbay Mansuroğlu / BirGün
Reklam
İzmir Ana Jet Üs Komutanlığı'nda Şehit Acısı
İzmir'in Çiğli İlçesi'ndeki 2'inci Ana Jet Üs Komutanlığı'nda yüksekten düşme sonucu şehit olan Astsubay Üst Çavuş Gökhan Yıldırım'ın Manisa'nın Soma İlçesi, Avdan Mahallesi'ndeki evine ateş düştü. Şehidin evi taziye ziyaretine gelenlerle doldu.Acı haberi tarlasında çalışırken büyük oğlu Ramazan Yıldırım'dan aldığını belirten Fahri Yıldırım, 'Baba Fahri kaza yapmış' dedi. Önce trafik kazası geçirdiğini sandım. Ardından, askeriyeden bir telefon geldi. Gökhan'ın hastaneye kaldırıldığını söyleyip, annesi Güler'i ve beni yanına götüreceklerini söylediler. Gittiğimizde ameliyat olmuş müşahede altına alınmıştı. Kısa süre sonra bizi oğlumla görüştürdüler. Daha sonra bizleri misafirhanede ağırladılar. Geçen 27 Mart'ta yüksekten düşmüş. Sekizinci gününde ağırlaştığı ve yapılan müdahalelere rağmen şehit düştüğünü öğrendik. Acımız büyük' dedi.Öte yandan şehit astsubayın Soma'ya gönderilen cenazesinin devlet hastanesi morguna konulduğu, yarın (Pazar) öğlen Avdan Merkez Camisi'nde düzenlenecek törenin ardından Soma Belediyesi Şehit Mezarlığı'nda toprağa verileceğini öğrenildi.DHA
Ali Kaya Avrupa Şampiyonu
Erkekler 3 bin metrede 7:38.42 ile şampiyona rekoru kıran Ali Kaya, Avrupa Salon Atletizm Şampiyonası'nda altın madalya kazandı.Daha önce gençlerde de iki Avrupa şampiyonluğu bulunan Kenya asıllı Ali Kaya, Çek Cumhuriyeti'nin başkenti Prag'da gelen altınla, Türkiye'ye şampiyona tarihinde altın madalya kazandıran üçüncü sporcu oldu.Erkekler 3 bin metrede ikincilik, 7:44.48'lik derecesiyle Britanyalı Lee Emanuel'e gitti.Norveçli Henrik Ingebrigsten ise 7:45.54 ile bronz madalya kazandı.Al Jazeera
Reklam
İstanbul'daki 14 CHP'li Belediyeden Ortak Karar: Cemevleri İbadethanedir
Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) İstanbul İl Başkanı Murat Karayalçın düzenlediği basın toplantısıyla, genel merkezin talimatıyla İstanbul'daki CHP'li 14 belediyenin meclis kararıyla 'Cemevleri İbadethanedir' kararını aldığını açıkladı.Karayalçın, 'Bugün itibariyle İstanbul'da 14 belediyemizin sınırları içinde cemevleri ibadethanedir. Belediyelerimiz öteki inanç gruplarına ve öteki inanç gruplarına mensup yurttaşlarımıza hangi olanakları sağlıyorsa cemevlerine aynı olanakları sağlayacaktır' dedi.Murat Karayalçın, partisinin Levent'teki İstanbul İl Başkanlığı binasında CHP'li belediye başkanlarıyla birlikte düzenlediği toplantı ile cemevlerinin ibadethane statüsüne alındığını açıkladı. CHP'nin devletin yapısının işleyişini din kurallarının dışında tutma kararlılığında ve din alanıyla siyaset alanını, devlet alanını birbirinden ayrı görme yaklaşımında olduğunu vurgulayan Karayalçın, devletin, devletin kurumlarının, eğitim alanının, yargı alanının, din kurallarına göre yapılandırılamayacağını söyledi. Karayalçın, devletin dini olmadığının altını çizerek, şöyle konuştu:'Devlet, o toplumdaki bütün inançlara eşit uzaklıkta olmalıdır. Ancak bugüne kadarki uygulamada Alevi yurttaşlarımızın bir ibadet yeri olarak kullandıkları cemevlerinin bu anlayış dışında değerlendirildiği bilinmektedir. CHP Genel Merkezi, Şubat ayında aldığı kararla bu haksız, bu yanlış, bu dışlayıcı yaklaşımın hiç olmazsa CHP'li belediyelerde son bulması için CHP'li belediyelere 'Cemevleri ibadethanedir' kararını almaları için bir talimat vermiştir. CHP'li 14 belediyemiz Şubat ve Mart aylarında meclis kararlarıyla genel merkezimizin bu talimatının gereğini yerine getirmiştir. Bugün itibarıyla İstanbul'da 14 belediyemizin sınırları içinde cemevleri ibadethanedir. Belediyelerimiz öteki inanç gruplarına ve öteki inanç gruplarına mensup yurttaşlarımıza hangi olanakları sağlıyorsa, cemevlerine aynı olanakları sağlayacaktır. Aslında cumhuriyetimizin temel ilkesi, CHP'nin belkemiği olan laiklik ilkesinin bir gereği, bu vesileyle yerine getirilmiş olmaktadır.'CHP'Lİ BELEDİYELERDE 'MOR BAYRAK' UYGULAMASIMurat Karayalçın, CHP'li belediyelerin bulunduğu yerlerde kadına pozitif ayrımcılık uygulanmasını sağlayacak ve bilinen sorunların giderilmesini amaçlayan CHP Genel Merkezi'nin 'Mor Bayrak' adını verdiği projenin İstanbul'da uygulamaya sokulacağını söyledi. Karayalçın, basın mensuplarına projenin detayları hakkında bilgiler verdi. Alınan karar uyarınca 7 ölçütün CHP'li belediyeler tarafından yerine getirileceği, uygulanacağını ve ölçütler uyarınca gerekli kararlar alınacağını belirten Karayalçın, bu ölçütleri şöyle sıraladı:'Belediye meclisinde bulunan kadın meclis üyelerinin sayısı nedir? Belediyeye bağlı kreş, çocuk bakımevi, kadın sağlık merkezi, hasta bakımevi, yaşlı bakımevi, sığınma evi sayısı nedir? Kadın belediye başkan yardımcısı sayısı nedir? Belediyede müdür olarak, müdür düzeyinde hizmet vermekte olan kadın sayısı nedir? Belediyede toplam çalışanlar içinde istihdam edilenler içinde kadın çalışan sayısı nedir? Stratejik planlardaki toplumsal cinsiyet eşitliği ya da dezavantajlı gruplar için pay ayrılıp ayrılmadığı ve kadına karşı şiddet veya kadın hakları alanında personele, kamuya dönük herhangi bir çalışma yapılıp yapılmadığı.'7 ÖLÇÜTÜ TUTTURAN BELEDİYELERE GENEL MERKEZ TARAFINDAN 'MOR BAYRAK' VERİLECEKKarayalçın, genel merkez tarafından tespit edilen 7 ölçütü tutturan belediyelere CHP Genel Merkezi tarafından mor bayrak verileceğine işaret ederek, 'Bana sorarsanız bu ölçütlerin hangi partiye mensup olursa olsun tüm belediye başkanları tarafından da yerine getirilmesi gerekmektedir. Kendi adımıza, İstanbul'un 14 CHP'li belediye başkanı olarak biz kendi adımıza 01.01.2016 tarihi itibariyle genel merkezin belirlemiş olduğu bu ölçütlerin gereğini yerine getirmeyi taahhüt ediyoruz' dedi.MURAT HAZİNEDAR: 'ALEVİ DEDESİNİ BELEDİYE KADROSUNA ALDIK'Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar ise konuyla ilgili olarak basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Cemevlerinini ibadethane statüsüne alınması sadece idari bir prosedür değil ayrıca bir zihniyet değişimini de gerektirdiğini söyledi. Hazinedar 'Bizim dönemimizde Beşiktaş'ta ihya edilmiş son derece güzel bir Cemevi var. Alınan bu kararla birlikte Cemevi'ne resmi olarak hizmet edebiliyoruz. Orada dini ibadetleri gerçekleştirmek üzere dede dahil belediye kadrosuna aldık. Alevi yurttaşlarımız bundan sonra daha az ötekileştirilmişlik duygusu yaşayacaklar' dedi.Enver ALAS /İSTANBUL ,(DHA)
X-Men Filmlerini Wes Anderson Yönetse Nasıl Olurdu?
Patrick Willems isimli bir kullanıcı tarafından paylaşılmış olan yapımda X-Men Filmlerini Wes Anderson Yönetse Nasıl Olurdu ? sorusunun cevabı Wes Anderson tekniklerinin üzerine basa basa anlatılıyor.
Reklam
Öğrenciden Kelepir 10 Maddelik Tez Yazma Kılavuzu
Hemen hepimiz yok bitirmeydi yok yüksekti alçaktı derken en az bir kere tez duvarına toslarız. Çok azımız bu işten sağ kurtulur. Yanlış konu seçimlerinden tutun da kıt kaynakçaya kadar tüm dünya, sizin o tezi bitirmenize karşıdır. Tabi en çok da siz. Saatler boyu kaynakça taramak ve wordde günde en az 3 bin vuruşu tamamlamak. Koca koca adamların bir disk yuvarlayıp kalanların önünü süpürdüğü spor (bak adını bile bilmek istemiyorum öylesi saçma)  sonrası yapılan en gereksiz faaliyettir tez yazmak yine de madem girdiniz, ya da bitirmek durumundasınız buyurun içerik sizi bekler!
Fenerbahçe Tam Kadro Kampta
Fenerbahçe, Galatasaray derbisi öncesinde hazırlıklarını tamamladı ve tam kadro kampa girdi.Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanı İlhan Ekşioğlu, Spor Toto Süper Lig'in 23. haftasında oynanacak olan Galatasaray maçı öncesinde flaş bir açıklamada bulundu. Mikroblog sitesi twitter üzerinden sarı lacivertli taraftarlara müjde veren İlhan Ekşioğlu, sakatlığı bulunan ve derbide oynayıp oynamayacağı tartışılan Alper Potuk'un kadroya dahil edileceğini söyledi.İlhan Ekşioğlu, söz konusu tweetinde 'ALPER yarın kadroda, 18 lik kadroda' ifadelerini kullandı. Ekşiouğlu'nun twitinin kısa süre sonrasında da Fenerbahçe'den resmi açıklama geldi ve Alper Potuk'un son idmanda takımla çalıştığı belirtildi.Spor Toto Süper Lig'in 23. hafta mücadelesinde 8 Mart Pazar günü Şükrü Saracoğlu Stadı'nda Galatasaray ile karşılaşacak olan Fenerbahçe, bu maçın hazırlıklarını akşam saatlerinde Can Bartu Tesisleri'nde yaptığı antrenmanla tamamladı.
'Ay Sonunu Getiremeyen Vekiller İçin Yardım Kampanyası'
Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce'nin 'Milletvekilleri ay sonunu bile zor getiriyor' açıklamasına ilk tepki Bolu'dan geldi.Büyük Birlik Partisi Bolu Milletvekili aday adayı Mahmut Alan, kentin en işlek caddesinde milletvekilleri için kutu koyup para topladı.Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce katıldığı bir programda 'Siz sanmayın milletvekilliği öyle çok paralı maralı iş değildir. Milletvekili olduğunuzda sanırsınız ki, çok parası marası olur. Milletvekilleri ay sonunu zor getirir, onu da söyleyeyim' diye açıklamalarda bulunmuştu.BBP Bolu Milletvekili aday adayı Alan, İzzet Baysal Caddesi'nde 'Ayın sonunu getiremeyen vekiller için yardım kampanyası. Asgari ücretli sende bir el at' yazılı pankart açıp milletvekilleri için para toplayarak Bakan Güllüce'nin açıklamalarını protesto etti.Caddede yürüyen vatandaşlarda meraklı bakışlarla protesto eylemini izlediler. Kutuya para atan vatandaşlarda milletvekili maaşlarının yetmemesine tepki gösterdiler. Alan da milletvekilleri için 20 TL para verdi.'Madem yetmiyor, destek olalım dedik'Eyleme bazı vatandaşlar da destek verdi. Bakan Güllüce'nin milletvekili maaşlarının yetmediğine yönelik açıklamasına tepki gösteren Alan, 'Dün Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce milletvekili maaşlarının yetmediğini ve ay sonunu zor getirdiklerini söylediler. Bende bir vekil adayı olarak para toplayayım dedim. Madem yetmiyor bizde Bolu'dan destek olalım dedik. 950 TL olan asgari ücretliyi, emekliyi, işçiyi, memuru düşünmeden bu şekilde 'Paramız yetmiyor' demesi bana çok üzücü ve manidar geldi. Biz de bu hissiyatı hissederek onlara para toplamak istedik. İşçinin, memurun, asgari ücretlinin sıkıntılarını üç ay kavga edip tartışanlar hepsi bir araya gelip bir günde milletvekili maaşlarına zam yaptılar. Biz orada olursak kesinlikle bunun altına imza atmayacağız. Biz sahte vekillerden değiliz, buradan tepkimizi gösterdik. Allah onlara hidayet versin, akıl versin' diye konuştu.DHA - T24
Üç Bakan Görevini Devretti
Adalet, İçişleri ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme bakanlarının atanmasına ilişkin işlem, Resmi gazete’de yayımlandı. Bakanlar görevlerini devretti.Anayasa'nın 114'üncü maddesinde, 'TBMM genel seçimlerinden önce, Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanları çekilir. Seçimin başlangıç tarihinden üç gün önce; seçim dönemi bitmeden seçimin yenilenmesine karar verilmesi halinde ise, bu karardan başlayarak beş gün içinde, bu bakanlıklara TBMM içinden veya dışarıdan bağımsızlar başbakanca atanır' deniliyor.Buna göre Anayasa'nın 7 Mart 2015'ten geçerli olmak üzere görevlerinden ayrılan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın yerine Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek, İçişleri Bakanı Efkan Âlâ'nın yerine İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Sebahattin Öztürk, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan'ın yerine de Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşarı Feridun Bilgin atandı.
Reklam