Tartışma Son Buldu: 124 Yıllık Patent, Tuvalet Kağıdını Kullanmanın Doğru Yolunu Gösteriyor
Yıllardır, yaklaşık bir asırdır cevabı belli olan bir şeyi tartışıyormuşuz.New Yorklu bir iş adamı olan Seth Wheeler'ın 1891 tarihli patentine göre, tuvalet kağıdı rulosunun sonu dışarıya bakmalı, üstte kalacak şekilde yani. (Altta kalması gerektiğini savunanlar not alsın, eve gidince çevirmek lazım.)Yazar Owen Williams bu keşfini pazartesi günü, Wheeler'ın tuvalet kağıdı rulosunun patentinin fotoğrafını paylaşarakTwitter'dan duyurdu.
Amazon'a İHA Denemesi İçin İzin
İnsansız Hava Aracı (İHA) kullanarak kargo taşımacılığı yapmak isteyen online alışveriş platformu Amazon'a deneme uçuşları yapması için izin verildi.Amerikan Federal Havacılık İdaresi (FAA), Amazon'a sattığı ürünlerin dağıtımında İHA kullanması için deneysel uçuşa elverişlilik sertifikası verdi.Amazon, FAA'dan aldığı bu izinle, Washington'daki tesisinin içinde denediği İHA'ları tesisler dışında da 'araştırma, geliştirme ve mürettebatını eğitim' amaçlı kullanabilirken, sertifika, firmanın İHA kullanımıyla ilgili tüm hedeflerini yerine getirmesine engel olan bazı sınırlamalar içeriyor.FAA, İHA'nın, aracı kumanda eden pilotun görüş alanı içinde olması şartını getirdi. Pilotun en azından özel bir pilot sertifikası bulunması gerikiyor.İHA'ların sadece gündüz ve açık hava şartlarında uçması şartını koyan FAA, deneme amaçlı kullanılacak insansız dağıtım araçlarının yaklaşık 122 metre (400 feet) yükseklikte kalması koşulunu öne sürüyor.Sputnik Türkiye
Hayvan İstismarı Yapılan 20 Film
Hayvanların dünyasında ekonomik ya da kişisel çıkarlar yoktur ya da herhangi bir hayvan sosyal hayatı içinde şöhret olmaya ihtiyaç duymaz. Film sektöründe kendisine bir ödül hedefleyen hayvan olduğunu da sanmıyorum. Soruyorum “Ne uğruna ve ne hakla?'' Hayvanların film setlerinde kötü şartlara maruz kalmaması için  American Humane Association (AHA) çekim sürecinde filmlerde monitör olarak yer almaktadır.   Lakin Aha  film amacıyla kullanılan tüm hayvanları değil, sadece filmde yer alan hayvanların zarar görüp, görmediğine bakıyor. Yani filmde yer alan hayvanlarsa ancak çekim sırasında ölür veya yaralanırsa, hayvana zarar verilmiştir olarak kabul ediliyor.   Hayvanların yoğun olarak kullanıldığı filmlerin  hayvanlarla ilgili çalışmalar yapan dernekleri ve kampanyaları maddi olarak desteklediği iddiası ve AHA' nın zarar görmüş hayvanlara rağmen bazı filmlere  'Bu filmde hayvanlar zarar görmemiştir' kredisi vermesi kafalarda soru işaretlerine yol açıyor.Ekolojik dengede tüm canlıların eşit olduğuna inanan biri olarak setlerde telef olan yüzlerce hayvan var ve keyifle izlenen bu filmlerden bazılarına göz atalım dedim.
Hangi Süper Güce Sahip Olmalısın?
Hangimiz süper kahraman filmlerini izleyip onların süper güçlerini kıskanmadı? Hangimiz o özelliklere sahip olmak istemedik, sahip olsak nasıl olurdu diye hayal etmedik, sorarım. Evet süper güçler gerçekten süperler ama hangisi senin için daha uygun, gel de bu testle onu bulalım. bakarsın günün birinde radyoaktif bir kaza geçirirsin de o süper güce kavuşursun. Hayat bu belli olmaz.
Reklam
Onlar da Bizim Gibi, Sadece Duyamıyorlar. İşte "İşitme Engellilerin Yaşadığı Bazı Sıkıntılar"
Ülkemizde sayıları 3 milyona yaklaşan işitme engelliler görünen hiçbir kusurları olmadığından en az dikkat çeken engel grubudur. Fakat eğitim ve bilinç gelişimi açısından en sorunlu grup olduğu bir gerçektir.  İşitme engelliler için hayati önem taşıyan “3 E” Erken teşhis, Erken cihazlanma ve Erken eğitim ülkemizde gerektiği gibi uygulanmamaktadır.Şimdi size yazacağım sorunlar, işitme engellilerin sadece benim bildiğim sorunları. Dipnot: Ben işaret dili öğrendim ve dünyanın en güzel dili olduğunu iddia ediyorum. Lütfen siz de öğrenmeye çalışın.
Urla Villaları Planına Mimarlardan İtiraz
İzmir'in Urla ilçesi Zeytineli Köyü Hacılar Koyu'ndaki villların kaçak yapıldığı iddialarıyla başlayan, ardından villaların bulunduğu alanın birinci derece doğal SİT alanı kapsamından, inşaat yapımına olanak sağlayan 3'ncü derece SİT alanına dönüşmesiyle yargıya taşınan kriz büyüdü.İzmir'in Urla İlçesi'nde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ait olduğu öne sürülen villalarında da aralarında bulunduğu bölgeyle ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın yaptığı imar planlarına, Mimarlar Odası İzmir Şubesi, planların bölgenin doğal sit alanlarını ve Urla yarımadası güneyinin ekolojik değerlerini, flora ve fauna zenginliğini tahrip edeceği ve ruhsatsız yapıları yasallaştırmak amacıyla yapıldığı gerekçesiyle askı süresinde itiraz etti. Henüz davalar sonuçlanmadan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Urla villalarını kapsayan koruma amaçlı 1/1000 ve 1/5000 ölçekli imar planı hazırladı. Askıya çıkan planlarla villaların önündeki yasal engelin kalkacağı öne sürüldü. TMMOB, sit derecesinin düşürülmesinin iptali için davalar sürerken, yapılan bu planların iptali için de dava açacağını açıkladı.Askıya çıkarılan plana Mimarlar Odası İzmir Şubesi tarafından 10 Mart tarihli Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne verilen dilekçeyle itiraz edildi. Mimarlar Odası'nın itirazın gerekçelerini belirttiği raporunda, şu tespit yer aldı:'1/1000 ve 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planları bölgenin doğal sit alanlarını ve Urla yarımadası güneyinin ekolojik değerlerini, flora ve fauna zenginliğini tahrip edecek, ruhsatsız yapıları yasallaştırmak amacıyla yapılmış planlarlardır. Koruma amaçlı planların Urla bölgesi doğal sit alanları bütününde hazırlanması gerekirken yalnızca bazı mülkiyetleri içerecek ve üzerlerindeki ruhsatsız ve aykırı yapıları yasal hale getirecek şekilde hazırlanması planlamanın en temel ilkesi olan bütünlük ilkesine aykırıdır.'Doğal sit alanlarının bütünleyici olan, kıyı, orman, makilik ve fundalık alanların ve tarım alanlarının kişiye özel, parçacı ve ayrıcalıklı imar hakları oluşturacak şekilde planlanmasının, planlama kavramının kamu yararı ilkelerine açıkça aykırı olduğunu belirten Mimarlar Odası, planların halka açık bir koyu kapatacak ve halkın kıyıya erişimini engelleyecek şekilde düzenlenmiş olduğunu, bu nedenlede Kıyı Kanunu'na da açıkça aykırılık içerdiğini belirtti.'HALKIN KIYIYA ERİŞİMİNİ SAĞLAYACAK KAMUYA AİT YOLLAR YOK'Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı'nda, konut adalarında 'E: 0.15' ve 'Y: 9.50' metre yapılaşma kararının, bölgede 3 katlı yapılaşmaya olanak sağladığına dikkat çekilen itiraz dilekçesinde, şöyle denildi:'Bu kararı içeren planlar 'Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanma' amacına açıkça aykırıdır. Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı'nda, kıyının ilk 50 metrelik bölümüne rekreatif alan, ikinci 50 metrelik bölümüne günü birlik tesis alanı kararları getirilmiş, ancak halkın kıyıya ve rekreatif alana erişimini sağlayacak kamuya ait taşıt ve yaya yolları öngörülmemiştir. Bu haliyle kıyı ve rekreatif alan yalnızca mevcut izinsiz yapıların sahiplerine özel alan haline getirilmiştir. Bu şekliyle askıda bulunan planlar, İmar Kanunu'na, Kıyı Kanunu'na, Mekansal Plan Yapım Yönetmeliği'ne açıkça aykırıdır.'Mimarlar Odası İzmir Şubesi Başkanı Hasan Topal, yönetim kurulu olarak itiraz dilekçelerini verdiklerini söyledi. Topal, İzmir Urla Zeytineli Mahallesi Sarpdere mevkii 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım ve Uygulama İmar Planları ve Plan Raporunun, ayrıcalık içermeyen koruma anlayışından uzak, koruma ilkelerini ve mevzuatını gözetmeyen, alanın niteliklerini ve özelliklerini bozacak nitelikte, ruhsatsız yapıları yasallaştırmaya yönelik kararları kapsamında, koruma ilkelerine, İmar Kanunu'na, Toprak Koruma Kanunu'na, Zeytincilik Kanunu'na ve sürdürülebilirlik kavramına açıkça aykırı olduğunu belirtti. Bu nedenle de planların planlama ilkelerine, kamu yararına aykırı olduğunu vurgulayan Topal, 'Planların iptali ile koruma ilkelerini gözetecek şekilde Urla Bölgesi doğal sit alanlarının bütüncül koruma planlarının yapılması gerekir' diye konuştu.Utku Bolulu, DHA
Reklam
Yaşayan En Büyük Ressam ve Sanatın Çirkin Yüzü (Sanat Ne Anlatır 7)
etiket
Sanat Ne Anlatır ? Sorumuzun bu 7. bölümünde dikkatlerinizi bir sanatçıya yoğunlaştırmak istiyorum.Sanat genelde göze güzel gelen şeylerin görselleştirilmesi olarak algılanmaktadır.Onları duvarımıza asmalı, baktığımızda içimizi açmalı gülümsetmeli ve bizi günlük streslerden uzaklaşmasını bekleriz.Sanatı dekorasyon nesnesi olmaktan öte göremeyişimizden kaynaklıdır bu.Ancak sanat tarihinde yer edinmiş hiç bir sanatçı bu anlayışa uygun eser üretmemiştir. Sanat bir silahtır Picasso'ya göre.Yada birazdan değineceğimiz sanatçımıza göreyse, tüm çıplaklığı ile insanı dehşete düşürmede kusursuz bir yol, bir yöntemdir...
Arınç'tan Cumhurbaşkanı'na İzleme Heyeti Çıkışı ve Tepkiler
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, çözüm sürecinde izleme heyeti kurulmasından haberdar olmadığını, buna olumlu bakmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yanıt verdi.Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarıyla ilgili şunları söyledi:'Çözüm süreci konusunda bugüne kadar atılan adımların bir noktası da İzleme Heyeti'nin oluşrutulmasıdır. Hükümetimiz bunu uygun görmektedir. Kimin hangi görevleri yapacağı konusunda bir yol haritamız mevcuttur. Ülkeyi yöneten hükümettir, sorumluluk da hükümettedir.''Cumhurbaşkanı her şeyi çok iyi bilmektedir''Bugün yapılanlardan, yarın geleceğimiz noktadan sayın Cumhurbaşkanımızın habersiz sayılması mümkün değildir, her şeyi çok iyi bilmektedir. Milli Güvenlik Kurulu ne zaman emretmişse kendisine bilgi sunulmaktadır. Çözüm sürecinde aktör olan bakan arkadaşlarımız tarafından kendilerine arz edilmektedir.'''Bundan hoşlanmadım, hoşuma gitmedi, soğuk veya sıcak karşıladım'' beyanları kendi hissi beyanlarıdır. Sorumluluk hükümetin üstündedir, bunları kendi özgün düşünceleri olarak kabul edebiliriz.''Kendisini yıpratabilir''Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuşmaları eleştirilere yol açabilir, üzülebilir, yıpranabilir sayın Cumhurbaşkanımız. Cumhurbaşkanımızın böyle konuşması hatta hükümetimizi eleştiriyor noktaya gelmesi elbette hükümetimizi de yıpratabilir. Sayın cumhurbaşkanımızı çok sevdiğimiz için bu konuşmaları hükümetimiz adına değil ama kendisini yıpratabilir diye düşünüyoruz.'Al Jazeera
HDP'den, Selahattin Demirtaş Açıklaması
Türkiye bugün Abdullah Öcalan'ın 'barış çağrısı' yaptığı mektubun okunduğu Diyarbakır Nevruzuna kilitlendi.Kürt sorununun çözümünde tarihi öneme sahip olan nevruzda gözler HDP lideri Selahattin Demirtaş'ı aradı.Selahattin Demirtaş'ı protkol sırasında ve alanda kimse görmeyince herkes, 'Demirtaş 'nerede' diye sormaya başladı.Bunun üzerine HDP'den açıklama geldi.HDP'den yapılan yazılı açıklamada, 'Eş Genel Başkanımız Sayın Selahattin Demirtaş, Diyarbakır Newroz Alanı protokol bölgesindeki yoğun izdiham nedeniyle programı sahneden takip etmiştir' denildi.CNN Türk
Reklam
Metin Feyzioğlu: 'Aldatıldık Demenin Karşılığı Şerefli İstifadır'
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, ‘aldatıldık’ diyen cumhurbaşkanının istifa etmesi gerektiğini söyledi. Feyzioğlu, “SAyın Cumhurbaşkanına buradan sesleniyorum, velev ki aldatılmış olun, eh ‘aldatıldık’ demenin bir siyasi karşılığı vardır. İstifa müessesesi şerefli müessesesidir.”Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, TÜYAP tarafından organize edilen Bursa kitap Fuarı'nda imza gününe katıldı. Büyük ilgi gören Feyzioğlu, vatandaşlar için kitaplarını imzaladı.Burada basın mensuplarına gündeme ilişkin açıklamada bulunan Metin Feyzioğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘aldatıldık’ şeklinde ki açıklamasının hatırlatılması üzerine, “Bu aldatıldık dediği davada Türk Silahlı Kuvvetleri'nin omurgası çökertildi. Bu aldatıldık dediği davada, Türk istihbaratı çökertildi, Ortadoğu'nun sınırlarında Türkiye’nin üstün menfaatlarine aykırı olarak yeni devletler kurulmaya başlandı. Türkiye bölünme eşiğine getirildi. İşte bu aldatıldık dediği davaların sonucunda.” dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bu açıklamasından sonra istifaya davet eden Metin Feyzioğlu, şöyle konuştu: “Velev ki, Sayın Cumhurbaşkanı'na buradan sesleniyorum, velev ki aldatılmış olun, eh ‘aldatıldık’ demenin bir siyasi karşılığı vardır. İstifa müessesesi şerefli müüssesedir. Burada aldatıldığınıza ve Silahlı Kuvvetleri, Türkiye’nin geleceğini, Dışişleri'ni, Milli İstihbaratı ve terörle mücadeledeki bütün gücümüzü yerle bir eden bu tırnak içinde ‘aldatılma’ olayı karşısında size düşen o şerefli istifa müessesesini bir an önce kullanmaktır. Böylece tarihe baskıcı, zulümcü, sadece kendini alkışlayanların cumhurbaşkanı olarak geçme ihtimalini biraz azaltır ve istifayı kullanmış, aldatıldığını gönül ferahlığı ile veya büyük bir yüce gönüllülükle ifade ederek istifa etmiş bir cumhurbaşkanı olarak geçerseniz. Bence bu önemli bir şanstır, köprüden önceki son çıkış.”CHA
Atık Pil Toplama Oranı Artıyor
Atık yağlar gibi doğanın en büyük düşmanlarından biri olan atık pillerin toplanması konusunda küresel ölçekte bir artış söz konusu.Amerika Çevre Koruma Ajansı'na göre, her yıl Amerikalılar 3 milyardan fazla pili çöpe atıyor. Bu da yaklaşık 180 bin ton pil anlamına geliyor. Bu pillerin 100 bin tonu yeniden dönüştürülebilen ve doldurulabilen pillerden oluşuyor.'Call2recycle.org' ağının internet sitesine göre, ABD ve Kanada, geçen yıl 5 bin 400 ton atık pil ve cep telefonu topladı. Ağ, kurulduğu 1996 yılından bugüne kadar 45 milyon ton atık pil toplamış oldu.Nüfusu 40 milyon dolayında olan ABD'nin Kaliforniya eyaletinde geçen yıl 454 ton atık pil toplanırken, Türkiye'de bu rakam 555 ton civarında gerçekleşti.Avrupa'da da duyarlılık artıyorAvrupa'da ise  atık pil konusunda duyarlılık artıyor. Eylül 2012'de yüzde 25 civarında olanatık pil dönüşüm oranının Eylül 2016'da yüzde 45'e ulaşması bekleniyor. Bunda atık pillerin vahşi çöp depolama alanlarına dökülmesi veya yakılmasının yasak olmasının etkili olduğu ifade ediliyor.2012 verilerine göre, İsveç'te kişi başı 16.6 kilogram, Norveç'te 15.1 kilogram ve Finlandiya'da 9.2 kilogram elektronik atık toplanıyor. Romanya kişi başı 1 kilogram ile en az elektronik atık toplayan ülke durumunda.Türkiye'deki durumTürkiye'de 2007'de 225 ton olan yıllık atık pil toplama miktarını geçen yıl itibarıyla 555 tona çıktı. Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçıları Derneği (TAP) Genel Sekreteri Neslihan Bahar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de gerek atık pil gerek elektronik atık toplama konusunda ilerleme olduğunu ancak daha katedilecek çok fazla yol bulunduğunu ifade etti.Atık pil ve akümülatörlerin geri dönüşümü sayesinde AB ülkelerinde milyonlarca avroluk bir katkı oluşturulduğunu ifade eden Bahar, 'Türkiye’de atık pil geri dönüşüm tesisi olmadığı için TAP olarak atık pilleri bertaraf etmekle yetiniyoruz. Türkiye kendiatık pil geri dönüşüm tesisini kurmalı' dedi.AA
Facebook Phone: Facebook, Android’de Telefon Aramalarına El Atabilir
2013 yılında Facebook markalı bir telefonun çıkıp çıkmayacağı sıkça konuşulmuştu. Facebook, halen kendi adına bir akıllı telefon çıkarmış değil ama işletim sistemi üzerinden atak yapmaya devam ediyor.Phone adı verilen yeni bir uygulama Facebook’un telefon aramalarının yönetimi üzerine planlar yaptığını gösteriyor. Elde edilen bir ekran görüntüsünün ardından Facebook’un da onayladığı bu yeni uygulama, kısaca Androidli cihazlarda ‘arama/ahize’ uygulamasının yerini alabilecek gibi duruyor.Ekran görüntüsünden anladığımız kadarıyla Facebook, bu uygulamayla arayan kişilerin kim olduğunu gösterecek ve çoğunlukla engellenen numaralardan gelen aramaları otomatik olarak engelleyecek.Bildiğiniz gibi Facebook tek başına 1.39 milyarlık bir rehber konumunda ve bu rehber içindeki telefon numarası paylaşımı da azımsanmayacak oranda.Kaldı ki artık Facebook’un olan Whatsapp’in kullanıcı sayısı 700 milyonu geçiyor. Kısacası Facebook, aranan kişileri tanıma ve sıkça engellenen numaraları bilme konusunda fazlasıyla iddialı bir uygulama çıkarabilir.Whatsapp sesli arama özelliği de bu uygulamayı daha ileri bir boyuta taşıyabilir.Facebook, Android’i parça parça ele geçirebilirFacebook şimdilik bu uygulamanın ‘yapılan bir çok denemeden biri’ olduğunu söylüyor. Ancak uygulamanın, Facebook çalışanları dışında bazı kullanıcılar tarafından da denendiği tahmin ediliyor. Yani bu test kitlesinden iyi geri dönüşler alınması durumunda Facebook bu uygulamayı önümüzdeki günlerde yayına verebilir.Andoridli hemen her telefonda bir veya bir kaç uygulaması olan Facebook, daha önce Facebook Home adında bir Android önyükleyicisi denemişti. Ancak Mayıs 2013’te 1 milyon kez indirildiği açıklanan Facebook Home ile ilgili o günden bugüne yeni bir haber yapmadık.Görünüşe göre Facebook büyük ölçekli bir denemenin (ki Facebook telefonu en büyük projeydi) kendisi için iyi olmayacağına kanaat getirmiş durumda ve Android’i parça parça ele geçirmek niyetinde. Elbette Google’da rakip ürünleri piyasaya sunabilir ancak sosyal ağ alanında halen yeterli güce ulaşmamış olması Google’ın elini güçsüzleştiriyor.Facebook, Facebook Home dışında, Facebook Messenger, Instagrafm ve kendi adına yüklü olmayan uygulamalarını hesaba kattığımızda 10’dan fazla mobil uygulaması bulunuyor.Webrazzi
Reklam
Sivas Bursa'ya Gol Oldu Yağdı
Sivas 4 Eylül Stadı'nda oynanan maçta ev sahibi takım 38 dakikada rakip kaleye dört gol gönderdi.Sivasspor'a galibiyeti getiren goller 3 ve 38'de Batuhan Karadeniz, 33'te Burhan Eşer ile 35'te Aatif Chahechouhe'dan geldi. Konuk ekibin tek golünü 54'te Volkan Şen attı. Bursaspor'da Şamil Çinaz 90+2'de, Şener Özbayraklı da 90+4'te kırmızı kart gördü. Dört maç aradan sonra kazanan Sivasspor puanını 27'ye yükseltti. Düşme hattı ile arasındaki puan farkını yediye çıkardı. Bu sezon altıncı yenilgisini alan Bursaspor ise 41 puanda kaldı.Kırmızı beyazlılar gelecek hafta deplasmanda, Eskişehirspor ile karşı karşıya gelecek. Bursaspor ise evinde, Kayseri Erciyesspor'u konuk edecek.İki takım arasında ligin ilk yarısında oynanan maçı Bursaspor 3-0 kazanmıştı.Al Jazeera
İşte Öcalan'ın Nevruz Mesajı
Diyarbakır'daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan'ın gönderdiği mesaj paylaşıldı. Mesajında '10 maddelik deklarasyon ile tarihi bir sürece başladık' ifadesini kullanan Öcalan, Süleyman Şah Türbesi'nin, PYD kontrolündeki Eşme'ye taşınmasına vurgu yaparak, 'Eşme ruhunu selamlıyorum' dedi.İşte Öcalan'ın Nevruz Mesajı:'Tüm halklarımıza;Barışın, eşitliğin, özgürlük ve demokrasinin yanında yer alan tüm halklarımızın ve dostlarımızın Newroz'unu selamlıyorum.Emperyalist kapitalizmin ve despotik yerel işbirlikçilerinin tüm dünyaya dayattığı Neo liberal politikaların yol açtığı kriz, bölgemiz ve ülkemizde çok yıkıcı bir şekilde yaşanmaktadır. Halklarımızın ve kültürlerinin etnik ve dini farklılıkları, bu kriz ortamında, anlamsız ve acımasız kimlik savaşlarıyla tüketilmektedir. Ne tarihi ne çağdaş, ne de vicdani ve siyasi değerlerimiz bu tabloya asla sessiz ve bigâne kalamaz. Bilakis acil bir müdahale, dini inançlarımız, siyasi ve ahlaki sorumluluğumuzun gereğidir.Ülkemiz halklarının, demokrasi, özgürlük, kardeşlik ve onurlu barışı için yürüttüğümüz mücadele bu gün tarihi bir eşiktedir. Kırk yıllık hareketimizin acılarla dolu geçen bu mücadelesi boşa gitmediği gibi aynen sürdürülemez bir aşamaya da varmış bulunmaktadır. Tarih ve halklarımız bizden dönemin ruhuna uygun bir demokratik çözümü ve barışı talep etmektedir. Bu temelde tarihi Dolmabahçe Sarayında, hepimizce resmen ilan edilen on maddelik deklerasyon temelinde yeni bir süreci başlatma görevi ile karşı karşıyayız.Deklarasyon gereği ilkelerde mutabakat oluşmasıyla birlikte PKK'nin Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı yaklaşık kırk yıldır yürüttüğü silahlı olan mücadeleyi sonlandırmak ve yeni dönemin ruhuna uygun siyasal ve toplumsal strateji ve taktiklerini belirlemek için bir kongre yapmalarını gerekli ve tarihi görmekteyim. Umarım ilkesel mutabakata en kısa sürede varıp Parlamento üyeleri ve İzleme Heyetinden teşkil edilen bir Hakikat ve Yüzleşme komisyonundan geçerek bu kongreyi başarıyla realize etme durumunu yaşarız. Bu kongremizle birlikte artık yeni dönem başlamaktadır. Bu yeni dönemde, Türkiye Cumhuriyeti dahilinde özgür ve eşit Anayasal yurttaşlık temelinde demokratik kimlik sahibi demokratik toplum olarak, barış içinde ve kardeşçe yaşama sürecine giriyoruz. Böylelikle 90 yıllık Cumhuriyet tarihinin çatışmalarla dolu geçmişini aşıp gerçek barış ve evrensel demokrasi kriterleri ile örülmüş bir geleceğe yürüyoruz. Newroz'un gerçek tarihine yaraşan da huzurunuzda böyle bir aşamayı selamlamaktır. Ve lakin ülkemiz ve halklarımız için doğru olan olgular, aynı zamanda kutsallarla dolu bölgemiz için de geçerli olmak durumundadır. Kapitalist emperyalizmin genelde son iki yüz yıllık, özelde son yüz yıllık gerçeği şudur: Ulus devlet milliyetçiliği temelinde etnik ve dini kimlikleri özüne ters biçimde içe doğru kapatıp birbirlerine düşman etmek, yani böl-yönet politikasına uygun olarak varlığını acımasızca günümüze kadar sürdürmek!Bilmeliyiz ki Ortadoğu üzerindeki emellerinden vazgeçmeyen Emperyalist güçlerin yol açtığı son zorbalık IŞİD görüntüsünde ortaya çıkmıştır. Barbarlığın bile anlamını zorlayan bu örgüt, kadın çocuk demeden, Kürtler, Türkmenler, Araplar, Ezidiler, ve Asuri-Süryaniler başta olmak üzere bütün bölge halklarına ve inançlarına dönük vahşice katliamlar sergiledi.Artık gün bu acımasız ve yıkıcı tarihi sonlandırıp gerçek geçmişimize uygun barış, kardeşlik ve demokrasiye geçiş yapma günüdür. Doğru bildiğim ve inancım gereği; çatışmacı, tüketici, yıkıcı milliyetçiliğin doğurduğu ulus devletleri demokratik siyasetle aşarak açık demokratik kimliklerle bir ortaklaşmaya geçmenin mecburiyetidir. Bunun için ulus devletleri kendi içinde demokratik siyasetle demokratik ortaklaşmanın yeni bir türünü gerçekleştirmeye ve yine ulus devletleri kendi aralarında Ortadoğu'nun demokratik ortak evini inşa etmeye çağırıyorum.Ayrıca bugün vesilesiyle mahşeri topluluğunuzun ezici çoğunluğunu teşkil eden özgürlüğe kanat çırpan kadınları ve gençleri önümüzdeki dönemin ekonomik, sosyal, siyasal ve güvenlik alanlarında özgürlük ve eşitlik mücadelesinde en aktif bir biçimde yer almaya ve başarmaya çağırıyorum. Ayrıyeten hem bölgemiz için hem de uluslararası dünya için büyük anlamı olan Kobani direnişini ve zaferini selamlıyorum. Bu temelde gelişen 'Eşme ruhunu' halklarımız arasında yeni tarihin sembolü olarak selamlıyorum. Yukarıda belirlemeye çalıştığım tüm bu saptamalar tek cümleyle tarihimizin ve güncelliğimizin toplum olarak yeniden revizyonu, restorasyonu ve yeniden inşası için değerli bir çağrıdır.Tekrar bu tarihi Newroz'un şahsınızda tüm insanlık için büyük hayırlara vesile olması dileğiyle selamlıyorum.Yaşasın Newroz,Yaşasın Halkların Kardeşliği…'
Reklam
'Silahları Ebediyen Toprağa Gömelim'
Başbakan Ahmet Davutoğlu, 'Nefreti, nefret kültürünü, şiddeti, silahı, ebediyen toprağa gömelim. Gençlerimizi toprağa gömmektense silahları toprağa gömelim' dedi.Davutoğlu, Abdi İpekçi Spor salonundaki 'Biz Birlikte Türkiye'yiz Bahar Şöleni' programına katıldı. Eşi Sare Davutoğlu'yla birlikte salona giren Başbakan partilileri selamladı, çiçek dağıttı. Yanına gelen çocukları kucaklayıp seven Başbakan her çocuğu ayrı ayrı hediye verdi. Şenlikte sahne alan sanatçıları dinleyen Davutoğlu kürsüye çıkarak kısa bir konuşma yaptı. Konuşmasında çözüm sürecine vurgu yapan Davutoğlu, 'Hükümetimiz adına, devletimiz adına kararlılıkla vurguluyorum. Çözüm süreci ne bahasına olursa olsun mutlaka başarıya ulaşacaktır' dedi. KENDİ MAHALLELERİNDE KUTLADILAR ELEŞTİRİSİBugün ülkenin farklı bölgelerinde Nevruz kutlamaları yapıldığını hatırlatan Başbakan Davutoğlu, 'Ama herkes kendi mahallesinde yaptı. Kimisi Ergenekon Destanına atıfla, kimisi Demirci Kava destanına atıfla, ama bütün bu salonu dolduran bütün kardeşlerim, Ak Parti'nin bütün neferleri tam bir bütünlük içinde baharı, nevruzu karşılıyor' diye konuştu.CUMHURBAŞKANIMIZ BAŞLATTI'Nefreti, nefret kültürünü, şiddeti, silahı, ebediyen toprağa gömelim. Gençlerimizi toprağa gömmektense silahları toprağa gömelim. Şehit annelerinin acısını, Diyarbakır annelerinin acısını, Cumartesi annelerinin acısını ebediyen toprağa gömelim' diyen Davutoğlu, 'Biz son 12 yılda her Nevruz'da, her Ramazan'da, her Hıdrellez'de, her Muharrem'de her kurban bayramında aynı duayı ettik. 'Rabbim bu millete, bu devlete zarar verme' dedik. 2005'de sayın Cumhurbaşkanımız, Diyarbakır'da konuşma yaptıklarında Türkiye'de birçok demokratik hak yoktu. Orada o konuşmada sayın Cumhurbaşkanımız yeni bir dönemin önünü açtı. Bu ülkede etnik kimliğinden dolayı hiç kimseye ayrımcılık yapılmayacağının net ifadesini ortaya koydu' diye konuştu.NE BAHASINA OLURSA OLSUNDemokratik açılım, milli birlik ve açılım adını verdikleri sürece şimdi 'Çözüm süreci' adını verdiklerini hatırlatan Başbakan Ahmet Davutoğlu, ' Gerçekleştirmek istediğimiz şey açıktır. Şiddeti, nefreti ebediyen toprağa gömüp, bu bahar gününde topraktan yeşeren çiçekler gibi, muhabbet çiçeklerini gençlerimizin arasına kutlu bir mesaj olarak iletmek. Hükümetimiz adına, devletimiz adına kararlılıkla vurguluyorum çözüm süreci, ne pahasına olursa olsun mutlaka başarıya ulaşacaktır. Bugün bir partinin Ankara'da başka bir partinin Diyarbakır'da yaptığı gibi sadece bir mahalleye dönerek söylemiyoruz . 'Nevruz bütün insanlığın bayramıdır' diyoruz. 'Nevruz Türklerin, Kürtlerin, Acemlerin bütün kadim halkların bayramıdır' diyoruz. Bütün Türkiye'ye söylüyoruz' diye konuştu. KÜRTLER VE TÜRKLER EBEDİYEN KARDEŞ OLACAKBaharla birlikte herkesin düşmanlıkları bırakması gerektiğini belirten Başbakan Ahmet Davutoğlu, Çözüm sürecine bakışta iki yaklaşım olduğunu söyledi. Davutoğlu, ' Bir yaklaşım bütün resmi görerek yol almaya çalışan bir yaklaşım. Bu resim bize diyor ki, Kürtler ve Türkler ezelden kardeştirler, ebediyen kardeş olacaklar'diye konuştu.YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIMSon 12 yılda Türkiye'de aslında bir Nevruz yaşandığını belirten Davutoğlu, çözüm sürecine ikinci yaklaşımın günlük yaklaşım olduğunu söyledi. Davutoğlu, 'Kimse taktik manevralarla çözüm sürecini, günlük siyasete alet etmesin. Türkiye'nin batısına, ortasına, kuzeyine giderek bir takım düşmanlıkları körüklemesin. Türkiye'nin doğusuna, Güneydoğusuna giderek 6-7 Ekim olayları gibi yeni şiddet çağrıları yapmasın. İşte bu bahar bayramında, bu güzel günde tekrar tekrar aynı çağrıda bulunuyoruz. Artık yeni şeyler söylemek vaktidir ' dedi. REKLAM FİLMİNDEKİ SLOGANLA BİTİRDİDavutoğlu konuşmasını Ak Partinin son reklam filminin sonundaki 'Selam olsun bahara, yeniden dirilişe, yeniden yükselişe' diyerek tamamladı. Başbakan konuşmasının ardından yerine oturarak sahne alan sanatçıları dinledi. ROJİN'DEN MESAJBahar şöleninde sahneye çıkan sanatçılar arasında yer alan Rojin 'Halkımın barışı ve özgürlüğü için buradayım. İğne ucu kadar bile barış ihtimali varsa hepimizin burada olması lazım' dedi. Şölende Erhan Güleryüz, Funda Arar, Kibariye, Yavuz Bingöl, Mustafa Ceceli, Rafet El Roman, Serkan Çağrı, Volkan Arslan, Rojin ve 7 Cihan kadınları sahneye çıktı. YAŞASIN BARIŞŞölende 3 türkü söyleyen Yavuz Bingöl de 'Yaşasın barış, yaşasın kardeşlik' diyerek sahneden ayrıldı. Son olarak etkinliğe katılan sanatçılarla birlikte sahneye çıkan Davutoğlu, 'Memleketim' adlı şarkısını söyledi.
Dünyanın Yarısını Yedik
İsveçteki Stockholm Direnç Merkezi uzmanı Profesör Johan Rockstrom, dünyada yaşamın devamlılığını sağlayan 9 ana etken olduğunu ve insanoğlunun modern yaşamla bunların 4’ünde sınırı aştığını belgeledi. Rockstrom, ekosisteme yüklenen aşırı nitrojen seviyesi, ormanlık alanlardaki büyük kayıp, hızlı iklim değişimleri ve nesli tükenen hayvanlar nedeniyle, ‘dünyanın artık insan oğluna dost değil düşman’ bir yer olduğunu söyledi. Rockstrom, hazırladığı tabloyla dünyanın yaşama uygun olması için gerekli olan etkenleri, bunların uygun sınırlarını ve 2015 yılında gelinen noktayı açıkladı.Cumhuriyet
Haseke'de Ölü Sayısı 37 Oldu
Suriye'nin Haseke kentinde, PYD ve bazı Kürt grupların kontrolü altındaki bölgede düzenlenen intihar saldırılarında ölü sayısı 37’ye yükseldi. Suriye resmi haber ajansı SANA, Haseke kentindeki Mufti bölgesinde, Nevruz kutlamalarının yapıldığı Şehitler Meydanı'na düzenlenen saldırıda hayatını kaybedenlerin sayısının 37'ye yükseldiğini duyurdu.Olayda yaralanan 96 kişiden 20'sinin durumunun ağır olduğu, bu nedenle ölü sayısının artabileceği ifade edildi.Suriye Genel Devrim Konseyi (SRGC) dün akşam olayda 30 kişinin hayatını kaybettiğini, onlarca kişinin yaralandığını açıklamıştı.
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
PKK'nın hapisteki lideri Öcalan, Diyarbakır'da okunan Nevruz mesajında, silahsızlanma için toplanacak PKK kongresiyle yeni bir dönemin başlayacağını belirtti, ancak bu kongrenin başarısı için 'Hakikat ve Yüzleşme Komisyonu' kurulmasını istedi. Öcalan'ın mektubu Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder tarafından okundu.
Reklam