Bakan İslam: 'Elazığ'daki Taciz Olayının Doğrulanması Halinde Sorumlular En Şiddetli Şekilde Cezalandırılacaklar'
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Elazığ Harput’ta yaşandığı iddia edilen taciz ve cinsel istismar olaylarına ilişkin, iddiaların doğrulanması durumunda adı geçenlerin en şiddetli şekilde cezalandırılacaklarını söyledi.Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Elazığ'da 2007-2012 yılları arasında kimsesiz ve bakıma muhtaç çocuklara hizmet veren Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü'ne bağlı 18 yaş altı kız çocuklarının kaldığı Harput Bakım, Sosyal ve Rehabilitasyon Merkezi'nde taciz ve cinsel istismarın yaşandığı iddialarına ilişkin TBMM Genel Kurulunda muhalefet milletvekillerinin sorularına cevap verdi. Bakan İslam, adı geçen görevlilerin görevden uzaklaştırıldığını ve olayın araştırılması için Cumhuriyet Savcılığının yaptığı çalışmaların dışında müfettiş tayin edildiğini kaydetti.İddia edilen olayın 2007-2012 yılları arasında gerçekleştiğini kaydeden Bakan İslam, “Jandarma Komutanlığı tarafından tespit edildi, suç duyurusunda bulunuldu, Cumhuriyet Savcılığı iddia metnini hazırlama çalışmalarına devam ediyor. Bu iddialar Cumhuriyet Savcılığına aksettiği andan itibaren hazırlıklar sürerken, basında son derece iddialı bir cümle ile manşet oluyor hadiseler. Devam etmekte olan bir hadise yoktur, bugüne ait bir şey değildir. Bu iddialar ortaya atıldığı andan itibaren Bakanlığımız geçmişe yönelik dahi olsa, herhangi bir anda ve alanda gri bir alan oluşmaması için, herhangi bir sorunun üzerine gidilmeden üzerinin kapatılmasını engellemek amacıyla harekete geçmiştir. Adı geçen kişiler tespit edildi ve derhal görevden uzaklaştırıldılar. Bu kişilerin suçlulukları tespit edilmiş değildir. Buna rağmen soruşturmanın selameti için görevlerinden uzaklaştırıldılar. Müfettişler tayin edildi konuyu araştırmak için. Konu hem Cumhuriyet Savcılığı tarafından hem Bakanlığımız tarafından ayrı ayrı incelenmektedir” dedi.“EN ŞİDDETLİ BİÇİMDE CEZALANDIRILACAĞINDAN EMİN OLUNMASINI RİCA EDİYORUM”İddiaların hangi yıla ait olursa olsun sonuna kadar üzerine gidileceğini belirten Bakan İslam, “Bize emanet edilen çocukların yüksek menfaati için konu üzerinde hassas bir dil kullanılarak yorumların yapılmasını rica ediyorum. Sonuç eğer iddia edildiği gibi gelirse bütün insan hatalarının en şiddetli biçimde cezalandırılacağından emin olunmasını rica ediyorum” diye konuştu.Sürecin nasıl işlediği konusundaki sorulara cevap veren Bakan İslam, “Süreç; herhangi bir şekilde bir şikayet olduğu zaman cumhuriyet savcısı gerekli araştırmayı yapar, araştırmanın belli bir aşamasında ilgili birimleri haberdar eder. Durum haberdar etme aşamasında olmadığı için, araştırma tamamlanmadığı için Bakanlığımızı konudan resmen haberdar etmiş durumda değil. Gazete haberinde de göreceğiniz gibi gizli mahreçli, cumhuriyet savcılığının iç yazışmaları yayınlandıktan sonra haberimiz oldu. Bugüne kadar Bakanlığımıza yapılmış bir şikayet oluşmadığı için bununla ilgili resen yapılmış bir uygulama yok. Cumhuriyet savcılığı kendi soruşturmasını tamamladıktan sonra bizi konudan haberdar eder, biz o andan itibaren devreye gireriz. Ancak biz basında yer alan bu yazışmaları ihbar kabul ederek devreye girdik, soruşturmayı bu sabah itibarıyla başlattık. Konu etrafında ismi geçen ve Bakanlığımızda bulunan bütün kişileri açığa aldık” şeklinde konuştu.AK Parti’nin iktidara gelmesinden sonra devlet denetiminde ve bakımında olan çocuklarla ilgili son derece çağdaş gelişmeler olduğunu ifade eden Bakan İslam, “Çocuklarımızın koğuş tipi yurt ve yuvalarda kalmamasını sağladık son birkaç yıl içinde. 6 kişilik evlerde kendilerine bakan 3 anne ile birlikte herhangi bir vatandaş gibi sıradan hayatlar yaşamaları için elimizden gelen çabayı sarf ediyoruz. Koruyucu ailelik modellerini geliştiriyoruz. Eğer çocuklarımızın devlete teslim edilmesinin sebebi sadece ekonomik sıkıntılarsa, küçük yardımlarla çocuğun kendi evinde bakılması sağlanabilecekse o yardımları sağlayarak çocuklarımızın aileleri yanında bakılmasını sağlıyoruz. 80 bin çocuğumuza ailesinin yanında bakıyoruz, 10 bine yakın çocuğumuza koruyucu ailelerin yanında bakıyoruz, yaklaşık bu kadar çocuğumuza sevgi ve çocuk evlerinde bakıyoruz. Onlara elimizden geldiği kadar normal hayatlar sunmaya çalışıyoruz. Şuanda 3 bin 300 lisanslı çocuğumuz var bakım, sevgi ve çocuk evlerimizde yaşayan. Bu rakam 2002 yılında 80’di, şuan 3 bin 300 çocuğumuz var. Çocuklarımızın üniversiteye girme başarısı yüzde 70 oranında. Bir günden diğer güne bir fark olsun istiyoruz, her gün bir önceki günden daha iyi olsun, bütün çalışmalarımız bununla alakalı” açıklamasında bulundu.“HERHANGİ BİR AN İÇİN BİR GRİ ALAN YARATILMASINA MÜSAADE ETMEYİZ”İddiaların doğrulanması durumunda konu ile ilişkili kişilerin en şiddetli bir şekilde cezalandırılacaklarının altını çizen Bakan İslam, “Bu bir iddia, savcılık makamına yansımış iddiaların basına yansımış şekli, ‘bu iddialar doğruysa’ diyerek en şiddetli şekilde karşılık verdik bu iddialara ve iddia içindeki isimleri görevden uzaklaştırdık, müfettişler tayin ettik. Herhangi bir an için bir gri alan yaratılmasına müsaade etmeyiz, hiçbir insan hatasına, ihmal ve istismara göz yummayız. İddialar doğrulanırsa en şiddetli biçimde cezalandırılacaklardır. Kendinizden ne kadar eminseniz, lütfen benden de o şekilde emin olun. En az sizin duyarlılığınız kadar, konunun üzerindeyiz, sizlerle birlikte çalışacağız, bizi istediğiniz gibi denetleyebilirsiniz, her şey açık, şeffaf. Yapılmış bir hata varsa bu hataları telafi etmek için sonuna kadar gideceğimizden tüm insanlarımızın emin olmasını istiyoruz” dedi.DERYA YETİMİHA
Ekonomi Bakanı Zeybekci: 'Aşırı Değerli TL Yapılabilecek En Büyük Hatalardan'
Ekonomi Bakanı Zeybekci, 'Aşırı değerli TL bu ülkenin yapabileceği en büyük hatalardan biridir. 'Aşırı değerli TL olduğu zaman bu ülkede sanayi, üretim yapmak istemez' dedi.İSTANBULEkonomi Bakanı Nihat Zeybekci, 15. Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (MÜSİAD) Ekonomi Basını Başarı Ödülleri töreninde yaptığı konuşmada, 'Ekonomi basını önemli bir kamu görevi yapıyor. Onun için ben burada bulunan bulunmayan bütün basın mensuplarına şükranlarımı sunuyorum' dedi.Dünya ekonomisinde yaşanan yeniden yapılanmaya dikkat çeken Zeybekci, Türkiye'nin bu alandaki gelişmelere uzak kalma lüksünün bulunmadığını kaydetti.Dünyada artık insanlık tarihi boyunca üretilen bilginin tamamının 3 yılda bir üretildiğini söyleyen Zeybekci, 'Dünyanın siyasi haritası 1930'larda bir daha çizildi. Dünya tek kutuplu bir dönem yaşamaya başladı. Onun için bu değişimlerin olduğu bir dönemde ekonomik anlamda bazı sıkıntıların yaşanması, bazı dalgalanmaların yaşanması son derece normaldir, doğaldır ve kaçınılmazdır' ifadelerini kullandı.'Akıllı bir şekilde süreci yönetmemiz gerekiyor'ABD'nin parasal daralmaya gitmesiyle gelişmekte olan ülkelerin bundan etkilenmesinin normal olduğunu aktaran Zeybekci, 'Biz de dedik ki Türkiye olarak biz de bundan etkileneceğiz ama AB ile toplam dış ticaret hacminin yüzde 40'ını yapan, yani yüzde 36-37 civarında ihracatını sadece AB'ye yapan, yüzde 45 seviyesinde ithalatını AB'den yapan, doğrudan yabancı sermaye girişini yüzde 72 oranında AB'den alan Türkiye'nin, ABD'den etkilendiği negatif etkilenmeden daha fazla pozitif bir şekilde AB'den etkileneceğini o gün söyledik. Onun için AB'yi yakından takip etmemiz gerektiğini söyledik' diye konuştu.Avronun dün akşam itibarıyla 2014 Haziran ayından itibaren dolar karşısında yüzde 28,1 değer kaybettiğini aktaran Zeybekci, Türk lirasının yüzde 23,5 değer kaybettiğini kaydetti.Zeybekci, 'Küresel ölçekte yaşanan bu gelişmeler, Türk lirasının dolar karşısında değer kaybetmesi değildir. Beklenen, öngörülebilen, hesaplanabilen bir dalgalanma yaşıyoruz. Türkiye de bu dalgalanmaya karşı dünyada doların değer kazanmasını engelleyeceğim diye bir tepki verme durumunda değildir. Akıllı bir şekilde süreci yönetmemiz gerekiyor. Şu anda da öyle yapıyoruz' ifadelerini kullandı.Faiz tartışmalarına ilişkin değerlendirmeler yapan Zeybekci, reel sektörün düşük faiz istemesinin en tabii hakları olduğunu belirterek, 'İnşallah bunun sağlanmasıyla ilgili de bazı şeylerin Türkiye'de biraz daha demek ki oturması lazım' dedi.'Siyasi istikrar sağlamda'Türkiye'de halkın siyasi istikrardan yana bir kaygı taşımadığını aktaran Zeybekci, şunları kaydetti:'Yapılan bir ankette vatandaşların yüzde 80'den fazlası, '7 Haziran seçimlerinde bir iktidar değişimi bekliyor musunuz?' sorusuna 'hayır' demiş. Bu, şu demek; Türkiye'de hiç kimsenin siyasi istikrarla ilgili bir şüphesi yok. Siyasi istikrar sağlamda, sürdürülebilir bir şekilde sağlamda.Ekonomiyle ilgili 2014 yılında cari açığını yüzde 30 daraltan bir Türkiye, dış ticaret açığını yüzde 20 oranında daraltmış olan bir Türkiye, etrafındaki bu yangın yerine rağmen, Ukrayna'sından Rusya'sına kadar Gürcistan'dan İran'daki yaptırımlara kadar ve yüzde 40'ı işgal edilmiş olan en büyük ikinci ihracat pazarımız olan Irak'taki, Suriye'deki yıkıma rağmen, en büyük müteahhitlik pazarımız Libya'nın şu anda 3-4 parçaya bölünmüş olmasına rağmen...AB'nin toplam geçen sene sıfır seviyesinde büyümüş olmasına rağmen, ithalatında AB'nin ortalamada yüzde 1 seviyesinde ithalatını ancak artırabildiği bir ortamda, Türkiye ihracatını yüzde 5,1 oranında artırmış. Bütün bunlara rağmen Türkiye yüzde 3 seviyesinde 2014 yılında büyümüş. Tüm müteahhitleriyle dünyada Çin'den sonra 2. sırada yer almış. Bütçe açığında yüzde 1'in de altına inerek, AB adayı olan bir Türkiye, hemen hemen AB'deki bütün ülkelerden daha iyi bir noktaya gelmiş.''Endişe etmeye gerek yok'Bazılarının bu istikrar ortamından rahatsız olduğunu söyleyen Zeybekci, 'Kriz tellallarına ekmek yok demektir. O kriz tellalları bu ülkede üretime kaynak aktararak üretip, sonunda ürettiğinden helal kar ederek, bundan kar sağlayacak kadar saf değildir. Dışarıda onlar sisteme faizle para vererek, faizin vadesi gelip de o vadede faizini almak gibi bir şaşkınlığı saflığı gösterecek kadar da şaşkın değillerdir. Onlar dünyanın neresinde olursa olsun olağanüstü hal yaratarak o kırılma anlarında farkı almaya kendilerini programlamışlardır. Onlar Türkiye'ye de bunu yapmak istiyorlar. Kriz ortamı… Endişe etmeye gerek yok' diye konuştu.Kurdaki oynaklık nedeniyle vatandaşın cebinden 54 milyar lira para çıktığı söylemlerine cevap veren Zeybekci, şöyle devam etti:'Şunu sormak lazım o zaman, TL değer kazanırken bu vatandaşın cebine para mı girdi? Aşırı değerli TL bu ülkenin yapabileceği en büyük hatalardan biridir. Aşırı değerli TL'den bahsediyorum, değerinde olan TL'den değil. Aşırı değerli TL olduğu zaman bu ülkede sanayi üretim yapmak istemez. İthalat daha kolay hale gelir.Aşırı değerli TL olduğu zaman bu ülkenin insanları bu ülkeye turist gelmektense, artık Marmaris'e gitmek yerine başka ülkelerin turistik şehirlerine gitmeye kalkarlar. Yani üretmediğimiz, hak etmediğimiz, üretim değerini ortaya koymadığımız her şey mutlaka bir gün elimizde patlar.''Merkez Bankamızın bağımsızlığıyla asla tartışmamız olmamıştır'Küresel gelişmelerden kaynaklanan çalkantıların endişeye yol açmaması gerektiğini aktaran Zeybekci, 'Türkiye'de siyasi istikrarla ilgili sakın ola ki kimse başka şeylere heveslenmesin. Bu ülkenin siyaseten lideri bellidir' ifadesini kullandı.Zeybekci ülkeye hizmetkar olmak için yarıştıklarını söyleyerek, 'Hiç kimse başka bir şey aramasın, kendilerinde olan şeyleri bizde görme hevesinde olmasınlar' değerlendirmesini yaptı.Türkiye'deki ekonomik başarılarda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) büyük bir payı bulunduğunu aktaran Zeybekci, 'Merkez Bankamızın hukuken olan bağımsızlığıyla bugüne kadar bizim asla tartışmamız olmamıştır. Sorumluluklarıyla ilgili zaman zaman belki bazı şeyler olmuş olabilir ama milletimizin, reel sektörümüzün taleplerini de hiç kimse kulak ardı etmesin. Etmeyeceğiz de… Biz daha çok üretmek, daha çok istihdam sağlamak için yarışacağız' değerlendirmesini yaptı.Ödül töreninin ardından gündeme ilişkin açıklama yapan Zeybekci, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın zaman zaman ekonomi yönetiminden bilgi almasının normal olduğunu, bunun önümüzdeki dönemde de devam edeceğini aktardı.Muhabir: Musab TuranAA
Dünyanın En Büyük Mağarası | Son Doong
Vietnam'daki Doong Son Mağarası dünyanın en büyük mağarası olarak kabul ediliyor. Yüksekliği 40 katlı bir apartman büyülüğünde olduğu söylenen mağaranın keşfi çokta eskilere dayanmıyor. 5.5 millik bir alanı kaplayan mağarayı gezebilmek için de 6 gün gerekiyormuş.
Time Lapse Görüntüler ile Karlar Altındaki Kapadokya'nın Eşsiz Güzelliği
Kapadokya'nın uzun uğraşlar sonucunda karlar altındaki eşsiz güzelliğini ortaya çıkaran çok güzel bir çalışma.'Kapadokya da 5 gün içerisinde çekimleri tamamladığım 7439 fotoğrafın birleşmesiyle oluşan yaklaşık 4 dakika süren kısa filmim sert kış şartları altında gerçekleşti. Gece -16, gündüz ise 0 derecede seyreden havalarda çekimleri tamamladık. Sabaha kadar çekim yaptığımız günler de oldu, gün doğmadan uyandığımız günler de... Zorlu kış şartları sonuna kadar kendini bize hissettirdi. Gün oldu sabahları çadırlarımızı kar kaplamışken uyandık, gün oldu yağmur altında kaldık. Karlar altındaki Kapadokya'yı sizlere timelapse tekniğiyle anlatmaya çalıştık.'
Dropbox'ın Android Uygulamasına PDF Okuma Özelliği Geliyor
Günümüzün depolama hizmetlerinin yeni hali olan bulut depolamaları artık neredeyse herkes tarafından kullanılmakta. iCloud, Google Drive gibi en çok kullanılan bu hizmetlere Box ve Dropbox adlı iki hizmet de fazlasıyla kullanılan hizmetler olarak göze çarpıyor.Özellikle yedekleme için kullanılan bu uygulamalardan Dropbox'un Android uygulaması, iki güzel özellik kazandığı bir güncelleme alacak.Dropbox'un Android versiyonuna gelecek sıradaki güncelleme ile eklenecek PDF okuma özelliği sayesinde artık internete bağlı olsanız da olmasanız da PDF dosyalarını Dropbox üzerinden okuyabileceksiniz.
Reklam
Dünyanın En İyi 100 Üniversitesi Arasında, Türkiye'den Hiç Okul Yok
Uluslararası yükseköğretim derecelendirme kuruluşu Times Higher Education (THE) dünya üniversiteleri itibar listesini açıkladı. Geçen yıl 71-80 sıra bandında yer alan Orta Doğu Teknik Üniversitesi de ilk 100'e giremeyince 2015'te 'itibar' listesinde Türkiye'den hiçbir üniversite yer almadı. Listenin ilk sıranda ABD’de bulunan Harvard Üniversitesi bulunurken, ikinci ve üçüncü sırada İngiltere’den Cambridge ve Oxford üniversiteleri yer aldı.Önder Öndeş'in Hürriyet’te yer alan haberine göre, listede BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika) ülkeleri üniversitelerinin son yılda yaptığı atılım dikkat çekti. Türkiye ’nin rekabet ettiği bu grupta en büyük başarıyı Rusya’dan Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi gerçekleştirdi. 2014 sıralamasında 51-60 sıra bandındaki üniversite bu sene kimi İngiliz ve Amerikan eğitim kurumlarını geride bırakarak 25. Sıraya yükseldi. 2014’te Orta Doğu Teknik Üniversitesi ile aynı sıra grubunda yer alan Brezilya’dan Sao Paulo Üniversitesi de bu yıl 51-60 bandında kendine yer bulmayı başardı.21 ülkenin temsil edildiği sıralamada 43 üniversiteyle en fazla yer alan ülke, ABD oldu. Bu ülkeyi 12 üniversiteyle İngiltere ve 6 üniversiteyle Almanya takip etti.Times Higher Education’ın ODTÜ açısından sonuçlarını, üniversitenin eski rektörü Prof. Ural Akbulut Hürriyet gazetesine şöyle değerlendirdi:“Bu sene listede Avrupa ağırlıklı 13-14 yeni üniversite daha yer aldı. Bu durumda ODTÜ ilk 100’ün dışına itilmiş oldu. İlk 50’den sonra 4 yeni Fransız, 3 yeni İngiliz, 1 yeni Avustralya, 1 yeni ABD, 1 yeni Hollanda, 1 yeni Meksika, 1 yeni Danimarka, 1 yeni İsveç, 1 yeni Rus ve 1 yeni Finlandiya üniversitesinin 2015’te yer bulduğunu görüyoruz.”ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı:“THE World Reputation Rankings 2015” sonuçlarına temel olan anket uygulamasında (2014) daha önceki yıla göre (2013) bazı değişiklikler görülüyor. Veri tabanının oluşturulmasında yeni bir kuruluşla işbirliği yapılmış (Thompson Reuters yerine Elsevier) ve farklı bir veri tabanı kullanılmış. Kullanılan veri tabanı, 9 dil yerine 15 dilde gönderilen anket uygulaması ile oluşturulmuş. Bu uygulamanın da sonucu olarak, ankete katılımın ülkelere göre dağılımında Batıdan Doğuya doğru önemli kayma görülüyor. ODTÜ’nün işbirliğinin daha yoğun olduğu Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’nın anket sonuçlarına katkısı azalırken Güney Doğu Asya bölgesinin temsili artmış. Sonucu en çok etkileyen faktörlerden biri de, kullanılan anketlerin bilim alanlarına göre dağılımının önemli oranda değişmiş olmasıdır. ODTÜ’nün aktif olduğu mühendislik, temel bilimler ve sosyal bilimler alanlarında her birinin ankete katılımı azalırken (toplam azalış yüzde 6), beşeri bilimler ile yaşam ve sanat bilimlerinin katkısı da bu oranda artmış.ODTÜ son 3 yıldır “saygınlık” sıralamalarda ilk 100’e girmiş ve sıralamalardaki yeri 51-60 bandı ile 91-100 bandı arasında değişkenlik göstermiştir. Bu listelere giren üniversitelere bakıldığında, ilk sıralarda yer alan üniversiteler dışındaki üniversitelerin puanlarının birbirlerine yakın seyrettikleri ve sıralamaya giren üniversiteler listesinin her yıl önemli oranda değiştiği görülüyor. Her yıl ankete katılanların ülke ve bilim alanına göre değişmesinden de kaynaklanan farklılıklardan dolayı, üniversitelerin listeye giriş ve çıkışları doğal karşılanmalı. Daha önceki yıllarda da belirttiğimiz gibi, dünya üniversite sıralamaları “tek boyutlu yarış” haline getirilmemeli. Önemli olan dünya liginde yer alan ve evrensel akademik standartlarda başarılı bir üniversite olmayı sürdürmektir.1-Harvard Üniversitesi2-Cambridge Üniversitesi3-Oxford Üniversitesi4-Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT)5-Stanford Üniversitesi6-Kaliforniya Üniversitesi7-Princeton Üniversitesi8-Yale Üniversitesi9-Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü10-Columbia ÜniversitesiT24
Spoiler Vermeyi Bırakan Adam
Game of Thrones'un yeni sezonuna yaklaştığımız bu günlerde kulağınıza küpe olsun, spoiler vermeyin, verdirtmeyin !twitter.com/batesmotelpro facebook.com/batesmotelpro youtube.com/batesmotelpro
Reklam
Bahçeli: 'İzah Edilecek Bir Durum Değil'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, HDP’nin Abdullah Öcalan örgüte görüntülü mesajla seslensin yönündeki çağrısıyla ilgili, 'İzah edilecek bir durum değil' dedi.MHP Genel Başkanı Bahçeli, Mersin Valiliği himayelerinde Büyükşehir Belediyesi organizasyonunda Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen Mersin Tanıtım Günleri’ni ziyaret etti. Stantları tek tek gezen Bahçeli, vatandaşlarla sohbet ederek fotoğraf çektirdi. Ziyaret sonrası basın mensuplarının HDP’nin nevruz kutlamalarında örgüte görüntü mesajla seslenmesi yönündeki talebinin sorulması üzerine 'İlgilendiğimiz bir konu değil' diyen Bahçeli, MHP’nin 21 Mart’ta düzenlenecek olan 11. Olağan Büyük Kurultayı ile ilgilendiklerini belirterek, 'Herkese cevap orada' ifadesi kullandı.Bahçeli, bir başka gazetecinin HDP’nin Abdullah Öcalan örgütü görüntülü mesajla seslensin yönündeki çağrısıyla ilgili sorusu üzerine, 'İzah edilecek bir konu değil' karşılığını verdi.İHA
Üniversiteden Mezun Olmadan Önce Mutlaka İçinde Bulunduğunuz 18 Öğrencilik Hali
Zamanında üniversite öğrencisi olmuş olanlar veya hala eğitimine devam edenler çok iyi bilir; bir öğrenci olarak yapılabilecek fakat iş hayatıyla birlikte yalnızca birer anı olarak kalacak olan bazı şeyler bulunmakta. Hayatınızın öyle bir noktasındasınızdır ki, bu süreçte mutlaka deneyimlemiş olmanız gereken öğrenciliğe özgü bu durumlar sizin de mutlaka başınıza gelmiştir.
Reklam
Mutsuzum Derken İki Kere Düşünmenizi Sağlayacak 20 An
etiket
Hayatta mutluluğu bulmak sandığınız kadar karışık değil. Hatta bir fotoğrafa bakarak bile mutlu olabilirsiniz. Önemli olan içinde olduğumuz anda mutlu olmak değil mi? Haydi bu 'an' yüzünüze bir gülücük kondurun, sebebi de aşağıdaki 20 mükemmel kare olsun <3
'Öcalan'ın Görüntülü Mesajının Katkısı Olur'
HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Öcalan'ın Nevruz'da görüntülü mesaj vereceğine dair tartışmalarla ilgili, 'Görüntülü mesajın büyük bir katkısı olur' dedi.HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın Nevruz'da görüntülü mesaj vereceğine dair tartışmalarla ilgili, 'Olursa iyi olur tabii ki. Bunun yasalarımıza aykırı bir tarafı yok. Bırak yasaları, barış konusunda ciddi bir adım atılacaksa görüntülü mesajın büyük bir katkısı olur. Siyaseten de olması gereken doğru bir yaklaşım olur' dedi.Hükümeti bir karar almamakla suçlayan Demirtaş, HDP heyetinin önümüzdeki günlerde İmralı'ya gideceğini ekledi. İzleme heyetiyle birlikte İmralı'ya gidilmesinin de faydalı olacağını belirtti.'Siyasi ateşkes anlamına gelmez'Demirtaş, Öcalan'ın örgüte yaptığı silahsızlanma çağrısıyla ilgili ise şunları söyledi:'Öcalan'ın yapacağı çağrı KCK'yi, PKK'yi bağlar. Bir silah bırakma çağrısı, daha ileri bir çağrı kendisinin vereceği karardır. Biz buna kesinlikle saygı duyarız. HDP olarak memnuniyet de duyarız. Fakat, PKK ile devlet arasında gerçekleşecek herhangi bir ateşkes, geri çekilme, silahsızlanma mevzusu HDP ile AKP arasında siyasi bir ateşkes anlamına gelmez. AKP yaptığı her yanlışın hesabını vermek zorundadır. HDP de siyasetin bütün bu yanlışların hesabını sormak üzere muhalefet yapıyor.''Toleranslı davranacak falan değiliz'Meclis'te tartışmalar, kavgalar eşliğinde maddeleri geçen iç güvenlik paketine tepkisini de sürdüren Demirtaş, 'Güvenlik paketi büyük bir hatadır, halka sokakta kan kusturacak inanılmaz bir antidemokratik yasadır. Bunun barışla, demokrasiyle, çözüm süreciyle uzaktan yakından alakası olamaz. Silahsızlanma ve çözüm mevzusunda bazı ilerlemeler oldu diye biz AKP'ye toleranslı davranacak falan değiliz. AKP'nin halkımız üzerinde kurmaya çalıştığı zulüm, tek adam, diktatöryel siteme karşı HDP gelişmeler nasıl olursa olsun, karşı durmaya devam edecek. Bu paket güvenlik paketi adı altında katliam paketi olarak geçirilmeye çalışıldıkça bizim sert muhalefetimiz devam edecek' diye konuştu.
İzmir Valiliği Basın Açıklaması Yasağını Geri Çekti
İzmir Valiliği basın açıklamalarına sınır getiren kararını, kamuoyundan gelen tepkiler üzerine geri çekti.İzmir Valiliği'nden bugün akşam saatlerinde yapılan açılamada, yapılan düzenlemenin farklı yönlere çekilip istismar edildiği belirtilerek, yürürlükten kaldırıldığı kaydedildi. Valilik açıklamasında şu ifadeler yer aldı:'Söz konusu bu nedenlerden ötürüdür ki; yapılan düzenlemenin daha fazla siyasi karalama kampanyalarına feda edilmemesi, konunun farklı mecralara çekilerek daha fazla istismar edilmemesi ve halkımızın daha fazla yanlış yönlendirilmemesi adına yürürlükten kaldırılmasına karar verilmiştir. Bu anlamda, söz konusu düzenleme ile basın açıklamalarının daha rahat bir ortamda yapılmasını temin etmesi hedeflenen çerçeve, düzenlemeye yasal dayanak oluşturan mevcut kanunlarımız ve bakanlık genelgelerimiz üzerinden sağlanacaktır. Bundan böyle de her bir alanda olduğu gibi bu konuda da hukuk devleti ve mer'i mevzuatın hükümleri çerçevesinde vatandaşlarımızın temel hak ve hürriyetlerinin korunması ile genel kamu düzeni ve asayişin eksiksiz sağlanmasına devam edilecektir. İzmir halkımıza ve kamuoyuna saygı ile duyurulur.'DHA
Reklam
Reklam
Şanlıurfa'daki Berkin Elvan Eyleminde 11 Gözaltı
Şanlıurfa'da, Gezi eylemleri sırasında polisin attığı gaz fişeğinin başına isabet etmesi sonucu komaya giren ve 269 gün sonra yaşamını yitiren Berkin Elvan'’ın ölüm yıldönümü nedeniyle 20 kişilik grup, Ahmet Bahçıvan İş Merkezi önünde toplandı. Ellerinde 'Adalet istiyoruz' yazılı pankart taşıyan grup adına konuşan Murat Ulusoy, Berkin Elvan, Uğur Kaymaz, Ceylan Önkol ve öldürülen diğer çocukları hatırlatarak, hiçbirinin failinin yargılanmadığını ve toplumun içinde rahat gezdiklerini ve adalet istediklerini söyledi.
Baloncuklarla Yapılan Büyüleyici Gösteri
Sabun köpüğü ile baloncuk yapan adam seviyeyi epeyce yukarılara taşımış. Yaptığı gösterisi ile kendine hayran bırakan  Su Chung Tai isimli sanatçının gösterisini izliyoruz.
2014'te 545 Bin Üretici Tarlasını Terk Etti
Ziraat Mühendisleri Odası'nın verilerine göre 2014 yılında 545 bin üretici tarlasını terk etmek zorunda kaldı.Türkiye'nin tarımsal istihdamına ilişkin verileri paylaşan Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO), 2013 yılında 6 milyon 15 bin olan tarımdaki istihdam sayısının, 2014 yılında 545 bin kişi azalarak 5 milyon 470 bine düştüğünü açıkladı.SON 10 YILDA TARIMSAL İSTİHDAM ERİDİİleri Haber'den Yusuf Yavuz'un haberine göre, Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) tarafından yapılan açıklamada,  bir yandan şehirleşmenin artması, diğer yandan da uygulanan yıkıcı politikalar nedeniyle 1980'den bu yana Türkiye'nin tarımsal istihdamının gerilediğine dikkat çekilerek, 'Ayrıca tarımsal üretim ve tarım gelirlerinde de düşme yaşanmaktadır. Tarım alanında çalışanlarda yoksulluk artmakta; bu nedenle kırsal kesimdeki halk tarlalarını terk etmektedir. Son 10 yıllık dönemde toplam istihdam içerisinde tarımın payı yüzde 29'dan yüzde 21'e gerilemiştir' ifadeleri kullanıldı.2014’TE 545 BİN ÜRETİCİ TARLASINI TERK ETTİ2013 yılında 6 milyon 15 bin olan tarımdaki istihdamın, 2014 yılında 545 bin kişi azalarak 5 milyon 470 bine düştüğü kaydedilen ZMO açıklamasında, 'Böylelikle tarım sektörünün istihdamdaki payı 2013-2014 döneminde yüzde 23,6'dan yüzde 21,1'e inmiştir' bilgisine yer verildi.‘TARIMDAN AYRILAN NÜFUS KIRSALDA TUTULMALI’Tarımdan ayrılacak bu nüfusun kırsal kesimde tutulmasının çok önemli olduğuna işaret edilen açıklamada, 'Aksi takdirde şehirlerdeki sorunların çok daha hızlı biçimde artmasının önüne geçilemeyecektir. Tarımdan ayrılan nüfusun kırsal kesimde tutulması için kırsal kalkınmanın sağlanması, kırsal kesime yatırım yapılması ve tarıma dayalı sanayinin geliştirilmesi gibi önlemlerin alınması gerekmektedir' uyarısında bulunuldu.Ziraat Mühendisleri Odası ve İleri Haber
Detoks Nedir?
Lütfen çimlere basmayınız, çünkü biz onları içeceğiz...
Reklam