KPSS Şüphelilerine 'Gülen' Sorusu
KPSS’de usulsüzlük soruşturması kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin emniyette ifadesi sürüyor. Şüphelilere “Hangi dershaneye gittiniz? İkinci sınava neden katılmadınız? Fethullah Gülen liderliğindeki örgütten talimat aldınız mı?” soruları yöneltildi.2010'daki KPSS'de usulsüzlük iddialarına ilişkin Ankara merkezli 19 ilde başlatılan soruşturmada gözaltına alınan 68 kişiden 65'inin Ankara Emniyeti'nde ifade alma işlemi devam ediyor. Ankara Cumhuriyet Savcısı Yücel Erkman’ın talimatıyla Emniyet'te ifadesi alınan şüphelilere 'Fethullah Gülen liderliğindeki suç örgütüyle' bağlantılarının olup olmadığı soruldu.İfadesine başvurulan şüphelilere “Fethullah Gülen liderliğindeki suç işlemek amacıyla kurulan suç örgütüne üye olduğunuz, örgüt yöneticilerinden aldığınız talimatlar doğrultusunda sınav öncesi gizli kalması gereken 2010 KPSS sorularını sınavdan önce ele geçirerek örgüt üyelerine açıkladığınız, bu şekilde örgüt üyelerinizin bir kısmının özellikle iptal edilmeyen genel yetenek ve genel kültür puanları üzerinden kamu kurumlarına sızmalarını sağladığınız değerlendirilmektedir. Bu konuda savunmanızı yapınız” sorusu yöneltildi.Şu ana kadar ifadesi alınan şüpheliler bu bağlantıyı reddetti.‘Devlet 10 trilyon zarar etti’KPSS’nin iptal edilmesi ve sınavın tekrarlanması nedeniyle ÖSYM’nin zarara uğratıldığı iddiası da Emniyet'te şüphelilere soru olarak yöneltildi:“2010 KPSS sınav sorularını sınavdan önce ele geçirerek dağıtılması eylemleriyle sınava giren diğer kişilerin hakkına girerek nitelikli dolandırıcılık ve sahtecilik yapmak suretiyle sınavın iptaline sebebiyet verdiğiniz ve devleti 10 trilyona yakın zarara uğrattığınız değerlendirilmektedir. Bu konuda savunmanızı yapınız”'İkinci sınava neden katılmadınız?'2010 yılı KPSS Eğitim Bilimleri Sınavı'nda 350 kişi tam puan almıştı. Adayların bazıları sınavın iptal edilmesi sonrası ikinci sınava girmedi. İkinci sınava girmeyen şüphelilere bunun nedeni, girenlere de yaptıkları doğru ve yanlış sayıları soruldu:“10 Temmuz 2010 tarihinde düzenlenen ancak usulsüzlük yapıldığı gerekçesiyle iptal edilerek 31 Ekim 2010 tarihinde tekrarı düzenlenen KPSS’ye katıldınız mı? Katıldı iseniz kaç doğru kaç yanlış yaptınız? Katılmadı iseniz sebebini açıklayınız?”Bu soruya şüphelilerden H.K, “Katılmadım. Çünkü sınav yeri İstanbul ilindeydi. İstanbul iline gittim ancak 20-25 dakika geç kaldığım için sınava alınmadım.” yanıtını verdi.'Hangi dershaneye gittiniz?'Şüphelilere KPSS'ye nasıl hazırlandıkları da soruldu:“Bu süreçte herhangi bir dershaneye veya kursa gittiniz mi? Gitti iseniz isimlerini açıklayınız? ÖSYM Başkanlığı’nda herhangi bir tanıdığınız var mı? Varsa ne zaman, nerede ve ne şekilde tanıştınız açıklayınız?”“2010 tarihinde girmiş olduğunuz KPSS sınavında çıkan soruları sınav öncesi herhangi bir şahıs veya işletmeden temin yoluna gittiniz mi? Size sınavda çıkacak soruları verebileceğini beyan eden veya veren herhangi bir şahıs veya işletme oldu mu?Şüphelilerden H.K bu soruya '2010 yılından önceki KPSS'lere çalışmadan girdim, 2010 KPSS'ye bir yıl öncesinden eşimle birlikte çalışarak girdim, herhangi bir dershaneye veya kursa gitmedim' yanıtını verdi.'Çalıştığınız kuruma nasıl atandınız?'Şüphelilere 2010 sınav öncesi ve sonrası çalıştığı kurumlar da soru olarak yöneltildi:“Temmuz 2010 tarihinde yapılan KPSS öncesi ve sonrası nerelerde çalıştınız, mevcut çalıştığınız iş yerleri nerelerdir? Söz konusu iş yerleri kamu kurumu ise nasıl atandınız? Atamanız Kamu Personel Seçme Sınavı ile gerçekleşti ise hangi yıl hangi puan türünde ve kaç doğru yaparak yerleştiniz?”Şüphelilere telefon kayıtları da karşılaştırmalı olarak soruldu. Diğer 'örgüt üyelerini' tanıyıp tanımadıkları, aynı şirkette çalışan şüphelilere birbirlerini tanıyıp tanımadığı, bağlantılarını kimlerin sağladığı da soruldu.Kaynak: Al Jazeera
Facebook, Haber Sitelerinin Sonunu Getirebilecek Plan İçin Yayıncılarla Görüşüyor
İnternette haber sitelerine en çok trafik gönderen sosyal ağ haline gelen Facebook, haber sitelerinin sonunu getirebilecek bir plan için aralarında The New York Times, National Geographic, Huffington Post, Quartz, The Guardian ve Buzzfeed‘in olduğu yayıncılarla bir süredir görüşüyor. Bugüne kadar, yayıncıların öncelikle Facebook’u haber kontrolünde bir monopol haline getirmesi çekincesiyle pek yanaşmadığı anlaşmada bu kez son aşamalara gelindiğine dair haberler var. Facebook ile görüştüğü söylenen The New York Times’ın haberinde konuya yakın kaynaklar, The Times’ın Facebook’la anlaşma aşamasına geldiğini söylüyorlar.Gelir paylaşımı modeliFacebook’un teklifi yayınların haber içeriklerinin Facebook üzerinde sunulmasını ön görüyor. Yani Facebook, haber sitelerine trafik göndermek yerine haber içeriklerini doğrudan platformundan sunuyor. Haberlere göre, Facebook, önümüzdeki birkaç ay içinde, anlaşmaya varması kuvvetle muhtemel, The New York Times, BuzzFeed ve National Geographic yayınlarıyla yeni bir haber formatını denemeye başlayacak. Anlaşılan o ki, Facebook’a özel hazırlanan haberlerin karşılığında Facebook haber sayfasındaki reklam gelirini, içeriği sağlayan yayıncıyla paylaşacak. Bununla birlikte Facebook’un ilgili yayıncıların haberlerinin daha hızlı dağıtılmasını sağlayacak teknik iyileştirmeler yapabileceği de söyleniyor.Facebook yeni TV mi?Yayıncıları düşündüren diğer konularsa, kullanıcılardan ancak kendi sitelerini ziyaret ettiklerinde toplayabildikleri verileri artık Facebook’a bırakmaları; programa katılmayan yani Facebook hızlandırıcı etkisini tercih etmeyen yayıncıların ister istemez cezalandırılıyor olması ve elbette Facebook’un algoritmaları. Zira yayıncılara göre Facebook algoritmalarının anlaşmalı yayıncılardan gelen içeriği ödüllendirmesi, sosyal ağın haber trafiği kontrolündeki etkisini pekiştirmekten başka işe yaramayacak. (Bu trafiği kimin kazanıp kimin kaybettiğinden çok daha önemli bir konu). Bu haliyle Facebook’un bir zamanlar TV’ye atfedilen “güce” sahip olmaya gittikçe daha fazla yaklaştığı da bir diğer konu.
iOS 8.3 Beta 4 Yayınlandı
Apple, iki hafta önce üçüncü betası ile karşımıza çıkan iOS 8.3'e ait iOS 8.3 Beta 4'yi yayınlandı. İki hafta önce iOS 8.3 Beta 3'ü yayınlayan Apple, şimdi de iPhone, iPod touch ve iPad için iOS 8.3 Beta 4'ü yayımladı. Performans iyileştirmelerini barındıran bu güncelleme OTA üzerinden sunuluyor. Peki, bu güncelleme nasıl yüklenecek?Türkçe Siri ile gelen iOS 8.3 Beta 4'ü yüklemeniz için geliştirici hesabınızın bulunması gerekiyor. Geliştirici hesabınız yoksa bu güncellemeyi yüklemek için sürümün IPSW dosyalarının yayınlanmasını beklemeniz gerekiyor.Eğer iOS 8.3 Beta 3 cihazınızda yüklü ise; Ayarlar>Genel>Yazılım Güncelleme bölümünden iOS 8.3 Beta 4 sürümünü yükleyebilirsiniz.
Microsoft, Spartan Tarayıcısı İçin Adobe İle İşbirliği Sağladı
2014'ün sonlarına doğru Microsoft, Spartan isminde yeni bir tarayıcı üzerinde çalıştığını duyurmuştu. Şimdi de bu tarayıcı için yeni bir işbirliği sağladığını duyuran Microsoft, kullanıcılarına Spartan ile daha iyi bir  web deneyimi sunmak adına Adobe'dan destek alacağını açıkladı.Internet Explorer blogu üzerinden yapılan açıklamada Adobe'un Windows 10 işletim sisteminde; Spartan tarayıcısının yerleşimi, tipografisi, geçişleri ve grafik tasarımı konularında destek vereceği belirtildi.
MHP'nin Şah Fırat Operasyonu Önergesine Ret
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Süleyman Şah Saygı Karakolu’nun taşınmasına yönelik yapılan operasyon ile ilgili gensoru önergesi vermek yerine teşekkür etmek gerektiğini söyledi.MHP Grubu adına Grup Başkanvekili İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın; Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolunun bulunduğu Türkiye Cumhuriyeti Toprağını savunmadıkları, PKK/PYD ile IŞİD terör örgütlerini muhatap aldıkları iddiasıyla Bakanlar Kurulu üyeleri hakkında verdiği gensorunun gündeme alınması reddedildi.Gensoru görüşmelerinde hükümet adına söz alan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, “Bu bir milli davadır. Milli davalara iktidar, muhalefet herkesin sahip çıkması gerekir” dedi. Süleyman Şah Saygı Karakolu’nun taşınmasına yönelik yapılan operasyon ile ilgili bilgi veren Bakan Yılmaz, değişik tarihlerde karakola yönelik tehditler aldıklarını belirtti. Yılmaz, “Suriye topraklarında 9 tank bırakıldığı iddialar doğru değildir. Bu operasyon için gensoru vermek değil teşekkür etmek gerekir. Toprak kaybı söz konusu değildir” diye konuştu.IŞİD terör örgütünün Irak ve Suriye’de kutsal mekanlara saldırı yaparken, Süleyman Şah Türbesine yönelik herhangi bir saldırıda bulunmamasının Türkiye’nin caydırıcılığı ve gücünün önemli bir göstergesi olduğunu kaydeden Bakan Yılmaz, “Harekatın boyutu milli değerlerimizin korunması için gereğinin yapıldığını, bu uğurda savaşın da göze alındığını göstermektedir. Kendi ordusunun komutanına hakaret eden, kendisine milliyetçi sıfatını veren bir grup Türkiye dışında başka bir ülkede yoktur. Ordumuza yönelik bu haksız suçlamayı yapanları milletimiz mahkum edecektir. Biz ülkemizin Suriye’de savaşa girmesini önledik, istismarın önünü kapattık. Kaybedilen bir vatan toprağı yoktur, Türkiye uluslararası haklarından vazgeçmiş değildir. Her türlü risk içeren bir bölgede bu operasyonun gerçekleşmiş olması TSK’nın caydırıcı gücünü, harbe hazırlık gücünü göstermektedir. Şah Fırat Operasyonu ile ilgili Bakanlar Kurulu hakkında verilen gensoru önergesi, tarih gösterecektir ki verenlerin ayıbı olarak kalacaktır” açıklamasında bulundu.MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, kürsüden Bakan Yılmaz’a ve Genel Kurul’a Süleyman Şah Türbesi’nin yeni yapılan yerinde Türk Bayrağı ile YPG bayrağının karşı karşıya olduğunu gösteren fotoğrafı göstermesi üzerine Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz da Süleyman Şah Saygı Karakolu’nun yeni görüntüsünü gösteren fotoğrafı gösterdi. Yapılan oylamada, Bakanlar Kurulu hakkında verilen gensoru önergesinin gündeme alınması kabul edilmedi.İHA
Uludere'de Köylülerin Katırları İtlaf Edildi
Şırnak'ın Uludere İlçesi Irak sınırında düzenlenen hava operasyonunda ölen 34 kişinin yakınlarının yaşadığı Gülyazı ve Ortasu (Roboski) köylerinde yaşayanlar sınır kaçakçılığında kullandıkları katırların askerler tarafından öldürüldüğünü iddia etti.HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, Şırnak Belediye Başkanı Serhat Kadırhan, Uludere Belediye Başkanı Zeynep Güren ile bölge belediye başkanları Gülyazı Köyü'ne gitti. HDP Milletvekili Faysal Sarıyıldız, 4 yıl önce 34 canlarının öldürüldüğünü bugün de katırlarının öldürüldüğünü belirterek, şunları söyledi:'Roboski olayı halkımızın yüreğinden kapanmayan ve kapanmayacak bir yaradır. Böyle bir yaramız varken hala devlet hayvanlarımızın canına kastediyorsa, bu sineye çekilecek bir durum değil. Roboski halkı katliamın yaşandığı günden bugüne kadar kesinlikle bu katliamı kabullenmedi. Bu yara yüreğimizde devam ediyor. Roboski halkı her fırsatta her yerde, her sokakta bu katliamı dilendirmeye teşhir etmeye devam ediyor. Bu değerli bir çabadır. Ama devlet şu an bu coğrafyaya halkımızın yüzlerce yıldır yaşadığı bu coğrafyayı sadece insanlardan değil, hayvanlardan da temizlenmek istiyor. Bu kabul edilebilecek bir yaklaşım değil. Bu süreçte sineye çekilecek bir yaklaşım değil.' DHA
Reklam
BJK TV, Emre Belözoğlu'nun Görüntülerini Yayınladı
BJK TV, Fenerbahçe-Beşiktaş maçının devre arasında koridorda yaşanan olayları yayınladıDerbideki olayların yankısı sürüyor... Beşiktaş Kulübü, resmi TV kanalı BJK TV'den maçın devre arasında Fenerbahçeli futbolcu Emre Belözoğlu'nun siyah-beyazlıların hocası Slaven Bilic'e yönelik söylediklerini yayınladı.
Terim'den Töre ve Çalhanoğlu Hamlesi
Hollanda ile karşılaşacak A Milli Futbol Takımı'mız, hazırlıklarına devam etti.A Milli Futbol Takımı, cumartesi günü oynayacağı Hollanda maçı öncesi çalışmalarını Almanya'nın Marienfeld kentinde sürdürüyor. İlk 20 dakikası basına açık olan çalışmada, Burak Yılmaz ve Ersan Gülüm takımdan ayrı çalıştı. Millilerin çalışma sırasında çok neşeli olduğu da gözlerden kaçmadı.HAKAN ÇALHANOĞLU VE GÖKHAN TÖRE BERABER SAHAYA ÇIKTIDaha önce aralarında sıkıntı yaşayan Hakan Çalhanoğlu ve Gökhan Töre, uzun bir aranın ardından tekrar Milli Takım'da bir araya geldi. Antrenmanın yapılacağı sahaya diğer oyunculardan sonra Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim ile birlikte gelen ikili, aralarındaki sorunun bittiği görüntüsünü verdiler.ARDA TURAN DA KAMPA KATILIYORCezası nedeniyle Hollanda karşısında oynayamayacak olan Arda Turan, Lüksemburg hazırlık maçını beklemeden A Millilerin kampına katılacak. Takım arkadaşlarını yalnız bırakmamak için bu kararı alan Arda, Almanya'da süren çalışmalara katılacak.Şampiy10
Reklam
Başbakan Davutoğlu: 'Avrupa'nın En Büyük Tarım Üreticisiyiz'
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye'yi tarımsal hasılada Avrupa'nın zirvesine taşıdıklarını belirterek, 'Avrupa'nın en büyük tarım üreticisiyiz' dedi.Başbakan Ahmet Davutoğlu, 13. Uluslararası Tarım, Tarımsal Mekanizasyon ve Tarla Teknolojileri Fuarı'nın açılışını gerçekleştirdi.Başbakan Davutoğlu, Konya Ticaret Odası Uluslarası Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilen 13. Uluslararası Tarım, Tarımsal Mekanizasyon ve Tarla Teknolojileri Fuarı'nın açılışında yaptığı konuşmada, fuarı 50'ye aşkın ülkeden 300 bine yakın kişinin ziyaret etmesinin beklendiğini söyleyerek, “Türkiye yeni bir baharla birlikte yeni bir geleceğe hazırlanıyor. 7 Haziran seçimleriyle Türkiye’de 12 yıl içinde istikrarla elde edilen, siyasi istikrarla kökleşen bir geleceği yaşamaya hazırlanıyor. Türkiye son 100 yılın en büyük hamlelerini son 12 yıl içerisinde gerçekleştirdi. Çok kararlı bir şekilde yolumuza devam ediyoruz. Kim ne derse desin, kim ne yaparsa yapsın, değişik odaklar nasıl spekülasyonlar üretirlerse üretsinler şundan emin olunuz ki; nasıl bu topraklar üzerine bahar güneşi doğmuşsa Türkiye’nin üzerine doğan bahar güneşi de kimse engelleyemeyecektir. Birliğimizi, beraberliğimizi koruyarak Sayın Cumhurbaşkanımızın son 12 yıl içerisinde başbakan olarak gerçekleştirdiği büyük hamleleri nihai hedefe yani 2023 hedeflerine ulaştırabilmek için omuz omuza çalışmaya devam edeceğiz. Birileri şu veya bu kriz senaryoları içinde olabilir. Birileri değişik spekülasyonlarla Türkiye’de siyasi istikrarı bozacak çalışmalar içinde olabilir. Ama biliniz ki AK Parti kadroları ve hükümetimiz omuz omuza çok güçlü bir geleceğe yürümeye kararlıdır. 7 Haziran seçimleri yeni bereket döneminin başlangıcı olacaktır inşallah” dedi.“SON 12 YILDA KONYA’DA VE BÜTÜN TÜRKİYE’DE BEREKETLİ BİR TARIM DÖNEMİ YAŞADIK”Davutoğlu, son 12 yılda, Konya'da ve bütün Türkiye'de bereketli bir tarım dönemi yaşandığını ifade ederek, “2002 yılından itibaren verilen destekler itibariyle 2002 yılında 1.8 milyar olarak verilen tarımsa desteği bugün 10 milyar liraya yükselttik. Son 13 yılda tarımda Türk çiftçisine verilen nakli destek, karşılıksız hibe desteği tam 70 milyar liraya ulaştı. Bu bereketli toprakların çiftçilerimize yansıyan ürünleridir. Üretimden hasada, işlemeden satışa, her aşamada üreticimizi destekledik, 52 yeni destek başlattık. Çiftçilerimizin üretim maliyetini azaltmak için 2003 yılında ilk mazot desteğini, 2005 yılında ilk gübre desteğini sağladık. Prim desteği verilen ürün sayısını 4’ten tam 17’ye çıkardık. 2005 yılında buğday, arpa, çavdar, yulaf ve çeltiği ilk kez destek kapsamına aldık, 2008 yılından itibaren baklagil ürünlerine ilk kez prim desteği sağladık. Son 13 yılda prim desteği miktarını tam 15 kat artırdık. 2002 yılındaki prim destek miktarını 186 milyondan 2014 yılında 2,7 milyar liraya yükselttik. 2003-2014 yılları döneminde 21 milyar Türk lirası prim desteği sağladık” diye konuştu“0 FAİZLİ DESTEKLERİ GİTTİKÇE ARTTIRIYORUZ”Davutoğlu, 2003-2014 yılları döneminde 21 milyar lira prim desteği sağladıklarını ifade ederek, “2002 yılında Ziraat Bankası’nda yüzde 59 olan tarımsal kredi faiz oranlarını düşürdük. Bugün 0 faiz ile 8,25 faiz arasındadır ve 0 faizli destekleri de gittikçe arttırıyoruz. Damla ve yağmurlama sulama, hayvancılık sertifikalı tohum üretimi başta olmak üzere birçok alanda 0 faizli kredi desteği sağladık. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından kullandırılan kredi miktarlarında 43 kat artış sağladık. 2002 yılında Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından kullandırılan kredi miktarını 509 milyon liradan 2014 yılında 22,8 milyar liraya çıkardık. Tarımda büyük bir yapısal dönüşüm gerçekleştirdik. Tarım havzaları üretim ve destekleme modelini oluşturduk” şeklinde konuştu.“TARIM TOPRAKLARININ KORUNMASI VE BÖLÜNMESİNİN ÖNLENMESİ AMACIYLA CUMHURİYET TARİHİNİN EN GENİŞ KAPSAMLI REFORMUNA İMZA ATTIK”Tarım topraklarının korunması ve bölünmesinin önlenmesi amacıyla cumhuriyet tarihinin en geniş kapsamlı reformuna imza attıklarını vurgulayan Davutoğlu, “Tarım topraklarının korunması ve bölünmesinin önlenmesi amacıyla cumhuriyet tarihinin en geniş kapsamlı reformuna imza attık. 41 yıl içinde, 450 bin hektar arazide yapılan toplulaştırma vardı bizden önce. Bu 10 kat artışla 4,5 milyon hektara çıktı. Bundan da en çok Konyalı çiftçilerimiz istifade etti. Güneysınır'da bir toplulaştırma faaliyetine bizzat katılmıştım. Şimdi de gururla ifade ediyorum. İnşallah bu toplulaştırma faaliyetlerini Konya'da 2019 yılına kadar, Türkiye'de de 2023 yılına kadar tamamlamış olacağız ve tarım üretim üniteleri üretilebilir ölçeklere yükseltilmiş olacak” ifadelerini kullandı.Davutoğlu, 2014 yılında dünyada ilk defa Ülkesel Tarım Envanteri Takip Sistemi'ni geliştirdiklerini, Tarım Sektörü Entegre Yönetim Bilgi Sistemi'ni hizmete sunduklarını hatırlattı. Bunun çok önemli bir proje olduğunun altını çizen Davutoğlu, dünyada ilk defa bir ülkenin kendi tarım alanlarını tümüyle kompütürize edilmiş, bilgisayara aktarılmış şekilde anında görüntülerle takip edebilme imkanına kavuştuğunu söyledi. Davutoğlu, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen bu çalışmanın patentinin, tamamıyla Türkiye Cumhuriyeti hükümetine ait olduğunu kaydetti. Uydu görüntüleriyle 32,5 milyon tarım parselinin tamamını belirlediklerini ve her parselde bir kimlik numarası verdiklerini dile getiren Davutoğlu, 'Bugün şu an itibarıyla bu projeyle, Tarım Sektörü Entegre Yönetim Bilgi Sistemi projesiyle, Tarım Bakanlığımızdan, bulunduğumuz yerden her bir tarım parselinin üretimini takip etme imkanımız olduğu gibi, olabilecek bazı risklere karşı da üreticiyi anında uyarma imkanımız da var. Don mu gelecek, hava şartları mı değişecek, anında ulaşma ve üreticilerimizi o yönde yönlendirme, gerekli tedbirleri alma konusunda, onlarla iletişime geçme imkanına kavuşmuş oluyoruz' açıklamasında bulundu.“TÜRKİYE, TARIMSAL HASILADA 2002 YILINDA FRANSA, İTALYA VE İSPANYA'DAN SONRA 4. ÜLKE İKEN ŞU ANDA AVRUPA'NIN EN BÜYÜK TARIM ÜRETİCİSİYİZ”Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye'yi tarımsal hasılada Avrupa'nın zirvesine taşıdıklarını belirterek, 'Avrupa'nın en büyük tarım üreticisiyiz' dedi. Bitkisel üretimi artıran birçok projeyi hayata geçirdiklerini dile getiren Davutoğlu, yerli tohumculuğu ilk kez kendilerinin desteklediklerini ve bugüne kadar yaklaşık 1 milyar liralık destek sağladıklarını belirtti. Davutoğlu, tohumluk üretiminin 145 bin tondan 776 bin tona çıkarttıklarını anlatarak, 'Türkiye'yi tohum ihraç eden bir ülke haline getirdik. Tohumluk ihracatımız 17 milyon dolardan 159 milyon dolara çıktı. Tarım sigortası uygulamasını hayata geçirdik. Yıllardır ihmal edilen hayvancılık sektörüne her türlü desteği sağladık. 2002 yılında hayvancılık sektörüne toplam destek 83 milyon lira iken 2015 bütçesinde ayırdığımız kaynak 3 milyar lira. Son 13 yılda hayvancılığa toplam 15 milyar liralık destek verdik. Hayvancılığı sıfır faizli kredi kapsamına aldık. Ülkemiz coğrafyasına en uygun hayvancılık olan küçükbaş hayvancılığı ilk kez destekledik. Bu çalışmalarımız neticesinde 2003-2014 yılında süt üretimi, 8,4 milyon tondan 18,5 milyon tona çıktı. Kırmızı et üretimi 421 bin tondan bir milyon tona, tavuk eti üretimi 696 bin tondan 1,9 milyon tona, yumurta üretimi 11,5 milyar adetten 17,1 milyar adede yükseldi. Türkiye'yi tarımsal hasılada Avrupa'nın zirvesine taşıdık. 2002 yılında 23,7 milyar dolardan devraldığımız tarımsal hasılayı, 61 milyar dolara çıkardık. Türkiye, tarımsal hasılada 2002 yılında Fransa, İtalya ve İspanya'dan sonra 4. ülke iken şu anda Avrupa'nın en büyük tarım üreticisiyiz. Bu çerçevede, sadece tarım alanında değil bu tarım faaliyetlerini destekleyecek şekilde de kırsal kalkınma hamlelerini başlattık. Bunu en iyi Konya'da özellikle de KOP Projesi bağlamında önümüzdeki dönemde yapacağımız hamlelerle GAP, DAP, KOP ve DOKAP' ta yeni bir hamle dönemini başlatıyoruz. KOP Projesi ile ilgili olarak önümüzdeki haftalarda inşallah Ankara'daki programlarımız el verdiği ölçüde ilk fırsatta gelecek ve KOP Eylem Planı'nı Konya ve KOP Bölgesi bir ilimizde açıklayacağız.'Davutoğlu, tarımda mekanizasyon konusunda büyük başarının arkasındaki aktörlerden birinin Konyalı sanayiciler olduğunu da söyledi. Türkiye'de üretici firma sayısının tarım aletleri alanında bin 77 olduğunu dile getiren Davutoğlu, 'Konya'nın üretici firma sayısı bağlamında tarım makineleri alanındaki toplam üretimdeki payı yüzde 16. Üretim kapasitesi Türkiye'nin bir milyon 950 bin adet, Konya'nın 327 bin adet. Yani yüzde 17 ve Konya bu alanda Türkiye birincisi. Tarım alet ve makineleri üretiminde Türkiye birincisi Konya'dır' dedi.Tarımda mekanizasyon ve tarım alanında yapılan hamleler bağlamında Konya'nın birçok alanda öncü olduğunu dile getiren Davutoğlu, şöyle devam etti:'Son 13 yıl içinde Konya'ya sağladığımız tarım desteği 4,3 milyar liradır. 2002 yılında 146 milyon lirası olan tarımsal destek 2014 yılında 641 milyon liraya çıkarttık Konya'da. Konya'da hububat üreticisine, ay çiçeği, mısır, kuru fasulye üreticisine önemli miktarda prim desteği sağladık. 2002 yılında hiç prim desteği almamıştı, şu anda ise Türkiye'de bu alanda öncü bir rol oynamaktadır. 2014 yılında 177 milyon prim desteği verdik ve 13 yılda toplam Konya'ya bir milyar lirayı aşan prim desteği sağladık. Aynı şekilde hayvancığının gelişmesi için rekor destek verdik. Birçok üretecimizi de burada görüyorum. Dışişleri Bakanı olarak yakından takip ettiğim ve Tarım Bakanımızla Konyalı sanayicilerimizle gerçekleştirdiğimiz Organize Hayvancılık Bölgesi de tekrar Konya'mıza hayırlı olsun. Yirmi milyon metrekarelik bir alanda Konya'yı bir hayvancılık merkezi yapacak son derece önemli bir proje.'Başbakan Davutoğlu, daha sonra eşi Sare Davutoğlu, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, eski Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Konya Valisi Muammer Erol, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek ve diğer protokol üyeleriyle birlikte kurdele keserek fuarın açılışını yaptı.AHMET ATAŞ - MEHMET TUGAY ALDEMİR - SELMAN AYASİHA
Doğukan Manço'nun Son Şarkısı
Doğukan Manço Survior All Star’da terlerken, müziklerini yaptığı Mangala Oyunu Belgeseli fragmanı internete düştü.Müzikleri Doğukan Manço, seslendirmesi Harun Can,  senaryosu Semih Dindar, Yönetmenliği Mete Şener, yapımcılığı 3 renk Organizasyon tarafından üstlenilen “Mangala Oyunu Belgesel filmi” Kültür ve Turizm Bakanlığınca desteklenmiş. Belgeselde  Yazar Sunay Akın, Göbeklitepe Kazı Alanı Başkanı Prof.Dr. Klaus Shmidt,  Dr. Muazzez İlmiye Çığ, Prof.Dr.Nurhan Atasoy, Prof.Dr.Abdulvahap Kara, Prof.Dr.Öcal Oğuz, Prof.Dr. Nilüfer Narlı, Türkiye Zeka Vakfı Başkanı Emrehan Halıcı, Doç. Dr. Özlem Kumrular, Türk Beyin Takımı Kaptanı Ferhat Çalapkulu, Yrd.Doç.Dr.Rıfat Ergeç, Maksat Shotay, Türk Kültürü araştırmacısı Serdar Asaf Ceyhan konuşmacılar arasında yer almış.Mangala Oyunu Milli Eğitim Bakanlığınca 2012 yılından bu yana “Zeka Oyunları dersi” müfredatında yer alıyor. Tarihi araştırmalar Mangala Oyunu'nun Sakalar, Hunlar ve Göktürkler döneminde oynandığını gösteriyor. Dünyada 'Coffee House' kültürünün temelleri 1554 yılında İstanbul'da atılmış; İstanbul'dan sonra günümüz Avrupa'sında kahve kültürünün izleri 1650 yılından itibaren görülmeye başlanmış. Günümüze, bu güçlü temellerin atıldığı dönemin kahve kültürünü yansıtan sadece iki adet görsel kaynak miras kalmış. İki kaynak da İstanbul'da resmedilmiş. Mangala oyunu, iki görsel kaynakta da bulunan oyunlardan birisiymiş.
THY Şampiyonlar Ligi'ne Sponsor Oluyor
Türk Hava Yolları, UEFA Şampiyonlar Ligi'ne sponsor olunması konusunda yönetim kurulunun karar aldığını bildirdi.THY tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yapılan açıklamada, 'Ortaklığımız Yönetim Kurulunca, ortaklığımızın global marka bilinirliğinin ve marka algısının gelişmesine katkı sağlamak amacıyla, dünyanın en çok takip edilen ve en prestijli liglerinden biri olarak kabul edilen UEFA Şampiyonlar Ligi'ne, 'UEFA Şampiyonlar Ligi'nin Resmi Havayolu Sponsoru' sıfatı ile üç yıl süreyle sponsor olunmasına karar verilmiştir' denildi.AA
Reklam
Dışişleri'nden Açıklama: 'Rum Tarafından Samimi Bir Çaba Bekliyoruz'
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bilgiç, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda Rum tarafından samimi çaba göstermesini beklediklerini bildirdi.ANKARADışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç, Bakanlıkta düzenlediği olağan basın toplantısında gündemi değerlendirdi ve gazetecilerin sorularını cevapladı.Kıbrıs'ta müzakere masasına tekrar oturulabileceği yönündeki açıklamaları değerlendiren Bilgiç, şunları söyledi:'Hem KKTC hem de Türkiye Kıbrıs'ta kalıcı bir siyasi çözüm için kararlılığını koruyor. Rum tarafı da daha önce KKTC'nin haklarını savunmak için yürüttüğü çalışmaları bahane göstererek müzakere masasından kalkmıştı. Aslında bu samimiyetsizliğin göstergesi. Oysa Kıbrıs'ta kapsamlı çözüme varılması, doğal kaynakların paylaşımıyla ilgili meselenin de çözümünü aslında sağlayacak. Kıbrıs Türk tarafı hala müzakere masasında ve 11 Şubat 2014 tarihli ortak bildiri çerçevesinde müzakerelere devam etme konusunda siyasi irade ve kararlılığını hala sürdürüyor. Sadece Türk tarafının bu kararlılığıyla soruna çözüm bulmak mümkün değil. Biz Rum tarafının Doğu Akdeniz'deki tek taraflı faaliyetlerini bir an önce sona erdirmesini ve müzakere masasına dönmesi yönünde samimi bir çaba göstermesini bekliyoruz. Türkiye, KKTC'ye her alanda verdiği desteği dün olduğu gibi bugün ve yarın da sürdürecek.'Eğit donatEğit-donat programına ilişkin son durumun sorulması üzerine Bilgiç, bu konuda ABD ile 19 Şubat'ta bir mutabakat zaptı imzalandığını hatırlattı. Konuya ilişkin teknik çalışmaların devam ettiğini söyleyen Bilgiç, DAEŞ ile mücadele kapsamında peşmergelere verilen eğitime ilişkin olarak da Türkiye'nin bu mücadelede uluslararası koalisyonun bir parçası olduğunu vurguladı. Bilgiç, bin 550 civarında asker ve peşmergenin eğitildiğinin ve Türkiye'nin lojistik destek de sağladığının altını çizdi.Bir gazetecinin 'Türkiye üzerinden Suriye'ye giden ilk gruptaki 3 genç kızın ailelerinin bakanlıktan yardım talepleri oldu mu' sorusunu yanıtlayan Bilgiç, bu konuda kendilerine herhangi bir talep gelmediğini ancak ilgili kurumların konuyla ilgilendiğini belirtti. 'Bizim yabancı savaşçıların Suriye'ye geçişi konusunda çok net bir politikamız var. Bunun temel unsuru daha fazla işbirliği' şeklinde konuşan Bilgiç, bunu her platformda dile getirdiklerini anlattı.Tanju Bilgiç, geçen günlerde 9 Sudanlı tıp öğrencisinin Suriye'ye geçişine ilişkin olarak da ilgili kurumların hem Sudan hem de İngiliz makamlarıyla işbirliği içinde konuyu takip ettiğini kaydetti.Muhabir: Sinan Polat-Meltem UzunAA
Dünyanın En Pahalı 10 Tablosu
Bazılarımıza çok anlamsız gelse de bir tablonun milyon dolarlarla ölçülen fiyatları, bazılarımıza göre ederinin çok altında. Bazı kesimse ultra zenginlerin para harcama ve yatırım yapma yöntemi olduğunu düşünüyor. Kimi Picasso'nun elinden çıkmış, kimi Renoir'in. İşte size dünya üzerinde ki en pahalı fiyatlara satılan 10 tablo. Önceden uyarması bizden, fiyatlar dudaklarınızı uçuklatabilir.
Kurtarıldıktan Sonra Bir Kedinin Nasıl Değişebileceğini Gösteren 15 Öncesi ve Sonrası Fotoğraf
etiket
Bir evcil hayvana bakmak çok güzel bir şey. Onun da sizin evinize, ruhunuza kattığı yoldaşlık ve sevgi duyguysa tartışılmaz. Bildiğiniz üzere, son dönemlerde hayvanseverlerin üstüne basa basa söylediği bir konu var. Öncelikli tercihiniz pet shop'tan satın almaktansa, sokakta bakıma muhtaç dostlarımızı sahiplenmek olsun diyorlar. Bu içeriğimizde de, sokakların zorlu koşullarından nasibini almış ama sonra onlara değer veren insanlar tarafından sahiplenilmiş evcil dostlarımızı konu edindik..
Reklam
Bilim İnsanlarını Hayrete Düşüren Cüce Gezegen Ceres'te Ortaya Çıkan İlginç Işıklar
Bir cüce gezegende ilginç olaylar dönüyor, bilim adamları ne olduğunu kestiremiyor. Kulağa tuhaf gelse de, Ceres'te durum bu. Yani Mars ile Jüpiter arasındaki asteroit kuşağındaki en büyük nesneden bahsediyoruz. Resmi olarak Ceres, Plüto ile aynı kategoride yani cüce gezegen konumundadır. NASA'nın bir uzay aracı 6 Martta Ceres'e doğru yanaştı. Gördüğünüz fotoğraf ise 19 Şubatta çekilmişti. 47 bin kilometre uzaklıktan yakalanan bir pozdan bahsediyoruz ve bu fotoğrafta aynı bölgede iki tane küçük parlaklık bulunmakta. Önceki çekilen fotoğraflarda bir tane ışık yakalanmıştı. Sonrasında da iki ışık birden görünmeye başladı, ki bu oldukça ilginç bir durum.
Sanayi Odası Başkanı Mobbingin Anlamını Tersine Çevirdi
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin, duyanları şaşkına çevirecek bir açıklama yaptı. Çetin, çalışanların patronlara mobbing uyguladığını söyledi. Üstelik ATSO'nun raporunda da bu iddialarına yer veren patronların, mobbingin anlamına tamamen ters yüz eden bu iddialarının nedeni ise, işçilerin, yasal fazla mesai ücretlerini, tatil ücretlerini ve kıdem tazminatı haklarını talep etmeleri...ATSO 37'nci Restoran, Yiyecek, İçecek ve Eğlence Hizmetleri Meslek Komitesi, mart ayı çalışma raporunda ilginç bir konuyu gündeme getirdi. Raporu ATSO Başkanı Davut Çetin açıkladı. Çetin'in gündeminde mobbing, yani iş yerinde üst ya da güçlü konumdakilerin, astlarına ya da güçsüz durumdaki çalışanlara uyguladığı baskı ve fiziki olmayan şiddet vardı. Ancak Çetin'in söyledikleri, duyanları şaşkına çevirdi. Çünkü ATSO Başkanı Çetin, bazı çalışanların patronlara mobbing uyguladığını söyledi.Çetin, işçilerin hakları olan tazminat ve fazla mesai ve tatil ücreti gibi taleplerini mobbing olarak niteledi. Çetin, 'Ama arkadaşlarımız diyor ki, bazı çalışanlar da patronlar üzerinde mobbing yapıyor. Sayıları az da olsa bazı çalışanlar, fazla mesai ücreti, tatil ücreti, iş akdi feshi konularında biraz kötü niyetle, mevzuatı kullanarak işverene adeta taciz uyguluyor. Yani patrona da mobbing yapılıyor' dedi.Bu konunun çok ciddi sıkıntı oluşturduğunu ifade eden Davut Çetin, 'İşverene de mobbing başlamış. İş mahkemeleri bu davalarla dolu, küçük konular yüzünden ve bazen haklı olduğu halde işadamları bu mahkemelerde uğraşıp, zaman kaybediyor. Özellikle geçici çalışmalarda ve hizmet sektöründe bu konuda bu davalardan çok şikayet geliyor. Ne çalışanın ne de işverenin hakkı yenilmemeli. Bu konuda hangi mevzuat maddeleri sorun yaratıyorsa bunları saptayıp inceleyelim' dedi.163 bin dosya varMeclis üyelerinden Ramazan Atılgan ise kıdem tazminatı, izin ve mesai ücretleri gibi konulara ilişkin her işverenin işçileriyle sorun yaşadığını ifade etti. Türkiye'de bu tür nedenlerle açılmış 163 binin üzerinde dava dosyası olduğuna dikkat çeken Atılgan, 61'inci hükümetin bu konuda bir çalışması varken, 62'nci hükümetin hiçbir çalışma yürütmediğini söyledi. Atılgan, 'Böyle bir durumda bu ülke nasıl kalkınır? Bunun bir düzene bağlanması, kanuni çalışmalar gerekiyor. Bu konuda sesimizi yükseltmeliyiz' dedi.Bakanlık hantalİşçilerin hakkı olan kıdem tazminatını talep etmelerini mobbing diye niteleyen Meclis üyesi bazı patronlar da 'işçilerin kıdem tazminatı istemesi mobbingine maruz kalıyoruz' dedi.Geçen dönemlerde yapılan kanun tasarı çalışmaları nedeniyle 'Bizim tazminatımız ne olacak, fona mı devredilecek?' şeklinde sorular yöneltildiğini anlatan meclis üyeleri, 2-3 yıldır sonuçlandırılamayan bir yasa tasarısı olduğunu söyleyip, bu konuda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nı hantal davranmakla suçladılar.DHA
Reklam
Bakan Taner Yıldız: 'Arınç - Gökçek Tartışmasında Bir Sınavdan Geçtik'
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek arasındaki tartışmalara ilişkin, 'Bir sınavdan geçmiş olduk. Geçtiğimize inanıyorum. Tabi ki Bülent abidir. Bir takım çıkışlarını yine iyi niyetle yapmıştır. Son 3 gün içinde yaptığı açıklamalar şahsi açıklamalar bunun altını çizmekte fayda var' dedi.'BİR SINAVDAN GEÇMİŞ OLDUK GEÇTİĞİMİZE İNANIYORUM'Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Habertürk canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek arasındaki tartışmalara ilişkin Yıldız, 'Bir sınavdan geçmiş olduk. Geçtiğimize inanıyorum. Çünkü davamız çok büyük. Her aile içinde olabilecek bir şey. Üslup farkını çözebiliriz. Aile içinde bile olabilir' dedi.'TABİ Kİ BÜLENT ABİDİR BİR TAKIM ÇIKIŞLARINI YİNE İYİ NİYETLE YAPMIŞTIR'Bülent Arınç'ın parti içindeki konumuna ilişkin Yıldız, 'Tabi ki Bülent abidir. Bir takım çıkışlarını yine iyi niyetle yapmıştır. Son 3 gün içinde yaptığı açıklamalar şahsi açıklamalar bunun altını çizmekte fayda var. Hükümet sözcüsü olması son 3 gün içinde yaptığı açıklamaların bir kurumsal yapıdan mı şahsi mi çok iyi ayırt edilmesi lazım. Kurumsal bir görüşü olmadığını kendisi de ifade etti. Bir defa daha altını çizmekte fayda var' ifadelerini kullandı.'SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ ÇOK EMEK VERDİ VERMEYE DE DEVAM EDİYOR ZİHNİNİ, BEYNİNİ BİR YERE ASMADI'Yıldız, 'Sayın cumhurbaşkanımız çok emek verdi vermeye de devam ediyor. Onu bu davasından uzaklaştırmıyor. Cumhurbaşkanımız Ak Parti genel başkanlığı yapmış. Cumhurbaşkanı olduktan sonra zihnini beynini bir yere asmadı. Objektifliğini yeniden tanımladı. Bir takım kaygı ve tavsiyelerini dile getirdi' diye konuştu.'GÖRÜŞ VE KAYGILAR YADIRGANMAMALI ARALARINDA İLETİŞİM PROBLEMİ YOK'Arınç, 'Çözüm süreci ile ilgili ayrıntıları daha detaylı anlatacağız' dedi. Şimdi biz bunu yapacağız. Görüş ve kaygılar yadırganmamalı. Aralarında bir iletişim problemi yok' dedi.'MUHALEFETİ ÇÖZÜM SÜRECİ ÜZERİNDEN YAPMAK DOĞRU DEĞİL'Çözüm süreci üzerinden tezat görüşlerin söz konusu olmadığını ifade den Yıldız, 'Buradan bir ekmek çıkmaz. Muhalefeti çözüm süreci üzerinden yapmak doğru değil' dedi.'BUNU BİR KRİZ NOKTASI GİBİ GÖSTERMEK DOĞRU DEĞİL'Başkanlık sistemi tartışmalarına ilişkin Yıldız, 'Buna bir kriz dönemi demek yanlış olur. Oluşturulamaya çalışan algı acaba bir sıkıntı çıkar mı? Sıkıntı çıkmaz. Bunu bir kriz noktası gibi göstermek doğru değil' dedi.'SOSYAL ANALİZ YAPANLAR BİZİ AYIRMAYA ÇALIŞIYOR BİZ BU OYUNA GELMEYİZ'Cumhurbaşkanı Erdoğan üzerinden seçim çalışmaları yürütülüyor şeklindeki bazı algıları değerlendirmesi istenen Yıldız, 'Cumhurbaşkanımızın görev tanımlaması son derece açık. Kurumsal yapı ile duyguları karıştırmamak gerekir. Biz Ak Parti olarak seçimlere gidiyoruz. Bu hükümetin görevleri var. İnkar edemeyeceğimiz bir gerçek var. Türkiye'de son 13 yıldaki yapı, Türkiye'nin istikrarı ile eş anlamlı görülmeye başladı. Sosyal analiz yapanlar bizi ayırmaya çalışıyor biz bu oyuna gelmeyiz' açıklamasında bulundu.DHA
5 Madde ile Seçim Bildirgeleri Neden Önemlidir?
Birçok sivil toplum örgütü seçim öncesinde kendi talepleri siyasi partilerin seçim bildirgesinde yer alsın diye çalışırlar. Denge ve Denetleme Ağı da bunlardan biri. Peki seçim bildirgelerinde taleplerimizin yer alması neden bu kadar önemli?-     Seçim bildirgesi aslında en basit anlatımıyla bir tarif, bir reçetedir.-     Ülkeyi yönetmeye talip olan siyasi partilerin vaatlerini, bu vaatleri nasıl gerçekleştireceklerini anlatırlar.-     Bir hedefi ve hedefe giden yolları anlattığı için de hem bir “ideal” den bahsetmeli hem de bir o kadar “gerçekçi” olmalıdırlar. -     Siyasi partiler her seçim öncesinde hummalı bir çalışma ile bildirgelerini hazırlar çünkü buraya yazdıklarıyla vatandaşlardan oy isterler. -     Bu metinler tüm demokrasilerde, vatandaşların siyasi partilerden iki seçim arasında hesap sorabilmeleri için önemli bir araçtır.
Reklam