onedio
Gerçekten Mutlu Olmak İstiyorsanız Kabullenmeniz Gereken 10 Şey
Hayatın kullanma kılavuzu veya mutluluğa 10 adımda ulaşmanın yolu yok.Hayatta her şeyi olan insanlar bir boşluk hissederken, neredeyse hiçbir şeyi olmayanların her zaman yüzlerinde bir gülümseme ile gezinmelerini kimse açıklayamıyor.Mutluluk, mantıklı bir formüle sahip değil, somut hiçbir şey uzun zamanlı bir mutluluğu garanti edemiyor.Çoğumuz, var olmanın ağırlığı altında eziliyor ve mutluluğun sahip olduklarımızın tersine, hep arayışından olduğumuz ve olacağımız bir şey olarak görüyoruz.Hedefler koyuyoruz, belirli şeylerin mutlu olmamıza yeteceğini sanıyoruz, daha fazla para, çok daha fazla ayakkabı ya da ev almak…Sonra, bu sıraladıklarımıza kavuştuğumuzda, neden hala aynı hissettiğimiz sorusunu cevaplayamıyoruz. Olay şu ki, kimse mutluluğun ne olduğunu veya nasıl ulaşacağını bilmiyor (aslında ona sahip olsalar da).Ama, eğer kendimizi, mutluluğun kendi kafamızda yarattığımız bir çerçeve olduğu teorisine inandırırsak, üzerinde uğraşmamız ve kabul etmemiz gereken birkaç şey kalıyor;
AP Başkanı Schulz’dan Türkiye’ye Basın Özgürlüğü Uyarısı
Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Martin Schulz, son dönemde gazetecilere yönelik artan baskıya ilişkin Türkiye’ye basın özgürlüğü uyarısı yaptı.Yakında Türkiye’yi ziyaret edeceğinin bilgisini veren AP Başkanı, Türk yetkilileri basın özgürlüğüne saygı duymaya davet etti. Başkan Schulz tepkisini şöyle dile getirdi: 'Gazetecilerin bağımsızlığı ve basın özgürlüğü Avrupa Birliği’nin müzakere edilemeyecek temel değeridir. Türkiye’deki yetkililerden bu uluslararası kurallara uymalarını rica ediyorum.'YUNANİSTAN 3. KURTARMA PAKETİNE İHTİYAÇ DUYACAKİlk görüşmesini Perşembe günü İspanya Başbakanı Mariano Rajoy ile gerçekleştiren Martin Schulz, bu sabah Kral VI. Felipe tarafından Zarzuela Sarayı’nda kabul edildi.AP Başkanı, bugün öğleyin ‘Nueva Economia Forum’ tarafından Ritz Carlton Hotel'de düzenlenen AB’nin geleceğiyle ilgili konferansta konuştu.Yunanistan’ın üçüncü bir kurtarma paketine ihtiyaç duyacağını kaydeden Martin Schulz, Yunan Başbakanı Alexis Tsipras’a da 'ideallerini bırakmak zorunda değil ama sözünü tutmak zorunda' mesajını yolladı.AP Başkanı, parti lideri gibi hareket etmemesi gereken Tsipras’ı, başbakanlık makamına uygun davranmaya davet etti.Konferans sonunda Cihan’a demeç veren Martin Schulz, Türkiye'deki gazetecilerin tutuklanmasını eleştirdi ve 'Gazetecilerin bağımsızlığı ve basın özgürlüğü Avrupa Birliği’nin müzakere edilemeyecek temel değeridir. Türkiye’deki yetkililerden bu uluslararası kurallara uymalarını rica ediyorum.' ifadeleri ile tepkisini dile getirdi.Cihan
'Uçaklar Düşüyor, Umutlar Düşüyor, Vatan Düşüyor!..'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Twitter hesabından açıklamalarda bulundu.Konya'da düşen F4 uçağında 2 pilotun şehit olmasıyla ilgili olarak, 'Rahat ve konforları için uçan sarayları kendilerine hak gören iflas etmiş zihniyetler, kahraman pilotlarımıza uçan enkazı layık görüyorlar. Saray yaptırıp içine saklananlara her şey reva, kahramanca vatan nöbeti bekleyenlere her şey fazla! Bu sakatlık düzelmeden akıbet düşüştür' dedi. Devlet Bahçeli Twitter hesabından takipçileriyle paylaştığı mesajlar şöyle: 'Dikkat ediyor musunuz, hep dardayız, devamlı düşüyoruz, ısrarla iniyoruz, her alanda, her kesimde irtifa kaybediyor, yere çakılıyoruz. Uçaklar düşüyor, umutlar düşüyor, vatan düşüyor, bayrak düşüyor, ahlak düşüyor, huzur düşüyor, Türkiye düşüyor, millet bölücü ayazda üşüyor. Merkez Bankası’yla kayıkçı kavgası yapan döviz lobisi hizmetkarları milli paramızın değerini düşürüyor ve Dolara - Avro’ya selam duruyorlar. Normalde düşenin ayağa kalkması beklenmelidir. Fakat ne kalkan var ne de kalkmanın ümit ışığı. İçimiz oldu hicran, dışımız oldu hüsran. Üzülüyorum, düşmanların diline düştük, acınacak hallere düştük, fitnenin seline düştük, gıybetin yeline düştük, sonu meçhul yollara düştük. Vefasızların tezgahına düştük, zalimlerin kapanına düştük, vatansızların tuzağına düştük, vicdansızların ve tefrikacıların çölüne düştük. Farkında mısınız, hiç çıkmıyoruz, hiç yükselmiyoruz, zirvelere doğru hiç kanat açamıyoruz. Sürekli uçurumdayız, sürekli diplerde geziyoruz. Merhum Necip Fazıl’ın dediği gibi, “alın yazımız sanki yokuşlarda susamak.” Kaderimiz sanki haksızlık, adaletsizlik ve kötülüklerle sınanmak. Başkası düşünce çürük tahtaya basmasaydı diyenler, kendileri hem düşürüp hem düşünce tahtanın çürüklüğünden şikayet ediyor. 9 günlük arayla düşen üç F-4 tipi uçakta şehit olan 6 pilotumuz hepimizi hüzne boğdu, hepimizin yüreğini kavurdu. Bu uçaklara uçan tabut diyorlar, kimseden ses çıkmıyor. Fırlatma mekanizması çalışmıyor deniliyor, kimsenin yüzü kızarmıyor. Kaza yüzeysel açıklamalarla geçiştirilmesin diyoruz, kimsenin kılı kıpırdamıyor. Miadı dolmuş uçaklar ölüm saçıyor diyoruz, tedbir alınmıyor. Üstelik sorumluluk mevkiinde bulunanlar F-4 tipi uçaklara milletimizin güveninin kalmadığını söyleyecek kadar küçülüyor, ahlaken düşüyor. Madem güven kalmadıysa, bu uçaklar niçin havalanıyor? Bile bile ölüme neden davetiye çıkarılıyor? Yazık değil mi vatan evlatlarına? Rahat ve konforları için uçan sarayları kendilerine hak gören iflas etmiş zihniyetler, kahraman pilotlarımıza uçan enkazı layık görüyorlar. Saray yaptırıp içine saklananlara her şey reva, kahramanca vatan nöbeti bekleyenlere her şey fazla! Bu sakatlık düzelmeden akıbet düşüştür. Şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Muhterem ailelerinin acısını paylaşıyor, başsağlığı diliyorum. Evlatlarımız ölmesin, elleri öpülesi anneleri ağıtlar yakmasın, nurlu yüzleri solmasın.'DHA
Anayasa Mahkemesi'nden 'Aile Hekimlerine Nöbet' Kararı
Anayasa Mahkemesi (AYM), aile hekimlerinin belirtilen yerlerde haftalık çalışma süresi ve mesai saatleri dışında ayda asgari sekiz saat; ihtiyaç hâlinde ise bu sürenin üzerinde nöbet görev verileceğine ilişkin maddenin iptali istemini reddetti.AYM, Danıştay 5. Dairesi'nin, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 3. maddesinin beşinci fıkrasının, 6514 sayılı Kanun'un 52. maddesiyle değiştirilen 'Aile hekimlerine ve aile sağlığı elemanlarına 657 sayılı Kanunun ek 33 üncü maddesinde belirtilen yerlerde haftalık çalışma süresi ve mesai saatleri dışında ayda asgari sekiz saat; ihtiyaç hâlinde ise bu sürenin üzerinde nöbet görevi verilir.' biçimindeki ikinci cümlesinin iptaline karar verilme istemini değerlendirdi. Başvurunun esasına giren AYM, iptal istemini reddetti.Ahmet Şinoforoğlu, Zaman
Efes Son Saniyede Teslim Oldu
Anadolu Efes, Unicaja Malaga'ya deplasmanda son saniyede yediği üçlükle 93-90 mağlup oldu.Anadolu Efes, EuroLeague Top 16 dokuzuncu hafta maçında Unicaja Malaga'ya deplasmanda 93-90 yenilerek gruptaki beşinci mağlubiyetini aldı.Maça ev sahibi Malag iyi başladı ve ilk çeyreği 22-15 önde tamamladı. ilk yarı boyunca yüksek bir üçlük yüzdesi ile oynayan İspanyollar ilk yarıyı 52-40 önde tamamladı.Üçüncü çeyrekte savunma sertliğini arttıran Anadolu Efes, farkı üç sayıya kadar indirdi ve üçüncü periyot 63-60 Unicaja Malaga üstünlüğü ile tamamlandı. Son dakikaları müthiş bir heyecana sahne olan karşılaşmada Anadolu Efes, rakibine son saniyede yediği üçlükle 93-90 mağlup oldu.Kaynak: AA
Apple Yıl Sonunda Akıllı Saat Pazarının Yüzde 55’ine Hakim Olabilir
Apple 9 Martta düzenleyeceği bir etkinlikle piyasaya çıkışı öncesinde Apple Watch’a dair son gelişme ve yenilikleri duyuracak. Bu etkinliğe doğru geri sayım devam ederken, Apple Watch’un göstereceği satış performansına dair çeşitli analizler de ortaya çıkıyor.Startegy Analytics tarafından yayınlanan rapora göre, Apple Watch’un sevkiyat rakamı 2015’in sonuna kadar 15 milyonu geçecek. Cihazın akıllı saat pazarındaki payı ise yüzde 55’e ulaşacak. Şirketin raporunda Apple Watch’un akıllı saat pazarının geri kalanını da ateşleyeceği ve yıl sonuna kadar toplamda 28.1 milyon akıllı saat sevkedileceği belirtiliyor.Apple’ın ilk parti Apple Watch üretimi için tedarikçilerden 5 milyon cihaz talep ettiğine dair haberler daha önce gündeme gelmişti. Apple Watch’un öncelikli olarak ABD’de satışa çıkacağı konuşulduğu için ilk partideki cihazların tamamının bu ülkede satılması muhtemel gözüküyor. Ancak Cupertino merkezli şirketin ABD pazarındaki gücü ve ülkedeki sadık hayranlarının çokluğu, bu rakamın da gelen talebi karşılamaya yeterli olmayabileceği yorumlarının yapılmasına neden oluyor. Apple’ın girdiği ürün kategorilerini deyim yerindeyse ”ihya etmesi” ise Apple Watch’un akıllı saat pazarına da ivme kazandıracağına dair öngörülerin gerçekleşmesi ihtimalini kuvvetlendiriyor.Teknoblog
Reklam
Manisa'da 3 Kişide Domuz Gribi Tespit Edildi
Manisa İl Halk Sağlığı Müdürlüğü, iki hafta önce Demirci ilçesinde üç kişide 'H1N1' virüsü görüldüğünü açıkladı.Manisa İl Halk Sağlığı Müdürü Dr. Osman Öztürk, halk arasında domuz gribi olarak bilinen 'H1N1' virüsünün, iki hafta önce Demirci İlçesi'nde üç kişide görüldüğünü söyledi.Öztürk, Demirci ilçesinde Umre'den gelen hacıların Mers virüsü taşıyabilecekleri tehlikesiyle incelemeye alındığını söyledi. 30 kişinin test sonuçlarını Sağlık Bakanlığı'na gönderdiklerini söyleyen Öztürk, sonuçlara göre üç kişinin domuz gribi vakasına yakalandığının belirlendiğini kaydetti.Öztürk, 'Bakanlıktan bize 3 kişide domuz gribi virüsünün tespit edildiği söylendi. Dolayısıyla bu üç hastamız gerekli inceleme ve takipler sonucu sağlıklarına kavuştular ve iyileştiler' dedi.'Mevsimsel gribe döndü'Domuz gribinin eskisi kadar korkulan bir rahatsızlık olmadığını söyleyen Öztürk, 'Artık mevsimsel gribe döndü. Domuz gribi virüsü, ilk zamanlar ortaya çıktığında vücudun yabancı olduğu bir virüs olduğu için ölümler meydana gelmişti. Ama artık vücut bu virüsü tanıyor. Çünkü aşılar yapıldı ve vücut bu virüsü tanımaya başladı. Dolayısıyla mevsimsel gribe girdi. Şu an için Manisa'da bir tehlike görülmüyor' dedi.Ülke genelinde 9 ve 15 Şubat tarihleri arasında Sağlık Bakanlığı'na 128 kritik grip virüsü yollandığını söyleyen Öztürk, bunların 30'unda domuz gribi teşhisi konulduğunu söyledi. Öztürk, 30 vakada bir ölümün olduğunu sözlerine ekledi.Kaynak: DHA
Başbakan Davutoğlu: ‘Kadınların ve Kızların Eğitimi Sürdürülebilir Kalkınma İçin Önemli’
Başbakan Ahmet Davutoğlu, kadınların ve kızların eğitiminin toplulukların esenliği ve sürdürülebilir kalkınma için çok önemli olduğunu söyledi.Başbakan Davutoğlu, New York’taki temasları çerçevesinde BM Genel Kurulu’nda düzenlenen Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlendirilmesi konulu oturumda konuştu. Konuşmasında öncelikli olarak oturumda bulunan Liberya Cumhurbaşkanı Ellen Johnson-Sirleaf’ın Ebola’ya karşı mücadeledeki başarısını tebrik ederek başlayan Davutoğlu, “Türkiye Ebola’ya karşı çalışmalarda yardımları sağlamaya devam etmektedir. 1,2 milyon dolarlık destek Gine’ye ve Sierra Leone’ye sağlanmıştır. Bizim desteklerimiz toplam 5 milyon dolara ulaştı. Çok taraflı ve iki taraflı bunları gerçekleştirdik. BM ve Afrika Birliği kanallarını kullandık” dedi.“KADINLARIN VE KIZLARIN EĞİTİMİ SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA İÇİN ÖNEMLİ”Davutoğlu, çok önemli bir gün olduğunu söylediği Uluslararası Kadınlar Günü’nü kutlayarak, “Birlikte çalışırsak insanlık için çok daha güzel bir dünya oluşturabiliriz. Her alanda kadınları desteklemeliyiz. Kadınlar ve kızlar ekonomik büyüme, kalkınma ve sosyal ilerleme konusunda adım atmakta ilerlemektedirler. Bu noktada kadınların ve kızların eğitimi topluluklarımızın esenliği ve sürdürülebilir kalkınmamız için çok önemlidir. Biz uluslararası camia olarak 2005 zirvesinde Pekin Bildirisi’nin tam uygulanmasını imzalamıştık. BM’nin 1995’teki imzalanan metni de Milenyum Kalkınma Hedefleri arasında yer almaktadır. Bunların uygulanması cinsiyet eşitliği ve kadının güçlendirilmesi için çok önemlidir” diye konuştu.Başbakan Davutoğlu, “Türkiye, cinsiyet eşitliği ve kadınların güçlendirilmesi ile ilgili atılan adımları özellikle de 2010’da atılan adımları çok hoş karşılamıştır. Çünkü bu atılan adımlar daha uyumlu, daha iyi bir şekilde eşgüdümlü olarak devam etmektedir. Türkiye BM Kadın Ajansı’nı her alanda desteklemektedir ve Türkiye’de, İstanbul’da bir ofis açılacak. Asya ve Orta Asya ve Avrupa için açık olan bir ofis olacak. Ben buradaki bütün hanımefendileri İstanbul’a davet etmek istiyorum. Önümüzdeki günlerde, haftalarda lütfen gelin” dedi.“CİNSİYET EŞİTLİĞİNİ İLERLETMEK ÖNÜMÜZDEKİ EN ÖNEMLİ HEDEFLERDEN BİRİSİ “Davutoğlu şöyle devam etti: “Cinsiyet eşitliğini ilerletmek, kadınların ve kızların güçlendirilmesini sağlamak bizim önümüzdeki en önemli hedeflerden bir tanesidir. Ancak kadınların önündeki engeller birçok dünya ülkesinde durmaktadır. Seçim sınırlılığı, eğitim, sağlık, sosyal koruma, nezih bir iş ortamında çalışma ve ekonomik kısıtlılık gibi birçok engeller bulunmaktadır. Bu noktada, kadınlar hala daha bugünün dünyasında karşılaştığı engelleri yok etmek gerekmektedir. Bunu yapabilmek için yoksul ülkelerde eğitim fırsatlarını dikkate almamız gerekiyor. Kızların eğitimi ciddi şekilde dikkat etmemiz gereken bir alan. Türkiye, Kanada ve Peru ile birlikte BM’de kız çocuğun eğitimi inisiyatifini başlattı. Kızların okula gitmesini sağlayarak ve eğitim alanında bu boşluğu doldurarak kızların güçlendirilmesi konusunda çok önemli bir adım atacağına eminiz ve erken evliliklerin de önüne geçeceğinin farkındayız. Son 10 yıl içerisinde kızların eğitimi çok ciddi anlamda artmıştır. Oranlara baktığımızda son geçtiğimiz 10 yılda kızların okula gitme oranı yüzde 90 oranında artmıştır. Bunun aslında iki inisiyatif sayesinde olduğunu söyleyebiliriz. Bunlardan bir tanesi ulusal seviyede STK’lar ve kamu idareleriyle yürütülen bir projeydi. Bir diğeri de yardım çalışmalarıydı. Kızlar için eğitim destekleri sağlandı ve bunlar erkeklere sağlanan desteklerden daha fazlaydı.”“KADINLAR DÜNYADA MAALESEF ŞİDDETE MARUZ KALIYORLAR”Kadınlar ve kızların sadece ayrımcılıkla karşılaşmadıklarını aynı zamanda dünyanın her yerinde şiddete de maruz kaldıklarını dile getiren Başbakan Davutoğlu, “Maalesef kadınların haklarının kabul edilmemesi cinsiyet temelinde şiddete sebep olmaktadır. Küresel olarak bu problemin döngüsünü kırmak için yapılması gereken bir husustur. İmzalanan kararlar sayesinde artık kadınların ve haklarının korunması alanında ilerleme kaydedilmiştir. Özellikle de zorlu çatışma koşulları altındaki koşullardan bahsediyorum. Bu noktada da mülteci kamplarında yaşayan bütün kadınlara buradan güçlü olmaları çağrısında bulunmak istiyorum. Maalesef sivil savaşların olduğu, devletlerin başarısız yerlerde bu şiddetler devam etmektedir. Çatışma ve çatışma sonrası zamanlarda kadınların politikayı ve iş dünyasına katılımını sağlamak çok önemlidir bu da barış ve güvenlik için önemli bir rol oynayacaktır” şeklinde konuştu.Başbakan Davutoğlu, uluslararası camianın özellikle cinsel temelli saldırılara ve şiddete karşı yapılacaklar konusunda adım atması gerektiğine vurgu yaparak, “Bu noktada kadınların kendi onurları, haysiyetleri zarar görmektedir. Sivil savaş ve çatışma gibi ortamların ortadan kaldırılması en etkili yöntemdir. Türkiye kadınların korunması, kadınların ve kızların haklarının çatışma alanında ve çatışma sonrasında aynı zamanda afetten etkilenen yerlerde desteklerini sağlamaktadır. Bu maddeyi gündemimizin hep üst noktalarında tutmalıyız. Önceliği her zaman buna vermeliyiz. Kadına karşı şiddet hiçbir sosyal, kültürel veya dini sebeplerle meşrulaştırılamaz. Bu suçun işlenmemesi için her seviyede çabalarımıza devam etmeliyiz. Biz Türkiye’de mevzuat ve koruma ile ilgili çalışmalarımızı ve koruma ile ilgili çalışmalarımızı, kadına karşı şiddetin ortadan kaldırılabilmesi için yürütüyoruz. Ancak tabi ki karşılaştığımız çok fazla sonuç var. Fakat bu konuda çabalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz” diye konuştu.“CİNSİYET EŞİTLİĞİ VE KADINLARIN GÜÇLENDİRİLMESİ 2015 SONRASI KALKINMA HEDEFLERİ ARASINDA YER ALMALI”Başbakan Davutoğlu sözlerini şu ifadelerle sürdürdü: “Uluslararası bağlamda Türkiye, BM’nin kadınlara karşı tüm ayrımcılıkların yok edilmesi sözleşmesine bir taraftır. Avrupa Konseyi’nin kadına karşı şiddeti ve aile şiddeti engelleme sözleşmesinin de tarafıdır. Bu aslında İstanbul Sözleşmesi olarak da anılmaktadır. Bizim iktidarda olduğumuz zamanda imzalanmıştır. İstanbul Sözleşmesi içerisinde ailenin korunması, şiddetin engellemesi ile ilgili hususlar Mart 2012’de imzalanmıştır, bu eklere de yansıtılmıştır. Bu, Türkiye’deki aile içi şiddeti ele alan ilk metindir ve var olan önceki mevzuatı da içine dahil etmiştir. Evli olan olmayan bütün kızlar ve kadınlar bu metnin kapsamındadır. Kadınların güçlendirilmesi ve cinsiyet eşitliği dünyanın barışı ve istikrarı için çok önemlidir. İşte bu yüzden de kalkınmanın üç boyutu; sosyal, çevresel ve ekonomik boyutu için önemlidir. Kesin olan bir husus var. 2015 sonrası kalkınma gündemini başarmak istiyorsak kadınları da bu gemiye almalıyız. Yani dünyanın nüfusunun yarısı da bu yönde çalışmalıdır. Sürdürülebilir kalkınma ve yoksulluğun yok edilmesi konusunda bu husus çok önemlidir. Kadınların ve kızların güçlendirilmesi eylemlerimizin merkezinde yer almalıdır. Önümüzdeki aylarda gündemi oluştururken çok önemli bir fırsatımız var. Bu fırsatı iyi kullanmalıyız. Türkiye cinsiyet eşitliği ile ilgili hususların 2015 sonrası kalkınma gündemine yansıtılmasını desteklemektedir. Bunda kadınların ve kızların güçlendirilmesi yer almalıdır. Ve diğer hedeflere bu hususlar eklenmelidir. Bu şekilde de bütün kadınlara ve kızlara karşı olan şiddet ve ayrımcılık yok edilebilir.”“BU KONUYU G20’DE DE ELE ALACAĞIZ”Türkiye’nin bu sene başkanlığını yapacağı G20 zirvesinde sürdürülebilir büyüme ve cinsiyet eşitliği konusunun ele alınacağını dile getiren Davutoğlu, “Biz G20 ile birlikte dahil edici büyüme ve cinsiyet eşitliği ile çalışmalarımızı yürüteceğiz. G20 zirvesinde kadınların katılımının artırılması konusunda hedefleri de ekledik. 2025’e kadar kadınların iş gücüne katılması artacak. Bu da aslında 2025 yılına kadar 1 milyon kadının daha işe katılması anlamına geliyor. Biz G20 başkanı olarak ilgili anlaşmaların uygulanmasını sağlayacağız” dedi.Davutoğlu, “Ulusal olsun, uluslararası olsun bütün çalışmalar için STK’ların katılımı çok önemlidir. Özellikle de kadınların katılımı çok önemlidir. Medya ve özel sektör karar alma ve uygulama süreçlerine dahil edilmelidir. Bu sadece onların tecrübeleri ve getireceği kaynaklar açısından yeterli değildir aynı zamanda toplumda bir farkındalık oluşturmak için çok önemlidir. Türkiye’de STK’lar kamu ile birlikte Milenyum Kalkınma Hedefleri’ni başarma konusunda birlikte çalışmaktadır bu yüzden de Türkiye bu hedefleri çok iyi bir şekilde yerine getirmektedir. Uluslararası nüfus ve kalkınma alanında oldukça ilerledik” şeklinde konuştu.“TÜRKİYE’DE KADINA ŞİDDETE KARŞI 183 BİN EĞİTİM SAĞLANDI”Türkiye’de kadınlara karşı ayrımcılığın yok edilmesi, şiddetin ortadan kaldırılması ve iş dünyasına kadınların katılması konusunda neler yapıldığını anlatan Başbakan Davutoğlu, şöyle konuştu:“Türkiye’nin anayasasına baktığımız zaman Türkiye’de kadınlar ve erkekler kanun önünde eşittir ve biz hükümet olarak bu kanunun uygulanmasına çok önem veriyoruz. Anayasada 2010’da bir değişiklik yaparak kadınlar için pozitif ayrımcılık hususu eklendi. BM Kadınlar Komisyonu ile birlikte çalışarak Türkiye’nin parlamentosunda 31 kanun cinsiyet bakış açısından gözden geçirildi ve ayrımcı olan maddeler bulundu. Kadına karşı şiddetin kaldırılması için bunlar çok önemli. 183 bin kadar eğitim sağlandı. Tıp uzmanları, savcılar, dini liderler ve birçok kamuda çalışan kişi kadına karşı şiddet ve cinsiyet eğitimi konusunda eğitim aldı. İstanbul Sözleşmesi’nden bahsettim ve bu sözleşmenin ne kadar önemli olduğunu dile getirsem az.Ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin ortadan kaldırılması ile ilgili çalışmalarımız da bahsedilen sözleşmeye uygun bir şekilde devam etmektedir. Aynı zamanda Türkiye parlamentosu içerisinde kadına karşı şiddetin yok edilmesiyle ilgili bir grup oluşturuldu. 2012-2015 arasına baktığımız zaman Aralık 2014’ten itibaren 3 bin 400 kadına hizmet sağlayan 120 kadar kadın sığınağı var. 14 tane ilimizde şiddet mağduru kadınlara karşı kadınlara hizmet sağlayan merkezlerimiz var. Kadına karşı şiddet hiçbir kültürel, sosyal, dini bağlamda meşrulaştırılamaz. Kadınların şiddet sonucu ölmesi bağlamında cezaları ağırlaştırdık ve Türkiye’deki kadınların iş gücüne katılması yüzde 38 oranında arttı. Bizim amacımız kadınların iş gücüne katılımını 2023 yılına kadar yüzde 41 oranına çıkarmak. Bu bağlamda ilgili projeler ILO ile yürütülmektedir. Geçtiğimiz yıllarda Türkiye’deki parlamentodaki kadınların temsiliyeti 2011 yılında yüzde 4,5’ten 14,5’e kadar çıktı. Bu da Türkiye tarihinde, Türkiye’de parlamentodaki kadınların en yüksek temsiliyetidir. Önümüzde bir seçim var ve biz bu seçimde kadının temsiliyetinin yüzde 20’nin üzerine çıkmasını bekliyoruz. 2009’da hiçbir kadın belediye başkanı yoktu. 2014’teki seçimde birçok kadın belediye başkanı olarak seçildi. Türkiye’de 2008’lerde anne-çocuk bakımıyla ilgili birçok merkez açıldı. Biz bu yıldan itibaren cinsiyet eşitliğinin daha da ilerletilmesi için bu çalışmalara devam edeceğiz.”Davutoğlu konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı:“Bugün yapılacak tartışmalar ve bütün güçlerimizin bir araya getirilmesi işbirliğiyle ilgili, cinsiyet eşitliği ve kadınların ve kızların güçlendirilmesiyle ilgili önemli adımlar atılabilecektir. Güçlü bir ulus, güçlü kadın, güçlü aile temellerine bağlıdır. İşte bu yüzden de erkeklerin ve oğlanların da aslında kadınların ve kızların sorunlarının çözümüne katılması gerekiyor. Bu tür çalışmaları hayatın tüm alanlarına yansıtmamız gerekiyor. Bunun çok boyutlu bir yaklaşım ve sürekli çaba gerektirdiğini söylemek lazım. Bu noktada tüm dünyadaki kadınları desteklemek konusunda çalışan herkese çok teşekkür ediyorum ve bu önemli misyonda çabalarınızın devamını diliyorum.”
Reklam
İstanbul'un Adeta Instagram İçin Tasarlanmış Gizli, Renkli ve Minimalist Mekanları
Bu güzel, renkli fotoğrafları çeken isim, mimar Yener Torun. Bugüne kadar hep tarihi dokusuyla, muazzam büyüklükteki camiileriyle aklımızda yer eden İstanbul, Torun'un çektiği fotoğraflarla renkli ve modern bir hale bürünebilir. Torun, çektiği mekanları İstanbul'da yaşayanların bile tanıyamadığını belirtirken, böyle renkli ve modern görünümlere sahip mekanları bulmak onun için adeta bir hazinenin peşini sürmek gibiymiş. İleride farklı ülkelerde, farklı şehirlerde de aynı projeyi devam ettirmek istediğini söyleyen Yener Torun,geçtiğimiz yazdan beri Ankara, İzmir, Bursa ve Kocaeli gibi şehirlerde de İstanbul projesinin benzerlerini oluşturuyor.Kendisinin çalışmalarını Instagram hesabından takip edebilirsiniz.
Atilla Taş:  'Artık Bu Adalet Sistemine Güvenmiyorum'
Başbakan Ahmet Davutoğlu ile ilgili attığı tweetler nedeniyle gözaltına alındığını duyuran sosyal medyanın popüler simalarından sanatçı Atilla Taş, Yeşilköy Polis Merkezi'nde ifade verdikten sonra serbest bırakıldı.Atilla Taş Twitter hesabından yaptığı açıklamada 'Fikirlerim yüzünden özellikle haklılığımı bildiğim fikirler yüzünden gözaltına alınmak şereftir. Kimseden korkum yok! Yüzüm açık alnım ak!' dedi. İfade verdikten sonra Yeşilköy Polis Merkezi'nden ayrılan Atilla Taş, çıkışta gazetecilere yaptığı açıklamada Başbakan hakkındaki tweetleri nedeniyle ifadeye çağrıldığını söyledi.
Reklam
Galatasaray, Madrid’den Fark Yedi
Galatasaray Liv Hospital, Abdi İpekçi Spor Salonu'nda oynanan karşılaşmada Real Madrid'e 107-71 yenildi.Galatasaray Liv Hospital, EuroLeague Top 16 E Grubu dokuzuncu maçında evinde Real Madrid'e 107-71 mağlup oldu. Sarı kırmızılılar böylece gruptaki yedinci yenilgisini aldı.İki takımın da hücumda etkili olduğu ilk çeyrek 24-20 Real Madrid üstünlüğü ile sona erdi. İkinci çeyrekte vites arttıran İspanyol ekip, soyunma odasına 57-34 önde gitti.Üçüncü çeyrekte farkı daha da arttıran Real Madrid, son periyota 77-59'luk avantajla girdi. Son çeyrekte de farkı koruyan konuk ekip salondan 107-71 galip ayrıldı.Kaynak: AA
İsrail Ordusu Köpek Kullanımını Durdurdu
İsrail askerlerinin Filistinli bir gencin üzerine köpek saldırttığını gösteren görüntülerin ardından, İsrail ordusu gözaltı sırasında Filistinlilere karşı köpek kullanımını geçici olarak durdurma kararı aldı.Ordu Sözcüsü Avichay Adraee yaptığı yazılı açıklamada, Batı Şeria Komutanı Tami Yadi’nin, bazı İsrail askerlerinin köpeklerini Filistinli bir gence saldırttığı olaya ilişkin hazırladığı raporu Orta Bölgesi Komutanı Nitzan Alon’a sunduğunu belirterek, 'Yadi, bu husustaki talimatları yeniden gözden geçirilinceye kadar köpeklerin kullanımını durdurma yönünde talimat verdi' ifadelerini kullandı.Açıklamada, “Bu görevde ahlâken başarısız olan askerler, disiplin bakımından düzeltme görecek” denildi.Adraee, 16 yaşındaki Filistinli çocuğa köpekli saldırı hakkında Genelkurmay Başkanı talimatı ile soruşturma başlatıldığını duyurmuştu.Adraee, soruşturma ile ilgili yaptığı yazılı açıklamada, 'Olay ciddiyetle ele alınmaktadır. Bir daha böyle olayların tekrarlanmaması için gerekli önlemler alınacaktır' demişti.Filistinli çocuğa köpekli saldırıAşırı milliyetçi İsrailli siyasetçi Michael Ben Ari’nin Facebook sayfasında paylaştığı, 16 yaşındaki Filistinli Hamza Ebu Haşim’in iki asker köpeğinin saldırısına uğradığını gösteren görüntüler, büyük tepki toplamıştı.  Tartışma yaratan görüntülere buradan ulaşabilirsinizBen Ari'nin videonun altına 'Askerler, küçük teröriste ders veriyor' yazdığı ancak tepkiler üzerine görüntüyü sildiği öne sürülmüştü.Videoda gözaltına alınan Filistinli çocuğun, tasmaları İsrailli askerlerin elinde olan ve üzerine saldırtılan köpeklerden birinin ısırması sonucu yardım istediği görülüyor.Ayrıca videoda, köpeğe İbranice olarak çocuğu ısırması emrini veren askerlerin, 'Şimdi söyle bakalım korkak kim?' diye bağırdığı, bunun üzerine Filistinli çocuğun ağladığı görüntüler de yer alıyor.Kaynak: Al Jazeera ve AA
Florence and The Machine’den İki Yeni Şarkı Daha
Yeni albümleri How Big How Blue How Beautiful’dan şarkıların haberlerini küçük ve özel konserlerde çalarak veren Florence and the Machine, albümden iki yeni şarkı “Third Eye” ve “St. Jude”u ilk kez dün gece Londra’daki bir etkinlikte çaldı.Şarkılar, video ve ses kaliteleri pek iyi olmasa da dinleyicilerin çektiği Youtube videolarından fikir sahibi olmanızı sağlıyor. Albümden daha önceden “What Kind of Man” ve albümle aynı ismi taşıyan “How Big How Blue How Beautiful” dinleyebilmiştik. Beklenen albüm ise 2 Haziran’da Republic Records üzerinen dinleyiciyla buluşuyor.BantMag
Reklam
Libya'da Petrol Sahaları Yine Hedefte
Libya’nın önemli petrol sahalarından biri Mabruk petrol sahası silahlı bir grup tarafından ele geçirildi, çıkan çatışmada 10 güvenlik görevlisi öldü.Emniyet kaynaklarından alınan bilgiye göre, henüz adı belirlenemeyen silahlı bir grup, Sirte ilinin 150 kilometre güneyinde yer alan Mabruk petrol sahasını ele geçirdi ve petrol sahasını koruyan 10 güvenlik görevlisini öldürdü.Güvenlik görevlilerinden 4'ünün çıkan çatışmada, 6'sının ise kurşuna dizilerek öldürüldüğünü aktaran kaynaklar, silahlı grubun petrol tesisini ateşe verdiğini, buradaki tanklarda 40 bin varil petrol bulunduğunu kaydetti.Kaynaklar ayrıca, söz konusu petrol sahasının Tobruk Hükümetine bağlı ‘Ulusal Petrol Müessesesi’ tarafından idare edildiğini ve Fransız Total şirketinin burada hisse sahibi olduğunu belirtti.Mabruk petrol sahasına yapılan saldırıları henüz üstlenen olmadı.Libya'da petrol sahalarına saldırılar artıyorMabruk petrol sahası, geçtiğimiz haftanın içinde IŞİD ile bağlantılı olduğu iddia edilen silahlı kişiler tarafından saldırıya uğramıştı.Enerji kaynakları koruma kuvvetleri sözcüsü Ali Hassi, Libya’nın önemli petrol sahalarından Bahi ve Mabruk'a bombalı saldırı düzenlendiğini, iki petrol sahasını Sidra petrol ihracat limanına bağlayan boru hattının tahrip edildiğini açıklamıştı. Hassi, saldırı düzenleyen kişilerin IŞİD’e bağlı olduklarını öne sürmüştü.Libya’da Trablus ve Topruk’ta ayrı ayrı iki hükümet ve iki parlamentonun bulunmasından kaynaklanan siyasi krizi fırsat olarak gören IŞİD, daha önce birçok petrol tesisine saldırı düzenlemişti.İki ordu, iki parlamento, iki hükümet2011’de Muammer Kaddafi’nin devrilmesinin ardından siyasi istikrarın sağlanamadığı Libya'da, 25 Haziran’da düzenlenen seçimlerden sonra siyasi sahnede büyük değişiklikler oldu ve Libya’da iki ordu, iki parlamento ve iki hükümet oluştu.Kaddafi’nin devrilmesinden sonra Libya’da ordu standartlarında bir askeri yapı kalmadı ve sahada farklı siyasi ajandaları olan birbirinden bağımsız silahlı milisler hâkim olmaya başladı.Emekli general Halife Hafter’in Zintan merkezli milis gruplarla Mayıs ayında başlattığı darbe girişimi, Trablus ve Misrata'daki silahlı gruplarla ortak hareket eden Trablus'taki merkezi yönetim tarafından engellenmişti.Bu olayların ardından iki meclisin faaliyete geçtiği ülkede, Milli Genel Kongre'nin desteklediği Libya Şafağı (Fecr) Koalisyonu ile Tobruk Temsilciler Meclisi'nin destek verdiği Hafter'e bağlı Onur Operasyonu Koalisyonu arasındaki çatışmalar devam ediyor.Kaynak: Al Jazeera ve AA
BM'den Suriye'de Klor Gazına Yasak
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Suriye’de klor gazının kullanımını yasaklayan tasarıyı onayladı. Karara uymayan taraflara BM yaptırımı uygulanacak.Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Suriye’de klor gazının bir silah olarak kullanımını yasaklayan ve kullanıldığı takdirde yaptırım uygulanacağına dair karar tasarısını onayladı.Oylamaya katılan 15 ülkeden Rusya dâhil olmak üzere 14’ü tasarıya ‘evet’ oyu verirken, Venezuela çekimser kaldı.ABD tarafından Güvenlik Konseyi'ne sunulan tasarı, Suriye'ye uluslararası yaptırımlar uygulanmasına ve askeri güç kullanmasına kapı açan BM Şartı'nın 7. bölümü altında kabul edildi.Kararda, rejim ya da muhaliflerin ismi zikredilmiyor. Klor gazını kullanan hangi taraf olursa olsun, yaptırım uygulanacağı belirtiliyor.Karar, ayrıca Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’nün (KSYÖ), evlerde kullanılan çamaşır suyu veya klor içeren maddeleri kontrol etmesini de sağlıyor.Klor gazı Suriye’de defalarca kullanıldıKimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’nün (KSYÖ) BMGK’ya Ocak ayında sunduğu rapora göre, muhaliflerin kontrolünde bulunan üç köye düzenlenen çok sayıda hava saldırısında klor gazı kullanılmıştı.Raporda saldırıların kimler tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin bilgi verilmedi. İdlib ve Hama vilayetlerinde Nisan ve Ağustos ayları arasında gerçekleştirilen saldırılarda 13 kişi klor gazı nedeniyle öldü. 350 ila 500 arasında kişi de saldırılardan etkilenmişti.Kaynak: Al Jazeera ve AFP
Reklam
Kameraya Kafa Atarak Avrupayı Dolaşan Adam
Barselona, Interlaken, Mayorka, Londra, Paris, Roma, Irlanda, Grindelwald gibi bir çok yeri gezen Andrew Brummer gezdiği yerleri kaydeterken kameraya kafa atarak hoş bir geçiş efekti yaratmış.
Dünyanın En Yüksek Yeri Himalaya Dağları'nın 6000 Metrede Çekilmiş Ultra HD Görüntüleri
Teton Gravity Research isimli şirket tarafından çekilen görüntülerde dünyanın en büyük ve en yüksek sıradağları olan Himalaya Dağları'nda yer alan Everest, Ama Dablam, ve Lhotse tepelerini/dağlarını göreceğiz. 20.000 feet(yaklaşık 6.000 metre)'te çekilen görüntüler Himalaya Dağları'nın çekilmiş ilk Ultra HD görüntüleri olma özelliği ile de dikkat çekiyor.
Dolar/TL 2.64'ü Aşarak Rekor Tazeledi
Erdoğan'ın açıklamaları ve MB'nin dolaylı faiz artışı ile 2.58 seviyesine inen dolar, ABD'den gelen olumlu istihdam verileriyle 2.6475'i görerek rekor kırdı.ABD'de Şubat ayı işsizlik oranı yüzde 5.5 olarak açıklandı. Bu, ABD açısından tahmin edilen yüzde 5.6 oranından olumlu. Tarım dışı istihdam artışı da 240 bin kişi olarak tahmin ediliyordu. O da beklentilerin üzerinde, 295 bin kişi olarak açıklandı. Bu rakamların ardından öğle saatlerinde Türk Lirası karşısında değer kaybetmeye başlayan dolar yeniden yükseldi ve 2.58'den 2,64'ün üzerine çıktı, 2.6475 ile rekor kırdı.Erdoğan: Faiz lobisinin çalışmasıCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da cuma namazı çıkışında dolardaki artışla ilgili gazetecilerin sorularını yanıtladı. Dolar kurundaki aşırı yükselişle ilgili olarak 'faiz lobisi'ni suçladı. Erdoğan şunları söyledi:'Her şeyden önce şu anda dolar, avro, faiz bunları etraflıca ele aldığımızda karşımıza çıkan durum şudur: Bir defa burada faiz lobisinin malum bir çalışması var. Ortaya bazı iddialar atmak çok yanlıştır. Şunu açık ve net söyleyeyim: Şu anda özellikle faiz lobisi veyahut da dolara aşırı derecede yatırım yapanlar yaya kalabilirler.''Merkez Bankası'nı köşeye sıkıştırıyorlar'Erdoğan spekülasyon vasıtasıyla Merkez Bankası'nın köşeye sıkıştırılmak istendiğini ve Erdem Başçı ve Ali Babacan ile görüşeceğini de söyledi:'Burada yapılan spekülasyon doları piyasadan çekelim, Merkez Bankası'nı köşeye sıkıştıralım... Merkez Bankası’nın tavrı önem arz ediyor. MB Başkanı ve Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı'nın talepleri var. ABD dönüşü kendileriyle değerlendirmeler yapacağız.''Dolar karşısında ne varsa değer kaybediyor'GCM Menkul Değerler Araştırma Direktörü Erdoğan Turan, 'Erdoğan'ın ılımlı açıklamaları bir umut olmuştu ama o da elimizden alındı' diyor. Al Jazeera'ye konuşan Turan'a göre önümüzdeki hafta ve Mart ayı oldukça çalkantılı olacak:'Cumhurbaşkanı'nın açıklamaları ile kur 2,58'in altına indi. ABD verisi çok güçlü geldi. Bu, Mart 2000'den bu yana en yüksek rakam. Şu anda dolar karşısında ne varsa kaybediyor. Bu veri, Haziran'da faiz artışı için erken düşüncesini çok ciddi sildi. ABD ekonomisinde FED'in faiz artışının ana sebebiyse ve bu nokta da çözülürse demek ki faiz artışı gelecek.'Turan'a göre bundan sonra yönümüzü ABD'ye çevireceğiz çünkü dünyanın gittiği yer belli, rüzgara karşı durulmaz.'Cumhurbaşkanı'nın açıklamaları yükseliş hızını kesti'Al Jazeera'ye konuşan Gedik Yatırım Yurtiçi Piyasa Müdürü Eral Karayazıcı da Cumhurbaşkanı'nın açıklamalarının kurda çok ciddi gerilemeye neden olduğunu ancak ABD verisinin tabloyu değiştirdiğini anlatıyor:'Cumhurbaşkanı'nın konuşması sonrasında diğer gelişen piyasalarda bir şey yokken dolar bir anda Türkiye'de düşmeye başladı. Türkiye için pozitif habere aç kaldı çünkü piyasa. Ardından gelen ABD tarım dışı istihdam verisi Amerikan Merkez Bankası'nın 17-18 Mart'taki toplantısında faiz artışı konusunda 'sabır' ifadesini kaldırması ihtimalini güçlendirdi.'ALB Menkul Değerler Analisti Volkan Kuğucuk'a göreyse siyasilerin yumuşatıcı açıklamaları tüm piyasalarda değer kazanan doların Türkiye'de yükseliş hızını kesti. Kuğucuk, 'Erdoğan'dan ılımlı açıklamalar gelmeseydi, tarım dışı istihdam verisinin ardından dolar/tl'de 2.65 seviyelerinin aşılabilirdi' diyor.Merkez Bankası'ndan dolaylı faiz artışıDolara yönelik önemli hamle ise Merkez Bankası'ndan geldi. Merkez Bankası piyasaya bankaların nakit ihtiyacının 5 ila 6 milyar altında para sürerek, gecelik borçlanma faizlerinin 10.3'ten 10.6'ya çıkmasını sağladı. Direkt faiz indirimine gitmeyen Merkez Bankası bu yolla dolaylı faiz artışı sağladı.Perşembe günü 2,60 TL sınırını aşıp 2.6290 lira düzeyine yükselen dolar, Cuma gününe 2.61 liranın üzerinde başladı. Dolar 2.6110 - 2.6120 lira aralığında hareket ederken, bu gelişmelerin ardından 2,61 TL seviyesinden hızla aşağı yöneldi ve 2.58 TL'ye indi. ABD istihdam verileri açıklanana kadar da bu seviyelerde kaldı.Türk Lirası Ocak ayı sonundan itibaren tüm gelişmiş ülke para birimlerinde olduğu gibi değer kaybediyor ve Brezilya Reali ile birlikte en çok değer kaybeden para birimi.Bir ayda yüzde 7.3 yükseldiDoların 2.2365 lira düzeyinde bulunduğu Aralık ayı başından bu yana geçen üç aylık sürede kazancı ise yüzde 17.5 düzeyinde gerçekleşti.Türkiye Merkez Bankası’nın dolardaki yükselişi önlemek için ilk başvurduğu yol olan döviz satım ihaleleri şimdiye kadar etkili olamadı. Merkez Bankası'nın kullanabileceği diğer silah ise faiz. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın düşmesini istediği faizin akıbetine ilişkin karar 17 Mart'ta.Neden?ABD Merkez Bankası (Fed) kendi ekonomik sıkıntılarının üstesinden gelmek için piyasaya çok fazla dolar sürdü ve yatırım yapılması amacıyla faizleri düşük tuttu. ABD ekonomisinde gerçekleşen iyileşmenin ardından piyasaya para sürmekten vazgeçen ABD yakın zamanda da faizleri yeniden yükseltmeyi planlıyor. Bu da Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeleri faiz açısından cazip konumlarını kaybetmelerine ve doların yeniden gelişmiş ülkelere dönmesine sebep oluyor.Bu olumsuz gelişmelerin yanında Türkiye’de yaklaşan seçimler, siyasi iktidar ile Merkez Bankası arasında devam eden faiz tartışmaları, Merkez Bankası’nın bağımsızlığına yönelik eleştiriler, Türkiye’nin düşen ihracat ve yükselen işsizlik verileri, bu değer kaybının en fazla yaşandığı ülkelerden birinin Türkiye olmasına sebep oluyor.Bugünün verileri ve etkileriBu sabah Türkiye 2014, 15 yaş üstü işsizlik verileri açıklandı. İşsizlik oranı yüzde 0,2 artarak 9,9 oranında çıktı. Ayrıca TÜİK'in açıkladığı Ocak ayı perakende satış hacmi rakamlarına göre, tüketim bir önceki aya göre yüzde 0,3 düştü. Bu verinin eklenmesiyle oluşan yıllık tüketim rakamı ise yüzde 4 artış gösterdi. Bu veriler Türkiye’de işsizliği ve tüketimi ortaya koymaları açısından önemli.Kaynak: Al Jazeera
Reklam