İstanbul Valisi: ‘Taksim 1 Mayıs'ın Yeri Değil’
İstanbul Valisi Vasip Şahin, 1 Mayıs'ta Taksim'de kutlama yapılabilir mi sorusuna, 'Toplantı ve gösteri yapılabilecek yerler belli. Taksim bunlardan biri değil. O konuya çok girmek istemem' cevabını verdi.İstanbul Valisi Vasip Şahin, CNN Türk canlı yayınında Hakan Çelik'in sorularını yanıtladı. İstanbul'un sorunlarını değerlendiren Vali Şahin'in konuşmasının satırbaşları şöyle:'İstanbulluların yaşamını en fazla etkileyen sorun trafik. Mutlaka çözümü vardır bunun. Bizden daha büyük nüfuslara sahip şehirler bunu çözmüşse, biz de aynı şekilde çözeriz. Bununla ilgili altyapı yatırımları yapılıyor. Marmaray, metro, üçüncü boğaz köprüsü, havaalanı bütün bunlar aslında ulusal ölçekte projeler, İstanbul'un trafiğini rahatlatan projeler. Toplu taşıma imkanları arttıkça özel taşıtlardan kaynaklanan sıkıntılar azalacaktır. Belki ileride sizin tarihi yarımada dediğiniz, Beşiktaş-Taksim-Şişli'de çok daha farklı trafik tedbirleri alarak farklı imkanlar olacaktır. Öncelikle insanların ulaşım altyapısını hazırladıktan sonra seçenek sunmak lazım. Mesela Maslak tarafında ofisleri olan büyük iş adamları, özel şoförü olan iş adamları bile metroyu kullanıyorlar artık. Anadolu'dan Avrupa'ya geçecek olanlar Marmaray istasyonlarını kullanarak beş dakikada geçiş sağlıyorlar.'Tek çift plaka uygulamaları işe yarar mı?'Belki pratik ve kısa süreli çözüm şekillerinden biri olabilir. Sorunu kalıcı olarak çözmek için bizim toplu taşım altyapısını tamamlamamız lazım. Hızlı bir yatırım atağı var İstanbul'da. Biraz da biz sürücüler yoğunlaştırıyoruz. Kurallara saygılı şekilde, toleranslı şekilde aslında taşıtımızda ilerlersek sorunun yüzde 30'u düzelir diye düşünüyorum. Emniyet şeridini kullanabilen araçlardan bizim araçlarımız da ama. Bunu ihtiyaç duymadıkça kullanmamaya çalışıyorum. Maalesef biraz daha duyarlı olmamız gerekiyor. Bir acil durum olabileceğini her zaman göz önünde tutmamız gerekir. Cezalar daha da artırılacak. Şunu söyleyebilirim, geçenlerde bizim Karayolları Trafik Güvenliği İl Kurulu'muz var, orada bunu ele aldık. EDS uygulamalarını genişleteceğiz. İBB bu konuda altyapı yatırımlarını yapacak. Orada kontrol altında olmayan bölgeleri de kontrol altına alacağız. Trafikten mene kadar bile cezalandırma yoluna gidilecek. Caydırıcı bir noktada olması lazım ki insanları yönlendirebilelim.'1 Mayıs ve Nevruz'Bizim görevimiz bir defa insanların haklarının en iyi şekilde kullanılmasını temin etmek. Yasal olarak tanınmış bir takım özgürlüklerin en rahat şekilde kullanılmasını sağlayacak tedbiri almak durumundayız. İnsanlara bizim yasak koymamız gibi bir yaklaşımımız olamaz. Hem ülkemizde hem dünyada kutlanan, insanların neşelerini ve sorunlarını paylaştığı platformlar olarak önemli platformlar. Bizim toplumun güvenliğini de korumamız lazım. Güvenlik endişemiz yok ama her türlü ihtimali dikkate almak durumundayız. Biz tercihimizi özgürlüklerden yana kullanmaya çalışıyoruz.'1 Mayıs'ta Taksim'de kutlama yapılabilir mi?'Toplantı ve gösteri yapılabilecek yerler belli. Taksim bunlardan biri değil. O konuya çok girmek istemem.'Mahmutbey gişelerinin kaldırılması'Mahmutbey gişelerinin kaldırılması ya da Edirne istikametine çekilmesi, aynı şekilde Anadolu'daki gişelerin çekilmesi hep tartışılıyor. Zannediyorum optimal bir çözüm bulunacak. Trafiği rahatlatma noktasında uygun bir çözüm ama, malumunuz bunlar büyük yatırımlar. O yatırımlardan istifadenin de bir bedeli olmalı. Bu bedel neticede yine bir başka yatırım olarak bizlere geri dönüyor. O dengede zannediyorum hükümetimiz bir çözüm sunacaktır. Gişelerin artık hız kesmeden para ödeme sistemine dönüştürülmesi uygulaması lazım, belki gişelerin kaldırılmasına da ihtiyaç duyulmayabilecek.'Suriye'den İstanbul'a gelenler'Tabii Suriyeliler ile birlikte başka yasa dışı yollarla gelen göç sorunu var. Suriyeliler ile ilgili tespitlerimiz 200 bine yaklaştı. Bir 50-100 bin civarında kayıtlarına devam ettiğimiz, tahmin ediyoruz 300 bine yaklaşabilir. Bir de Suriye dışından gelen Afrika kökenli yasa dışı göç olgusu var. Onlarla da mücadele ediyoruz. Asayiş olaylarına karışan Suriyeliler çok az. Karıştığı olaylar da basit adi tartışma ve kavga şeklinde. Bu noktada baktığımızda çok büyük bir sıkıntı görünmüyor ama biz dikkatli olmak durumundayız. Şu ana kadar dilencilik dışında toplumu rahatsız eden Suriyelilerin karıştığı asayiş olayı çok fazla yaşamadık diyebilirim.''Otoyollardaki bir takım satıcıların oluşturduğu bir risk var. Bu konuyu geçen İl Kurulu'nda konuyu ele aldık. Zabıta ve polis orada çalışmalara başladık. Suriyeli dilencilere gelince de zaman zaman biz operasyon yapıyoruz. Artık Suriyeliler şunu biliyorlar, orada dilenen kişiler bunu tekrar etmeye devam ettiklerinde, aileleriyle birlikte alıp kamplarına gönderiyoruz. İstanbul dışındaki, şartları gayet insani olan kamplarımıza geri gönderiyoruz. Zaten dilencilikte bizim hapis cezası yok malum, idari para cezası var. Ama tabii o insanları mümkün mertebe dilenmez duruma getirmek lazım. Büyük bir kısmı muhtaç oldukları için yapıyorlar. Bizim sosyal yardımlaşma vakıflarımız, hayırseverlerimiz hassasiyetle çalışıyor. Normalde yasa dışı göçle gelenlerin çalışmaları mümkün değil ama Suriyeliler'e dönük düzenlemeler yapıldı. Zaman zaman iş gücümüze katkıda bulunacaklar ama İstanbul'daki Suriyeliler'in bir kısmı da iş sahibi insanlar. Bir kısmı üst, bir kısmı orta seviyede. Rahatsız edici görüntüleri oluşturan suriyelilerin aileleriyle birlikte sayısı 10-15 bini bulmuyor.'Trafikte 'çakar' sorunu'Bir defasında şöyle bir anım var. Biz Sabiha Gökçen'e devlet büyüklerimizden birini karşılamaya gidiyoruz. Arkadan bir ambulans sireni gelince yol verdik biz. O emniyet şeridine girdi devam ediyor. Geride kalıyor geçiyor falan. Sonra bir baktık Boğaz Köprüsü'ne giriyor. Güneşli tarafında başlamışsınız bu yolculuğa ambulansla birlikte, arkadaşlara dedim ki durdurun kontrol edin bakalım. Durdurdular ambulans boş. Ambulans şoförünün iddiası Maltepe'den hasta almaya gidiyorum. Olacak şey değil, ceza yazdırdık. Kuvvetle muhtemelen suistimaldi. Cezalandırdık, para cezası tabi. Tekrarı halinde ehliyete el koymaya kadar gidiyor. Bu çakarlar konusunda da sürekli denetim yapıyoruz. Vatandaşlara, bunları kullanma eğiliminde olan insanlara söylediğimiz şu, bunun takılması özel bir anlamı var. O görevin önemi ve aciliyetidir. Bunu suistimal etmeye başlarsak, vatandaşlar gerçek ihtiyaç halinde ikna olmayabilirler.'İstanbul depreme ne kadar hazır?'Bir kaç sefer toplantı yaptık. En son konsoloslarla yaptık. AFAD'da onlara da brifing verdik. Bir defa şunu söyleyebilirim, kamu binalarında, köprülerde ve viyadüklerde epeyce bir oranda iyileştirme yapıldı. Bu binaların tamamı 1999'dan önce yapılan binalardı. 99'dan önce yaklaşık 1100-1200 kamu binası elden geçirildi. Tabii İstanbul'un bina stoğu kamu binalarından ibaret değil. Vatandaşlarımızın binaları da var ki asıl sorun burada düğümleniyor. Türkiye dünyanın en büyük kentsel dönüşümünü başlattı. İstanbul'da da ciddi çalışmalar başlatıldı. Bir takım sorunlar yaşanıyor. İstanbul'un kendi bulunduğu konumun sıkışıklığından kaynaklanan, ranttan kaynaklanan sıkıntılar. Buna rağmen belki kentsel dönüşüm anlamında dünyada en hızlı yürüyen İstanbul'da tamamlanıyor. Depreme yüzde 100 her şeyinizle, binalarınızı yenileseniz de biz herşey teminat altında herkes güven içerisinde bir şey olmaz diyemeyiz. Bu konuda en azından ciddi bir bilinç seviyesi var. Eski yapı stoğumuzu mutlaka elden geçirmek durumundayız. Şunu söyleyeyim 1996'da Japonya'da deprem oldu. Bu deprem oluncaya kadar da Japonlar ifade ettiler. Biz artık hangi deprem olursa olsun bütün depremlere hazırlıklıyız, hiçbir deprem bizde yıkıcı etki yapamaz, biz insanımızı can kaybı noktasında teminat altına aldık gibi bir özgüvene sahip olduk dediler. Ama Kobe'da 6 bin japon öldü. Bu şunu gösteriyor aslında, afetler siz ne kadar hazırlıklı olursanız olun, bu dünya çapında bir sonraki deprem bir önceki hazırlıklarınızı alıp götürebiliyor. En son tsunamide farklı bir afetle karşılaştı Japonlar. Biz her türlü tedbiri almak zorundayız. Ama bir tabiat, doğa olayı olduğunu, zaman zaman insanların gücünün üstünde olabileceğini ön görmemiz lazım.''Şöyle de bir çağrım olacak. Bir defa biz afet olur olmaz hemen daha birinci saatte nerede devlet diyoruz. Tabi en tabii hakkımız ama. Bunun bilimsel verilerinde, afetle ilgili depremle ilgili ilk 72 saatin profesyonel yardım gelmeyebileceği şeklinde düşünülmesi şeklindedir. Önce kendimizi, sonra ailemizi, sonra etrafımızdaki komşularımızı en azından ilk şeyde kurtarabilecek şekilde bizim basit deprem bilgileri edinmemiz gerekiyor. Bir ülke, depremle ilgili teşkilat 72 saatten ne kadar önce müdahale edebilirse o kadar başarılı sayılıyor. Biz 72 saat boyunca gelemeyiz, başınızın çaresine bakın demiyorum. Toplumun da hazır olması.'Kar yağdığı zaman kar tatili kararını ne şekilde alıyorsunuz?'Biz o tatili alırken, öncelikle meteorolojik verileri dikkate alıyoruz. Yüzde 90'ların üzerinde tahmin yeteğine sahip. Onu dikkate alarak, olabildiğince güne yakın saatleri, akşama doğru da anlık tahmin yapabiliyorlar. Nihai kararı biz veriyoruz.'Twitter'dan çocuklardan etkileniyor musunuz?'Çocuklara teşekkür ediyorum ama, orada dikkat ettiğimiz şey meteorolojik verilerin getirdiği somut verilerin, bizim öğrencilerimizin okula ulaşımında ne kadar sorun olup olmadığıdır. Bizim çocuklarımızı geride bırakmamamız lazım.''Bizim görevimiz bir defa insanların haklarının en iyi şekilde kullanılmasını temin etmek. Yasal olarak tanınmış bir takım özgürlüklerin en rahat şekilde kullanılmasını sağlayacak tedbiri almak durumundayız. İnsanlara bizim yasak koymamız gibi bir yaklaşımımız olamaz. Hem ülkemizde hem dünyada kutlanan, insanların neşelerini ve sorunlarını paylaştığı platformlar olarak önemli platformlar. Bizim toplumun güvenliğini de korumamız lazım. Güvenlik endişemiz yok ama her türlü ihtimali dikkate almak durumundayız. Biz tercihimizi özgürlüklerden yana kullanmaya çalışıyoruz.'CNN Türk
Davutoğlu'ndan 'Bülent Ecevit'li 'Eski Türkiye' Göndermesi
'Bulunduğu makam gereği, 'bu kadına haddini bildirin' diyen bir Başbakan'ın bu topraklarda hükmetmesi dolayısıyla, bütün kadınlarımızdan özür diliyorum. Bir daha, bu ülkede hiçbir Başbakan, hiçbir kadın için böyle bir ifade kullanmayacak.'Başbakan Ahmet Davutoğlu İstanbul İl Kadın Kolları 4. Olağan Kongresi'nde konuştu. Başbakan çözüm süreci konusunda mesajlar verdi. Konuşmasına üniversite sınavlarına giren herkese başarılar dilerek başlayan Başbakan,' Bu denli muhteşem bir topluluğa hitap etmekten onur duyuyorum. Onur, şevkat ve estetik. Kadınlarımızın bu 3 kavramı yükselttiğine inanıyorum. Önce onur. Kadınlık onuru. İnsanlık onuru. Ak Parti siyasetinin temeli, insanlık onuruna sahip çıkmaktır. Eski Türkiye ile Yeni Türkiye arasındaki en temel fark da budur' dedi.'HALBUKİ O KADIN MİLLETVEKİLİ ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNİ TEMSİL EDİYORDU...'Salondakilere dönerek ' Biran gözünüzü kapatın ve Eski Türkiye'yi hatırlayın' diyen Davutoğlu isim vermeden Merve Kavakçı olayını hatırlatıp şunları söyledi: Hani Milli İradeyle TBMM'ye girmiş olan başörtülü bir hanıma, 'bu kadına haddini bildirin' diyen Eski Türkiye'yi hatırlayın. Allah rahmet eylesin. Biz yine rahmet dileriz, kadınlık onuruyla oynanmış bir kardeşimize, bütün erkekleri tahrik ederek, 'bu kadının haddini bildirin' demişti. Kürsünün önüne erkekler dizilmişti. Sanki Çanakkale geçilmez demek için. Halbuki o kadın milletvekili Çanakkale şehitlerini temsil ediyordu. Milli İradeyi temsil ediyordu. Bugün kadınlarımız onurla TBMM'ye giriyorsa. Bu AKP'nin kadınlara duyduğu saygının eseridir. O zaman bugün aydın kesilenler, ' bugün kadınlık onuru' diyenler, sus pus köşelerinde oturmuşlardı. Bir kadro vardı ki bunu hiç unutmadı. Bu aşkla ve bu sevdayla yola çıktı. Eski Türkiye'nin bütün kalıntılarını ayaklar altına aldık.ECEVİT'Lİ GÖNDERMEİsim vermeden sözü yeniden eski başbakan Bülent Ecevit'i getiren Davutoğlu, ' Bulunduğu makam gereği, 'bu kadına haddini bildirin' diyen bir Başbakan'ın bu topraklarda hükmetmesi dolayısıyla, bütün kadınlarımızdan özür diliyorum. Bir daha, bu ülkede hiçbir başbakan, hiçbir kadın için böyle bir ifade kullanmayacak. Türkiye'deki bütün kadınlarımıza sesleniyorum. İster bize oy verin, ister vermeyin. Her birinizin onuru, bizim onurumuzdur. Her birinizin özgürlüğü, bizim özgürlüğümüzdür.Bu salondaki başörtülü ve başı açıklar adına diyoruz ki, bir daha bu topraklarda, ne mecliste ne sokakta kimse kadınlık onurunu çiğneyemeyecektir. Herkes özgürce istediği gibi giyinecek, istediği şekilde düşünecek, istediği şekilde oyunu verip meclise girecek'dedi.'EŞİM, KORKUYLA SINAVA GİRİYORDU...BEN KAPISINDA BEKLİYORDUM SINAV SALONLARININ... 'Eski Türkiye olarak adlandırdığı dönemde eşinin de sıkıntılar yaşadığını anlatan Davutoğlu,' 1984 yılında evlendik. Aynı düşünceleri paylaşıyorduk. Ama ben okuluma devam ettim. O okuldan uzaklaştırıldı. Aynı düşünceye sahiptik. 1989'da ben doktora tezimi bitirirken, o ihtisas sınavında salonun dışına çıkarıldı. Aynı düşünceye sahiptik. Aynı hayat felsefesini benimsiyorduk. Ama ben erkek olarak yoluma devam edip, 1999'da Profesör oldum. Ama eşim, ihtisas sınavının son aşamasına geldiği halde korkuyla sınava giriyordu. Ben bütün bu süreçte kapısında bekliyordum sınav salonlarının. Bir hakarete maruz kalmasın diye. Bu sadece bizim değil, bu herkesin hikayesi' diye konuştu. Bütün bu süreçlerin sonunda bir an bile eşinin mesleğini bırakmasını istemediğini söyleyen Başbakan , ' Biliyorum ki onun işi de en az benimki kadar azizdir 'dedi.ŞİDDETE KARŞI SEFERBERLİKKadına yönelik şiddete değinen ve ' Çanakkale seferberliğinin Yüzüncü yılında, milletimizi kadına yönelik şiddete karşı seferberliğe çağırıyorum'diyen Başbakan Davutoğlu, ' Eğitim faaliyetlerine ağırlık vereceğiz. Her bir ilde kadına yönelik şiddet komisyonları kuruyoruz. İyi örnek teşkil eden çalışmaları destekleyeceğiz. Şiddete önlemenin öncelikli yolu bilinçlenmektir. Şiddeti kardeşiniz uygulasa bile ona karşı dimdik duracak mıyız ? Hiçbir şekilde kimsenin size şiddet uygulamasına izin vermeyin. Sizleri bizzat takip edeceğim seferberliğe çağırıyorum' şeklinde konuştu.' ÇÖZÜM SÜRECİNE SAHİP ÇIKINIZ.'Davutoğlu konuşmasının devamında sözü barış sürecine getirip ' Hepimiz için imtihan günlerindeyiz. İki hafta önce ilan edilen silahları terk etme çağrısıyla ileri bir aşamaya geldik. Çözüm süreci bütün milletimizin malıdır. En fazla da annelerin malıdır' dedi. Salonda Türkiye'nin her yanından kadınlar olduğunu belirten Davutoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: Bu salona hitap ederek, annelerimize sesleniyorum. Çözüm sürecine sahip çıkınız. Çocukları dağlara çıkarılan Diyarbakırlı anneler Ankara'da ziyaretimize geldiler. Gözleri değil yürekli ağlıyordu. 4 çocuk babası olarak o gözlerde evlat acısı gördüm. O dağlara çıkarılan gençler birer birer dönmeye başladı. Ben isterim ki, şehitlerimizin anneleriyle Diyarbakır anneleri el ele versinler, 'yeter bu acı' desinler.'İSTANBUL'DAN HAREKET EDECEK OLAN BU BARIŞ KERVANI, BÜTÜN TÜRKİYE'Yİ KUŞATSIN.'Barış süreci için İstanbul'un her semtinden barış kervanları kurulmasını öneren Başbakan Davutoğlu,' Gelin istanbul'dan, İstanbul'un her semtinden bir barış grubu oluşturalım. Annelerin barışı. İstanbul'dan hareket edecek olan bu barış kervanı, bütün Türkiye'yi kuşatsın. Bu çözüm sürecini birileri sabote etmeye çalışacaklar. Bu salondaki analara sesleniyorum. Çözüm sürecine sahip çıkacak mısınız ? Bizi bölmek isteyenlere karşı, inadına birlik, inadına kardeşlik diyecek misiniz ? Bu ülkenin gençlerini korumanız altına alacak mısınız ? Kim sabote etmek isterse istesin, onların karşısında dimdik duracağız. Türkiye'yi bölmek isteyen herkes, fitne sokmaya çalışan herkes bilsin ki, Ak parti kadroları ayaktayken bu ülke bölünmeyecek, gençler arasına fitne sokulamayacak' diye konuştu...GÖREV DEĞİŞİMİİstanbul İl Kadın Kolları 4. Olağan Kongresi'yle görev değişimi yapıldı. İl Kadın Kolları Başkanı Özlem Topal görevini İffet Polat'a devretti. Başbakan Davutoğlu kongrenin ardından Ankara'ya gitmek için Atatürk Havalimanı'na hareket etti.DHA
Ankara'da Beşiktaş'tan Gol Yağmuru
Galatasaray'ın puan kaybı sonrasında liderliği tekrar yakalamak için SAİ Kayseri Erciyesspor karşısına çıkan Beşiktaş, bu sezonun en farklı galibiyetini 5-1'le alarak zirvenin yeni sahibi oldu.Spor Toto Süper Lig'de Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor'u Ankara'daki Osmanlı Stadı'nda konuk eden Beşiktaş'ta teknik direktör Slaven Bilic, takımını geçen haftaya göre 4 değişiklikle sahaya sürdü. Teknik direktör Bilic, Tolgay Arslan, Mustafa Pektemek ve Motta'ya Kayseri ekibi önünde ilk 11'de şans verdi. Balıkesirspor maçında kırmızı kart gören ve cezası nedeniyle Medicana Sivasspor karşısında oynamayan Pedro Franco ise cezasını tamamladı ve yeniden formasına kavuştu. Bu arada esame listesinde yer alan Serdar Kurtuluş'un yerine, ısınmadan sonra Ersan Gülüm başladı. Kurtuluş'un sol arka adalesinde çekme olduğu öğrenildi.Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor Teknik Direktörü Mehmet Özdilek ise bir önceki lig maçına göre kadroda 4 değişiklik yaptı. Özdilek, ligde geçen hafta oynadıkları Gençlerbirliği maçında ilk 11'de yer alan Necati Ateş ve Sylla'yı yedek kulübesine çekerken, Mehmet Akgün ve Drenthe'ye ise ilk 11'de şans verdi.Karşılaşma iki takım için durağan başladı. Beşiktaş, orta sahada topu tutarak pozisyon bulmaya çalışırken, konuk takım da siyah beyazıların etkili hücum hattına fırsat vermemek için dikkatliydi. 25. dakikada ev sahibi ekip öne geçti. Olcay Şahan'ın pasında topu önüne alan Gökhan Töre'nin uzak mesafeden vuruşunda, Anıl'a çarpan top kaleci Gökhan Değirmenci'nin üstünden filelerle buluştu. 33. dakikada Olcay Şahan'ın Caner'in dışarı çıkması için bıraktığı topu kapması ve ardından düşürülmesiyle Beşiktaş bir de penaltı kazandı. Atışı kullanan Demba Ba, ligdeki 5. penaltı golüyle farkı ikiye çıkardı. İlk yarının son dakikasında Beşiktaş'ı iyice rahatlatan gol geldi. Geçen hafta Atiba'ya asist yapan Necip, bu kez Demba Ba'yı gördü, onun klas pasında farkı 3'e çıkaran isim Olcay oldu. Ankara'daki maçların etkili ismi Olcay bu maçı da boş geçmemiş oldu.İkinci yarıya golle başlayan takım Erciyesspor oldu. 47. dakikada Drenthe, muhteşem bir frikik golüyle farkı ikiye indiren isim oldu. Hollandalı isim, böylece ligdeki 3. golünü de çok klas biçimde atmış oldu. Erciyes bu golden sonra Edinho ile bir kez da direği geçemedi. Ancak 70. dakikadan sonra kontrolü tamamen ele geçiren Beşiktaş, 77. dakikada Mustafa Pektemek ile bir gol daha buldu ve farkı tekrar üçe çıkardı. 79. dakikada sahne sırası Motta'ya geldi. Brezilyalı'nın ceza sahası dışından attığı şut defansa çarptı ve ağlara gitti.Beşiktaş, bu sezonki en farklı galibiyetini 5-1'le alarak hem 54 puanla liderliği ele geçirdi, hem de kritik Brugge ve Fenerbahçe maçları öncesinde moral buldu. Erciyespor ise 20 puan da kaldı.Lig Tv
Sirkeci Değişiyor
Tarihi yarımadanın çehresi değişiyor. Banliyo trenlerinin kaldırılmasıyla, Unkapanı-Yedikule arasındaki sahil şeridi 5 yıldır üzerinde çalışılan proje çerçevesinde yeniden şekillenecek. Gar müze olacak.İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisi’nin salı günkü oturumunda Sirkeci Garı içinde bulunan tarihi binaların TCDD’den 49 yıllığına bedelsiz olarak İBB’ye devredilmesi konusunda çalışmalar başlatılması kararı çıktı. Bu kararla TCDD ile protokol yapma yetkisi Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a verildi. Hürriyet'ten Fatma Aksu'nun haberine göre; Gelişmeler üzerine start alan 124 bin metrekare alanlık ‘Sirkeci Çevre Düzenleme Projesi’ kapsamında, Sirkeci Garı içerisinde bulunan binalar İstanbul Kent Müzesi ve İstanbul Demiryolu Müzesi olacak. İşletme Müdürlüğü ve Tedarik Bölge Müdürlüğü gibi ofis binaları ise butik otel olacak.Trafik yeraltına inecekSirkeci’deki trafik yerin altına alınıp, Sirkeci Garı’nın bulunduğu alan denize kadar birleşip içinde kültür ve sanat faaliyetlerinin yapıldığı park alanına çevrilecek. Avrupa’dan gelecek nostaljik Orient Express treni için sur içinde kalan bölümde iki ray hattı korunacak. Tren hattı sur dışında Marmaray’la birlikte üçe çıkacak. Sirkeci Çevre Düzenleme Projesi, Unkapanı Köprüsü’nden Sarayburnu’na kadar olan sahil yolunun yayalaştırılmasını da içeriyor. Böylelikle sahil yolu araç trafiği tamamen yeraltı tüneline alınıp tüm bölge yayalaştırılacak. Acil durumlar için de servis yolu bırakılacak. Proje, bölgenin “negatif araç-yaya yoğunluğunu, ihtiyaç fazlası atıl alanları, araç otopark yetersizliğini ve tarihi yapıların işlev sorunları” çözmeyi amaçlıyor.
En Büyük Kaçak KDV ile ÖTV'de
Vergi türleri itibarıyla en büyük kayıp KDV ve ÖTV'de görülürken, en fazla ceza da 13,1 milyar lira ile söz konusu iki vergi türü için uygulandı.Maliye Bakanlığı, geçen yıl yapılan incelemeler sonucunda yaklaşık 8 milyar liralık vergi kaybı tespit etti ve buna neden olanlara 16,6 milyar liralık ceza kesti. Vergi türleri itibarıyla en büyük kayıp KDV ve ÖTV'de görülürken, en fazla ceza da 13,1 milyar lira ile söz konusu iki vergi türü için uygulandı.AA muhabirinin, Maliye Bakanlığının verilerinden derlediği bilgilere göre, Vergi Denetim Kurulu (VDK), risk analiz sistemi çerçevesinde geçen yılın tamamında 55 bin 284 mükellefi vergi incelemesine tabi tuttu.Bunun sonucunda, yaklaşık 8 milyar liralık vergi kaybı tespit edildi ve buna neden olanlara 16,6 milyar liralık ceza kesildi.Vergi türleri itibarıyla bakıldığında, en büyük kayıp KDV ve ÖTV'de görülürken, en fazla ceza da söz konusu iki vergi türü için uygulandı. Bakanlık, KDV'de 3,4 milyar liralık kayba karşın 7,7 milyar lira, ÖTV'de ise 2,4 milyar liralık kayba karşın 5,5 milyar lira ceza verdi.
Reklam
Kerry: 'Esad ile Görüşmek Zorundayız'
ABD Dışişleri Bakanı Kerry, Suriye'de iç savaşın bitmesi için ABD'nin eninde sonunda Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile müzakere etmek zorunda olduğunu söyledi.Amerikan CBS televizyonuna konuşan ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad ile müzakereye istekli olduklarını, 'Sonunda müzakere etmek zorundayız. Her zaman Cenevre I süreci çerçevesinde müzakere etmekten yana olduk' sözleriyle ifade etti.Müzakere masasına oturtmak için Esad'a baskının artırılması gerektiğini savunan Kerry, konuşmasında Washington'un savaşı bitirecek siyasi bir çözüm çabalarını canlandırmaya çalıştığını söyledi.Esad yönetimi ile Suriye muhalefetinin bir kısmı, ilk kez geçen yıl ocak ayında İsviçre'nin Cenevre kentinde düzenlenen konferansta bir araya gelmişti. İki tur yapılan görüşmelerden sonuç alınamamıştı.HARF, TWITTER'DAN 'AÇIKLIK GETİRDİ'Bakan Kerry'nin gündeme bomba gibi düşen bu sözlerinin ardından bir açıklama da ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Marie Harf'den geldi.ABD'nin Suriye politikasında bir değişiklik olmadığını savunan Harf, twitter hesabından yaptığı açıklamada, 'Bakan Kerry, rejim ile masada müzakere edilmiş bir sürece ihtiyacımız olduğuna dair uzun süredir var olan politikamızı tekrar etti. Kerry, doğrudan Esad ile müzakere edeceğimizi söylemedi' dedi.CIA BAŞKANI: ESAD'IN DEVRİLMESİNİ İSTEMİYORUZAmerikan Merkezi Haber Alma Örgütü CIA Başkanı John Brennan da dün sürpriz bir çıkış yaparak, 'Ne Rusya, ne ABD, ne (IŞİD'e karşı) koalisyon ne de bölgedeki devletler… Hiçbirimiz Şam'daki hükümetin ve siyasi kurumların çökmesini istemiyoruz' demişti.Sputnik Türkiye
Reklam
TBMM'de Yoğun Mesai
Meclis önemli düzenlemeleri içeren 'torba yasa teklifi' ve İç Güvenlik Paketi'nin geri çekilen 63 maddesi İçişleri Komisyonu'nda ele alınacağı yeni bir haftaya giriyor.Meclis önemli düzenlemeleri içeren 'torba yasa teklifi' için mesai yapacağı yeni bir haftaya giriyor.TBMM Genel Kurulu haftaya Gensoru önergelerini görüşecek başlayacak. HDP'nin bazı bakanlar, MHP'nin ise Bakanlar Kurulu için verdiği Gensoru önergeleri bu hafta ele alınacak. İlk olarak HDP'nin 'kalkınma plan ve stratejilerinin oluşturulması sürecindeki görevini yerine getirmeyerek ve KOBİ’leri yeterince desteklemeyerek çevresel, ekonomik ve sosyal problemlere zemin hazırladığı iddiasıyla' Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz hakkında verdiği Gensoru'nun gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmeler yarın yapılacak.Genel Kurul'da bu hafta, internet ve sağlıkla ilgili düzenlemeleri içeren 'torba kanun teklifi' olarak adlandırılan Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşülecek.Teklifle, lisans mezunu ebeler, meslekleriyle ilgili lisansüstü eğitim alarak uzmanlaştıktan ve diplomaları Sağlık Bakanlığı'nca tescil edildikten sonra 'uzman ebe' olarak çalışacak. İstanbul'da 'Sağlık Bilimleri Üniversitesi' adıyla yeni bir üniversite kurulacak.Yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması, milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması sebeplerinden bir veya bir kaçına bağlı olarak hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, Başbakanlık veya bakanlıkların talebi üzerine Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) tarafından içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararı verebilecek. Karar, 24 saat içinde sulh ceza hakiminin onayına sunulacak; hakim kararını 48 saat içinde açıklayacak; aksi halde, karar kendiliğinden kalkacak. Elektronik haberleşmenin ve ilgili trafik verisinin gizliliği esas olacak.İlgili mevzuatın ve yargı kararlarının öngördüğü durumlar haricinde, haberleşmeye taraf olanların tamamının rızası olmaksızın haberleşmenin dinlenmesi, kaydedilmesi, saklanması, kesilmesi ve takip edilmesi yasak olacak. Şeffaflığın sağlanması ve bilgilendirme kapsamında ve kamu yararının sağlanması amacıyla, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından işletmelere getirilen yükümlülüklerin yerine getirebilmesi için kişisel veriler işlenebilecek. Trafik ve konum verileri, ancak ilgili kişilerin açık rızaları alınmak koşuluyla yurt dışına aktarılabilecek. Veri kategorileri ile haberleşmenin yapıldığı tarihten itibaren bir yıldan daha az ve iki yıldan daha fazla olmamak üzere verilerin saklanma süreleri yönetmelikle belirlenecek. Soruşturma, inceleme, denetleme ya da uyuşmazlığa konu olan kişisel veriler ilgili süreç tamamlanıncaya kadar saklanacak.7 Haziran'da yapılacak seçimler nedeniyle 5 Nisan'a kadar çalışma kararı alan Meclis yarından itibaren hafta sonu da dahil aralıksız çalışacak.KomisyonlarMeclis'teki komisyonlar da gündemdeki konuları ele alacak.İç Güvenlik Paketi'nin geri çekilen 63 maddesi yarın İçişleri Komisyonu'nda görüşülecek. Tasarı'nın 67 maddesi Genel Kurul'da kabul edilmişti. 132 maddeden oluşan Tasarı'nın nasıl yasalaşacağı da Komisyon'daki görüşmelerden sonra belli olacak.Plan ve Bütçe Komisyonu; çocuk yardımı, çeyiz hesaplarına devlet katkısı, 47 bin öğretmen kadrosu düzenlemelerini de içeren yeni 'Torba Kanun Teklifi'nin görüşmelerine yarın devam edecek.Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu, Elektrik Piyasası Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapan yasa tasarısını yarın ele alacak.Adalet Komisyonu, 17 Mart Salı günü yapacağı toplantıda; Yargıtay Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanunu'nda değişiklik içeren yasa teklifini görüşecek. Teklif; Yargıtay hukuk daireleri arasındaki görev uyuşmazlıklarının çözümü amacıyla Hukuk Ön İnceleme Kurulu oluşturulmasını, Yargıtay Başkan ve üyeleriyle bu kişilerle aynı konumda olanların fiil ve kararlarından dolayı devlet aleyhine açılan tazminat davalarının, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nda değil, Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesi'nde görülmesini öngörülüyor.Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu, yeni üniversite kurulmasına ilişkin yasa tekliflerini 18 Mart Çarşamba günü görüşecek.Melda Çetiner, AA
Hakkari Şemdinli'de Bir Asker İntihar Etti
Hakkari'nin Şemdinli İlçesi Derecik Beldesi'nde vatani görevini yapan 21 yaşındaki Harun Aslan intihar etti.Olay öğlen saatlerinde Irak sınırına sıfır noktada bulunan Şemdinli İlçesi Derecik Beldesi Yeşilova Jandarma Karakolu'nda meydana geldi. Kayseri'deki Kocasinan İlçesi nüfusuna kayıtlı Harun Aslan, henüz bilinmeyen bir nedenle göğsüne bir el ateş etti. Ağır yaralı olarak kanlar içinde yere yığılan Aslan, ilk müdahale ardından helikopterle Hakkari Asker Hastanesi'ne kaldırıldı. Burada yapılan tüm müdahalelere rağmen Aslan kurtarılamadı.DHA
'Kimse Kadınlık Onurunu Çiğneyemeyecektir'
Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti İstanbul kadın kolları kongresinde 'Merve Kavakçı olayını' hatırlattı: Eski Türkiye'de benim makamımda oturan bir başbakan bir kadın milletvekiline 'Bu hanıma hiddini bildiniz' dedi. Onun adına özür diliyorumBaşbakan ve AK Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, İstanbul'da partisinin kadın kolları kongresinde konuştu.Eski Türkiye'de benim makamımda oturan bir başbakan milletin oyu ile Meclis'e gelmiş bir kadın milletvekiline erkekleri tahrik ederek 'Bu hanıma hiddini bildiniz' dedi. Kürsünün önüne erkekler birikmişti sanki Çanakkale geçilmez dermiş gibi. Halbuki o vekil Çanakkale'yi temsil ediyordu. Yeni Türkiye'de başı kapalı kadınlarımız onurla Meclis'e girebiliyorsa bu AK Parti'nin başarısıdır.Biliyorum ki kadınlarımızın emeği erkeklerimizinki gibi azizdir. Onların alın teri erkeklerinki kadar azizdir.'BİR DAHA BÖYLE BİR İFADE KULLANILMAYACAK'Bir başbakanın 'Bu kadına haddini bildirin' sözünden dolayı bütün kadınlarımızdan onun adına da özür diliyorum. Bir daha bu ülkede hiçbir başbakan bir kadın için böyle bir ifade kullanmayacaktır.'ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNİN HUZURUNDA SÖZ VERİYORUZ...'En namert el kadına uzanan eldir. En namert kişi kadına şiddet uygulayan kişidir. Çanakkale şehitlerinin huzurunda söz veriyoruz. Bu ülkede hiçbir zayıf hüçbir güçlü tarafından ezilemeyecek. Her bir ilde kadına yönelik şiddet konusunda komisyonlar kuruyoruz.'ÇÖZÜM MERHAMETİN, ŞEFKATİN SÜRECİDİR'Hepimiz imtihan halindeyiz en büyüğü de çözüm süreci ile olan imtihandır. İki hafta önce ilan edilen silahları terk etme çağrısıyla ileri bir aşamaya geldik. Çözüm süreci şefkat ve merhametin sürecidir. Bütün milletin, en fazla da annelerin malıdır.'DİYARBAKIRLI ANNELER İLE ŞEHİT ANNELERİ EL ELE VERSİN'-Çocukları dağa çıkarılan Diyarbakırlı annelerin gözlerinde acı gördüm, feryat gördüm. Ben isterim ki şehitlerimizin anneleriyle Diyarbakırlı anneler el ele verip 'Yeter bu acı' desin.Biz AK Parti iktidarında kadınlarımızın yetişmesi ve üretim faaliyetlerinde istihdam edilmesi için çok önemli adımlar attık. Bugün öğretim üyelerimizin yüzde 41'i kadın öğretim üyelerimizden oluşuyor.'İSTEYEN KADIN İSTEDİĞİ YOLU TERCİH EDEBİLİR'Ailenin ve dinamik nüfusun korunmasına ilişkin paketi 19 Ocak'ta açıkladık. Bu kanun önümüzdeki hafta içinde Meclis'te görüşülecek. Bu kanunla ilk altını devletimiz, hükümetimiz verecek. Kadınlarımızın mesleki formasyonlarını devam ettirebilmeleri için her türlü tedbiri aldık, almaya devam edeceğiz. İsteyen kadın istediği yolu tercih edibilir. Kadınlarımız kadınlık onurunun gereği olarak istediği mesleği yapmaya, analık şefkatinin gereği olarak da yavrularını böyütmeye devam edecekler.Bizim dönemimizde İstanbul'a 16 milyon fidan dikildi. İstanbul'un çehresini yemyeşil yapmaya kararlıyız.Şehir üstündeki trafik kirliliği için Marmaray'ı açtık, şimdi ise Avrasya tünelini tamamlayıp hizmete açacağız. Üç katlı tüneli de insanlık dünyada ilk kez İstanbul'da görecek.HABER TURK
Reklam
İşte, Öcalan'ın Sekreteryası
İmralı Adası'nda çarptırıldığı ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasını çeken Abdullah Öcalan'ın yanına 4.5 yıl önce verilen 4'ü PKK'lı 1'i TİKKO'cu 5 mahkum başka cezaevlerine sevk edilirken, onların yerine çözüm sürecinde Öcalan'a 'sekreterya' görevini yapacak PKK'lı mahkumlar peyder pey gönderiliyor.İmralı Adası'nda Abdullah Öcalan'ın yanına Kasım 2009’da gönderilen PKK'lı Şeyhmus Poyraz, Bayram Kaymaz, Cumali Karsu ve Hasbi Özdemir, TİKKO'cu Hakkı Alpan, 4.5 yıl sonra İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nden hafta sonu başka cezaevlerine nakledildi. Abdullah Öcalan'ın çözüm sürecindeki görüşmelerinde 'sekreterya' görevi yapmaları için belirlenen PKK'lı mahkumlar Mehmet Sait Yıldırım, Ömer Hayri Konar, Çetin Arkaş, Nasrullah Kuran ve Veysi Aktaş'ın İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne nakilleri yapılıyor. Bunlardan Çetin Arkaş ve Nasrullah Kuran'ın Nazilli'den, Mehmet Sait Yıldırım'ın Diyarbakır'dan, Ömer Hayri Konar'ın Sincan'dan ve Veysi Aktaş'ın da Kırıkkale'den İmralı'ya sevkleri yapılıyor.BEŞİ DE MÜEBBET HAPSE MAHKUMİmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne nakilleri kararlaştırılan ve orada Abdullah Öcalan'ın 'sekreteryası' olarak görev yapacakları belirtilen PKK'li 5 kişi, örgüt suçundan müebbet hapsi mahkum ve uzun süredir cezaevinde bulunuyor. Bu kişilerle ilgili bilgiler şöyle:Ömer Hayri Konar: Ellazığ nüfusuna kayıtlı. 'Devletin egemenliği altındaki toprakların bir kısmını devlet idaresinden ayırmak' suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapse mahkum edildi. 13 yıldır cezaevinde. PKK'nın 2000- 2002 yıllarında Suriye ve Lübnan başta olmak üzere Ortadoğu ülkelerinde etkin olabilmek için girdiği yeni yapılanmada görev almış. Abdullah Öcalan'a yakın isimler arasında yer alan Konar, Suriye'de yakalanarak Türkiye'ye teslim edilmişti.Mehmet Sait Yıldırım: Bingöl Karlıova nüfusuna kayıtlı. 'Devletin egemenliği altındaki toprakların bir kısmını devlet idaresinden ayırmak' suçundan ömür boyu hapse mahkum edildi. 18 yıldır cezaevinde. Çok eski PKK'lı olarak biliniyor. Almanya'dan örgüte katılmış, 1993'ten beri cezaevinde. Bekaa Vadisi'nde kalmış, 1987'de PKK'nın Düseldorf davasından yargılanmış.Çetin Arkaş: Diyarbakır Çınar doğumlu. 23 yıldır cezaevinde. 'Devletin egemenliği altındaki toprakların bir kısmını devlet idaresinden ayırmak' suçundan ömür boyu hapse mahkum edildi. PKK'nın cezaevleri sorumluları olarak biliniyorlar. Bolu cezaevinde bulunurken, hakkında savcılık tarafından, 'örgütsel ilişkileri yönlendirdikleri' gerekçesiyle soruşturma açılmış, 9 ay süren takipten sonra soruşturma takipsizlik ile sonuçlanmış.Nasrullah Kuran: Siirt nüfusuna kayıtlı. 23 yıldır cezaevinde. 'Devletin egemenliği altındaki toprakların bir kısmını devlet idaresinden ayırmak' suçundan ömür boyu hapse mahkum edildi. PKK'nın cezaevleri sorumluları olarak biliniyorlar. Bolu cezaevinde bulunurken, hakkında savcılık tarafından, 'örgütsel ilişkileri yönlendirdikleri' gerekçesiyle soruşturma açılmış, 9 ay süren takipten sonra soruşturma takipsizlik ile sonuçlanmış.Veysi Aktaş: Diyarbakır nüfusuna kayıtlı. 21 yıldır cezaevinde. 'Devletin egemenliği altındaki toprakların bir kısmını devlet idaresinden ayırmak' suçundan ömür boyu hapse mahkum edildi.Ferit ASLAN/DİYARBAKIR, (DHA)
Belçika Polisinden İtiraf: 'Brugge Taraftarı Türklere Irkçı Tacizde Bulundu'
Belçikalı polis şefi, Brugge-Beşiktaş maçında ev sahibi ekibin taraftarlarının Türklere ırkçı tacizde bulunduğunu açıkladı.Onur Dinçer / Skorer Dış HaberlerBeşiktaş karşısına 'Irkçılığa hayır' yazılı formayla çıkan Brugge, bu işi yüzüne gözüne bulaştırdı. UEFA'nın aynı adlı kampanyasına destek vermek amacıyla 'No to Racism' sloganını kullanan ve formasına reklam almayan mavi-siyahlılara UEFA Başkanı Michel Platini övgü yağdırmış ve Belçika ekibini tebrik etmişti.Ancak Beşiktaş maçında Brugge taraftarının tam tersi bir tutum içinde olduğu ortaya çıktı. Belçikalı güvenlik birimleri Avrupa Ligi buluşmasında Belçika ekibinin taraftarlarının ırkçı ve ayrımcı hakaretlerde bulunduğunu açıkladılar.Brugge polis şefi Dirk Van Nuffel , Het Nieuwsblad gazetesine yaptığı açıklamada taraftarların davranışlarından tiksinti duyduğunu söyledi, 'Brugge maça ırkçılık karşıtı bir sloganla çıktı. Ancak bu söylemi pratiğe geçirmeleri gerekiyor. Maçtan sonra iki takım taraftarları arasında olay çıktı. Burada Brugge taraftarı karşı tarafa ırkçı hakaretlerde bulundu. Arabaları durdurup içlerinde Türk olup olmadığına bakıyorlardı. Bir çok araca hasar verdiler. Daha çok ayrıntı var ama anlatmak istemiyorum. Ayrıca maç günü siyahi insanlara da tacizde bulunuldu' dedi.
Muhtemelen Sizin de En Az Birisine Sahip Olduğunuz 13 SnapChat Arkadaş Tipi
SnapChat'i kullanmak çok basit. Fotoğraf yada video çek ve gönder. Ancak bir yerden sonra bağımlılık yarattığı için hayatlarımızda daha fazla yer kaplamaya başlıyor ve ortaya komik durumlar ile birlikte arkadaşlarımızın ilginç durumlarına da ister istemez tanıklık etmiş oluyoruz. 13 başlık altında SnapChat kullanan insanların maddeleştirildiği eğlenceli videoyu izliyoruz.
Reklam
Reklam
Parma'nın Puanı Silindi
İtalya Futbol Federasyonu, futbolcularının alacaklarını ödeyemediği gerekçesiyle Parma'nın 2 puanını sildi.İtalya 1. Futbol Ligi (Serie A) ekiplerinden ekonomik sorunlar yaşayan Parma’nın, futbolcularının alacaklarını ödeyemediği gerekçesiyle 2 puanı silindi.İtalya Futbol Federasyonu’ndan yapılan açıklamada, yaşadığı ekonomik kriz nedeniyle tarihinin en zorlu dönemini geçiren Parma’nın, futbolculara borcunu ödeyememesi gerekçesiyle 2 puanının silindiği belirtildi.Parma’nın son iki lig maçı, söz konusu ekonomik sorunlar nedeniyle federasyon tarafından iptal edilmişti. İtalya 1. Futbol Ligi Kulüpler Birliği, 6 Mayıs’ta yaptığı toplantıda Parma’ya 5 milyon avro ekonomik yardım kararı almıştı.Açık Mert Korkusuz
Orduspor'un 14 Futbolcusu Maçtan Önce YGS'de Ter Döktü
PTT 1. Lig'de bugün saat 15.00'te Osmanlıspor ile sahasında karşılaşacak Orduspor'da 14 futbolcu, maç öncesi Yükseköğretime Geçiş Sınavı'na (YGS) girdi.Osmanlıspor maçı nedeniyle kulübün Durugöl Tesisleri'nde iki gün önce kampa giren Orduspor'un 18 kişilik takım kadrosunda yer alan oyunculardan 14'ü YGS'de ter döktü.Daha önce belirlenen okullarda sınava giren futbolculardan Serkan Korkmaz, bugün takım olarak iki önemli sınav vereceklerini belirtti.İlk sınavı YGS'de vereceklerini, ardından Osmanlıspor maçına çıkacaklarını ifade eden Korkmaz, 'İki sınavdan da başarılı olmak istiyoruz. Biraz sınav heyecanı var ama inşallah bu heyecanı atıp YGS'de başarılı olmaya çalışacağım. Daha sonra Osmanlıspor maçına çıkıp elimizden geleni yapacağız' diye konuştu.Furkan Mızrak da YGS'ye uzun süreden beri hazırlandıklarını belirterek, özellikle gelecekleri adına bu sınavı çok önemsediklerini anlattı.Mızrak, 'Ancak bugün oynayacağımız Osmanlıspor maçının sınava denk gelmesi bizleri biraz zorladı. Sınava girdikten sonra koşarak maça gideceğiz. Bu da bizleri yoracak. Karşılaşmaya yeteri kadar konsantre olamayacağız. Her şeye rağmen ikisini de başarmaya çalışacağız' ifadelerini kullandı.Burak Demireğen ise bugün kendilerini iki önemli sınav beklediğini dile getirerek, 'İlk sınavı YGS'de vereceğiz. İkinci sınavı ise Osmanlıspor karşısında vereceğiz. Eğitimimiz için YGS'yi, Orduspor geleceği içinse Osmanlıspor maçını çok önemsiyoruz. İnşallah iki sınav bizim adımıza güzel geçer' diye konuştu.YGS nedeniyle Osmanlıspor maçını ileri bir tarihte oynamak istediklerini ancak buna TFF'nin izin vermediğini ifade eden Mehmet Batuhan Şenel ise 'Biz şartlar ne olursa olsun hem YGS'ye girip orada başarılı olmaya hem de Osmanlıspor maçına çıkıp orada başarılı olmak istiyoruz' dedi.Muhammet Can Öztürk de bugün 13 takım arkadaşıyla birlikte farklı bir heyecan yaşadıklarını ve elinden geldiğince YGS'de ve Osmanlıspor karşısında başarılı olmaya çalışacaklarını söyledi.'FUTBOLCULARIMA YGS'DE BAŞARILAR DİLİYORUM'Orduspor Teknik Direktörü Hüseyin Özcan, 'Bütün oyuncularıma YGS'de başarılar diliyorum. Onların bu sınavda başarılı olacaklarına yürekten inanıyorum' dedi.Orduspor'da forma giyen oyuncu grubunun 17 ile 19 yaş arasında değiştiğini ve bu oyuncuların çoğunluğunun lisede okuduğunu hatırlatan Özcan, futbolcularının sınavın ardından Osmanlıspor maçı için stadyuma koşacaklarını söyledi.Futbolcularının eğitimlerini önemsediklerini ancak Orduspor'un da geleceğini düşünmek zorunda olduklarını vurgulayan Özcan, maçın başka bir tarihe ertelenmesinin mümkün olmasına rağmen buna TFF'nin izin vermediğini belirtti.Özcan, şunları söyledi:'Bu zor şartlar altında maça çıkacağız. İki oyuncumuz il dışında sınava girdiğinden maçta yer alamayacak. Diğer oyuncularımız ise maç yemeğini yemeden karşılaşmaya çıkacak. Bugün Orduspor için değişik bir gün. Keşke Orduspor'un TFF'ye yaptığı başvurular kabul olsaydı ama maalesef bu gerçekleşmedi. Özellikle PTT 1. Lig'de oynanacak bu maça karmaşa içerisinde çıkılması düşündürücü ve üzücü.'Lig TV
"Türkiye'de Gişe Filmleri Ortalamanın Altında Zekaya Hitap Ediyor"
20. Türk-Alman Film Festivali kapsamında onur ödülü alan ünlü aktör Şener Şen ile Uğur Yücel festivalin ikinci gününde seyirci ile buluştuAlmanya’nın Nürnberg kentinde devam eden 20. Türk-Alman Film Festivali kapsamında onur ödülü alan ünlü aktör Şener Şen ile Uğur Yücel festivalin ikinci gününde gösterilen “Muhsin Bey“ filminin ardından seyirci ile buluştu.Söyleşiyi Türk-Alman Film Festivali Başkanı Adil Kaya yönetti. Adil Kaya, Şener Şen’e “1992 yıllarında Türkiye ’de seyirci sayısı 5-6 milyon iken bu sayı son yıllarda 60 milyonu buldu. Bu ilgiyi neye bağlıyorsunuz?” sorusunu yönetti. Şen Türkiye’nin hiçbir kurala girilmediğini, farklı bir millet olduğumuzu belirterek “Türk insanı filmlerde kendine ait hikâyeler buluyor” dedi.Taner Tüzün 'ün DHA'da yer alan haberine göre, Uğur Yücel ise Türk sineması neden uluslararası alanda daha fazla ilerleyemiyor sorusuna ise “İnsanların seviyesi algılaması, yani her anlamda edebiyat okuması sanata bakışı, müzikalitesi ne yazık ki çok ortalamanın altında. Dolayısıyla gişe yapan filmler hep ortalamanın altında zekaya hitap eden işler. Dolayısıyla burada nitelikli, seyirci, biz bunları reddediyoruz bizim sinemamız gelsin diye bir talep yaratmıyor. Bunu yapan yazarları dürtmüyor bu tavır” diye cevap verdi.Seyirciler Şener Şen’in ailesine ait bir bilgileri olmadığını, eşini çocuklarını hiç görmediklerini ve ailevi durumunu sorunca Şen “17 yıldır dulum, bir çocuğum var. Bir kızım var. Bitti” diye yanıt verdi.Seyirciler arasında bulunan Nürnberg Başkonsolosu Asip Kaya, görev bölgesinde 160 bin Türk’ün yaşadığını, daha büyük çapta festivallerin olması gerektiğini ve Türk sinemasının dünyada pek yer bulamadığını dile getirdi.Sinema ve tiyatronun toplumsal içerikli mesajlar vermesi gerektiğini söyleyen bir seyirci, Şen’e “Sizi neden bu tür toplumsal içerikli olaylarda ve gösterilerde göremiyoruz?” sorusunu yöneltti. Ünlü aktör bu soruya şöyle yanıt verdi; “Filmlerde sosyal içerikli mesajlar da var dediniz. Sonra dediniz ki yürüyüşlerde sizi görmüyoruz. O kadar ayrı alanlar ki... Biri oyuncunun ödevi, yaptığı filmlere hayat görüşünü yansımaktır. Bilfiil politikanın içinde olma, siyasetin içinde olma başka bir alandır. Bunu da sadece eylem yapan, hayatta başka hiçbir şey yapmayan, güzel film sevdalısı olmayanlara bırakıyoruz. Benden bu kadar.”Şener Şen, Hollywood’un kendine göre bir sistemi bulunduğuna işaret ederek, Türkiye ilerlerse Türk sineması da ilerler diye konuştu. Sanatta rakip olunmayacağının altını çizen Şener Şen: “Mesela Kemal Sunal bir tanedir başkası olamaz. Yılmaz Güney bir tanedir başka olamaz” dedi.Uğur Yücel konuşmasında “Amerikan filmleri görsel efektlere önem vererek, ilgiyi kendisine çekmeye çalışıyor, ama artık bu görselliği insanlarımız cep teflonlarında buluyor. Sinemaya giden filmin afişine bakarak cebimdeki 7 lirayı hangi filme versem diyor. Bakıyor komedi var, neşeli vakit geçirmek için o filme gidiyor. O zaman Türk halkı da komedi filmlerine rağbet ediyor” dedi.Uğur Yücel ise Türk sineması neden uluslararası alanda daha fazla ilerleyemiyor sorusuna ise “İnsanların seviyesi algılaması, yani her anlamda edebiyat okuması sanata bakışı, müzikalitesi ne yazık ki çok ortalamanın altında. Dolayısıyla gişe yapan filmler hep ortalamanın altında zekaya hitap eden işler. Dolayısıyla burada nitelikli, seyirci, biz bunları reddediyoruz bizim sinemamız gelsin diye bir talep yaratmıyor. Bunu yapan yazarları dürtmüyor bu tavır” diye yanıt verdi.Söyleşinin sonlarında her iki sanatçı da ‘bir star gibi değil, normal insanlar gibi yaşadıklarını’ belirttiler.T24
Reklam