TSK: 'PKK'dan Dağlıca'da Askere İki Ayrı Saldırı'
Genelkurmay, PKK'nın Hakkâri Yüksekova Dağlıca'daki TSK unsurlarına havan ve ağır makineli tüfekle saldırdığını duyurdu. Resmi internet sitesinden yapılan açıklamada 'Terör örgütü tarafından Dağlıca, Yüksekova ve Hakkari'de üç adet havan atışı yapıldı' denildi.TSK'dan yapılan açıklamada şöyle denildi: İlk saldırı havanla'Bölücü Terör Örgütü mensubu teröristler tarafından, 25 Mart 2015 saat 13.25’te Dağlıca / Yüksekova / Hakkâri Bölgesindeki unsurlarımıza yönelik üç adet havan atışı yapılmıştır.Dağlıca’da bulunan havan tespit radarıyla belirlenen söz konusu havan atışlarının yapıldığı hedefler, 155 mm Fırtına Obüsü ve 120 mm havanlar ile derhal ateş altına alınmıştır.1 saat sonra 2. saldırıAyrıca, Bölücü Terör Örgütü mensubu teröristler tarafından, 25 Mart 2015 saat 14.40’da Dağlıca Bölgesindeki unsurlarımıza Biksi makineli tüfekler ve Doçka uçaksavar makineli tüfekler ile ateş edilmek suretiyle silahlı saldırıda bulunulmuştur.Yapılan terörist ateşlerine, bölgede bulunan unsurlarımız tarafından derhal ateşle karşılık verilmiştir.'Kaynak: Genelkurmay
Beşiktaş'tan Fenerbahçe'ye Sert Cevap
Beşiktaş, Fenerbahçe'nin yaptığı son açıklamalara resmi sitesi üzerinden cevap verdi.Beşiktaş'ın açıklaması şöyle;'Fenerbahçe Spor Kulübü'nün, vicdan sahibi herkesin görebileceği, tüm sporseverlerin gözleri önünde cereyan eden derbi maçtaki spor ve ahlak dışı olayları örtmek amacıyla yapmış olduğu açıklama, kulübümüzü kendi seviyelerine çekme ve asıl konudan uzaklaştırma gayreti taşımaktadır.'Adalete fener yak' diyen bir kurumu yönetenlerin; adaletsizliklerin arkasına sığınması, adaleti kazanmak sanması, Türk futbolunun kanayan yarasının gün yüzüne çıkmasıdır.Türk futbol ailesinin tüm paydaşlarının hem fikir olduğu şekilde; futbolumuza zarar veren bu zihniyete prim verecek şekilde cevap vermeyeceğiz ve o seviyeye asla inmeyeceğiz. Ancak futbolumuzdan bu zihniyet ve seviyenin temizlenmesi mücadelemize, aynı kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyuna saygılarımızla sunarız.Beşiktaş JK'
Microsoft Lumia 640 ve Lumia 640 XL'nin Türkiye Fiyatı Açıklandı
Microsoft'un en yeni cihazları Lumia 640 ve Lumia 640 XL'nin Türkiye fiyatları belli oldu.Geride bıraktığımız MWC 2015 etkinliğinde aslında biraz sessiz kalan Microsoft, bütçe dostu diyebileceğimiz iki yeni cihazı Lumia 640 veLumia 640 XL'yi açıklamıştı.Bütçe dostu olmaları nedeniyle ülkemizde merakla beklenen bu cihazların Türkiye fiyatları ise bugün itibariyle belli oldu. Microsoft'tan gelen bilgilere göre cihazlardan Lumia 640, 699 TL, Lumia 640 XL ise 899 TL fiyat etiketine sahip.Önümüzdeki günlerde ülkemizde satışa çıkacak olan bu modellerin aslında çok daha uygun fiyatlara sahip olması bekleniyordu ancak doların halihazırdaki değeri cihazların fiyatlarını da biraz artırmışa benziyor. Teknokulis
Erdoğan İlk Kez Hükümlü Affetti
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı görevini devralmasından sonra ilk kez bir hükümlüyü affetti.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sürekli hastalık hali nedeniyle hükümlü Mustafa Akcanlı'nın cezasını kaldırdı.Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamada, 'Sayın Cumhurbaşkanımız, Adlî Tıp Kurumunca saptanan sürekli hastalık hali nedeniyle hükümlü Mustafa Akcanlı'nın cezasını, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 104 üncü maddesi uyarınca kaldırmışlardır' denildi.Cumhurbaşkanlığı
Reklam
Sanatçılardan Temiz, Barajsız ve Hilesiz Seçim Çağrısı
7 Haziran 2015 genel seçimlerinde sandıklardaki hata ve hilelere karşı sanatçılar, akademisyenler, meslek odaları, sivil toplum örgütleri ve sendikaların çağrıcılığıyla Demokratik Güvenli Seçim Girişimi kuruldu.Çok sayıda sanatçı, siyasetçi ve sivil toplum kuruluşunun destek verdiği ‘Demokratik Güvenli Seçim Girişimi’ barajsız, demokratik ve güvenli seçim için duyarlılıkları birleştirme çağrısında bulundu. ‘Barajsız, demokratik ve temiz bir seçim için duyarlılıklarımızı birleştirelim’ çağrısıyla bir araya gelen sivil toplum kuruluşları, sanatçılar ve siyasetçilerin de destek verdiği ‘Demokratik Güvenli Seçim Girişimi’ oluşumu, seçimlerin güvenliğinin sağlanması çağrısında bulundu. Taksim Hill Otel’de düzenlenen bir toplantı ile grubun çağrısı ve çalışmaları basın mensuplarına açıklandı.ÜNLÜ SANATÇILAR DESTEK VERDİTarık Akan, Meltem Cumbul, Rutkay Aziz, Cemal Gökçe, Gülsüm Kaya, Doğan Demir, Atilla Coşkun gibi isimlerin katıldığı toplantıya bazı siyasi partiler de destek verdi. Yapılan çağrıyı yinelemek ve girişim adına ortak metni açıklamak için oyuncu Meltem Cumbul ilk sözü alarak kameraların karşısına geçti. Türkiye’nin dünyada yüksek barajı uygulayan ülkelerden biri olduğunu belirten Cumbul, seçimlerin her türlü hile ve sahtecilikten arınmış olarak yapılması gerektiğini belirtti. Cumbul, “Ancak son yıllarda yapılan seçimler ve sonuçları üzerinde ciddi kuşkular olduğu kanısı toplumumuzun neredeyse her kesimi tarafından kabul edilmektedir. Yargıya ve basın intikal eden olaylar da bu kuşkuların haklılığını göstermektedir. Bu bağlamda seçmen listelerinin belirlenmesi, sandık başında oy kullanılması, sandık tutanaklarının ilçe seçim kurullarındaki bilgisayarlar üzerinden elektronik seçim sistemine yüklenmesi sırasındaki hata, hile ve sahtecilik yapıldığı algısı seçmen iradesini gölgelemektedir” dedi.‘ŞİMDİ BİRLİKTE YÜRÜME ZAMANI’Seçimlerdeki barajın varlığı sürdükçe ve seçim üzerindeki şaibelere son verilmediği sürece 2015 genel seçimlerinin de şaibe altında olacağını anlatan Cumbul, “Bu bildiriye imza atanlar olarak halkımızın isteği doğrultusunda inanıyoruz ki tüm siyasi partilerin, meslek gruplarının, sivil toplum örgütlerinin ve kamu otoritelerinin barajsız, temiz, hatasız, hilesiz ve adil bir seçimin gerçekleştirilmesi için birlikte çalışması, bu amaç doğrultusunda güç ve gönüllerini birleştirmeleri, ülkemize ve demokrasimize karşı yerine getirilmesi gereken bir yüce bir görevdir. Şimdi hep birlikte yürümenin tam zamanıdır” diye konuştu.‘Demokratik Güvenli Seçim Girişimi’ adına çalışmaların nasıl yürütüleceği ve somut olarak sandığa nasıl sahip çıkılacağına ilişkin açıklama ise Avukat Atilla Coşkun’dan geldi. Coşkun, bütün illerde hukuk büroları ve sivil toplum kuruluşlarının desteği ile örgütlendiklerini belirtti. Seçim sonuçlarının takibi için bir yazılım hazırladıklarının da altını çizen Coşkun, “Gerçekten sahtecilik ve hile yapılabilmektedir. Tabii hatalar da olmaktadır. Mahkemelerden bu yönde çok sayıda kararlar çıktı. Bu ciddi bir sorundur. Biz seçme ve seçilme hakkımızı, kendi hakkımızı koruyoruz. Seçmek, seçilmek, oy vermek, bunları gerçekleştirmek istiyoruz. İrademizin tam ve net olarak anlaşılmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.‘BÜTÜN SÜRECİ TAKİP EDECEĞİZ’Pek çok örgütün kendilerine başvurarak destek vermek istediğini bildirdiğini anlatan Coşkun, örgütler ve meslek gruplarından seçilen kişilerden oluşan bir koordinasyon yapısı kurulacağını ve bütün siyasi partilere eşit uzaklıkta olacaklarını belirtti. Coşkun, “Binlerce avukat bu süreçte hukuk yardımı yapacak. Her il ve ilçede hukuk bürolarımız kurulmuştur. Bu bürolar seçimlerdeki her türlü hukuksuzluğa karşı müdahil olacaklardır. Bu seçimlerin çok önemli olduğunu kaderi olduğunu düşünüyoruz. Belki de son seçimdir” ifadelerini kullandı.Somut olarak nasıl bir planlama yapacaklarına dair basın mensuplarının sorularını da cevaplayan Coşkun, sandıklarla ilgili intikal eden bütün sorunlara ilçelerdeki hukuk büroları tarafından takip edileceğini ve müdahale edileceğini anlattı. Coşkun, “Sandık tutanaklarına ilişkin bir yazılım yaptırdık. Bu yazılım ile sandık başındaki arkadaşımız telefon ile tutanağın görüntüsünü çekip bize gönderebiliyor. Nerede bir açık varsa bu açığa hukuki müdahaleler yapılıyor. Çok aktif ve aksiyoner bir çalışma yapılacak. Sandık kurulundan başlayan ve sandıktaki oy kullanma süreçlerine, ardından sayıma kadar bütün süreçler izlenecektir.” değerlendirmesinde bulundu.Taraf
Moody's: Türk Bankaların Görünümü 'Negatif'
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, Türkiye'deki bankacılık sektörünün görünümünün, kurlardaki oynaklık ve ekonomik büyümedeki yavaşlama nedeniyle 'negatif' olduğunu belirtti. Moody's'in resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, 'Moody's Yatırımcı Servisi bankaların büyüme fırsatlarını azaltacak ve borçlananların ödeme gücünü zayıflayacak olan ekonomik büyümedeki yavaşlama ve kurdaki oynaklık sebebiyle Türkiye bankacılık sisteminin görünümünün negatif olduğunu belirtmektedir' ifadesini kullandı. Moody's açıklamasında, 'Varlık kalitesindeki ılımlı aşınmayla birlikte, sermaye piyasalarından finansmana olan bağımlılık, bankacılık sistemini uluslararası yatırımcı güvenine ve dolar cinsi faizler üzerindeki yukarı yönlü baskının ışığında borçlanma maliyetlerinde oluşacak olası artışlarının etkisine maruz bırakıyor' ifadesini kullandı. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Moody's'in Başkan Yardımcısı Kıdemli Analist Irakli Pipia, 'Düşük seviyelerde olmasına rağmen tüketici ve kobilere ilişkin sorunlu kredilerde artış bekliyoruz. Ekonomik yavaşlamaya karşı bu zamana kadar direncini ispatlayan kurumsal krediler, halen kur volatilitesine karşı hassas' ifadelerini kullandı. Mevcut zorlukların bankaların varlık kalitesini baskılayacağını belirten Pipia, sorunlu kredilerin toplam varlıklar içerisinde yüzde 3-4 seviyesine yükselebileceğini belirtti. Türk bankalarının mevcut varlık kalitesinin hala iyi olduğunu ve Tier 1 rasyosunun 2014'te yüzde 13'ten yüzde 14'e çıktığını belirten Pipia, 'Fakat bunu azalan kredi büyümesi ve ülkenin devam eden yüksek enflasyonunun bankacılık karlarını zayıflatmasına karşı dengelememiz lazım' dedi. Türkiye'de bankaların sermaye piyasalarından borçlanma maliyetlerinin artmasıyla azalan net faiz marjı baskısı ile karşılaşabileceğini belirten Pipia, 'Bu durum daha sık yeniden finansman gerektirecektir. Büyük ihtimalle de olumlu şartlarla' dedi. Raporda ayrıca 2015 yılı için kredi büyümesinin yüzde 14-17 ile ılımlı düzeyde artmasının beklendiği belirtildi. Dünya
Reklam
Dışişleri Bakanlığı'ndan Yemen Uyarısı
Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, zorunlu olmadıkça Yemen'e gidilmemesi yönünde uyarı yapılırken, 'Halen Yemen'de kalan/bulunan vatandaşlarımızın ülkeden derhal ayrılmaları ve zorunlu olmadıkça Yemen'e seyahat etmemeleri yönündeki tavsiyemizin bir kez daha hatırlatılması uygun görülmüştür' denildi.Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklama şöyle:'Yemen’de güvenlik durumundaki olumsuz gelişmeler nedeniyle 27 Ağustos ve 30 Eylül 2014 ve son olarak 14 Şubat 2015 tarihlerinde Bakanlığımız tarafından yapılan duyurularda vatandaşlarımızın Yemen’e seyahatlerini iptal etmeleri, Yemen’de bulunan vatandaşlarımızın da behemahal ülkeden ayrılmaları kuvvetle tavsiye edilmişti.Yemen’de bulunan vatandaşlarımıza ilişkin gerekli düzenlemelerin yapılmasının ardından 16 Şubat 2015 günü Sana Büyükelçiliğimizin faaliyetleri geçici olarak askıya alınmıştı.Yemen’de kamu düzeni ve güvenlik durumundaki istikrarsızlık ve asayişle ilgili gelişmeler devam etmekte olup, durumun daha da kötüleşmesi ihtimali bulunmaktadır. Bugün itibariyle Aden Havaalanı kapalıdır.Bu çerçevede, halen Yemen’de kalan/bulunan vatandaşlarımızın ülkeden derhal ayrılmaları ve zorunlu olmadıkça Yemen’e seyahat etmemeleri yönündeki tavsiyemizin bir kez daha hatırlatılması uygun görülmüştür.Yemen’de kalan vatandaşlarımızın ve yakınlarının ihtiyaç duymaları halinde aşağıda kayıtlı numaradan Bakanlığımız Konsolosluk Çağrı Merkezine ulaşmaları mümkündür.Konsolosluk Çağrı Merkezi tel: (+90) 312 292 29 29T.C. Dışişleri Bakanlığı
Kılıçdaroğlu: 'Arınç Yolsuzluğu İtiraf Ediyor'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Hani bir hükümet sözcüsü Bakanlar Kurulu toplantısından sonra medyanın önüne çıkıp 77 milyon yurttaşa şunu söylüyor; 'Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Ankara'yı parsel parsel sattı. Ne iş yaptığını ben çok iyi biliyorum' dedi. Şimdi Allah aşkına bundan daha büyük bir itiraf olabilir mi? Yolsuzluğu itiraf ediyor' dedi.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Burdur Belediyesi'nin yaptırdığı katlı otoparkın açılışı için Burdur'a geldi. Genel Sekreter Gürsel Tekin ile birlikte helikopterle Gazi Atatürk Stadyumu'na inen Kemal Kılıçdaroğlu, Belediye Başkanı CHP'li Ali Orkun Ercengiz, CHP Milletvekili Ramazan Kerim Özkan, İl Başkanı Ali Özdemir, Merkez İlçe Başkanı Barış Ayten tarafından karşılandı. Burada belediyenin 1 Nisan'dan itibaren kullanmaya başlayacağı çöp kamyonlarını inceleyen Kılıçdaroğlu, daha sonra katlı otoparkın açılış törenine katıldı.'BUNDAN BÜYÜK İTİRAF OLUR MU?'Burada konuşan Kemal Kılıçdaroğlu, kendinden önce kürsüye çıkan Başkan Ali Orkun Ercengiz'in 'Burdur'u parsel parsel satmıyoruz' sözünü hatırlatarak, 'Bu parsel lafını bir yerden hatırlıyorsunuz değil mi? Hani bir hükümet sözcüsü Bakanlar Kurulu toplantısından sonra medyanın önüne çıkıp 77 milyon yurttaşa şunu söylüyor; 'Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Ankara'yı parsel parsel sattı. Ne iş yaptığını ben çok iyi biliyorum' dedi. Şimdi Allah aşkına bundan daha büyük bir itiraf olabilir mi? Yolsuzluğu itiraf ediyor. Başkanımız ne diyor, 'Parsel parsel birleştireceğiz, bütün parselleri Burdurluların hizmetine sunacağız' diyor. Aramızdaki fark bu' dedi.'KİMSENİN EKMEĞİYLE OYNAMAYIZ'CHP'ye kızıp, eleştiriler yapılabileceğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, 'Ama şunu hiç kimse söyleyemez, 'Cumhuriyet Halk Partililer yolsuzluk yapıyor, Cumhuriyet Halk Partililer kul hakkı yiyor, halka hesap vermiyor, yandaşa hizmet ediyor.' Asla asla. Bizim partiden olur veya olmaz. Kimsenin ekmeğiyle oynamayız. İsteriz ki her evde huzur olsun. Herkesin işi olsun, herkesin gücü olsun. Artık gerginlikten bıktık. Bu ülkede huzur istiyoruz. Beraber yaşamak istiyoruz. Huzur içinde yaşamak istiyoruz ve bunun için de herkesin tutarlı, sağlıklı gelire kavuşmasını istiyoruz' diye konuştu.'YERİNE GETİREMEYECEĞİMİZ SÖZÜ VERMEYİZ'Daha önceki konuşmalarında emeklilere Ramazan ve Kurban bayramlarında birer maaş ikramiye vereceği yönündeki söylemini hatırlatan Kılıçdaroğlu, 'Hükümet önce hık, mık etti. Acaba olur mu, olmaz mı diye. Bugün konuşmuşlar. Efendim 'Bu parayı nereden bulacak.' Burdurlulara söz veriyorum. Burdur'dan bütün emeklilere, 10 milyon emekliye sözümüz var. Namus sözüm var. Ramazan Bayramı'nın tarihi belli, Kurban Bayramı'nın tarihi belli. O bayramdan 1 gün önce banka hesaplarınıza benim başbakanlığımda birer maaş ikramiyeniz yatacak. Parayı nereden bulacaksın, namuslu adam parayı bilir arkadaşlar. Parayı nasıl bulacağını da bilir. 27.5 yıl devlette para nasıl bulunur diye uğraştım. 27.5 yıl bütçeyi düzenledim, bu paraları nereye harcayacağız diye. Ben doktor değilim. Bana deseler ki 'şu nasıl tedavi edilir' ben onu bilemem. Uzmanı vardır. Biliyorsunuz her şeyi bilen bir uzman oturuyor kaçak sarayda. Biz öyle değiliz. Biz neyi bilirsek onun üzerinde dururuz. Vatandaşa söz veriyorsak, yerine getiremeyeceğimiz bir sözü de vermeyiz. 2 maaş ikramiye öyle dedikleri astronomik bir rakam değil. Türkiye Cumhuriyeti bütçesinin içinde çok sembolik bir para' diye konuştu.'BANA 4 YILLIK SÜRE VERİN'Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:'Ben verdiğim sözü tutarım. Çünkü benim çocuklarımın yatak odasında boy boy para kasaları yok. Çünkü benim evimde ayakkabı kutularında dolarlar, milyarlar falan filan yok. Çünkü ben hiçbir vatandaşımı ötekileştirmem. Benim için yandaş yok, benim için vatandaş var. Bakın en son Merkez Bankası olayında bu milletin sırtına 90 milyar liralık yük getirdiler. Oraya para var da emekliye gelince mi yok? Bir hayalim var. Daha güzel bir Türkiye, bir hayalim var hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye. Bir hayalim var herkesin işinin, aşının olduğu bir Türkiye. Atanamayan öğretmen kavramının olmadığı bir Türkiye. Bir hayalim var herkesin işinin olduğu bir Türkiye. Bir hayalim var onurlu, yiğit, özgür bir Türkiye. Bir hayalim var, dünyadan tecrit edilmiş bir Türkiye değil. Yargı bağımsızlığı ve demokrasisi gelişmiş bir Türkiye. Bir hayalim var miletvekillerinin liderlerin iki dudağının arasında belirlenen değil, önseçimle bütün partilerin seçim yaptığı bir Türkiye hayalim var. Bunların tamamını yapacağız. Ama yapmam için yetki vereceksiniz bana. Yetki sizde. Diyorum ki 'Bana 4 yıllık süre verin, 4 yıl.' 4 yılı göreceğiz. 4 yılda mutlu bir Türkiye göreceksiniz. 4 yılda onurlu bir Türkiye göreceksiniz. 4 yılda bütün sorunlarını çözmüş bir Türkiye göreceksiniz. Diyorlar ki 'İşte 4 yıl istiyor başka bir şey istemiyor.' Onlara şunu hatırlatmak isterim; insanoğlu tekerleği 3 milyon yılda bulmuş. Bugün her saniyede birden fazla buluş var. 4 yıl çok uzun bir süredir. 4 yılda çok büyük devrimler yapılır. Köy köy gezeceğim. İlçe ilçe kasaba kasaba, il il gezeceğim. Sizden yetki isteyeceğim. Artık yeter, bıktık bunlardan. 12 yıldır devleti soyuyorlar.' CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, konuşmasından sonra katlı otoparkın açılışını yaptı. Buradan yürüyerek Burdur Belediyesi'ne geçen Kılıçdaroğlu'na, Belediye Başkanı Ercengiz Atatürk'ün Burdur'a gelişini resmeden rölyef ve yöresel çalgı sipsi hediye etti. Kılıçdaroğlu, belediye ziyaretinden sonra karayoluyla Ankara'ya döndü.Mesut MADAN/ BURDUR, (DHA)
Emenike Antrenmana Katıldı
Fenerbahçe, 26. haftada Çaykur Rizespor ile oynayacağı mücadelenin hazırlıklarına başladı.Spor Toto Süper Lig ’in 26. haftasında 4 Nisan Cumartesi günü Çaykur Rizespor ile Yeni Rize Şehir Stadı’nda karşılaşacak olan Fenerbahçe , bu maçın hazırlıklarına 2 günlük iznin ardından akşam saatlerinde Can Bartu Tesisleri'nde yaptığı antrenmanla başladı.Teknik Direktör İsmail Kartal yönetimindeki çalışma saat 18.00’de başladı ve 1 saat sürdü. Salonda gerçekleştirilen ve 30 dakika süren core antrenmanın ardından oyuncular sahaya geçti. Sahada yapılan 30 dakikalık dayanıklılık koşusuyla da çalışma tamamlandı.Milli takımlarda bulunan Mert Günok, Gökhan Gönül, Caner Erkin, Mehmet Topal, Emre Belözoğlu, Alper Potuk, Bruno Alves , Michal Kadlec ve Moussa Sow antrenmanda yer almadı. Dirk Kuyt ile Raul Meireles ise tedavi ve çalışmalarını takımdan ayrı sürdürdü.Fenerbahçe, Çaykur Rizespor maçının hazırlıklarını 26 Mart Perşembe günü yapacağı çift antrenmanla sürdürecek. Sabah antrenmanı 11.00, akşam antrenmanı ise 18.00’de başlayacak.Sporx
Reklam
Liderler Enkaz Bölgesinde Çalışmaları Denetledi
Fransa Cumhurbaşkanı Hollande, Almanya Başbakanı Merkel ve İspanya Başbakanı Rajoy Fransa'nın güneyinde düşen yolcu uçağının enkazının arama çalışmalarını denetledi.PARİS/SEYNE-LES-ALPESFransa Cumhurbaşkanı François Hollande ve Almanya Başbakanı Angela Merkel, Lufthansa'ya ait Germanwings havayolu şirketinin Airbus A320 tipi uçağının Seyne-les-Alpes kasabası yakınlarındaki enkaz arama çalışmalarının yürütüldüğü bölgeye askeri helikopterle geldi.Daha sonra İspanya Başbakanı Mariano Rajoy ile bir araya gelen liderler, çalışmalarla ilgili Fransız güvenlik ve sağlık ekipleri yetkililerinden bilgi aldı.Liderler daha sonra Seyne-les-Alpes kasabasındaki kiliseye geçerek, olayda hayatını kaybedenlerin yakınlarıyla bir araya geldi ve dua etti.Cumhurbaşkanı Hollande, uçağın ikinci karakutusunun kılıfının bulunduğunu, karakutunun kendisine ise halen ulaşılamadığını söyledi.Uçağın düşmesi sonucu meydana gelen dram ile ilgili olarak ülkesinin Almanya ve İspanya ile güçlü bir dayanışma içinde olduğunu ifade eden Hollande, düşen uçakta vatandaşı olan 15 ülkenin halklarına baş sağlığı diledi.Fransa’nın kaza nedeninin ortaya çıkarılması için bütün imkanlarını seferber edeceğini belirten Hollande, 'Fransız yetkililer, cenazelerin en kısa zamanda ailelere teslim edilmesi için ellerinden gelen çabayı gösterecek' dedi.Bölgede enkaz arama çalışmalarına katılanlara, gösterdikleri fedakarlıktan dolayı teşekkür eden Hollande, kazada hayatını kaybedenlerin bölgeye gelen yakınlarına devletin her türlü desteği sağlayacağını da taahhüt etti.Yakınlar için psikolojik destekKazada hayatını kaybedenlerin aileleri ve yakınları, bölgeye Marsilya Havaalanı'ndan taşındı. Ölenlerin yakınlarının konaklaması için 900 lojman tahsis edilirken, bu kişilere psikolojik destek vermek amacıyla özel ekipler oluşturuldu. Ölenlerin yakınlarına yardımcı olmak için ayrıca bölgeye 40 çevirmen gönderildi.Bu arada hava koşullarının, enkaz arama çalışmaları için bugün daha uygun olduğu ve hava koşularının yarın da iyi olmasının beklendiği bildirildi.Enkazın düştüğü bölgede güvenlik çemberi kuran jandarma, enkazın bulunduğu dağlık alana ulaşmak için de 7 kilometre uzunluğunda parkur oluşturdu.Enkaz arama çalışmalarına 10 helikopter ile 300’e yakın itfaiye ve jandarma katılıyor.Muhabir: Rahmi Gündüz, Onur UstaAA
2014 Yılının En Çok Kazananı: Lionel Messi
Barcelona'da forma giyen Arjantinli yıldız Lionel Messi, geçen yılın en fazla kazanan futbolcusu oldu.İspanya Birinci Futbol Ligi (La Liga) ekiplerinden Barcelona'da forma giyen Arjantinli yıldız Lionel Messi, geçen yılın en fazla kazanan futbolcusu oldu.France Football dergisinin, futbolcuların maaş, reklam geliri ve primlerden elde ettiği geliri hesaba katarak yaptığı araştırmaya göre Messi, 65 milyon avro kazancıyla 2014 yılının en fazla kazanan oyuncuları sıralamasında zirvede yer aldı.Messi'nin ardından 54 milyon avro gelirle Real Madrid'in Portekizli yıldızı Cristiano Ronaldo ve 36,5 milyon avro kazançla Barcelona'nın Brezilyalı oyuncusu Neymar ilk 3'te yer aldı.Geçen yılın en çok kazanan 20 futbolcunun geliri milyon-avro cinsinden şöyle:1. Lionel Messi (Barcelona): 652. Cristiano Ronaldo (Real Madrid): 543. Neymar (Barcelona): 36,54. Thiago Silva (Paris Saint-Germain): 27,55. Robin van Persie (Manchester United): 25,66. Gareth Bale (Real Madrid): 23,87. Wayne Rooney (Manchester United): 22,58. Zlatan Ibrahimovic (Paris Saint-Germain): 21,59. Sergie Agüero (Manchester City): 21,210. Robert Lewandowski (Bayern Münih): 20,211. Eden Hazard (Chelsea): 2012. Yaya Toure (Manchester City): 2013. Angel Di Maria (Manchester United): 18,514. Radamel Falcao (Manchester United): 18,515. Iker Casillas (Real Madrid): 17,816. David Silva (Manchester City): 17,317. Cesc Fabregas (Chelsea): 17,318. David Luiz (Paris Saint-Germain): 17,219. Karim Benzema (Real Madrid): 1720. Mario Götze (Bayern Münih): 16,9AA
'Tecavüzcümü Öldürdüm' Diyen Nevin Yıldırım'a Müebbet Hapis Cezası...
Kendisine tecavüz ettiğini söylediği akrabası Nurettin Gider’i öldürmekle suçlanan Nevin Yıldırım davasının karar duruşmasına polisin kadınları darp etmesi damga vurdu.  Nevin Yıldırım'a 'kasten adam öldürme' suçundan ömür boyu hapis cezası verildi. Mahkeme heyeti, Nevin Yıldırım'ın cezasında indirime de gitmedi.Yalvaç İlçesi'ne bağlı Koruyaka Köyü'nde 29 Ağustos 2012'de, kendisine tecavüz ettiğini öne sürdüğü 2 çocuk babası Nurettin Gider'i av tüfeğiyle öldürdükten sonra başını keserek köy meydanına atan Nevin Yıldırım'ın 'canavarca hisle adam öldürme' suçundan yargılandığı davanın son duruşması, Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Nevin Yıldırım, babası Zekeriya Yıldız, öldürülen Nurettin Gider'in annesi Zeynep Gider, eşi Kezban Gider ve 2 yakını katıldı.Kamuoyunda “Kesik baş” cinayeti olarak anılan davanın karar duruşmasına katılmak için Yalvaç’a giden kadınlar, Adliye’ye alınmadı. Birgün'ün verdiği bilgiye göre, Yalvaç Adliyesi Başsavcısı Mustafa Manga’nın verdiği “Dağıtın” talimatıyla, aralarında avukatların da bulunduğu yaklaşık 25 kadın, polis tarafından merdivenden aşağı iteklendi. Bazıları merdivenden düşen kadınlar arasında yaralananlar oldu. Kadınların 'adliye güvenliğini tehdit ettikleri' öne sürüldü. Saldırının ardından başsavcıya görüşme taleplerini ileten dört kadın arasından ikisi içeri alındı. Manga, görüşmede polise verdiği talimatı kabul ederken polis, kadınların adliyeye alınması engellemeyi sürdürdü.
Reklam
Beşiktaş'ta İzin Bitti
Beşiktaş , Spor Toto Süper Lig’in 26. haftasında İstanbul Başakşehir ile oynayacağı maçın hazırlıklarına 2 günlük aranın ardından başladı.Basına kapalı yapılan antrenman yaklaşık 1,5 saat sürdü.Antrenmana sakatlıkları bulunan Tolga Zengin ve Cenk Gönen ile milli takımlarda bulunan Olcay Şahan, Ersan Adem Gülüm, Gökhan Töre, Demba Ba, Pedro Franco, Veli Kavlak, Cenk Tosun, Kerim Frei ve Atınç Nukan ile izinli olan Ramon Motta, Alexander Milosevic ve Daniel Opare katılmadı. Jose Sosa ve Atiba Hutchinson bireysel çalışma yaptı.Teknik Direktör Slaven Bilic yönetiminde yapılan antrenman koşu ve ısınma hareketleriyle başladı. Isınma hareketlerinin ardından 5’e 2 pas çalışmasına geçen takım yarı sahada yapılan çift kale maçla antrenmanı tamamladı.Siyah-beyazlılar, İstanbul Başakşehir maçı hazırlıklarına yarın(26 Mart) saat 11.00 ve 16.00’da basına kapalı yapacağı antrenmanlarla devam edecek.Sporx
Beşiktaşlı Taraftarlar Milli Takım Kampını Bastı
A Milli Futbol Takımı'nın bugün yaptığı antrenmana gizlice giren iki Beşiktaş taraftarı, Emre Belözoğlu'na küfür ve hakaret içeren yazılar bulunan bir pankart açıp, Emre Belözoğlu'na küfür ettiler.Hollanda maçının hazırlıklarını Almanya'nın Marienfeld kasabasında sürdüren A Milli Futbol Takımı'nın bugün yaptığı antrenmanda şok bir olay yaşandı.
Reklam
Demirtaş: 'Kongrede Mutabıktık Ama Şimdi Muğlak'
Al Jazeera’ye konuşan HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, Cumhurbaşkanı’nın açıklamasına kadar Kandil-HDP-İmralı üçgeni ile devlet arasında, PKK’nın silah bırakma kararı almak üzere kongre düzenlemesi konusunda mutabakat olduğunu söyledi. Demirtaş’a göre bundan sonrası için durum tespiti yapılabilmesi için ise HDP heyetinin İmralı’ya gitmesi gerekiyor.Hükümet ile Cumhurbaşkanı arasında tartışmaya neden olan İzleme Heyeti, çözüm sürecinde en önemli kavşaklardan birine geçişi sağlayacaktı. Heyetin oluşturulup adaya gitmesiyle birlikte, HDP’nin sürecin en önemli aşaması olarak nitelediği müzakerelere geçilecekti. Bu adımla birlikte PKK kongre toplayacak, silah bırakma kararı alacaktı. Ancak Cumhurbaşkanı’nın “olumlu bulmuyorum” sözlerinin ardından bir belirsizlik sürecine girildi.Al Jazeera’nin sorularını yanıtlayan HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, “İzleme Kurulu, müzakerelerin başlaması ve kongre toplanması konusunda HDP-Kandil-İmralı ile Devlet arasında bir mutabakat vardı ama şimdi muğlak bir durum var.” diye konuştu. Gelinen noktanın süreç açısından tespitinin yapılması için ise Demirtaş’a göre HDP heyetinin İmralı’ya gitmesi gerekiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “İstihbarat kurumları bunun yönetenleridir” vurgusunun aksine sadece istihbaratın Öcalan ile görüşmesi yöntemiyle sürecin ilerlemeyeceğini söyleyen HDP Eş Başkanı, “İzleme Heyeti bizim değil ama sürecin olmazsa olmazı” dedi.İzleme Heyeti tartışmasıyla birlikte sizin açınızdan şu an tam olarak ne yaşanıyor süreçte?İşin doğrusu sayın Cumhurbaşkanı’nın son açıklamalarına kadar İzleme Kurulu, müzakerelerin başlaması ve kongre toplanması konusunda bir tereddüt yoktu.Bu tarihe kadar kongrenin toplanması için bir tarih konuşulmuş muydu?Hayır bir öngörü vardı, ‘bahar ayları diye’. Bu konuşuluyordu fakat kesin olarak belirlenmiş bir gün söz konusu değildi. Şimdi Sayın Cumhurbaşkanı’nın açıklamaları ile birlikte İzleme Kurulu, müzakerelerin başlaması ve kongre muğlak bir hale geldi. Çünkü bunlar tamamen uzlaşılmış konulardı. Sayın Cumhurbaşkanı uzlaşmanın sağlandığı, kararların alındığı konularda yeniden tartışma başlatmış oldu. Ama Hükümet İzleme Kurulu konusunda aldıkları kararın arkasında olduklarını deklare ediyor.Bülent Arınç da söyledi bunu ama bir yandan da olumlu bakmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı’nın görüş ve önerileri doğrultusunda hareket edeceklerini de belirtti.Muhtemelen uzlaşmaya çalışacaklar. Bülent Arınç, “İzleme Kurulu gereklidir, olumlu görüyoruz. Faydalı görüyoruz” dedi bunun için. Hükümet alınan kararlara, mutabakata sadık kalır, adaya gönderir ve müzakereler başlarsa önceki mutabakatlar ne idiyse, yani “tartışma olacak 10 madde üzerinde, sonra da kongre toplanma çağrısı ve kongre olacak vs”, o zaman bütün bu süreç kaldığı yerden devam eder. Ama etmezse ne olur, bunu ben kestiremiyorum. Yeniden adada karşılıklı tartışmalar yapılması lazım. Sonuçta ne çıkar, tartışma yapılmadan ben bir şey diyemem. Çok zor.İzleme heyeti bir ön şart gibi görünüyordu. Bir ön şart olarak da Hakikatler Komisyonu eklenmiş oldu. Kırmızı çizgi olarak adlandırabilir misiniz bunları?Bu HDP’nin ortaya koyduğu bir şart değil. Bu müzakere süreçlerinin olmazsa olmaz unsurlarındandır. Yani helva yapmak için şeker, un, yağ gereklidir. Un olmadan helva yapmaya kalkarsanız onun adı helva olmaz. İzleme heyeti de müzakereler için böyle bir şeydir. Ortaya sonuç çıkması için güçlendirme mekanizması bu. Hakem heyeti gibidir. Dolayısıyla bu HDP’nin ortaya attığı bir şart değil. Öcalan’ın ortaya attığı bir olmazsa olmaz şart değil. Sürecin doğası gereği olması gereken bir şey. Şimdi Hükümet bunu yapmazsa başka bir çare düşünülmesi lazım. Yoksa öyle sadece istihbarat örgütüyle Öcalan arasındaki bir görüşme trafiğinden kalıcı sonuca gitmek çok kolay bir iş değil diye düşünüyorum. Buradan baktığımızda “İzleme Kurulu HDP’nin kırmızı çizgisidir” diye bir şey söyleyemeyiz. Bu bağlamda bizim kırmızı çizgimiz değil diyorum, sürecin kendisinin, doğasının kırmızı çizgisidir.Sizce zamana yayılması nasıl etkiler? Mesela kongre beklense.Riskli olur. Bence öyle, çünkü bu işler ne kadar hızlı yürütülürse o kadar faydalı olur. Ortadoğu’daki bütün bu dalgalanmalar düşünüldüğünde hızla çözülmesinde fayda var.“Risk” ile neyi kastediyorsunuz?Bölgede bir sürü çatışma var, savaş var. Bunlar yeni güç dengeleri yaratıyor. Bunların hepsi giderek Kürt sorunun çözümünü Türkiye için de zorlaştırabilir. İsim isim saymak istemiyorum ama Irak, İran, Suriye içerisindeki dalgalanmaları izliyoruz. Bunların hepsi olumlu veya olumsuz etkiler yaratabilir.Dün KCK’dan gelen açıklamanın tonuna baktığımızda biraz daha sert olduğunu görüyoruz. Siz nasıl değerlendirdiniz bu açıklamayı?İşte onlar söyleyebilir bunu. HDP olarak biz söyleyemeyiz. KCK kırmızı çizgi olarak koyabilir bunu, silah bırakma koşulu olarak koyabilir ortaya. Ama HDP bunu bir şart olarak koşamaz çünkü silah mevzusunun muhatabı HDP değildir. Söylediğim bu.Şimdi İzleme Kurulu ile birlikte ortaya çıkan soru işaretleri ile birlikte “Çözüm süreci yine dondu, durakladı” yorumları yapılmaya başlandı yeniden. Oysa daha 3-4 gün önce “tarihi bir eşik” değerlendirmeleri yapılıyordu, bu ani gel-gitler arasında sizce hangi noktada şu an süreç?Heyetimiz İmralı’ya tekrar giderse, çünkü Devlet ve HDP ancak orada bir araya gelebiliyor, başka bir zemini yok bunun. Orada bütün taraflar tekrar biraraya gelindiğinde tüm taraflar yaşananlara ilişkin görüşlerini beyan ediyorlar. Oradan sürecin ne şekilde devam edeceği, donup donmadığı, ilerletilip ilerletilemeyeceği anlaşılmış oluyor. Taraflar bir araya gelmeden de bunu kestirmek zor. Yani Sayın Cumhurbaşkanı’nın söylemleri Hükümet’e pratikte geri adım attıracak mı? Bunu ancak işleyişte göreceğiz. İmralı’ya gidilip İzleme Kurulu da orada tartışmaya başlarsa demek ki Hükümet geri adım atmamış demek anlamına gelir.Dolayısıyla bu gelinen noktayı nasıl tanımlıyorsunuz? Adını nasıl koyuyorsunuz?Şu anda taraflar arasında bir kriz yok. Taraflardan birinin kendi içinde bir kriz var. Süreci yürüten AK Parti’nin içinde kriz var. Bu kriz süreci olumsuz etkiler mi? Bunu önümüzdeki haftalarda, işleyişte göreceğiz. İzleme Kurulu hayata geçmezse, İmralı’ya gidişler durursa o zaman süreci işletmek zor olur tabii ki. AKP’nin iç krizi sürece zarar vermiş olur, sürecin durmasına yol açmış olur. Bu kendi içlerinde çözmeleri gereken bir mevzu. Onların çok başlılığı, birbirlerine girmiş olmaları süreci olumlu etkilemiyor. Yoksa “Dondu mu, devam edecek mi?” bunlar şu aşamada net olarak ifade edebileceğimiz bir durum değil.Bugün Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın açıklamaları oldu. Kandil’in de sizin de açıklamalarınızın sürecin ruhuna uymadığını, süreci zehirlediğinizi söylüyor…Okuyorum ben de… Sayın Akdoğan sürecin yürütücülerinden biri. Dil ve üslup konusunda ben sadece süreci yürütenlerin değil tüm siyasetçilerin birbirlerine nezaket çerçevesinde yaklaşması gerektiğine inanıyorum. Sert eleştiriler olabilir ama hakarete de varmamalı. Bu sadece süreç ile alakalı değil, siyasi ve ahlaki bir durum aynı zamanda. Ama bunun tek taraflı olduğunu da düşünmemek lazım. Sayın Cumhurbaşkanı’nın ve Hükümet sözcülerinin heyetimize, partimize, şahsıma dönük kullandıkları üslup acaba sürecin neyiyle bağdaşıyor, onu da bir sormak ve bunun üzerinde de durmak gerekiyor. Fakat biz Sayın Cumhurbaşkanı’na hakaret etmedik. Siyasi bir tepki ortaya koyduk, siyasi bir kararlılığımızı ortaya koyduk. Kararlılığımız ve siyasi duruşumuz süreci zora sokuyor demek bence işi abartmaktır. Sayın Cumhurbaşkanı’nın ülkedeki söylemleri ve politik yaklaşımlarını eleştiriyoruz ve eleştirmeye de devam edeceğiz. Ama Recep Tayyip Erdoğan eleştirildiği zaman süreç zarar görüyor deniliyorsa bu bizim problemimiz değil, onların problemi. Kendi problemlerini halletmeleri lazım. Biz sürece zarar vermek için bunu yapmıyoruz. Tam tersine yapılan hataları eleştirmek muhalefet olarak bizim görevimizdir. Şöyle düşünüyorlarsa, “Aman bizim patronu kızdırmayın kızınca süreç donuyor” diyorlarsa hiç kusura bakmasınlar bu patronlarının ruh halinden kaynaklıdır. Yanlış yaptıkça her hatasını eleştirmekten asla geri durmayacağız.Son olarak yeniden başa dönmüş oluyoruz ama PKK kongresi için “15 Nisan” tarihi üzerinde çok konuşuluyor. Mektupta bu tarihin yer aldığını heyetiniz yalanladı ama bu üzerinde konuşulmuş, anlaşılmış bir tarih mi?Hiçbir yerde 15 Nisan tarihi üzerinde uzlaşma sağlamadık. Genel olarak bahar ayları ifadesi kamuoyuna yansıdığı gibi kullanılan bir takvim oldu. Ama net olarak bir gün ifade edilmedi. Ama bahar aylarında kongre için Devlet-HDP-İmralı-Kandil arasında uzlaşma vardı.
Terim: "Amacımız Yıldız Oyuncu Yetiştirmek Değil"
Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, TFF bünyesindeki çalışmalarını ve planları hakkında konuştu.Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, Lig TV' de katıldığı programda projelerini anlattı.Güçlü bir ekiple çalıştıklarını belirten Terim, 'Çok değerli bir ekibim var. Uzun zamandır çalıştığım bir ekip var. Onların yanı sıra TFF’nin de ekibiyle beraber çalışıyoruz. Benim genç takımlara tecrübeli hocaları verme sebebim kalıcı olmaları. İyi oyunculara hocalık için çok şans verdim. Ama bir teklifte hemen gittikleri için genç takımlara tecrübeli isimleri verdim. O gidiyor, sonra yeni baştan. Yelpazemizi çok geniş tutuyoruz. Kadın futbolundan, gençlere, antrenör eğitimlerine kadar futbolun içerisinde ne varsa burada işlemeyi düşünüyoruz. Bizim çalışmalarımız 10-15 sene içerisinde meyve verecek. Yıldız oyuncu olmasa bile iyi insan yetiştirmeyi hedefliyoruz. TFF gibi kurumlarda devamlılık ve istikrar olmalı. Ben burada olmasam bile projelerimiz devam etmeli. Reformlar bir senede olmuyor.' diye konuştu.Oyuncuların şevk edilmesi gerektiğini ifade eden Fatih Terim, 'Yedek kulübelerini genişletmeliyiz. Yedek kalan oyuncunun oynama ümidi var ama tribüne çıkan oyuncunun hevesi kırılıyor. Kulüpler de maç başı ücretleri nedeniyle buna sıcak bakmadı ama tartışıyoruz. Ortak bir çözüm bulabiliriz. 18 kişi yetersiz. 10 civarı oyuncu dışarda kalıyor. Maç kadroları 22+3 olabilir.' dedi.Planlamanın önemine vurgu yapan Terim, 'Milli takımlar bazında tüm program, gerek içeride gerek dışarıda, mümkünse 2 yıl öncesinden yapılır. Bizim en az 2 senelik programımız bellidir. YIllar önce Derwall bana 'Almanya Milli Takımı'nın iki yıl boyunca yemek menüsü bile belli.' demişti. Kulüplerin de böyle olmalı. Bu sezon başında ilk defa fikstür ve maç programı tek seferde yayınlandı. Gelecek senenin tarihleri belli. Bunlar belli olmayınca hazırlık maçı yapacak rakip bulamıyorsunuz. İki gün önceden rakip aramanız gerekiyor. Şimdi tüm sezonluk programınızı yapabiliyorsunuz. Bunlar çok önemli.' ifadelerini kullandı.Goal
Fransa'daki Uçak Kazasının Nedeni Hâlâ  Belirlenemedi
Fransa’nın güneyinde düşen Airbus A320 yolcu uçağına ait karakutunun incelendiği ancak kazanın nedeninin henüz saptanamadığı bildirildi.144 yolcu ve 6 mürettebatıyla Barcelona-Düsseldorf seferi sırasında Fransa’nın güneydoğusunda düşen Germanwings’e ait yolcu uçağının enkazının çevresindeki çalışmalar devam ediyor.Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve İspanya Başbakanı Mariano Rajoy, Lufthansa'ya ait Germanwings havayolu şirketinin Airbus A320 tipi uçağının Seyne-les-Alpes kasabası yakınlarındaki enkaz arama çalışmalarının yürütüldüğü bölgede bir basın toplantısı düzenlediler.
24 Fotoğrafıyla En Tehlikeli Zamanlarında Harlem'de Yaşayanların Bir Günü
1970'lerin ortasında Harlem'in adı daha da farklı şekilde duyulmaya başladı. Tehlikeyle, korkuyla ve beyazların içeri girememesiyle anılmaya başlanan Harlem'de sistem değişmişti çünkü. Siyahiler o dönemde değiştirilen ekonomik sistemin acısını en çok çekenlerdendi çünkü üretim sektöründe çalışanların yerini hizmet sektörü ve beyaz yakalı işçilerin almasıyla bir çok fabrika ve imalathanede çalışan siyahiler işsizliğe doğru giden bir yola girdiler. Siyah işgücünün işsizlik oranı oldukça yükseldi, bunun getirisi de fazlasıyla artan suç oranı oldu.Parası olanlar şehirden kaçıp gitti fakat bu sırada Harlem'de hayat devam ediyordu. 1970'lerde sıradan bir gün geçiren Harlemliler;
Reklam