onedio
UEFA'nın Gerekçeli Kararı Trabzonspor'a Ulaştı
Trabzonspor Hukuk Kurulu avukatı Orhan, reddedilen şikayetle ilgili gerekçeli kararın Trabzonspor Kulübü'ne ulaştığını bildirdi.Orhanyaptığı açıklamada, Fenerbahçe'nin 'Trabzonspor'un 3 maçta şike ve teşvik eylemleri' yaptığını iddia ederek bir süre önce UEFA'ya başvurduğunu, UEFA Kontrol, Etik ve Disiplin Kurulu tarafından bu başvurunun reddedildiğini anımsattı.Gerekçeli kararının Trabzonspor Kulübü'ne bugün ulaştığını ifade eden Orhan, 'Kararda özet olarak, Fenerbahçe'nin, Trabzonspor hakkında isnat ettiği şike ve teşvik eylemlerini gerçekleştirmediği belirtiliyor. Kapsamlı bir açıklamayı daha sonra yapmayı planlıyoruz' dedi.Orhan, Trabzonspor Kulübü'nün, UEFA Kontrol Etik ve Disiplin Kurulu'na, Fenerbahçe ve Türkiye Futbol Federasyonu hakkında yaptığı şikayet başvurusunun reddiyle ilgili gerekçeli kararı göndermesi için bir süre önce talepte de bulunduklarını kaydederek, 'Aradan 3 ay geçmesine rağmen gerekçeli karar elimize halen ulaşmadı. Gerekçeli kararın gelmesi için daha önce talepte bulunmuştuk. Bu kararın gelmesinin ardından UEFA Temyiz Kurulu'na başvuracağız' diye konuştu.Fenerbahçe, 'Trabzonspor'un 3 maçta şike ve teşvik eylemleri' yaptığını iddia ederek, 18 Haziran 2014'te UEFA'ya başvurmuştu.Eurosport
Uluslararası Basın Enstitüsü'nden Türkiye Raporu: ‘Demokrasi Risk Altında’
Dünyada basın özgürlüğünü korumak amacıyla gazeteciler tarafından 1950'de kurulan Viyana merkezli Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), kapsamlı bir Türkiye raporu yayınladı. Raporda medya kuruluşlarının baskılardan uzak, adil bir ortamda ifade özgürlüğünü kullanmasının 'sağlıklı bir demokrasi için hayati bir rol oynadığı' belirtiliyor. Myanmar'ın Yangon kentinde düzenlenen IPI 2015 Genel Kurulu'nda, 'Demokrasi Risk Altında' başlıklı 42 sayfalık bir rapor açıklandı. Gazetecilere yönelik hakaret davaları ile tutuklamaların bugün Türkiye'de demokrasiyi tehdit eden en ciddi ihlaller olduğunu belirten rapor, ülkede son 10 yılın basın özgürlüğü sicilini çıkarıyor.'İfade ve medya özgürlüğü genel bir aşınmaya uğruyor'Raporda şöyle deniliyor: 'Türkiye Haziran 2015 parlamento seçimlerine yaklaşırken, insan haklarına ve özellikle de ifade ve medya özgürlüğü genel bir aşınmaya uğruyor. Ne yazık ki iktidardakilerin tavır ve davranışlarında temelden bir değişim yaşanmamasının, demokrasinin zayıflamasının ve bu çemberin kendisini her gün hem idame edip hem artırmasının yakın gelecekte bir sonu varmış gibi görünmüyor.'IPI, New York merkezli Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) ile kurulan bir ortak heyetle 28 Eylül - 1 Ekim 2015'te İstanbul ve Ankara'da gazeteciler ve üst düzey yetkililerle gerçekleştirdiği basın özgürlüğü misyonunun sonuçlarını da raporda aktarıyor.IPI bu misyon kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve dönemin Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç ile önde gelen gazetecilerin de olduğu bir dizi isimle görüşmüştü.
İstanbul Aşıkları İçin Mobil Kültür-Tarih Haritası: İzci
8 bin 500 yıllık yerleşim, 3 bin yıllık kentsel yaşam ve 1600 yıllık başkent geçmişi olan İstanbul’un bünyesinde barındırdığı tarihe, kültüre, anılara, olaylara yani kısaca izlere bir mobil uygulama vasıtasıyla yakından bakmak kulağa hoş geliyor değil mi?Gülnur Bayhan, İnci Çömlekçioğlu ve İzzet Erten tarafından hayata geçirilen İzci, geçtiğimiz Eylül ayında ‘public beta’ olarak yayın hayatına başlamış ve 300’e yakın kayıtlı kullanıcı tarafından aktif olarak test edilmiş. Android versiyonu hazırlık aşamasında olan İzci’yi dilerseniz iOS cihazlarınıza indirebilirsiniz.Kullanıcıların, yalnızca 3km yarıçapındaki bir çember içinde yer alan izleri görebildiği uygulamada şu an için binin üzerinde farklı iz var. Kentsel simge, tarihi eser, sinema, resim, edebi referans, müzik, ünlü kişiler, haber, parelel evren ve utanç kütüphanesi gibi 17 kategoride gruplanan izlerin tamamı kurucu ekip tarafından tek tek platforma girilmiş.Kurucu ekibin “bir nevi sosyal girişim” olarak tanımladığı İzci, şimdilik gelir modeli düşünmezken tamamen büyümeye odaklanmış durumda.
Uzaylılar Türkçe Konuşuyor(Muş)
'Dünya Türk olsun' mottosu biraz zorlansa 'Evren Türk olsun'a dönecek resmen... Açıkçası bu kadarını da beklemiyorduk ama, İspanyon gizli servisi düzenlediği belgelerde Alfa Centauri yıldız sisteminde yaşayan uzaylıların Türkçe'ye çok benzer bir dil konuştukları belirtilmiş. 1977'de NASA tarafından uzaya gönderilen ses kayıtlardan Türkçe olanın 'Sayın Türkçe bilen arkadaşlarımız, sabah şerifleriniz hayrolsun.' gibi bir cümle olması bizi biraz kıllandırmadı değil...
Göcek'teki Göbün Koyu'nun İhalesi Tamamlandı...
Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın 29 yıllığına kiralayacağı, Muğla Göcek'teki Göbün Koyu'nun da ihalesi yapıldı. 12 kişinin teklif verdiği ihaleyi, KDV hariç yıllık 1 milyon 900 bin liraya, Küçük Sarsala Koyu'nun mevcut işletmecisi İlyas Kaba kazandı.Bakanlık, Muğla'daki 1.93 hektar ormanlık alana sahip Bedri Rahmi (Taşyaka), 1.04 hektar ormanlık alanda yer alan Akbük, 1.14 hektar ormanlık alanı olan Göbün ve 1.18 hektar ormana sahip Küçük Sarsala koylarını kiralamak için ihaleye çıkmıştı. İnternetten yapılan duyuruda Akbük için yılda 110 bin, Bedri Rahmi için 90 bin, Göbün için 120 bin ve Küçük Sarsala için 80 bin lira muhammen bedel belirlendiği açıklanmıştı. Bedri Rahmi ve Akbük'ün ihalesi, Dalaman Orman İşletme Müdürlüğü'nde dün yapıldı. Her ikisini de 2 milyon 152 bin TL veren, Dalaman'da kafeterya işleten Hüseyin Gülen kazandı. Göbün ve Küçük Sarsala için bugün ihaleye çıkıldı. Göbün Koyu'nun ihalesine, Akbük ve Bedri Rahmi koylarının ihalesini kazanan Gülen'in de aralarında bulunduğu 12 kişi teklif verdi. En yüksek üç teklifi veren Gülen, Küçük Sarsala Koyu'nun mevcut işletmecilerinden İlyas Kaba ve Göbün Koyu'nun mevcut işletmecilerinden İlyas Önder açık arttırmaya girdi. İhaleyi, KDV hariç 1 milyon 900 bin liralık teklif veren Kaba kazandı. Önder 1 milyon 870 bin lira, Gülen ise 1 milyon 890 bin liraya kadar çıktı. Cihan
Pandev: "Sezon Sonunda İtalya'ya Dönmeye Arzu Ediyorum"
Galatasaraylı Goran Pandev sarı-kırmızılı ekiple yollarını ayıracağını ilk kez kendi ağzından açıkladı.İtalya'nın Genoa takımı ile el sıkıştığı iddia edilen Goran Pandev, transferiyle ilgili ilk kez konuştu. Çizme'de Radyo CRC'ye konuşan Makedon forvet, ' Napoli yıllarımda son derece mutluydum. Sonra farklı bir tercihte bulundum ancak işler yolunda gitmedi. Galatasaray'da pek çok zorlukla karşı karşıyayız. Prandelli gitti. Yaşadığımız bazı şanssızlıklar var. Sezon sonunda İtalya'ya dönmeye arzu ediyorum' dedi.Pandev şöyle devam etti: 'Genoa'da oynamak beni mutlu eder. Ancak buradaki görevimi henüz tamamlamadım. Bunun için sezon sonunu beklemem gerekir. Daha zaman var. Yeni bir deneyim yaşamak için İtalya'dan ayrılmıştım. Ancak şunu söylemeliyim ki mümkün olan en yakın zamanda bu işimi tamamlayarak İtalya'ya geri dönmeyi umut ediyorum'.Skorer
Reklam
F1 2015’in Çıkış Tarihi Duyuruldu
Yarış oyunu sektöründe kendini bize Dirt, GRİD ve F1 serileriyle yeterince kanıtlamış olan Codemasters F1 serisinin 2015 oyununun çıkış tarihini duyurdu. Yeni grafik motoru ve oynanabilirlik değişiklikleriyle bizlere yine farklı bir yarış deneyimi sunacağını dile getiren Codemasters F1 2015′in 12 Haziran’da çıkış yapacağını belirtti.Oyunun yönetmeni Paul Jeal’in ifadelerine göre yeni oyundaki yol tutuş sistemi ve lastik modelleri oyuna şu ana kadarki en gerçekçi havayı katacak. Bunun yanı sıra yapımcı oyuna yeni gelen bir sistemden daha bahsetti. Force Feedback adındaki bu sistem aracın o anki lastik durumunu ve analizini oyuncularla daha etkili bir şekilde paylaşabilecek.Technosfer.com
Yasin Börü İddianamesi: Savcı 'Sadizm' Dedi
Yasin Börü ve üç arkadaşının öldürülmesine ilişkin iddianamede, 'sadizm' ifadesi kullanılarak, 'Ölen ve yaralanan şahısların acı çekmesinden zevk almak şeklinde sadist bir düşüncenin tezahürü ile insanlara özgü duygulardan yoksun bir şekilde gerçekleştirildiği' söylendi.Diyarbakır’da, 7 Ekim 2014’teki Kobani gösterisi sırasında dört Hüda-Par’lının öldürülmesine ilişkin 27’si tutuklu, yedisi firari 34 şüpheli hakkında “canavarca hisle öldürmek”, “örgüt propagandası”, “konut dokunulmazlığını ihlal”, “devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını devlet idaresinden ayırma”, “yasak nitelikte silah bulundurmak”, “ölünün üzerinden hırsızlık” ve “suça iştirak” suçlamalarıyla iddianamede hazırlandı. Radikal'den İsmail Saymaz'ın haberine göre iddianamede, dört kişinin öldürülmesi ve bir kişinin yaralanmasına ilişkin “sadizm” ifadesi kullanılarak, “Ölen ve yaralanan şahısların acı çekmesinden zevk almak şeklinde sadist bir düşüncenin tezahürü ile insanlara özgü duygulardan yoksun bir şekilde gerçekleştirildiği” ifade edildi.Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede; PKK/KCK’nın Suriye uzantısı olduğu iddia edilen YPG ile IŞİD güçleri arasında Kobani’de çatışma yaşandığı, örgüt tarafından 6 Ekim’de yapılan açıklamada Kürt gençliğinin isyana çağrıldığı ifade edildi. HDP tarafından yapılan acil çağrıda “Kobanê’de durum son derece kritiktir. IŞİD saldırılarını ve AKP iktidarının Kobanê’ye ambargo tutumunu protesto etmek üzere halklarımızı sokağa çıkmaya ve sokağa çıkmış olanlara destek vermeye çağırıyoruz” denildiği, Abdullah Öcalan’ın da kardeşi Mehmet aracılığıyla, “Kürtlerin yaşadığı bölgede nerede bir IŞİD varsa sonuna kadar direnilecek” diye açıklama yaptığı belirtildi. KCK’nın da 7 ve 8 Ekim’de sokağa çıkılması çağrısı yaptığı vurgulandı.Bu açıklamalar üzerine örgüte bağlı Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi’nin (YDG-H) 6 Ekim’den itibaren şiddet eylemlerine başladığı ileri sürüldü. İddianamede yer verilen bilgilere göre Diyarbakır’da 7 Ekim’de sırasıyla şu olaylar yaşandı:SAAT SAAT OLAYLARSaat:11.45 sıralarında Melik Ahmet Caddesi üzerinde yüzleri kapalı eylemci grup tarafından araçların durdurulması,Saat:11.46 sıralarında Lezgin Avcı Caddesi'nde kısmen kapalı olan yolu trafiğe tamamen kapatılması,Saat:11.47 sıralarında Elazığ yolu açık oto pazarı civarında eylemci grupların lastik yakarak yolu trafiğe kapatması,Saat:11.58 sıralarında Kayapınar İlköğretim Okulu yanında kimlik kontrolü yapılması,Saat:12.06 sıralarında 15 kişilik eylemci grubun Kuruçeşme Kavşağı'nı ateş yakarak trafiğe kapatması,Saat:12.38 sıralarında Hatboyu Caddesi'nden Batıkent istikametine doğru yaklaşık 500 kişilik grubun yolu trafiğe kapatması gibi bir çok yerde eylemci gruplar şehrin önemli arterlerinde trafiği tamamen kilitleyerek vatandaşların ve güvenlik güçlerinin hareket kabiliyetini engellemeye çalışmışlardır.Saat:15.08 sıralarında Gazi Caddesi üzerinde Ulu Camii önünde toplanan eylemci grup Çarşı Polis Merkezi Amirliğine karşı taşlama yapıp ve ayrıca uzun namlulu silahlı saldırı gerçekleştirmesi,Saat:16.00 sıralarında Selahaddin Eyyubi Mahallesi 339 sokak üzerinde bulunan eylemci grubun 1 aracı yakmaya çalışması,Saat:16.20 sıralarında Balıkçılarbaşı PTT şubesine 30 kişilik eylemci grubun girmeye çalışması,Saat:16.28 sıralarında Gevran Caddesi'nde bulunan Ziraat Bankasına yönelik eylemci gruplar tarafından saldırılar olması,Saat:16.31 sıralarında Havaalanı kavşakta askeri lojmanlara yönelik molotof kokteylli saldırılar olması,Saat:16.43 sıralarında Şeyh Şamil Mahallesi Muhammediye Camii önünde Hüda-Par’a saldırıldığı bir şahsın yaralandığı,Saat:17.19 sıralarında İskanevleri Ceylan Kuyumcusu arka sokağında karşıt görüşlü iki grubun kavga ettiği,Saat:17.30 sıralarında Sento Caddesi üzerinde bulunan 10 Nisan Polis Merkezi Amirliği'ne molotof kokteyli ile saldırı,Saat:17.45 sıralarında Şehitlik Hizmet Binası'na molotof kokteylli saldırı,Saat:17.55 şıralarında Ceylan AVM karşısında bulunan BİM Market’in eylemci gruplar tarafından yağmalanması,Saat:17.59 sıralarında Hasırlı Sabuncu Sokakta DBP’li grup ile diğer bir grup arasında silahlı kavga yaşanması,Saat:18.37 sıralarında yüzü kapalı eylemci gruplar tarafından 10 Nisan Polis Merkezi Amirliği arkasında görevli güvenlik kuvvetlerine yönelik av tüfeği ile saldırıda bulunulması,Saat:18.50 sıralarında Sultan Hastanesi önünde ZIRHLI-1 unsuruna yönelik silahlı saldırı,Saat:18.57 sıralarında Gevran Caddesi üzerinde bulunan Ziraat Bankası'nın yağmalandığı ve yakıldığı,Saat:19.46 sıralarında Sur Ulu Camii yanında bulunan av bayisinin eylemci gruplar tarafından yağmalandığı,Saat:19.47 sıralarında Bağlar İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne eylemci gruplar tarafından silahlı saldırı yapılması,Saat:20.33 sıralarında Girne Caddesi 902. Sokakta bulunan av bayisinin yağmalandığı,Saat:20.40 sıralarında 10 Nisan Polis Merkezi Amirliği arka tarafından binaya karşı eylemci gruplar tarafından uzun ve kısa namlulu silahlarla saldırı gerçekleştirildiği,Saat:20.49 sıralarında Huzurevleri Huzur Polis Merkezi'ne üç ayrı noktadan silahlı saldırı, akabinde taşlı ve molotoflu saldılar gerçekleştiği,Saat:20.55 sıralarında AKP Kayapınar ilçe binasının eylemci gruplar tarafından ateşe verildiği,Saat:20.57 sıralarında ilimiz Ziya Gökalp Müzesi'nin eylemci gruplar tarafından yakıldığı,Saat:21.39 sıralarında 5 Nisan Mahallesi Sağlık Ocağı Caddesi üzerinde bulunan av bayisinin yağmalandığı,Saat:21.40 sıralarında Bağlar Dörtyol Mevkii'nde bulunan İlim-Der isimli Derneğe saldırı olduğu ve bunun sonucunda çok sayıda ex olduğu,Saat:21.47 sıralarında Sento Caddesi Medine Bulvarı kesişiminde yaklaşık 20 kişilik bir grubun silahlı çatışmaya girdiği,Saat:21.54 sıralarında Bağlar Dörtyol mevkiinde Cuma Pazarı civarında uzun namlulu silahlı eylemci grupların olduğu,Saat:21.56 sıralarında N-City alışveriş merkezi önünde uzun namlulu silahlı eylemci grupların olduğu,Saat:21.56 sıralarında 5 Nisan Mahallesi Lezgin Avcı Caddesi 862 sokak içinde bir şahsın silahla vurulduğu...‘İNSANLARA ÖZGÜ DUYARLILIKTAN YOKSUN’İddianameye göre 7 Ekim’de saat 18.40’ta Cengizler Caddesi’nde Hüda-Par ile PKK taraftarları arasında silahlı kavga çıktığı ve üç kişinin öldürüldüğü, silahlı saldırı ihtimali nedeniyle ambulansların gönderilemediği ileri sürüldü. Bu olayda Yusuf Er, Ahmet Dakak, Hasak Gökguz, Diyat Güneş ve Yasin Börü’nün PKK’lılar tarafından öldürüldüğü belirtildi. Bu beş kişinin saklandıkları evde, bir çarşafla balkondan sarkan kişiler tarafından silahla vurulduğu, ev sahibi Hasan Okçu’nun anahtarı vermesiyle kalabalığın eve girdiği, tuvalete saklanan Yusuf Er dışındaki Hüda-Par’lıları linç ederek, camdan aşağıya attıkları öne sürüldü. İddianame, Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-b maddesi gereğince “canavarca hisle ve eziyet ederek” öldürme suçu işlendiği savunuldu ve “sadizm” ifadesi kullanılarak, şöyle denildi:“Eylemci grup tarafından ilk önce sokakta maktüllere ve mağdura yönelik saldırının başladığı, maktüller ve mağdurun kaçması üzerine takip ettikleri, girdikleri binayı tespit edip tek tek daireleri kontrol ettikleri, üst kattan bez ile sarkarak aşağı kattaki daireye içlerinden birinin inip silahla ateş ettiği, kapının açılması ile daireye giren kitlenin silahla yaralanmış şahısları tekme, sopa ve kesici aletle yaralayıp üç tanesini camdan aşağıya attıkları, diğer birini sürükleyerek dışarı çıkardıkları, can cekişen maktüllere yönelik tekme, taş, sopa ve kesici aletle saldırılarına devam ettikleri, eylemin ölen ve yaralanan şahısların acı çekmesinden zevk almak şeklinde sadist bir düşüncenin tezahürü ile insanlara özgü duygulardan yoksun bir şekilde gerçekleştirildiği...”Ayrıca “örgüt propagandası”, “konut dokunulmazlığını ihlal”, “devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını devlet idaresinden ayırma”, “yasak nitelikle silah bulundurmak”, “ölünün üzerinden hırsızlık” ve “suça iştirak” suçlarının işlendiği savunuldu.
Reklam
Suarez İsyan Etti: "Holiganlardan Kötü Muamele Gördüm"
Barcelona'nın Uruguaylı golcüsü Luis Suarez, geçen yıl düzenlenen FIFA Dünya Kupası'nda İtalyan futbolcu Giorgio Chiellini'yi ısırmasının ardından 'holigandan daha kötü' muamele gördüğünü söyledi.Alman basınına konuşan Suarez, 2014 FIFA Dünya Kupası'nda Uruguay formasıyla İtalyan Giorgio Chiellini'yi omzundan ısırması gerekçesiyle 4 ay futbolla ilgili tüm aktivitelerden men cezası almasının ardından geçen süreçte yaşadığı sıkıntıları anlattı.Suarez, olayın yaşandığı maçın ertesi günü Brezilya'da takım kafilesiyle kaldığı otelden ayrılmak zorunda kaldığını belirterek, FIFA'lı yetkililer tarafından gördüğü muameleyi unutamadığını ve bu durumun hala kendisini rahatsız ettiğini söyledi.Kendisine ağır bir ceza verildiğini kaydeden Uruguaylı golcü Suarez, 'Ceza almak başka şey ama ben antrenmana bile çıkamıyordum. Başlarda, bir holigandan daha kötü muamele gördüm' diye konuştu.Cezası nedeniyle antrenman sahasına gitmesinin bile yasaklandığını hatırlatan 28 yaşındaki golcü, 'Uruguay'da tatildeyken, kuzenlerimin forma giydiği PAF takımı maçlarına bile gitmekten korktum çünkü cezam bir futbol sahası yakınında bulunmamı yasaklıyordu. Bu durumu bugün bile anlayamıyorum' ifadelerini kullandı.Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi (CAS), FIFA'nın verdiği cezayı daha sonra hafifleterek Suarez'in futboldan uzak kaldığı dönemde antrenmanlara çıkmasına izin vermişti. Uruguaylı futbolcu, ceza süresinin dolmasının ardından Barcelona formasıyla çıktığı 29 maçta 14 gol ve 15 asistlik bir performans sergiledi.AA
Osman Gökçek: 'Herkes İki Elini Kafasının Arasına Alsın'
Melih Gökçek'in oğlunun halka seslenişi. Sürrealizm konusunda doğal olarak babasının akımına kapılan nihilist Osman, müstakbel seçmenlerinden iki ellerini başlarının arasına sokmalarını, bir nevi picasso tablosuna dönüşmelerini ister.
Reklam
'Germanwings'in Yardımcı Pilotu Olay Günü Raporluydu'
Almanya'da, Düsseldorf Savcılığı Germanwings uçağını düşürdüğü belirtilen yardımcı pilot Andreas Lubitz'in psikolojik rahatsızlığını şirketten sakladığını açıkladı.Savcı Ralf Herrenbrueck, 28 yaşındaki Lubitz'in rahatsızlığı nedeniyle 'uygun' tedaviyi gördüğünü gösteren belgeler bulunduğunu bildirdi.Herrenbrueck, olay günü Lubitz'in raporlu olduğunu ve raporu evinde yırtılmış halde bulduklarını söyledi.Savcı, raporun bulunmasının pilotun hastalığını 'işvereni ve iş arkadaşlarından sakladığı' yönündeki ilk değerlendirmeyi vurguladığını kaydetti.Lubitz'in evinde yapılan aramada bir intihar notu ya da uçağı siyasi veya dini nedenlerle düşürdüğüne dair bir kanıt ise bulunmadığı belirtildi.
Kadıköy Belediyesi'nden Bir Dayanışma Projesi: Paylaşalım mı?
Sosyal medyada acar davranışları ile dikkatimizi çeken Kadıköy Belediyesi binlerce kişinin faydalanabileceği bir dayanışma ağına vesile oldu. Feneryolu Sabit Pazarı'na ihtiyaç sahipleri alabilsin diye kullanılmayan oyuncak, kitap, ayakkabı ve elbisenin bırakılabileceği 'Paylaşım Dolabı'na kısa sürede çok sayıda eşya geldi ve ihtiyaç sahiplerine ulaştı.
Reklam
Hemen Bir Tane Almak İsteyeceğiniz, Satış Rekorları Kıran Yetişkinler İçin Boyama Kitabı
Çocukken elimizden düşmeyen o boyama kitapları yeniden hayatımızda. Nasıl mı? Birleşik Krallık'ın yetenekli ressamı Johanna Basford; büyükler için bir dizi boyama kitabı tasarladı ve hiçbirimizi şaşırtmayacak bir şey oldu. Johanna'nın elleriyle özenle hazırladığı kitaplar milyonlarca sattı.Yetişkinlere hitap eden bu boyama kitaplarında masal kahramanları ve onların yaşaması muhtemel ormanlar dolu. Johanna'nın söylediğine göre ona ilham kaynağı olan şey; çocukken ziyaret ettiği, dedesinin İskoçya'nın Arran Adası'nda bulunan evi.Başarılı ressam Johanna'ya göre; bilgisayar programlarıyla üretilen çizimler soğuk ve ruhsuz, çünkü bu boyama kitaplarındaki her şey onun kendine özgü masalsı anlatımıyla ve özenle çizilmiş. İşte o masalsı boyama kitaplarından birkaç fotoğraf...
Bu Sene Caz'ın Sürprizleri Baez ve Holland
İstanbul Caz Festivali 22. yılında müzikte sosyal duyarlılığın sembolü Joan Baez'i ve ünlü müzisyenlerin programına çıkmak için kapısında kuyruğa girdiği piyanist Jools Holland'ı konuk ediyorTemmuzda İstanbul'u cazın ışıklarıyla aydınlatmaya hazırlanan 22. İstanbul Caz Festivali, bu yıl 27 Haziran-15 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek. Festivalin programı önceki akşam Martı İstanbul Hotel'de yer alan Mixo Restaurant'da yapılan basın toplantısında açıklandı.15'ten fazla farklı mekanda, 35 konserin yer aldığı programda ilk göze çarpan isim, protest ve folk müziğin ABD'li önderlerinden Joan Baez. Türkiye'de en son 2004 yılında konser veren Baez, 11 yıl aradan sonra 1 Temmuz akşamı Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi'nde hayranlarıyla buluşacak. Sanatçı, Bob Dylan ile birlikte '60'lar Amerikasının sembol isimlerindendi. Müzisyenliğin yanı sıra aktivist kimliğinden de ödün vermeyen, hatta sosyal konulardaki duyarlılığı zaman zaman müziğinin önüne geçen sanatçının konserinde çalacağı şarkılar kadar yapacağı konuşmalar da merak konusu.Müzisyenler onun için birbirini eziyorBaez'den sonra ikinci sürpriz ise, aralarında Sting, Eric Clapton, Mark Knopfler, George Harrison, David Gilmour ve Amy Winehouse'un yer aldığı birçok isimle çalışmış, 1992'den beri ise İngiliz BBC 2 kanalında sunduğu 'Later... with Jools Holland' programıyla İngiltere'de müziğin nabzını tutmuş piyanist Jools Holland. Sigur Ros'tan Adele'e, Kanye West'ten Radiohead'e dünyanın her yerinden müzisyenlerin yer almak için adeta birbirini ezdiği 'Later... with Jools Holland', birçok sanatçıya da parlama fırsatı tanıdı. Holland, ilk kez konser vereceği İstanbul'da, kendi adını taşıyan R&B Orkestrası ve Soft Cell grubuyla bir '80'ler efsanesi olan Marc Almond ile birlikte sahneye çıkacak.Festivalin gediklilerinden ABD'li bas virtüözü Marcus Miller, yeni albümü 'Afrodeezia' çerçevesinde reggae'den afrobeat'e, cazdan blues'a siyahi müziğin yolculuğunun haritasını çıkarırken, Türkiyeli seyircilerin bir başka favorisi olan Melody Gardot, Haziran ayında yayınlayacağı yeni albümünün ardından Sepetçiler Kasrı'nda hayranlarıyla buluşacak.Festival direktörü Pelin Opcin'in özellikle üzerinde durduğu iki konser ise, bas virtüözü olan Charnett Moffett'in kendisi gibi ustaları bir araya getirdiği 'Nettwork' projesi ve İranlı sanatçı Mahsa Vahdat, Norveçli piyanist Tord Gustavsen ve İstanbullu perküsyon ustası Fahrettin Yarkın'ın birlikte sahne alacağı 'Ustalarla Buluşmalar' gecesi. Opcin özellikle Vahdat için 'Bu ismi ilerleyen zamanda sık sık duyacağız,' diyor.Festivalin Onur Ödülü bu sene caz piyanisti Emin Fındıkoğlu'na verilirken, geçtiğimiz sene çok beğenilen Parklarda Caz etkinliği bu yıl Fenerbahçe Parkı'nda gerçekleşecek.Milliyet Sanat
Reklam
Astronotlar Bir Yıllığına Uzaya Gönderildi
Amerikalı astronot Scott Kelly ve Rus kozmonot Mikhail Kornienko, Soyuz uzay aracıyla 1 yıl kalacakları Uluslararası Uzay İstasyonu'na (UUİ) gönderildi.Kazakistan'daki Baykonur Uzay Üssü'nden fırlatılan Soyuz uzay aracında, Rus kozmonot Gennady Padalka'nın da altı aylık görev için bulunduğu bildirildi. Kapsülün yaklaşık 6 saatlik yolculuğun ardından UUİ'ye kenetlenmesi bekleniyor.Kelly ve Kornienko'nun bir yıllık görevi, 2020'den itibaren başlaması planlanan derin uzay görevlerinin hazırlık aşamalarından birini temsil ediyor. Kelly ve Kornienko, insan vücudunun yerçekimsiz ortama uzun süre nasıl adapte olduğunu gözlemleyecek ve birçok deney gerçekleştirecek. Elde edilecek sonuçların, Mars yolculuğu dahil uzun süreli görevler için önemli bilgiler sunması bekleniyor. Bir yıllık görev, 2012'de ortaya atılmış ve kabul edilmişti.51 yaşındaki Kelly, görev kendisine ilk teklif edildiğinde çok sıcak bakmadığını ancak bilime yapacağı katkı adına fikrini değiştirdiğini söyledi. 54 yaşındaki Kornienko ise 'bir yıl uzayda kalmanın büyük bir fırsat olduğunu ve elde edecekleri bilgilerle Mars'a yolculuk yapacak nesillere yardımcı olacaklarını' söyledi.NASA, UUİ'de 50 yaş üzeri için özel üç kutu vitamin bulunacağını belirtti.Soyuz uzay aracının Cumartesi günü TSİ 03.36'da uzay istasyonunun Poisk modülüne ulaşması bekleniyor. Astronotlar kenetlenmeden birkaç saat sonra uzay istasyonuna girecek.Kelly ve Kornienko'dan önce uzayda en uzun süreli görevi gerçekleştiren isim kozmonot Valeri Polyakov olmuştu. Polyakov, Mir uzay istasyonunda 14 ay kalmış ve Mart 1995'te Dünya'ya dönmüştü.Kaynak: Al Jazeera ve AA
Görme Engelli Vatandaş Gürültüye Karşı Hukuk Mücadelesini Kazandı
ZONGULDAK'ın Kilimli İlçesi'nde, doğuştan görme engelli 63 yaşındaki Sait Kundakçı, evinin karşısındaki kömür yıkama tesisinin (lavuar) neden olduğu gürültüde kulağıyla çevreyi algılama yeteneğini kaybettiğini ileri sürerek başlattığı hukuk mücadelesini kazanmasının ardından tesisin faaliyetine son verildi.Bölüm Mahallesi Yeşilyayla Sokak'ta özel bir maden ocağı işletmesi tarafından Nisan 2006'da kömür yıkama, eleme ve yükleme tesisi kuruldu. Türkiye Taşkömürü Kurumu'nda santral memuru olarak çalıştıktan sonra emekli olan evli 3 çocuk babası Sait Kundakçı, evine 50 metre uzaklıkta kurulan tesise karşı, gürültüye ve çevre kirliliğine yol açtığı, bunun sonucunda sağlığının ve uyku düzeninin bozulduğu, duyu organlarının olumsuz etkilendiği gerekçesiyle 2009'da hukuk mücadelesi başlattı.YARGITAY ONADI1'nci Asliye Hukuk Mahkemesi'nde şirket hakkında açılan 'Kişilik haklarına saldırının önlenmesi' davası 25 Ocak 2012'de sonuçlandı ve çevreye zarar verdiği gerekçesiyle tesisin kaldırılması kararlaştırıldı. Ancak Yargıtay, bilirkişi tarafından tesiste gürültü ölçümü yapılmadığı gerekçesiyle kararı bozdu. Aynı mahkemede yeniden görülen davada mahkeme, bilirkişinin yeniden yaptığı inceleme sonucunda, tesiste gürültü ve çevre kirliliğine karşı önlem alması için şirkete 1 ay süre vererek, önlem alınmadığı taktirde tesisin kaldırılmasına karar verdi. Mahkemenin kararı, 20 Mayıs 2014'de Yargıtay tarafından da onandı.HEYET SÖKÜM İÇİN TESİSTESait Kundakçı'nın hukuk zaferiyle sonuçlanan yargı sürecinin ardından geçen ay tesiste yapılan incelemede şirketin çevre kirliliği ve gürültüye karşı önlem almadığı belirlendi. Şirkete, tesisisi kaldırması için 1 ay süre daha verildi. Sürenin dolmasıyla dün icra memuru, bilirkişi görevlisi ve polis memurundan oluşan heyet, söküm için tesise gitti. Görevliler tesise girerken, eşi ve yakınlarıyla tesis önüne gelen Sait Kundakçı'nın içeriye girmesine izin verilmedi. Kundakçı, üzerine kapatılan kapıya vurarak duruma tepki gösterdi. Yaşanan tartışmanın sonunda Sait Kundakçı da içeriye alındı.TESİSİN ELEKTRİĞİ KESİLEREK FAALİYETİNE SON VERİLDİHeyet, söküm işinin hemen yapılamayacağı gerekçesiyle elektriği kesip, elektrik panosunu mühürleyerek tesisin faaliyetini sonlandırdı. Makinelerin sökülüp tesisin kaldırılmasının 1- 2 ay süreceği, söküm işinin profesyonel ekip tarafından yapılması ve bu işlem için 400- 500 bin liralık ödenek gerektiği, yeterli teknik elememan ve ödenek temin edildiğinde mahkeme kararının uygulanarak tesisin kaldırılacağı tutunakla imza altına alındı. Tutanakta, tesiste ses ve gürültü kirliliğine neden olan makinelerin, şalterleri indirilip sigortaları sökülerek işlevsiz hale getirildiği de belirtildi.'İŞLEVSİZ HALE GETİRİLMESİ ÇÖZÜM DEĞİL'Heyet tesisten ayrılırken, Sait Kundakçı, kömür yıkama tesisinin kaldırılmamasına tepki gösterdi. Söküm işini yapacak vinçi kiralayarak temin ettiğini, bunu gelen heyete de bildirdiğini, ancak heyetin bunu dikkate almadığını savunan Kundakçı, şöyle konuştu:'Yargıtay'ın onama kararından, yani Mayıs ayından bu yana burayı kaldırtmak için uğraşıyoruz. Bir adım atamadık. Tüm kanuni işlemleri yaptım. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Valilik, belediye her yere başvurdum. Burası sanayi bölgesi değil. Tesis ruhsatsız ve kaçak. Hiçbir yasal dayanakları yok ama buna rağmen göz yumuluyor. Hayretler içinde kaldım. Mücadeleye devam edeceğim. Ben burası yüzünden sağlığımdan oldum. Gezme, yürüme rahat yapamıyorum. Hayatım yüzde 90 daha da kısıtlandı bu tesis yüzünden. Kirliliği de var. Toz yağıyor kar yağar gibi. Tesisin işlevsiz hale getirilmesi çözüm değil. Bir an önce kaldırılması lazım.'Gürkay GÜNDOĞAN - Hamza DEMİR / ZONGULDAK | DHA
Hatay'ın Künefesi mi Ortaköy'ün Waffle'ı mı?
Biri bizden birisi, diğeri ise misafirimiz. Baştacı. Son günlerde tatlı tutkunları arasında bir gerginlik ortaya çıktı, 25 Mart Dünya Waffle Günü'nde ise olaylar zirve yaptı ve karşıt görüşteki tatlı tutkunları birbirine girdi... İşte künefecilerle wafflecılar arasındaki gerginlikten kesitler!
Reklam