onedio
Yaz Saati Uygulaması Başladı
Gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla saatler, 03.00'te 1 saat ileri alındı.Söz konusu uygulamaya ilişkin Bakanlar Kurulu kararı, 17 Mart'ta Resmi Gazete'de yayımlanmıştı.Karara göre, saatler 29 Mart Pazar günü saat 03.00'te 1 saat ileri alındı.Saatler 25 Ekim Pazar günü ise saat 04.00'te 1 saat geriye ayarlanacak.AA
Hollanda-Türkiye Maçı İçin Yazılmış En İyi 10 Köşe Yazısı
Arabayı park ettikten sonra eve doğru yürüyordum. Önümde 4 liseli genç Hollanda- Türkiye maçı için yapacakları iddiayı tartışıyorlardı. Konuşmalar şöyleydi: 'Ne Türkiye'si oğlum Hollanda bize fark. Kaç atar? 3-0 kesin olur. O zaman Hollanda'nın farklı galibiyetine oynayalım..'Bu konuşmalara bakınca Fatih Terim'in, 'Milli maç çok kimse için çok önemli değil..' serzenişi geldi.. Milli Takım'a güvenmeyen liseli gençler iddiayı kaybetti. Gençlerin Milliler'e güvenmeye ihtiyacı var. Bu yüzden Milli Takım'ın oyun ve başarı olarak Hollanda maçındaki gibi yürekli, cesaretli ve güvenli bir oyun ortaya koyması gerekiyor. Hollanda'yı elimizden kaçırdık.Maçı genelde akıllı oynadık. Kompakt oyun anlayışı içinde ayağa etkili pas yapan Hollanda'ya geniş alan ve pozisyon vermedik. Orta alanda adam adama presle Hollanda'nın isabetli ve etkili top kullanmasına izin vermedik. Sakin ve dikkatliydik.Devamı...
Boğaziçi Köprüsü'nün Işıkları İklim Değişikliğine Dikkat Çekti
İstanbul Boğaziçi Köprüsü'nün ışıkları, iklim değişikliğine ve çevre sorunlarına dikkat çekmek amacıyla 1 saatliğine kapatıldı. WWW-F Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) tarafından 9 yıldır düzenlenen Dünya Saati etkinliği, bu yıl tüm dünyada 172 ülke ve bölgede kutlandı. 28 Mart 2015 akşamı saat 20.30 ila 21.30 saatleri arasında birçok anıtsal yapı, işyeri ve evde ışıklar bir saatliğine kapatılarak iklim değişikliği ve çevre sorunlarına dikkat çekildi. Türkiye'de organize edilen etkinlikler kapsamında Dolmabahçe Sarayı, Beylerbeyi Sarayı, Ayasofya Müzesi, Küçüksu Kasrı, Topkapı Sarayı, Galata Kulesi, Ortaköy Camii ve Boğaziçi Köprüsü’nün de bulunduğu çok sayıda anıtsal yapı bir saat boyunca dekoratif amaçlı aydınlatmalarını kapattı. 2015 yılının Dünya Saati kampanyası Ortaköy’deki özel bir etkinlikle son buldu. Etkinlik kapsamında Beşiktaş Ortaköy’de buluşan doğa dostları, Boğaziçi Köprüsü’nün ışıklarının kapanışına 10 saniye kala geri sayıma başladı ve köprü ışıkları alkışlar eşliğinde kapatıldı.Etkinlik hakkında açıklamalarda bulunan Doğal Hayatı Koruma Vakfı Genel Müdürü Tolga Baştak, her yıl mart ayının son cumartesi günü saat 20.30 ila 21.30 arasında tüm dünyada ışıkların iklim değişikliği ve çevre sorunlarına dikkat çekmek amacıyla kapatıldığını belirtti. Baştak, “Ülkemizde de 2009’dan beri yaptığımız bir uygulamadır. Dünyada bu hareket başladıktan sonra büyük bir hızla yayılmaya başladı. Bu sene rekor katılımla 172 tane ülkede 7 binden fazla şehir ve yüz binlerce insan aynı anda ışıklarını kapatarak bu kampanyaya destek veriyor. Türkiye’de de katılım her sene daha fazla oluyor. Bu sene 30’dan fazla şehir katıldı. Keşan’dan Çatak’a kadar birçok valilik ve belediye ışıklarını kapattı. Bu yapan sadece kurum ve kuruluşlar ile resmi daireler değil, bunun yanı sıra anıt binalar yine ışıklarını kapatarak buna dahil oldular. Bunun yanı sıra 1632 kurum rekor olarak ışıklarını kapatarak kampanyaya destek verdi. On binlerce insanımız da bu şekilde kampanyanın destekçisi oldu.” dedi.Öte yandan bu yıl Türkiye’deki etkinliğe rekor sayıda kurum katıldı. Yaklaşık 1500 kurum, valilik ve belediye binası da ışıklarını kapattı.CHA
Türkiye’de Sağlıksız Pilot Uçak Uçurabilir mi?
Alman havayolları şirketi Germanwings’e ait Barselona-Düsseldorf seferini yapan ve Alpler’e çakılan uçağın düşmesinde sorumluluğun yardımcı pilot Andreas Lubitz’de olduğu düşünülüyor. Son olarak Lubitz’in psikolojik rahatsızlık geçirdiği ve rahatsızlığını çalıştığı şirketten sakladığı açıklandı. Peki örneğin Türkiye’de psikolojik rahatsızlığı olan bir pilot uçak uçurabilir mi? Bunu önlemek için yeterli denetim ve mekanizmalar mevcut mu?Türkiye Havayolu Pilotları Derneği Talpa’nın Genel Koordinatörü Behçet Kömürcü, pilot adaylarının sertifika almadan önce çok sıkı bir takım muayenelerden geçtiklerini ifade ediyor.20 yıl Türk Hava Kuvvetleri’nde, 21 yıl da Türk Hava Yolları uçaklarında kaptanlık yapmasının ardından emekliye ayrılan Kömürcü, “Pilot eğitimine başlamak için üniversite mezunu olmak gerekiyor. Pilot olabilmek için de adaylar çeşitli psikolojik testlere tabii tutuluyor.” diyor ve şöyle devam ediyor:“Pilot adayları DLR testi, psikomotor testi ve kişilik testi gibi bir takım psikolojik testlerden geçiriyorlar. Bu testlerden geçtikten sonra eğitime başlıyorlar. Geçemezlerse zaten eğitime alınmıyorlar.”Peki ya bir pilot hayatının ilerleyen dönemlerinde rahatsızlık geçirmişse? Behçet Kömürcü, bunun için de gerekli mekanizmaların bulunduğunu söylüyor.“Pilotlar her yıl sağlık muayenesine girerler. Kan, idrar, röntgen, göz, kulak-burun-boğaz, kardiyoloji, nöroloji, psikoloji… Her şey muayene edilir. Geniş kapsamlı bir check-up gibi.“Eğer bu muayeneler olumlu sonuç vermezse pilotun uçuşları hemen durdurulur. Şirket pilotu tedaviye sevk eder. Hastaneden, ‘ticari havayolu pilotluğu yapmaya uygundur’ onayı gelmesi gerekir.
Reklam
Guus Hiddink: "Gerçeklerle Yüzleşmeliyiz"
Hollanda'nın patronu Guus Hiddink, Millilerimiz ile 1-1 berabere kaldıkları maçın ardından açıklamalarda bulundu.Hollanda Milli Takımı'nın tecrübeli teknik direktörü Guus Hiddink, 90+2'deki şans golüyle 1 puanı kurtardıkları mücadelenin ardından özeleştiri yaptı. eleme gruplarındaki alınan skorlardan memnun olmadığını açıkça dile getiren Hiddink, şu ifadeleri kullandı:'Elbette takımımız sahada çok çalıştı ancak hala geliştiremediğimiz konular var. Bazı değişikliklerimiz olacak ileride. Bunların bazılarını salı günü İspanya maçında göreceğiz.Dünya Kupası'nda üçüncü olduk ama yüksek beklentiler nedeniyle kendimizi suçlayamayız. Dünya Kupası'nda yapılanlar fantastikti ama şimdi bu sonuçlarla ilgilenmeliyiz. Gerçeklerle yüzleşmeliyiz.Robben ve van Persie sahada yoktu ama diğer oyuncularımız iyi bir sonuç alabilmek için her şeyi denedi. Oyuncularımı suçlayamam. Onlar gayet iyi oynadılar.'Sampiy10
Kayıtlı Kütüphane Okuru Sayısı Türkiye’de 1 Milyon, Fransa’da 11,3 Milyon
Kültür Sanat Sen, Kütüphaneler Haftası’nda Türkiye’de okurların durumunu rakamlarla ortaya koydu.Avrupa ortalamasının altındaki Türkiye’de halk kütüphanelerinde kayıtlı kullanıcı sayısı 1 milyon. Nüfusu Türkiye’den yaklaşık 10 milyon daha az olan Fransa’da ise bu rakam 11,3 milyon. Türkiye’de son dönemde kapatılan kütüphane sayısı 312. TÜİK’in Kültür İstatistikleri verilerine göre, 2004’de 1.367 olan halk kütüphanesi sayısı, 2013 yılında 1.118’e geriledi.Kültür Sanat Sen’in açıklaması ve verileri şöyle:“Kütüphaneler Haftası, okuma alışkanlığını teşvik etmek, kitap sevgisini artırmak ve toplumda kütüphanelere yönelik bilinci yükseltmek amacıyla 1964’ten beri mart ayının her pazartesi kutlanmaktadır. Ancak, ülkemizde kültür ve sanata yönelik saldırılardan kütüphanelerimiz de payını almış, kütüphaneler hem nicel hem de nitel olarak daha da geriletilmiştir. Türkiye’de son dönemde 312 kütüphane kapatılmış, TÜİK’in Kültür İstatistikleri verilerine göre ise, 2004 yılında 1.367 olan halk kütüphanesi sayısı 2013 yılında 1.118’e gerilemiştir. Avrupa ülkelerine baktığımızda ise kütüphaneler açısından durumun oldukça farklı olduğu görülmektedir. EBLIDA (Kütüphane, Enformasyon ve Dokümantasyon Dernekleri Avrupa Bürosu) istatistiklerine göre; Almanya’da halk kütüphanesi sayısı 9.550, Fransa’da ise 9.400’dür. Kütüphanelere kayıtlı kullanıcı sayısı bakımından da Türkiye Avrupa ortalamasının çok gerisindedir. Fransa’da kayıtlı kullanıcı sayısı 11,3 milyon, İngiltere’de ise 11,4 milyon iken, Türkiye’de halk kütüphanelerinde kayıtlı kullanıcı sayısı sadece 1 milyondur. Rakamlar Türkiye’de kütüphaneye ve kitaba verilen değeri gözler önüne sererken, ayrıca kültür politikaları açısından da vahim bir tabloyu ortaya koymaktadır.Okul kütüphanelerinin yetersizliği nedeniyle, kütüphaneler kitap okumak ve araştırma yapmak yerine sadece ödev yapmak ve sınavlara hazırlanmak amacıyla gelen öğrencilerin uğrak yeri haline gelmiştir. Böylece, kütüphaneler, asıl işlevleri olan topluma ‘kitap okuma, araştırma ve sorgulama’ becerisi kazandırma görevlerinden giderek uzaklaşmaktadır. Bilinmektedir ki; özellikle halk kütüphanelerinin başta kırsalda olmak üzere ülkenin dört bir yanında, yeterli eğitim olanaklarına erişemeyen halka ve dezavantajlı gruplara yönelik birer ‘eğitim ve kültür merkezi’ olma işlevi de bulunmaktadır. Ayrıca, eğitim sisteminde yaşanan geriye gidiş, genç beyinleri sorgulamaya itecek derslerin müfredatlardan çıkartılması, ezberci ve bilimsel olmayan eğitim sisteminin benimsenmesi gibi uygulamalar da kütüphanelerin gelecekteki akıbeti konusundaki endişelerimizi giderek arttırmaktadır.Bilgi-belge yöneticileri ve uzmanlarının istihdam edilmelerinde yaşanan sıkıntılar ve bilgi merkezlerindeki alt yapı sorunlarının çözülmemiş olması ise toplumsal kültür politikalarını da olumsuz etkilemektedir. Öyle ki; ülkemizin birçok ilçesinde kütüphaneci dahi bulunmamaktadır. Zaten, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü’nün bütçeden ayrılan ödeneği yıllar itibariyle gittikçe kısılmış, uzman personellerinin mali, sosyal ve özlük haklarında gerekli iyileştirmeler yapılmamışken, nitelikli bir hizmet beklentisi de mümkün değildir.” ZETE
Reklam
‘Antik Dünyanın İlk Duble Yolu’
Adana'da Dilekkaya köyü yakınlarındaki Anavarza Antik Kenti'nde bulunan ve 'antik dünyanın ilk çift şeritli yolu' olarak nitelendirilen sütunlu yol, kazı çalışmalarıyla gün yüzüne çıkartılıyor.Kazı çalışmalarının bilimsel danışmanlığını yapan Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Fatih Gülşen AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
‘Cumhurbaşkanı Hadiseyi Başlatan Kişi Oldu’
AK Parti Genel Başkan Başdanışmanı Hüseyin Çelik, iç meseleleri kamuoyu önünde tartışmamayı Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan öğrendiklerini, ancak çözüm süreciyle ilgili yaşanan son tartışmanın bizzat Erdoğan tarafından kamuoyu önünde başlatıldığını söyledi.CNN Türk televizyonunda katıldığı programda konuşan AK Parti Genel Başkan Başdanışmanı Hüseyin Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la hükümet arasında çözüm sürecine ilişkin yaşanan son tartışmayı değerlendirdi. Çelik şu değerlendirmeyi yaptı:'Sayın Cumhurbaşkanımız bize her zaman iç işlerimizi medyada, çarşıda, pazarda konuşmamamızı söylerdi, biz de buna sıkı sıkıya bağlıydık. Bu manada çok şey öğretmiştir bize. Fakat son hadisede Sayın Cumhurbaşkanı medyanın önünde bu meseleyi başlatan kişi oldu. Eğer gömleğin üst düğmesi yanlış iliklenirse hepsi yanlış gider.'İktidarda başka bir parti olsaydı Cumhurbaşkanı olarak Erdoğan'ın bu tarz bir tepkisini anlayabileceğini belirten Çelik şöyle devam etti:'Ama bugünkü hükümet kurduğu partinin içinden çıkmış bir hükümettir. Partinin bugünkü lideri bizatihi kendisinin yaptığı istişareler sonucu, onun  da tasvibiyle göreve gelmiş bir genel başkandır. Şimdi kimse kendisini kandırmasın. Tayyip Bey eğer Sayın Davutoğlu'nun genel başkanlığını istemeseydi genel başkan olmazdı. Neticede bütün teşkilata, bütün partisine hakim olan bir liderden söz ediyoruz... Hal böyle olunca, diyelim Tayyip Bey'in itiraz ettiği şeyler olabilir; bu çözüm süreci olabilir, ekonomi politikaları olabilir... Fakat Sayın Cumhurbaşkanı bunu medyanın önünde dile getirince, Hükümet Sözcüsü Sayın Bülent Arınç tarafından bir açıklama yapıldı. Sayın Arınç söz üstadı bir ağabeyimizdir. Onun ne demesi gerektiğini ben tayin edecek değilim ama onun yerinde olsaydım, 'Sayın Cumhurbaşkanı'nın eleştirileri ve endişeleri tarafımızdan değerlendirilecektir'. Ama en fazla belki şunu söyleyebilirdi: 'Keşke Sayın Cumhurbaşkanımız bunu kamuoyuyla paylaşmak yerine, gazetelerle paylaşmak yerine Başbakanımızla paylaşsaydı' deyip, orada bırakabilirdi. Ama herkesin bir uslûbu var.''İtfaiyeci yangın çıkarmız'Çelik, 'Cumhurbaşkanı'nın eleştirileri sistemin (parlamenter sistem) yanlışlığını göstermeye dönük olabilir mi?' sorusuna ise şu yanıtı verdi: 'Sistemin arızalı olduğunu göstermek için, diyelim ki kendi içinizdeki tartışmalarla, faizleri tahrik etmeniz falan gerekmez. Bir itfaiyeci itfaiye teşkilatının çok önemli olduğunu göstermek için sağda solda yangın falan çıkarmaz.'Üç dönem kuralına eleştiriÇelik'in bir diğer önemli çıkışı ise AK Parti'deki üç dönem kuralıyla ilgili oldu. Çelik geçmişte Erdoğan'a bu kuralı doğru bulmadığını 'partinin taşıyıcı kolonlarını kesiyoruz' sözleriyle aktardığını anlattı. Tartışma nasıl başladı?21 Mart Cumartesi günü öğle saatlerinde Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Cumhurbaşkanı’nın ‘İzleme heyetini doğru bulmuyorum’ sözlerini eleştirmiş ve “Bundan hoşlanmadım, hoşuma gitmedi, soğuk veya sıcak karşıladım' beyanları kendi hissi beyanlarıdır. Sorumluluk hükümetin üstündedir” demişti.Aynı gece Erdoğan'la Davutoğlu İstanbul Kısıkla'da bir araya geldi ancak görüşmenin içeriğine ilişkin bir açıklama yapılmadı. 22 Mart Pazar günü ise Arınç’a açıklamalarının ardından hükümet üyeleriyle veya Başbakan Ahmet Davutoğlu ile görüşüp görüşmediği soruldu. Arınç eleştirilerini sürdürdü:'Biz her zaman görüşürüz. Gazetecilerin, basınımızın 'bir ayrılık mı, bir farklılık mı var' diye sormasını garip karşılamam. Olan bitenler herkesin gözü önünde oluyor. Ama ben hükümet üyesiyim, benim bir Başbakanım var ve bu hükümet yedi aydan beri ülkeyi yönetiyor. İnşallah iki ay sonra seçimlere gideceğiz. 7 Haziran'dan sonra da yine Sayın Davutoğlu'nun liderliğinde hükümetimiz görevine devam edecek. Dolayısıyla ben hem kendim hem de bir bakan olarak hükümetimizin Başbakanı Sayın Davutoğlu'nu yıpratacak, kamuoyunda yıpranmasına yol açabilecek her türlü tehlikeye karşı savunurum.'Al Jazeera Turk
Kılıçdaroğlu İçin ‘Anadolu'nun Kemal'i’ Belgeseli
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kendi hayatını anlatan 'Anadolu'nun Kemal'i, Türkiye'nin Başbakanı' adlı belgeselin gösteriminin ardından konuşma yaparken duygusal anlar yaşadı.Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Kongre Merkezi'ndeki “Anadolu'nun Kemal'i Türkiye'nin Başbakanı' belgesel gösterimine katıldı. Kılıçdaroğlu'nu salonda bulunan partililer “Halkın gururu Kılıçdaroğlu', “Başbakan Kemal' sloganları ve alkışlarla karşıladı.Kılıçdaroğlu, belgesel gösteriminden önce kısa bir konuşma yaptı. Ankara Kızılay'da insanların bir dönem çöpten yemek yediklerini anlatan Kılıçdaroğlu, “Bu tabloyu çevre o kadar olağan karşılıyordu ki, gelen geçenler bu olayı, sıradan rutin bir olay olarak görüyorlardı. Kadınlar çocuklarıyla beraber yerde oturuyorlardı, büyük bir keyifle çöpten çıkardıkları o yiyecekleri yiyorlardır. Gerçekten de Türkiye böyle bir tabloyu hak etmiyor. Siyaset bunun için var zaten. O insan evlerinde rahatlıklar yemek yiyebilmeli, çöpten beslenmemeli o insanlar. Eğer siyaset yapılacaksa bu ülkede, önce o insanlar için siyaset yapılmalı, o insanlar kucaklanmalı. Evlerinde dolarlar yok, milyonlar yok. Ama biz onlarla aynı havayı teneffüs ediyoruz.. Onlarda özgür birer vatandaş olarak gidip belki seçimlerde oy kullanıyor. Ama biz o insanları hep yok saydık. Biz onlara sahip çıkmak zorundayız' dedi, Kılıçdaroğlu, cumhuriyetin çok güzel bir tanımı olduğunu ifade ederek, “Gazi Mustafa Kemal tarafından yapılan tanımı. 'Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir' der. Onların kimsesi yoktu. Ama ben söylüyorum; onların kimsesi biz olacağız. Atatürk, 'Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir' der.' diye konuştu.'NEDEN BİZ ÜÇÜNCÜ SINIF DEMOKRASİYE RAZI OLUYORUZ'Kemal Kılıçdaroğlu, 'Eğer bugün buralara geldiysek, onurlu bireyler olarak yurttaşların karşısına çıkıyorsak biz bunu cumhuriyete borçluyuz. Ama bazılarımızı var ki cumhuriyetin sayesinde bir yerlere gelmelerine rağmen cumhuriyetin değerini öğrenemediler. Biz onlara her ortamda bunu hatırlatmak zorundayız. Cumhuriyet eğer bilhassa kimsesizlerin kimsesi ise cumhuriyetin sahip çıktığı Anadolu insanlardır. Osmanlının sadece savaş olduğu dönemlerde hatırladığı Anadolu…Cumhuriyet öyle yapmadı. Anadolu'yu, halkı, insanı, bireyi yüceltti' şeklinde konuştu.
Reklam
Fatih Terim: "Oyuncularımı Kutluyorum, Çocukların Hakları 3 Puandı"
Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, Hollanda ile 1-1 berabere kaldığımız maçın ardından açıklamalarda bulundu.İşte Terim'in açıklamaları...'Bizim durumumuzu belirleyen bir sonuç olmadı. Kazansaydık da Türk futbolu kurtulmayacaktı kaybetseydik de batmayacaktı. Bence taktik düzenlememizde çok da doğru şeyler yaptık. Hem ekonomik hem de psikolojik olarak böyle oynamamız gerekiyordu. Şansızlığımız 2 oyuncumuzun beklemediğimiz anda sakatlanması. Yoksa başka hamlelerimiz olacaktı. Oyuncularımızı kutlayalım. Sonuç itibariyle dünya 3.sü ile oynuyorsunuz ve burda oynuyorsunuz. Türkiye Ligi'nin en acımasız döneminde burda böyle bir oyun oynuyorsunuz. Bu çocukların hakkı 3 puandı.Bizi daha yukarılara çıkaracak birçok sorunu aşmalıyız. Ondan sonra galibiyetler mana kazanabilir. Bugün kaybetsek de Türk futbolu batmayacaktı. Kazansaydık da Türk futbolu kurtulmayacaktı. Maçtan sonra ilk mesaj da Mourinho'dan geldi 'Harika oynadınız' dedi. İçerdeki milli maçları İstanbul'da oynamayacağız. Letonya ve Hollanda maçlarını Konya'da oynayacağız.'LİG TV
Tarihi Zafer Uzatmada Kaçtı
2016 Avrupa Futbol Şampiyonası Elemeleri A Grubu 5. hafta maçında A Milli Takım, deplasmanda Hollanda ile karşı karşıya geldi.2016 Avrupa Futbol Şampiyonası Elemeleri A Grubu 5. hafta maçında, A Milli Takım, son dünya 3.'sü Hollanda ile karşı karşıya geldi. Galatasaray'ın golcüleri Burak Yılmaz ile Sneijder'in karşılıklı golleri ile 1-1 berabere sona erdi.Burak Yılmaz'ın golüyle (Dk. 37') ilk yarıyı 1-0 önde kapatan Milliler, Wesley Sneijder'in 90+2. dakikadaki golüne engel olamayınca sahadan 1 puanla ayrıldı.
Reklam
Deniz Baykal: 'Derdim Kendimi Parlamentoya Atmak Değil'
Milletvekili adaylığı için memleketi Antalya'da önseçime giren eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal Al Jazeera'ye yaptığı açıklamada, 'Derdim kendimi parlamentoya atmak değil, CHP'yi Antalya'da ayağa kaldırmak, yeniden birinci parti yapmak' dedi.CHP'de 29 Mart Pazar günü milletvekili aday listelerini belirlemek için önseçim yapılacak. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun da dahil olduğu önseçim yarışına eski Genel Başkan Deniz Baykal da Antalya'dan katılıyor.Yeniden milletvekili adayı olmak için ön seçime giren Baykal 95 isimle yarışacak. Önseçim için yoğun bir kampanya yürüten, Antalya'yı ve ilçelerini dolaşan Baykal seçim çalışmalarını son ana kadar sürdürdü. Eski Genel Başkan seçimin hemen öncesinde Antalya'nın ilçesi Akseki'ye gitti, akşam saatlerinde de Kepez'de bir kahvehane toplantısına katıldı.Baykal toplantıda CHP liderinin kendisine Antalya'da kontenjan adaylığı teklif etmesine karşın önseçimi tercih ettiğini anlattı; 'Nasıl büyük şirketler mülakatla işe alıyorsa önseçim de bunun gibi, siz de milletvekillerini belirleyeceksiniz' dedi. CHP'ye fayda sağlayacak tercihte bulunmalarını isteyen Deniz Baykal 30 Mart yerel seçimlerinde Antalya'nın kaybedildiğini hatırlatarak CHP'yi yeniden birinci parti yapma sözü verdi.'Sokaklarda CHP vızır vızır'Deniz Baykal Al Jazeera 'ye yaptığı açıklamada da önseçim kararının parti tabanını canlandırdığını belirtti. Baykal, 'Çok doğru bir tercih yaptık, Antalya'da 96 aday, 40 bine yakın üye var. Sokaklarda CHP vızır vızır; AKP, MHP yok' dedi.'Derdim kendimi parlamentoya atmak değil'Baykal, kendisinin önseçime girmesiyle ilgili ise, 'Derdim kendimi parlamentoya atmak değil, CHP'yi Antalya'da ayağa kaldırmak. 30 Mart'ta Antalya'da CHP'nin böğrüne hançer saplandı. O hançeri çıkarmanın yolu Antalya'da CHP'yi yeniden birinci parti yapmaktır' diye konuştu.Sibel Demirci ErdemAl Jazeera
Reklam
Efsane Grease Filminden Birbirinden Harika 20 Şarkı
1978 yapımı müzikal romantik komedi tadındaki film, zamanın en çok sevilen filmlerinden biriydi. Aslında bir Broadway Müzikali olan ve çok beğenildiği için filmi çekilen Grease özellikle rengarenk cıvıl cıvıl bi film olmasıyla size keyifli bir zaman geçirtebilir. Eğer bi Rock'n roll ve Oldies tutkunuysanız bu şarkıları ve soundtrack albümünü es geçmemenizi tavsiye ediyoruz.Imdb Puanı 7.2 
Zozo'nun Vefası: Her Gün Sahibinin Mezarına Gidiyor...
Ordu'da 1 yıl önce vefat eden İsmail Öztürk'ün kangal cinsi köpeği 'Zozo', sahibinin mezarını her gün ziyaret ediyor.Ordu'da 1 yıl önce vefat eden İsmail Öztürk'ün kangal cinsi köpeği 'Zozo', sahibinin mezarını her gün ziyaret ederek ilginç bir sadakat örneği gösteriyor. Zozo, her gün mutlaka 5 dakikasını evin yanında bulunan sahibinin mezarında geçiriyor.İMRENDİREN VEFA ÖRNEĞİSahibine olan sadakati ile dikkat çeken, adına filmler yapılıp Japonya'da heykeli dikilen 'Hackiko' adlı köpeğin hikayesinin bir benzeri Ordu'da yaşanıyor. 1.5 yıl önce henüz yavru iken aldığı köpeği Zozo'yu çok seven İsmail Öztürk, geçen yıl 10 Şubat 2014 tarihinde vefat etti. Öztürk, evin yakınında bulunan aile kabristanlığına defnedildi. Sahibinin vefatından sonra onun yokluğuna alışamayan Zozo, o günden bu yana her gün sahibinin mezarını ziyaret ediyor. Her gün mutlaka 5 dakika kadar sahibinin mezarını ziyaret eden Zozo, görenleri imrendiren bir sadakat ve vefa örneği sergiliyor.
MEB'den Okullara ‘Son Mektup’ Genelgesi
Çanakkale Savaşı’nı anlatan ancak savaşta komutanlığı üstlenen Mustafa Kemal Atatürk’ün adının sadece bir cümlede geçmesi nedeniyle eleştirilen “Son Mektup” filmi, Milli Eğitim Bakanlığı’nın “genelgesi” ile öğrencilere izletiliyor.Cumhuriyet'ten Sinan Tartanoğlu'nun haberine göre Temel Eğitim Genel Müdürlüğü’nün “tarih şuurunun gelişmesi, değerlerin tanıtımı” amaçlı genelgesi, filmin sadece ilköğretim kurumlarında tanıtılmasını kapsasa da liseler de dahil tüm öğrenciler velileri ve öğretmenlerle birlikte sinema salonlarına dolduruluyor. Böylece filme MEB’ten verilen gişe desteği 17 milyon TL’yi buluyor. AKP’nin seçim şarkılarını hazırlayan Özhan Eren’in senaryosunu yazıp yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlendiği 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin işleyen “Son Mektup” filmi 18 Mart’ta zaferin 100. yılında vizyona girdi. Filmin Çanakkale’de düzenlenen galasına Başbakan Ahmet Davutoğlu ile birlikte Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı da katıldı. Yedi yıllık bir çalışmanın ürünü ve 20 milyon TL’nin üzerindeki bütçesiyle Türk sinemasının en pahalı filmi olarak tanıtılan filme, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan gişe desteği verildiği ortaya çıktı. Filmin vizyona girmesinden yaklaşık 1 hafta önce, MEB Temel Eğitim Genel Müdürlüğü tüm il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerine bir “genelge” gönderdi. Film için “Kültür Bakanlığı tarafından desteklenen” ifadelerinin kullanıldığı genelgede, “Söz konusu filmin öğrencilerimizde tarih şuurunun gelişmesine katkı sağlaması, değerlerimizin tanıtımı bakımından da önemli bir yapıt olması” ifadeleri kullanıldı. Genelgede, bu nedenlerle filmin ilköğretim kurumlarında görevli öğretmenlere ve öğrencilere “duyurulması” istendi.
Reklam