onedio
Rehine Krizini Dünya Böyle Duyurdu
Dün İstanbul'daki Adliye Sarayı'nda savcı Mehmet Selim Kiraz ve iki militanın ölümüyle sonuçlanan rehine krizi dünyanın önde gelen basın ve yayın kuruluşlarında geniş yer buldu.
Dev Anket: Türkiye'nin En Çekici Erkeklerini Siz Seçiyorsunuz!
Türkiye'nin en yakışıklı, en çekici, en seksi erkeklerini sizin oylarınızla seçiyoruz!Açıklama: 4'lü olmak üzere 8 grup vardır. Bu gruplardan en fazla ilk iki oyu alan erkekler bir üst tura çıkıyor ve orada da çapraz eşleşme usulüyle birbiriyle karşılaşacak. Orada da oylarınızla seçilenler bir üst tura çıkacak ve finalde Türkiye'nin en iyisini belirleyeceğiz! Bakalım o erkek ünlüler kim?Not: Oylarınız, 2 Nisan saat 23.59'a kadar geçerli olacaktır! OYLAMA BİTMİŞTİR!!!
Dörtlü Final Öncesi Trabzon'da İnceleme
FIBA yetkilileri, Trabzon'da gerçekleştirilecek EuroChallenge Kupası Dörtlü Final karşılaşmalarına ev sahipliği yapacak Hayri Gür Spor Salonu'nda incelemelerde bulundu.Dün akşam kente gelen organizasyon ile medya ve iletişimden sorumlu FIBA yetkilileri Natalie Sandmann ile Athanasios Kontos, sabah saatlerinde 2011 Avrupa Gençlik Olimpik Oyunları öncesi yapılan 7 bin 500 kişilik spor salonunu inceledi.Trabzonspor Medical Park Kulübü Genel Sekreteri İbrahim Kul, FIBA yetkililerinin Hayri Gür Spor Salonu'nu beğendiklerini, organizasyona yönelik bazı küçük taleplerde bulunduklarını belirterek, 'Organizasyona kadar eksiklikleri gidererek hazır hale geleceğiz. Turnuvaya en iyi şekilde ev sahipliği yapacağız' dedi.Organizasyonun heyecanını şimdiden yaşadıklarını ifade eden Kul, 'Tüm Trabzon halkının, basketbolseverlerin tribünleri doldurmalarını, coşkuyla takımlarını desteklemelerini istiyoruz. Kentimize gelenlere de en güzel misafirperverlik örneğini göstereceğiz' diye konuştu.Trabzon'da 24-26 Nisan'da oynanacak dörtlü final maçlarında Trabzonspor Medical Park'ın yanı sıra Fransa'nın Nanterre, Romanya'nın Energia ve Almanya'nın Fraport Skyliners takımları yer alacak.Kaynak: AA
TSK'dan Balyoz Davası Açıklaması
TSK' dan yapılan açıklamada; Balyoz davası kararının beklendiği gibi beraatle sonuçlandığı, Türk Silahlı Kuvvetlerini derinden yaralayan kişilerin tespit edilerek adil bir yargılama sonucunda hak ettikleri şekilde cezalandırılmaları gerektiği belirtildi.TSK' nın resmi internet sitesinden yapılan açıklamada; 'Kamuoyunda “BALYOZ DAVASI' olarak adlandırılan, çeşitli sahte delillerin kullanıldığı ortaya çıkan ve süreç içerisinde Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarını derinden üzen bu dava beklediğimiz şekilde beraat ile sonuçlanmıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri olarak; hukukun üstünlüğüne saygının gereği ve adil yargılanma ilkesi çerçevesinde, söz konusu yargılamanın hakkaniyete uygun neticeleneceğine olan inancımız sürekli olarak muhafaza edilmiş, verilen karar ile birlikte bu yöndeki inanç ve beklentilerimizin haklılığı ortaya çıkmıştır. Yaptığımız suç duyuruları kapsamında, etkili ve süratli soruşturma yapılarak silah arkadaşlarımızı, ailelerini ve Türk Silahlı Kuvvetlerini derinden yaralayan kişilerin tespit edilerek, adil bir yargılama sonucunda hak ettikleri şekilde cezalandırılmaları beklenmektedir. Bu karar çerçevesinde, beraat eden personelimizin, ailelerinin ve Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının sevincini yürekten paylaşır, kendilerine sağlıklı ve mutlu günler temenni ederiz.Ayrıca, dün görevi başında menfur bir terör saldırısı sonucunda hayatını kaybeden Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim KİRAZ şehidimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yargı camiasına ve Yüce Türk Milletine başsağlığı dileriz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.' denildiDHA
Yusuf Namoğlu: "Fenerbahçe-Beşiktaş Derbisinin Kararını Henüz Vermedik"
Merkez Hakem Kurulu başkanı Yusuf Namoğlu, TrtSpor'da soruları yanıtladı.İşte Namoğlu'nun gündeme dair açıklamalarından öne çıkanlar...BEŞİKTAŞ'TAN KURAL HATASI BAŞVURUSU!Beşiktaş Kulübü derbide kural hatası var diyerek bize başvuruda bulundu. Şu anda derbi kararı henüz verilmedi. Yorum yapmak yanlış olur. Emenike'nin dışarı çıktığını görmüş olması lazım. Hakem gerekli raporu bize yarın verecek. Daha önce Emenike'nin yaşadığı olaya rastlamadık.Her forma değişmesi kart görmesini gerektirmez. Oyuncular ilk yarı bitince de forma çıkarırlar. Burada karar hakemindir. Futbolcu sevinirken forma çıkarırsa, abartılı sevinçten dolayı kart görür. Fırat Aydınus bize rapor yazacak. O an neler düşündüğünü, neden bu kararları verdiğini anlayacağız.. Oyunda eğer küfür edilmiş olsaydı hakem gereğini yapardı. Hakemlerin konuşmaları kayıt altına alınacak. Bu kayıtlar hakem puanlarını etkileyecek. Bu kayıtlar kamuoyu ile paylaşılmayacak.'BENİM HAKEMİM HER STADA GİRER'Kuralları iyi uygulayan hakemler iyi puan alıyor. Cezalı durumdaki hakemler lig maçlarına verilmiyor. Avrupa maçı olursa izin veriliyor. Benim hakemim her stada girer. MHK olarak kulüplerden kaçmayız, oturur konuşuruz. Her pozisyonda avantaj uygulanmaz. Arkadaşının yani topu alan kişinin pozisyonu önemli. UEFA bazı pozisyonlarda faul kullanılması daha avantajlı diyor.'VELİ'NİN ATILMASI DOĞRUYDU'Sneijder ile Veli Kavlak'ın pozisyonunda gösterilen kırmızı kart doğruydu. Cüneyt Çakır, İspanya-Ukrayna maçından 8,5 gibi çok iyi bir puan aldı. İnşallah Cüneyt Çakır'ı Şampiyonlar Ligi finalinde de göreceğiz. Ayağın üstüne basıldığında şiddetli değilse sarı karttır. Ancak bileğe ve kaval kemiğine gelirse bu kırmızı karttır. UEFA ve FIFA bir pozisyonda maçın hakemi sarı ile kırmızı kart arasında kaldıysa sarı kart ver diyor.Haberturk
Facebook'un İzlemek İçin Ne Üyeliğe Ne Oturuma İhtiyacı Var
Belçika Gizlilik Komisyonu (PBC), Facebook’un internette deyim yerindeyse ‘Facebook’un F’sinin yakınından geçen herkesi' takibe aldığını, bu yüzden AB kanunlarını hiçe saydığını açıkladı. PBC'nin raporuna göre Facebook, oturumunuz kapalı olsa ve hatta üyesi olmasanız bile 'takipçi çerezleriyle' sizi 7/24 izleyebiliyor.PBC’nin yayımladığı rapor, sosyal paylaşım sitesi Facebook’un, bilgisayar kullanıcılarını rızaları dışında takibe aldığını ortaya çıkardı. Buna göre oturumunu kapatan, hatta hiç Facebook hesabı bulunmayan bilgisayar kullanıcılarının internet hareketleri Facebook tarafından izlenebiliyor. Facebook bunu yapmak içinse site eklentilerini (çerezler) ve en az 13 milyon sitede kullanıcıların karşısına çıkan ‘Beğen’ tuşlarını kullanıyor.AB 'ÖNCE ONAY İSTE' DİYORAB yasalarına göre, internet siteleri çerezi bilgisayara indirmeden önce kullanıcının onayını alması gerekiyor. Zira aksini yapan siteler AB hukukunu ihlal ediyor sayılıyor.BİR NEVİ REKLAM STRATEJİSİİşte Facebook da facebook.com alan adıyla ilişkili herhangi bir siteye girenlerin bilgisayarlarına doğrudan ‘takipçi çerezler’ indiriyor ve bu çerezler yardımıyla kullanıcının ayarlarını görebiliyor. Raporda, bunun bilgisayar kullanıcılarının ziyaret ettiği siteleri tespit edip kullanıcının karşısına çıkaracağı reklamları da buna göre seçmek amacıyla yapıldığı yazıyor.FACEBOOK KULLANMAYANLAR İÇİN ÖZEL ÇEREZOturumunu kapatanların veya hiç Facebook hesabı bulunmayanların takibi ise ‘datr’ adı verilen özel bir çerez üzerinden işliyor. Özel bir kullanıcı tanımlayıcı taşıyan bu çerez, her Facebook ‘Beğen’ tuşunun bulunduğu siteye girildiğinde kullanıcıyı tanıyabiliyor.İngiliz Guardian gazetesine e-posta ile açıklama yapan Facebook ise raporun gerçekle uyuşmayan bilgiler içerdiğini savundu.Sputniknews
Reklam
THY Uçağı Bomba İhbarı Nedeniyle Geri Döndü
Lizbon seferini yapan Türk Hava Yolları’na ait yolcu uçağı kalkışından yarım saat sonra kabin içinde bir yemek tepsisinde bulunan küçük bir şüpheli madde nedeniyle Yunanistan hava sahası üzerinden Atatürk Havalimanı’na geri döndü.Türk Hava Yolları’nın TK-1759 sefer sayılı Airbus A321 tipi yolcu uçağı 170 yolcusuyla saat 11.59’da Lizbon seferini yapmak üzere Atatürk Havalimanı’ndan havalandı. Uçak havalandıktan kısa bir süre sonra kabin ekipleri uçağın yemek servisine başlayacakları sırada yemek tepsisi içerisinde pinpon topu büyüklüğünde mikrofona benzeyen cisim buldular. Kabin ekibi durumu uçağın kaptan pilotuna bildirdi. Pilot cismi gördükten sonra Atatürk Havalimanı’na dönme kararı aldı. Atatürk Havalimanı’na geri döndükten sonra uçak güvenli bir alana çekildi. Polis uçak çevresinde geniş güvenlik önlemi aldı. Türk Hava Yolları’ndan verilen bilgiye göre, Portekiz’e giden 170 yolcunun başka bir uçakla İstanbul’dan Lizbon’a götürüleceği bildirildi.İSTANBUL DHA
AK Parti İlçe Binasında  'Zülfikarlı Türk Bayrağı' ile Eylem...
AKP Kartal İlçe Başkan Yardımcısı Çakır, bir saldırganın kısa süre işgal ettiği parti binasında yaşananları anlattı: 'Bir arkadaşımızın ayağına doğru ateş etti; silahı herhalde kuru sıkıydı. İki tane silahı ve bombası olduğunu söyledi. 'Binayı boşaltın' dedi. Biz de boşalttık'Kartal, Üsküdar Caddesi'nde AK Parti Kartal İlçe teşkilatı binasına giren silahlı bir kişi etkisiz hale getirilip gözaltına alındı. DHA'dan Cengiz Çoban ve Arzu Kaya'nın haberine göre Umutcan Tosuncu adlı saldırganın eylem sırasında zaman zaman ateş ettiği silahın kurusıkı olduğu anlaşıldı. Eylemi gerçekleştirme amacı anlaşılamayan saldırganın içeri girdiğinde binada olan görgü tanığı olayın ayrıntılarını anlattı.'BİR ARKADAŞIMIZIN AYAĞINA DOĞRU ATEŞ ETTİ'7 katlı binanın en üst katında gerçekleşen olay esnasında ilçe binasında bulunan AK Parti Kartal İlçe Başkan Yardımcısı Beyler Çakır saldırganın bir anda içeri girdiğini belirterek, 'Elinde silah vardı. Silahla bir arkadaşımızın ayağına doğru ateş etti ama herhalde kurusıkıydı silah. İki tane silahı ve bomba olduğunu söyledi. İlçe binasını boşaltmamızı istedi, arkadaşları aldık dışarı çıktık. Herhangi bir şey söylemedi. Sadece 'Boşaltın' dedi. Biz de boşalttık ve tek başına içerde kaldı. kapının arkasına sandalyeleri falan koydu. Toplantı odasına girip camları kırarak oraya bir bayrak astı. Neden yaptığına dair herhangi bir şey söylemedi' dedi.KILIÇ MOTİFİ EKLENMİŞ TÜRK BAYRAĞI ASTIAK Parti Kartal İlçe teşkilatının bulunduğu binanın 7. katına 11.15 sıralarında çıkan şüpheli içerde bulunanları silah ve üzerinde bomba olduğu tehdidiyle dışarı çıkardı. İki pencere camını kıran saldırgan üzerinde kılıç motifinin de olduğu bir Türk Bayrağını cama astı. Görgü tanıkları bu sırada saldırganın bir el de ateş ettiğini söyledi. Çevrede güvenlik önlemlerinin alındığı sırada cama çıkan şüphelinin çevredekilere hitaben bağırdığı görüldü. Söylediklerinin bir kısmı anlaşıldı, ancak bir kısmı da anlaşılmadı. Anlaşılan bölümde, 'Bu vatan için hiçbir şey yapmıyor, sanki her şeyi o yaptı. Irak'ı dolaştı, Suriye'de dolaştı, her yerde kan akıttı, sıra Türkiye 'ye geldi' diye bağırdığı görüldü.KİMLİĞİ BELİRLENDİ, AMACI BİLİNMİYORBölgeye gönderilen takviye Özel Harekat Timlerinin olay yerine gelmesinin ardından binaya giren polisler saldırganı gözaltına alıp binadan çıkardı. Binadan çıkarılan şüphelinin adının Umutcan Tosuncu, elindeki silahın da kurusıkı olduğu belirlendi.Tosuncu'nun eylemi ne amaçla gerçekleştirdiğiyle ilgili resmi bir açıklama yapılmadı.Öte yandan eylemcinin binanın penceresine astığı 'Zülfikarlı Türk bayrağı' kafalarda soru işareti oluşturdu ve sosyal medyada gündem maddesi haline geldi.
Reklam
Abdürrahim Albayrak: "Kim Gelirse Gelsin Galatasaray'a Hizmet Verecek"
Galatasaray Kulübü Başkan Yardımcısı Abdürrahim Albayrak, yönetim olarak önceliklerinin mayıs ayında yapılacak genel kurul değil takımın şampiyonluk mücadelesi olduğunu söyledi.GSTV'ye yaptığı açıklamada Spor Toto Süper Lig'de elde edecekleri şampiyonluğun ekonomik getirisine değinen Albayrak, 'Yönetime kim gelirse gelsin Galatasaray'a hizmet için gelecek. Şu anda önceliğimiz takımın şampiyon olması.Seçime daha çok zaman var. Takım, şampiyon olursa 15 milyon avro Şampiyonlar Ligi'ne ayak bastı parası alacak. Puan almasak bile 8 milyon avro daha gelecek. Puanlar alırsanız Galatasaray için 80 trilyon lire civarı para ediyor. Biz bunların hesabını yapıyoruz' şeklinde ifadeler kullandı.Bir forma göğüs reklamının 4 milyon avro veya dolara verildiği bu dönemde, Şampiyonlar Ligi'ne katılımdan gelen rakamların boyutunun müthiş olduğunu aktaran Albayrak, 'Yayın ihalesi yenilendi, alan firma daha çok para verdi. Ülke takımları katıldığı zaman daha çok para alacak. Onun için bizim birinci hedefimiz gecemizi gündüzümüzü ayırmadan Florya' şeklide görüş belirtti. Kongre üyelerinin kendilerine başarı için oy verdiğini vurgulayan Albayrak, 'Şampiyon olacağız ve 4. yıldızı takacağız. 9 maçımız kaldı. Birincisini bu hafta Kardemir Karabükspor ile oynayacağız. Maç gündüz oynanacak. Taraftarlarımıza 'bir rekor kıralım' diyorum. Stadı tıka basa dolduralım ve herkes görsün' ifadelerini kullandı.Albayrak, İstanbul Adliyesi'ndeki terör saldırısında yaşamını yitiren Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz'a da Allah'tan rahmet dileyerek, 'Bütün Türkiye'nin başı sağolsun. Umarım ülkemizde böyle üzücü olaylar bir daha olmaz' şeklinde mesaj verdi.Eurosport
Reklam
İran'la Nükleer Müzakereler Uzatmalara Gitti
İran'la nükleer programını sınırlandırması amacıyla bir haftaya yakın süredir İsvçre'nin Lozan kentinde yapılan görüşmelerde çerçeve anlaşma için belirlenen 31 Mart tarihinde anlaşma sağlanamadı. Müzakerelerde, 5+1 olarak nitelendirilen ABD, İngiltere, Rusya, Fransa, Çin, Rusya ve Almanya ile İran dışişleri bakanlarının yanı sıra AB dış politika temsilcisi hazır bulundu.Saatler gece yarısını geçip takvimler 1 Nisan'ı gösterdiğinde açıklama yapan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Marie Harf, 'Belirlediğimiz sınırı aştık müzakereler uzadı, son günlerde önemli yol kat ettik ancak hâlâ anlaşamadığımız noktalar var. Görünen o ki müzakereler sabaha kadar uzayacak; hatta çarşamba da sürecek' dedi.Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest ise, çerçeve anlaşmasına varılamazsa nihai anlaşma için belirlenen 30 Haziran tarihini beklemeden görüşmelerden çekileceğini açıkladı.MASADAKİ KRİTİK İSTEKLERBatılı ülkeler İran'ın uranyum zenginleştirme oranını yüzde 5'in altında tutmasını istiyor.ABD ve AB ülkeleri İran'ın uranyum zenginleştirme işleminin yapıldığı 20 bin santrifüj sayısını 6 bin 500'e indirmesini istiyor.Batı, İran ile varılacak nihai anlaşmayla ülkenin nükleer programını 10 yıl kontrol altına almak istiyor.İran, ABD, AB ve BM'nin uyguladığı yaptırımların tamamen kaldırılmasını istiyor.KERRY'DEN 'İNŞALLAH' YANITIAmerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı John Kerry'nin, 'Müzakerelerde anlaşma sağlanacak mı?' sorusuna 'İnşallah' diyerek cevap verdiği bildirildi.İran resmi ajansı IRNA'nın haberine göre, İran'ın nükleer programı ile ilgili müzakereler için İsviçre'nin Lozan kentinde bulunan Kerry, bir mağazada alışveriş yaptığı sırada yanına gelen İranlı bir kız öğrencinin 'Müzakerelerde anlaşma sağlanacak mı?' sorusuna Arapça 'İnşallah' cevabını verdi.Taraflar bugün akşama kadar bir anlaşmaya varılması konusunda umutlu olduklarını belirtiyor.Habertürk
'Berkin Elvan Bir Kez Daha Katledilmiştir'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye göre Savcı Mehmet Kiraz’ın öldürülmesiyle, “Berkin Elvan bir kez daha katledildi.”. Yazılı bir açıklama yapan Bahçeli, “İstihbarat teşkilatı ne iş yapmaktadır?” dedi.Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın öldürülmesi ile ilgili yazılı bir açıklama yapan Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Üzüntümüz çok büyüktür. Çağlayan’daki vahşi terör eylemini lanetliyorum.” dedi:“Bu hain saldırı yalnızca merhum şehidimize yönelmemiştir. Bununla birlikte Türkiye vurulmuş, Türk adaletinin kanı akmış, 78 milyon hedef alınmıştır. Berkin Elvan bir kez daha katledilmiştir. Toplumsal cepheleşmelerden memnuniyet duyanlara, Berkin Elvan’ın körpecik bedeni üzerinden istismar yarışına girenlere gün doğmuştur.”'Şifreli amaçlar'DHKP-C’yi 'kiralık bir çete' olarak tanımlayan MHP Genel Başkanı, örgütün amacının topluma korku aşılamak olduğunu, Türkiye’nin 'bir ucunda AKP’nin diğer ucunda kanlı mihrak ve odakların yer aldığı kirli bir tezgâhın tam göbeğinde olduğunu' söyledi:“Birileri teröristleri açıktan açığa sevk ve idare etmekte, gündem mühendisliği yapmaktadır. Akıl ve izan sahibi hiç kimse, İstanbul Adalet Sarayı’ndaki terör şiddetini gerçekte Berkin Elvan’ın ölümden kaynaklandığını ileri sürmeyecek, süremeyecektir. Görünürdeki nedenlerden ziyade, sütre gerisine özenle gizlenmiş, itinayla saklanmış şifreli amaçlara odaklanmak en doğrusudur.”'Sır küpü nerelerde gezmektedir?'Devlet Bahçeli, yazılı açıklamasında Milli İstihbarat Teşkilatı’nı da eleştirdi:“Her şeyi geçtik de, bu ülkede istihbarat teşkilatı ne iş yapmakta, neyle uğraşmaktadır? Erdoğan’a yorulduğunu söyleyen, Meclis’e girmek için hamle yapan, arkasından da saraydan vize alamadığından tekrar koltuğuna oturtulan sır küpü nerelerde gezmektedir? Terör örgütünün eylem planını deşifre edemeyen, adliye koridorlarına kadar taşınan örgüt paçavralarını ve silahları göremeyen, bulamayan ve tespit edemeyen istihbarat birimleri kimin hizmetindedir, kimlere çalışmaktadır?”MHP Genel Başkanı aynı açıklamada Salı günü yaşanan elektrik kesintilerine de değindi. Devlet Bahçeli, sistemdeki ana sıkıntının enerji sektöründeki plansız ve kontrolsüz özelleştirme furyası, sistemik handikaplar, kârdan başka gözü hiçbir şey görmeyen şirketlerden kaynaklandığını öne sürdü.Kaynak: Al Jazeera
Reklam
Nuri Şahin: "O Zaman Milli Takım'a Hiç Gelmesinler"
A Milli Futbol takımımızın Borussia Dortmund'da oynayan yıldız ismi Nuri Şahin, Banu Yelkovan ve Bağış Erten'in hazırlayıp sundukları ve NTV Spor'da yayınlanan Veni Vidi Vici programında Borussia Dortmund'dan Real Madrid'e, Türk Milli Takımı'nı seçmesinden diğer oyuncuların tercihine kadar bir çok konuda çarpıcı açıklamalar yaptı. Nuri Şahin, 'Almanya olursa olur, olmazsa Türkiye'ye seçerim' düşüncesindeki oyunculara tepki gösterdi ve 'O zaman Milli Takım'a hiç gelmesinler' dedi.Borussia Dortmund'a 12 yaşında geldiğini söyleyen ve ilk derbisini aynı yıl Schalke 04'e karşı oynadığını söyleyen Nuri Şahin, 'Schalke'ye ilk golümü U14'te oynarken attım ve o golün verdiği hissi hiçbir zaman hissetmedim; çünkü o golden sonra kulübe ait olduğumu anladım. İnsan oynasa da oynamasa da; sakat olup tribünde olduğu zaman kendi şehrinin kulübü olduğu için, insan ister istemez hem üzülüyor, hem sevgisini daha fazla yaşıyor. Bunu da taraftarlar gördüğü için çok hoşlarına gidiyor' dedi.Real Madrid ve Liverpool gibi üst düzey takımlarda oynadığının hatırlatılması ve Dortmund'u farklı kılan unsur konusunda Nuri Şahin, 'Dortmund benim evim. İnsanın en rahat hissettiği yer evidir. Yurt dışında oynadıktan sonra bu hissi bana verebilen tek yer Dortmund' diye konuştu.'REAL MADRİD İÇİN ÖNEMLİ OLAN...'Madrid şehri ile Real Madrid, Liverpool şehri ile Liverpool arasındaki farkla Dortmund şehriyle takım arasındaki bağı anlatması isetenen Nuri Şahin, 'Madrid biraz farklı. Madrid dünyanın en büyük kulübü. Her futbolcunun hayali. Oradaki taraftarlar bazı şeylere alışmış. Ligde oynadığımız maçta bazen stat sessiz olabiliyor. Çünkü adamlar Şampiyonlar Ligi'nde her yıl yarı final, final oynamaya alışmışlar. Onlar için özel maçlar El Clasico, Şampiyonlar Ligie'nde yarı finalden sonraki maçlar. Ama Liverpool ve Dortmund, buna Feyenoord'u da katabiliriz. Şehirdeki insanlar için kulüpleri çok özel. Dortmund bu anlamda çok farklı' yorumunu yaptı.'ARSENAL ÇOK BÜYÜK BİR TEKLİF YAPMIŞTI'2005'te 17 yaş altı takımının yıldızı olduğunun hatırlatılması ve o yıl Dortmund çöküşte olduğunun kendisinin ise çıkışa geçtiğinin belirtilmesi üzerine Milli oyuncumuz, 'Kulübün çöküşü benim çıkışımdır. O zaman alt yapıda çok güzel bir dönem geçirmiştim. U-17 takımıyla Avrupa şampiyonu olduğumuzda kimse bilmez ama başka takıma gidiyordum. Annem babam gitmemi istemedi. Arsenal hem kulübe hem bana çok büyük teklif yapmışlardı. Annem, babam, abim karşı çıkmıştı. İyiki de göndermemişler. Bu teklifleri görünce Dortmund da 'Bu çocukta bir şey var' deyip bana profesyonel kontrat önerdiler. O zaman kulübün hedefi bana profesyonel kontratı verip 2. takımda oynatmak ve yavaş yavaş pişirmekti. U17 sezonu geç bittiği için bana 3 hafta 3 hafta tatil verdiler. Tatilden sonra da Bundesliga'nın başlamasına bir hafta vardı. 2-3 idman yapmıştım, Cumartesi günü Wolfsburg maçı vardı. Perşembe günü o zamanki hocam Bert Van Marwijk beni odasına çağırdı, 'Cumartesi seninle başlamak istiyorum, ne dersin?' diye sordu. Bende yaş daha 16. Heyecanlandım. Bakakaldım. 'Oynar mısın' dedi. Ben de, 'Oynarım' dedim. 'İyi o zaman oyna' dedi. Dortmund'un ilk çökmesi sonra beraber çıkmamız böyle oldu. Güzel bir hikayeydi' ifadelerini kullandı.'KLOPP'UN EN BÜYÜK ÖZELLİĞİ İNSAN OLMASI'Çıkış hikayesinin en önemli aktörünün Jurgen Klopp olduğunun hatırlatılması ve bu farklılığının ne olduğunun sorulması üzerine Nuri Şahin, 'Hocanın en büyük özelliği insan olması. İnsanlığını kaybetmemesi; çünkü günümüz profesyonel futbolunda o insani duyguları göstermek özellikle bir hoca için zordur. 20-25 profeasyonel futbolu var, görüşleri farklı. Onları rencide etmeden her futbolcuyu kullanabilmesi çok önemli. Her futbolcu her hafta oynayacak diye bir şey yok. Bazı futbolcular 6-7 hafta oynamıyor. Oynamadıkları zaman moralleri bozulmuyor. Hoca her zaman futbolcusuyla sadece saha içinde değil saha dışında da yakın ilişki sağlayan bir insan.Futbolla alakalı olmayan konularda 2-3 saat konuştuğumuz dönemler oldu. Madrid'e gittiğimde sakatlık yaşadığımda benim için çok önemli olan şey beni ilk arayan kişinin Klopp olmasıydı. O zaman bana kıralabilirdi; çünkü kulüpten ayrılmıştım. Belki başka bir hoca olsa arayıp sormazdı. 'Sen bizden gittin bak ne oldun' diye söyleyebilirdi. Bana her zaman sahip çıktı' yanıtını verdi.Takımın havasının çok farklı olduğunu vurgulayan Nuri Şahin, 'Kimin doğumgünü varsa, diğer oyuncular saha ortasahadan doğumgünü şarkısı söylüyor. Yunanca da Ermenice de Japonca da doğumgünü şarkısını biliyorum. Her zaman sonuncu şarkıyı Yunan futbolcumuzu Sokrates söyler çünkü onların şarkısı çok komik' ifadelerini kullandı.'ALMAN DEĞİLİM, KENDİMİ TÜRK HİSSEDİYORUM'Alman oyuncuların Türk Milli Takımı'nı tercihi konusunda açık yüreklilikle konuşan Nuri Şahin, 'Almanya, Dünya şampiyonu oldu. Beni çok sayıda insan, 'Alman Milli Takımı'nı seçseydin Dünya şampiyonu olacaktın' diye aradı. Benim onlara verdiğim tek cevap ben Alman değilim, ben kendimi Türk olarak hissediyorum. U14 - U-15'te Alman milli takımının kampına çağrılmıştım. Annem, babam ve dedem olsun git gör, ondan sonra karar ver dediler. Benim her zaman hedefimde Türkiye için oynamak vardı. Kamp 3 gündü. 2 gün sonra oradaki hocaya Türkiye'yi seçeceğimi söyledim. Dedemi aradım, 'Dede trene atladım geliyorum, beni al' dedim. O da şaşırdı. Bundan sonra Türkiye için oynama kararı aldım' diyerek Milli Takımı tercih sürecini anlattı.'O ZAMAN MİLLİ TAKIMA HİÇ GELMESİNLER'Almanya'da yetişen ve bu ülke milli takımını seçen oyunculara hiçbir zaman neden Almanya'yı seçtin demeyeceğini vurgulayan Nuri Şahin, 'Bu hiçbir zaman sorgulanmaması gereken bir konu. Kızdığım şey de bazı futbolcuların 'Almanya olursa olur, olmazsa Türkiye'yi seçerim' düşüncesi. Bu çok saçma. O zaman hiç gelmesinler, oynamasınlar. Mesela Hakan Çalhanoğlu Alman Milli Takımı'nda oynayamaz mı, oynar. Ama Türkiye'yi seçti. Ömer Toprak, bence Avrupa'nın sayılı stoperlerinden birisi. İkisi de Atletico madrid maçında penaltıyı kaçırdılar o başka bir şey ama (gülüyor) ikisi de çok büyük futbolcu. Ama Türkiye'yi seçtiler. Gururla Türk futbolu için Türk Milli Takımı için oynuyorlar. İYi bir dönemden geçmiyoruz ama kararlarımızı sorgulama hakkı vermez kimseye' diyerek sözlerini bitirdi.Skorer
Anne Aysel Yayla: Katilleri Sakladılar, Oğlumu Öldürdüler
Oğlunun cenazesini almak için Adli Tıp Kurumu'na gelen Mehmet Şafak Yayla'nın annesi Aysel Yayla, 'Çok üzgünüm. Katilleri sakladılar. Oğlumu öldürdüler' dedi.Çağlayan Adliyesi'ne yapılan polis operasyonunda öldürülen DHKP-C militanları Mehmet Şafak Yayla ile Bahtiyar Doğruyol'un Adli Tıp Kurumu'nda otopsi işlemleri sürüyor.Adli Tıp Kurumu'na gelen Mehmet Şafak Yayla'nın annesi Aysel Yayla, “Çok üzgünüm. Katilleri sakladılar. Oğlumu öldürdüler' dedi. Cenazeler hakkında bilgi almak için gelen iki kişiyi yaka-paça gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüpheliler, slogan attı. Polis minibüsüne bildirilen şüpheliler sorgulanmak üzere Vatan Caddesi üzerindeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Cenazeleri almaya çok sayıda kişinin geleceği bilgisini alan polis, Adli Tıp Kurumu önündeki güvenlik önlemlerini artırdı.İbrahim AKTÜRK / DHA
Reklam
Erdoğan: 'Yasaklar Gelmemiş Olsa Yayınlamaya Devam Edecekler'
Resmi ziyaret için Romanya'da bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, akşamki programını iptal ederek, Türkiye'ye erken dönme kararı aldı. İstanbul Adalet Sarayı'na yönelik saldırıyla ilgili konuşan Erdoğan, 'Bakıyorsunuz daha ilk andan itibaren medya kuruluşları dahi bunlarla el ele vererek, oradaki görüntüleri yayınlamanın gayreti içerisine giriyorlar. Ne elde edeceksiniz, neyi kazanacaksınız? Anında yasaklar gelmemiş olsa yayınlamaya devam edecekler' dedi.
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Sabah haber toplantımız için hazırlanırken en önemli haber büyüme rakamlarının yüzde 3’ün altında gelmesi ve dış borcun yüzde 70 kadarının özel sektöre ait olduğu bilgisiydi.Toplantıya otururken İstanbul’daki metro ve tren seferlerinin elektrik kesintisi nedeniyle durdurulduğu haberi gelince biz de sabahtan beri birkaç kez gelip giden elektrik kesintisinin düşündüğümüzden daha büyük olabileceğini fark ettik.Birazdan yalnızca yaklaşık 15 milyon nüfusuyla Avrupa’nın çoğu ülkesinden büyük İstanbul’un değil, ülkenin büyük kısmının elektriksiz kaldığı anlaşıldı.Bu Türkiye’nin 1999’da 17 bin kişinin canını alan büyük Marmara depreminden bu yana karşı karşıya kaldığı en büyük enerji kriziydi.
Bruno Alves: "Dünya'nın Fenerbahçe'yi Görmesi Gerekiyor"
Bruno, Fenerbahçe’deki ikinci sezonunun içindesin. Geçtiğimiz sezon kariyerindeki 7. şampiyonluğu göğüsledin. Kariyerindeki sarı lacivert dönemi bizim için değerlendirir misin?Bugüne kadar formasını giydiğim tüm takımlar, benim için özel. Mücadele edip o mücadeleyi şampiyonlukla taçlandırmak gibisi de yok! Fenerbahçe’deki ilk sezonumda bunu yaşamak harikaydı. Benim için çok özel günlerdi. Daha önce böylesine bir coşku ve peşi sıra gelen harika kutlamalar içinde olmamıştım. Tesislerden Kadıköy’e kadar gidişimiz, taraftarlarımızla beraber o kutlamaları, o büyük partiyi yaşamak çok güzeldi. Hayatım boyunca unutmayacağım günler yaşadım, yaşamaya da devam ediyorum.Sıradaki tüm maçlara galibiyet parolasıyla çıkıyorsunuz. Her açıdan bu zorlu dönem için nasıl hazırlanıyorsunuz?Herkes emin olsun ki en iyi şekilde hazırlanıyoruz. Belki şu anda lider konumda olmadığımız için farklı düşünenler olabilir ancak takımdaki herkes elinden gelenin en iyisi ortaya koymaya çalışıyor. Takımımızı layık olduğu yere getirmenin bizim elimizde olduğunun bilincindeyiz. Bizde şampiyon olmak için o hırs, o kalite ve o istek mevcut. İnanıyorum ki; bir aile gibi bir arada kalır, birbirimize destek olur ve birbirimize güvenirsek sahip olduğumuz kalitenin de yardımıyla sezon sonunda hedeflerimize ulaşacağız.Fenerbahçe Yönetimi ve İsmail Kartal Hoca, bu süreçte sizi nasıl motive ediyor?Motivasyona ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum çünkü Fenerbahçe’de oynamak başlı başına bir motivasyondur. Hepimizin motivasyonu Fenerbahçe’yi layık olduğu hedefe ulaştırmaktır.Bu hedefler, 4. yıldız ve peşi sıra özlem duyulan Avrupa maçları olsa gerek…Yıllardır futbolun içindeyim. Dünya’nın en büyük turnuvalarında defalarca yer aldım ve birçok ülkede futbol oynadım. Bu tecrübeme dayanarak söylüyorum ki; Fenerbahçe gerek oyuncu kalitesi gerekse içerideki rekabet ortamıyla, her zaman Avrupa’da da yer almalıdır. Biz de takım olarak taraftarımızın da desteğiyle Fenerbahçe’yi hak ettiği yere, Avrupa’ya taşımak istiyoruz. Bence, Dünya’nın bu takımı görmesi gerekiyor ve Fenerbahçe taraftarları da bunu fazlasıyla hak ediyor.Mevkini dopdolu oynayan bir oyuncusun. Ekstra çalışmalar yapıyor musun?Evet, kariyerim boyunca kendim için her zaman ekstra çalışmalar yaptım. Dönemsel olarak neye ihtiyacım olduğunu düşündüysem ona yönelik çalışmalar içinde oldum. Kendi pozisyonuma has çalışmalar yapmayı seviyorum ve büyük bir istekle çalışıyorum. Teknik olarak bazı şeyler çalışıp kendime bir şeyler katmaya çalışıyorum. Böyle çalışmaların çok faydalı olduğunu düşünüyorum.Savunma hattındaki diğer takım arkadaşlarını nasıl buluyorsun?Hepsi uluslararası düzeyde kendini ispatlamış çok değerli oyuncular ve hangisi oynarsa oynasın bu takıma faydalı oluyor. Takımın hedeflerine giden yolda çok fazla emekleri var. Tüm diğer oyuncuların olduğu gibi…Takımın şu ana kadarki performansıyla ilgili neler söylemek istersin?İlk yarıyı lider kapadık. Sonrasında iyi gittik ama puan kayıplarımız oldu. Kendi evimizde iki önemli derbiyi kazanmasını bildik. İstatistiklere baktığımızda kalemizde çok az gol görüyoruz ki bu benim inanışıma göre; işimizi çok kolaylaştıran bir takım becerisidir. Hücum ne kadar önemliyse savunma da bir sanattır. Takım olarak bu anlamda herkes üstüne düşen görevi yerine getiriyor. Sakatlıklara rağmen herkes forma için hazır ve mücadele etmeyi biliyoruz. Kolektif bir bilince sahibiz. Bundan sonrası için ise galibiyet serisi yakalayıp hedefimize ulaşacağız.Süper Lig’de en çok pres yapıp zorlandığını hissettiğin forvetler kimler?Bu noktada tek tek isim vermeyeceğim çünkü bireysel rakip olarak değil, takım bazında rakip olarak görüyorum durumu. Zaten her forvet oyuncusunun farklı bir karakteri ve her maçın kendi içinde farklı bir yapısı oluyor. İyi oynayıp kazandığımız sürece mutlu oluyorum.İlk yarıdaki Galatasaray maçına tekrar geri dönme şansın olsa, neler değişirdi?O akşamı tekrar yaşasaydık değiştireceğim tek şey; maçın skoru olurdu. Çünkü o maçta galibiyeti gerçekten çok istiyordum. Kesinlikle şuna inanıyorum; o kırmızı kart olmasaydı biz o maçı kesinlikle kaybetmezdik çünkü gerçekten çok iyi oynuyorduk ve hepimiz bu maçı kazanacağımızı hissediyorduk. Ancak futbolda böyle durumlar oluyor. Bazen olan şeylere açıklama bile bulamazsınız. Sadece şöyle bir açıklama yapılabilir; kazanmayı ve takımıma yardım etmeyi çok istiyordum ve gerçekten içimde çok büyük bir istek vardı.Önümüzdeki sezondan itibaren ligimizdeki takımların kadrolarında 14 yabancı oyuncu bulunabilecek ve bir takım isterse 11 yabancı oyuncuyla sahaya çıkabilecek. Bu kararın Türk futbolunu ve Türk oyuncuları nasıl etkileyeceğini düşünüyorsun?Aslında tam olarak ne getirir bilmiyorum. Bu işin iki yönü var. İlk tarafına bakarsak iyi, kaliteli, tecrübeli yabancı oyuncular getirmek her zaman futbolunuza katkı sağlayacaktır. Onların buraya getireceği imaj, kalite, kendilerinden verecekleri, öğretecekleri şeyler çok önemli. Üst düzey futbol oynamış, kaliteli, bu ülkeye bir şeyler katabilecek, isim yapmış yabancıları getirebilmek her zaman güzeldir. Bir de diğer yanıyla bakmak lazım. Bazen belli kurallar koymak gerekir diye düşünüyorum. Bu Türk futbolu için bir tecrübe olacaktır. İyi mi olacak, kötü mü olacak yaşayıp görmemiz lazım. Bir yandan da bu ülkenin yeteneklerine, bu ülkenin değerlerine yer ayrılması gerektiğini düşünüyorum. Onların da kendilerini gösterebilmesi için onlara şans verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu ülkenin kültürünü, bu ülkenin değerlerini göstermenin de bu ülkeye her zaman katkı sağlayacağını düşünüyorum, o nedenle de bu işin iki yönü var. Nasıl olur bilmiyorum. Bir derbi düşünün, hiç Türk oyuncu yok sahada. Bu kuraldan sonra sahada genç oyunculara yer olacak mı bilmiyorum. Genç oyuncular kendilerine böyle maçlarda yer bulamadıktan sonra daha ileriye gidebilir mi, emin değilim. Milli takım daha ileriye gidebilir mi? Türk futbolu kendine daha fazla şey katabilir mi? Bu ülkedeki futbol önderlerinin, bu kararları veren insanların iyi düşündüklerini varsayıyorum.Kontratın devam ediyor ancak ilerisi için kafanda bir plan var mı?Gerçekten burada geçirdiğim 2 seneden ve burada geçirdiğim tecrübelerden son derece mutluyum. Bu yıldan sonra 1 yıllık kontratım daha var takımımla. Önce sözleşmemi bitirmek istiyorum. Sözleşmem bittikten sonra da o sırada önüme çıkacak fırsatları değerlendirmek düşüncesindeyim. Burada gerçekten çok mutluyum, ailem de benim gibi son derece mutlu.Boş günlerini ailenle nasıl değerlendiriyorsunuz?Fırsat buldukça evde ailemle, çocuklarımla birlikte vakit geçirmekten büyük keyif alıyorum. Onlarla top oynuyorum, bahçemizde onlarla oyun oynuyorum. Aynı zamanda onlarla dışarı çıkıp birlikte yemek yemekten ve her türlü bu şehrin tadını çıkarmaktan da büyük mutluluk duyuyorum.1 Milyon Üyeli Fenerbahçe Spor Kulübü... 4-5 yıl içinde bu rakama ulaşıldığı takdirde, Fenerbahçe ve Türk sporuna olan etkileri hakkında yorum yapar mısın?Taraftarları Kulübe yaklaştıran, Kulübün işleyişini daha da ileriye taşıyacak ve en önemlisi bu çatı altında mücadele veren takımlardan alınan verimi arttıracak bir proje olduğunu düşünüyorum. Çok özel ve olumlu sonuçlar doğuracak çok güzel bir proje. Bence Fenerbahçe taraftarı hem nitelik hem de nicelik anlamında o kadar büyük ki; Başkanımızın bu projesine destek verip o hedefe ulaşmalarını sağlayacaklardır.Son olarak taraftarımıza ne mesaj vermek istersin?Bizi desteklesinler, bu takıma inansınlar, stada gelsinler ve bizim arkamızda olduklarını göstersinler. Onların varlığı çok fark yaratıyor statta. Onlar varken sanki arkamızda bir dev varmış gibi hissediyoruz. İyi günde, kötü günde onlar her zaman yanımızda olsun istiyoruz'Radyospor
"Sert Konuşurum, Lay Lay Lom Yapmam"
Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi, Genel Sekreter ve Basın Sözcüsü Mahmut Uslu, Fenerbahçe Dergisine röportaj verdi. Uslu, sert konuştuğunu ancak kimseye hakret etmediğini belirtti ve Kadıköy'deki Trabzonspor maçını örnek gösterdi. İşte Mahmut Uslu röportajından öne çıkan bölümler...Fenerbahçe Genel Sekreteri ve basın sözcüsü Mahmut Uslu, kulüp dergisine açıklamalarda bulundu. Mahmut Uslu sert konuştuğunu belirtirken, kimseye hakaret etmediğini '12 kişi defans yaptılar' cümlesi yüzünden ise 45 gün hak mahrumiyeti cezası aldığını söyledi.“SIRITMA” DEMEK KÜFÜR MÜ?Trajikomik tabii ki, onlar şunu istiyor, konuşmayın, susun oturun. Bu hale gelmemizi istiyorlar. Biz bu hale gelmeyiz. Ama önemli olan bu değil. Bizim konuşmamızda suç unsuru varsa ceza ver. Bakın geçen sene ben yönetime yeni geldim, adımımı attım, Sivas’ta bir maça gittik. Meşhur 2-1 yenildiğimiz maç. Sivas’ta adam resmen voleybolda smaç yapar gibi topa elle vurdu, penaltımız verilmedi. Diğer ikinci konuda adam bizim stadımızdaki maçta Gökhan Gönül’e faul yaptı, hakem oyunu durdurup faul vereceğine avantaj verdi. Birinci devre tam tersine avantaj vermesi gerekirken vermedi. O hakemin ismini vermeyeceğim. Ben de aşağıda bizim soyunma odasına inerken, solda hakemlerin sağda ise bizim soyunma odamız var. Kimseyi rencide etmek için gelmedik. Biz oraya kendi çocuklarımıza, “Rahat olun, hoca yanlış görmüştür ama bu işleri çözersiniz siz” demek için indik. Fakat hakem gülerek karşımıza çıktı. “Hem penaltıyı vermiyorsun hem de sırıtıyorsun” dedim. 30 gün ceza aldım. “Sırıtma” demek, küfür mü? Hakaret mi? Görmeme ihtimali olmayan penaltıyı vermiyorsun, hem kendisi hem de 5. hakem açısından. Sonunda ne olduğunu bilemem. Bir sene 3-5 ay onu öylesine onu dinlendirdiler falan. Çok da iyi insan olduğunu biliyorum hakemin. Penaltıyı vereceksin, veremiyorsan bir idareci de karşına çıkar takımının hakkını arar. Biz köle miyiz? Köle Isaura mı bizim adımız. Bizim adımız Aziz Yıldırım, Mahmut Uslu.SERT KONUŞURUM, LAY LAY LOM YAPMAMGeçen Trabzonspor maçından sonraki demecimde “12 tane adam defans yaptı. Buna rağmen yenmemiz gerekirdi, çok gol kaçırdık” dedim ve 45 gün hak mahrumiyeti cezası aldım. Hiçbir hakaret yok. Evet, ben sert konuşurum. Gülerek mi, lay lay lom mu konuşayım. Berabere kalmışım tabii ki sert konuşacağım. Biz bir emek veriyoruz. Kötü oynadığımız da “Kötü oynadık” diyoruz. Gençlerbirliği maçında kötü oynadık. Ama burada hakkınız yeniyor. Galatasaray maçında Allah’tan yendik. Bu ne kadar hatadır, ne kadar ayıp şeylerdir bunlar. Şimdi bunları söylesem gazetede yine ceza verirler. Ama, rakiplerimizden birinin idarecisi maçtan sonra verdiği demeçte şunu söylüyor: “Hakemler bizi doğramaya gelmiş” yani gelecek demiyor, gelmiş diyor. Bu arkadaşa 20 gün ceza. Şimdi bu reva mı? Bu ayıp değil mi? Ben size 2 tane örnek veriyorum. Kardeşim penaltı vermiyorsun bir de sırıtıyorsun. Yaş olarak ondan büyüğüm, “Saygısızlık etme bana” diyorum. Ben de spor adamıyım. Hayatımızın 30-40 senesini antrenörlüğe, sporculuğa vermişiz. Milli takımlarda görev yapmışız, biz de sporcuyuz. Sende bana saygı göstereceksin, en azından sırıtmayacaksın.DEMOKRATİK BİR KULÜP OLDUKSorunuza gelirsek, Fenerbahçe Kongre üyeliğini ne kadar çok tabana yayabilirsek o kadar güçlü olacağımızı anladık. Bu proje 8-9 sene evvel ben yönetimdeyken konuşuluyordu. Bugün çıkmadı. 2000 TL olmasının nedeni de buydu. Yani insanların ekonomik gücü yok. Bugün çok insan işsiz. Türkiye’de çok problemler var. Problemsiz bir gün yaşamıyoruz. Dolayısı ile Kulüp üyeliğini 5’te 1’e indirelim, demokratik bir kulüp olduğumuzu da ispat edelim istedik. Normal nasıl delegasyon sistemi var. Onlar kendi aralarında yönetim kurullarını seçsinler, bu yönetim kuruluna girenler seçme ve seçilme haklarına sahip olsunlar istedik.TOPARLANMAYI AZİZ YILDIRIM YAPTIBunu da başlatan Aziz Yıldırım’dır. Başkanımız bu kulübü derleyen toplayan bir insandır. Tabiî ki daha evvelki başkanlarımız, rahmetli olanlar, şu anda sağ olanlar, hepsinden Allah razı olsun. Çok emek vermişlerdir, çok önemli işler yapmışlardır. Ama Aziz Yıldırım bütün bu yapılanların üzerine çok çok önemli katkılar sağlamış ve toparlamıştır. Yalnız tesisleşmeden bahsediliyor. Yalnız tesisleşme değil. Gerçekleştirdiği birlik ve beraberlik sayesinde camiamız Hedef 1Milyon Üye Projesi’ne müsaade etmiştir. Şu anda bütün kongre üyeleri, divan kongre üyeleri, % 99’u bu projeyi destekliyor. Çünkü insanlar anlamışlardır ki; Tabanda ne kadar çok bütünleşme sağlanırsa, o kadar güçlü oluruz. Önce manevi ve maddi olarak güçlü oluruz. Sportif başarılar ondan sonraki gelişmeler.Bizim önümüz çok acımasızca kesildi. Ben yönetimde değildim o dönem, dışarıdan bakan gözle çok rahat söylüyorum; çok muazzam bir takım kurulmuştu. Santoslu, Nianglı, Luganolu. Alex’le ilgili problem falan da yoktu. Stoperleri ile, sağ bek ve sol bek bunların hepsi hazır ve çok önemli bir takım oluşmuştu. Aziz Yıldırım bunu başarmıştı. Ondan 2 sene evvel biliyorsunuz Şampiyonlar Ligi’nde ilk 8’e girmiş bir takımdı. Bu takımın üzerine takviyeler yapılacak ve çok önemli yerlere gelebilecekti. Nerelere gelecekti? Belki ilk 4’e girecekti, belki final oynayacaktı, belki de şampiyon olacaktı. Ama bunlar da önemli değil. Mühim olan; Avrupa’da her zaman ilk 8’e, ilk 4’e girebilecek takımımızın olmasıydı. Bunu da yakalamıştık. 3 Temmuz bütün bu aşkı, bütün bu hayallerin hepsini bitirdi. Hani var ya kışlaları dağıttılar, silahın topunu aldılar, aynı o hale getirdiler Fenerbahçe’yi. Bazı oyuncular satıldı. Oyuncular gitmek istememelerine rağmen mecburen gittiler. Çünkü kapıda 400 milyon borç var ama onun karşılığında Şampiyonlar Ligi vs. gelecek gelirleri var. Bunların hepsi kesildi.BU KULÜP BAŞKANLIK SİSTEMİ İLE YÖNETİLİRFenerbahçe’de başkanlık yapmak çok zor, idarecilik kolaydır. Ben yönetime girmeden evvel de aynı şeyi söylüyordum. Fenerbahçe’de başkanlık sistemi vardır. Şimdi diyorlar ya başkanlık sistemi. Evet, bu kulüp başkanlık sistemiyle yönetilir. Başkanlık sisteminde demokrasi vardır. Yönetim kurulunda herkes fikrini açık açık söyler ama sonunda başkan ne derse o olur. Sistem budur. Çünkü başkanlık sisteminde genel kurul üyeleriniz başkanı seçiyor. Tabii ki yöneticiler, bizler çok önemliyiz. Tabii ki bizimde önemli fonksiyonlarımız var ama başkan önemlidir. Siz başkanı hapse atmışsınız. Kulüp ‘Tığ teber’ kalmış. Allah razı olsun o zamanki Nihat Özdemir gibi, Ali Koç gibi ve diğer yönetici arkadaşlarımız gibi bütün yönetim kurulu üyeleri darbe üzerine darbe yiyen kulübü ayağa kaldırmışlardır ve başkanın hapiste olmasına rağmen hiç olmazsa belli yerlere getirmişlerdir.KİMSEYE MUHTAÇ OLMAYAN BİR KULÜP OLACAĞIZBuradan tekrar Hedef 1 Milyon Üye Projesi’ne geliyorum, çok önemli bir proje. Biz yöneticiler olarak bunu çok önemsiyoruz. Biz tabiî ki şampiyon olmak için uğraşıyoruz. Bizim için 1 Milyon Üye hedefe ulaşırsa, biz bunları görürsek 5-6 yıl sonra en büyük mutluluğu biz paylaşacağız. Çünkü o zaman ne borcu, ne harcı olan. Yalnızca üyelerin aidatıyla 50 milyon gibi bir paraya sahip olan, amatörleri de hiç kimseye muhtaç olmadan yöneten bir kulüp haline gelecek burası ve nereden baksanız 8-10 tane şehirde kendi tesisleri olan, sosyal dayanışması olan bir sistem kurulacak. Yatırımlar yapılacak. Dolayısıyla bu kadar önemli bir olaydır…Fenerbahçe’nin 3 Temmuz olayında yaşadığı ağır travmaların yaraları sarılıyor. Onun için böyle günlük yenildik, yenilmedik, üzüldük gibi olaylarda kulüp dimdik ayakta. Fenerbahçe artık bunları bitirdi. Artık böyle şeyler yok. Eskiden 2 kötü sonuç olunca ortalık karışırdı, yönetimler giderdi. Bu tabii Genel Kurulun takdiri.DEVLETE, YÖNETENLERE SESLENİYORUMÖnerimiz şuydu; Dersiniz ki yıl sonu itibari ile ödeyeceğiniz vergiden Amatörlere harcadığınız parayı mahsup edin, gerisini ödeyin. Bu kadar basit. O zaman ben daha çok yatırım yapabilirim. Getirdiği şampiyonluklar nispetinde de branşlaştırır, her şehre, her kulübe bir görev verirsiniz. Birine güreş, ikisine yüzme. Başkasına kayak vs. Bu şekilde sporcu da yetiştirme imkanı yaratılacak. Peki bunu suistimal eden olmaz mı? Her teşvikte suistimal eden olabilir ama % 10 olur, % 5 olur. Fakat şunu düşüneceksiniz; bu spor kulüplerinden aldığın para çok büyük bir para mı? Türkiye’nin büyümüş bütçesinde çok az bir para.Sen bu aldığın parayı spora doğru dürüst yaratabiliyor musun? Yapmıyorsun. Yapsan zaten sporcu yetişir. Şu an yine sesleniyorum; Sporu seven Sayın Cumhurbaşkanına, Başbakan, Maliye bakanı, Spor bakanı kim varsa. Federasyon’dan sonra Fenerbahçe’ye geldiğimde, aynı şeyleri Aziz Yıldırım defalarca, ben defalarca anlattım. Çünkü ben amatör branşlardan, basketboldan gelen, milli takım seviyesinde antrenörlük yapmış, genç milli oyuncusu olan bir insan olarak bunları görüyorum. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş gibi kulüplere bu imkanları sağlamalısın. Bakın bugün komünizm öldü. Komünizm döneminde devlet yoluyla oyuncu yetiştiriliyordu. Bugün Türkiye’de hala o zihniyet var. Bu zihniyetlerin değişmesi lazım. Bunları spor kulüplerine vermeniz lazım.BANA LAF YETİŞTİRME, DESTEK VERBakın hep anlatıyorlar; Belediye Spor A.Ş’den bir arkadaş “Fenerbahçe bizim spordan çekilmemizi istiyor” demiş. Senin çekilmeni kimse istemiyor. Sen Amerika’daki gibi, Avrupa’daki gibi spor yaptır. Mahallende yaptır, gençliğe yaptır. Belediye olarak senin görevin bu. Sen yarışmacı olma. Bizim anlattığımız o. Kanunda var. Yarışmacı olma sen. Yarışmacı olduğun zaman işin şekli değişiyor. Benim vergilerimle sen bana rakip oluyorsun. Bunu anlamıyorlar. Başkanımız Aziz Yıldırım’a oradan laf gönderiyor. Arkadaşlar, sizlerin yaşı kadar, babalarınızın, dedelerinizin yaşı kadar bu kulüp spora hizmet vermiş. Belediyeler yoktu o zaman. Sen gücünü kamu yararına kullan. Onlara mesaj veriyorum. Net. Bakın Amerika’da YMC’ler var. Bunlar belediyelerin spor kuruluşları. Salonları var. Git, bir tanesinin salonlarında seyirci yoktur, açık hava spor salonları vardır, futbol sahaları vardır. Amerikan futbol sahaları vardır, basketbol sahaları vardır. Belediye bu hizmeti verir, oraların bakımını yapar, temizliğini yapar ve vatandaşların mahalle aralarında, ilçeler arasında yarışmalarını sağlar. Profesyonel değil amatördür. İşte budur belediyenin spora hizmeti. Ama sen bana rakip oluyorsun destek olacağına, bir de “Kapatmayı düşünüyorlarmış” diye laf gönderiyorsun, buna hakkın yok senin. Sen kamu görevlisisin. Benim vergimle sen bunları yapıyorsun. Yarışmacı olamazsın.AZİZ YILDIRIM’IN KATKISI BÜYÜKYayın ihalesi gelirleri, 5 yıl evvel Başkanımız Aziz Yıldırım’ın Kulüpler Birliği Başkanı iken dile getirdiği ‘’Gelirler 400 milyon dolar’ olmalı sözünden sonra arttı ve nitekim başkanımızın girişimleri ile o dönemde gelirler 400 milyon dolara yükseldi. Şimdi Kulüpler Birliği “İhaleyi biz yapacağız’’ diyor, Federasyon destekliyor ama 2017’ye kadar sözleşmemiz var ve altı doldurulmalı şeklinde görüş bildiriyor. Yani bu projenin altını dolduracaklarmış, bunun altı 2-3 ayda doldurulur. 2017’ye kadar beklemeye ne gerek var. Digiturk biliyorsunuz artık devletin. TRT’den bir farkı yok. Ayrıca neyin altı dolu ki, mesela sen Passolig’i niye altını doldurmadan çıkarttın? Bin tane aksaklık var. Vatandaş ne ümit ediyordu Passolig’ten? O kameraları koyduk, orada küfür edenleri, terbiyesizlik yapanları tespit edecek. Onları alacak 6 ay, 3 ay ceza. Masuma bir şey olmayacak. 12 bin kişi arasında bin kişi, 300 kişi 500 kişi kaç kişiyse, babalar bakıyorlar; küfür var, kaç dakika. Tak yazıyorlar. Hepsine ceza. Üstelik bir dahaki maça da gelemiyor taraftar, oradaki 10 bin kişi. 9 bin kişi masum. Böyle adaletsizlik olmaz. Sonra benim locam var, kartlarım var, kombinelerim var. Ben sorumlu değilim, ben satın almışım kulübe hizmet vermek için. Adam “Kullanamazsın” diyor. Benim aldığım kombinelerin geçerli olması lazım. Kim alırsa alsın sorumluluğu da ona verilmesi lazım. Bunların yeniden tartışılıp düzeltilmesi lazım. Yönetmelik mi değişir ne yapılacaksa yapılması lazım. Şimdi stadı hizmete girdiği zaman Beşiktaş’ta aynı problemlerle karşılaşacak. Galatasaray’da aynı problem var. Her zaman seyirci azalacak. Bize günah değil mi? Bize karşı bunlar, sizin yolunuzu biz keseriz diye uğraşmaya çalışıyorlar. İşte bunun için de Hedef 1 Milyon Üye Projesi çok çok önemli.DHA
Reklam