Başbakan Ahmet Davutoğlu, İstanbul Çağlayan Adalet Sarayı'nın adı bundan sonra Mehmet Selim Kiraz Adalet Sarayı olarak değiştirileceğini açıkladı. Davutoğlu ayrıca Savcı Kiraz'ın rehin alındıktan sonra fotoğraflarını yayınlayan medya kuruluşlarına yönelik sert eleştirilerde bulundu ve cenaze törenine alınmayan medya kuruluşlarına ilişkin 'Akreditasyon emrini ben verdim, bir daha olursa yine veririm. Basın özgürlüğü bu değil, ondan daha önemlisi insanlık onurudur' dedi. Davutoğlu, seçimlere kadar provokasyonların devam edebileceğini söyleyerek “Sokağa izinsiz şekilde çıkana bir dakika bile müsamaha gösterilmeyecektir' ifadelerini kullandı.
İstanbul Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi’nde eylem yapan bir gruba polis müdahale etti. 21 kişi gözaltına alındı.Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesinde protesto gösterileri yapan gruba polis müdahale etti. Saat 11.30 sularında kampüs içerisine giren çevik kuvvet, özel tim ve sivil polislerden oluşan ekipler üniversite binası içerisine girdi. Kampüs dışında TOMA ve çevik kuvvet ekipleri bekledi. Olayların ardından polis 11i kadın 21 kişi gözaltına alındı.Ezgi ÇAPA | DHA
Penguen çizerlerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Eerdoğan'a hakaret iddiasıyla verilen cezaya, Penguen, yeni sayısının kapağında tepki gösterdi.Penguen dergisi yeni sayısının kapağında hapiste bir penguen çizildi.İşte Penguen'in 'Biz çizmeye devam ediyoruz' başlıklı o kapağı...
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Bir savcının katledilmesi hele hele Berkin Elvan üzerinden katledilmesi hiç kimsenin içine sindireceği bir olay değildir. Yapanlar insan değildir. Terörü gerçekleştirenler insan değildir.” dedi. Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara’dan İstanbul’a geldi. Atatürk Havalimanı’na yaklaşık 1 saat rötarlı gelen Kılıçdaroğlu, VIP salonu çıkışında açıklama yaptı. Adalet dağıtan bir insanı bu şekilde vahşice öldürülmesi asla kabul edilemez olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin terörden çok çektiğini ifade etti. Toplumda hangi görüş ve inançtan olunursa olunsun teröre karşı ortak tavır sergilenmesi gerektiğine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “Çok acılar çektik. Aynı acıları yeşertmek istemiyoruz. Teröre lanet okumak hepimizin ortak görevi olmalıdır. Bir savcının katledilmesi hele hele Berkin Elvan üzerinden katledilmesi hiç kimsenin içine sindireceği bir olay değildir. Yapanlar insan değildir. Terörü gerçekleştirenler insan değildir. Şiddetle kınıyoruz, kınamaya devam edeceğiz. Ülke olarak bizim huzur, barış, beraberce yaşamaya ihtiyacımız var. Ama terör asla ve asla bu topraklarda yeşermemeli. Teröre bu topraklarda son vermeliyiz.” dedi.‘BASIN TERÖRE KARŞI ORTAK LANET OKUDU’Bir gazeteci, “Savcının cenaze törenine akreditasyon yapıldı, bazı yayın kuruluşları alınmadı. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, bunu kesinlikle doğru bulmadığını ifade etti. Kılıçdaroğlu, “Hangi gerekçeyle böyle bir şey yapıyorsunuz. Hem huzur istiyoruz hem basını ayırıyorsunuz. Neden ayırıyorsunuz. Bakın Türkiye’deki basına; teröre karşı ortak tavır sergiledi. Teröre karşı ortak lanet okudu basın. Objektif oldu bu konuda basın. Siz neden ayrım yapıyorsunuz. Hangi gerekçeyle ayrım yapıyorsunuz. Gerçekten bu hükümeti anlamak mümkün değil. Zaten Türkiye’nin iyi yönetilmediğini baştan beri ifade ediyorum. Türkiye iyi yönetilmiyor. Eğer Türkiye iyi yönetilseydi, adam gibi yönetilseydi biz pek çok sorunu aşabilirdik. İnşallah bunları aşacağız.” diye konuştu. Cenaze namazına katılmamasıyla ilgili eleştirinin sorulması üzerine ise onu daha sonra yanıtlayacağını söyledi. Cihan
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın katledildiği saldırıyla ilgili haberleri nedeniyle Bugün, Cumhuriyet, Posta ve Hürriyet gazeteleri hakkında ''Terör örgütü propagandası yapmak'' suçundan soruşturma başlattı.31 Mart salı günü İstanbul Çağlayan adliyesindeki savcı Mehmet Selim Kiraz'ın iki DHKP-C üyesi tarafından rehin alınması ve öldürülmesiyle ilgili bazı yayınlar yargıya taşındı.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu, olayla ilgili haberleri ve kullandıkları fotoğraflar nedeniyle Bugün, Cumhuriyet, Posta ve Hürriyet gazeteleri hakkında res'en soruşturma başlattı.Soruşturma ''terör örgütünün propagandasını yapmak'' suçu kapsamında başlatıldı.Savcılık kaynakları, gazetelerin bugünkü nüshalarında savcı Kiraz'ın rehin alındığı fotoğrafların yayınlandığını, bu yayınlarda DHKP-C'nin propagandasının yapıldığını belirtti.Operasyon sırasında öldürülen iki örgüt üyesi, savcıyı rehin aldıktan sonra savcının silahla tehdit edildiği fotoğrafları internet üzerinden paylaşmış, bazı internet siteleri ve gazeteler de bunları yayınlamıştı.Başbakan'dan medyaya eleştiriRehin alma krizi sırasında televizyonlar ve internet sitelerine yönelik olarak Başbakanlık tarafından yayın yasağı kararı alınmış, operasyonun ardından yasak kaldırılmıştı. Başbakan Ahmet Davutoğlu da, bugün düzenlediği basın toplantısında, savcının ailesinin nasıl etkileneceğinin düşünülmediğine dikkat çekti. Yayın yasağını ihlal eden kurumlarla ilgili şunları söyledi:' Bu evlat sabahleyin gazetede bu resmi gördüğünde ne hissetti? O gazeteye, o resmi basanlar bir baba olarak, bir dede olarak, bir amca olarak, bir teyze olarak, hangi yaşlardaysa... Patronlarına da söylüyorum. Çok açık söylüyorum. Bakın 7 aylık hükumetimiz var. Ben de başbakanım 7 aydır. Her türlü eleştiriyi bize yaptılar. Tek bir yerde bile basına dönük herhangi bir ifadede bulunmadım. Bu kapsamda bir akreditasyona gitmedim, devlet güvenliği gerektiren haller dışında. Biz yayın yasağı getirmişiz. Niye getiriyoruz o yayın yasağını? Dünyanın her yerinde gelir. Aslında yayın yasağına ihtiyaç bile yoktur. Biraz ülke aidiyet bilinciyle hareket eden, şu an bile insani duyarlılıkta, 'Şu an bunu yapmam teröristlere yarar, şu anda bunu yapmam propagandanın parçası haline beni getirir, şu anda bunu yapmam, yürüyen bir süreç, iletişim varsa bunu etkiler' deyip, herkesin kendisinin bunu yapması lazımken, yapılmadığını görünce yayın yasağı getirdik.'Başbakan Davutoğlu, operasyon bitince yayın yasağını kaldırdıklarını ifade ederek, 'Tamam ama yayın yasağı kalkınca yürekteki yasak kalkar mı? Yani bu resmi, şakağına silah dayanmış bir onurlu savcımızın bu resmini yayınlamak, hangi basın ahlakıyla izah edilebilir' değerlendirmesinde bulundu.Başbakan Davutoğlu, savcının o durumdaki fotoğraflarını yayınlayan basın kuruluşlarının da cenaze törenine alınmaması talimatını kendisinin verdiğini söyledi. 'O basın organlarının muhabirlerinin bu cenazeye gelme hakları yoktur. Bu ailenin karşısına çıkma hakları yoktur.' dedi.Al Jazeera
MHP Genel Merkezi, 7 Nisan'da milletvekili adaylarını açıklamadan önce teşkilat içinde eğilim yoklaması yapacak. Parti üyeleri web sitesinden aday görmek istedikleri kişileri seçecek. Şifreli oylamaya parti üyesi olmayanlar katılamayacak, her üye bir oy verecek.AK Parti milletvekili adaylarını belirlerken teşkilatın temayülünü (eğilimini) sandık kurarak ölçmüştü. MHP ise sanal temayül yapacak.MHP Genel Merkezi, ülke genelindeki tüm üyelere kısa mesajla bunun bilgisini verdi.Sanal temayülde http://temayul02.mhp.org.tr adresli web sitesine girip TC kimlik numarası, ad, soyad, cep telefonu numarası ve kullanılan operatörün adı yazılıyor.Daha sonra üyenin cep telefonuna kısa mesajla şifre geliyor. Bu şifre yazıldığında tercihte bulunmak istedikleri il soruluyor.Örneğin İzmir işaretleniyor. İzmir'in hangi seçim bölgesinde oylamada bulunulacağını belirtmek için bir tık daha gerekiyor.Parti üyesi, o bölgenin milletvekili aday adaylarının adlarının yazılı olduğu sayfada kimlerin milletvekili görmek istediğini işaretliyor.Üyenin tercihi bu şekilde alınmış oluyor. Parti üyesi olmayan biri tercihte bulunmak istediğinde 'sistemde kayıtlı değilsiniz' uyarısıyla karşılaşıyor, her üye sadece bir kez oylamaya katılabiliyor.DHA
Levent Gök, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, İstanbul Adliyesi’ndeki saldırıyla ilgili “Bir savcının odasına girerek, rehin alarak bir operasyon yürüten bu terör unsurlarına karşı devletin bu kadar seyirci kalması affedilebilir değildir. Savcı göz göre göre hayatını kaybetmiştir” dedi.Zete'de yer alan haber göre Grup başkanvekili Gök’ün değerlendirmeleri şöyle:“Başbakan yüzleri maskeli, elleri silahlı kişilerden bahsediyor. Bayın Başbakan o kişiler oraya yüzleri maskeli girmedi ki. Ellerini kollarını sallaya sallaya girdiler. Senin istihbaratın, senin güvenliğin ne işe yarar? Olaydan emniyet kuvvetlerinin haberi yok, istihbaratın, MİT’in haberi yok, hükümetin haberi yok. Başbakan hala mızmız bir çocuk gibi genel başkanımıza güya çamur atacak. Savcı rehine alınmış, aradan saatler geçmiş ve arabulucular çağrılmış görüşmeler yapılıyor, Başbakan’dan tık yok. Cumhurbaşkanı konuşuyor. Başbakan Sayın savcı hayatını kaybettikten, operasyon bittikten sonra açıklamalar yapıyor. Ülkede çok ciddi bir hükümet krizi vardır. Böyle bir hükümetin Başbakanı yoktur. Bir savcının odasına girerek, rehin alarak bir operasyon yürüten bu terör unsurlarına karşı devletin bu kadar seyirci kalması affedilebilir değildir. Savcı göz göre göre hayatını kaybetmiştir.”Savcının rehin alındığı odada neler yaşandığının hala bilinmediğini belirten Gök, “Adli tıp raporlarından sonra umuyoruz ki savcının üzerinden çıkan 5 kurşunla ilgili de kamuoyuna yeterli, aydınlatıcı bilgiler verilir” dedi.Rehine alanların ve rehin alınanın ölmüş olmasına rağmen Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın operasyonun başarılı olduğu yönündeki sözlerini de eleştiren Gök, “Siz kamuoyuyla, milletle alay mı ediyorsunuz? Sayın Başbakan siz orada rehin alınan savcınızı koruyamıyorsanız bu işi bırakıp gidin, kimseye de çamur atmayın. Bunun altında kaldınız” dedi.Gök, gazetecilerin saldırıyla ilişkin sorularına şöyle yanıt verdi:“Ellerini kollarını sallaya sallaya girmişler. Hakim ya da polis kıyafetiyle girebilir. Bunu önlemek istihbaratın görevi. Savunmanın en önemli ayaklarından birisini oluşturan avukatlık mesleğine Başbakan’ın saldırması kabul edilemez. Başbakan kendi istihbarat zaafiyeti, güvenlik zaafiyetini başka kurumlara ve kişilere yıkmasın. Mızmız Başbakan başka yerlerde herhangi bir şekilde suç aramasın. İstanbul’daki olayın baş sorumlusu hükümettir, İçişleri Bakanı’dır, MİT’tir, güvenliktir, emniyettir. Hesabını versinler, kimseye çamur atmasınlar. görevlerini yapamıyorlarsa bırakır giderler, görevini yapacak aslan gibi yürekli insanlar gelir.”Avukatların adliyeye girişi sırasında aranması konusunda yasal düzenlemeye ilişkin bir soru üzerine Gök, adliyeye girerken herkesin X ray cihazından geçtiğini belirterek, “Senin güvenlik zaafiyetinin sorumlusu avukatlar değiller” dedi. ZETE
Filistin Yönetimi bugün yapılan bir törenle resmen Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) üye oldu.Mahkemeye üyelik Filistin'e, İsrail'e karşı savaş suçlarından dava açma imkanı tanıyacak.Ancak aynı şekilde Filistinli militan gruplar aleythine dava açılmasının da önü açılacak.Filistinlilerin, İsrail aleyhinde, 2014 yılında Gazze'deki eylemlerinden ve yeni Yahudi yerleşim merkezleri inşa etme girişimlerinden dolayı dava açmaya hazırlandıkları bildiriliyor.İsrail UCM'ye üye değil. İsrailli yetkililer de henüz Filistin'in üyeliği konusunda bir yorumda bulunmadı.Filistin Yönetimi, UCM'nin kuruluş anlaşmasını Ocak ayında kabul etmiş, uluslararası insan hakları kuruluşları bu gelişmeyi memnunlukla karşılamıştı.Filistinlilerin UCM'ye üyeliği, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Filistin devleti kurulmasına karşı sert söylemiyle seçimlerde zafer kazanmasının ardından, taraflar arasında barış görüşmeleri yapılması olasılığının iyice zayıfladığı bir döneme rastlıyor.Netanyahu daha sonra sözlerinin yanlış anlaşıldığını söylemişti.Meşal: Netanyahu barış sürecini öldürdüÖte yandan, Hamas lideri Halid Meşal de Netanyahu'yu 'barış sürecini öldürmekle' suçladı.Halid Meşal, BBC Orta Doğu editörü Jeremy Bowen'e verdiği mülakatta, uluslararası topluma İsrailli liderlerin radikal tutumlarına son vermeleri çağrısında bulundu.
'Siz Mustafa Kemal'in askerleri değil generalleri olsanız ne yazar it sürüleri' sözü nedeniyle hakkında dava açılan Sırrı Sakık hakim karşısına çıktı.Nevruz kutlamalarında HDP'ye tepki gösteren ve 'Biz Mustafa Kemal'in askerleriyiz' diyenlere, 'Siz Mustafa Kemal'in askerleri değil, generalleri olsanız ne yazar it sürüleri' demesi üzerine hakkında dava açılan DBP'li Ağrı Belediye Başkanı Sırrı Sakık, bugün 2'nci Asiye Ceza Mahkemesi'nde hakim karşına çıktı. Sakık, 'Benim Mustafa Kemal ve İsmet İnönü'ye saygım sonsuzdur' dedi.'CUMHURBAŞKANI DA YERİ GELİNCE ELEŞTİRİYOR'TCK'nın 301'inci maddesi uyarınca 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası istenen Belediye Başkanı Sırrı Sakık, bugün Ağrı 2'nci Asliye Ceza Mahkemesinde verdiği ifadede, 'Bu sözleri Fethiye'de partimizi basan Emniyet Müdürü ve Kaymakama hitaben söyledim. Onlar da benim söylediğim sözleri, cımbızla alarak aleyhime kullanmışlar. O gün söylediğim sözleri bu gün de tekrar ediyorum. Mustafa Kemal'in resmini taşıyıp, insanları linç edenlere söylüyorum. Benim ayrıca Mustafa Kemal ve İsmet İnönü'ye saygım sonsuzdur. Ayrıca askerlerimize karşı bir hareketim söz konusu değildir. Mustafa Kemal ve İsmet Paşa'nın eksik yanları varsa ben bunları eleştiririm. Ancak hakaret etmem. Bu ülkenin cumhurbaşkanı da yeri geldiğinde Mustafa Kemal ve İsmet Paşa'nın eksik taraflarını eleştirebiliyor. Ülkede yapılan katliamlara dair Cumhurbaşkanı ve Başbakan özür dilemişlerdir. Ben 18 Mart'ta Ağrı'da yapılan Nevruz konuşmama, Çanakkale'de şehitleri anarak başladım. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum' diye konuştu.'KONUŞMAM KARDEŞLİĞE VE BARIŞA DAYALIYDI'Duruşması 22 Mayıs'a ertelenen Sırrı Sakık, Adliye Sarayı önünde bekleyen gazetecilere geçen yıl Mart ayındaki yerel seçimler sırasında batı illerinde Kürt mahalleleri ile partilerine saldırılar yapıldığını ileri sürdü. Sırrı Sakık şunları söyledi:'Saldırıyı gerçekleştirenler ellerinde bayraklar ve tekbir sesleri ile biz 'Mustafa Kemal'in Askerleriyiz' demişlerdi. Ben de onlara Ağrıdan, 'Siz Mustafa Kemal'in askerleri değil, Generali olsanız ne yazar it sürüleri' demiştim. Sözüm açık ve net. Sözüm o vandalizm, o vandallaraydı ve o linç girişimlerini gerçekleştirenleredir. Ne Türk Silahlı Kuvvetleri'ne, ne polise ne Mustafa Kemal'e ne de İsmet Paşa'ya burada bir hakaret yoktur. Türkiye'nin değerlerini bizim de değerlerimiz olarak kabul ederiz. Biz de asla kendi değerlerimize hakaret ettirtmeyiz ve yapıldığı zaman da çok tepki veririz. Bu kadar açık ve net söylememe rağmen. Burada benim konuşmam tamamen barışa kardeşliğe dayalıydı. Bizim söylediğimiz hatta Cumhuriyet mitingleri yapıp Ak Parti'nin Genel Merkezi'ne dayayarak dönüp orda biz Mustafa Kemal'in askerleriyiz deyip bir iradeye saldıranlaraydı. O gün de dedim bugün de söylüyorum. Bugün avukat arkadaşlar buradaki Baro başkanımıza teşekkür ediyorum. Bu noktada bizim yaptığımız konuşmalar ile ilgili derleyip toplayıp bir CD sundular. Diliyorum, umuyorum yargı bunu bir an önce alır inceler.''KAPIMIZ AÇIK'Her zaman barışın savunucusu olduklarını söyleyen Sırrı Sakık, 'Bundan sonra bizim söylediklerimizi çarpıtarak bizi yargıya taşımayın. Ne söylüyorsak açık ve net arkasındayız. Birbirimizi seveceğiz. Onlar da bu noktada barışa katkı sunmak isterlerse kapımız onlara da açıktır' dedi. Yapılan açıklamanın ardından adliye sarayı önünde toplanan yaklaşık 100 kişi Sakık lehinde sloganlar atarak sessizce dağıldı.DHA
Alcatel’in ilk olarak geride bıraktığımız CES Fuarı’nda duyurduğu akıllı saati OneTouch Watch , bugün itibarıyla ön siparişe sunuldu. OneTouch Watch hem iOS’li hem de Android’li cihazlara destek vermesiyle dikkat çekiyor.Sağlık takip sistemi, cep telefonu bildirimleri ve müzik kontrolü gibi tüm akıllı saat özellikleri OneTouch Watch’ta da mevcut. 1,22 inçlik 240×204 piksel çözünürlüklü yuvarlak ekrana sahip olan saat ilginç bir şekilde gücünü ekranından değil, kayışından alıyor. USB 2.0 şarj portuna, içinde 210 mAh kapasiteli pil bulunan kayışı takılarak şarj ediliyor. Saatin, kullanım sıklığına göre 2 ila 5 gün arasında bir performans sergilediği belirtiliyor.
Bebekler ilk kez saçlarını kestiriyor, fakat bir sorun var; büyük ihtimalle tekrar çıkmayacak sanarak derin bir kedere sürüklenmişler. Belki çıkan makas sesinden korkuyorlar, belki de saçlarının çekiştirilmesi onları çok rahatsız ediyor. Ama ortak bir sonuç varki; hepsi saçları kesilirken çok ağlıyor.
Ptolemy Elrington, gezegenimizin geleceği için geri dönüşümünün gerekliliğine inanan bir İngiliz sanatçı. Yapıtları da bu inancını net bir şekilde ortaya koyuyor. Çoğu insanın 'artık bir işe yaramaz' diyerek bir kenara attığı otomobil parçaları, özellikle de jant kapakları; Elrington'un heykellerinin vazgeçilmez parçaları. Sanatçı heykel yapımında kendisine gereken malzemeleri toplamak için zamanının büyük bir bölümünü, otoyol kenarlarında, hurdalıklarda ve çöp alanlarında geçiriyor. Jant kapakları dışında, jantlar, hurda metaller ve eski alış-veriş arabalarını da kullanan sanatçının çalışmaları, bugüne kadar; Londra, Brighton, Edinburgh, Barcelona ve Atina gibi şehirlerde defalarca sergilenmiş. Ayrıca sanatçının 200 pound'tan başlayıp 10.000 pound'a kadar çıkan heykelleri, dünyanın dört bir köşesinden alıcı buluyor. Elrington'un, insanlar tarafından değersiz görülen ve çevre kirliliği yaratan nesneleri birer sanat eserine çevirmeyi başarması, bize göre onunla ilgili en çok takdir edilmesi gereken nokta. Herkes bu yetenekte olmayabilir ama aynı duyarlılığı paylaşmamak için ne mazeretimiz olabilir ki?
Blake Griffin'den feyz alarak arabanın üzerinden smaç vurmayı deneyen Lloyd Hickinson'ın ilk hakkı başarısızlıkla sonuçlansa da ikinci hakkında bu smacı başarabileceğini ispatladı.
Adliyedeki rehine krizi ve operasyona ilişkin haberleri değerlendiren Doğan Yayın İlkeleri Kurulu, Mirgün Cabas'ın kişisel tweet'inin ve Hürriyet ile Posta'da DHKC sembolünün görünmesinin yayın ilkelerine aykırı olduğunu ifade etti. CNN Türk programcısı Mirgün Cabas’ı da attığı tweet nedeniyle ‘hatasını derhal düzeltmeye’ çağırdı.Doğan Yayın İlkeleri Kurulu Başkan Yardımcısı Volkan Vural’ın imzasıyla yapılan açıklama şöyle;“Doğan Grubu medyasının yayın ilkeleri belli ve açıktır. Doğan Yayın İlkeleri Kurulu bağımsız bir kurul olarak bu ilkelerin uygulanmasını izlemekte ve gözetmektedir.Kurulun gelecek toplantısı beklenmeden, aciliyeti dolayısıyla yapılan değerlendirmede şu sonuçlara varılmıştır:Mirgün Cabas’ın kişisel tweeti yayın ilkelerine aykırı1. CNN TÜRK programcısı Mirgün Cabas'ın şehit Savcımız Mehmet Selim Kiraz'ın teröristler tarafından rehin alınması olayı ile ilgili olarak atmış olduğu tweet, Yayın ilkelerine aykırı görülmüştür.(madde 24). Aynı ilkeler çerçevesinde hatasını derhal düzeltmesi gerekmektedir. (Madde 30).https://twitter.com/MirgunCabas/status/582872054153760768**DHKP-C sembolü yayın ilkelerine aykırı2. Hürriyet Gazetesinin manşetten verdiği terörü lanetleyen haberi, bu haberi verirken terör örgütünün propagandasına yer vermeyecek şekilde kullandığı fotoğraf Yayın İlkelerine uygun bir davranış olarak değerlendirilirken, gazetenin iç sayfasında terör örgütünün sembollerini gösteren bir fotoğrafın yayımlanması, benimsediğimiz ilkeler bakımından hatalı görülmüştür.3. Posta gazetesinin, 1. Sayfadan Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın şehit oluşunu haber olarak verirken, terör örgütünün sembollerini gösterir bir fotoğraf kullanması, Yayın İlkeleri açısından yanlış olmuştur.4. İlgili televizyon ve gazete yönetimlerine bu ikaz ve uyarılarımız yapılmakta olup, Kurulun yapılacak ilk toplantısında bu konular derinliğine ele alınacaktır.5. Daha bu haberler çıkmadan, Doğan Grubu medyasını suçlamak ve olayın sorumluluğunu Doğan medyasına yüklemek gibi bir tutum içine giren bazı medya çevrelerine tek tavsiyemiz, özeleştirilerini yaparak kendi yayınlarını gözden geçirmeleri ve bunların basın mesleğinin asgari kuralları ile etik değerlerine uygunluğunu gözetmeleridir.6. Doğan Yayın İlkeleri Kurulu olarak, her türlü terörü kınar ve lanetlerken, Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz'a Allah'tan rahmet, yakınlarına, adalet camiamıza ve milletimize başsağlığı dileriz.Kamuoyuna saygı ile duyurulur.Mirgün Cabas özür dilemiştiBerkin Elvan soruşturmasını yürüten Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın DHKC tarafından rehine alınmasıyla ilgili attığı tweet sonrası hedef alınan gazeteci Mirgün Cabas, iki gün izne çıktığını duyurdu.Özür dileyen Cabas'ın Twitter üzerinden yaptığı açıklama şöyle:https://twitter.com/MirgunCabas/status/583223288203182080DHA