onedio
'Dolandırılan' Gazzeli, Banksy'nin Eserini 175 Dolara Sattı
Gazze'de bir Filistinli dolandırıldığını ve ünlü sanatçı Banksy'nin çizdiği, değeri yüz binlerce doları bulduğu tahmin edilen duvar resmini 175 dolara (455 TL) sattığını söyledi.Rabi Darduna BBC 'ye yaptığı açıklamada, Banksy'nin Gazze'deki evinin ayakta kalan tek kapısına çizdiği resmi satarken kandırıldığını belirtti.Darduna, evi geçen yıl İsrail'in saldırısında yıkılan binlerce Filistinliden biriydi.Darduna'nın yıkılan evinin kapısında ağlayan bir Yunan tanrıçası resmi vardı.Darduna resmi Banksy'nin temsilcisi olduğunu söyleyen bir Filistinliye sattığını söyledi.Resmi alan kişiyse BBC 'ye yaptığı açıklamada satışın yasal olduğunu savundu.Banksy'nin İngiltere'nin Bristol kentinde çizdiği bir duvar resmi 590 bin dolara (1,53 milyon lira) satılmıştı.Sanatçının temsilcisinin aileyi arayıp, eserin geri verilmesi gerektiğine inandığını söylediği belirtildi.Banksy'nin gerçek kimliği bilinmiyor ve sanatçı bu yönüyle de efsane olmuş durumda.BBC Türkçe
Sanata Bambaşka Bir Estetik Katan Şişman Kedinin Dahil Olduğu 17 Ünlü Tablo
Kedimizin ismi Zarathustra. Şişman olmasının yanında, sanata ve estetiğe önem veren bir sahibi olması diğer bir özelliği. Svetlana Petrova, kedisi Zarathustra'yı dünyaca ünlü tablolara yerleştirerek internet kullanıcılarının beğenisine sundu. Sonuçlar şaşırtıcı değil. Her şeye renk katan kediler, sanata da renk katıyor elbette!
ABD'den FIFA'ya İlginç Talep: "2018 Dünya Kupası Rusya'da Yapılmasın"
ABD'li bir grup senatör, 2018 Dünya Kupası ev sahipliğinin Rusya'dan alınması için FIFA'ya başvurdu.2018 Dünya Kupası ev sahipliğini, yapılan oylamada Belçika/Hollanda, İspanya/Portekiz ve İngiltere'yi geride bırakan Rusya kazanmıştı.ABD'li bir grup senatör, Rusya'nın Ukrayna ile yaşadığı krizi ve Kırım'ın işgalini gerekçe göstererek ev sahipliğinin Rusya'dan alınması için FIFA'ya yazılı başvuruda bulundu. Aralarında hem demokrat, hem de cumhuriyetçi senatörlerin yer aldığı 13 kişilik grubun kaleme aldığı metinde şu satırlara yer verildi:'Rusya'nın Dünya Kupası'nı düzenlemesine izin vermek, Putin rejiminin prestijini haketmediği bir biçimde arttıracak ve ekonomik yaptırımlara maruz bırakılan bir ülkenin maddi açıdan rahatlamasına olanak tanıyacaktır.'Eurosport
Savcının Odasında Tek Silah Bulundu
İstanbul Adliyesi'nde rehin alındıktan sonra katledilen Savcı Kiraz'ın odasındaki incelemelerde saldırganların kullandığı belirlenen tek bir silah bulundu.Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda iki DHKC üyesi tarafından saatlerce rehin tutulduktan sonra katledilen Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın 6. kattaki odası, olayın ardından incelemeler için kapatıldı. Olay yeri inceleme ve terörle mücadele şubesi polisleri gün boyu yaptığı incelemeleri akşam saatlerinde bitirdi.Al Jazeera Türk'ten Selahattin Günday'ın haberine göre, Savcı Kiraz'ın 6. kattaki odasında 7.65'lik, 'Fransız onlusu' diye tabir edilen silah bulundu. Saldırganların sadece birinde silah olduğu ve bu silahın kullandığı belirtildi.Salı günü, sahte avukat kimliğiyle Çağlayan'daki İstanbul Adliye Sarayı'na giren iki saldırgan Gezi olayları sırasında gaz kapsülü ile başından yaralan ve 9 ay komada kaldıktan sonra hayatını kaybeden Berkin Elvan'ın ölümüne dair soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ı odasında rehin almıştı. Saldırganlar DHKC örgütüne yakın sitelerden savcıyı öldürüceklerine dair tehditlerini duyururken, Berkin Elvan dosyasındaki şüpheli polislerin kimliklerinin açıklanmasını istemişlerdi. İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal ve Berkin Elvan'ın babası Sami Elvan'ın da aralarında olduğu kişiler saldırganlarla savcıyı serbest bırakmaları için görüşmüştü.Ancak arabulucuların çabaları sonuçsuz kalmış ve savcının odasından silah sesleri duyulunca operasyon başlatılmıştı. Art arda duyulan patlama ve silah seslerinin ardından hastaneye kaldırılan Savcı hayatını kaybetmişti. İsimlerinin Şafak Yayla ve Bahtiyar Doğruyol olduğu açıklanan iki örgüt üyesi de operasyonda öldürülmüştü.Kaynak: Al Jazeera
Erkek Arkadaşını Sandalyeye Yapıştırdığı Ağdanın Üzerine Çıplak Şekilde Oturtan Kız
Erkek arkadaşına doğum günü sürprizi hazırlayan kızın can yakan şakası. Duştan çıkan erkek arkadaşına doğum günü sürprizi hazırladığını ve gözlerini kapatması gerektiğini söyleyen kız adamın gözlerini kapattıktan sonra salona hediyesini vermek için getirtir. Ancak ortada hediye yoktur ve adamın havlusunu çıkarır ve sandalyeye oturmasını ister. Erkek şaşırmıştır, acaba bu hediye ne ola ki?...
Reklam
Mad Max: Fury Road'dan Görkemli Fragman
Başrollerini Charlize Theron, Tom Hardy ve Nicholas Hoult gibi isimlerin paylaştığı, 30 yıl aradan sonra tekrardan beyaz perdeye gelecek olan Mad Max serisinin 4. filminin gösterişli ve aksiyonu bol fragmanını izliyoruz.
Bilim İnsanları Fotoğraftan Yaş Belirleyen Bilgisayar Programı Geliştirdi
Çin’den bir grup bilim insanı üç boyutlu fotoğraf vasıtasıyla insanın biyolojik ve takvim yaşını belirleyebilen benzersiz bir bilgisayar programı geliştirdi.Cell Researh dergisinde yayımlanan haberde, Çinli bilim insanlarının geliştirdikleri benzersiz yazılımın, üç boyutlu fotoğrafta yer alan temel noktaları analiz ederek, erkek ve kadınların yaşını yüzde yüz doğrulukla saptadığı belirtildi.İnsan yaşlandıkça sadece onun dış görünüşü değil, vücut şeklinin ve ölçülerinin de değiştiğine dikkat çeken bilim adamları, bu değişikliklerin kemik yapısının zayıflaması ve kalsiyum miktarının azalmasından kaynaklandığını belirtiyor.Yapılan araştırmaya 17-77 yaşları arasındaki kişiler katıldı.Sputnik News
Reklam
HDP'den Savcı Kiraz ve DHKP-C Üyelerinin Ailelerine Başsağlığı
HDP, dün öldürülen Savcı Mehmet Selim Kiraz ve DHKP-C militanlarının ailelerine başsağlığı diledi. Açıklamada “Operasyon sonucunda savcı M. Selim Kiraz dâhil üç cenazenin adliyeden çıkmış olmasını 'başarı' olarak sunanları şaşkınlıkla karşıladığımızı ifade etmek istiyoruz” denildi.Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu, dün İstanbul Adliyesi'nde Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ın rehin alındıktan sonra öldürülmesiyle ilgili açıklama yaptı.Açıklamada savcı ve örgüt üyelerinin öldürülmesinden üzüntü duyulduğu belirtildi:'Eylemin sonuçlarından derin üzüntü duyduğumuzu belirtir, savcı M. Selim Kiraz'ın ve operasyonda öldürülen Şafak Yayla ve Bahtiyar Doğruyol'un ailelerine sabır ve başsağlığı dileklerimizi sunarız. Bu vahim ve acı olayın bütün detaylarının dikkatlice araştırılmasını ve sonuçlarının kamuoyu ile paylaşılmasını bekliyoruz. Operasyon sonucunda savcı Kiraz dahil üç cenazenin adliyeden çıkmış olmasını 'başarı' olarak sunanları şaşkınlıkla karşılıyoruz.'Cumhurbaşkanı Erdoğan, salı gecesi operasyonun ardından yaptığı açıklamada, 'Tabii ben polisimizin özellikle yaptığı operasyon sebebiyle kendilerini de kutluyorum. Çünkü onlar da bir yerde bu silah seslerinden sonra cansiparane o odaya girerek orada da gereğini yerine getirmiş oldular' demişti. Erdoğan bugün de 'Güvenlik güçlerimize de oradaki bu akılcı ve görevlerinin gereğini yerine başarılı bir şekilde getirdikleri için de teşekkür ediyorum.' diye konuşmuştu.Kaynak: DHA
Lise Öğretmeni 'Savcı Kiraz' Paylaşımları Nedeniyle Açığa Alındı
Mardin'de kadın Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni H.D, savcı Mehmet Selim Kiraz'ın şehit edilmesiyle sonuçlanan terör saldırısıyla ilgili sosyal medyadaki paylaşımları nedeniyle Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın talimatı üzerine açığa alındı.Milli eğitim Bakanlığı Basın Müşaviri Abdülkadir Özkan, AA muhabirine  yaptığı açıklamada, dün İstanbul Çağlayan Adliyesi'ndeki terörist eylemi  gerçekleştirenlerle ilgili sosyal medyadaki ifadeleri nedeniyle Mardin'de din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak görev yapan H.D. hakkında  idari ve adli soruşturma süreci başlatıldığını belirtti. Özkan, 'Bakanlığımızın, öğretmenlik kurumunun şahsı manevisine zarar  verecek tutum ve davranışlara müsamaha göstermesi mümkün değildir. Bakanlığımıza  ulaşan bu ve benzeri şikayetleri incelemeye devam ediyoruz. Öğretmen H.D. bugün  itibarıyla Bakan Avcı'nın talimatıyla açığa alındı' ifadelerini kullandı. O İDDİA NEYDİ?Söz konusu öğretmenin 'Sayın savcımıza Allah'tan rahmet diliyoruz' diyen onursuz bir ilahiyatçı var çevremde' dediği, öldürülen teröristler için hakikat savaşçıları ifadesini kullandığı iddia edildi.Milliyet
Cemil Çiçek: 'Terörle Mücadelenin Birinci Yolu Bu Oyunlara Alet Olmamak'
TBMM Başkanı Çiçek Adalet Sarayı'nda Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın şehit olduğu terör saldırısıyla ilgili düzenlediği basın toplantısında 'Benim diplomatik pasaportla bu kadar rahat giriş çıkış yapamayacağım ülkelerde iadesi söz konusu olan terör örgütü mensuplarının nasıl kolaylıkla oralara girip çıktığını biz biliyoruz' dediTBMM Başkanı Cemil Çiçek, 'Bizi düzenli ordularla ortadan kaldıramayan, varlığımıza son veremeyen ülkelerin, dış güçlerin 30 yıldan beri başvurdukları yöntem, terör olaylarıyla ve terör örgütleriyle milletimizin birliğini, dirliğini bozmak, gelişmemizi engellemek' dedi.TBMM Başkanı Çiçek, parlamentoda İstanbul Adalet Sarayı'nda Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın şehit olduğu terör saldırısıyla ilgili basın toplantısı düzenledi.Türkiye'nin 30 seneyi aşkın bir zamandan beri terörün her türlüsünden acı çektiğini hatırlatan Çiçek, 'Büyük ızdıraplar duymuş, büyük imkanlarını ve 40 binden fazla da insanını kaybetmiş bir ülkeyiz. Terörün her türlüsünden bu kadar acı çeken başka bir ülke yok. Her meslekten, her bölgeden, her ilden insanımızı kaybettik. Cereyan eden her terör olay, işlenen her vahşet, her cinayet netice itibarıyla bizim insanımızın yüreğimizde derin acılar bıraktı, bugün de bunu yaşıyoruz' ifadelerini kullandı.Şehit savcı Kiraz'ın ailesine taziyelerini ileten Çiçek, 'Kendisine 4.5 sene hizmet ettiğim -bu benim için büyük bir onurdur, -yargı camiasına ve tüm milletimize başsağlığı diliyorum. İnşallah bu yaşadığımız son acı olsun. Bunu temenni ediyoruz' dedi.'Türkiye terörün hedefi olan bir ülke' diyen Çiçek, şunları söyledi:'Bugün aynı zaman İnönü Zaferlerinin de yıldönümü. Bizi düzenli ordularla ortadan kaldıramayan, varlığımıza son veremeyen ülkelerin, dış güçlerin 30 yıldan beri başvurdukları yöntem, terör olaylarıyla ve terör örgütleriyle milletimizin birliğini, dirliğini bozmak, gelişmemizi engellemek ve bu coğrafyada zayıf bir ülke, güçsüz bir devlet olarak yaşamamızı temin etmek için en uygun olarak buldukları enstrüman terör örgütleridir. Bunları bugüne kadar hep ifade etmeye çalıştık. Bugün buradan bir defa da söylemek istiyorum: Terör bir insanlık suçudur ve insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve uluslararası boyutları olan suçlardır bunlar. Sadece dün öldürülmüş olan iki kişinin ortaya koyduğu aldatılmış, kandırılmış, kendi insanına, kendi vatanına kurşun sıkan iki kandırılmış, sapkın insanın ortaya koyduğu eylem değil. Bunu böylesine daraltarak, küçülterek değerlendirmeye çalışırsak bütün boyutlarıyla terör olgusunu ve olayını anlamamış oluruz. Her zaman ifade ettim, hiçbir terör örgütü dış destek olmadan bir haftadan fazla yaşayamaz. Türkiye'deki terör örgütlerinin, bu eylemi koyan başkaca terör örgütlerinin hepsinin dış bağlantıları kesinlikle vardır.''NE ZAMAN BİR OLAY OLUR 'MECLİS'TE GÜVENLİK ZAAFI VAR.' VALLAHİ GÜVENLİK ZAAFI YOK, ZİHNİYET ZAAFIMIZ VAR'TBMM Başkanı Cemil Çiçek, 'Ne zaman bir olay olur 'Meclis'te güvenlik zaafı var.' Vallahi güvenlik zaafı yok, zihniyet zaafımız var. Bu açığı kapatmamız lazım, bu zaaftan da kurtulmamız lazım. Kimsenin sıfatı kuralların istisnası haline gelmemeli' dedi.TBMM Başkanı Çiçek, parlamentoda İstanbul Adalet Sarayı'nda Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın şehit olduğu terör saldırısıyla ilgili basın toplantısı düzenledi. Türkiye'deki terör örgütlerinin ve diğer terör örgütlerinin hepsinin kesinlikle dış bağlantısı olduğunu vurgulayan Çiçek, 'Liderleri hangi ülkelerde ölüyor biliyorsunuz, neden iade edilmediklerini biliyorsunuz, niye yargılanmadıklarını hep birlikte biliyoruz. Çünkü millete değil onlara hizmet ediyorlar, onların taşeronlarıdır' dedi.'İŞBİRLİĞİ YOK'Teröristlerin zaman zaman yansıyan haberlere göre hangi ülkelerden geldikleri ve hangi ülkelerde kampları bulunduğunun belli olduğunu anlatan Çiçek, şöyle devam etti:'Tabiyetiyle devlet olarak bunlar takip ediliyor, gerekli ikazlar yapılıyor ama bütün bunlara rağmen yeterli işbirliğinin olmadığı bir olayı konuşmuş oluyoruz. Yani 'neden bu örgütlerin kökü kazınamıyor' diyorsanız büyük bir dış destek ve himaye gördükleri içindir, başka ülkelerde eğitilip Türkiye'ye yönlendirildiği içindir. İşbirliği yok, bunu bilmemiz lazımdır. Bunları başkalarını suçlamak istemiyorum yani koskoca bir devlet, 77 milyonluk bir ülke, bu kadar polisi, bu kadar jandarması, bu kadar güvenlik güçleri var, neden bu iş sonlanmıyor da her defasında bu acıları yaşıyoruz' diyorsanız. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir örgütle mücadele etmiyor, birçok örgütle ve onların arkasındaki güçlerle mücadele ediyor.'ULUSLARARASI TOPLUMA İŞBİRLİĞİ ÇAĞRISI'Terörün dini yok, terörün imanı da yok, ahlakı da yok' diyen Çiçek, 'Dolayısıyla terör terördür, bunun önüne ve arkasında meşrulaştırmak için cümle koymaya gerek yok. Kim tarafından, kim için, hangi gerekçeyle işlenirse işlenilsin tüm insanlığın bu asrın vebasına ve belasına karşı ortak bir tavır sergilemediği takdirde bu bela aymazlık yapan ülkeleri de toplumları da vuruyor ve vuracaktır. Onun için yaşadığımız her acı elbette yüreğimizi yakıyor, kalbimize taş basıyoruz. Ama bilinmelidir ki bu asrın vebasına, belasına karşı uluslararası işbirliği olmadığı takdirde hiçbir ülkenin yüzde yüz korunması olmaz. Nitekim yaşanan olaylar, Avrupa'da, başka tarafta bu söylediğimizi teyit eder niteliktedir' ifadelerini kullandı.Uluslararası topluma terörle mücadelede işbirliği çağrısında bulunan Çiçek, 'Altına imza koyduğumuz Terörle Mücadele Sözleşmesi'nin gereği olarak ya teröristler yargılanması ya da ilgili ülkeye iade edilmelidir Etmiyorlarsa işbirliğini kendileri ifade etmiş oluyorlar, itiraf etmiş oluyorlar demektir' dedi.'TERÖR ÖRGÜTLERİ ARASINDA AYRIM YAPILIYOR'Dünyanın birçok ülkesinde terör örgütlerinin eylem koymaya devam ettiğini belirten Çiçek, 'Bir taraftan teröre destek çıkarken öbür taraftan siyasi söylem olarak 'terör karşıyız' derken bir başka aymazlık daha yapılıyor, terör örgütleri arasında derecelendirme yapılıyor. Bu çok büyük bir yanlıştır. Bunu her vesileyle ifade etmeye çalışıyoruz' diye konuştu.'Terör örgütleri arasında ayrım yapılıyor' diyen Çiçek, şunları söyledi:'Mesela terör örgütleri Fransa'da eylem koyduğu zaman hepimiz ayağa kalkıyoruz, doğrudur ama Boko Haram 2 binden fazla çocuk, genç katlettiği zaman aynı toplumu, topluluğu, ülkeleri bir safta, yürüyüşte göremiyoruz ya da dün terör örgütü olarak kabul ettikleri, gerçi terör örgütü olarak kabul etmenin ötesinde çok da bir şey yapmadılar ama şimdi 'bir başka terör örgütüyle mücadele ediyor' diye onu meşrulaştırma çabalarını da maalesef yaptığımız görüşmelerde, temaslarda, size yansıyan haberlerde de bunları görmeye çalışıyoruz. Bunların hepsi doğru şeyler değildir, yanlış şeylerdir. Bu asrın belasından kurtulmanın yolu, uluslararası kesinlikle işbirliğine ihtiyaç var. Bu olmadığı takdirde ilgili ülkenin, neticede bizim çabamıza, gayretimize kalıyor. Doğrusunu isterseniz, belli bir süre bu konularla da ilgilenmiş birisi olarak ifade edeyim, biz dostlarımızdan yeteri kadar ilgi görmedik, yeteri kadar destek görmedik. Gördüğümüz en büyük destek üzücü olaylardan sonraki hemencecik gelen taziye mesajlarıdır. Taziye mesajlarında acele edenler tedbir söz konusu olduğunda yıllarca yargılamaları sürmüştür, bazı davalar tam karar verileceği zaman ellerinden nasıl kaçırıldığını biliyoruz. İade noktasına geldiğinde, Türkiye'ye iade edilmesi gerekenlerin nasıl birden kaybolup sonra bir başka ülkede benim diplomatik pasaportla bu kadar rahat giriş-çıkış yapamayacağım ülkelerde iadesi söz konusu olan terör örgütü mensuplarının nasıl kolaylıkla oralara girip çıktığını da biz biliyoruz. Bunları sormanıza gerek yok. 30 yıldan beri teröre 40 binden fazla vatan evladını şehit vermiş bir ülkenin vatandaşları olarak bunları hafızamızda canlı tutmamız lazım. Eğer bir hafta öncesini hatırlayamıyorsak o zaman biz bu acılardan yeteri dersleri de çıkarmamışız demektir.''TERÖRLE MÜCADELENİN BİRİNCİ YOLU BU OYUNLARA ALET OLMAMAK'Türkiye'nin 30 yılı aşan bir zamandan beri milletin sağduyusuyla fedakarlığıyla ve hoşgörüsüyle tuzaklar düşmediğini vurgulayan Çiçek, 'Terör örgütleri ve terör eylemleri dolayısıyla birliğimize, dirliğimize yönelik tuzaklara düşmedi. Her defasında o acılar verdiğimiz şehitler bizi birbirimize daha fazla yaklaştırdı, kardeşliğimizi daha fazla yaklaştırdı, kardeşliğimizi daha fazla derinleştirdi. Bugün de böyle olmalıdır. Çünkü terörle mücadelenin birinci yolu bu oyunlara alet olmamak, bu tuzaklara düşmemek, birliğimizi beraberliğimizi ve kardeşliğimizi tesis etmek. Bugüne kadar istenilen sonuç, istedikleri boyutta elde edilemediyse bunda evvela milletimizin fedakarlığı, sağduyusu önemlidir. İkincisi de devletimizin ve güvenlik birimlerimizin bu yönde yaptığı çaba, gayret hakikaten teşekkürle şükranla ifade edilecek bir mücadeledir. Tabiyetiyle bu yaşadığımız son olay, yargıya yönelik olması ayrıca düşündürücüdür. Bu sıradan bir olay değil yargı camiasına bir defa daha başsağlığı diliyorum ama Türk yargısı bu acıyla ilk defa karşılaşıyor değil. Geriye dönük geçmişte de yargı mensubu hepsini saygıyla andığımız insanlarımızı o zaman da kaybettik ama yargı her defasında bunun üstesinden geldi... Yargının büyük bir üzüntü içerisinde olduğunu biliyoruz ancak bizim yargımız bu üzüntüsünü bir süre sonra elbette içinde hissedecek ama devlete, millete ve hukuka olan bağlılığını gösterecek, mücadelesinin hukuk çerçevesinde sürdürecektir. Türkiye'nin ihtiyacı da budur. Terörle mücadelede en evvel milletimizin sağduyusuyla beraber hukuk içinde kalarak ve hukuku egemen kılarak, hukuk kurallarını daha iyi çalıştırarak bu meselelerin üstesinden gelmektir. Bize düşen de bunlara yardımcı olmaktır' ifadelerini kullandı.GÜVENLİK ZAAFI VAR MI?Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Çiçek, saldırıda güvenlik zaafı olup olmadığına ilişkin soruya, 'Bu ve benzeri sorular sorulabilir ama gerçekten hepimizin yüreği yanıyor. Bu gözardı edilmemesi gereken bir husus. Hepimiz yazdıklarımıza, söylediklerimize dikkat etmemiz gerekiyor, elbette hepimiz üzüntümüzü ifade ettik ama ateş düştüğü yeri yakıyor. Ben inanıyorum ki ve tecrübeyle biliyoruz ki insanların, ailesinin hafızasında kafasına tabanca dayanmış bir savcı, bir yargı mensubu fotoğrafı, onun ailesinin ve çocuklarının hiçbir zaman unutmayacağı bir fotoğraftır. Ben bu konuları bilmem, böyle olmalı mıydı, onları bilmem ama hepimizin dikkat etmesi gerekiyor' yanıtını verdi.Söz konusu olayın yargı mensubuna karşı işlenmiş ama tüm sonuçları itibarıyla da yargının aydınlatması gereken bir konu olduğunu dile getiren Çiçek, 'Elbette benim bir kısım düşüncelerim, bilgilerim olabilir. Nitekim bu vesileyle ilgili arkadaşlarla da bunları konuştuk. Hazırlık soruşturması başlamıştır, onun tüm boyutlarıyla ortaya çıkması için de işi yargıya bırakmak lazım. Bize düşen husus bu safhada budur. Eğer bildiğimiz bir şey varsa onu da kendilerine söylemektir. Tabiyetiyle güvenlik birimleri yargı kendisi ister istihbarat ister terörle mücadele birimleri bu olayın her yönüyle araştırmasını yapacak, çıkarılması gereken dersler varsa onlar çıkaracaktır, güvenlik eksikliği varsa bunları dikkate alacaktır ama değerli arkadaşlar bir şeyi bilmenizi istiyorum' ifadelerini kullandı.'GÜVENLİK ZAAFI YOK, ZİHNİYET ZAAFI VAR''Bu türlü olaylardan sonra hemen bir düzenleme ihtiyacı gündeme gelir' diyen Çiçek, şunları kaydetti:'Bu ihtiyaç var mıdır, olabilir. Ama bizim esas sıkıntımız çıkardığımız yasaları bir şekliyle uygulayamamaktan kaynaklanıyor. Herkesin tabi olduğu kurallara bir kısım sıfatları olan, bir kısım konumları olanlar da uyuverse belki bir kısım sıkıntıları yaşamayacağız, bir kısım sorulara da muhatap olmayacağız. Mesela ister adliyelerde hiç uzağa gitmeye gerek yok, TBMM'de kurallar belli, yönetmelikler belli, buraya giren herkes aranacaktır. Ama yeteri kadar arayabiliyor muyuz, herkesin sıfatı öne çıkıyor, arkasındakiler ya yeteri kadar aranmıyor ya da lüzumsuz tartışmalarla burada zaman kaybediyoruz. Onun için bu acı vesilesiyle bir defa daha herkesten rica ediyorum. Kim olursak olalım; Meclis Başkanıdır, milletvekilidir, bakandır, avukattır, hakimdir... Kurallar neyi gerektiriyorsa en evvel bizim uymamız lazım. X-ray cihazından geçmek gerekiyorsa hepimiz geçelim, sıfatımız niye buradan geçmeye engel teşkil etsin ki, ben niye ayrı bir kapıdan girme ihtiyacı duyayım ki, buradan girersek bir şeyimiz mi eksilecek, bir şeyimizi mi kaybedeceğiz, sıfatımız mı o kapıya, o x-ray cihazına takılacak. Ama maalesef her defasında kurallar uygulamaya gelince 'ben filancayım, ben potansiyel suçlu muyum.' Hayır, hepimiz yurt dışına gidiyoruz, geliyoruz. En son geldiğim ülkede vallahi hiç ayrım yok. Bunun bir gurur, kibir meselesi yapmaya gerek yok. 'Efendim bizim ülkemizde böyle değil', işte bizim ülkemizde böyle değilse bu sıkıntıları da bundan dolayı yaşıyoruz. Neden bir Meclis Başkanı x-ray cihazından geçmeyi neden gurur, kibir meselesi yapsın, 'benim ülkemde bu yok' desin. Orada da geçelim, burada da geçelim. Herkesin geçtiği yerlerden geçelim. Avukatsak, hakimsek, savcıysak, milletvekiliysek lütfen kimliğimizi gösterelim. Bunları düz cümle söylüyorum ama geriye dönük hayatımızda, Adalet Bakanlığı yaparken de birçok sıkıntıyla karşı karşıya kaldık. Tedbir alıyoruz, 'kimliğimizi göster, sen beni tanımıyorsun, ben filanca yerin görevlisiyim, beni potansiyel suçlu mu kabul ediyorsun.' Yok arkadaş seni potansiyel suçlu kabul etmiyoruz. Senin alnında da filanca olduğun yazılı değil. Benimle 10 dakika münakaşa yapacağına kimliğini göstermek 30 saniye sürer. 30 saniyede 'ben filancayım' deyip kimliği göstermek varken oradaki görevliyle neden 10 dakika münakaşa yapıyoruz. Ben istisnai bir durumu söylemiyorum.Bu alışkanlıklarımızdan, bu keyfiliklerimizden vazgeçelim ve çıkardığımız kararların uygulamasına, kararı çıkaranlar, en evvel kendilerimiz uyalım. Ne zaman bir olay olur 'Meclis'te güvenlik zaafı var.' Vallahi güvenlik zaafı yok, zihniyet zaafımız var. Bu açığı kapatmamız lazım, bu zaaftan da kurtulmamız lazım. Kimsenin sıfatı kuralların istisnası haline gelmemelidir, kuralları uygulamamanın gerekçesi haline gelmemelidir.'İHA
Reklam
Facebook Scrapbook ile Çocuk Fotoğrafları Tek Albümde
Facebook, özellikle çocuklar için geliştirilen yeni fotoğraf albümü servisi Scrapbook‘u resmi olarak duyurdu. Ebeveynlerle çocukların fotoğraflarını bir arada toplayıp, paylaşma imkanı veren Facebook’un yeni uygulamasında kullanıcılar belirledikleri etiketlerle, çocuklarıyla birlikte oldukları fotoğrafları tek albümde düzenleyebiliyor. Oluşturulan bu özel albümleri sadece istedikleri kişilerle paylaştıran uygulama ile bebeğinizin veya çocuğunuzun fotoğraflarını herkese açık olmayan özel albümlerdetoplayabiliyorsunuz. Scrapbook ile çocuk ve aile albümlerinin yanında kullanıcının belirlediği etiketler üzerinden farklı fotoğraf albümleri de oluşturmak mümkün.Bebek ve çocuk fotoğraflarını tüm arkadaş listesindekilerle değil, sadece aile bireyleriyle ve yakınlarıyla paylaşmak isteyenler için geliştirilen Facebook Scrapbook’un, işleyiş yapısıyla önümüzdeki dönemde farklı ihtiyaç ve kesimlere de hitap edeceği açık.
Twitter Kişisel Profillere Reklam Yerleştirmeye Hazırlanıyor
Tweet akış sayfası ve yan sütundaki reklamların ardından Twitter şimdi de kullanıcı profillerindeki tweet alanında reklam testi yapmaya başladı.Twitter'ın reklam modellerinden biri olan Sponsorlu Tweetler (Promoted Tweets), ana tweet akış sayfasının ardından şimdi de kullanıcı profillerinde gözükmeye başladı.Re/Code tarafından yapılan haberle ortaya çıkan yeni Twitter reklamları, kullanıcıların profil sayfalarındaki tweet alanı içinde görünüyor. Kullanıcıların kendi paylaştığı tweetlerden ayrı olarak gösterilen Sponsorlu Tweetler, Suggested by Twitter başlığı altında beliriyor.Yeni reklamlar şimdilik sadece giriş yapmış Twitter kullanıcılarına görüntülenebiliyor. Bu da Twitter'ın bu reklamları kullanıcıların ilgi alanlarına göre kişiselleştireceği anlamına geliyor.
The New York Times, Apple Watch’a Özel Bir 'Haber Formatı' Geliştirdi
Apple Watch için yayınlanan ilk üçüncü parti uygulamalar serisinde yer alan The New York Times, Apple’ın akıllı saatine özel haber formatını tanıttı. The Times’ın geliştirdiği format, Apple Watch’ın küçük ekrandan haber okuma sorununu “tek cümlelik hikayelerle” çözmeye çalışıyor.Apple Watch gibi diğer akıllı saatlerin ekran boyutu, cihazlarla ilgili en önemli kısıtlamalardan biri, hatta bir süre önce Webrazzi’de ağırladığımız Deloitte TMT Araştırma Direktörü Duncan Stewart, cihazların ana akım hale gelmesinin önünde önemli bir engel teşkil ettiğini söylüyordu. Bu sorunu adresleyen The Times’ın  geliştirdiği “haber formatı”nın yeni olup olmadığını henüz bilmiyoruz zira yayıncılar olarak halihazırda Twitter’dan alıştığımız bu kısıtlamalar çerçevesinde hazırladığımız bu haber özetlerine biz,” başlık” diyoruz.  Ancak bu konuda daha sağlıklı yorumu uygulamayı denedikten sonra yapabileceğiz.Gazetenin tarifine göre bu yeni format tek cümlelik haberlerden oluşuyor ve okurların ilk bakışta The Times’ın İş, Politika, Bilim, Teknoloji ve Sanat bölümlerinde yayınlanan haberlerle ilgili bir fikir edinmesini sağlıyor. Tek cümlelik hikayelere fotoğraf ve kısa özetler de eşlik ediyor ancak daha fazlasını görmek isteyen kullanıcıların hikayenin uzun versiyonu için iPhone veya iPad’lerine başvurmaları gerekiyor. The Times’ın iPhone uygulamasının bir uzantısı olarak geliştirilen uygulama aynı zamanda son dakika gelişmeleri için de kullanıcılara bildirim gönderebiliyor. Haber içerikleri yayının mobil uygulamalarından sorumlu ekip tarafından geliştiriliyor. Akıllı saatlerle etkileşimimizin akıllı telefon ya da tabletlerle aynı olmayacağı ortada zira, saat ekranları, yapımcılara anlık ve kısa etkileşimli deneyimlerin en iyi nasıl kurgulanabileceği sorusunu soruyor. The Times’ın bulduğu çözümse bu soruya habercilik tarafında verilen ilk cevaplardan biri.Merve Kara / Webrazzi
Reklam
Kılıçdaroğlu: 'Cenaze Defnedilmeden Siyaset Yapmak Ahlaksızlıktır'
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu’na sert çıktı. Kılıçdaroğlu, “Daha cenaze defnedilmeden siyaset yapmak kadar ahlaksızlık olmaz. Siyaset yapmanın yeri midir? Ateş düşmüş bir yere. Kalkmışsınız daha cenaze kalkmadan cami avlusunda siyaset yapıyorsunuz.” dedi.Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ndeki odasında dün şehit edilen Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın taziyesi için adliyeye gelen CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Başsavcı Hadi Salihoğlu’nu ziyaret etti. Ziyaret sonrasında gazetecilerin sorularını cevaplayan Kılıçdaroğlu, Başsavcı Hadi Salihoğlu’nu ziyaret ederek başsağlığı dileklerinde bulunduklarını söyledi. Kılıçdaroğlu, “Bütün adalet camiasının başı sağ olsun. Çok üzücü bir olay. İnşallah bir daha tekerrür etmez. Olayın ayrıntılarını öğrenmeye çalıştık. Kendilerini bunu soruşturacak olan sizlersiniz. Kısa süre içinde bütün ayrıntılar ortaya çıkar. Bizler de bir daha terörün olmaması yaşanmaması için hep beraber çaba harcarız. Türkiye terörden çok çekti. Büyük acılar yaşadık. Savcı arkadaşımız bir olayı soruşturuyor. Ve siz içeri girip bunu esir alıyorsunuz. Silah zoruyla bir şeyler yapmaya çalışıyorsunuz. Ve şehit ediyorsunuz. Bu kabul edilebilir bir olay değil. Bir hukukçuya adaleti arayan, gerçekleştirmek isteyen bir kişiye karşı böyle bir terör olayının gerçekleşmesi hepimizin vicdanında derin yaralar açtı. Türkiye’nin başı sağ olsun.' diye konuştu.Kılıçdaroğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun, olay üzerine attığı tweetleri eleştirmesiyle ilgili soruya, “Sayın başbakan neyi unutur neyi unutmaz ben onu bilmem. Benim bildiğim bir şey var daha cenaze defnedilmeden siyaset yapmak kadar ahlaksızlık olmaz. Kimse kusura bakmasın. Cenaze daha defnedilmemiş siyaset yapmanın yeri midir. Ateş düşmüş bir yere, adalet camiasına ateş düşmüş. İnsanlar üzülüyorlar. Teröre hepimiz lanet okuyoruz. Kalkmışsınız daha cenaze kalkmadan cami avlusunda siyaset yapıyorsunuz. Bu doğru değil. Türkiye bunları aşmak zorundadır. Hepimizin yüreği yanıyor. Bir evladımız şehit edildi. Hepimiz üzülüyoruz. Biz bunları bırakmışız bir tarafa, daha doğrusu Sayın Davutoğlu bütün bunları bir tarafa bırakmış muhalefeti suçlayacak. Bu kadar siyaset ucuz olmamalı. Siyaset farklı bir şeydir. Siyaset sorumluluk taşımak demektir. Bizim milletimize, ülkemize, insanımıza karşı bir sorumluluğumuz var. Bu sorumluluk bilinci içinde hareket etmemiz lazım. Terör eğer bir insanlık suçuysa ki öyledir, hepimizin bu konuda ortak tavır takınması lazım. Beni suçluyor. Beni suçlamakla eline ne geçecek. Yazık günahtır. Türkiyenin ayrışmaya değil beraber birlik olmaya, teröre karşı ortak mücadele etmeye ihtiyacı var. Biz bu ihtiyacı gidermek zorundayız. Bu nedenle sayın Davutoğyu söylemiş canı sağ olsun Allah ıslah etsin ne söyleyeyim.” şeklinde cevap verdi.CHA
"Fenerbahçe Radchenko İle Anlaştı"
Fenerbahçe'nin Ukraynalı Artem Radchenko ile anlaştığı 'resmen' duyuruldu.Ukrayna'nın Uzhgorod takımı teknik direktörü Vyacheslav Grozny, yaptığı açıklamada, Radchenko'nun sezon sonuna kadar kendilerinde oynayacağını daha sonra da Fenerbahçe'ye katılacağını ifade etti.Grozny, 'Radchenko, Fenerbahçe ile sözleşme imzaladı. Biz de onun bu durumunu bilerek kadromuza kattık.' diyerek transferi bir yönden resmen açıklamış oldu.Fenerbahçe'nin geçtiğimiz günlerde U21 Takımı ile denediği Radchenko'yu beğendiği, sezon sonuna kadar form tutması için Uzhgorod'a gönderdiği belirtildi.Sporx
Reklam
Abdullah Cömert Davası: Sanık Polise Tutuklama Yok, Dava Ertelendi
Hatay'da Gezi eylemleri sırasında polisin attığı gaz fişeğiyle yaşamını yitiren Abdullah Cömert’in davası Balıkesir 2’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Sanık polis A. K.’nin tutuklanması talep edildiği duruşmada mahkeme heyeti, talebi reddederek A.K.’nin tutuksuz yargılanmasına devam etmesine karar verdi ve davayı 12 Haziran tarihine erteledi.
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
Rehine operasyonunda öldürülen Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz için ilk tören Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda tören düzenlendi. Törene katılan Adalet Bakanı Kenan İpek, saldırıyı lanetleyerek, “Devam eden bir soruşturmanın gerekçe gösterilmesi asla kabul edilemez” dedi. Kiraz'ın cenazesi, Eyüp Sultan Camii'nde öğlen kılınan cenaze namazı sonrasında Eyüp Mezarlığı'nda toprağa verildi.
TÜBİTAK Eski Başkan Yardımcısı Tutuklandı
'Böcek' soruşturmasında, TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Hasan Palaz'ın da aralarında bulunduğu 3 kişi tutuklandı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde, çalışma ofisine dinleme cihazı konulmasıyla bağlantılı soruşturma kapsamında tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilen 3 kişi tutuklandı.Anadolu Ajansı'nın verdiği bilgiye göre, Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliğince sorgulanan zanlılar eski TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Hasan Palaz ile Gökhan Vıcıl ve Hamza Turhan'ın, 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme ile resmi belgede sahtecilik' suçlarından tutuklanmalarına karar verildi.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında, gözaltında bulunan zanlılar, Emniyet'teki işlemlerinin ardından bu sabah Ankara Adliyesine getirilmiş ve soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Serdar Coşkun'a ifade vermişti.Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde çalışma ofisine 'böcek' olarak adlandırılan dinleme cihazı konulmasına ilişkin Palaz'ın da aralarında bulunduğu 13 kişi hakkında Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılmıştı. Davanın iddianamesinde, Palaz'ın da arasında bulunduğu bazı şüphelilere yönelik suçlamaların ayrılarak, soruşturulduğu belirtiliyordu.
Reklam