Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, pazar günü Beştepe'de Süper Lig takımlarının kaptanlarını kabul edecekF.Bahçe'ye karşı Rize deplasmanı dönüşünde geçekleştirilen silahlı saldırı sonrasında Süper Lig'de yer alan takımın kaptanları önemli bir organizasyona imza atacaklar.Süper Lig takımlarının kaptanları, Fenerbahçe kaptanı Emre Belözoğlu önderliğinde Ankara'da Cuhmurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la bir araya gelecek.Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda gerçekleşecek görüşmede futbolcular şiddet konusundaki sorunlarını Erdoğan'a iletecekler. Gerçekleştirilecek bu organizasyon şiddet konusunda önemli kararların alınması bekleniyor.Fotomaç
AK Parti'nin şarkıcı milletvekili adayı Uğur Işılak, 'Malum gazetelerin bir yazarı koskoca Cumhurbaşkanı'na 'Tayyip' diyor. Böyle terbiyesizlik olabilir mi' dedi.AK Parti'nin şarkıcı adayı Uğur Işılak, CNN Türk'te Saynur Tezel'in programına katılarak gündeme ve adaylığına ilişkin açıklamalar yaptı. Işılak 'Bundan 10 yıl evvel bu kadar hakaret küfür yoktu. Malum gazetelerin bir yazarı koskoca Cumhurbaşkanı'na 'Tayyip' diyor. Böyle terbiyesizlik olabilir mi' açıklamasını yaptı.'CUMHURBAŞKANI'NA 'TAYYİP' DİYORLAR'İşte Uğur Işılak'ın açıklamalarından satır başları:'Sabahtan akşama kadar kadın haklarını konuşanlar başörtüsü için neden sustu? Bundan 10 sene evvel bu kadar hakaret küfür yoktu. Malum gazetelerde koskoca cumhurbaşkanına 'Tayyip' diyen bir gazetenin yazarı hala yayın hayatına devam edebiliyorsa… 'Tayyip' diyor. Böyle bir terbiyesizlik olabilir mi? Buna bile müsamaha gösterilen bir ülkede yaşıyoruz.''HERKES OTURSUN OTURDUĞU YERDE''Herkes otursun oturduğu yerde bizim yaşam hakkımıza müdahale ediliyor diye büyük laflar etmesinler. Ben halkın arasındayım, özgürlüklerine müdahale edilmiş bir tek olaya şahit olmadım.''CUMHURBAŞKANIMIZIN TEVECCÜHÜYLE BAŞLADI'-Adaylığınız nasıl gündeme geldi?İlk cumhurbaşkanımızın teveccühüyle başladı. Haydi Anadolu dedik, inandık hakka dedik, dombra dedik, sonra Ahmet hoca. Dolayısıyla bir süreç bu. Bir şekilde bir araya geliyorduk, konuşuyorduk. Üç beş dakikalık konuşmalar yapıyorduk. Sonra cumhurbaşkanımızla aramızda diyalog geçti.'MECLİS'İN SENİN GİBİLERE İHTİYACI VAR''Daha sonra biz Ahmet Davutoğlu'yla uçakta birlikteydik. 'Uğur, Meclis'in siyasetin aslında senin gibi insanlara ihtiyacı var' dedi. Ben de dedim ki 'O sahada hizmet edebileceğime inanıyorsanız, bunu sizinle istişare etmek isterim.''SON GÜNE KADAR GİZLİ TUTTULAR'-Aday listesine yazıyorum telefonu geldi mi? Çünkü aday adaylığında yoktunuz...Aday adaylığında yoktum evet. Şimdi bir anda oldu. Son güne kadar gizli tuttular. Bazı bilgiler sızdırılıyordu. Bunların önünü almak için, bir kat aşağıda telefonlarını bırakıp toplantılarını öyle yapıyorlardı. Belli derin ve paralel yapılardan meseleyi gizli tutmak için toplantıları böyle yapıyorlar.'UĞUR SİYASETTE KATKI SAĞLAR'-Sizin için sürpriz oldu mu?Aday adayı olmadım. Onlar da aday adayı ol demediler. Kimse zaten Cumhurbaşkanı'ndan Başbakan'dan böyle bir söz alıp olmadı zaten. Siyaset olsa da olur olmasa da olur. Baktılar müspet bir yaklaşım var. Onlar da kendi aralarında değerlendirdiler, Uğur siyasette olsa katkı sağlar dediler, biz de girmiş olduk bu yola.CNN Türk
Darth Vader'ın Luke'a 'Obi-Wan aslında babana ne olduğunu asla sana söylemedi' sözü üzerine Luke Vader'a 'Gerektiği kadarını söyledi! Onu sen öldürdün' demesi üzerine Vader'ın o efsane 'Hayır, ben senin babanım' repliği Star Wars hayranlarının hafızasına kazınmıştır. Burada da efsane olmuş repliğin 20 farklı dilde söylenişini dinliyoruz.
2 keman, 1 çello ve 1 viyoladan oluşan 'String Quartet' grubu üyelerinin yaşları henüz çok genç ancak başardıkları işler gerçekten müthiş. Bir çok parçayı başarılı şekilde çalabilen ve çellodaki başarıları ile kendinden epeyce söz ettiren grubu dinliyoruz.
Ay'ın, Dünya'nın kendi yapısına çok benzer ama daha küçük bir cisimle çarpışması sonucu oluşmuş olabileceği belirtildi.Bilim insanlarına göre bu teori, Ay ve Dünya'daki kayaların birbirine neden 'Büyük Çarpışma'da olabileceğinden daha çok benzediğini açıklıyor.Teori, sonuçları saygın bilim dergisi Nature'da yayımlanan bir araştırmada ortaya atıldı. Uzmanlar, bu çalışmanın Dünya'nın uydusunun geçmişine ilişkin çok daha net bir tablo ortaya koyduğunu vurguluyor.
Microsoft'un arama motoru Bing, görsel arama alanında, aratılan ürünlerin satıldığı alışveriş sitelerinin sayfalarını da listeleyecek.Microsoft'un popüler arama motoru Bing, görsel arama sayfasına yepyeni bir özelliği dahil ediyor. Yeni gelen özellik ile kullanıcılar, Bing'in görsel arama bölümünde arattığı ürünler ile ilgili, o ürünlerin satıldığı alışveriş sitelerine doğrudan erişim sağlayabilecek.Yeni özellik, kullanıcıların herhangi bir ürün görseline tıkladığında o görselin alt kısmında ayrı bir alan olarak beliriyor. Bu alanda o ürünün hangi alışveriş sitesinde satıldığını gösteren bağlantılar yer alıyor. Kullanıcılar bu bağlantıları tıklayarak doğrudan ilgili ürünün satıldığı sayfaya yönlendiriliyor.
Bu yıl 18’incisi düzenlenen Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri’nde kazananlara ödülleri Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Burhan Felek Salonu’nda düzenlenen törenle verildi.Yakın Tarihimizden Bir Utanç Vesikası: 12 Maddede Metin Göktepe'nin İşkence Altında Ölümü8 Ocak 1996’da polislerce işkencede öldürülen Evrensel Gazetesi muhabiri Metin Göktepe’nin doğum gününde düzenlenen törende kazananları, Yazgülü Aldoğan, Melda Onur, Celal Başlangıç, Erol Önderoğlu, Fikret İlkiz, Kamil Tekin Sürek, Amberin Zaman, Belma Akçura, Murat Sabuncu, Hilmi Hacaloğlu, Başak Şengül, Nazım Alpman, Yalçın Doğan ve Hüseyin Aykol’dan oluşan jüri belirledi.Ödül töreni öncesinde Galatasaray Üniversitesi öğretim üyeleri Doç. Dr. Ceren Sözeri ‘Medya-Sermaye İlişkilerinin Basın Özgürlüğüne Etkisi’, Yrd. Dr. Gülşah Kurt ise ‘Güvenlik Güçlerince İşlenen Ağır İnsan Hakları İhlalleri Ve Cezasızlık’ başlıklı sunum yaptı.MEDYA, PATRONLAR İÇİN İHALE ARACIİlk sunumu yapan Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ceren Sözeri, sermayedarların hükümet eliyle medya sektörüne girdiğini belirtti, “Patronlar için medya, diğer ihaleleri almak için katlanılması gereken bir süreç gibi” diyen Sözeri, Hükümetin kendine yakın patronlara ‘batık’ medya organlarını ihale ettiğini söyledi. Sözeri, “Devletin, medya piyasasında tekelleşmeyi önlemesi gerekirken uygulama tam tersi” ifadesini kullandı. Medya gruplarını satın alan patronların hükümeti destekleyen yayın yapmaları durumunda önlerinin açıldığını ifade eden Sözeri, Albayrak ve Sancak grubunu örnek gösterdi, “Albayrak grubu küçük bir grupken Yeni Şafak gazetesiyle sektöre girdi, attıkları manşetler boşuna değil. Daha önce belediye ihaleleri alırken bu sene inanılmaz savunma ihaleleri almaya başladı. Altay tankı üretmeye başladılar. Uçaklar için motor, hızlı tren ihalelerini aldılar. Murat Sancak Kanal 24 ve Star Gazetesini satın aldı. Bir şey fark ettim bakkallarda pos cihazı vardı. Bazen çalışmıyor. Dükkanda sorduğumda esnaf diyor ki; ‘Değiştiremiyoruz bunun başka yöntemi yok'. Üreten Murat Sancak’mış.”BOŞLUKLAR FAİL LEHİNETürkiye'nin uzun yıllardır devlet şiddeti ve cezasızlık sorunu olduğunu söyleyen Galatasaray Üniversitesi Hukuk fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr Gülşah Kurt,“Cezasızlık bir süreci içeriyor. Kolluk kuvvetlerine bağlı kişilerin yargılanması için bağlı bulundukları idari mercilerden izin alınması gerekiyor.Mevzuattan kaynaklanan çok ciddi sıkıntılar var. Boşlukların olduğu durumlarda failler lehine yorumlanması gibi durumlar var” dedi. Türkiye’de idari ve adli görev tanımının net olmadığını belirten Kurt, “Görevin hangi noktada idari hangi noktada adli görev olduğunun söylenmesi kolay değil. Genellikle failler lehine sonuçlanıyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski siyasetçi Hasan Celal Güzel’in başkanlığını yaptığı Yeni Türkiye Stratejik Araştırma Merkezi’nin hizmet binasının açılışını yaptı. Açılışta Güzel’in sözlerini Erdoğan için yazdığı Mehter Marşı çalındı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yakınlığı ile bilinen eski siyasetçi Hasan Celal Güzel, Erdoğan için bir marş yazdı. Hasan Celal Güzel'in başkanlığını yaptığı Yeni Türkiye Stratejik Araştırma Merkezi’nin Ankara Gölbaşı’ndaki binasının açılışındaki sürpriz Erdoğan için yazılmış Mehter Marşı’nın ilk kez çalınması oldu.Sözlerini Güzel’in yazdığı marş, Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde gündeme getirdiği Yeni Türkiye, 2023 ve 2071 hedeflerine atıf yapıyor. Erdoğan’ın Rabia işaretiyle sembolleştirdiği ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ kavramlarının da kullanıldığı marşta Erdoğan lider ve başkan olarak tanımlanıyor. 6 kıtadan oluşan marşın sözleri şöyle:“2023; yüz yaşındayızHedefimiz yine Büyük TürkiyeKüresel güç olma yarışındayızKızıl elmamızdır Yeni TürkiyeLiderimiz Recep Tayyip ErdoğanGücünü daima Allah’tan alan**2071; bin yaşındayızSüper güç olmanın uğraşındayızYurtta sulh cihanda sulhu sağlarızKızıl elmamızdır Yeni TürkiyeLiderimiz Recep Tayyip ErdoğanGücünü daima milletten alan**Atillâ, Oğuzhan, Gazi AlparslanOsman Gazi, Fatih, Yavuz, SüleymanBir de cennetmekân Aldülhamid HanGazi Atatürk’tür devleti kuranMilletin adamı Tayyip ErdoğanGücünü daima halkından alan**Bu yüzyıl Türklerin asrı olacakAllah’ın adını biz yayacağızPeygamber yolundan hiç ayrılmadanYeni Türkiye’yi biz kuracağızLiderimiz Recep Tayyip ErdoğanGücünü daima milletten alan**Demokrasi kuran şehit MenderesÇağ atlattı bize Turgut Özal’ımAltın silsilenin son halkasıdırTürk Milleti sana bağlı ErdoğanBaşkanımız Recep Tayyip ErdoğanGücünü daima yârinden alan**Tek Millet, Tek Bayrak, Tek Vatan bizimTek Devlet Türkiye milletimizinKardeşlik, hürriyet, eşitlik içinHedefimiz Yeni Büyük TürkiyeBaşkanımız Recep Tayyip ErdoğanGücünü daima Allah’tan alan”Erdoğan 5 bin lira vermiştiHasan Celal Güzel merkezin açılışında Erdoğan’ın kendilerine büyükşehir belediye başkanlığı döneminden bu yana destek verdiğini söyledi. Yıllar önce maddi sıkıntı yaşadıkları bir dönemde Erdoğan’ın kendi kazancından 5 bin lira destek verdiğini söyleyen Güzel “ Helal kazancımdan sana 5 bin lira veriyorum dedi..O paraya uzun süre dokunamadım. Onun hatırası bizim için çok kıymetlidir. “ dedi. Güzel yine Erdoğan’ın 3 yıl önce verdiği destek ile derginin yeniden yayınlanmaya başladığını ve yeni merkezine taşındığını söyledi. Hasan Celal Güzel bir sonraki hedeflerinin Yeni Türkiye Üniversitesi’ni kurmak olduğunu belirtti.Erdoğan da açılışta Hasan Celal Güzel’e ağabey diyerek hitap etti. “Yeni Türkiye mücadelemiz bizim aynı zamanda bizim kızıl elmamız. Bu yolda Rabbim ömür verdiği sürece kararlılıkla yürüyeceğiz.' diyen Erdoğan, üniversite konusunda elinden gelen desteği vereceğini belirtti.Kaynak: Al Jazeera
Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı, EuroLeague yarı finalinde ZVVZ USK Prague'a 62-49 yenilerek final şansını kaçırdı.Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı, EuroLeague yarı finalinde ZVVZ USK Prague'a 62-49 mağlup olarak final şansını kaçırdı.Çekişmeli geçen ilk çeyrek sarı lacivertlilerin 18-17 üstünlüğü ile tamamlandı. İkinci çeyrekte de fark açılmadı ve Fenerbahçe, soyunma odasına 28-27 önde gitti.Üçüncü çeyrekte vites arttırmaya başlayan ZVVZ USK Prague, son periyota 45-42 önde girdi. Son çeyrekte Fenerbahçe'nin hatalarından faydalanan Çek temsilcisi karşılaşmdan 62-49 galip ayrılarak finale yükseldi.Yarı finalin diğer eşleşmesinde iki Rus ekibinin karşı karşıya geldiği maçta Dinamo Kursk'u 81-70 yenen UMMC Ekaterinburg, finale yükselen ilk takım oldu.Maçkolik
İzmir Barosu, Şakran Cezaevi'ndeki çocuklara yönelik cinsel istismar ve işkence iddialarını yerinde inceleyerek 23 sayfalık bir rapor hazırladı. Raporda çocuklarla konuşulmaya çalışıldığı ancak yönetici müdür ve savcıların da olduğu heyet karşısında çocukların her şeyden memnun olduklarını belirten cevaplar verdikleri belirtildi. 'Mavi oda'da görevlilerce tekme tokat dövüldüklerini ifade eden çocuklar, 'cinsel istismar var mı?' sorularıyla da karşılaştılar. Raporda 'Görüşme yapılan çocuklar cinsel suç, baskı veya rahatsızlık veren bir şey olmadığını söylerken ağlamaklı olmuş, söyleyip söylememek arasında kararsızlık yaşamıştır' denildi. Heyet raporunda çocukların sakinleşmesi için beklettikleri 'Mavi Oda'da kurumuş kan lekelerinin tespit edildiği ifade edildi.İzmir Barosu Çocuk Hakları Merkezi sorumlu yönetim kurulu üyesi avukat Nuriye Kadan, üye avukatlar Derya Durmaz, Birsen Şimşek, Nilgün Coşkuner ve Emel Yeşildağ' dan oluşan heyet, Şakran Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda yaptığı incelemenin ardından 23 sayfalık bir rapor hazırladı.İzmir Ceza ve Tevkif Evlerinden sorumlu Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Fatih Öztürk, Şakran Cumhuriyet Savcısı Güneş Okur, Cezaevi Müdürü ve bir ekip infaz koruma memuru eşliğinde 3 Mart'ta cezaevinde incelemelerde bulunulduğu belirtilen raporda, cezaevinin koridor aralarında güvenlik nedeniyle demir kapıların kilitli tutulduğu, iç ve dış alanların güvenlik kameralarıyla izlendiği kaydedildi.Psikolog tarafından çocuklara ilişkin grup çalışmalarının yapıldığı oda, oyun odası, kurs alanları, sinema ve gösteri salonu, kütüphane, okuma odası, sınıf gibi alanların incelendiği belirtilen raporda, yetkililerce bilgiverildiği, ancak bu alanlarda çocuk bulunmadığından daha fazla gözlem yapılamadığı ifade edildi.'Çocuklarla konuşulmaya çalışıldı'Cezaevindeki basketbol sahasında 4-5 çocuğun basketbol oynadığı, bir çocuğun ayakkabıları olmadan bisiklete bindiğinin görüldüğüne yer verilen raporda, 'Bu gezide çocuklarla temas kurulabilen tek alan olduğundan çocuklarla konuşulmaya çalışıldı. Ancak yönetici müdür ve savcıların da olduğu heyet karşısında çocukların her şeyden memnun olduklarını belirten kısa ve ayrıntıdan uzak cevaplar verdikleri gözlenmiştir' denildi.Çocukların bulunduğu ünitelerden zaman zaman yükselen sesler ve kapı tekmeleme seslerinin duyulduğu kaydedilen raporda, bu durumun cezaevi müdürü tarafından çocukların top oynadıkları ve topu kapıya vurdukları şeklinde açıklandığı ifade edildi.
CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, kendisine yakınlığıyla bilinen ve bu seçimlerde AK Parti’den İzmir milletvekili adayı gösterilen Savcı Sayan ile ilgili ilk kez açıklamalarda bulundu.Antalya’da seçim çalışmaları kapsamında partisinin Muratpaşa İlçe Başkanlığını ziyaret eden eski CHP Genel Başkanı Baykal, burada Savcı Sayan’ın AK Parti adaylığını değerlendirdi. Baykal, 'Sağ kol, sol kol’ diyorlar. Kaç kolum var bilmiyorum. Genel başkanlar görev yapmış, il başkanları, merkez yönetim kurulu üyeleri, milletvekilleri ile hatırlanırlar. Bu siyaset yöntemidir. Herkes kendi kararını kendisi alır. Kendi çizgisini kendisi verirler. Siyasi tercihlerini kendisi yaparlar. Siyasetimizde maalesef, ideolojik ve parti kimliğine dayalı bir siyaset anlayışı, özellikle son dönemde çok büyük ölçüde tahrip olmuştur. Antalya özelinde de buna çok sık tanık olduk. Türkiye çapında da böylesine transferler yapılmıştır. CHP’de büyük emek vermiş gene benim en yakın çalışma arkadaşlarımın bakan olarak AK Parti’de değerlendirildiğini biliyorsunuz. Bunlar oluyor. Bunları isim etrafında vurgulamanın bir anlamı yok. Bu bildiğimiz bir olaydır. Beraber çalıştığımız arkadaşlarımın siyasi etkinliklerini sürdürmelerinden şikayetçi olmam. Herkes demek ki bir ihtiyaca cevap veriyor. Birilerinin nezdinde önem taşıyor ve sahipleniliyor. Bu siyasetin kendi dinamiği. Klişe ifadeler çok yaygın' dedi.'İKTİDAR DEĞİŞİMİNE İHTİYAÇ VAR'Sözlerini 'Kimse bu işleri eğip bükmeye kalkmasın' şeklinde sürdüren Baykal, 'Anlamsız bir demokrasi tartışmasını artık Türkiye sürdürebilecek noktada değildir. Biz neyin ne olduğunu biliyoruz. Biz demokrasiyi 1950 seçimlerinden itibaren geçme iradesini ortaya koymuş, kanıtlamış ülkeyiz. Seçimle iktidar değiştirmeyi başarmış ülkeyiz. İktidardan seçim yoluyla ayrılmayı bir demokratik erdem sayan anlayışın ülkede yönetimde olduğuna tanıklık etmiş bir ülkeyiz. Şimdi Türkiye’de bir iktidar değişiminin seçim yoluyla gerçekleşmesini sağlamaya ihtiyaç var. Ne yazık ki Türkiye’de son dönemde yaşanan olaylar olağan demokratik bir hükümet değişimini çok ciddi şekilde sıkıntıya sokmaktadır. İktidar böyle bir seçim yoluyla iktidar değişimini taşıyabilecek bir konumda olmaktan uzaktır. Türkiye acı günler yaşamıştır. Derin hesaplaşmaların içine sürüklenmiştir. Seçim yoluyla bütün bunların geride bırakılmasını sağlamaya ihtiyaç var' ifadelerini kullandı.İHA
Doğumdan hemen sonraki dönem pek çok kadın için adeta bir rüya gibidir. Eve yeni gelen bir bebek aileye neşe ve mutluluk saçar. Ancak doğum, aynı zamanda kadınları zorlayan da bir süreçtir. Gerçekleştiği zaman, her şey sihirli bir değnek yardımıyla bir anda eski haline dönmez. Dahası, eve yeni bir bireyin katılışı kadınların önemli bir kısmında zihinsel ve duygusal değişikliklere yol açar. Bu yüzden bazılarının varlığı bir anda istenmeyen bir yüke dönüşebilir. Peki kim mi 'o' bazıları? Buyurun birlikte bakalım...
Jimmy Fallon'ın yarışma serilerinden biri olan 'Lip Sync Battle' adlı formatında Anne Hathaway'in konuk olarak çok başarılı bir şekilde Miley Cyrus taklidi.
90'lı yıllarda işlenen 18 faili meçhul cinayetle ilgili davada MİT eski Kontrterör Dairesi Başkanı Mehmet Eymür tanık olarak ifade verdi. 18 faili meçhul cinayetle ilgili olarak aralarında eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, Korkut Eken, İbrahim Şahin ve Ayhan Çarkın'ın da bulunduğu 19 sanığın yargılanmasına devam edildi. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya çağrılan Ağar, mazeret göstererek katılmadı. Mağdur avukatları ve sanık avukatlarının katıldığı duruşmada Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) eski Kontrterör Dairesi başkanı Mehmet Eymür tanık olarak dinlendi.Tanık Eymür, 1965’te MİT’e girdiğini ve Güvenlik Dairesi Başkanı olarak da Nisan 1994’te görev yaptığını belirtti. 1994’te göreve geldikten sonra Tarık Ümit’le görüştüğünü belirten Eymür, Ümit’in kendisine karıştığı infaz olaylarını anlattığını belirtti:“Göreve geldiğim zaman Korkut Eken, Mehmet Ağar’ın yanında çalışıyordu. İbrahim Şahin’in olduğu yerde onun da odası vardı. İlk başta Tarık Ümit’ten 29 kişilik bir liste aldık. Bazılarını Tarık Ümit doğrudan doğruya kendisinin yaptığını söyledi. 14 Temmuz 1994’te yaptığımız görüşmede verdiği listedir. Tarık Ümit’in söylediğine göre, hazırlayanlar arasında Mehmet Ağar, İbrahim Şahin var. Tarık Ümit, Savaş Buldan ve Hacı Karay'ın infazını bizzat kendisinin yaptığını söyledi.”'Tosuncukları buradan kaçıracağız'Tarık Ümit ile MİT’in yapmış olduğu görüşme raporlarının da olduğunu söyleyen Eymür, bu görüşme tutanaklarının bir kısmının yok edildiğini belirtti:“Bayram arefesinde Tarık Ümit kayboldu. Arabası bulundu. Öldü diye düşünmek lazım. Tarık Ümit’in kaybolması ile ilgili görüştüğüm Mehmet Ağar, ‘tosuncukları buradan kaçıracağız.’ dedi.”Tarık Ümit’in çok düzgün bir adam olmadığını söyleyen Eymür, “Bizim elemanımız bizim şerefimiz. Kurtarmaya çalıştık. MİT’in içinde de bu olayları kapamak isteyenler oldu. Bir takım belgeleri yok ettiler. Tarık Ümit, devlet yararına bu işe girdiğini fakat işin farklı tarafa kaydığını söyledi. Tarık Ümit çok makul bir vatandaş değildi. Eğer kirliliği ortaya çıkarmak istiyorsanız, temiz kişilerle bunu yapamazsınız. Biraz çok konuşan biridir. İyi bir haber elemanıydı.” dedi.Ağar'ın görüntülü ifadesi alınacakİbrahim Şahin’in avukatı Basri Aydın, Mehmet Eymür’ün anlattıkları sonrası “Tarık Ümit’in size anlattıklarını neden adli makamlara intikal ettirmediniz?” sorusunu yöneltti. Eymür ise “devlet adına yaptıklarını söylemişti” dedi.Mahkeme ara kararında sanıkların tutuklanma talebini reddetti. Mehmet Ağar’a avukatların doğrudan soru sorabilmesi için görüntülü ifadesinin alınmasına karar veren mahkeme duruşmayı erteledi.'Cinayetlerle ilgim yok'Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar daha önce Ankara 13'üncü Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Tayyar Köksal'a verdiği ifadesinde cinayetlerle ilgisinin olmadığını savunmuştu. Mahkemeye sağlık raporu sunan Ağar'ın duruşmalara katılmamasına karar verilmişti. Ağar hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor. Diğer sanıklarla birlikte Ağar da 'Cürmen suç işlemek için oluşturulan silahlı teşekkülün faaliyeti kapsamında adam öldürmek, adam öldürmeye iştirak'le suçlanıyor.Ağar cinayetlerin yaşandığı 1993-1995 yılları arasında emniyet genel müdürüydü.İddianamedeki suçlamaAnkara Cumhuriyet Başsavcılığı, 1990'lı yıllarda işlenen 18 faili meçhul cinayetle ilgili de Mehmet Ağar, bazı özel harekat polisleri ve 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım'ın da aralarında bulunduğu 19 kişi hakkında iddianame hazırladı. Davanın ilk duruşması 16 Nisan'da görüldü.Davanın sanıkları: Mehmet Ağar, İbrahim Şahin, Korkut Eken, Ayhan Çarkın, Ayhan Akça, Ziya Bandırmalıoğlu, Ercan Ersoy, Ahmet Demirel, Ayhan Özkan, Seyfettin Lap, Enver Ulu, Uğur Şahin, Alper Tekdemir, Yusuf Yüksel, Abbas Semih Sueri, Lokman Külünk, Mahmut Yıldırım, Nurettin Güven, Muhsin Korman.Soruşturma özel harekatçı Ayhan Çarkın'ın Mart 2011'de işledikleri cinayetleri itiraf etmesiyle başladı.Kaynak: Al Jazeera
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ‘İktidar olamazsak görevi bırakırım’ sözlerini, 'Bu gayet normal” diye yorumladı.CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, kara yolu ile Ankara’dan İstanbul’a giderken Bolu’nun Gerede ilçesinde esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelerek sohbet etti. CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, CHP Bolu 2. Milletvekili adayı Yusuf Renkli, CHP İl Başkanı Kazım Karsu tarafından karşılanan Kılıçdaroğlu, vatandaşlarla sohbet ederek bir kahvehanede çay içti.Gazetecilerin sorularını yanıtlayan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun, “Seçimi kaybedersem, iktidar olamazsak görevi bırakırım” sözlerinin hatırlatılması üzerine, “Siyasete giren herkesin başarıyı hedeflemesi gayet normal. Eğer başarırız olunursa siyaseti bırakması gerekir” diye konuştu. Gazetecinin, ‘Siz bırakır mısınız?’ şeklinde devam eden sorusuna ise, “Arkadaşlar gayet normal olduğunu söyledim. Bu sadece siyasette değil, hayatın her alanında geçerli” şeklinde yanıtladı.’UMUT ORAN’ SORUSUMilletvekili listesine konulmayan Umut Oran’ın Mersin 4. sıradan listeye konulacağı şeklinde çıkan haberlerin hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, “Arkadaşlar değerlendiriyorlar. İl Başkanı ve milletvekillerimiz orada konuşuluyorlar. Sağlık sorunu yaşayan 4. sıra adayımıza geçmiş olsun dileklerimi iletmiş olayım” dedi.Kılıçdaroğlu, “İşçinin işi olsun çalışsın bizim fabrikalar kapansın diye bir düşüncemi yok. İşçiler çalışmalı, sigortalı olmalı, yasal haklarını kullanabilmeliler bakın burası ihracat yapıyor. Hepimiz daha iyi istihdam olsun, daha iyi ihracat olsun hepimiz bunun için çalışıyoruz. Günlük kavgalarla siyaseti bir yere taşıyamayız. Benim asıl hedefim bu ülkeyi doğru dürüst bir yerlere taşımak” ifadelerini kullandı.İHA
Dokuz Eylül Üniversitesi’ne Jedi tapınağı isteyen öğrenciler Independent'in ilgisini çekti. Gazete kampanyanın kampüslerde artan cami sayısına karşı ortaya çıktığına dikkat çekti.Dokuz Eylül Üniversitesi’ne Jedi tapınağı için imza kampanyası başlatan öğrencilerin sesini Independent Gazetesi duydu.Gazete haberde “Ülke genelinde çok sayıda üniversiteye camiler inşa edilmesine karşılık olarak binlerce öğrenci kampüslerine Jedi tapınağı yapılması için imza verdi” ifadesini kullandı.Change.org’daki söz konusu kampanya sadece bir hafta önce başlatıldı ve şu ana kadar 6 binden fazla kişi imzaladı. Kampanyanın hedefi ise 7 bin 500 imza toplamak.Kampanya metninde şu ifadelere yer verildi:“Çok uzun zaman önce çok uzakta olmayan bir yerde...Dünya üzerinde ve Türkiye’de bir çok Jedi var. Fakat bu Jedi'ların en büyük sorunu eğitim alamamaları. Günümüz de yetişen Jedi şövalyeleri giderek azalmakta. Eğitimsiz Padawanlar gücü kontrol edemedikleri için öfkelerine kapılıp, karanlık tarafa geçiyorlar. Öfke çoğunun ölümüne neden olmaktadır. Yeni Jediların yetişebilmesi için, Jediların birbirini bulması için, Güç’te dengeyi bulmak için Jedi tapınağı istiyoruz! Kurulacak tapınakta Jedi konseyi oluşturulacak, yeni Jedilar yetişecek.Jediizm senkretiktir!Duygu yoktur, barış vardır.Cahillik yoktur, bilgi vardır.Öfke yoktur, huzur vardır.Kaos yoktur, uyum vardır.Ölüm yoktur, Güç vardır.”Jedi diniJedi dini George Lucas’ın Star Wars serisinden sonra yayılsa da başlangıcı tam olarak bilinmiyor. 2001’de Jedisim dünya çağında bir e-mail kampanyası başlatarak dindaşlarına din hanelerine Jedi ya da Jedi Şövalyesi yazılması çağrısı yapmıştı.2008’de 23 yaşındaki Danial Jones kardeşi Barney Jones ile birlikte Jediizm Kilisesi’ni kurdu. Jones kardeşler, İngiltere’de Scientologistlerden daha fazla Jedi olduğunu söylüyorlardı.Jones, 2009’da Kuzey Galler’de bir Tesco marketten “dini gerekçelerle kapüşonunu çıkarmayı reddettiği” gerekçesiyle çıkarıldı. Market sahibi de iddialarını doğrulayarak Jonas’ın marketten yasaklanmadığını, Jediların markete gelmelerinden çok memnun olduklarını, Obi-Wan Kenobi, Yoda ve Luke Skywalker’ın da kapüşonlarını çıkararak marketlerine geldiklerini söyledi. Market sahibi ayrıca sadece İmparator’un kapüşonunu çıkarmadığına dikkat çekmişti. (Wikipedia - Jediizm)Bianet
Bursaspor’un genç yıldızı Ozan Tufan, hayalinin Premier Lig’de forma giymek olduğunu söyledi.Kulübün resmi televizyonuna açıklamalarda bulunan genç oyuncu, A Milli Takım ve Bursaspor’da ki kariyerine ilişkin değerlendirmede bulundu. A Milli Takım formasını giymenin gururunu yaşadığını ifade eden Ozan, “20 yaşında milli takım formasını giymek çok iyi bir şey. Fatih hoca son maçta Emre ağabeyi yedek bıraktı. Ben onun yedek kalmasına şaşırdım. Fenerbahçe’nin kaptanı yedek kaldı ve ben oynadım. Böyle bir durum olunca işi daha çok sıkmam gerektiğini düşündüm ve ‘Bu benim çağ atlayışım’ dedim. Milli takım kariyerimde de yer edinmeye başladım. Fatih hoca beni davet ediyor bende en iyi şekilde kendimi göstermek istiyorum” dedi.'DIŞARIDAN ÖYLE GÖZÜKMÜYOR AMA...'Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim’in çok cana yakın bir insan olduğunu dile getiren Ozan, “Dışarıdan öyle gözükmüyor ama Fatih hoca çok cana yakın. Konuşma tarzı, bilgisi çok üst düzey. Aramız çok iyi. Maçlarda da oynatması olsun, diyaloglar olsun çok iyi bir hoca. Milli takıma gitmemde Şenol Hoca’nın payı da büyük. Bursaspor’da oynamasam oraya gidemezdim. İkisi de Türkiye’nin en iyi teknik direktörlerinden biri. Önemli olan onlardan bilgi almak” diye konuştu.“’BURAYI BURSASPOR KAMPINA ÇEVİRDİNİZ’ DEDİLER”A Milli Takımı’na Bursaspor’dan 6 futbolcunun çağrıldığının hatırlatılması üzerine yıldız isim, “Bütün futbolcular ‘Bursaspor kampına çevirdiniz burayı’ dediler. Büyük bir ekip olduk. Bu durum bizi biraz daha rahatlatıyor. İnanılmaz bir özgüven geliyor. Şener ağabeyin ne yapacağını biliyorum. Ona göre rahat oynuyorum. Gökhan ağabey oynasa ne yapacağını bilmiyorum. Çünkü onunla çok fazla beraber oynamadım” şeklinde konuştu.'HOLLANDA YENİLMEYECEK BİR TAKIM DEĞİL'EURO 2016 Elemeleri’nde oynanan Hollanda maçıyla ilgili sorulan bir soruya ise Ozan Tufan, “Fatih hoca o maça çıkarken iki plan belirledi. Ya atak yapacaktık, ya da savunma oynayacaktık. Hollanda maçında geriye çekilme kararı aldık. Orta sahalar için zor oldu. Daha dakika 15’te nefes alamıyordum. Bir sağa, bir sola koştum. Zaman geçmedi, hücuma da çıkamıyoruz. Selçuk ağabey, Mehmet ağabey nefes nefese kaldık. Neredeyse ceza sahası içinde basıyorlardı. Baskıyı atlamadık. Sonra açılmaya başladık. Gol gelince rahatladık. Takımın disiplini çok iyiydi. Ben ilk defa saha içinde bu kadar disiplinli bir maç oynadım. Hollanda yenilmeyecek bir takım değil. Kazakistan onları zorlamıştı” dedi.“5-0 OLSA BU KADAR ETKİLEMEZDİ”Gol yedikleri pozisyonu da anlatan Ozan, “İkinci yarı Sneijder ile bire bir oynuyordum. Tehlikeli şutları var. Tutacağım ama pozisyon icabı içeri giriyorum. Sneijder kendini sürekli boşa atıyor. Korkuyorum bir şey olacak diye. En sonunda istemediğimiz bir şey oldu. Maçtan sonra Gökhan ağabeyin dediği gibi 5-0 yenilseydik bu kadar etkilemezdi. Yeneceğimiz bir maçı verdik” dedi.Hollanda maçından sonra yaşanan sakatlıklar sebebiyle teknik direktör Fatih Terim’in kendisini stoper mevkiinde oynattığını aktaran Ozan, “Bu çok artı bir şey. Bu devirde futbolda çok yönlü olmak lazım. Sağ açık oynuyorsan, sağ bekte oynaman lazım. Her mevkide oynama özelliğim var. Bizim takım biraz eksik. Biri sakatlandığı zaman hoca bana söylüyor.” diye konuştu.“HATA YAPINCA GOL YİYORUZ”Yaptıkları hataların puan kayıplarına yansıdığını ifade eden genç yıldız, “Hata yapınca gol yiyoruz. İnanılmaz bir futbol oynuyoruz. Milli takıma gittiğimizde herkes Bursaspor çok iyi diyor. Tek eksiğimiz takımın tecrübesiz olması. Skoru koruyamıyoruz. Nerede, ne yapacağımızı bazen bilmiyoruz. En büyük eksiklerimizden biri bu. Beşiktaş maçında skoru korusak çok iyi olacaktı. 3-2 yenildiğimiz Beşiktaş maçında çok üzülmüştüm. Bir anlık dalgınlığa geldik ve skoru koruyamadık. Takım çokta yorulmuştu. O maça çok üzülmüştüm. 2-2 bitse çok daha iyi olacaktı” şeklinde konuştu.'FENERBAHÇE HATA YAPACAKTIR'Ligin 27. haftasında oynanacak Fenerbahçe karşılaşmasını da değerlendiren Ozan, şunları söyledi:“Fenerbahçe’nin şampiyon olup, olamayacağı belli değil. Biz zaten rahatız. Kaybedecek bir şey yok. Onların büyük bir sıkıntıları, şampiyonluk stresleri var. Onlar hata yapacaktır. Biz soğukkanlı bir takımız.”'ŞENOL HOCA İNŞALLAH BİZDE DEVAM EDER'Şenol Güneş hakkında da görüşlerini bildiren Ozan Tufan, “Benim sıkıntılarım vardı. İki günde bir Şenol hoca ile görüşüyoruz. Odasına olumsuz gidiyorum, olumlu çıkıyorum. Sinirli gidiyorum, rahat çıkıyorum. Sahaya da bunu yansıtıyor. Taraftarlarda hocayı seviyor. Karakteri de çok düzgün. İnşallah bizde devam eder” dedi.“PREMIER LİG’DE OYNAMAK İSTİYORUM”Hayalinin Premier Lig’de forma giymek olduğunu söyleyen Ozan, “Türkiye Kupası’nı burada kaldırıp, bir an önce yurt dışını görmek istiyorum. Premier Lig’de oynama isteğim var. Maçlarını hiç kaçırmam. Beni bağlayan futbola sahipler. İnanılmaz bir ortam var. En kötü takımla en iyi takım oynasın skorun ne olacağı belli değil. Gönlümde Premier Lig var. İnşallah orada oynarım” ifadelerini kullandı.“TARAFTAR BASKISIYLA GAZA GELİYORUZ”Yeşil-beyazlı taraftarlara da mesaj gönderen Ozan, sözlerini şöyle tamamladı:“Ben altyapıda oynarken 'Atatürk Stadı’nda dolu tribünler önünde oynayayım başka bir şey istemiyorum' dedim ama A takıma çıktıktan sonra dolu tribünler önünde oynayamadım. Bursa’da seyirci baskısıyla gaza geliyoruz. Son maçlarda fazla ilgi göstermiyorlar. Bu bizi biraz üzüyor. Onlar bizim için ekstra güç. Ligde bitmek üzere ama kupa maçlarına ilgi göstermelerini istiyorum. Onlar bizim arkamızda olduğu sürece yenemeyeceğimiz takım yok.”İHA