Dr. Hakan Özerol Anlatıyor: Zihinsel Muhasebe Nedir?
Zihinsel muhasebe, para harcamayı nasıl kategorize ettiğimizi ve ona nasıl anlam yüklediğimizi anlatan bir kavram. Ekonomi ve davranış bilimlerinde kullanılan kavramı detaylı öğrenmek ister misin?
Zihinsel muhasebe, insanların parayı nereye koyduğuyla ilgili aslında.
Parayı farklı kategoriler içinde değerlendiriyoruz ve buna göre karar veriyoruz. Yani paranın kendisini değil de hikayesine göre harcıyoruz. Kafamızda her parayı farklı kategoriye ayırıyoruz ve onlara farklı kurallar uyguluyoruz.
Yani kaynağına göre paraya farklı davranıyoruz.
Aynı para nereden geldiğine göre bizim için farklı anlam kazanıyor. Yani 100 TL'ye farklı senaryolarda farklı davranıyoruz. Bu 100 TL bazen az gelirken bazen çok yüksek bir miktar gibi hissettiriyor.
Tüm mesele hangi senaryoda paranın kullanılacağı.
Burada Dr. Hakan Özerol örneği şu şekilde açıklıyor:
Elimdeki kalemi anlatırken size gösteriyorum. Siz de beğendiniz. Dedim ki: 200 lira ama bu kadar iyi bir kalem yok. Çok memnunum. Hafta sonu oldu. Bahsettiğim mağazaya gittiniz. Tam orada aklınıza benim kalem geldi. Raflara baktınız, kalemi buldunuz. Yanınızda başka bir müşteri dedi ki: Bu kalem 200 lira ama ben bugün ilanını gördüm. Aslında %25 indirime girmişler. Bu mağazada indirim yok. Oradaki tezgahtar arkadaş 10 dakika yürüme mesafesinde bir mağazamız daha var. %25 indirimle oradan alırsınız, dedi. Hava güzel, yağmur yağmıyor, vaktiniz var. Ne yaparsınız? 200 liraya buradan mı alırsınız, yoksa 10 dakika yürüyüp %25 indirimle mi alırsınız?
Zihinsel muhasebe burada devreye giriyor.
Dr. Hakan Özerol'un dediği gibi bu soru sorulduğunda farklı tepkiler veriliyor. Soru aslında basit: 50 lira için 10 dakika yürür müsün? Ama %25 indirim için yürür müsün diye sorulursa farklı şekilde algılanıyor.
Matematik aynı olsa da bizim algımız farklı!
Burada %25 indirim ve 50 TL aslında aynı sonuca varıyor. Ama söyleniş tarzı farklı algılamamıza neden oluyor. 50 TL dendiğinde değmez gibi düşünülüyor ama %25 indirim sanki çok daha fazla gibi duruyor. Oysa ikisi de aynı kapıya çıkıyor.
Beynimizin hesabı biraz değişik.
50 TL denildiğinde belki 10 dakika yürümeyiz ama %25 indirimi duyunca sanki 50 TL değilmiş gibi algılıyoruz ve 10 dakika yürümeyi göze alıyoruz. İndirim fırsatı olarak sunulduğunda bunu kullanılması gereken bir fırsat olarak görüyoruz yani.
Para değerlendirmesini matematiğe göre yapmıyoruz.
Parayı değerlendirirken matematik kullanmıyoruz aslında. Daha çok psikolojik sebeplerle para harcıyoruz. Paranın nereden geldiği, ne ile ilişkilendirdiğimiz ve fırsat olup olmaması o paraya bakışımızı belirliyor.
Paranın değeri değişmiyor ama bizim algımız değişiyor.
50 TL'nin değeri aslında hep aynı, 50 TL. Ama o 50 TL'ye bizim bakışımız farklı. Yani 50 TL'yi bazen değmeyen bir uğraş diye düşünürken bazen kaçırmamamız gereken bir fırsat olarak görüyoruz.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın